TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ERKAN BALKAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/12098)
Karar Tarihi: 22/6/2015
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör Yrd.
:
Derya ATAKUL
Başvurucu
:
Erkan BALKAN
Vekili
:
Av. Kutsal HADİOĞLU
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, "uyuşturucumadde ticareti yapmak" suçundan yargılandığı davanın halendevam ettiğini ve yargılamanınmakul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüş ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 15/7/2014 tarihindeİstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yöndenyapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumununbulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 19/12/2014tarihinde, başvurunun, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafındanyapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 18/3/2015tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir.
5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği,görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 30/3/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin öncekikararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüşsunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetleşöyledir:
7. Başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK. 250. maddesi ile yetkili) yürütülen soruşturmakapsamında 4/2/2008 tarihinde gözaltına alınmış,İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK. 250. maddesi ile görevli) 8/2/2008 tarihli ve 2008/30 Sorgu sayılı kararı iletutuklanmıştır.
8. Başvurucu ve diğer altı şüpheli hakkında, İstanbulCumhuriyet Başsavcılığının (CMK. 250. maddesi ileyetkili) 14/2/2008 tarihli ve E.2008/169 sayılıiddianamesi ile "örgüt faaliyetiçerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçunuişledikleri iddiasıyla kamu davası açılmış, dava, İstanbul 10. Ağır CezaMahkemesinin (CMK. 250. maddesi ile görevli) E.2008/46sayılı dosyasına kaydedilmiştir.
9. Başvurucu dışındaki bir şüpheli hakkında, İstanbulCumhuriyet Başsavcılığının (CMK. 250. maddesi ileyetkili) 9/12/2009 tarihli ve E.2009/1172 sayılıiddianamesi ile "örgüt faaliyetiçerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçunu işlediğiiddiasıyla kamu davası açılmış, dava, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK.250. maddesi ile görevli) E.2009/272 sayılı dosyasınakaydedilmiştir.
10. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 21/1/2010tarihli ve E.2009/272, K.2010/62 sayılı kararı ile E.2009/272 sayılı davadosyasının, E.2008/46 sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanınE.2008/46 sayılı dava dosyası üzerinden devam etmesine karar vermiştir.
11. Mahkeme, 17/2/2011 tarihliduruşmada başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.
12. Mahkeme, 24/4/2012 tarihli veE.2008/46, K.2012/61 sayılı kararı ile başvurucunun, "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak" suçundanberaatine, "uyuşturucumadde ticareti yapmak" suçundan 7 yıl 6 ay hapis ve 18.750,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
13. Karar başvurucu tarafından temyiz edilmiş olup temyizincelemesi devam etmektedir.
14. Başvurucu, 15/7/2014 tarihindebireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
15. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk CezaKanunu’nun 188. maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları, 220. maddesinin (2)numaralı fıkrası; 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun223. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (e) bendi.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
16. Mahkemenin 22/6/2015 tarihindeyapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 15/7/2014 tarih ve 2014/12098 numaralıbireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
17. Başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülensoruşturma kapsamında 4/2/2008 tarihinde gözaltınaalınarak 8/2/2008 tarihinde tutuklandığını, 17/2/2011 tarihinde tahliyeedildiğini, ancak "uyuşturucu maddeticareti yapmak" suçundan hakkında açılan kamu davasının halendevam ettiğini ve yargılamanınmakul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
18. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkçadayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
19. Başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 4/2/2008 tarihinde gözaltına alınmasıyla başlayan yargılamasürecinin halen devam ettiğini ve yargılamanın makul süredesonuçlandırılamadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
20. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurununkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somutgörünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilenadil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36.maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lâfzîiçeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamınadâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yervermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede yargılanmahakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkınınkapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan süratlesonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanmahakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B.No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).
21. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunundavanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, birdavanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulmasıgereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§41–45).
22. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarıncakişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul süredekarara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, cezakanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukununkuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızınkendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625, 9/1/2014, § 31). Başvuru konusu olayda, başvurucu hakkında, "örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu maddeticareti yapmak" suçunu işlediği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu hakkındaisnat olunan suç, 5237 sayılı Kanun’un 188. maddesinin (3), (4) ve (5) numaralıfıkraları ile 220. maddesinin (2) ve (4) numaralı fıkralarında hapis ve adlipara cezasını gerektirir şekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevede başvurucuhakkındaki suç isnadına dayalı yargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvencekapsamına girdiği konusunda kuşku bulunmamaktadır (B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 32).
23. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olupolmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediğiiddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olaraketkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takım tedbirlerin uygulanması anı ya dakamu davasının açıldığı tarihtir. Somut başvuru açısından bu tarih, İstanbulCumhuriyet Başsavcılığınca başvurucunun gözaltına alındığı 4/2/2008tarihidir. Ceza yargılamasında sürenin sona erdiği tarih, suç isnadının nihaiolarak karara bağlandığı, yargılaması devam eden davalar yönünden ise AnayasaMahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili kararını verdiği tarihtir (B. No:2013/695, 9/1/2014, § 35).
24. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 4/2/2008 tarihinde gözaltına alınarak 8/2/2008 tarihindetutuklanan başvurucu ile diğer altı şüpheli hakkında, İstanbul CumhuriyetBaşsavcılığının 14/2/2008 tarihli iddianamesi ile "örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticaretiyapmak" suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı,davanın, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2008/46 sayılı dosyasınakaydedildiği tespit edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılamada, 17/2/2011 tarihli duruşmada başvurucunun tahliyesine kararverildiği, başvurucu ve diğer sanıkların savunmalarının alındığı, Adli TıpKurumu raporları, arama ve el koyma tutanakları ile telefon tapekayıtlarının incelendiği belirlenmiştir. Mahkemece, 24/4/2012tarihli karar ile başvurucunun, "suçişlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak" suçundan beraatine, "uyuşturucumadde ticareti yapmak" suçundan 7 yıl 6 ay hapis ve 18.750,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, başvurucutarafından temyiz edilen hükmün temyiz incelemesinin halen devam ettiğianlaşılmıştır.
25. 5271 sayılı Kanun’un öngördüğü yargılama usullerine tabimahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündekiiddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesitarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlarverilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B.No: 2013/695, 9/1/2014, §§ 24-40).
26. Başvuruya konu davanın mahiyetinedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanınkarmaşık olduğunu ortaya koymakla birlikte, davaya bütün olarak bakıldığında,somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yönbulunmadığı ve söz konusu yedi yılı aşkın süredir devam eden yargılamasürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.
27. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
28. Başvurucu, yargılama makulsürede sonuçlandırılamadığı için 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinitalep etmiştir.
29. 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin(2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
30. Başvurucunun tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin yedi yılı aşkın süredir devam eden yargılama süresi nazaraalındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlaltespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net5.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
31. Başvurucu tarafından yapılanve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
32. Başvuruya konu yargılamanınyedi yılı aşkın süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanmahakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olanbir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğüzararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısasürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın birörneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun;
1. Yargılamanın makul süredesonuçlandırılamadığı yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Anayasa’nın36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLALEDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya net 5.000,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğertaleplerinin REDDİNE,
C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
E. Kararın bir örneğinin Yargıtayagönderilmesine,
22/6/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLEkarar verildi.