TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
EMRE ERDEN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2020/21765)
Karar Tarihi: 4/2/2025
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Basri BAĞCI
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Metin KIRATLI
Raportör
:
Fatih ALKAN
Başvurucu
:
Emre ERDEN
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, kanunda kabahat olarak sayılmayan bir fiildendolayı idari yaptırım uygulanması nedeniyle suçta ve cezada kanunilik ilkesininihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. COVID-19 hastalığının pandemiye dönüşmesi üzerine yurtgenelinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının uygulandığı 26/5/2020 tarihindebir grubun gölette balık tuttuğuna yönelik ihbarda bulunulmuştur. Bu doğrultudaKaman İlçe Emniyet Müdürlüğünün 4/6/2020 tarihli İdari Yaptırım Karar Tutanağıile 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282. maddesiuyarınca başvurucu hakkında sokağa çıkma yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle3.150 TL idari para cezası uygulanmıştır.
3. Başvurucu, idari izinli olarak bulunduğu ikametadresinden şeker hastalığı rahatsızlığından kaynaklanan acil durum nedeniyleayrıldığını belirterek idari yaptırım kararının kaldırılması talebiyle itirazdilekçesi sunmuştur. Kaman Sulh Ceza Hâkimliği, tutanağın işlem saati ilehastaneye giriş saati arasında bulunan zaman farkını dikkate alarak itirazınreddine ve idari yaptırım kararının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir.Karara karşı yapılan itiraz Kırşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/6/2020 tarihlikararıyla kesin olarak reddedilmiştir.
4. Başvurucu, nihai kararı 23/6/2020 tarihinde öğrenmişve 6/7/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
5. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esasincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
6. Başvurucu; 1593 sayılı Kanun'un ilgili maddesinde yeralan genel ifadelere göre temel hak ve hürriyetlerinin sınırlandırılarakhakkında işlem tesis edilmesi nedeniyle suçta ve cezada kanunilik ilkesi ileseyahat hürriyetinin, sağlık hizmetinden yararlanma konusunda acil ihtiyacıolmasına rağmen söz konusu idari yaptırımla karşı karşıya kalması nedeniyle dekişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; Kanun'la belirlenen çerçevehükmün içeriğinin idarenin düzenleyici işlemleriyle doldurulabileceği,başvurucunun itirazının yargı mercileri tarafından değerlendirildiği ifadeedilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
7. Başvurucunun iddialarının özü, hakkında düzenlenenidari yaptırım tutanağının yasal dayanağının bulunmadığına ve keyfî olduğunailişkindir. Sağlık hizmetine erişme konusunda başvurucunun herhangi bir engellekarşılaşmadığı ve iddialarının tutanağın kanuni düzenlemeye dayanmadığınailişkin olduğu anlaşıldığından başvuru suçta ve cezada kanunilik ilkesikapsamında ele alınmıştır (benzer yönde değerlendirme için bkz. TolgaGünaydın, B. No: 2021/3477, 17/7/2024).
8. 1593 sayılı Kanun’un 282. maddesi şöyledir:
“Bu Kanunda yazılı olan yasaklaraaykırı hareket edenler veya zorunluluklara uymayanlara, fiilleri ayrıca suçoluşturmadığı takdirde, ikiyüzelli Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadaridarî para cezası verilir.”
9. 3/11/2022 tarihli ve 7420 sayılı Kanun'un geçici 4.maddesi şöyledir:
"(1) 24/4/1930 tarihli ve 1593sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu kapsamında COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemekamacıyla 11/3/2020 tarihinden itibaren bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihekadar verilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğedilmemiş olan idari para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanlarıntahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce işlenen söz konusukabahatler için idari para cezası verilmez. (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin5/4/2023 Tarihli ve E: 2023/44, K: 2023/71 Sayılı Kararı ile.)
(2) (Ek: 14/7/2023-7456/24 md.) Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen idari para cezaları,31/12/2024 tarihine kadar tahsilatı yapan idari birime yapılacak başvuruüzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre iadeedilir."
10. COVID-19 salgını ile mücadele amacıyla alınan bazıtedbirlere aykırı hareket edildiği gerekçesiyle 30/3/2005 tarihli ve5326sayılıKabahatler Kanunu'nun ilgili maddelerine dayanılarak uygulanan idari paracezalarının iade edilmemesinin öngörüldüğü 7420 sayılı Kanun’un geçici 4.maddesinin ikinci cümlesindeki "...tahsil edilmiş olan idari paracezaları iade edilmez." kuralı Anayasa Mahkemesi Genel Kurulutarafından yapılan değerlendirme sonucunda Anayasa’ya aykırı olduğugerekçesiyle iptal edilmiştir (AYM, E. 2023/44, K.2023/71, 5/4/2023; TolgaGünaydın, § 11).
11. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu tarafından verilen sözkonusu iptal kararı üzerine bu defa 7420 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesininyürürlüğe girdiği 9/11/2022 tarihinden önce yapılan ödemelerin iade edilmesinitemin etmek amacıyla 7420 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesine “(2) Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen idari para cezaları,31/12/2024 tarihine kadar tahsilatı yapan idari birime yapılacak başvuruüzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre iadeedilir.” fıkrası eklenmiştir (bkz. § 9). Bu düzenlemeye göre 7420 sayılıKanun'un geçici 4. maddesi kapsamında olan ve anılan maddenin yürürlüğe girdiği9/11/2022 tarihinden önce tahsil edilen idari para cezalarının tahsilatı yapanidari birime 31/12/2024 tarihine kadar başvurulması hâlinde iade edilmesiimkânı getirilmiştir. Buna ek olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafındanhazırlanan ve Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararına da atıfyapılarak söz konusu idari para cezalarının iade edilmesine yönelik usul veesasların düzenlendiği Tahsilat Genel Tebliği 5/8/2023 tarihli ve 32270 sayılıResmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
12. Anılan kurallarla kanun koyucu ve kamu makamlarıtarafından Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde -ödenmiş ya da ödenmemişolsun- başvuruya konu idari para cezalarının sonuçlarını giderici mevzuatdeğişiklikleri yapıldığı anlaşılmıştır.
13. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) “Düşmekararı” kenar başlıklı 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendigereği Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olmasıhâlinde başvurunun düşmesine karar verebilir (S.Ö., B. No: 2013/7087,18/9/2014, § 23; Mehmet Emin Bülbül, B. No: 2014/4463, 16/6/2016, §§46-48).
14. Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerden deanlaşılacağı üzere ilgili kamu birimine 31/12/2024 tarihine kadar başvurulmasıdurumunda COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek için 1593ve/veya 5326 sayılı Kanunlar uyarınca başvurucu hakkında uygulanan idari paracezasına konu tutarın iade edilmesi mümkün hâle gelmiştir. Dolayısıyla ihlalinve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik gerekli mevzuatdeğişikliklerinin yapıldığı açıktır (Tolga Günaydın, § 16).
15. Öte yandan Anayasa Mahkemesi, somut başvuruda dilegetirilen şikâyeti daha önce Mustafa Karakuş ([GK], B. No: 2020/34781,17/1/2023) kararında incelemiştir. Kararda başvurucuya isnat edilen sokağaçıkma yasağını ihlal etme fiilinin 1593 sayılı Kanun'un 282. maddesinde yeralan "Bu Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket etme veyazorunluluklara uymayanlara, ... idarî para cezası verilir.” şeklindekihükmün kapsamına girmediği sonucuna ulaşarak Anayasa'nın 38. maddesinin birincifıkrasında düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğinekarar vermiştir (ayrıca benzer yönde değerlendirmeler içeren kararlar için bkz.Selma Atabey [GK], B. No: 2021/38893, 27/9/2023; Çağla Yolaşan Kurul[GK], B. No: 2021/29184, 27/9/2023). Anılan kararda yapılan değerlendirmeler veulaşılan sonuç gözetildiğinde -İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralıfıkrasında öngörülen- başvurunun incelenmesinin devamında Anayasa'nınuygulanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya dainsan haklarına saygının gerekli kıldığı herhangi bir durumun da söz konusu olmadığıanlaşılmıştır.
16. Açıklanan gerekçelerle ihlalin ve sonuçlarınınortadan kalkması nedeniyle başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmasınedeniyle DÜŞMESİNE,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerindeBIRAKILMASINA 4/2/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.