TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
EMRAH OĞUZ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/1755)
Karar Tarihi: 25/3/2015
R.G. Tarih- Sayı: 17/6/2015-29389
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Engin YILDIRIM
Celal Mümtaz AKINCI
Raportör
:
Şükrü DURMUŞ
Başvurucu
:
Emrah OĞUZ
Vekili
:
Av. İlhan ÖNGÖR
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, tutuklandıktansonra kanuni sürelere uygun bir şekilde tutukluluk durumu ve tahliye talebihakkında karar verilmediğini belirterek Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenenkişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminattalebinde bulunmuştur.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 27/2/2013tarihinde Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe veeklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksikliklertamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespitedilmiştir.
3. İkinci Bölüm ÜçüncüKomisyonunca 29/1/2014 tarihinde kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesinekarar verilmiştir.
4. Bölüm tarafından 18/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esasincelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için AdaletBakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay veolgular 18/2/2014 tarihinde Adalet Bakanlığınabildirilmiştir.
6. Adalet Bakanlığı, görüşünü 21/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.
7. Adalet Bakanlığı tarafındanAnayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 25/4/2014tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne cevap vermemiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
8. Başvuru dilekçesi, Bakanlıkgörüşü ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylarözetle şöyledir:
9. Başvurucu hakkında, MersinCumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında 11/4/2012 tarihinde Mersin 6. Sulh Ceza Mahkemesinin2012/692 Değişik iş sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundanyakalama kararı çıkartılmıştır.
10. Mersin CumhuriyetBaşsavcılığı 19/4/2012 tarih, 2012/898 soruşturma ve2012/49 sayılı fezleke ile soruşturma dosyasını Adana Cumhuriyet Başsavcılığınagöndermiştir.
11. Adana CumhuriyetBaşsavcılığının 27/4/2012 tarih ve 2012/541-249 sayılıiddianamesi ile başvurucu hakkında “silahlıterör örgütüne üye olmak” suçunu işlediği iddiasıyla Adana 8. AğırCeza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.
12. Adana 8. Ağır CezaMahkemesinin 7/5/2012 tarih ve E.2012/120 sayılıtensip duruşmasında başvurucu hakkında çıkarılmış olan yakalama emrinindevamına ve dosyanın aynı Mahkemenin E.2012/99 sayılı dosyası ilebirleştirilmesine karar verilmiştir.
13. Anılan yakalama emrineistinaden yakalanan başvurucu, Mersin 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 6/6/2012 tarih ve 2012/940 Değişik İş sayılı kararı ile “atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun vasıfve mahiyeti, hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların vetutuklama nedenlerinin bulunması, aleyhine mevcut adli bulgular, kanıtlarıntamamen toplanmamış olması, suçun kanundaki ceza miktarı, kaçma şüphesininbulunması ve adli kontrolün yetersiz kalacağının anlaşılması nedenleri ile CMK’nun 100/2-a-b. maddeleri uyarınca tutuklanmasına”karar verilmiştir.
14. Başvurucu bu karara 8/6/2012 tarihli dilekçe ile itiraz etmiş, itirazdilekçesini inceleyen Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesince 28/6/2012 tarih veE.2012/99 sayılı kararla, “suçun niteliği,dosya kapsamı, kaçma ve delilleri karartma olasılığı” gerekçeleriyle“tahliye isteminin” reddine,tutukluluk halinin devamına ve başvurucunun talebi itiraz niteliğindegörüldüğünden, bu konuda karar verilmek üzere dosyanın Adana 6. Ağır CezaMahkemesine tevdiine karar verilmiştir.
15. Başvurucunun itirazınıinceleyen Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 3/7/2012tarih ve 2012/587 Değişik İş sayılı kararı ile “atılı suçun CMK 100 ve devamı maddesi kapsamında olması, kuvvetli suçşüphesini gösteren olgular” bulunduğu gerekçesiyle itirazın reddinekarar verilmiştir.
16. Başvurucunun yargılandığıAdana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/99 sayılı dosyası kapsamında sanıklarınhazır ettirilmediği 13/7/2012 tarihli oturumda,tutuklu yargılanan diğer sanıklar hakkında tutukluluk incelemesi yapılmış ancakbaşvurucu ile ilgili bir karar verilmemiştir.
17. Başvurucu 20/7/2012tarihli dilekçe ile tahliye talebinde bulunmuş, ancak taleple ilgili kararverildiğine dair dosya kapsamında belge ve bilgi bulunamamıştır.
18. Mahkemenin E.2012/99 sayılıve 8/8/2012 tarihli oturumunda başvurucu haricindekibir kısım sanıklar hazır bulunmuş, oturum zaptında “Sanıklar Emrah Oğuz, …un tahliye ve 3. Yargı paketinden faydalanmatalepli dilekçe gönderdiği”, “Yakalamalısanık Emrah Oğuz’un UYAP’ta yapılan sorgulamadaİskenderun M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olduğugörüldü” ifadeleri yazılmış, başvurucunun tutukluluk durumu ileilgili bir karar verilmemiş ve oturum sonunda “Başkasuçtan İskenderun M Tipi Ceza evinde tutuklu olan Sanık Emrah Oğuz'un duruşmadahazır edilmesi için yazı yazılmasına”, diğer tutuklu sanıklarıntutukluluk hallerinin devamına ve tutukluluk incelemelerinin 27/8/2012,26/9/2012 ve 23/10/2012 tarihlerinde yapılmasına, duruşmanın 20/11/2012tarihine bırakılmasına karar verilmiştir.
19. Sanıkların yokluğunda 27/8/2012, 26/9/2012 ve 23/10/2012 tarihlerinde yapılantutukluluk incelemelerinde tutuklu sanıklar ile ilgili karar verilmiş, ancakbaşvurucu ile ilgili bir karar verilmemiştir.
20. Başvurucu kaldığıcezaevinden gönderdiği 21/9/2012 tarihli dilekçede6/6/2012 tarihinden beri cezaevinde olduğunu, 8/8/2012 tarihinde duruşmasınınyapıldığını ancak haberinin olmadığını belirterek iddianamenin bir suretiningönderilmesi ve yargılanması konusunda bilgi verilmesini talep etmiştir. Adana8. Ağır Ceza Mahkemesi, başvurucunun kaldığı Ceza İnfaz Kurumuna yazdığı 14/11/2012 tarihli yazı ile iddianamenin başvurucuyaverilmesini talep etmiştir.
21. Yargılamanın 20/11/2012 tarihli oturumunda başvurucunun sorgusu yapılmışve Mahkeme, “atılı suçun niteliği, dosyakapsamı, sanığın kaçma ve kanıtları karartma olasılığı ve kanıt durumugözetilerek” gerekçesiyle “terörörgütüne üye olmak” suçundan tutuklanmasına karar verilmiştir.
22. Başvurucu bu karara karşıitiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz talebinde sadece Adana 8. Ağır CezaMahkemesinin E.2012/99 sayılı dosyasında tutuklu olduğunu, ancak Mahkemenintutukluluk durumu ile ilgili olarak karar vermediğini, aleyhinde hiç somutdelil bulunmadığını, delillerin toplandığını ve delil karartma ya da kaçmaşüphesinin bulunmadığını ve uzun zamandan beri tutuklu olduğunu belirterektahliyesini talep etmiştir. İtirazı inceleyen Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi, 30/11/2012 tarih ve 2012/938 D.İşsayılı kararıyla itirazın reddine karar vermiştir. Ancak Mahkeme bu karardaitiraz yoluna başvuran sanığın ismi konusunda hataya düşmüş ve başka birkişinin durumunu inceleyerek itirazın reddine karar vermiştir.
23. Bu durumu fark edenbaşvurucu, 28/12/2012 tarihli dilekçe ile Adana 6.Ağır Ceza Mahkemesine başvuruda bulunarak karardaki hataların düzeltilmesinitalep etmiştir. Başvurucunun talebini kabul eden Mahkeme, 1/2/2013 tarih ve2013/57 D.İş sayılı kararı ile 30/11/2012 tarih ve2012/938 D.İş sayılı kararın kaldırılmasına, “atılı suçun CMK 100 ve devamı maddesi kapsamındaolması, dosya kapsamı, kaçma ve delilleri karartma olasılığı, yakalamaevrakları, sorgu zaptı, ek takipsizlik kararı, savcılık ifadesi, kollukfezlekesi, bağlantılı çocuk iddianame örnekleri, ekspertiz raporları, emanetmakbuz iletişim tespit CD’si, doktor raporları, iletişim tespit tutanakları,üst arama tutanakları, yakalama tutanakları, fotoğraf teşhis tutanakları,görüntü inceleme tespit tutanakları, gizli tanık ifade tutanağı, film incelemeçözüm tutanağı, facebook çözüm tutanağı… gözetilerek tutuklama sebeplerinin devam ettiği sonucuna varılmakla … vaki itirazınınREDDİNE, sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA” karar vermiştir. Bukarar başvurucuya 20/2/2013 tarihinde tebliğedilmiştir.
24. Başvurucu, 27/2/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudabulunmuştur.
25. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi19/12/2012 tarihli ve E.2012/99 sayılı oturumdabaşvurucunun tutukluluk halinin devamına, 22/1/2013 tarih, E.2012/99, K.2013/13sayılı karar ile dava dosyasının Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/2 sayılıdosyası ile birleştirilmesine, birleştirme konusundaki uyuşmazlığın giderilmesiiçin dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine karar vermiştir.
26. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 27/5/2013 tarihli kararı ile Adana 8. Ağır Ceza MahkemesininE.2012/99 ve K.2013/13 sayılı birleştirme kararının kaldırılmasına kararverilmesi üzerine dava dosyası Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2013/125sırasına kaydedilmiştir. Mahkeme, 26/7/2013 tarihlitensip tutanağında delil durumu, atılı suçun vasıf ve mahiyeti ve tutuklukalınan süre gerekçeleriyle başvurucunun tutukluluk halinin devamına,tutukluluk durumunun 23/8/2013, 23/9/2013 ve 21/10/2013 tarihlerindeincelenmesine, duruşmanın 12/11/2013 tarihinde yapılmasına karar vermiştir.
27. Adana 8. Ağır CezaMahkemesinin E.2013/125 sayılı dosyasında 12/11/2013ve 20/2/2014 tarihlerinde yapılan oturumlarında atılı suçların niteliği, kanıtdurumu, kaçma ve delil karartma olasılığı gerekçesiyle tutukluluk halinindevamına karar verilmiştir.
28. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi10/3/2014 tarih, E.2013/125, K.2014/34 sayılı kararile 21/2/2014 tarihli 6526 sayılı Kanun’un 2. maddesi gereğince görevsizlikkararı vererek dosyanın Mersin Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
29. Mersin 3. Ağır CezaMahkemesi E.2014/162 sayılı dosyada 2/4/2014 tarihlitensip tutanağı ile atılı suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesininvarlığını gösteren olgular, tatbiki istenen sevk maddesindeki ceza miktarınagöre kaçma şüphesi gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına, sanıkların hazıredilmesi için ilgili kuruma yazı yazılmasına ve duruşmanın 12/6/2014 tarihindeyapılmasına karar vermiştir.
30. Mahkemenin 12/6/2014 tarihli oturumunda atılı suçun niteliği ve mevcutdelil durumu ile tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak başvurucununtahliyesine karar verilmiştir.
31. Başvurucunun 3/7/2012 – 20/11/2012 tarihleri arasında başka bir mahkemekararına istinaden cezaevinde kalıp kalmadığının tespiti için İskenderunCumhuriyet Başsavcılığına yazılan yazıya verilen 6/2/2015 tarihli yazıcevabının ekindeki belgede; başvurucu Emrah Oğuz’un 6/6/2012 – 20/11/2012tarihleri arasında arasında sadece Adana 8. Ağır CezaMahkemesinin E.2012/99 sayılı dosyasında tutuklu kaldığı belirtilmiştir.
32. Başvurucu hakkındaki davahalen Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/162 sırasında derdesttir.
B. İlgili Hukuk
33. 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi şöyledir:
“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların vebir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkındatutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenliktedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağışüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılmasıgirişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphesebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yeralan; (1)
…
11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar(madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),
...”
34. Aynı Kanun’un104. maddesinin (1) ve(2) numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Soruşturmave kovuşturmaevrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanıksalıverilmesini isteyebilir.
(2) Şüpheliveya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesinehâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir.”
35. Aynı Kanun’un 108. maddesişöyledir:
“(1) Soruşturmaevresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde veen geç otuzargünlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh cezahâkimi tarafından 100 üncü madde hükümlerigöz önünde bulundurularak (Ek ibare: 11/04/2013-6459 S.K./16. md), şüpheli veyamüdafii dinlenilmek suretiyle karar verilir.
(2) Tutuklulukdurumunun incelenmesi, yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde şüpheli tarafından da istenebilir.
(3) Hâkim veya mahkeme, tutukevindebulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğindeoturumlar arasında ya da birinci fıkradaöngörülen süre içinde de re'sen karar verir.”
36. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı TürkCeza Kanunu’nun 314. maddesi şöyledir:
“(1) Bu kısmın dördüncü ve beşincibölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veyayöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasıile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beşyıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğerhükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.”
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
37. Mahkemenin 25/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun27/2/2013 tarih ve 2013/1755 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereğidüşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
38. Başvurucu, Mersin 6. SulhCeza Mahkemesinin 6/6/2012 tarihli kararı iletutuklandığını, yargılandığı Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/6/2012 tarihlikararı ile tutukluluğun devamına karar verildiğini, 8/8/2012 tarihli oturumdabaşka bir suçtan tutuklu olduğunun zapta geçirildiğini, ancak Mahkemenindosyasında tutuklu olduğunu, aynı oturumda ve 27/8/2012, 26/9/2012, 23/10/2012tarihli oturumlarda diğer sanıklarla ilgili tutukluluk incelenmesi yapıldığını,ancak kendisinin tutukluluk durumuyla ilgili bir karar verilmediğini, budurumun 5271 sayılı Kanun'un 108. maddesinin (3) numaralı fıkrasının açıkçaihlali anlamına geldiğini, fiili olarak tutuklu olmasına rağmen hukuken tutukluolmadığını, 20/7/2012 tarihinde tahliye talebinde bulunduğunu, Mahkemenin budilekçesi hakkında herhangi bir karar veya cevap vermediğini, 6/6/2012tarihinde tutuklanmasına rağmen ancak 20/11/2012 tarihinde Mahkeme huzurunaçıkarılıp beyanlarının alındığını, makul bir sürede mahkeme huzurunaçıkarılmadığını, bu şekilde Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adilyargılanma ve 19. maddesinde düzenlenen kişi özgürlüğü ve güvenliği haklarınınihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.
B. Değerlendirme
39. Anayasa Mahkemesi, olaylarınbaşvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay veolguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Bu nedenle başvurucununtutukluluk durumu hakkında karar verilmediği yönündeki şikâyetinin Anayasa’nın19. maddesinin yedinci fıkrası, tahliye talebine cevap verilmediği yönündekişikâyetinin ise aynı maddenin sekizinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
1. TutuklulukDurumu Hakkında Karar Verilmediği İddiası
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
40. Başvurucunun iddialarıdayanaktan yoksun olmadığı, ayrıca başka bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığıiçin başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. EsasYönünden
41. Adalet Bakanlığı görüşündeözetle; Başvurucu hakkında yakalama kararına istinaden yakalandığı 6/6/2012 tarihinden Mahkemede savunması alındığı tarih olan20/11/2012 tarihleri arasında Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/6/2012 veAdana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 3/7/2012 tarihli kararları haricinde herhangibir tutuklama incelemesi yapıldığına dair evraka Mahkeme dosyasındarastlanılmadığı belirtilmiştir.
42. Anayasa’nın 19. maddesininyedinci fıkrası şöyledir:
“Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı vesoruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır.Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasınıveya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.”
43. Anayasa’nın 19. maddesininyedinci fıkrasında bir ceza soruşturması kapsamında tutuklanan kişilerin,yargılamanın makul sürede bitirilmesini ve soruşturma veya kovuşturma sırasındaserbest bırakılmayı isteme haklarına sahip olduğu belirtilmiştir.
44. 5271 sayılı Kanun’un 108.maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre kovuşturma evresinde mahkemenin,tutukluluk halinin devam edip etmeyeceğine her oturumda veya koşullargerektirdiğinde oturumlar arasında ya da otuzar günlük süreler içinde re’sen karar vereceği belirtilmiştir.
45. Tutuklamaya ilişkin yargısaldenetimin “otomatik olarak” başka bir ifadeyle tutuklanan kişinin bu husustaönceden talepte bulunmasına bağlı olmaksızın gerçekleştirilmesi gerekir.Otomatik denetim keyfiliğin önlenmesi bakımından büyük öneme sahiptir. Hâkimtarafından alıkoyma halinin devam ettirilmesinin haklı bulunup bulunmadığınıbelirlemek üzere, düzenli aralıklarla davanın incelenmesi gerekir. Buuygulamanın amacı, somut alıkoyma açısından koşulların zamanla değişebileceği,dolayısıyla bir soruşturmanın ilk evrelerinde alıkoyma hali gerekliyken dahasonraki bir aşamada tutmaya gerek kalmayabileceği olgusunun adli mercilerce gözönünde bulundurulmasının sağlanmasıdır.
46. Somut olayda, yargılanmasıAdana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/99 sayılı dosyasında devam ederkenhakkındaki yakalama kararına istinaden yakalanan başvurucu, Mersin 6. Sulh CezaMahkemesinin 6/6/2012 tarihli kararı iletutuklanmıştır. Başvurucunun bu karara yönelik itirazı Adana 8. Ağır CezaMahkemesinin 28/6/2012 ve Adana 6. Ağır CezaMahkemesinin 3/7/2012 tarihli kararları ile reddedilmiştir.
47. Başvurucunun tutuklulukdurumu ile ilgili olarak, itiraz incelemesinin yapıldığı 3/7/2012tarihinden mahkemeye çıkartıldığı 20/11/2012 tarihine kadar 5271 sayılıKanun’un 108.maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince hakkında bir kararverildiğine dair dava dosyası kapsamında belge ve bilgi tespit edilmemiştir. Bu şekilde başvurucu bu tarihler arasında Adana 8. Ağır CezaMahkemesinin E.2012/99 sayılı dosyasında tutuklu olmasına ve Mahkemesince butarihler arasında oturumlar yapılmış olmasına rağmen tutukluluk durumu hakkındakarar verilmemiş olması, tutukluluk durumunun makul aralıklarla incelenmesi vekoşulların artık özgürlükten mahrum bırakılmayı gerektirmediği durumda serbestbırakılmayı isteme hakkının ihlali sonucunu doğurmuştur.
48. Açıklanan nedenlerle başvurucununtutukluluk durumu hakkında karar verilmediği iddiası ile ilgili olarakAnayasa’nın 19. maddesinin yedinci fıkrasının ihlaledildiğine karar verilmesi gerekir.
2. TahliyeTalebine Cevap Verilmediği İddiası
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
49. Başvurucunun iddiasıdayanaktan yoksun olmadığı, ayrıca başka bir kabul edilemezlik nedeni debulunmadığı için başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. EsasYönünden
50. Başvurucu 20/7/2012tarihli tahliye talebiyle ilgili olarak Mahkemenin bir karar vermediğini iddiaetmiştir.
51. Adalet Bakanlığı görüşündeözetle; başvurucunun 20/7/2012 tarihli tahliyetalebine ilişkin dava dosyasında herhangi bir karar bulunmadığı belirtmiştir.
52. Anayasa’nın 19. maddesininsekizinci fıkrası şöyledir:
“Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi,kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanunaaykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili biryargı merciine başvurma hakkına sahiptir.”
53. Anayasa’nın bu hükmüuyarınca hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında kararverilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbestbırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkınasahiptir.
54. Anayasa’da yer alan bu usulde adil yargılanma hakkının bütüngüvencelerini sağlamak mümkün değil ise de, tutmanın koşullarına uygun somutgüvencelerin yargısal niteliklibir kararla sağlanması gerekir. Her incelemede veya incelemenin her aşamasındaduruşma yapılması yargı sistemini işlemez hale getirebilir. Bununla birlikteözgürlüğünden yoksun bırakılan kişinin tutulma halinin devam edip etmeyeceğineilişkin incelemenin, çelişmeli yargılama ilkesine uygun olarak ve kişinindinlenilmesi suretiyle makul aralıklarla yapılması gerekir. (B.No: 2012/849, 4/12/2013, § 123-124)
55. Başvurucunun 20/7/2012 tarihli tahliye talebine ilişkin Mahkemesince birkarar verildiğine dair mahkeme dosyası içerisinde bir belge veya bilgi tespitedilememiştir. Başvurucunun tahliye talebine ilişkin bir karar verilmemesi,serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurmahakkının ihlali sonucunu doğurmuştur.
56. Açıklanan nedenlerlebaşvurucunun tahliye talebine karar verilmemesi iddiası ile ilgili olarakAnayasa’nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 sayılıKanun’un 50. Maddesi Yönünden
57. 6216 sayılı Kanun’un 50.maddesinin (1) numaralı fıkrasında, esasinceleme sonunda ihlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedileceği belirtilmiş; ancakyerindelik denetimi yapılamayacağı, idari eylem ve işlem niteliğinde kararverilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
58. Başvuruda Anayasa'nın 19.maddesinin yedinci ve sekizinci fıkralarının ihlal edildiği sonucunavarılmıştır.
59. Başvurucu,5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
60. Başvurucu, uğradığını iddiaettiği maddi zarar ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesine herhangi bir belgesunmamıştır. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için,başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tazminat talebi arasındailliyet bağı kurulması gerekir. Anayasa Mahkemesine herhangi bir belge sunmayanbaşvurucunun maddi tazminat talebi reddedilmelidir.
61. Başvurucununözgürlük ve güvenlik hakkına yönelik müdahale nedeniyle yalnızca ihlaltespitiyle telafi edilemeyecek ölçüdeki manevi zararı karşılığında somut olayınözelliklerini dikkate alarak başvurucuya net 9.000,00 TL manevi tazminatödenmesine karar verilmesi gerekir.
62. Başvurucu tarafından yapılanve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
Başvurucunun,
A. Tutukluluk durumu hakkında karar verilmediği iddiasının,
B. Tahliye talebi konusunda karar verilmediği iddiasının,
KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Tutukluluk durumu hakkında karar verilmediği iddiası ile ilgiliolarak Anayasa’nın 19. maddesinin yedinci fıkrasının İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Tahliye talebi konusunda karar verilmediği iddiası ile ilgiliolarak Anayasa’nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasının İHLAL EDİLDİĞİNE,
E. Başvurucuya net 9.000,00 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE ve tazminata ilişkin diğertaleplerinin REDDİNE,
F. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarıncatespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan 1.698,35TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
25/3/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.