TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ERDOĞAN İBA BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/16162)
Karar Tarihi: 20/7/2017
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Celal Mümtaz AKINCI
Recai AKYEL
Raportör Yrd.
:
Yusuf Enes KAYA
Başvurucu
:
Erdoğan İBA
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, koşullu salıvermenin geri alınması nedeniyleözgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 13/10/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne kararverilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, (kapatılan) Eyüp 1. Ağır Ceza Mahkemesinin9/10/1998 tarihli kararı ile 9 yıl 2 ay ağır hapis, Bakırköy 4. Ağır CezaMahkemesinin 26/4/2000 tarihli kararı ile 9 yıl 2 ay ağır hapis cezasına mahkûmedilmiştir.
9. (Kapatılan) Eyüp 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/12/2000 tarihlive Müt.2000/720 sayılı kararı ile cezalar 18 yıl 4 ay ağır hapis olarakbirleştirilmiştir.
10. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nunyürürlüğe girmesinin ardından yapılan uyarlama yargılamaları sonucunda verilenek kararlarla(kapatılan) Eyüp 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen ceza 8 yıl 4 ayhapis, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen ceza 8 yıl 4 ay hapis cezasıolarak belirlenmiştir.
11. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/1/2014 tarihli kararıile anılan ilamlarda belirlenen cezalar 16 yıl 8 ay hapis cezası olarakbirleştirilmiştir. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 17/5/2001 tarihli kararı ilebaşvurucunun 29/5/2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere koşullusalıverilmesine karar verilmiş, hak ederek tahliye tarihi 22/11/2013 olarakbelirlenmiştir.
12. (Kapatılan) Eyüp3. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/6/2009tarihli ve E.2006/239, K.2009/1389 sayılı kararı ile başvurucu, denetim süresiiçinde 9/12/2005 tarihinde işlediği ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satınalma veya taşıma veya bulundurma suçundan dolayı 10 ay hapis cezasına mahkûmedilmiştir.
13. Anılan kararın kesinleşmesi üzerine Bakırköy 4. Ağır CezaMahkemesinin 22/1/2014 tarihli kararıyla koşullu salıverilmenin gerialınmasına, sonraki suç tarihi olan 9/12/2005 ile hak ederek tahliye tarihiolunan 22/11/2013 tarihleri arasındaki 2905 günün aynen infazına kararverilmiştir.
14. Bu karara yapılan itiraz, Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin17/9/2014 tarihli ve 2014/874 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bukararın ilgili kısmı şöyledir:
"Hükümlü Erdoğan İBA'nın, şartla tahliyenin geri alınmasına dair kararaitirazını, 4616 sayılı Yasaya göre, şartla tahliye sürecinde işlenen suçun aynıneviden veya daha ağır cezayı gerektiren bir suç işlenmesi gerektiğinibelirterek gerekçelendirdiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin istikrar kazanmış13/02/2013 tarih ve 2012/6226 E - 2013/952 K sayılı ilamında;
'...hükümlünün belirtildiği gibi deneme süresi içerisindebihakkın tahliye tarihi dolmadan kasti bir cürümden hükümlendirildiği,koşullu salıverilmesinin geri alınması hususunda 765 sayılı Türk CezaKanunu'nun 17. maddesiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazıHakkındaki Kanunu'nun 107/12 madde hükümlerinin irdelenmesi gerekmektedir. Heriki eski ve yeni Türk Ceza Kanunu hükümlerinin içerikleri birbirine uygunhükümler içermektedirler. İkinci kasti suçun işlendiği21/06/2002 tarihindeyürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 17. maddesinde;şartla salıverilmiş olan hükümlü, geri kalan süre içerisinde işlediği kasıtlıbir cürümden dolayı şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum olur.... iseşartla salıverilme kararı geri alınır. Bu takdirde suçun işlendiği tarihtensonraki kısım hükümlünün ceza süresine mahsup edilmeyerek aynen çektirilir veşartla salıverilmeye esas teşkil eden hükmün infazıyla ilgili olarak bir dahaşartla salıverilmeden yararlanamaz" hükmünü içermektedir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu'nun107/12,13. maddesindeki düzenlemeye göre "koşullu salıverilen hükümlünündenetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi... halindekoşullu salıverilme kararı geri alınır. Koşullu salıverilme kararının gerialınması halinde hükümlünün, sonraki suçu işlediği tarihten itibaren kalancezasını aynen bihakkın tahliye salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemekkoşulu ile takdir edecek bir sürenin çektirilmesine karar verilir. Koşullusalıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazıyla ilgili birdaha koşullu salıverilme kararı verilmez." biçimindeki düzenlemeyiiçermektedir.
Gerek eskiTürk Ceza Kanunu hükümleri, gerekse yeni Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazıHakkında Kanun hükümleri koşullu salıverilme kararının geri alınması yönündeparalel hükümler içermektedir. Koşullu salıverilme kararının geri alınması içinhükümlünün özgürlüğü bağlayıcı cezayı içeren kasti bir cürümden dolayı bircezaya mahkum olması gerekmektedir. Deneme süresi içeresinde kesinleşmişözgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum edilen hükümlünün iyi halliliğiniyitirdiğini gösteren somut göstergesidir. 08/06/1970 gün ve 9-4 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı üzere "şartla salıverilenhükümlülerin meşruten tahliye tarihi ile bihakkın tahliye edilmeleri icap edenşahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı müstelzim kasıtlı bir cürüm işlemesi halinde TCK'nun 17. maddesi gereğince meşruten tahliye kararınıngeri alınması gerektiği, 2. cürmün 1. cürmün ceza müddeti dolmadan işlenmişolması yeterli olup, cezanın verilip kesinleşmesinin bu süre içerisindegerçekleşmiş olmasının şart bulunmadığı, açıklamak suretiyle 2. suçun denemesüresi içerisinde işlenmesinin yeterli olduğu vurgulanmıştır.' ifadelerininaçıklandığı;
HükümlüErdoğan İBA'nın da, Bakırköy 4. Ağır CezaMahkemesindeki mahkumiyetine konu suçun yağma, şartla tahliyenin geri alınmasınailişkin mahkumiyete konu suçun ise ruhsatsız tabanca bulundurup taşımak suçuolmasını, şartla tahliyenin geri alınması bakımından bir önem arz etmediği;kasıtlı bir suçtan hapis cezası almış olmasının, aynı nev'idenveya daha ağır oluşuna bakılmaksızın, salt şartla tahliyenin geri alınmasıkoşulunu oluşturacağı anlaşıldığından, hükümlünün itirazının reddine dairaşağıdaki şekilde karar verme gereği hasıl olmuştur..."
15. Başvurucu 13/10/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
1. Kanun Metinleri
16. 21/12/2010 tarihli ve 4616 sayılı 23 Nisan 1999 TarihineKadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve CezalarınErtelenmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin ilgili bölümleri şöyledir:
"23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenensuçlar nedeniyle;
...
2. (Yeniden düzenleme: 21/5/2002-4758/1 md.) Müebbet ağır hapis cezasına hükümlü olanların veyaşahsî hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm edilenlerin ya da aldıkları cezaherhangi bir nedenle şahsî hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüştürülenlerin tâbioldukları infaz hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından on yılindirilir. İndirim, verilen her bir ceza için ayrı ayrı değil, toplam cezaüzerinden bir defaya mahsus yapılır. Ancak bir kişinin muhtelif suçlarındandolayı cezaları ayrı ayrı tarihlerde verilmiş olsa bile, bu cezaların toplamıüzerinden yapılacak indirim on yılı geçemez.
Birinci paragraf hükümlerine göre çekmelerigereken toplam cezalarından on yıllık indirim yapıldıktan sonra ceza süresidolmuş olanlar, iyi halli olup olmadıklarına bakılmaksızın ve istemleriolmaksızın derhal; toplam cezaları on yıldan fazla olanlar kalan cezalarınıçektikten sonra şartla salıverilirler.
...
4. (Yeniden düzenleme: 21/5/2002-4758/1 md.) 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanunmaddesinde öngörülen şahsî hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılıgeçmeyen suçlardan dolayı haklarında henüz takibata geçilmemiş veya hazırlıksoruşturmasına girişilmiş olmakla beraber dava açılmamış veya son soruşturmaaşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş veya verilen hükümkesinleşmemiş ise, davanın açılması veya kesin hükme bağlanması ertelenir;varsa tutukluluk halinin kaldırılmasına karar verilir. Bu suçlarla ilgili dosyave deliller, her bir suçun dava zamanaşımı süresinin sonuna kadar muhafazaedilir.
Erteleme konusu suçun dava zamanaşımı süresiiçinde bu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsî hürriyeti bağlayıcı cezayıgerektiren bir suç işlendiğinde, erteleme konusu suçtan dolayı da dava açılırveya daha önce açılmış bulunan davaya devam edilerek hüküm verilir. Bu süre,erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsî hürriyeti bağlayıcıcezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin geçirildiğinde, ertelemeden yararlananhakkında kamu davası açılmaz; açılmış olan davanın ortadan kaldırılmasına kararverilir.
...
5. Ancak;
a) Türk Ceza Kanununun 125 ilâ 157, 161, 162,168, 171, 172, 188, 191, 192, 202, 205, 208, 209, 211 ilâ 214, 216 ilâ 219,240, 243, 264, 298, 301 ilâ 303, 305 inci maddelerinde, 312 ncimaddenin ikinci fıkrasında, 313 üncü maddesinde, 314 üncü maddesinin birincifıkrasında, 339 ilâ 349, 366, 367, 383, 394, 403 ilâ 408, 414 ilâ 418 ve 503ilâ 506 ncı maddelerinde,
...
yer alan suçları işleyenler hakkında bu maddehükümleri uygulanmaz."
17. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Koşullusalıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinin ilgili bölümlerişöyledir:
(1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmekiçin mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.
(2) ... diğer süreli hapis cezalarına mahkûmedilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde,koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.
...
(11) Bir hükümlünün koşullu salıverilmesihakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, hükmüveren mahkemeye; hükümlü başka bir yerde bulunuyorsa o yerde bulunan aynıderecedeki mahkemeye verilir.
Mahkeme, bu raporu uygun bulursa hükümlününkoşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verir. Mahkeme, raporu uygunbulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterir. Bu kararlara karşı itirazyoluna gidilebilir.
(12) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetimsüresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisineyüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesihâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.
(13) Koşullu salıverilme kararının gerialınması hâlinde hükümlünün;
a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibarenkalan cezasının aynen,
...
Ceza infaz kurumunda çektirilmesine kararverilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmüninfazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.
(14) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veiyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
(15) Koşullu salıverilme kararının gerialınmasına;
a) Hükümlü geri kalan süre içinde işlediğikasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilirse, hükmü veren ilkderece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi tarafından,
...
Dosya üzerinden karar verilir. Bu kararlarakarşı itiraz yolu açıktır.
..."
18. 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Şartla salıverilmiş olan hükümlü, gerikalan süre içinde işlediği kasıtlı bir cürümden dolayı şahsi hürriyetibağlayıcı bir cezaya mahkum olur veya mecbur olduğu şartları yerine getirmezise, şartla salıverilme kararı geri alınır. Bu takdirde suçun işlendiğitarihten sonraki kısım hükümlünün ceza süresine mahsup edilmeyerek aynençektirilir ve şartla salıverilmeye esas teşkil eden hükmün infazı ile ilgiliolarak bir daha şartla salıverilmeden yararlanamaz."
2. Yargıtay Kararları
19. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16/3/2010 tarihli ve E.2010/212,K.2010/1559 sayılı ilamının ilgili bölümü şöyledir:
"...
Sinop Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05.12.2001tarihli ... kararıyla 4616 sayılı ... Kanun'un 1/2-7. maddesi gereğince08.12.2001 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verilenhükümlünün, bihakkın tahliye tarihi olan 07/04/2022 tarihinden önce 22.06.2003tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden, hükümlünün koşullu salıverilmekararının geri alınmasına ve 22/06/2003 tarihi ile 07/04/2022 tarihi arasındakisürenin aynen çektirilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde verilenkarara karşı itirazın kübulü yerine reddine dairBakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/08/2009 tarihli ... kararı yasaya aykırı[dır.]"
20. Aynı Dairenin 16/6/2010 tarihli ve E.2010/3288, K.2010/4502sayılı ilamının ilgili bölümü şöyledir:
"...
4616 sayılı Yasanın 4758 sayılı Yasayladeğişik 1. maddesinin 2. bendi uyarınca, tabi oldukları infaz hükümlerine göreçekmeleri gereken toplam cezalarından on yıllık indirim yapıldıktan sonra cezasüresi dolmuş olanların, iyi halli olup olmadıklarına bakılmaksızın, toplamcezaları (içtimalı) on yıldan çok olanlar kalancezalarını çektikten sonra koşullu salıverilirler hükmüne yer vermiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2002tarihli ve 2002/6-42-156 sayılı kararında da açıklandığı gibi, koşullusalıverilmeye esas alınan ilk suçun ve gerekse koşullu salıverilmenin gerialınmasına neden olan ikinci suçun, süre ve diğer koşulları yönünden 4616sayılı Yasanın kapsamında bulunması halinde:
a)Koşullu salıverilme kararının geri alınmasıile aynen infazına karar verilen ilk suçun cezasının tümüyle;
b)Koşullu salıverilme kararının gerialınmasına neden olan ikinci suç için 647 sayılı Yasanın 19 ve ek 2. maddeleriuygulanarak belirlenecek infazı gereken sürenin;
Toplamı üzerinden 4616 sayılı Yasanın 4758sayılı Yasa ile değişik hükümleri uyarınca yapılan on yıllık süreninindirilmesinden sonra kalan sürenin çektirilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamanın ışığında dosya kapsamına göre;hükümlünün durumu değerlendirildiğinden;
... hükümlünün koşullu salıverilmesinin 5275sayılı ...Kanun’un 107. maddesi uyarınca koşullu salıverilmesinin gerialınmasına neden olan; ikinci suçun 19/11/2009 tarihinde işlenmiş olduğundan vesuç tarihi itibariyle 4616 sayılı Yasa kapsamı dışında kaldığından, anılanhükümlünün cezasından toplam 10 yıllık indirim yapılmasına da imkanbulunmamaktadır.
..."
21. Aynı Dairenin 28/2/2013 tarihli ve E.2012/6224, K.2013/1575sayılı ilamının ilgili bölümü şöyledir:
"...
4616 sayılı Yasanın 1. maddesinin 1.fıkrasının 4. bendinin 2 nolu parağrafınıninfaz aşamasında verilen koşullu salıverilme kararının geri alınması ile ilgiliolarak uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Bu hüküm devam eden davalarda verilen'davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi' kararının kaldırılmasınailişkindir. İnfaz aşamasında koşullu salıverilmeden sonra koşullusalıverilmenin geri alınma şartlarını gösteren bir hüküm 4616 sayılı Yasada yeralmamaktadır.
Somut durumda koşullu salıverilmenin gerialınmasının şartlarını gösteren hükümler 765 sayılı TCK.nun17 ve 5275 sayılı CGTİHK.nun 107. maddeleridir. Heriki maddede de koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresi içerisinde hapiscezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi durumunda koşullu salıverilme kararınıngeri alınacağı ve ikinci suçu işlediği tarih ile ilk suç açısından bihakkıntahliye tarihi arasındaki sürenin aynen infaz edileceği belirtilmektedir. Budurum karşısında denetim süresi içerisinde işlenen suçun koşullu salıverilmekararı verilen suç ile aynı cins olması gerekmemektedir. Denetim süresiiçerisinde işlenen ikinci suçun kasıtlı bir suç olması, bu suçun hapis cezasınıgerektiren bir suç olması ve bu suç nedeniyle hapis cezası verilmiş olmasıyeterlidir.
..."
22. Aynı Dairenin 30/9/2013 tarihli ve E.2013/3295, K.2013/5297sayılı ilamının ilgili bölümü şöyledir:
"...
Gerek 22/12/2000 günlü resmi gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 4616 sayılı ... Kanun ile gerekse bu yasanın bazımaddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali üzerine aynı tarihte yenidendüzenlenerek 28 Mayıs 2002 günlü resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren vedaha lehe olan 4758 sayılı ... Kanun'a göre;
...
... düzenlemedeki –aynı cins suç- kavramını765 sayılı TCK. nun da yer alan kabahat ve cürümşeklindeki suç ayrımına göre anlamak gerekir. 01/06/2005 tarihinde yürürlüğegiren 5237 sayılı TCK.nun da kabahat ve cürüm ayırımıkaldırılmış, ağır hapis, hapis ve hafif hapis şeklindeki düzenlemeye sonverilerek, süresi ne olursa olsun tüm hürriyeti bağlayıcı cezalar- hapis-olarak nitelendirilmiştir.
Nitekim Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazıHakkında Kanunun 107/12. maddesinde 'koşulu salıverilen hükümlünün, denetimsüresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi…' şeklindekidüzenlemede konu açıklığa kavuşturulmuştur.
Sonuçta, bihakkın tahliye süresi içindeişlenen ikinci suçun para cezası gerektiren suç dışında hapis cezasınıgerektiren kasıtlı bir suç olması, birinci suçtan dolayı verilen koşulusalıverilme kararının geri alınmasını gerektirecektir.
..."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
23. Mahkemenin 20/7/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
24. 4616 sayılı Kanun uyarınca koşullu salıverilen başvurucu;denetim süresi içinde aynı cinsten ya da daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcıcezayı gerektiren bir suç işlememesine rağmen koşullu salıverilme kararınıngeri alındığını belirterek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının, koşullusalıverilmenin geri alınmasına ilişkin hükümlerin aynı durumdaki diğerhükümlülerin lehine olacak şekilde farklı uygulandığını belirterek eşitlikilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
25. Anayasa'nın 19. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğinesahiptir.
Şekil ve şartları kanunda gösterilen:
Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcıcezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; ... halleri dışındakimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz."
26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukukinitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisitakdir eder (Tahir Canan, B. No:2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda başvurucunun iddialarının özü, koşullusalıvermenin geri alınması kararının hukuki bir dayanağının bulunmadığına,dolayısıyla hukuka aykırı olarak hürriyetinden yoksun bırakıldığına ilişkinolduğundan başvurunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesigerekir.
27. Anayasa'nın 19. maddesinin birinci fıkrasında herkesin kişihürriyeti ve güvenliği hakkına sahip olduğu ilke olarak konulduktan sonraikinci ve üçüncü fıkralarında şekil ve şartları kanunda gösterilmek şartıylakişilerin özgürlüğünden mahrum bırakılabileceği durumlar sınırlı olaraksayılmıştır. Dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının kısıtlanmasıancak Anayasa'nın anılan maddesi kapsamında belirlenen durumlardan herhangibirinin varlığı hâlinde söz konusu olabilir (MuratNarman, B. No: 2012/1137, 2/7/2013, § 42).
28. Kişilerin fiziksel hürriyetlerini güvence altına alanAnayasa'nın 19. maddesinin, kişi hürriyetinin kısıtlanmasına imkân tanıdığıdurumlardan biri de maddenin ikinci fıkrasında "mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenliktedbirlerinin yerine getirilmesi" olarak belirlenmiştir. Bunedenle yargı organlarınca verilecek mahkûmiyet kararları kapsamında hapiscezasının veya güvenlik tedbirlerinin infaz edilmesi kişi hürriyeti vegüvenliği hakkını ihlal etmez (Tahir Canan(2), B. No: 2013/839, 5/11/2014, § 33).
29. Mahkemelerce verilmiş mahkûmiyet kararlarının yerinegetirilmesi nedeniyle ortaya çıkan özgürlükten yoksun bırakma hâlleri,Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrası kapsamına dâhil ise de anılan kural,mahkûmiyet kararının değil tutmanın hukuka uygun olmasını güvence altına almaktadır.Dolayısıyla bu güvence kapsamında kişi hakkında hükmedilen hapis cezasınınyerindeliği veya orantılılığı incelemeye tabi tutulamaz (Günay Okan, B. No: 2013/8114, 17/9/2014, §18).
30. Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen"mahkemelerce verilmiş hürriyetikısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi" ile bağlantılı bir ihlal iddiası sözkonusu ise Anayasa Mahkemesinin görevi kişinin hürriyetten yoksunbırakılmasının kısmen ya da tamamen bu koşullarda gerçekleşip gerçekleşmediğinitespit etmekle sınırlıdır. Bir kimse Anayasa'da yer alan diğer sebepler(yakalama, gözaltı ve tutuklama gibi) dışında ancak "mahkemelerce verilmişhürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerinegetirilmesi" kapsamında hürriyetinden yoksun bırakılabilir. Eğer tutmanınkısmen veya tamamen bu koşulları taşımadığı tespit edilirse bu durumun meşrubir amacının olduğundan veya ölçülü olduğundan söz edilemez, doğrudan kişihürriyeti ve güvenliği hakkı ihlal edilmiş olur.
31. Bir mahkûmiyet kararının infazına ilişkin olarak Anayasa'nın19. maddesi açık bir hüküm içermemektedir. Bununla birlikte Anayasa'nın 19.maddesinin amacı kişileri keyfî bir şekilde hürriyetten yoksun bırakılmayakarşı korumak olup maddede öngörülen istisnai hâllerde kişi hürriyetinegetirilecek sınırlamaların da maddenin amacına uygun olması gerekir (Abdullah Ünal, B. No: 2012/1094, 7/3/2014,§ 38). Bir kimsenin "mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezalarınve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi" kapsamında hürriyetinden yoksun bırakıldığınınsöylenebilmesi için her şeyden önce hürriyeti kısıtlayıcı ceza veya güvenliktedbirinin bir mahkeme tarafından verilmesi gerekir. Nitekim Anayasa Mahkemesi,bir askere üstü tarafından verilen oda hapsi cezasının "yetkili birmahkeme" tarafından verilmediğini belirterek Anayasa'nın 19. maddesininikinci fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiştir (Hasan Baki Gülcan, B. No:2013/760, 12/3/2015, §§ 36-50).İkinci olarak, yerine getirilecek kararın hürriyeti kısıtlayıcı ceza veyagüvenlik tedbirlerine ilişkin olması gerekir. Ceza veya güvenlik tedbiriiçermeyen bir karara dayanılarak bir kimsenin hürriyetinden yoksun bırakılmasımümkün değildir. Son olarak hürriyetten yoksun bırakılmanın mahkemece verilen hürriyetikısıtlayıcı ceza veya güvenlik tedbirinin kapsamını aşmaması gerekir.
32. Bu itibarla hükümlülerin ceza infaz kurumlarında kalacağısüreyi doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen durumların Anayasa'nın 19.maddesinde tanımlanan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamındadeğerlendirilmesi gerektiği Anayasa Mahkemesince kabul edilmiştir (İbrahim Uysal, B. No: 2014/1711,23/7/2014, § 26; Günay Okan,§13). Koşullu salıverme ve koşullu salıvermenin geri alınmasına ilişkin kurallargereği cezaevinde kalınması gereken süre, hürriyeti bağlayıcı cezanın yerinegetirilmesinin kapsamına dâhildir.
33. Mahkeme tarafından verilen bir mahkûmiyet kararınıninfazının sağlanması ve bu bağlamda ceza infaz kurumunda tutulma süresibakımından ceza mahkemesinin kararına uygun hareket edilmesi kişi hürriyeti vegüvenliği hakkının korunması açısından zorunludur. Dolayısıyla hükümlülerinceza infaz kurumunda kalacakları sürenin mahkûmiyet kararına ve ilgili mevzuatauygun olması Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesikapsamında güvence altına alınmıştır (İbrahimUysal, § 32). Bununla birlikte Anayasa'da yer alan hak veözgürlükler ihlal edilmediği sürece derece mahkemelerinin kararlarındakikanunun yorumuna ya da maddi veya hukuki hatalara dair hususlar bireyselbaşvuru incelemesinde ele alınamaz (AbdullahÜnal, § 39). 4616 sayılı Kanun'un koşullu salıvermeye, 5275 sayılıKanun'un koşullu salıvermenin geri alınmasına ilişkin hükümlerinin nasıluygulanacağı ve bu itibarla hukuk kurallarının yorumu ile somut olaylarauygulanması derece mahkemelerinin takdir yetkisi kapsamındadır.
34. Koşullu salıverilme cezanın çektirilmesininkişiselleştirilmesi, başka bir deyişle cezaevindeki tutum ve davranışlarıyla(iyi hâl) topluma uyum sağlayabileceği izlenimini veren hükümlünün şarta bağlıolarak ödüllendirilmesidir. Suçlunun kendisine verilen cezadan daha kısa birsürede uslanması, eyleminden pişmanlık duyması ve bunu iyi davranışıylakanıtlaması durumunda cezaevinde daha fazla kalması gereksiz olabilir. Budurumda koşullu salıverilme, infaz sistemindeki en etkili araçtır. Koşullusalıverilmenin en önemli ögeleri; cezanın belirli bir süre çekilmiş olması,hükümlünün bu süre içinde iyi hâl göstermesi, koşullu salıverildikten sonragözetim altında kalması ve koşullu salıverilmenin gereklerine uyulmamasıdurumunda koşullu salıverilme kararının geri alınabilmesidir (Günay Okan, § 20; AYM, E.2001/4,K.2001/332, 18/7/2001).
35. Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrası, bir hükümlününkoşullu salıvermeden otomatik olarak yararlandırılmasını güvence altınaalmamaktadır. Ancak koşullu salıvermeden yararlanmak için Kanun'da öngörülentüm şartları taşıyan hükümlüler bakımından ilgili yargı organlarının takdiryetkisinin bulunmadığı (belli bir sürenin çekilmiş olduğu) durumlarda koşullusalıverme hükümlerinin uygulanmaması, kişilerin keyfî olarak hürriyetlerindenyoksun bırakılmalarını yasaklayan Anayasa'nın 19. maddesi ile bağdaşmayacaktır(Konuya ilişkin AİHM'in yaklaşımı bakımından bkz. §23).
36. Koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniylekişinin yeniden hapsedilmesi durumunda infazına karar verilen ceza ile öncekimahkûmiyeti arasındaki nedensellik bağının kesilmemiş olması gerekir. Buradakitutma, koşullu olarak salıverilen cezanın infazı kapsamında olmalıdır. Koşullusalıverilme kararının geri alınması kararı, koşullu salıvermeye ilişkin kanundaya da mahkeme kararında belirtilen amaç ile bağlantılı olmayan bir sebebe ya dabununla ilgili olmayan bir değerlendirmeye dayanmamalıdır.
37. Koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin yer aldığı kanunmaddelerine göre koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresinde hapiscezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenenyükümlülüklere hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullusalıverilme kararı geri alınır. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasıhâlinde hükümlünün sonraki suçu işlediği tarihten itibaren hak ederek tahliyetarihine kadar kalan cezasının aynen infazına karar verilir. Koşullusalıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili birdaha koşullu salıverilme kararı verilemez. Buna karşılık hükümlünün denetimsüresini yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirmesi hâlinde ceza infazedilmiş sayılır (Günay Okan, §25).
38. 4616 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca koşullu salıvermekararının verilmesi için hükümlünün iyi hâlli olması şartı aranmamıştır. Bunagöre çekmeleri gereken toplam cezalarından on yıllık indirim yapıldıktan sonraceza süresi dolmuş olanlar, iyi hâlli olup olmadıklarına bakılmaksızın veistemleri olmaksızın derhâl; toplam cezaları on yıldan fazla olanlar, kalancezalarını çektikten sonra şartla salıverilirler. Anılan Kanun'da koşullusalıvermenin geri alınmasına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu bakımdan4616 sayılı Kanun uyarınca koşullu olarak salıverilen hükümlüler hakkında dakoşullu salıvermenin geri alınması müessesinin uygulanması genel hükümleretabidir.
39. Dolayısıyla 4616 sayılı Kanun hükümleri uyarınca koşullusalıverilen hükümlüler yönünden de denetim süresince hapis cezasını gerektirenkasıtlı bir suç işlenmesi hâlinde 765 sayılı mülga Kanun'un 17. maddesininbirinci fıkrası ve/veya 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin (12) numaralıfıkrası uyarınca koşullu salıverme kararı geri alınacaktır. Yargıtayuygulamasında da belirtildiği üzere bu suçun koşullu salıverilen suç ile aynıcins veya daha ağır hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç olupolmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Sonradan denetim süresi içinde işlenensuçun kasıtlı bir suç olması, bu suçun yaptırım olarak da hapis cezasınıgerektirmesi ve hapis cezası verilmiş olması koşullu salıvermenin geri alınmasıiçin yeterlidir (bkz. § 21).
40. Öte yandan Yargıtay; 4616 sayılı Kanun'un devam edendavalarda verilen "davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi"kararının kaldırılmasına ilişkin olarak getirdiği dava zamanaşımı süresi içindeişlenen suçun aynı cins veya daha ağır hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektirenbir suç olması koşulunu, 765 sayılı Kanun'da yer alan kabahat ve cürüm ayrımıolarak anlamak gerektiğine işaret etmektedir. Yargıtay kararında dabelirtildiği üzere 5237 saylı Kanun'da kabahat ve cürüm ayrımı kaldırılmış;ağır hapis, hapis ve hafif hapis şeklindeki düzenlemeye son verilerek süresi neolursa olsun tüm hürriyeti bağlayıcı cezalar "hapis" olaraknitelendirilmiştir (bkz. § 22).
41. Somut olayda muhtelif suçlardan hapis cezasına mahkûm edilenbaşvurucu, anılan cezanın infazı kapsamında 4616 sayılı Kanun hükümleriuygulanarak 17/5/2001 tarihinde koşullu olarak salıverilmiştir. Başvurucunun,hak ederek tahliye tarihinden (22/11/2013) önce denetim süresi içinde 9/12/2005tarihinde kasıtlı bir suç (ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın almaveya taşıma veya bulundurma) işlemesi nedeniyle hakkındaki koşullu salıvermeningeri alınmasına karar verilmiştir.
42. Başvurucunun koşullu olarak salıverildiği tarihte yürürlüktebulunan 765 sayılı mülga Kanun'un 17. maddesinde ve koşullu salıvermenin gerialınması kararına dayanak olan suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulanan 5275sayılı Kanun'un 107. maddesinde, koşullu olarak tahliyesine karar verilenhükümlülerin hak ederek tahliye tarihine kadar hapis cezası gerektiren kasıtlıbir suç işlemeleri hâlinde koşullu salıvermenin geri alınacağı belirtilmiştir(bkz. §§ 17, 18). Diğer yandan başvurucunun mahkûmiyetine konu suçlar yönündenerteleme ve koşullu salıverme hükümlerinin ayrı uygulanması gerektiği yönündekişikâyeti bakımından hem 4616 sayılı Kanun kapsamında bulunan hem de anılanKanun kapsamında olmayan suçlara ilişkin olarak koşullu salıverme ile koşullusalıvermenin geri alınması müesseselerinin nasıl uygulanacağı Yargıtaykararlarıyla ortaya konulmuştur (bkz. §§ 19-22).
43. Buna göre koşullu salıverilme tarihinden sonra denetimsüresi içinde kasıtlı bir suç işleyen başvurucu hakkında koşullu salıvermeningeri alınmasına ve sonraki suçu işlediği tarihten itibaren hak ederek tahliyetarihine kadar kalan cezasının aynen infazına karar verilmesinin kanununöngördüğü şekilde olduğu ve bu uygulamanın koşullu salıvermenin amacına daaykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
44. Açıklanan nedenlerle başvurucunun iddiasına ilişkin olarakbir ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesimağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemektenTAMAMEN MUAF TUTULMASINA 20/7/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.