TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
EVİN SÜLEYMANOĞLU TARAMAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/12892)
Karar Tarihi: 13/9/2017
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Recai AKYEL
Raportör Yrd.
:
Yusuf Enes KAYA
Başvurucu
:
Evin SÜLEYMANOĞLU TARAMAN
Vekili
:
Av. Mehdi ÖZDEMİR
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aştığı gerekçesiyle kişihürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığıgerekçesiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 4/8/2014 tarihindeyapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğualana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenilmedenincelenmesine karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığınca silahlı terörörgütüne üye olma suçundan hakkında yapılan soruşturma sırasında, 1/2/2011 tarihinde gözaltına alınmış ve Siirt Sulh CezaMahkemesinin 4/2/2011 tarihli kararıyla tutuklanmıştır.
9. Başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundanDiyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 25/5/2011tarihli iddianamesiyle Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davasıaçılmıştır.
10. Başvurucu hakkındaki dava, hukuki ve fiili irtibat nedeniyle5/7/2012 tarihinde Diyarbakır 7. Ağır CezaMahkemesinin E.2011/151 sayılı dosyasıyla birleştirilmiştir. Yargılamaya bu davadosyası üzerinden devam edilmiştir.
11. CMK mülga 250. madde ile görevli Diyarbakır 7. Ağır CezaMahkemesinin kapatılması üzerine dava dosyası Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinegönderilmiş ve Mahkemenin 2014/84 sayılı esasına kaydedilmiştir.
12. Başvurucu hakkındaki dava tutuklu olarak sürdürülmüştür.
13. Başvurucu 3/7/2014 tarihinde tahliyeedilmiştir.
14. Başvurucu 4/8/2014 tarihindebireysel başvuruda bulunmuştur.
15. Başvurucu hakkındaki dava ilk derece mahkemesindederdesttir.
IV. İLGİLİ HUKUK
16. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminatistemi" kenar başlıklı 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınilgili bölümü şöyledir:
"Suç soruşturması veya kovuşturmasısırasında;
...
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâldemakul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkındahüküm verilmeyen,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlüzararlarını, Devletten isteyebilirler."
17. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminatisteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
"(1) Karar veya hükümlerinkesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veyahükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat istemindebulunulabilir."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
18. Mahkemenin 13/9/2017 tarihindeyapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Tutukluluğun MakulSüreyi Aştığına İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
19. Başvurucu, tutuklamaya ve tutukluluk hâlinin devamınailişkin kararlara karşı yapılan itirazların matbu gerekçelerle reddedildiğini,tutukluluğun devamı kararlarında gösterilen gerekçelerin ilgili, yeterli veöznel durumuna uygunolmadığını, adli kontroltedbirinin dikkate alınmadığını, tutukluluğun makul süreyi aştığını ilerisürmüştür.
2. Değerlendirme
20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucununiddialarının özünün tutukluluğun uzun süredir devam etmesine yönelik olduğuanlaşıldığından iddiaların tamamının Anayasa'nın 19. maddesinin yedinci fıkrasıkapsamında incelenmesi gerekir.
21. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, gerçekleştiği iddiaedilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince giderilmemesi hâlindebaşvurulabilecek ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolununikincil olma niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudabulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve CennetYeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, §17).
22. Tutukluluk hâli sona erdikten sonra tutukluluğun Kanun'daöngörülen azami süreyi veya makul süreyi aştığını iddia eden başvurucunun,devam eden tutukluluk hâlinden farklı olarak iddia edilen ihlalin tespitini vetazminat ödenmesini sağlayabilecek bir hukuk yolu mevcut ise bu yolu tüketmesigerekir (Hamit Kaya, B. No:2012/338, 2/7/2013, § 46).
23. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azamisüreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurularbakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliyeedilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa 5271 sayılı Kanun'un 141.maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkilibir hukuk yolu olduğunu belirtmektedir (ErkamAbdurrahman Ak, B. No: 2014/8515, 28/9/2016, §§ 48-62;İrfan Gerçek, B. No: 2014/6500, 29/9/2016,§§ 33-45).
24. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 3/7/2014 tarihinde tahliyesine karar verilen başvurucunun,tutukluluğun makul süreyi aştığına ilişkin iddiası, 5271 sayılı Kanun'un 141.maddesi kapsamında açılacak davada da incelenebilir. Bu madde kapsamındaaçılacak dava sonucuna göre başvurucunun tutukluluğunun makul süreyi aştığınıntespiti hâlinde görevli mahkemece başvurucu lehine tazminata dahükmedilebilecektir. Buna göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilendava yolunun başvurucunun durumuna uygun telafi kabiliyetini haiz etkili birhukuk yolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireyselbaşvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmadığısonucuna varılmıştır.
25. Açıklanan nedenlerle tutukluluğun makul süreyi aştığıiddiasının yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru konusuyapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
26. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
27. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir nedeninin de bulunmadığı anlaşılanmakul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. EsasYönünden
28. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken süreninbaşlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlartarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltıgibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarakise suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam edendavalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkınınihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No:2012/625, 9/1/2014, § 34).
29. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığıdeğerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, taraflarınve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanınsüratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkatealınır (B.E., § 29).
30. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 7 yıllık yargılamasüresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
31. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
32. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…”
33. Başvurucu 50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
34. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
35. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında -yargılamadaki sanık sayısı da dikkate alınarak- başvurucuya net7.200 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
36. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında tutukluluğunmakul süreyi aştığına ilişkin iddianınbaşvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Adil yargılanma hakkı kapsamında makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 7.200 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesine(E.2014/84) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 13/9/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.