TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
EROL KESGİN BAŞVURUSU (2)
(Başvuru Numarası: 2016/1550)
Karar Tarihi: 25/9/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
M.Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
:
Özgür DUMAN
Başvurucu
:
Erol KESGİN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru yönetim kurulu üyesinin sosyal güvenlik primborcundan müteselsilen sorumlu tutulması nedeniylemülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 22/1/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
7. Başvurucu 1957 yılında Kemerburgaz’da doğmuş olup İstanbul’unKadıköy ilçesinde ikamet etmektedir.
8. Gıda ve hayvancılık alanında faaliyet göstermek üzere kurulanT. Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.nin (Şirket) 30/6/2009tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yer alan ilana göre sermayesi50.000 TL olup bu sermaye her biri 500 TL kıymetinde olmak üzere 100 hisseyeayrılmıştır.
9. Başvurucu 21/8/2009 tarihinde bir adet hissesini devralmaksuretiyle Şirket hissedarı olmuş ve Şirket Genel Kurulunun 8/9/2009 tarihlikararı ile Şirketin Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmiştir. Başvurucunun butarihte başlayan Yönetim Kurulu üyeliği 2011 yılında da devam etmiştir.
10. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK veya Kurum) Bolu İl Müdürlüğü,Şirketin 2009 yılı Nisan, Mayıs, Haziran, Ağustos, Eylül ve Ekim ayları arasıdöneme ait 8.377,49 TL tutarında sosyal güvenlik prim ve 3.242,53 tutarındagecikme zammı olmak üzere toplam 11.620,02 TL borcu için Yönetim Kurulu üyesisıfatıyla başvurucuya ödeme emri göndermiştir. Aynı ödeme emri Şirket YönetimKurulu başkanı ve başkan yardımcısı ile diğer Yönetim Kurulu üyesine degönderilmiştir.
11. Başvurucu, ödeme emrine konu sosyal güvenlik primborçlarından dolayı sorumlu olmadığı iddiasıyla Bolu İş Mahkemesinde (Mahkeme)10/7/2012 tarihinde SGK aleyhine icra emrine itiraz davası açmış ve ödemeemrinin de iptalini talep etmiştir. Başvurucu dava dilekçesinde, Şirketin tapusiciline kayıtlı bir taşınmazı ve makine parkları ile fabrikasının mevcutolduğunu, bu sebeple borcun Şirketin mal varlığından tahsil imkânınınbulunduğunu belirtmiştir.
12. Mahkeme konu hakkında bilirkişi raporu tanzim ettirmiştir.Bilirkişinin 28/6/2013 tarihli raporunda; başvurucunun yönetici sıfatıyla müteselsilen sorumlu tutulabilmesi için prim borcununolduğu dönemde de bu sıfata sahip olması gerektiği belirtilmiştir. Bilirkişibuna göre 8/9/2009 tarihinde Yönetim Kurulu üyesi olan başvurucunun, 2009 yılıEylül ve Ekim ayları dönemleri yönünden prim aslı ve gecikme faizinden sorumluolduğu, ödeme emrindeki 2009 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ve Ağustosaylarına ilişkin borçlar yönünden ise sorumlu tutulamayacağı görüşünübildirmiştir.
13. Mahkeme, bilirkişi raporunu hükme esas alarak 5/11/2013tarihinde davayı kısmen kabul etmiştir. Mahkeme dava konusu 2009 yılı Nisan,Mayıs, Haziran ve Ağustos aylarına ait prim ve gecikmezammı borçları yönünden başvurucunun davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitiile ödeme emrinin buna ilişkin kısmının iptaline karar vermiş, fazlaya ilişkintalebi ise reddetmiştir.
14. Karar, taraflarca temyiz edilmiştir. Yargıtay 10. HukukDairesi (Daire) 20/10/2014 tarihinde temyiz edilen hükmün bozulmasına kararverilmiştir. Bozma kararında, 11/9/2014 tarihli ve 29116 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak, öngörülen istisnaları haricindeaynı tarih itibarıyla yürürlüğe giren10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunuile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile BazıAlacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un 81. Maddesi ile 31/5/2006tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’naeklenen geçici 60.maddesinin (1), (2), (3), (9) ve (19) numaralı fıkralarınaatıf yapılmıştır. Daire bu hukuki olgu çerçevesinde yeniden değerlendirmeyapılması gerektiğini belirtmiştir.
15. Mahkemece bozma kararı doğrultusunda yapılan araştırmasonucunda Şirketin 6552 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırma talebindebulunduğu tespit edilmiştir. Mahkeme 17/3/2015 tarihinde yine önceki kararındaolduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
16. Taraflarca temyiz edilen hüküm Dairece 8/10/2015 tarihindedüzeltilerek onanmıştır. Daire, hükmün ikinci bendinin sonuna “davacının, 2010/12086 takip noluödeme emrinde yer alan 2009/9 ve 10. Aylara ait asıl alacağın %10’u oranındahaksız çıkma tazminatına mahkum edilmesine,”yazılması suretiyle hükmü düzeltmiştir.
17. Nihai karar, başvurucuya 23/12/2015 tarihinde tebliğedilmiştir.
18. Başvurucu 22/1/2016 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
19. İlgili hukuk için bkz. ErolKesgin (GK), B. No: 2015/11192, 30/5/2019, §§ 18-36.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
20. Mahkemenin 25/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
21. Başvurucu 24/9/2009 tarihli Şirket Yönetim Kurulu kararı ileŞirketin üç yıl süreyle Yönetim Kurulu Başkanı E.S. tarafından her hususta münferidentemsil ve ilzam edilmesine karar verildiğini, bu itibarla kendisinin herhangibir temsil yetkisi bulunmadığını ifade ederek ödeme emrine konu sigorta prim vegecikme zammı borçlarından sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir. Başvurucu,yerleşik Danıştay ve Yargıtay içtihadına göre Kurum alacağından müteselsilsorumluluğun olabilmesi için sadece Yönetim Kurulu üyesi sıfatını taşımanınyeterli olmayıp prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemdetemsil ve ilzam yetkisini haiz üst yönetici veya kanuni temsilci olunmasıgerektiğini ifade etmiştir. Başvurucu ayrıca iddia ve itirazlarının derecemahkemelerinin kararlarında yeterince değerlendirilmediğini de iddia etmiştir.Başvurucu, prim borcu sebebiyle evine, emekli maaşına ve aracına hacizkonulduğunu, emekli maaşından kesintiler yapıldığını belirterek Anayasa’nın 35.Ve 36. Maddelerinde düzenlenen mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan, B.No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun adil yargılanma hakkı bağlamındakiihlal iddialarının ilgili olduğu mülkiyet hakkı bağlamında incelenmesigerektiği değerlendirilmiştir.
23. Anayasa Mahkemesi daha önce benzeri şikâyetleri Erol Kesgin başvurusunda incelemiş vesonuca bağlamıştır. Buna göre başvurucunun Yönetim Kurulu üyesi olduğugerekçesiyle borçlu şirketin sosyal güvenlik prim ve gecikme zammı borçlarındansorumlu tutulmasının mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği belirtilmiş vemüdahale mülkiyetin kullanılmasının kontrolü veya düzenlenmesine ilişkin üçüncükural çerçevesinde incelenmiştir (ErolKesgin, § 43). Kararın gerekçesinde, müdahalenin 5510 sayılı Kanun’un88. Maddesine dayalı olduğu ve kamu alacağının tahsili amacıyla şirketinYönetim Kurulu üyesi olan başvurucunun sorumluluğuna gidilmesinde kamu yararınadayalı meşru bir amacın mevcut olduğu belirtilmiştir (Erol Kesgin, §§ 48, 50). Ölçülülükbağlamında yapılan değerlendirme sonucunda müdahalenin kamu yararı amacınıgerçekleştirmeye elverişli ve gerekli olduğu tespit edilerek olaydausule ilişkin yeterli güvencelerin ve mekanizmaların sağlandığı ifadeedilmiştir. Kararda, başvurucunun Yönetim Kurulu üyesi sıfatıyla şirketinkanuni temsilcisi bulunduğu dönemde şirkete ait sosyal sigorta prim borçlarıile gecikme zamlarının ödenmemiş olması nedeniyle doğan kamu alacağındansorumlu tutulmasının başvurucuya aşırı ve orantısız bir külfet yüklemediğisonucuna ulaşılmıştır (Erol Kesgin, §§51-66).
24. Aynı başvurucunun farklı döneme ait sosyal güvenlik primborcu ve gecikme zammı tahsil edilmesi yönündeki benzer bir şikâyetine ilişkinsomut başvuruda da bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durumbulunmamaktadır. Buna göre olayda başvurucunun Yönetim Kurulu üyesi olarakgörev yaptığı dönem ile sınırlı olarak mülkiyet hakkına yapılan müdahaleninkanuni dayanağı ve meşru amacı bulunduğu gibi müdahale kamu yararı ile malikinmülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi başvurucu aleyhinebozmamıştır. Dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edilmediğiaçıktır.
25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. Maddesinin (2) numaralıfıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabuledilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda bir ihlalbulunmadığı açık olan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).
26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun, diğer kabul edilebilirliknedenleri incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabuledilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
Engin YILDIRIM bu görüşe katılmamıştır.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA Engin YILDIRIM’ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA25/9/2019 tarihinde karar verildi.
KARŞIOY GEREKÇESİ
Bu başvurudaki çoğunluk kararına, 2015/11192 no’lubireysel başvuruda belirttiğim gerekçelerle katılmıyorum.
Başkan
Engin YILDIRIM