TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ERCAN EKMEKÇİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/20132)
Karar Tarihi: 15/12/2020
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Muammer TOPAL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Ömer MENCİK
Başvurucu
:
Ercan EKMEKÇİ
Vekili
:
Av. Nezahat PAŞA
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, özel yetkili mahkemece yargılama yapılmasınedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ve diğer bazıanayasal hakların ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 17/4/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca yapılan inceleme neticesinde bireyselbaşvuru formunun II-B bölümünün eksik açıklamalardan oluştuğunun görülmesidolayısıyla yeniden düzenlenmesi ve hangi hakların hangi nedenlerle ihlaledildiğinin açıklanması gerektiğinin anlaşılması nedeniyle anılan eksikliğingiderilmesi gerektiği noktasında 20/11/2018 tarihinde bir eksikliğingiderilmesi bildirimi hazırlanmıştır. Söz konusu bildirim başvurucuya25/12/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.
5. Başvurucu vekili 9/1/2019 tarihinde söz konusubildirime istinaden tamamıyla yeni bir başvuru formu düzenleyerek AnayasaMahkemesine göndermiştir. Başvurucu vekili yeni sunduğu başvuru formunda ilkbaşvuru formunda ileri sürdüğü şikâyetler haricinde yeni şikâyetler ilerisürmüştür.
6. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, 1987 doğumlu olup olayların meydana geldiğitarihte İzmir'de ikamet etmektedir.
9. Başvurucu; PKK terör örgütüne üye olduğu gerekçesiyleüç gün gözaltında tutulduktan sonra 23/3/2008 tarihinde, terör örgütüne üyeolma ve mala zarar verme suçlarından tutuklanmıştır. Cumhuriyet savcısı22/5/2008 tarihli iddianamesi ile başvurucunun terör örgütüne üye olma ve malazarar verme suçlarından cezalandırılmasını talep etmiştir. İzmir 10. Ağır CezaMahkemesi (Mahkeme) 8/9/2008 tarihinde başvurucunun tahliyesine kararvermiştir. Yapılan yargılama sonunda Mahkeme 24/1/2014 tarihinde başvurucununterör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine hükmetmiş, mala zarar verme suçuyönünden ise beraat ve düşme kararları vermiştir. Aynı kararla başvurucuhakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkarılmasına da hükmolunmuştur.
10. Mahkemenin terör örgütüne üye olma suçuna ilişkindeğerlendirmesi şu şekildedir:
"PKK/KONGRA-GEL terör örgütününgençlik seksiyonunu oluşturan Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketine (YDGH)yönelik 23.12.2007 tarihinde İzmir’de güvenlik güçlerince yapılan operasyonsonucunda örgütün Ege Bölge sorumlusu olan [S.Y.] ve arkadaşları hakkında soruşturmasonucu gözaltına alınan şüphelilerden 14 örgüt mensubunun tutuklanması üzerinearalarında örgütün bölge sorumlusu olan ve tutuksuz yargılanmak üzere serbestbırakılan [S.Y.]’ın yerine örgüt tarafından Ege bölgesorumlusu olarak [R.S.]’ningörevlendirildiği, [R.S.]’nin Türk asıllı olması ve örgüt içerisindekifaaliyetlerinin yetersiz bulunması gerekçesiyle yerine sanık [D.D.]'ingörevlendirildiği, terör örgütünün gençlik yapılanması içerisinde yer alansanıklar [A.A.], [E.Y.], Ercan Ekmekçi[Başvurucu], [M.B.]ve [F.Y.]in bölge sorumlusu olan [S.Y.], [R.S.] ve dahasonra bölge sorumlusu olarak görevlendirilen sanık [D.D.] ile tapekayıtlarına yansıyan telefon görüşmelerinden sanıkların PKK/KONGRA-GEL terörörgütünün gençlik örgütlenmesi olan Yurtsever Demokratik Gençlik bölgesorumlusu ve diğer örgüt mensuplarıyla irtibat halinde oldukları, örgütmensupları ve Yurtsever Demokratik Gençlik sorumlularıyla toplantı vegörüşmeler yaptıkları, bu görüşmeler neticesinde örgütün almış olduğu kararlarsonucunda başlatılan EDİ BESE kampanyası doğrultusunda gençliğin daha aktif vehareketli olması, özellikle İstanbul’da baş gösteren araçların yakılmasıeylemlerinin kamuoyunda gündem yarattığından aynı tür eylemlerin İzmir’de degerçekleştirilmesi yönünde alınan karar doğrultusunda İzmir ilinde de izinsizgösteri ve yürüyüş, molotof kokteyli atma, araç yakma gibi eylemleringerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
İddia, savunma, mahkememizce yapılanyargılama, iletişim tespit tutanakları, fotoğraftan teşhis tutanağı, [R.S.] ve diğer sanıkların ifadeleri,dosyada mevcut tüm tutanak ve belgelerden; sanıklar ve diğer örgütmensuplarının tape kayıtlarına yansıyan görüşmeleri, [R.S.]’ninolayların akışına uygun anlatımları, diğer sanık ifadelerinden, sanıklar [A.A.]ve [M.B.] haklarında her ne kadar terör örgütü yöneticisi olmak suçundanhaklarında kamu davası açılmış ise de bu iki sanık ile diğer sanıklar ErcanEkmekçi[Başvurucu], [E.Y.] ve [F. Y.]’in, terör örgütüyöneticileriyle yaptıkları görüşmeleri ve bu görüşmeler sonucunda örgüt içerisindekifaaliyetleri, bu faaliyetler sonucunda olay tarihinde meydana gelen bir çokizinsiz gösteri ve yürüyüşlerin yapıldığı, molotof kokteyli atma, araç yakmagibi eylemlerin gerçekleştirildiği anlaşılmış ve açığa çıkmış olmakla terörörgütü üyesi oldukları anlaşılan sanıkların eylemlerine uyan 5237 Sayılı TCKnun 314/2 ve 3713 Sayılı Yasanın 29.06.2006 tarih, 5532 Sayılı Yasanın 4.maddesiyle değişik 5/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği vicdanikanaatine varılmıştır."
11. Mahkûmiyete ilişkin kararı başvurucunun temyiz etmesiüzerine karar, Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından 7/11/2016 tarihindeonanmıştır. Başvurucu, nihai karardan 21/3/2017 tarihinde haberdar olduğunubelirtmiş; 17/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
12. Mahkemenin 15/12/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli YardımTalebi Yönünden
13. Başvurucu, başvuru harç ve giderlerini ödeyecekgelirinin bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.
14. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:2012/1181, 17/9/2013, §§ 22-27) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarakgeçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödemegücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayanadli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
B. Bağımsız veTarafsız Bir Mahkemede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
15. Başvurucu, adil yargılanma hakkı ihlallerine sebepolduğu için kapatılan özel yetkili bir mahkemenin, hakkında yaptığı işlemlerinve verdiği mahkûmiyet kararının geçerli sayıldığını belirtmiştir. Bundan başkabaşvurucu, kendisini yargılayan hâkimlerin Fetullahçı Terör Örgütü/ParalelDevlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile irtibatlı oldukları gerekçesiylegörevlerinden ihraç edildiklerini ifade etmiş ve tüm bu nedenlerle adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
16. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı,48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün(İçtüzük) 59. maddesinin (2), (3) ve (4) numaralı fıkraları uyarınca AnayasaMahkemesine başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylarhakkındaki iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlaledildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını kanıtlamakbaşvurucuya düşer. Zikredilen kurallara göre başvurucunun kamu gücünün işlem,eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük iledayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ileihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğinibaşvuru dilekçesine eklemesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlaleneden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarihsırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki haklardanhangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delilleraçıklanmalıdır (Veli Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014,§§ 19, 20; ÜnalYiğit, B. No: 2013/1075, 30/6/2014, §§ 18, 19; Sabah Yıldızı Radyo veTelevizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, [GK], B.No: 2014/12727, 25/5/2017, § 19; Mustafa Akaydın, B. No: 2015/14800,8/1/2020, § 21).
17. Somut olayda başvurucu, yargılamada görev alanhâkimlerin FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında görevden alınmaları dolayısıylaMahkemenin bağımsız ve tarafsız olamayacağını ileri sürmüşse de başvurucununbelirtilen hususun yargılamayı etkilediğine dair somut bir olgu göstermediği yada hukuken kabul edilebilir herhangi bir açıklama yapmadığı anlaşılmıştır. Öteyandan başvurucunun yargılandığı Mahkemenin kapatılmasına rağmen, hakkındayaptığı tüm işlemlerin ve verdiği kararın geçerli sayılmasının adil yargılanmahakkının ihlali anlamını taşıdığını iddia ettiği de görülmektedir. Ancakbaşvurucu, Mahkemenin herhangi bir işleminin adil yargılanma hakkını ihlalettiğini ileri sürmemiş, somut olarak hangi durumun kendisinin adilyargılanmasını etkilediğini açıklamamıştır. Bu itibarla başvurucu, ihlaliddialarına ilişkin delillerini sunma, temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiğineilişkin açıklamalarda bulunma yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Dolayısıylabaşvurucu tarafından ileri sürülen bu başlık altındaki iddialarıntemellendirilemediği sonucuna ulaşılmıştır.
18. Açıklanan gerekçelerle bu bölümdeki iddialarıntemellendirilememiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
C. Diğer İhlalİddiaları
1. Başvurucununİddiaları
19. Başvurucu, mahkûmiyet kararı ile birlikte hakkındayakalama emri çıkarılması ve bu kararın devam ediyor olması gerekçesiyle kişihürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvurucuayrıca yargılamanın 9 yıl sürdüğünü ve bu sürenin makul olmadığını, beyanlarıaleyhine delil olarak değerlendirilen R.S.nin duruşmada dinlenmediğini vetanığa doğrudan soru sorma hakkının kendisine tanınmadığını belirtmiştir.Bundan başka başvurucu, gerekçeli kararda kendisi hakkındaki delillerinaçıklanmadığı gibi mahkûm edilmesi noktasında şahsileştirilmiş bir gerekçeyazılmadığını, terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen mahkûmiyeteilişkin gerekçeli kararın ilgili kısmında belirtilen hususların hangisininkendisi ile alakalı olduğu konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığınıbelirtmiştir.
20. Öte yandan başvurucu kendi aleyhine delil kabuledilen ve M.B. isimli şahsın evinde yapılan aramada ele geçirilen dokümanınhukuka aykırı delil mahiyetinde olduğunu çünkü adı geçen kişinin evinde yapılanaramanın hukuka aykırı bir şekilde yapıldığını ileri sürmüştür. Soruşturmaaşamasında gizlilik kararı alınması nedeniyle dosya hakkında yeterince bilgisahibi olmadığını belirten başvurucu, söz konusu işlemle hakkındaki suçlamayıdahi öğrenemediğini belirtmiştir. Son olarak başvurucu, söz konusu delilinörgütsel bir doküman niteliğinde olduğunun ve hatta M.B. isimli şahsa aitolduğunun bile sabit olmadığını, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin barizbir takdir hatası niteliğinde olduğunu, somut bir delil olmadan mahkûmiyetinekarar verildiğini ifade etmiş ve tüm bu nedenlerle adil yargılanma hakkınınihlal edildiğini savunmuştur.
2. Değerlendirme
a. Genel İlkeler
21. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda,başvurucuların başvurularını titizlikle hazırlama ve takip etme yükümlülüklerivardır. Anayasa Mahkemesi birçok kararında; başvurucunun başvuru formunu özenledoldurmak, ihlal iddiasının dayanağı olan tüm olayları göstermek, başvuruyuaydınlatacak ve hükmün esasını etkileyecek argümanları destekleyici tümbelgeleri başvuru dilekçesine eklemek yükümlülüğü olduğunu ve bir bilgi veyabelge elde edilememişse bunun da nedenlerini açıklamak yükümlülüğü olduğunubelirtmiştir (Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayive Ticaret Anonim Şirketi, §§ 22-26; Mustafa Akaydın, § 23).
22. Bireysel başvuru incelemesinde Anayasa Mahkemesiningörevi başvurucunun başvuru formunda ileri sürdüğü gerekçelerle sınırlı birincelemeyi kapsamaktadır. Başvurucunun bireysel başvuru formunda mağduriyetinigösteren açıklamaları yapmaması ve/veya mağduriyetine dayanak olarak ilerisürdüğü hususları delillendirmemesi durumunda Anayasa Mahkemesi başvurucuyerine geçerek delil toplama ve ihlal iddialarını gerekçelendirme görev veyükümlülüğüne sahip değildir (Mustafa Akaydın, § 27).
23. Bir konuda şikâyetin varlığı için Anayasa ile Avrupaİnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak koruma alanındaki bir hakkın ihlaledildiğinin somut olarak ileri sürülmesi yeterli olmayıp maddi vakıanıniçeriğinin ve hangi hakkın ne sebeple ihlal edildiğinin öz itibarıyla ortayakonulması, şikâyete ilişkin dayanak delillerin maddi vakıalarlairtibatlandırılarak açıklanması gerekmektedir (Sinan Oğan, B. No:2017/32685, 2/6/2020, § 36).
24. 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin (3) numaralıfıkrasında başvuru dilekçesinde işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlaledildiği ileri sürülen hak ve özgürlüklerin, dayanılan Anayasa hükümlerinin veihlal gerekçelerinin belirtilmesinin bir zorunluluk olduğu, aynı maddenin (6)numaralı fıkrasında ise anılan zorunluluk da dâhil olmak üzere başvuruevrakında herhangi bir eksiklik bulunması hâlinde eksikliğin giderilmesi içinbaşvurucu veya varsa vekiline bildirimde bulunulacağı belirtilmiştir.
25. Bireysel başvuru formunun neler içermesi gerektiği veeksikliklerin giderilmesi hususlarına ilişkin olarak İçtüzük'te ayrıntılıdüzenlemeler yapılmıştır. İçtüzük'ün 59. maddesinin (3) numaralı fıkrasındabireysel başvuru formunda nelerin yer alması gerektiği ayrıntılarıylaaçıklanmıştır. Bunlardan birisi de bireysel başvuru kapsamındaki güncel vekişisel haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkingerekçeler ve delillere ait özlü açıklamaların bulunmasıdır. İçtüzük'ün 66.maddesinde ise bireysel başvuru formunun ve eklerinin ön incelemesi ve herhangibir eksikliğin tespiti hâlinde ne şekilde hareket edileceği düzenleme altınaalınmıştır. Anılan düzenlemede, gelen başvuruların şeklî eksiklikler bulunupbulunmadığı yönünden inceleneceği belirtildikten sonra başvuru formunda veya eklerindeherhangi bir eksiklik tespit edilmesi hâlinde eksikliğin giderilmesi içinbaşvurucu veya varsa vekiline bildirimde bulunulacağı belirtilmiştir.
26. Anılan düzenlemelerden ve içtihatlardan yolaçıkıldığında, Anayasa Mahkemesince başvuru formu ile ilgili herhangi bireksikliğin giderilmesi istenildiğinde başvurucular, ilk başvuru formunda özitibarıyla ileri sürdükleri şikâyetlerin açıklanması ile sınırlı bir giderimyoluna gidebileceklerdir. Öte yandan başvurucuların kendilerine bildirileneksiklikleri giderirken bazı yeni hak ihlali iddialarında bulunmaları ancakbireysel başvuru süresi içinde yapılacak eksiklik giderimlerinde mümkünolabilecektir.
27. 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralıfıkrası ile İçtüzük'ün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bireyselbaşvuruların başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmasıgerekmektedir (Yasin Yaman, B. No: 2012/1075, 12/2/2013, §§ 18, 19).Bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşullarından olan başvuru süresineriayet edilmesi şartı, bireysel başvuru incelemesinin her aşamasında resennazara alınması gereken bir başvuru koşuludur (Taner Kurban, B. No:2013/1582, 7/11/2013, § 19). Bireysel başvuru için öngörülen otuz günlük süregeçtikten sonra yapılan eksiklik giderimlerinde daha önce öz olarak dahi ilerisürülmemiş hak ihlaline dair yeni iddialarda bulunulması mümkün değildir.
b. Somut OlayınDeğerlendirilmesi
28. Somut olayda başvurucu, hakkında terör örgütüne üyeolma suçundan verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine bireyselbaşvuruda bulunmuştur. Başvurucu nihai karardan 21/3/2017 tarihinde haberdarolduğunu belirtmiş, 17/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur (bkz. §11). Başvurucu bireysel başvuru formunda özü itibarıyla bağımsız ve tarafsızmahkeme güvencesinden yoksun bir mahkemede yargılandığını belirtmiştir.
29. Söz konusu bireysel başvuru formunun ve eklerininincelenmesi sonrasında, başvuru formunun II-B bölümünün eksik açıklamalardanoluştuğunun görülmesi dolayısıyla formun yeniden düzenlenmesi ve hangi haklarınhangi nedenlerle ihlal edildiğinin açıklanması noktasında başvurucuya20/11/2018 tarihinde bir eksiklik bildirimi yapılmıştır. Başvurucu anılanbildirimi 25/12/2018 tarihinde tebliğ almıştır (bkz. § 4). Eksikliklerigidermek amacıyla başvurucu, yeni bir başvuru formu hazırlayarak bu formu9/1/2019 tarihinde Anayasa Mahkemesine göndermiştir (bkz. § 5). Başvurucuyeniden hazırlayıp Anayasa Mahkemesine gönderdiği bireysel başvuru formunda,önceden dile getirdiği şikâyetler haricinde ilk defa gündeme getirdiği bazışikâyetler ileri sürmüştür (yeni ileri sürülen şikâyetler için bkz. §§ 19, 20).
30. Başvurucunun kendisine bildirilen eksikliklerigiderirken başvuru formunda öz itibarıyla dile getirmiş olduğuşikâyetleri detaylandırmasının önünde bir engel bulunmamaktadır. Bununlabirlikte somut olayda başvurucunun başvuru formunda öz itibarıyla dahi olsaileri sürmediği şikâyetlerini ancak nihai kararın öğrenilmesinden itibaren otuzgün içinde göndereceği eksikliklerde dile getirmesi mümkün olacaktır. Somutolayda ise başvurucu, nihai kararı 21/3/2017 tarihinde öğrenmesine rağmen9/1/2019 tarihinde Anayasa Mahkemesine gönderdiği bir başvuru formunda-bireysel başvuru yaparken sunduğu başvuru formunda öz itibarıyla dahi olsaileri sürmediği- birçok yeni şikâyet dile getirmiştir. Söz konusu şikâyetlerinnihai kararın öğrenilme tarihi de dikkate alındığında süresinde başvuruya konuedilmediği sonucuna varılmıştır.
31. Aksinin kabulü hâlinde, eksikliğin giderilmesine dairya da ek beyanları içerir dilekçelerle farklı ve bağımsız ihlal iddialarınınher zaman dile getirilmesi mümkün olacaktır. Bu da bireysel başvuru içinöngörülen otuz günlük süre kuralını anlamsız hâle getirecektir (benzer yöndekikarar için bkz. Ümüt Demir, B. No: 2012/1000, 18/9/2014, § 31).
32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının süreaşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. 1. Bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olmasınedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının süre aşımı nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesimağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemektenTAMAMEN MUAF TUTULMASINA 15/12/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.