TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
EMEKLİLER SENDİKASI BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2022/2677)
Karar Tarihi: 4/2/2025
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Metin KIRATLI
Raportör
:
Gülsüm Gizem GÜRSOY
Başvurucu
:
Emekliler Sendikası
Temsilcisi
:
Cengiz YAVUZ
Vekili
:
Av. Celal ÜLGEN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, emeklilerin sendika kuramayacağı gerekçesiyleEmekliler Sendikası isimli örgütlenmenin kapatılmasına karar verilmesinedeniyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur.
III. OLAY VEOLGULAR
4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
5. Başvurucunun temsilcilerinin "EmeklilerSendikası" adı altında sendika kurduklarını bildirmek amacıyla25/2/2019 tarihinde Ankara Valiliğine (Valilik) dilekçe vermiştir. Başvurucunundilekçe ekinde yer alan tüzüğünde, sendikanın amacının emeklilerin ekonomik,demokratik, hukuksal ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak olduğubelirtilmiştir. Tüzükte; Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli, yaşlılık, malullükaylığı alanlar ile ölen emeklinin hak sahibi olan eş ve 15 yaş ve üstüçocuklarının üyeliğe kabul edileceği belirtilmiştir.
6. Valilik 8/4/2019 tarihli yazısında sendika kurmak için"fiilen çalışma" koşulunun gerekli olduğunu, bu kapsamda ilgilikanunlarda belirtilen şartlara ilişkin eksiklerin bir ay içinde giderilmesigerektiğini belirtmiştir.
7. Başvurucu 9/5/2019 tarihinde Valiliğe sunduğu yazıda,ilgili yasal koşulları sağladığını beyan etmiştir.
8. Valilik 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı KamuGörevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile 18/10/2012 tarihli ve 6356sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince"Emekliler Sendikası"nın faaliyetinin durdurulması, kanunaaykırılığın veya eksikliğin giderilmesi için 60 günü aşmayan bir süreverilmesi, verilen süre sonunda tüzük ve belgeler kanuna uygun hâlegetirilmediği takdirde de sendikanın kapatılmasına karar verilmesini talep vedava etmiştir.
9. Davanın görüldüğü Ankara 26. İş Mahkemesi 19/7/2019tarihinde davanın görev yönünden reddine karar vermiştir. Mahkeme; emeklilerinfiilen çalışan koşulunu sağlamaması nedeniyle 4688 ve 6356 sayılı Kanunlaryönünden kurulmuş bir sendikanın bulunmadığını, bu nedenle uyuşmazlığın genelhükümlere göre asliye hukuk mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiğinibelirtmiştir.
10. Kararın istinaf kanun yoluna götürülmesi üzerineAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 25/12/2019 tarihinde kararınkaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar vermiştir.
11. Ankara 26. İş Mahkemesi 25/3/2021 tarihinde davanınkabulü ile sendikanın kapatılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararda davalısendikanın aktif çalışma hayatı içinde yer almayan emekliler tarafındankurulduğunu, bu nedenle belirtilen kişilerin sendika üyesi ve kurucusuolamayacağını değerlendirmiştir. Kararda; gerek 6356 sayılı Kanun, gerekse 4688sayılı Kanun'da öngörülen kuruluş koşulları gerçekleşmediğinden ve kurucularıntamamı aktif çalışma hayatı içerisinde yer almayan emekliler olduğundan bueksikliğin giderilemez nitelikte olduğu belirtilmiştir.
12. Anılan karara karşı istinaf yargı yoluna başvurulmuş,Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 15/9/2021 tarihinde istinafbaşvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
13. Temyiz üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2/12/2021tarihinde onama kararı vermiştir.
14. Nihai karar, başvurucuya 16/12/2021 tarihinde tebliğedilmiştir. Başvurucu 10/1/2022 tarihinde süresinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİHUKUK
A. Ulusal Hukuk
1. İlgiliMevzuat
15. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun "Tanımlar"kenar başlıklı 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Bir iş sözleşmesine dayanarakçalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahuttüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasındakurulan ilişkiye iş ilişkisi denir..."
16. 6356 sayılı Kanun'un "Amaç" kenarbaşlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı, işçi ve işverensendikaları ile konfederasyonların kuruluşu, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi,çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerinkarşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarınıbelirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapmalarına, uyuşmazlıkları barışçıyollarla çözümlemelerine, grev ve lokavta başvurmalarına ilişkin usul ve esaslarıdüzenlemektir"
17. 6356 sayılı Kanun'un "Tanımlar"kenar başlıklı 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1)
...
(ğ) Sendika: İşçilerin veyaişverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarınıkorumak ve geliştirmek için en az yedi işçi veya işverenin bir araya gelerekbir işkolunda faaliyette bulunmak üzere oluşturdukları tüzel kişiliğe sahipkuruluşları
...
(3) Bu Kanunun uygulanması bakımındanişçi, işveren ve işyeri kavramları 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunundatanımlandığı gibidir
(4) İş sözleşmesi dışında ücretkarşılığı iş görmeyi taşıma, eser, vekâlet, yayın, komisyon ve adi şirketsözleşmesine göre bağımsız olarak meslekî faaliyet olarak yürüten gerçekkişiler de bu Kanunun ikinci ila altıncı bölümleri bakımından işçisayılır."
18. 6356 sayılı Kanun'un "Kuruluşserbestisi" kenar başlıklı 3. maddesi şöyledir:
"(1) Kuruluşlar, bu Kanundakikuruluş usul ve esaslarına uyarak önceden izin almaksızın kurulur. Sendikalarkuruldukları işkolunda faaliyette bulunur.
(2) Kamu işveren sendikalarının, aynıişkolundaki kamu işverenleri tarafından kurulması ve faaliyette bulunması şartıaranmaz."
19. 6356 sayılı Kanun'un "Kuruculukşartları" kenar başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Fiil ehliyetine sahip vefiilen çalışan gerçek veya tüzel kişiler sendika kurma hakkınasahiptir..."
20. 6356 sayılı Kanun'un "Kuruluş usulü"kenar başlıklı 7. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Kuruluşlar, kurucularınınkuruluşun merkezinin bulunacağı ilin valiliğine dilekçelerine ekli olarakkuruluş tüzüğünü vermeleriyle tüzel kişilik kazanır. Sendikalar içinkurucuların kurucu olabilme şartlarına sahip olduklarını ifade eden yazılıbeyanları; üst kuruluşlar için ilgili kuruluşların genel kurul kararlarıdilekçeye eklenir.
...
(3) Tüzüğün veya bu maddede sayılanbelgelerin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespit edilmesi ya da buKanunda öngörülen kuruluş şartlarının sağlanmadığının anlaşılması hâlindeilgili valilik kanuna aykırılık veya eksikliklerin bir ay içinde giderilmesiniister. Bu süre içinde kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmemesi hâlinde,Bakanlığın veya ilgili valiliğin başvurusu üzerine mahkeme, gerekli gördüğütakdirde kurucuları da dinleyerek üç iş günü içinde kuruluşun faaliyetinindurdurulmasına karar verebilir. Mahkeme kanuna aykırılığın veya eksikliğingiderilmesi için altmış günü aşmayan bir süre verir.
(4) Tüzük ve belgelerin kanuna uygunhâle getirilmesi üzerine mahkeme durdurma kararını kaldırır. Verilen süresonunda tüzük ve belgelerin kanuna uygun hâle getirilmemesi hâlinde ise mahkemekuruluşun kapatılmasına karar verir."
21. 6356 sayılı Kanun'un "Sendika üyeliğinin sonaermesi ve askıya alınması" kenar başlıklı 19. maddesinin (6) numaralıfıkrası şöyledir:
"Sosyal Güvenlik Kurumundanyaşlılık veya malullük aylığı ya da toptan ödeme alarak işten ayrılan işçilerinsendika üyeliği sona erer. Ancak çalışmaya devam edenler ile kuruluş veşubelerinin yönetim, denetleme ve disiplin kurullarındaki görevleri sırasındayaşlılık veya malullük aylığı ya da toptan ödeme alanların üyeliği, görevlerisüresince ve yeniden seçildikleri sürece devam eder."
22. 4688 sayılı Kanun'un "Amaç"kenar başlıklı 1. maddesi şöyledir:
"Bu Kanunun amacı, kamugörevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerininkorunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonlarınkuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika vekonfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarınıbelirlemek ve toplu sözleşme yapılmasına ilişkin usul ve esaslarıdüzenlemektir."
23. 4688 sayılı Kanun'un "Kapsam" kenarbaşlıklı 2. maddesi şöyledir:
"Bu Kanun, Devletin veya diğer kamutüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğügenel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ilebunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadî teşebbüslerinde, özel kanunlarla veyaCumhurbaşkanlığı kararnameleriyle ya da bunların verdiği yetkiye dayanarakkurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurumveya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkındauygulanır."
24. 4688 sayılı Kanun'un "Tanımlar"kenar başlıklı 3. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Bu Kanunun uygulanmasında;
a) (Değişik: 4/4/2012-6289/3 md.) Kamugörevlisi: Bu Kanun kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların kadro veyapozisyonlarında istihdam edilenlerden işçi statüsü dışında çalışan kamugörevlilerini,
...
d) İşyeri : Kamu hizmetinin yürütüldüğü yerleri,
e) Kurum : Kuruluş kanunları veyakuruluşlarına ilişkin mevzuatlarında görev, yetki ve sorumlulukları belirlenen,hizmetin niteliği ve yürütülmesi bakımından idarî bir bütünlüğe sahipişyerlerinden oluşan kuruluşları,
f) Sendika : Kamu görevlilerinin ortakekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek içinoluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşları, ifade eder."
25. 4688 sayılı Kanun'un "Kuruluş" kenarbaşlıklı 4. maddesi şöyledir:
"Sendikalar hizmet kolu esasına göre,Türkiye çapında faaliyette bulunmak amacıyla bir hizmet kolundaki kamuişyerlerinde çalışan kamu görevlileri tarafından kurulur.
Bir hizmet kolunda birden fazla sendikakurulabilir. Meslek veya işyeri esasına göre sendika kurulamaz."
26. 4688 sayılı Kanun'un "Kuruluş işlemleri"kenar başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Sendika ve konfederasyonlarönceden izin almaksızın serbestçe kurulurlar.
Sendika kurucusu olabilmek için kamugörevlisi olarak çalışmak yeterlidir.
Sendikanın kurucuları; sendika tüzüğü vekamu görevlisi olduklarını gösterir belge ile sendikayı ilk genel kurula kadarsevk ve idare edeceklerin isimlerini kuruluş dilekçelerinin ekinde sendikamerkezinin bulunacağı ilin valiliğine vermek zorundadırlar.
...
Tüzüğün veya bu Maddede sayılanbelgelerin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespit edilmesi ya da buKanunda öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde,ilgili valilik eksikliklerin bir ay içinde tamamlanmasını ister. Tamamlanmadığıtakdirde sendika veya konfederasyonun faaliyetinin durdurulması için ilgilivalilik bir ay içinde iş mahkemesine başvurur.
Mahkeme, kanuna aykırılığın veyaeksikliğin giderilmesi için altmış günü aşmayan bir süre verir. Verilen süresonunda tüzük ve belgeler kanuna uygun hale getirilmemişse, mahkeme sendikaveya konfederasyonun kapatılmasına karar verir."
2. Yargıtayİçtihadı
27. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/11/2020 tarihli veE.2020/(22)9-189, K.2020/888 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
"...Anayasa tarafından sendikakurma hakkı, belirli kategoride bulunan kişilere, yani sadece çalışanlara veişverenlere tanınmıştır. Dolayısıyla Anayasa sendika kurma hakkını, çalışanlarve işverenler tarafından kullanılabilmesi sınırı ile tanıyıp düzenleme yolunagitmiştir... uluslararası hukukta çalışma yaşamının en önemli metinleri olan 87sayılı ve 98 sayılı ILO Sözleşmelerinde yer alan hükümler ile Gözden GeçirilmişAvrupa Sosyal Şartında yer alan hükümlerde sendika hakkının çalışanlar tarafındankullanılabilecek bir hak olduğu açıkça ifade edilmiştir...Anayasa’nın'Anayasanın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü' başlıklı 11. maddesinde, Anayasahükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğerkuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralı olduğu ve kanunların Anayasayaaykırı olamayacağı belirtilmiştir... hukukumuzda ancak aktif çalışma hayatıiçerisinde yer alan çalışanlar sendika kurma hakkına sahip olup, aktif çalışmahayatı içerisinde yer almayan emekliler sendika kurma hakkına sahipdeğildir...Anayasa’nın 53. maddesinin birinci fıkrasında; işçiler veişverenlerin, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışmaşartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahip olduğubelirtilmiştir. Aynı maddenin beşinci fıkrasında ise; memurlar ve diğer kamugörevlilerinin toplu sözleşme yapma hakkına sahip olduğu vurgulanmıştır. YineAnayasa’nın 54. maddesinin birinci fıkrası ile; toplu iş sözleşmesininyapılması sırasında uyuşmazlık çıkması hâlinde işçilerin grev hakkına sahipolduğu ifade edilmiştir...Aktif çalışma hayatı içerisinde yer almayan emeklilersendika kurma hakkına sahip olması durumunda dâhi toplu iş sözleşmesi ve grevhaklarını bünyesinde barındıramaz. Zira, emeklilerin grev hakkını gerçekleştirebilecekniteliği bulunmamasının yanı sıra Anayasa tarafından grev hakkı sadece işçileretanınmıştır...Ayrıca, toplu iş sözleşmesinin taraflarının işçi sendikası ileişveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverenler olması, toplu işsözleşmesinin işçiler ve işverenlerin, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyaldurumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla yapılması ve emeklimaaşının esasını oluşturan prim oranı, asgari işçilik oranı gibi hususlarınişveren tarafından belirlenememesi karşısında toplu iş sözleşmesi hakkının daemekliler tarafından verimli şekilde kullanılamayacağının kabulü gerekir...Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 17.05.2018 tarihi ve 31846/08 BaşvuruNumaralı Tüm Emekliler Sendikası/Türkiye kararında sendika kurma hakkınınyalnızca çalışanlara ve işverenlere tanınmasının Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesinin 11. maddesinde yer alan dernek kurma ve toplantı özgürlüğühakkını ihlâl etmediği, sendika kurmak isteyen emeklilerin başka bir isimalarak ve başka bir kanuna dayanarak faaliyetlerine devam edebileceği, sendikaunvanının, dernek kurma özgürlüğünün etkin bir şekilde uygulanması bakımındanşart olmadığı sonucuna varmış ve başvurunun kabul edilemez olduğu yönünde kararalmıştır...Bu bağlamda inceleme konusu davada, davalı Sendikanın, sendika üyesive kurucusu olamayacağı sabit olan aktif çalışma hayatı içerisinde yer almayanemekliler tarafından kurulduğu anlaşılmakla, gerek 6356 sayılı Kanun, gerekse4688 sayılı Kanunlarda öngörülen kuruluş koşulları gerçekleşmediğinden davalıSendikanın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesigerekmektedir..."
B. UluslararasıHukuk
1. UluslararasıSözleşmeler
28. 10/12/1948 tarihinde kabul edilen Birleşmiş Milletler(BM) İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin ilgili kısmı şöyledir:
"Madde 20:
(1)Herkes, barış içinde toplanma veörgütlenme hakkına sahiptir.
...
Madde 23:
(4)Herkesin, çıkarını korumak içinsendika kurma ya da sendikaya üye olma hakkı vardır."
29. 4/6/2003 tarihinde onaylanan ve Türkiye bakımından 23/12/2003tarihinde yürürlüğe giren 16/12/1966 tarihli BM Ekonomik, Sosyal ve KültürelHaklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin 8. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
" Bu Sözleşme’ye Taraf Devletleraşağıdaki hakları güvence altına almakla yükümlüdürler:
(a) Herkesin, ekonomik ve sosyalçıkarlarını geliştirmesi ve koruması için sendika kurma ve yalnızca ilgiliörgütün kurallarına bağlı olarak dilediği sendikaya girme hakkı. Bu hakkınkullanılmasına, yasalarda belirtilen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlikve kamu düzeni menfaati ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasıbakımından gerekli olan sınırlamalardan başka bir sınırlama getirilemez;
...
(c) Sendikaların, yasalarda belirtilenve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik ve kamu düzeni menfaati ya dabaşkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması bakımından gerekli olansınırlamalardan başka bir sınırlama olmaksızın özgürce faaliyette bulunmahakkı;
2. Bu madde, sözü edilen hakların,silahlı kuvvetler, polis ya da devlet yönetiminin mensupları tarafındankullanılmasına yasal kısıtlamalar getirilmesine engel olmaz.
3. Bu maddenin hiçbir hükmü, SendikaÖzgürlüğü ve Sendika Hakkının Korunmasına İlişkin 1948 tarihli UluslararasıÇalışma Örgütü Sözleşmesi’ne Taraf Devletlere, Sözleşme’de öngörülengüvenceleri haleldar edici yasal tedbirler alma ya da yasaları bu güvenceleriihlal edici şekilde uygulama yetkisi vermez."
30. 23/3/1976 tarihinde yürürlüğe giren 16/12/1966tarihli BM Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin 22. maddesininilgili kısmı şöyledir:
" Herkes başkalarıyla bir arayagelerek örgütlenme özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak, kendi menfaatlerinikorumak için sendika kurma ve sendikaya katılma hakkını da içerir.
Bu hakkın kullanılmasına ulusalgüvenliğin, kamu güvenliğinin, kamu düzeninin (ordre public), genel sağlık veyaahlâkın, başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla, hukukenöngörülmüş ve demokratik bir toplumda gerekli olan sınırlamaların dışında başkahiç bir sınırlama konamaz. Bu madde, silahlı kuvvetler ve polis teşkilatımensuplarının bu hakkı kullanmaları üzerine hukuki kısıtlamalar konulmasınıengellemez"
31. Türkiye bakımından 24/12/1989 tarihinde yürürlüğegiren Avrupa Konseyi'nin 18/10/1961 tarihli ve ETS No. 35 sayılı Avrupa SosyalŞartı’nın ilgili maddeleri şöyledir:
" Bölüm 1:
Âkit Taraflar, ulusal ve uluslararasınitelikteki tüm uygun yollarla aşağıdaki hak ve ilkelerin etkili bir biçimdegerçekleşebileceği koşullara ulaşmayı politikalarının amacı sayarlar:
5- Tüm çalışanlar ve işverenler,ekonomik ve sosyal çıkarlarını korumak amacıyla ulusal ve uluslararasıkuruluşlar düzeyinde örgütlenme özgürlüğüne sahiptir.
6- Tüm çalışanlar ve işverenler, toplupazarlık hakkına sahiptir.
Bölüm 2:
Âkit Taraflar kendilerini, III. Bölümdebelirtildiği gibi, aşağıdaki madde ve fıkralarda yer alan yükümlülüklerle bağlısaymayı; taahhüt ederler.
...
Madde 5:
Örgütlenme hakkı:
Âkit Taraflar, çalışanların veişverenlerin ekonomik ve sosyal çıkarlarını korumak için yerel, ulusal ve uluslararasıörgütler kurma ve bu örgütlere üye olma özgürlüğünü sağlamak veya desteklemekamacıyla ulusal yasanın bu özgürlüğü zedelemesini veya zedeleyici biçimdeuygulanmasını önlemeyi; taahhüt ederler.
Bu maddede öngörülen güvencelerin,güvenlik güçleri bakımından hangi ölçüde uygulanacağı ulusal yasalarla ya dayönetmeliklerle belirlenir. Bu güvencelerin silahlı kuvvetler mensuplarınauygulanmasına ilişkin ilke ile bu kesime hangi düzeyde uygulanacağı, yineulusal yasalar ya da yönetmeliklerle saptanır.
Madde 6:
Toplu pazarlık hakkı:
Âkit Taraflar, toplu pazarlık hakkınınetkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak amacıyla;
1- Çalışanlar ve işverenler arasındakiortak görüşmeleri teşvik etmeyi;
2- Gerekli ve uygun olduğu durumlarda,toplu sözleşme yoluyla ücretlerin ve iş koşullarının düzenlenmesi amacıylaişverenlerin ya da işveren örgütlerinin çalışanların örgütleriyle isteğe bağlıgörüşmelerini sağlayacak yolları teşvik etmeyi;
3- İş uyuşmazlıklarının çözümü içinuygun uzlaştırma ve isteğe bağlı hakemlik sisteminin kurulmasını veişletilmesini teşvik etmeyi; taahhüt eder ve
4- Menfaat uyuşmazlığı durumundaçalışanların ve işverenlerin, daha önce yapılan toplu sözleşmelerdendoğabilecek yükümlülüklere bağlı olmak koşuluyla grev hakkı dahil, toplu eylemhakkını tanır.
32. 25/11/1992 tarihli ve 3847 sayılı Sendika Özgürlüğüneve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin 87 Sayılı Sözleşmenin OnaylanmasınınUygun Bulunduğuna Dair Kanun'la onaylanarak 12/7/1993 tarihinde yürürlüğe girenILO 87 No.lu Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının KorunmasıSözleşmesi'nin ilgili kısmı şöyledir:
"Madde 2:
Çalışanlar ve işverenler herhangi birayırım yapılmaksızın önceden izin almadan istedikleri kuruluşları kurmak veyalnız bu kuruluşların tüzüklerine uymak koşulu ile bunlara üye olmak hakkınasahiptirler.
Madde 3:
Çalışanların ve işverenlerin örgütleritüzük ve iç yönetmeliklerini düzenlemek, temsilcilerini serbestçe seçmek,yönetim ve etkinliklerini düzenlemek ve iş programlarını belirlemek hakkınasahiptirler.
Kamu makamları bu hakkı sınırlayacakveya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak nitelikte hertürlü müdahaleden sakınmalıdırlar.
Madde 4:
Çalışanların ve işverenlerin örgütleriyönetsel yoldan feshedilme veya faaliyetten menedilmeye tabi tutulamazlar.
Madde 5:
Çalışanların ve işverenlerin örgütler,federasyon ve konfederasyon kurma ve bunlara üye olma ve her örgüt, federasyonveya konfederasyon, uluslararası çalışanlar ve işverenler örgütlerine katılmahaklarına sahiptirler.
...
Madde 10:
Bu sözleşmede “örgüt” terimi,çalışanların veya işverenlerin çıkarlarına hizmet ve bu çıkarları savunmaamacını güden çalışanların ve işverenlerin her türlü kuruluşunu ifade eder.
Madde 11:
Hakkında bu sözleşmenin yürürlüktebulunduğu Uluslararası Çalışma Örgütünün her üyesi, çalışanların veişverenlerin örgütleme hakkını serbestçe kullanmalarını sağlamak amcıylagerekli ve uygun bütün önlemleri almakla yükümlüdür."
33. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS/Sözleşme)"Toplantı ve dernek kurma özgürlüğü" kenar başlıklı 11. maddesişöyledir:
"1. Herkes barışçıl olarak toplanmave dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hak, çıkarlarını korumak amacıylabaşkalarıyla birlikte sendikalar kurma ve sendikalara üye olma hakkını daiçerir.
2. Bu hakların kullanılması, yasaylaöngörülen ve demokratik bir toplum içinde ulusal güvenliğin, kamu güvenliğininkorunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığınveya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekliolanlar dışındaki sınırlamalara tabi tutulamaz. Bu madde, silahlı kuvvetler,kolluk kuvvetleri veya devlet idaresi mensuplarınca yukarıda anılan haklarınıkullanılmasına meşru sınırlamalar getirilmesine engel değildir"
2. Avrupa İnsanHakları Mahkemesi Kararları
34. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) TümEmekliler Sendikası/Türkiye (B. No: 31846/08, 10/4/2018, § 27-33)başvurusunda, emeklilerin kurduğu sendikanın kapatılması nedeniyle sendikahakkının ihlali iddiasını incelemiştir. Mahkeme, başvurucu sendikanınkapatılmasını, örgütlenme özgürlüğüne yönelik bir müdahale olarak incelemiş vesöz konusu müdahalenin kanunla öngörüldüğü, kamu güvenliğinin korunmasındameşru amaç taşıdığı ve demokratik bir toplumda gerekli olduğu kanaatinevarmıştır. AİHM, mevcut davada olduğu gibi, bir dernek ya da sendika kurulmasıkonusunda, yetkili makamlarca bazı formalite ve koşulların gereklitutulabileceğini kabul etmiştir. AİHM'e göre; başvuru kapsamındaki sınırlama,esasen, üyelerinin ortak menfaat doğrultusunda birlikte hareket etmeehliyetleriyle değil sendika ünvanıyla ilgilidir. Ancak AİHM sendika ünvanının,örgütlenme özgürlüğünün etkin bir şekilde uygulanması için olmazsa olmazolmadığını vurgulamıştır. AİHM, başvurucuların dernek ya da vakıf kurmakonusunda önlerinde hiçbir engel bulunmadığını, bu kapsamda başka bir ad alarakve başka bir kanuna dayanarak faaliyetlerine devam edebileceklerini belirterekihtilaf konusu müdahalenin, Sözleşme’nin 11. maddesi anlamında izlenen amaçlaorantısız olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.
35. AİHM, Manole ve Rumen Çiftçileri/Romanya (B.No: 46551/06, 16/9/2015,§ 62-75) kararında çiftçilerin kurduğu sendikanınkapatılması nedeniyle sendika hakkının ihlali iddiasını incelemiştir. Anılankararda AİHM, başvuru konusu müdahalenin Sözleşme'nin 11.maddesi kapsamındameşru bir amaç güttüğünü, sendikalar ile diğer örgütlenme türleri arasındakiyasal farkı koruyarak ekonomik ve sosyal düzenin korunmasını amaçladığınıvurgulamıştır. AİHM ayrıca, ilgili uluslararası belgelerin, uluslararasıhukukta uygulanan norm ve ilkelerde sürekli bir evrime işaret etmesi ve belirlibir alanda, modern toplumlarda ortak bir zemin olduğunu göstermesinin yeterliolduğuna işaret etmiştir. AİHM bu kapsamda, çiftçilerin örgütlenmeözgürlüklerinin sağlanması bakımından devletlerin geniş bir takdir yetkisininbulunduğuna dikkat çekmiştir. AİHM'e göre, çiftçilerin dernek ya da kooperatifkurmalarının önünde bir engel yoktur ve bu örgütler içerisinde de kamumakamları önünde ekonomik ve sosyal haklarını savunabilirler. Dolayısıyla AİHMbu kişilere salt sendika kurma izni verilmemesinin sendika hakkının ihlalisonucunu doğurmayacağı sonucuna ulaşmıştır.
V. İNCELEME VEGEREKÇE
36. Anayasa Mahkemesinin 4/2/2025 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları ve Bakanlık Görüşü
37. Başvurucu; Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararasısözleşmelere göre salt çalışanların değil emeklilerin de sendika kurma vesendika üyesi olma haklarının bulunduğunu, bu husus gözetilmeksizin başvurucusendika hakkında kapatılma kararı verildiğini belirterek sendika hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
38. Bakanlık görüşünde, sendika hakkının ihlal edildiğineyönelik şikâyetler incelenirken Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusundasomut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği belirtilmiştir.
39. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında bireyselbaşvuru formunda ileri sürdüğü hususları tekrarlamıştır.
1. Değerlendirme
40. Anayasa’nın “Sendika kurma hakkı” kenarbaşlıklı 51. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Çalışanlar ve işverenler,üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerinikorumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üstkuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilmehaklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyeliktenayrılmaya zorlanamaz.
Sendika kurma hakkı ancak, millîgüvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunlasınırlanabilir.
Sendika kurma hakkının kullanılmasındauygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir."
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
41. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan, sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Müdahaleninİhlal Oluşturup Oluşturmadığı
42. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen şartlara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 51. maddesinin ihlaliniteşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, ...yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak veancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
43. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesindeöngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme,Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplumdüzeninin gereklerine uygunluk şartlarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesigerekir.
i. Kanunilik
44. 6356 sayılı Kanun ile 4688 sayılı Kanun'un ilgilimaddelerinin kanunilik ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.
ii. Meşru Amaç
45. Başvurucunun sendika hakkına yönelik müdahalenin kamudüzeninin korunması nedenine dayandığı, bu suretle meşru amaç unsurunu taşıdığısonucuna varılmıştır.
iii. DemokratikToplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk
(1) Genelİlkeler
46. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenindemokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi içinzorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve ölçülü olması gerekir. Açıktır kibu başlık altındaki değerlendirme, sınırlamanın amacı ile bu amacıgerçekleştirmek üzere başvurulan araç arasındaki ilişki üzerinde temellenenölçülülük ilkesinden bağımsız yapılamaz. Anayasa’nın 13. maddesinde demokratiktoplum düzeninin gereklerine aykırı olmama ve ölçülülük ilkesine aykırıolmama biçiminde iki ayrı kritere yer verilmiş olmakla birlikte bu ikikriter bir bütünün parçaları olup aralarında sıkı bir ilişki vardır (FerhatÜstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45; Mehmet Ali Gündoğdu veMustafa Demirsoy, B. No: 2015/8147, 8/5/2019, § 41; Levon Berç Kuzukoğluve Ohannes Garbis Balmumciyan [GK], B.No: 2014/17354, 22/5/2019, § 89).
47. Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsalihtiyacı karşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişli olması,başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak kendisinigöstermesi gerekmektedir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan veya ulaşılmakistenen amaca nazaran bariz bir biçimde ağır olan bir müdahalenin zorunlu birtoplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir (Wikimedia Foundation Inc.ve diğerleri,[GK], B. No: 2017/22355, 26/12/2019,§ 65; Ferhat Üstündağ,§ 46; Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, § 51; MehmetAli Aydın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; Tansel Çölaşan, B.No: 2014/6128, 7/7/2015, § 51).
48. Orantılılık ise sınırlamayla ulaşılmak istenen amaçile başvurulan sınırlama tedbiri arasında dengesizlik bulunmamasına işaretetmektedir. Diğer bir ifadeyle orantılılık, bireyin hakkı ile kamununmenfaatleri veya müdahalenin amacı başkalarının haklarını korumak ise diğerbireylerin hak ve menfaatleri arasında adil bir dengenin kurulmasına işaretetmektedir. Dengeleme sonucu müdahalede bulunulan hakkın sahibine terazinindiğer kefesinde bulunan kamu menfaati veya diğer bireylerin menfaatine nazaranaçıkça orantısız bir külfet yüklendiğinin tespiti hâlinde orantılılık ilkesiyönünden bir sorunun varlığından söz edilebilir (Ferhat Üstündağ, § 48).
(2) SendikaHakkının Demokratik Toplumdaki Önemi
49. Anayasa’nın 51. maddesinde güvenceye bağlanan sendikahakkı, demokratik toplumun temeli olan örgütlenme özgürlüğünün bir parçasıdır.Örgütlenme özgürlüğü, bireylerin kendi menfaatlerini korumak için kolektifoluşumlar meydana getirerek bir araya gelebilme özgürlüğüdür. Örgütlenmeözgürlüğü, içinde temel iki hak barındırır. Bunlardan biri örgütün varlığı veişleyişinin korunmasıdır. Diğeri ise bireyin örgüt içinde faaliyette bulunma veörgütle ilişki kurma özgürlüğüdür. Bu özgürlük, bireylere topluluk hâlindesiyasal, kültürel, sosyal ve ekonomik amaçlarını gerçekleştirme imkânı sağlar.Sendika hakkı da çalışanların bireysel ve ortak çıkarlarını korumak amacıylabir araya gelerek örgütlenebilme serbestisini gerektirmekte ve bu niteliğiyleörgütlenme özgürlüğünün bir parçası olarak görülmektedir (AYM, E.2013/1,K.2014/161, 22/10/2014). Demokrasilerde böyle bir örgüt, devlettarafından saygı gösterilmesi ve korunması gereken temel haklara sahiptir (TayfunCengiz, B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 31).
50. Sendika, çalışanların mali ve sosyal haklarınıkorumak ve geliştirmek için meydana getirilen kuruluştur. Sendikal özgürlükkavramı, sendika kurma hakkı ile sendikaya üye olma ve sendikadan çıkmahaklarını kapsamaktadır (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, §68). Üyelerinin ekonomik, sosyal ve kültürel ortak menfaatlerini korumak vegeliştirmek amacıyla kurulan sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının, işuyuşmazlığı çıkarması, toplu görüşme ve toplu sözleşme yapması, grev ve lokavtkararı vermesi ve uygulaması da sendika hakkı kapsamında yer almaktadır. Buyönüyle sendikalar, üyelerinin devlet nezdinde sosyo-ekonomik kararlarakatılımını sağlamaktadırlar. Bu nedenle de sosyal devlet anlayışı içerisindeörgütsel yapının en çekirdek konumunda yer alarak; hem kamu yönetimine katılanhem kamusal etki gösteren tüzel kişilik konumundadırlar. Sendika hakkı,çalışanların ve çalıştıranların sadece istedikleri sendikaları kurmaları vebunlara üye olmaları yolunda bir hakla sınırlı kalmamakta, aynı zamandaoluşturdukları tüzel kişiliklerin varlığının ve bu tüzel kişiliklerin kendineözgü faaliyetlerinin garanti altına alınmasını da içermektedir. Bireysel olarakzayıf durumda bulunan çalışanlar, örgütlenmek ve sendikalaşmak suretiyle devletkarşısındaki pazarlık güçlerini artırmakta, gerek hak ve menfaatlerininkorunmasında gerekse sorunlarının çözümünde etkin bir konum elde etmektedirler(AYM, E.2013/1,K.2014/161, 22/10/2014,§§ 24, 36-38).
51. Buna göre sendika hakkına yapılan bir müdahale,zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da zorunlu bir toplumsalihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse demokratik toplum düzeniningereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez (benzerdeğerlendirmeler için bkz. Ahmet Parmaksız [GK], B. No:2017/29263, 22/5/2019, § 80; Birleşik Metal İşçileri Sendikası, § 43; Kristal-İşSendikası, [GK], B. No: 2014/12166, 2/7/2015, § 70). O hâlde sendikahakkına yargısal veya idari bir müdahalenin demokratik toplum düzenininsürekliliği için zorunlu olup olmadığına, bu bağlamda toplumsal bir ihtiyaçbaskısını karşılayıp karşılamadığına ve sınırlamanın izlenen amaçlarlaorantılılığına bakmak gerekir.
(3) SomutOlayın Değerlendirilmesi
52. Sendikalar sanayileşme ile işçilerin ekonomik vesosyal haklarını savunmak amacıyla bir araya geldiği mücadele örgütleri olarakortaya çıkmış, demokrasi ve insan haklarının gelişmesiyle birlikte sendikanınkoruduğu alan genişleyerek tüm çalışanları kapsamıştır.
53. Dolayısıyla sendika hakkı örgütlenme özgürlüğünün birparçası olmakla "üyelerinin çalışma ilişkilerinde" yer alan ekonomikve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için kurulurlar. Bukapsamda sendika hakkı örgütlenme özgürlüğünün içinde daha çekirdek bir alandakalmaktadır. İşaret edilen bu amaç unsuru aynı zamanda sendikaların faaliyetalanının da sınırını belirler. Sınırlı faaliyet alanı nedeniyle sendikalar;dernek, kooperatif gibi diğer örgütlere göre daha dar bir alanda yer alır. Yanısıra bu sınırlı alan sendikalara örgütlü mücadelenin güçlü kılınması içinçalışma koşullarında kural koyma, yani toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşmeyapma ayrıcalığı tanımıştır. Anayasa'nın 53. maddesinde güvence altına alınanbu hak sayesinde işçiler işveren karşısında, memurlar ve kamu görevlileri isedevlet karşısında çalışma hayatlarındaki ekonomik ve sosyal çıkarlarıbakımından toplu pazarlık hakkına sahiptirler. Bu sırada anlaşmazlık çıkmasıdurumunda işçilerin ayrıca işveren üzerinde baskı oluşturabilmek adına toplucaiş bırakma yani grev hakları mevcuttur.
54. Ancak sendika hakkı mutlak olmayıp Anayasa'nın 51.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca millî güvenlik, kamu düzeni, suçişlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak veözgürlüklerinin korunması sebeplerine dayanılarak kanunla sınırlanabilir. Öteyandan, anılan maddenin üçüncü fıkrasında, “Sendika kurma hakkınınkullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.”hükmüne yer verilerek bu hakkın kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar kanunkoyucuya bırakılmıştır. Bu doğrultuda kanun koyucu sendika kurma ve sendikalaraüye olma hakkını 6356 sayılı Kanun'da “fiilen çalışan”, 4688 sayılıKanun'da ise istihdam edilen “kamu görevlileri” ile sınırlamıştır.
55. Nitekim Anayasa Mahkemesi E.2013/1, K.2014/161,13/9/2023 tarihli kararında 6356 sayılı Kanun'un 6. maddesinde yer alan"ve fiilen çalışan" ibaresinin Anayasa'ya aykırılık iddiasınıincelemiştir. Anılan kararda Anayasa'nın 51. maddesinin birinci fıkrasındasendika hakkının açıkça çalışanlara tanınmış bir hak olarak kabul edildiğibelirtilerek 6356 sayılı Kanun'daki düzenleme Anayasa'ya uygun bulunmuştur.
56. Bu itibarla emeklilerin sendika kurma ve sendikalaraüye olma hakkının sınırlandırılmasında, Anayasa'nın 51. maddesinde belirtilenözel sınırlama sebeplerine bağlı kalındığı ve sınırlandırmanın meşru bir amacadayandığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
57. Buna karşılık ülkemizde emeklilerin de sosyal veekonomik şikâyetlerinin bulunduğu ve bunu örgütlü şekilde dile getirme ihtiyacıiçinde oldukları açıktır. Emeklilik statüsü içinde yer alan kişiler, aktifolarak çalışmamakla beraber çalışanlar gibi korunması ve geliştirilmesi gerekenhak ve çıkarları bulunan kişilerdir. Emekli aylıkları ile diğer sosyal güvenlikhakları, emeklilerin birey olarak tek başına sosyal güvenlik kuruluşlarına,yani kamu işverenine karşı savunabilecekleri, koruyup geliştirebileceklerihaklar değildir. Bu sınıfı temsil edecek örgütlü bir yapıya kavuşmaları,sorunların güçlü bir biçimde dile getirilmesine ve çözümüne katkısağlayacaktır.
58. O hâlde başvurucunun sendika hakkı ile kamu düzenininsağlanması arasında adil bir dengenin kurulup kurulmadığına bakılmalıdır.Yukarıda anlatıldığı şekliyle sendika hakkının daha çekirdek bir alanda kalmasıve bu şekilde kamusal düzenin korunması bakımından "çalışanlar" ilesınırlı tutulması hedeflenmiştir. AİHM kararlarında da vurgulandığı üzere (bkz.§ 33-34) devletlere bu yönden geniş bir takdir yetkisi tanınmaktadır. Ancak busınırlama emeklilerin hak ve çıkarlarını savunabilmeleri adına bir arayagelerek örgütlü bir biçimde mücadele etmelerini ortadan kaldırıcı mahiyetteolmamalıdır.
59. Somut olayda başvurucunun temsilcilerinin şikâyetininodak noktasını sendika çatısı altında toplanamamak oluşturmaktadır. Ancakbaşvurucu temsilcilerinin dernek, vakıf gibi başka örgütler içerisinde biraraya gelmelerine herhangi bir yasal engel bulunmadığı anlaşılmaktadır.Başvurucu temsilcileri de sendika haricinde bu örgütler içerisinde bir arayagelip haklarını savunamadıklarına dair bir iddiada bulunmamışlardır.
60. Dolayısıyla emeklilerin sendika kurma ve bunlara üyeolma hakkının sınırlandırılmasının; onların demokrasiye katılımını vedüşüncelerini özgürce kolektif bir biçimde dile getirmelerini engelleyici veyaönemli ölçüde zorlaştırarak etkisini ortadan kaldıracı mahiyette olmadığı,demokratik toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyaca karşılık geldiği veorantılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
61. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 51. maddesindegüvence altına alınan sendika hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesigerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Sendika hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınKABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınansendika hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerindeBIRAKILMASINA 4/2/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.