TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
EMİN DEMİREL VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/5536)
Karar Tarihi: 10/2/2021
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Eren Can BENAKAY
Başvurucular
:
1. Emin DEMİREL
2. Nihat TUNÇ
3. Zeynep ÖZKAPLAN
Başvurucular Vekili
:
Av. Ümit AVCI
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, depremde konutun zarar görmesi sebebiyleaçılan tam yargı davasında aleyhe yüksek tutarda nispi vekâlet ücretinehükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvurular 20/2/2018 ve 22/2/2018 tarihlerindeyapılmıştır.
3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyon tarafından 2018/5478, 2018/5536 ve 2018/6244numaralı bireysel başvuru dosyalarının aralarında konu yönünden hukuki irtibatbulunması nedeniyle 2018/5536 numaralı bireysel başvuru dosyası ilebirleştirilmesine ve incelemenin 2018/5536 numaralı bireysel başvuru dosyasıüzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucuların Van'da bulunan konutları 23/10/2011tarihli depremde ağır hasar görmesi sonucu yıkılmıştır. Başvurucular oluşanzararlarının tazmini istemiyle Van Büyükşehir Belediyesi, Çevre ve ŞehircilikBakanlığı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı aleyhine Van 1. ve 2. İdareMahkemesinde (Mahkeme) 2012 yılında dava açmıştır. Dilekçelerinde başvurucular,Türkiye'nin riskli deprem kuşağında yer aldığını ve deprem meydana gelmedenönce deprem riski bulunan bölgelerle ilgili gereken tedbirlerin alınması konusundaidarenin yükümlülükleri olduğu hâlde tedbir alınmadığını ileri sürmüştür. EminDemirel 100.000 TL, Nihat Tunç 70.000 TL, Zeynep Özkaplan 86.000 TL madditazminat talep etmiştir.
10. Mahkeme; başvuruculara ait konutların depremdeyıkılması olayında davalı idarelerin kusurlarının olup olmadığının, varsa kusuroranlarının ve meydana gelen zararın miktarının hesaplanması amacıyla bilirkişiincelemesi yaptırmıştır. Bilirkişi raporunda müteahhidin %31, proje müellifinin%6, fenni mesulün %34, Van Belediye Başkanlığının %25, Çevre ve ŞehircilikBakanlığının %2, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının %2 oranında kusurluolduğu belirlenmiştir. Ayrıca bilirkişi raporunda binanın maliyet bedelineilişkin değerlendirme yapılmıştır.
11. Mahkeme davaların kısmen kabulüne kısmen reddine(25/12/2015, 15/1/2016, 29/6/2016 tarihlerinde) karar vermiştir. Emin Demirel'e19.018,31 TL, Nihat Tunç'a 27.760,32 TL, Zeynep Özkaplan'a 20.688,05 TL madditazminat ödenmesine karar verilmiştir. Hükümde ayrıca, başvurucu EminDemirel'in 9.228,53 TL, Nihat Tunç'un 4.996,36 TL ve Zeynep Özkaplan'ın7.534,31 TL reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan vekâletücreti ödemesine karar verilmiştir.
12. Başvurucular, temyiz yoluna başvurmuştur. Temyizdilekçesinde, davanın açıldığı tarihte idari yargıda ıslah imkânı olmadığındantalebin yüksek tutulduğu belirtilerek yüksek tutarda vekâlet ücretinehükmedilmesinin mahkemeye erişim hakkını sınırladığı dile getirilmiştir.Danıştay Ondördüncü Dairesi (Daire) tarafından ilk derece mahkemesi kararları,deprem sigortasını yapan sigorta şirketine karşı açılan davalarda zararın bellibir kısmının ödenmesine karar verilmesi sebebiyle zarardan sorumlu idarelerceödeme yapılırken sigorta şirketince başvuruculara ödenecek miktarın da dikkatealınacağı açıklaması eklenerek onanmıştır. Başvurucuların karar düzeltmeistemleri de aynı Daire tarafından reddedilmiştir.
13. Nihai kararların tebliğ edilmesi üzerine başvurucular20/2/2018 ve 22/2/2018 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİHUKUK
14. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 31. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Bu Kanunda hüküm bulunmayanhususlarda; ... yargılama giderleri ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunuhükümleri uygulanır..."
15. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 323. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Yargılama giderleri şunlardır:
...
ğ) Vekille takip edilen davalarda kanungereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.
...”
16. 2/11/2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdarelerive Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin KanunHükmünde Kararname 'nin (659 sayılı KHK)“Davalardaki temsilin niteliği vevekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı 14. maddesinin(1) numaralı fıkrası şöyledir:
“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahiladli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukukbirimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafındanyapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesihalinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgilimevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekaletücreti takdir edilir.”
17. 21/12/2015 tarihli ve 29569 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanan ve hüküm tarihinde yürürlükte olan 2016 yılı Avukatlık Asgari ÜcretTarifesi'nin (AAÜT) 13. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tarifenin ikinci kısmının ikincibölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para iledeğerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin son fıkrasıhükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.”
18. 2016 yılı AAÜT'nin İkinci Kısım İkinci Bölüm'ününilgili kısmı şöyledir:
“İdare ve Vergi Mahkemelerinde takipedilen davalar için
a) Duruşmasız ise 1.000,00TL
b) Duruşmalı ise 1.500,00TL"
19. 2016 yılı AAÜT'nin Üçüncü Kısım'ının ilgili kısmışöyledir:
“Yargı Yerleri ile İcra ve İflasDairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olan veya Para ile DeğerlendirilebilenHukuki Yardımlara Ödenecek Ücret
1.İlk 35.000,00 TL için %12
2.Sonra gelen 45.000,00 TLiçin % 11”
V. İNCELEME VEGEREKÇE
20. Mahkemenin 10/2/2021 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları
21. Başvurucular; dava tarihinde ıslah müessesibulunmadığından yüksek tutarlı tazminat davası açtıklarını belirterek lehlerinehükmedilen tazminatın yaklaşık yarısını vekâlet ücreti olarak ödemek zorundakalmaları nedeniyle mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
B. Değerlendirme
22. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. EsasYönünden
a. HakkınKapsamı ve Müdahalenin Varlığı
24. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasındaherkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma vesavunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişimhakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğününbir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanmaibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararasısözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metninedâhil edildiği vurgulanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (Sözleşme)yorumlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1)numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir (ÖzbakımÖzel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156,20/4/2017, § 34).
25. Bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek veuyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelenmahkemeye erişim hakkı mutlak bir hak olmayıp sınırlandırılabilir.
26. Mahkemeye erişimi etkisiz kılacak ya da yargı yolunabaşvurmayı önemli ölçüde zorlaştırıcı veya caydırıcı nitelikte ya da kişininmahkemeye başvurmuş olmasını anlamsız hâle getiren sınırlamalar mahkemeyeerişim hakkına birer müdahaledir.
27. Başvuruya konu olayda başvurucuların aleyhine yüksektutarda nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle başvurucuların mahkemeyeerişim haklarına müdahale edildiği açıktır.
b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı
28. Mahkemeye erişim hakkına müdahalede bulunulurkentemel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleridüzenleyen Anayasa'nın 13. maddesinin gözönünde bulundurulması gerekmektedir (HüseyinKaraca, B. No: 2015/6160, 19/9/2018, § 38).
29. Anayasa'nın 13. maddesi şöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, özlerinedokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanınsözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerineve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."
30. Yukarıda belirtilen müdahale Anayasa'nın 13.maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa'nın 36.maddesini ihlal eder. Bu sebeple müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesindeöngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, haklı birsebebe dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olupolmadığının belirlenmesi gerekir (Feridun Gülmez, B. No: 2014/11451,19/7/2017, § 78).
i. Kanunilik
31. Somut olayda 2577 sayılı Kanun'un 31.maddesininyollamasıyla 6100 sayılı Kanun’un 323. maddesi ve 659 sayılı KHK'nın 14.maddesinin (1) numaralı fıkrası ile 2016 yılı AAÜT uyarınca reddedilen kısımüzerinden başvurucular aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilmiştir.Dolayısıyla müdahalenin kanuni dayanağının bulunduğu anlaşılmaktadır.
ii. Meşru Amaç
32. Anayasa'nın 13. maddesi temel hak ve özgürlüklerinsınırlandırılmasını, ilgili hak ve özgürlüğe ilişkin Anayasa maddesindegösterilen özel sınırlandırma sebeplerinin bulunmasına bağlı kılmıştır.Anayasa’nın 36. maddesinde özel sınırlama nedeni düzenlenmemiştir. Anayasa’nın36. maddesinde, adil yargılanma hakkı için herhangi bir sınırlama nedeniöngörülmemiş olmakla birlikte bunun hiçbir şekilde sınırlandırılması mümkünolmayan mutlak bir hak olduğu düşünülemez. Anayasa Mahkemesi kararlarında,Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenenödevlerin özel sınırlama sebebi gösterilmemiş hak ve özgürlüklere sınır teşkiledebileceği kabul edilmektedir (AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014; AYM,E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015).
33. Anayasa Mahkemesi daha önce vermiş olduğu kararlarda,idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin amacının gereksiz başvurularınönlenerek dava sayısının azaltılması ve böylece uyuşmazlıkların makul süredebitirilmesinin sağlanması olduğunu, bu sebeple yapılan müdahalenin meşru biramaca yönelik olduğunu tespit etmiştir (Ali Şimşek ve diğerleri, B. No:2014/2073, 6/7/2017, §§ 82-85; Ayşe Acar, B. No: 2014/7060, 21/9/2016,42-45; Murat Kara ve diğerleri, B. No: 2014/6042, 9/3/2017, § 70).
iii. Ölçülülük
(1) Genel İlkeler
34. Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca hak ve özgürlüklerinsınırlandırılmasında dikkate alınacak ölçütlerden biri olan ölçülülük, hukukdevleti ilkesinden doğmaktadır. Hukuk devletinde hak ve özgürlüklerinsınırlandırılması istisnai bir yetki olduğundan bu yetki ancak durumungerektirdiği ölçüde kullanılması koşuluyla haklı bir temele oturabilir.Bireylerin hak ve özgürlüklerinin somut koşulların gerektirdiğinden daha fazlasınırlandırılması kamu otoritelerine tanınan yetkinin aşılması anlamınageleceğinden hukuk devletiyle bağdaşmaz (AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014).
35. Anayasa'nın 13. maddesinde yer alan ölçülülük ilkesielverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkedenoluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin amacı gerçekleştirmeyeelverişli olmasını, gereklilik amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasınıyani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını,orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaçarasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111,K.2012/56, 11/4/2012; E.2016/16, K.2016/37, 5/5/2016; Mehmet Akdoğan vediğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 38; Emrah Yayla [GK], B.No: 2017/38732, 6/2/2020, § 68).
(2) İlkelerinOlaya Uygulanması
36. Somut olay koşullarında ölçülülük ilkesininelverişlilik ve gereklilik unsurları yönünden sorun bulunmayıp incelemeninorantılılık unsuru yönünden yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.Orantılılık incelemesi yapılırken davanın açılmasına ilişkin koşulların vealeyhe hükmedilen nispi vekâlet ücreti nedeniyle söz konusu davanın anlamsızhâle gelip gelmediğinin değerlendirilmesi gerekir.
37. Askerî idari ve idari yargıda görülen davalarda talepedilen tazminat miktarlarının reddedilen kısmı üzerinden aleyhe nispi vekâletücretine hükmedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal edebileceği AnayasaMahkemesinin benzer olaylara ilişkin birçok kararında ortaya konmuştur (İbrahimCan Kişi, B. No: 2012/1052, 23/7/2014; Mehmet Tekin, B. No:2013/7611, 20/5/2015).
38. Bu kararlarda askerî idari ve idari yargıda15/11/2012 tarihinden önce ıslah imkânının bulunmadığı gözetilerek taraflarınileride hak kaybına uğramamak için dava talep miktarlarını yüksek tutmalarındankaynaklı olarak reddedilen kısım üzerinden aleyhlerine yüksek tutarlardavekâlet ücretine hükmedilmesinin ölçülü olmadığı sonucuna varılmıştır (İbrahimCan Kişi, § 44; Mehmet Tekin, § 62).
39. Başvurucuların tam yargı (tazminat) davalarını açtığıtarih itibarıyla yürürlükteki usul hükümlerinde, dava dilekçelerinde belirtilentalep konusu miktarını sonradan ıslah yoluyla değiştirilmesini öngören birdüzenleme bulunmamaktadır.
40. Tazminat alacağının miktarı ancak bilirkişiincelemesi ve benzeri araştırmalardan sonra mahkemenin takdir yetkisiçerçevesinde belirlenebilen bir olgudur. Tazminat müessesesinin bu özelliğigereği, hak kazanılan tazminat miktarının dava açılmadan önce tam olarakbilinmesi veya öngörülmesi mümkün değildir. Dava açılması aşamasında karşıkarşıya kalınan bu belirsizliğin talep edilen miktarın sonradan düzeltilmesi (ıslah)yoluyla aşılması da değişiklik yapılmadan önceki hâliyle 2577 sayılı Kanungereği mümkün olmadığından hak kaybına uğramak istemeyen davacının tazminattalebine ilişkin miktarı yüksek tutmaktan başka seçeneğinin olmadığıgörülmektedir (Muammer Özkoca, B. No: 2016/1567, 27/11/2019, § 63).
41. Başvuru konusu olayda başvurucu Emin Demirel lehinehükmedilen tazminatın % 49'u (9.228,53/19.018,31), Nihat Tunç %18'i(4.996,36/27.760,32), Zeynep Özkaplan ise % 36'sı (7.534,31/20.688,05) oranınatekabül eden tutarda vekâlet ücretini davalı idarelere ödemekle yükümlütutulmuştur.
42. Somut olayın koşulları bir bütün hâlindedeğerlendirildiğinde başvurucuların dava açtığı sırada ıslah imkânının olmamasınedeniyle hak kaybına uğramamak için taleplerini yüksek tuttuğu ve yargılamasonucunda davalarının kısmen reddedilmesi nedeniyle lehlerine hükmedilentazminatın önemli bir kısmını vekâlet ücreti olarak davalı idarelere ödemekzorunda kaldığı görülmektedir. Söz konusu oranlar (%49, %36 ve %18) dikkatealındığında başvurucular açısından açtıkları davanın neredeyse anlamsız hâlegeldiği görülmüştür.
43. Sonuç olarak başvurucular aleyhine hükmedilen yüksektutardaki nispi vekâlet ücretlerinin Anayasa Mahkemesinin emsal kararlarındabelirlediği kriterlere göre ölçülü olmadığı saptandığından mahkemeye erişimhakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır (benzer yöndeki kararlar için bkz.Galip Kocuk, B. No: 2014/5639, 24/6/2015; Metin Taşdemir, B. No:2014/6991, 26/2/2015; Lütfi Karaca, B. No: 2013/6808, 4/2/2016).
44. Açıklanan gerekçelerle başvuruya konu müdahale ölçülüolmadığından başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınanmahkemeye erişim haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
45. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
46. Başvurucular; ihlalin tespiti ile her bir başvurucuiçin ayrı ayrı olmak üzere 100.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatahükmedilmesini istemiştir.
47. Başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkınınihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
48. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yararbulunmadığından salt ihlalin tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarkarşılığında başvurucu Emin Demirel'e 8.000 TL, Nihat Tunç'a 4.000 TL, ZeynepÖzkaplan'a 6.500 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi gerekir. Öteyandan başvurucuların diğer tazminat taleplerinin de reddi gerekir.
49. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harçtutarlarının başvuruculara ayrı ayrı, 3.600 TL vekâlet ücretinin isebaşvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucu Emin Demirel'e 8.000 TL, başvurucu NihatTunç'a 4.000 TL, başvurucu Zeynep Özkaplan'a 6.500 TL manevi tazminatÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 294,70 TL harç tutarının başvuruculara AYRI AYRI,3.600 TL vekâlet ücretinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucularınHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 10/2/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.