TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ERGİN DOĞRU BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/18520)
Karar Tarihi: 10/2/2021
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Gökçe GÜLTEKİN YILMAZ
Başvurucu
:
Ergin DOĞRU
Vekili
:
Av. Barış YILDIRIM
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, ceza infaz kurumunda ayakta sayımuygulamasına karşı gelinmesi üzerine darbedilme nedeniyle insan haysiyetiylebağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 4/6/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuştur.
III. OLAY VEOLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu, olay tarihinde Elazığ 2 No.lu YüksekGüvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlü olarak tekkişilik odada tutulmaktadır.
10. İnfaz Kurumunda 16/2/2018 tarihinde gerçekleştirilensayım sırasında aralarında başvurucunun da olduğu yüzden fazla tutuklu vehükümlü slogan atarak kapılara vurdukları, sayıma kalkmadan, bulunduklarıalanda durmakta direndikleri ve sayım yapılmasına engel olmaya çalıştıklarıgerekçesiyle infaz koruma memurları tarafından uyarılmıştır.
11. İnfaz koruma memurlarının uyarılarını dikkate almayantutuklu ve hükümlüler hakkında zor kullanılarak tutuklu ve hükümlülerin sayımvaziyeti almaları sağlanmış ve sayım tamamlanmıştır.
12. Yaşanan bu olay üzerine İnfaz Kurumu Disiplin KuruluBaşkanlığı tarafından sayım işlemi esaslarına uymayan tutuklu ve hükümlülerhakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır.
13. Başvurucu hakkında yürütülen disiplin soruşturmasısonucunda başvurucunun "kurumda korku, kaygı veya panik yaratabilecekbiçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak" fiillerinden dolayı ikiay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma disiplin cezası ile cezalandırılmasınakarar verilmiştir.
14. Başvurucu, ayakta sayım yapıldığı sırada görevliinfaz koruma memurları tarafından darbedildiğini iddia etmiş ve Kurum revirindemuayene olmak istediğini İnfaz Kurumuna bildirmiştir. İnfaz Kurumunda hekimin21/2/2018 tarihinde görevli olması nedeniyle başvurucu hakkında bu tarihte darpve cebir raporu düzenlenmiştir. Rapordaki tespitler şöyledir:
"- Şuur açık koopere oryante
- Fiziki muayene bulguları doğal.
- Sağ göz orbital alanda ekimoz hafif,ödem yok."
15. Başvurucu vekili, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınahitaben yazdığı 27/2/2018 tarihli dilekçe ile başvurucunun tek kişilik odadatutulmakta iken 16/2/2018 tarihinde ayakta sayım uygulamasına tabi tutulmakistendiğini, zaten tek kişi olması nedeniyle buna gerek olmadığını belirtmesiüzerine odanın demir kapısına fırlatıldığını, gözünden ve burnundanyaralandığını, 18/2/2018 tarihinde infaz koruma memurlarının ayakta sayımyapmak amacıyla tekrar başvurucunun odasına geldiklerini ve bu kez sırtınavurarak müvekkilini darbettiklerini, ikinci darp eylemi gerçekleştikten üç günsonra müvekkilinin revire gidebildiğini ileri sürmüştür.
16. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülensoruşturmada başvurucu hakkında darp ve cebir raporu aldırılmış, olaya ilişkingüvenlik kamera kayıtları temin edilmiş ve şikâyete konu hususlara ilişkinolarak İnfaz Kurumundan bilgi istenmiştir.
17. İnfaz Kurumundan Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınagönderilen cevap yazısında Bakanlık Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğütarafından gönderilen 7/2/2018 tarihli yazıda personele yönelik saldırı, rehinalma gibi eylemlerin önlenmesi amacıyla sayımların odanın alt katında tümtutuklu/hükümlüler belirli bir nizamda, ayakta görülecek şekilde alınmasıhususundan bahsedildiği, bu doğrultuda ayakta sayım yapılacağının tutuklu vehükümlülere bildirildiği ve sayım almaya başlandığı ifade edilmiştir. Ayrıcailgili yazıda, sayım vermek istemeyen tutuklu ve hükümlülerin idareninuygulamasına karşı gelerek toplu olarak eylem yaptıkları, slogan atarak İnfazKurumunun düzenine karşı geldikleri belirtilmiş; bu nedenle haklarında disiplinsoruşturması başlatıldığı bildirilmiştir.
18. İnfaz Kurumu yazısında ayrıca 6/4/2006 tarihli ve26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ileCeza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) 22. maddesinin(8) numaralı fıkrasında yer alan "İnfaz ve koruma başmemuru ile infazve koruma memuru, kurumun güvenliğini bozan firara teşebbüs, isyan, rehin alma,saldırı, yasaya veya düzenlemelere dayalı bir emre karşı aktif veya pasiffiziki direnme gibi olaylar ile 5237 sayılı Kanunun 25 inci maddesindeki meşrusavunma ve zorunluluk hâli ortaya çıktığında kurum en üst amirinin izni ile zorkullanabilir. Acil hâllerde tehlikenin ortadan kaldırılması amacıyla izinalınmaksızın da zor kullanılabilir. Durumu derhâl en üst amire iletir. Zorkullanan personel gerekenden fazla kuvvet kullanamaz." şeklindekidüzenleme kapsamında orantılı güç kullanılarak sayım düzeni aldırılmayaçalışıldığı, bu sırada darbedildiğini iddia edenler hakkında darp ve cebirraporu aldırıldığı, alınan raporlarda herhangi bir darp ve işkencenin sözkonusu olmadığının ifade edildiği belirtilmiş; ayakta sayım vermek istemeyentutuklu ve hükümlülerin el kamerası ile kayıt altına alındığı bildirilmiştir.
19. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılansoruşturmada İnfaz Kurumunun kamera kaydı görüntüleri dosyaya getirtilmiş vegörüntülerin çözümü yaptırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporunda görüntülerinhareketli vaka kamerasına ait olduğu, ses kaydının yapıldığı, tarih/zamanaralığının görülmediği ifade edilmiş; "personelin mevcut görüntülerdeherhangi bir darp/kötü muamele/onur kırıcı hareket olayının TESPİT EDİLEMEDİĞİ,İzlenen 94 adet mov. formatında toplamda 31 dakika 43 saniye uzunluğundakigörüntülerde de söylem olarak görevli personelin veya tutuklu/hükümlü şahıslarınherhangi bir tehdit/hakaret/slogan/küfür vb. eyleminin TESPİTEDİLEMEDİĞİ..." belirtilmiştir.
20. Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafındandüzenlenen 15/3/2018 tarihli Genel Adli Muayene Formu'nda, yeni oluşmuş darp vecebir izine rastlanmadığı belirtilmiştir.
21. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3/4/2018tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir. Kararıngerekçesi şöyledir:
"Elazığ Eğitim ve AraştırmaHastanesi Adli Tabiplik Birimi tarafından düzenlenen 15/03/2018 tarihli geneladli muayene formunda müşteki Ergin Doğru'da tramvatik lezyona rastlanmadığıgörülmüş olup;
Olaya ilişkin kamera görüntülülerininincelenmek üzere bilirkişiye teslim edildiği düzenlenen bilirkişi raporundagörevli personel tarafından mevcut görüntülerde herhangi bir darp/kötümuamele/onur kırıcı hareket olayının mümkün olmadığı bilirkişi raporundananlaşılmakla;
Açıklanan nedenlerle;
Müşteki vekili iddialarının soyut iddianiteliğinde kaldığı, cezaevi görevlilerinin herhangi bir görevini kötüyekullanma suçunu işlemediği anlaşılmakla,
Elazığ 2 nolu Yüksek güvenlikli KapalıCeza infaz Kurumu görevlileri hakkında KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YEROLMADIĞINA..."
22. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılanitiraz, Elazığ 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26/4/2018 tarihli kararıylareddedilmiştir. Anılan karar başvurucuya 3/5/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.
23. Başvurucu 4/6/2018 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİHUKUK
24. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun"Kasten yaralama" kenar başlıklı 86. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"(1) Kasten başkasının vücuduna acıveren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi,bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 - 5328S.K./4.mad) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbimüdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikayetiüzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
(3) Kasten yaralama suçunun;
...
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğunüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
...
İşlenmesi hâlinde, şikayet aranmaksızın,verilecek ceza yarı oranında artırılır."
25. 5237 sayılı Kanun'un "Zor kullanmayetkisine ilişkin sınırın aşılması" kenar başlıklı 256. maddesişöyledir:
"Zor kullanma yetkisine sahip kamugörevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiğiölçünün dışında kuvvet kullanması hâlinde, kasten yaralama suçuna ilişkinhükümler uygulanır."
26. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu'nun "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyetsavcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
"(1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veyabaşka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğreniröğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işingerçeğini araştırmaya başlar."
27. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Kurumların iç güvenliği"kenar başlıklı 33. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"(1) Kurumların iç güvenliği,Adalet Bakanlığına bağlı infaz ve koruma görevlileri tarafındansağlanır..."
28. Tüzük'ün 22. maddesinin (8) numaralı fıkrasışöyledir:
"(8) İnfaz ve koruma başmemuru ileinfaz ve koruma memuru, kurumun güvenliğini bozan firara teşebbüs, isyan, rehinalma, saldırı, yasaya veya düzenlemelere dayalı bir emre karşı aktif veya pasiffiziki direnme gibi olaylar ile 5237 sayılı Kanunun 25 inci maddesindeki meşrusavunma ve zorunluluk hâli ortaya çıktığında kurum en üst amirinin izni ile zorkullanabilir. Acil hâllerde tehlikenin ortadan kaldırılması amacıyla izinalınmaksızın da zor kullanılabilir. Durumu derhâl en üst amire iletir. Zorkullanan personel gerekenden fazla kuvvet kullanamaz."
V. İNCELEME VEGEREKÇE
29. Mahkemenin 10/2/2021 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları ve Bakanlık Görüşü
30. Başvurucu; tek kişilik odada tutulduğu İnfazKurumunda 16/2/2018 tarihinde ayakta sayım uygulamasına tabi tutulmakistendiğini, bu uygulamaya karşı geldiğinde infaz koruma memurları tarafındandemir kapıya fırlatıldığını, vücudunun birçok yeri yaralanacak şekildedarbedildiğini,aynı gün revire gitmek istediğini ancak talebinin dikkate alınmadığını, buolaydan yaklaşık beş gün sonra revire gidebildiğini, ilk darp eyleminden ikigün sonra 18/2/2018 tarihinde infaz koruma memurlarının tekrar odasınageldiklerini, ayakta sayım alınacağı gerekçesiyle sırtına tekme attıklarını,göz çevresindeki morarma bulgularının sağlık raporuyla tespit edildiğinibelirterek kötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
31. Bakanlık görüşünde, başvurucunun tutulduğu İnfazKurumunda yapılmak istenen ayakta sayım işlemine karşı slogan atıp kapılaravurarak mukavemet gösterdiği, infaz koruma memurlarının ise sayım işleminigerçekleştirmek adına başvurucunun direncini kıracak şekilde orantılı kuvvetkullandığı ifade edilmiş; başvurucunun Ceza İnfaz Kurumunun asayişi vegüvenliği ile Ceza İnfaz Kurumu idaresinin otoritesi açısından yakın tehlikeoluşturduğu, bu disiplinsiz davranışı nedeniyle yasal mevzuat gereği İnfazKurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından hakkında yürütülen disiplinsoruşturması neticesinde başvurucuya iki ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakmadisiplin cezası verildiği belirtilmiştir. 21/2/2018 tarihinde Ceza İnfaz Kurumureviri tarafından düzenlenen sağlık raporundaki "Sağ göz orbital alandaekimoz hafif, ödem yok." tespitinin sayım işlemini gerçekleştirmekadına başvurucunun ve yüzden fazla hükümlü ve tutuklunun direncini kıracakşekilde orantılı kuvvet kullanılması ile orantılı olduğu değerlendirilmiştir.
32. Bakanlık görüşünde ayrıca 27/2/2018 tarihli şikâyetdilekçesinin Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına ulaşması üzerine gereklisoruşturma işlemlerine başlandığı, Cumhuriyet savcısının başvurucunun kötümuameleye maruz kaldığına ilişkin iddiasının gerçekliğini tespit için 14/3/2018tarihinde İnfaz Kurumuna yazılı talimatlarını ilettiği, bu doğrultuda 15/3/2018tarihinde Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesinde başvurucunun muayenesiningerçekleştirildiği, alınan raporda herhangi bir yeni oluşmuş darp ve cebirizinin saptanmadığının ifade edildiği belirtilmiştir. Ayrıca Cumhuriyetsavcısının başvurucunun kamera kayıtlarının incelenmesi talebini de dikkatealıp soruşturmaya katılımını sağlayarak talepleri doğrultusunda sayım işlemiyapıldığı sırada kayıt altına alınan kamera görüntülerini temin ettiği, alınanbilirkişi raporunda infaz koruma memurlarının başvurucuya karşı herhangi birdarp ve kötü muamele teşkil eden eylemleri ile herhangi bir tehdit ve hakaretiçerikli konuşmanın tespit edilemediğini belirttiği, soruşturmanın iki aylıkkısa bir süre içinde tamamlandığı, bu çerçevede kötü muamele yasağına ilişkinusul yükümlülüğün ihlal edilmediğine karar verilmesi gerektiği kanaatindeolduğu bildirilmiştir.
33. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında bireyselbaşvuru formunda ileri sürdüğü iddialarını tekrarlamış; ayrıca Bakanlıkgörüşünde belirtilen kamera görüntülerini izlemediğini, slogan atma eylemindenönce darbedildiğini, olaya ilişkin etkili soruşturma yürütülmediğini ilerisürmüştür.
B. Değerlendirme
34. Anayasa’nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddî vemanevî varlığı" kenar başlıklı 17. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
"Kimseye işkence ve eziyetyapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabitutulamaz.”
35. Anayasa’nın "Devletin temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesi şöyledir:
“Devletin temel amaç ve görevleri, …Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devletive adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi içingerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
36. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucunun iddialarının kötü (insan haysiyetiyle bağdaşmayan) muameleyasağı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
37. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğineilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. EsasYönünden
a. İnsanHaysiyetiyle Bağdaşmayan Muamele Yasağının Maddi Boyutunun İhlal Edildiğineİlişkin İddia
i. Genelİlkeler
38. Herkesin maddi ve manevi varlığını koruma vegeliştirme hakkı Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılanmaddenin birinci fıkrasında insan onurunun korunması amaçlanmış; üçüncüfıkrasında da kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insanhaysiyetiyle bağdaşmayan ceza veya muameleye tabi tutulamayacağıhüküm altına alınmıştır (Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293,17/7/2014, § 80).
39. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma vegeliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin buhakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenşekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarınıgerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı göstermeyükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve diğerleri,§ 81).
40. Bununla birlikte her kötü muamele iddiasınınAnayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının getirdiği korumadan ve Anayasa'nın5. maddesiyle birlikte devlete yüklediği pozitif yükümlülüklerden yararlanmasıbeklenemez. Bu bağlamda kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerledesteklenmelidir. İddia edilen olayların gerçekliğinin tespit edilebilmesi içinsoyut iddiaya dayanan şüphe ötesinde makul kanıtların varlığı gerekir. Bukapsamdaki bir kanıt yeterince ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksiispat edilmemiş birtakım karinelerden oluşabilir. Bu bağlamda kanıtlardeğerlendirilirken ilgililerin süreçteki tutumları da dikkate alınmalıdır (CezmiDemir ve diğerleri, § 95).
41. Aynı şekilde bir muamelenin Anayasa’nın 17.maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında olabilmesi için asgari bir ağırlıkderecesine ulaşmış olması gerekir. Bu asgari eşik, göreceli olup her olayınsomut koşulları dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Bu kapsamda muameleninsüresi, bedensel ve ruhsal etkileri ile mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlıkdurumu gibi faktörler önem taşır. Ayrıca muamelenin ardındaki saik ve amaçdikkate alınmalıdır. Muamelenin heyecanın yükseldiği ve duygu yoğunluğununolduğu bir anda meydana gelip gelmediği de gözönünde bulundurulmalıdır (CezmiDemir ve diğerleri, § 83).
42. Tutuklu ve hükümlüler ceza infaz kurumu yönetimininsorumluluk ve kontrolüne tabidir. Özgürlüklerinden yoksun olan bu kişilerinkötü muameleye maruz kaldıklarını iddia etmeleri durumunda vücutlarında bir yaralanmatespit edilmişse söz konusu yaralanmanın nasıl oluştuğu konusunda makul biraçıklama getirme yükümlülüğü devlete aittir. Özellikle iddiaların doktorraporlarıyla desteklendiği hâllerde kötü muamele yasağının ihlali bakımındanaçık sorunlar ortaya çıkabilir (Serdar Avci, B. No: 2015/19474,9/1/2020, § 56; Cengiz Kahraman ve Kenan Özyürek, B. No: 2013/8137,20/4/2016, § 95; S.D. B. No: 2013/3017, 16/12/2015, §§ 89-91).
43. Anayasa'nın 17. maddesi ceza infaz kurumundagüvenliği sağlamak, düzeni korumak ve suç işlenmesini önlemek için güçkullanımını yasaklamamaktadır. Ancak bu kapsamda sınırları belli bazıdurumlarda, mevzuata uygun olarak ve sadece kaçınılmaz hâllerde aşırı olmamasıkoşuluyla güvenlik güçleri tarafından fiziksel güce başvurulmasının kötümuamele olmadığı kabul edilmektedir. Ayrıca kişinin kendi davranışından veyatutumundan dolayı fiziksel güce başvurmak kesinlikle zorunlu hâle gelmedikçe buneviden fiiller prensip olarak kötü muamele yasağını ihlal edecektir (AliRıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 81, 82).
ii. İlkelerinOlaya Uygulanması
44. Başvurucu; tek kişilik odada tutulmakta iken ayaktasayım uygulamasına tabi tutulmak istendiğini, odada başka kimse olmamasınedeniyle ayakta sayım vermek istemediğini, bunun üzerine infaz korumamemurları tarafından demir kapıya fırlatıldığını, vücudunun birçok yerindenyaralanacak şekilde darbedildiğini, ilk darp eyleminden iki gün sonra infazkoruma memurlarının tekrar odasına geldiklerini, ayakta sayım alınacağı gerekçesiylesırtına tekme attıklarını ifade etmiştir.
45. İnfaz Kurumu Hekimliğinin 21/2/2018 tarihli raporundabaşvurucunun sağ göz orbital alanda hafif ekimoz olduğu tespit edilmiştir.
46. Başvurucu, infaz görevlilerinin ayakta sayımyapmasına direndiğini ve bu nedenle zor kullanıldığını kabul etmiştir. Diğertaraftan İnfaz Kurumunun ilgili yazısından, slogan atıp kışkırtıcı davranışlarıolması nedeniyle başvurucu üzerinde zor kullanarak sayım işleminingerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. İnfaz Kurumu tarafından Savcılığagönderilen yazıda her ne kadar yaşanan bu olay nedeniyle darp ve cebire maruzkaldığını iddia edenler hakkında sağlık raporu alındığı ve alınan raporlardadarp ve cebir izine rastlanmadığı belirtilmişse de başvurucu hakkında 21/2/2018tarihinde düzenlenen raporun aksini ortaya koyan, olay tarihine ait herhangibir rapor sunulmamıştır.
47. Başvurucunun İnfaz Kurumunda tutulmakta iken meydanagelen yaralanmasının -doktor raporuyla belirlenen- ne suretle ortaya çıktığınıaçıklama yükümlülüğü kamu makamlarına aittir. Buna karşılık başvurucu hakkındayürütülen ceza soruşturmasında bu yaralanmaya ilişkin herhangi bir açıklama,değerlendirme, belge veya beyan bulunmamaktadır.
48. Başvurucunun infaz koruma memurlarına karşı direndiğibelirtilmiş ancak başvurucunun fiilleri tam olarak ortaya konulamamıştır. Bunedenle zor kullanma yetkisinin orantılı kullanılıp kullanılmadığı konusundabir tespitte bulunmak mümkün değildir. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesibaşvurucunun sağ gözündeki hafif ekimoz şeklindeki yaralanma nedeniyle kötümuamele yasağının ihlali için aranan asgari ağırlık eşiğinin aşıldığı kanaatinevarmıştır.
49. Başvurucunun yaralanmasının niteliği dikkatealındığında eylemin insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele olarak tanımlanmasımümkündür.
50. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesindegüvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddiboyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
b. İnsanHaysiyetiyle Bağdaşmayan Muamele Yasağının Usul Boyutunun İhlal Edildiğineİlişkin İddia
i. Genelİlkeler
51. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını korumahakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüğünün usule ilişkin bir boyutubulunmaktadır. Bu usul yükümlülüğü çerçevesinde devlet, her türlü fiziksel veruhsal saldırı olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsacezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmî bir soruşturma yürütmekdurumundadır. Bu tarz bir soruşturmanın temel amacı, söz konusu saldırılarıönleyen hukukun etkin bir şekilde uygulanmasını güvenceye almak ve karıştıklarıolaylarda kamu görevlilerinin ya da kurumlarının kendi sorumlulukları altındameydana gelen olaylar için hesap vermelerini sağlamaktır (Cezmi Demir vediğerleri, § 110).
52. Buna göre bireyin bir devlet görevlisi tarafındanhukuka aykırı olarak ve Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde birmuameleye tabi tutulduğuna ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunmasıhâlinde -Anayasa’nın 17. maddesi “Devletin temel amaç ve görevleri”kenar başlıklı 5. maddesindeki genel yükümlülükle birlikte yorumlandığında-etkili resmî bir soruşturmanın yapılmasını gerektirmektedir. Bu soruşturma,sorumluların belirlenmesini ve cezalandırılmasını sağlamaya elverişli olmalıdır(Tahir Canan, § 25).
53. Soruşturmanın etkili ve yeterli olduğundan sözedilebilmesi için soruşturma makamlarının resen harekete geçerek olayıaydınlatabilecek ve sorumluların tespitine yarayabilecek bütün delilleritoplamaları gerekir. Dolayısıyla kötü muamele iddialarının gerektirdiğisoruşturma bağımsız bir şekilde hızlı ve derinlikli yürütülmelidir. Diğer birifadeyle yetkililer, olay ve olguları ciddiyetle öğrenmeye çalışmalı;soruşturmayı sonlandırmak ya da kararlarını temellendirmek için çabuk vetemelden yoksun sonuçlara dayanmamalıdır (Cezmi Demir ve diğerleri, §114). Bu bağlamda soruşturmanın derhâl başlaması, bağımsız biçimde, kamudenetimine tabi olarak, özenli ve süratli yürütülmesi ve bir bütün olaraketkili olması gerekir (Cezmi Demir ve diğerleri, § 116).
54. Yürütülecek ceza soruşturmalarının amacı, kişininmaddi ve manevi varlığını koruyan mevzuat hükümlerinin etkili bir şekildeuygulanmasını ve sorumluların hesap vermelerini sağlamaktır. Bu, bir sonuçyükümlülüğü değil uygun araçların kullanılması yükümlülüğüdür. Diğer taraftanburada yer verilen değerlendirmeler hiçbir şekilde Anayasa’nın 17. maddesininbaşvuruculara üçüncü tarafları adli bir suç nedeniyle yargılatma, cezalandırmahakkı veya tüm yargılamaları mahkûmiyetle ya da belirli bir ceza kararıylasonuçlandırma ödevi yüklediği anlamına gelmemektedir (Cezmi Demir vediğerleri, § 77).
ii. İlkelerinOlaya Uygulanması
55. Anayasa Mahkemesi, insan haysiyetiyle bağdaşmayanmuamele yasağının maddi boyutunun ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Bir başkaifadeyle başvurucunun İnfaz Kurumu görevlileri tarafından hukuka aykırı olarakve Anayasa'nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutulduğunailişkin savunulabilir bir iddiasının bulunduğu kanaatine varmıştır. Bu durumdasorumluların belirlenmesini ve cezalandırılmasını sağlamaya elverişli ve etkiliresmî bir soruşturma yapılması gerekmektedir.
56. Başvurucunun ceza soruşturması sırasında olaylarlailgili bilgi sahibi olduklarını iddia ettiği Ceza İnfaz Kurumunda kalan bazıtutuklu ve hükümlülerin tanık olarak dinlenmesini talep ettiği ancak soruşturmakapsamında bu kişilerin ifadelerine başvurulmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıcasoruşturmayı yürüten Savcılık tarafından hiçbir şüphelinin ifadesialınmamıştır.
57. Ceza soruşturması kapsamında başvurucunun doktorasevk edilerek adli muayenesi yaptırılmışsa da olaydan yaklaşık bir ay sonra15/3/2018 tarihinde düzenlenen raporun dosyaya alınmasıyla yetinilmiş, İnfazKurumu hekimi tarafından düzenlenen 21/2/2018 tarihli rapor ise dikkatealınmamıştır. Dolayısıyla 18/2/2018 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen kötümuamele iddiasını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesinisağlayabilecek özenli bir soruşturma yürütüldüğünü söylenmek mümküngözükmemektedir.
58. Öte yandan bilirkişi tarafından incelenen, tarih ilesaat bilgisi bulunmayan kamera görüntülerinde ne başvurucuya karşı bir zorkullanma eylemi ne de başvurucunun direnmesi gibi bir eylem tespitedilebilmiştir. Dolayısıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda dikkatealınan bu görüntülerin başvurucunun ayakta sayım uygulamasına direndiğineilişkin beyanı ve İnfaz Kurumunun ayakta sayım uygulamasına direnenler üzerindezor kullandığına ilişkin kabulü ile çeliştiği gözlemlenmektedir.
59. Belirtilen bu tespitler ışığında maddi gerçeğinortaya çıkarılması için gerekli delillerin toplanması ve değerlendirilmesikonusunda Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada, Anayasa'nın 17.maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağıaçısından gerekli özenin gösterildiği söylenemeyecektir.
60. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesininüçüncü fıkrasında güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muameleyasağının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
61. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi halinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir...
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hallerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir."
62. Başvurucu, ileri sürdüğü hak ihlallerinin tespiti veyeniden soruşturma yapılmasına karar verilmesi ile 20.000 TL manevi tazminattalebinde bulunmuştur.
63. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararındaihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genelilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer birkararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesininsonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibiilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (AligülAlkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).
64. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).
65. Başvurucunun Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncüfıkrasında güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muameleyasağının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla ihlalin ElazığCumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararındankaynaklandığı anlaşılmıştır.
66. Bu durumda insan haysiyetiyle bağdaşmayan muameleyasağının usule ilişkin boyutunun ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yenisoruşturma ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş, yeniden soruşturmayapılarak Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlalkararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Busebeple kararın bir örneğinin yeniden soruşturma yapılmak üzere ElazığCumhuriyet Başsavcılığına (Soruşturma No: 2018/4575) gönderilmesine kararverilmesi gerekmektedir.
67. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesininbaşvurucunun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağıaçıktır. Dolayısıyla eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin bütünsonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için insan haysiyetiyle bağdaşmayanmuamele yasağının maddi ve usul boyutunun ihlali nedeniyle yalnızca ihlaltespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında taleple bağlıkalınarak başvurucuya net 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
68. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderininbaşvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlaledildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvencealtına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi ve usulboyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin insan haysiyetiyle bağdaşmayanmuamele yasağının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yenidensoruşturma yapılmak üzere Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucuya net 20.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,
E. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 10/2/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.