TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
EYYUP GÜL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/10186)
Karar Tarihi: 25/2/2021
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Engin GÜNDÜZ
Başvurucu
:
Eyyup GÜL
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, hükümlünün göndermek istediği faksın birkısmının sakıncalı bulunması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 28/3/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
III. OLAY VEOLGULAR
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
7. Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan birkısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundan Karabük T Tipi KapalıCeza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunan başvurucu,27/11/2017 tarihinde onbeş hükümlü ve tutuklu tarafından toplu olarakimzalanmış tek sayfadan oluşan faksı Türk Tabipleri Birliğine (TTB) göndermekistemiştir.
8. Faksta; bazı arkadaşlarının çok ciddi sağlıksorunlarının olduğu, kapasite aşımı nedeniyle revire çıkma ve hastaneye sevkişlemlerinde gecikmeden kaynaklı sorunlar yaşandığı belirtilmiştir. Faksındevamında ise hastanedeki doktorların kendilerine karşı tutumlarındanyakınılmış, muayene sırasında kelepçelerinin açılmasına engel olduklarından sözedilmiştir. Bu şekilde davranan doktorların uyarılması ve insancıl koşullardatedavi olabilmeleri için önlem alınması yönünde talepte bulunulmuştur.
9. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu (Disiplin Kurulu)28/11/2017 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararıyla, kısmen sakıncalıifadelerin yer aldığı gerekçesiyle faksın sakıncalı görülen kısımlarıokunmayacak şekilde çizilerek alıcısına gönderilmesine karar vermiştir. Bukarara istinaden faksın, revire çıkma ve hastaneye sevk işlemlerinde gecikmeolduğunu ifade eden dört cümlelik kısmı çizilmiş ve gönderilmesiengellenmiştir.
10. Başvurucu tarafından Disiplin Kurulu kararına karşı,Karabük İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan şikâyet 5/12/2017 tarihlikararla reddedilmiştir. İnfaz Hâkimliği, Disiplin Kurulu kararının hukuka uygunolduğunu belirtmiştir.
11. Başvurucunun karara karşı itirazı, Karabük Ağır CezaMahkemesinin 14/3/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde,faksta geçen ifadeler ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında itirazakonu kararın usul ve yasaya uygun olduğu yönünde değerlendirmeye yerverilmiştir. Karar 20/3/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.
12. Başvurucu 28/3/2018 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİHUKUK
13. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. RıdvanTüran, B. No: 2017/20669, 10/3/2020, §§ 15-28.
V. İNCELEME VEGEREKÇE
14. Mahkemenin 25/2/2021 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli Yardım TalebiYönünden
15. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve giderleriniödeyemeyecek durumda olduğunu belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.
16. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçiminiönemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksunolduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardımtalebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
B. HaberleşmeHürriyetinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucununİddiaları ve Bakanlık Görüşü
17. Başvurucu; yaşadığı sağlık sorunlarını kamu yararınaçalışan mesleki bir örgüt olan TTB'ye iletmesinin doğal olduğunu, fakstasakıncalı bir ibarenin yer almadığını, karalanan kısımların eleştiri hakkıkapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, işlem ve karar süreçlerinde yeterlisavunma imkânı tanınmadığını belirterek adil yargılanma hakkının, düşünce veifade ile haberleşme özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
18. Bakanlık görüşünde; faksın tamamının değil sadecesakıncalı kısımlarının gönderilmediği, Disiplin Kurulu, İnfaz Hâkimliği ve AğırCeza Mahkemesi kararlarının ilgili ve yeterli gerekçeler içerdiği, kararlardakitespit ve sonuçların yasanın uygulanması niteliğinde olduğu, bu anlamdakararların Anayasa'da yer alan hak ve özgürlükleri ihlal eder nitelikteolmadığı ve açık bir keyfîlik içermediği belirtilmiştir. Ayrıca başvurucununhaberleşme hürriyetinin ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğalsonuçları ile ceza infaz kurumunun düzeni, güvenliği ve suçun önlenmesi meşruamacı temelindeki kamu yararı arasındaki denge gözetilerek sınırlandırıldığıhususu vurgulanmıştır. Öte yandan başvurucu hakkında verilen kararlarınolağanüstü yönetim usullerinin uygulandığı bir zamanda verilmiş olduğu,Anayasa'nın 15. maddesi kapsamında inceleme yapılması gerektiği ifadeedilmiştir.
2. Değerlendirme
19. Anayasa'nın "Haberleşme hürriyeti"kenar başlıklı 22. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes, haberleşme hürriyetinesahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suçişlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veyabaşkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçınabağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplerebağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmışmerciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğinedokunulamaz. ...
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum vekuruluşları kanunda belirtilir."
20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucunun iddialarının özü, göndermek istediği faksın DisiplinKurulunca sakıncalı olduğu değerlendirilen kısımlarının okunmayacak şekildeçizilmesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin engellenmesine ilişkindir. AnayasaMahkemesinin önceki kararlarında bu tür başvurular, haberleşme hürriyetikapsamında incelenmiştir (Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §23; Özkan Kart (2), B. No: 2013/1201, 20/5/2015, § 22; Akif İpek,B. No: 2013/9456, 24/6/2015, § 23; Ramazan Vural, B. No: 2013/1148,7/7/2015, § 24; Eren Yıldız, B. No: 2013/759, 7/7/2015, § 25; MustafaAydin, B. No: 2013/275, 6/10/2015, § 24). Somut başvuruda da bu durumdanayrılmayı gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
21. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek bir neden de bulunmadığıanlaşılan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. EsasYönünden
i. MüdahaleninVarlığı
22. Anayasa’nın 22. maddesinde, herkesin haberleşmehürriyetine sahip olduğu ve haberleşmenin gizliliğinin esas olduğu hüküm altınaalınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 8. maddesinde deherkesin haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğudüzenlemesine yer verilmiştir. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı,haberleşme hürriyetinin yanı sıra içeriği ve biçimi ne olursa olsunhaberleşmenin gizliliğini de güvence altına almaktadır. Haberleşme bağlamında,bireylerin karşılıklı ve toplu olarak sözlü, yazılı ve görsel iletişimlerinekonu olan ifadelerinin gizliliğinin sağlanması gerekir. Posta, elektronikposta, telefon, faks ve internet aracılığıyla yapılan haberleşmefaaliyetlerinin haberleşme hürriyeti ve haberleşmenin gizliliği kapsamındadeğerlendirilmesi gerekir (Mehmet Koray Eryaşa, B. No: 2013/6693,16/4/2015, § 49; Ahmet Temiz, § 31).
23. Kamu makamlarının bireyin haberleşme hürriyetine vehaberleşmesinin gizliliğine keyfî bir şekilde müdahale etmelerinin önlenmesi,Anayasa ve Sözleşme ile sağlanan güvenceler kapsamında yer almaktadır.Haberleşmenin içeriğinin denetlenmesi, haberleşmenin gizliliğine ve dolayısıylahaberleşme hürriyetine yönelik ağır bir müdahale oluşturur. Bununla birliktehaberleşme hürriyeti mutlak nitelikte olmayıp meşru birtakım sınırlamalaratabidir. Bu kapsamdaki özel sınırlama ölçütleri, Anayasa’nın 22. maddesininikinci fıkrasında sayılmıştır (Mehmet Koray Eryaşa, § 50; AhmetTemiz, § 32).
24. Somut olayda Disiplin Kurulu; başvurucunun göndermekistediği faksın bir kısmının sakıncalı olduğunu değerlendirerek okunmayacakşekilde çizilmesine, bu şekilde muhatabına gönderilmesine karar vermiştir.Dolayısıyla anılan işlem ile kamu makamları tarafından başvurucunun haberleşmehürriyetine bir müdahalede bulunulduğu açıktır.
ii. Müdahaleninİhlal Oluşturup Oluşturmadığı
25. Haberleşme hürriyetine yapılan müdahale, Anayasa'nın22. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya dahafazlasına dayanmadığı ve Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığıtakdirde Anayasa'nın 22. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, ...yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak veancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."
26. Müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen vesomut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 22.maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya dahafazlasına dayanma, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir(Ahmet Temiz, § 36).
(1) Kanunilik
27. Anayasanın 13. ve 22. maddeleri uyarınca haberleşmehürriyetine yapılan müdahale öncelikle kanunla öngörülmelidir. Müdahaleninyasal dayanağını oluşturan mevzuatın ulaşılabilir, yeterince açık ve belirlibir eylemin gerektirdiği sonuçlar açısından öngörülebilir olması gerekir (AhmetTemiz, §§ 37, 38).
28. Anayasa Mahkemesinin Ahmet Temiz kararında,somut olayda da uygulanan 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 68. maddesinin hükümlülerin ceza infazkurumlarından yaptıkları yazışmaların denetimi ve sınırlandırılmasının kanunidayanağını oluşturduğu ve düzenlemenin kanunilik ölçütünü karşıladığı tespitiyapılmıştır (Ahmet Temiz, §§ 37-46). Öte yandan Anayasa'nın haberleşmehürriyetinin düzenlendiği 22. maddesinin ikinci fıkrasında, söz konususınırlama sebeplerine bağlı kalınarak yapılacak sınırlamanın ancak usulüneuygun olarak verilecek hâkim kararıyla mümkün olabileceği belirtildikten sonraüçüncü fıkrasında "İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşlarıkanunda belirtilir." denilerek bu kuralın da mutlak olmadığı ve bukurala bazı kurumlar yönünden kanunla sınırlamalar getirilebileceği açıkçadüzenlenmiştir (AYM, E.2014/122, K.2015/123, 30/12/2015, § 71). Bu bağlamdaceza infaz kurumları, Anayasa'nın 22. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamındaistisnaların uygulanacağı kamu kurumlarındandır (Mehmet Koray Eryaşa, §§74-76; Ahmet Temiz, § 41).
(2) Meşru Amaç
29. Haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin meşrukabul edilebilmesi için bu müdahalenin Anayasa’nın 22. maddesinin ikincifıkrasında sayılmış olan millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesininönlenmesi, genel sağlık ve ahlakın korunması veya başkalarının hak veözgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına dayanması gerekir (AhmetTemiz, § 47).
30. Somut olayda haberleşme hürriyetine yapılanmüdahalenin ceza infaz kurumunun düzeni ile disiplinin, kamu düzeninin vegüvenliğinin sağlanması kapsamında yapıldığı, bu bağlamda yazışmalarındenetlenmesine yönelik uygulamanın meşru amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.
(3) DemokratikToplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk
(a) Genelİlkeler
31. Tutuklu ve hükümlüler, Anayasa ve Sözleşme'nin ortakkoruma alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olaraksahiptir (Recep Bekik ve diğerleri [GK], B. No: 2016/12936, 27/3/2019, §27; Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, B. No: 2013/583, 10/12/2014, §65). Bu bağlamda tutuklu ve hükümlülerin haberleşme hürriyeti de Anayasa veSözleşme kapsamında koruma altındadır (Ahmet Temiz, § 66; Musa Kaya(2), B. No: 2013/2351, 16/9/2015, § 62).
32. Bununla birlikte ceza infaz kurumunda tutulmanınkaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin temini gibi kurumdagüvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olmasıdurumunda tutuklu ve hükümlülerin sahip oldukları haklar sınırlanabilir (TuranGünana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 35; Ahmet Temiz, § 66).
33. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenindemokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi içinzorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerekir. Açıktırki bu başlık altındaki değerlendirme, sınırlamanın amacı ile bu amacıgerçekleştirmek üzere başvurulan araç arasındaki ilişki üzerinde temellenenölçülülük ilkesinden bağımsız yapılamaz. Çünkü Anayasa’nın 13. maddesinde demokratiktoplum düzeninin gereklerine aykırı olmama ve ölçülülük ilkesine aykırıolmama biçiminde iki ayrı kritere yer verilmiş olmakla birlikte bu ikikriter bir bütünün parçaları olup aralarında sıkı bir ilişki vardır (FerhatÜstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45).
34. Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsalihtiyacı karşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişliolması, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarakkendisini göstermesi gerekmektedir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan veyaulaşılmak istenen amaca nazaran bariz bir biçimde ağır olan bir müdahaleninzorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir (FerhatÜstündağ, § 46).
35. Orantılılık ise sınırlamayla ulaşılmak istenenamaç ile başvurulan sınırlama tedbiri arasında dengesizlik bulunmamasına işaretetmektedir. Diğer bir ifadeyle orantılılık, bireyin hakkı ile kamununmenfaatleri veya -müdahalenin amacı başkalarının haklarını korumak ise- diğerbireylerin hak ve menfaatleri arasında adil bir dengenin kurulmasına işaretetmektedir. Dengeleme sonucu müdahalede bulunulan hakkın sahibine terazinindiğer kefesinde bulunan kamu menfaati veya diğer bireylerin menfaatine nazaran açıkçaorantısız bir külfet yüklendiğinin tespiti hâlinde orantılılık ilkesi yönündenbir sorunun varlığından söz edilebilir (Ferhat Üstündağ, § 48).
(b) Hükümlü veTutukluların Mektuplarının Denetlenmesi Suretiyle Haberleşme HürriyetineYapılan Müdahalelerin Demokratik Toplum Gereklerine Uygunluğunun DenetimindeGözetilmesi Gereken Hususlar
36. Ceza infaz kurumu yetkilileri, mektup gönderme vealmanın ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin ve tutukluların dış dünyaile bağlantısında en önemli araçlardan biri olduğu gerçeğini gözönündebulundurarak dış dünya ile yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahkûmlarayardım etmeli, bunun için onlara uygun desteği sunmalıdır (Kahraman Güvenç, B.No: 2013/2072, 3/2/2016, § 49; Musa Kaya (2), § 66; Orhan Bingöl,B. No: 2016/9154, 12/11/2019, § 29; Mustafa Baysal, B. No: 2016/58482,11/9/2019, § 33, 34).
37. Haberleşme hürriyetine yönelik bir müdahalenindemokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi içinzorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı bir müdahale olmasıgerekir (benzer yöndeki kararlar için bkz. Ahmet Temiz, § 58; MusaKaya (2), § 54; AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007).
38. Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsalihtiyacı karşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişliolması, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarakkendisini göstermesi gerekmektedir (bazı farklılıklarla birlikte bkz. AhmetTemiz, §§ 64, 65; Özkan Kart (2), §§ 66, 67). Orantılılık isebireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında adil birdengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir (benzer değerlendirmeleriçin bkz. Mehmet Koray Eryaşa, § 89; Veysi Aktaş (2), B. No:2015/15982, 6/2/2019, § 36).
39. Haberleşme hürriyetine yönelik bir müdahalebakımından adil dengenin sağlanıp sağlanmadığının tespitinde müdahaleyigerçekleştiren kamu makamlarının ve derece mahkemelerinin karar gerekçesi büyükönem taşır. Kamu makamlarının ve derece mahkemelerinin temel hak ve özgürlüklereyönelik müdahalenin zorunlu bir ihtiyaca karşılık geldiğini ve orantılıolduğunu ilgili ve yeterli bir gerekçe ile ortaya koyma yükümlülüğü vardır.Aksi durumda temel haklara yönelik müdahalelerin demokratik toplum düzeniningereklerine uygun olarak kabul edilebilmesi mümkün değildir. Dolayısıylahaberleşme hürriyetine gerekçesiz olarak veya Anayasa Mahkemesince ortayakonulan kriterleri karşılamayan bir gerekçe ile yapılan müdahaleler Anayasa'nın22. maddesini ihlal edecektir (benzer yöndeki kararlar için bkz. AhmetTemiz, §§ 67, 68; Musa Kaya (2), §§ 64-66; Mehmet Reşit Arslan(3), B. No: 2013/1770, 10/3/2016, §§ 48, 49; Kahraman Güvenç, B.No: §§ 43, 44).
40. Mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derecemahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgilive yeterli sayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzerbaşvuruların koşullarına göre değişebilecek unsurlar şu şekilde sıralanabilir:
i. Ceza infaz kurumlarına gelen veya bu kurumlardangönderilen yazışmalara yapılan müdahalelere gerekçe olarak gösterilebilecekmakul nedenler, somut olayın tüm koşulları dâhilinde objektif bir gözlemciyihaberleşme hakkının kötüye kullanıldığına ikna edebilecek nitelikte, olaya hasolgu ve bilgilerle, somut mektuba özgü kabul edilebilir makul gerekçelerleaçıklanmalıdır. Sakıncalı bulunan mektuptaki hangi ifadelerin hangi nedenlerleceza infaz kurumu güvenliğini tehlikeye düşürdüğünün somut verilere dayanılarakgerekçelendirilmesi gerekir. 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesinin (3) numaralıfıkrasında “Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlilerihedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütlerimensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğeyöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks vetelgrafların” hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından yazılmış isegönderilmeyeceği düzenlenmiştir. Ceza infaz kurumu disiplin kurulu kararındaveya infaz hâkimliğinin kararında sadece bu madde hükmünün yazılmış olmasıilgili ve yeterli gerekçe sayılmaz (benzer değerlendirmeler için bkz. AhmetTemiz, §§ 69, 70; Ramazan Vural, §§ 71, 72; Musa Kaya (2), §67; Kahraman Güvenç, §§ 50-52; Mehmet Reşit Arslan (3), §§ 56-58;Ercan Oral, B. No: 2013/3827, 3/2/2016, §§ 43, 44; Musa Kaya (3),2013/3828, 1/12/2015, §§ 60, 61; Veysel Kaplan, B. No: 2013/1830,18/11/2015, §§ 63-65; Turan Günana (4), B. No: 2013/8554, 4/11/2015, §§67, 68; Abdulvahap Kavak, B. No: 2013/7477, 6/10/2015, §§ 66, 67; MustafaAydin, § 74; Akif İpek, §§ 72-74; Eren Yıldız, §§ 80, 81; MehmetSabri Yakut, B. No: 2013/9709, 23/3/2016, §§ 48-50; Cumali Karsu, B.No: 2014/971, 19/4/2017, §§ 33, 35; Özkan Kart (3), B. No: 2016/2251,12/6/2019, § 34; Orhan Bingöl, § 35; K.Ö., B. No: 2017/34068,28/1/2020, §§ 35, 36).
ii. Mektubun içeriği ile birlikte muhatabının kim olduğuda yapılan değerlendirmede dikkate alınmalı, mektubun bu muhatabagönderilmesinin hangi nedenlerle ceza infaz kurumu güvenliğini ve kamu düzeninitehlikeye düşüreceği açıklanmalıdır. Muhatabın kim olduğuna yönelik olarakimkânlar ölçüsünde bir araştırma yapılması, bu hususta idari ve yargısalmakamlarca elde edilen bilgilerin karar gerekçelerine yansıtılmasıgerekmektedir (Ercan Oral, § 40; avukata gönderilen mektup ile ilgiliolarak bkz. Kemal Yiğit, B. No: 2013/1700, 20/1/2016, § 56; SüleymanAraç, B. No: 2016/9882, 12/6/2019, §§ 39-41; hükümlünün avukatına vevasisine gönderdiği mektuplar ile ilgili olarak bkz. Mehmet Reşit Arslan (3),§§ 53, 54, 56-58; Başbakan'a gönderilen mektup ile ilgili olarak bkz. AbdulvahapKavak, § 66; milletvekillerine gönderilen mektup ile ilgili olarak bkz. KahramanGüvenç, §§ 47, 50; Mecit Şahinkaya ve Tamer Korkmaz, B. No:2016/463, 12/9/2019, § 39; bir siyasi partinin genel merkezine gönderilen mektupile ilgili olarak bkz. Mehmet Sabri Yakut, §§ 43, 44; gazetecileregönderilen mektup ile ilgili olarak bkz. Musa Kaya (2), § 60; ErcanOral, § 44; Mustafa Baysal, §§ 33, 34; sivil toplum kuruluşlarına veinsan hakları derneklerine gönderilen mektup ile ilgili olarak bkz. OrhanBingöl, §§ 31-33; Keyfo Başak ve Şeyhmus Musa, B. No: 2015/17258,20/9/2018, § 36; Murat Türk (5), B. No: 2016/2826,20/9/2018, §§ 36, 37; NaifBal, B. No: 2015/17982, 20/9/2018, § 42; Mustafa Aydin, § 71; MusaKaya (2), § 66; Akif İpek, § 72; Ramazan Vural, § 71).
iii. Mektup içeriği hakkında yapılan değerlendirmedemahpus hakkında uygulanan infaz rejiminin ve mahkûmiyet sebeplerinin de dikkatealınması gerekir (Ahmet Temiz, § 67; Mehmet Reşit Arslan (3), §48; Kahraman Güvenç, § 43; Musa Kaya (2), § 57; VeyselKaplan, § 60; Mustafa Aydin, § 68; Murat Karayel, B. No:2013/2125, 16/9/2015, § 70; Ramazan Vural, § 68; Eren Yıldız, §69). Söz konusu bilgilerin somut mektubun alınması veya gönderilmesine olanetkilerinin (terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütlerimensuplarının haberleşmelerine neden olan yahut örgüt üyeleri arasındamotivasyonu artırmaya yönelik mektuplar gibi) karar gerekçelerindegösterilmesi gerekmektedir.
iv. Her somut olayın kendine özgü koşulları çerçevesindemektubun tamamının alıkonulmasına karar vermek yerine mektup içinde sakıncalıolduğu değerlendirilen bazı cümlelerin okunmayacak şekilde karalanarak mektubungönderilmesinin veya muhatabına verilmesinin mümkün olup olmadığıdeğerlendirilmelidir. Bu şekilde mektubun tamamının alıkonulması şeklindekimüdahalenin orantılı olup olmadığı ortaya konulmalıdır (Musa Kaya (3),§§ 69, 70; Mehmet Çelebi Çalan (6), B. No: 2016/14536, 10/12/2019, § 31;Osman Evcan, B. No: 2016/10176, 12/6/2019, § 35; Murat Karayel (6),B. No: 2013/5034, 9/3/2016, § 45; Zeyni Arat, B. No: 2013/3951,18/2/2016, § 46; Turan Günana (4), § 73; Ahmet Temiz (4), B. No:2013/6208, 18/11/2015, § 65; Özkan Kart (2), § 72).
(c) İlkelerinOlaya Uygulanması
41. Somut olaya konu faksta imzası bulunan hükümlü vetutuklular; Ceza İnfaz Kurumunda ve sevk edildikleri hastanelerde tedavileriniyaptırma konusunda karşılaştıklarını iddia ettikleri sorunları dile getirmiş,sağlık alanında faaliyet yürüten kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluşolan TTB'den destek talebinde bulunmuştur.
42. Faksı inceleyen Disiplin Kurulu, faksın Ceza İnfazKurumuna yönelik şikâyetleri içeren kısmını sakıncalı bulmuştur. Bu kısımdarevire çıkma ve hastaneye sevk işlemlerinde gecikme yaşandığı iddia edilmektedir.Disiplin Kurulu bu iddianın TTB'ye ulaştırılmasının ne gibi bir sakıncadoğuracağını kararında açıklamamış, genel ve soyut ifadelerle faksın ilgilibölümünün sakıncalı olduğunu belirtmekle yetinmiştir. Başvurucunun şikâyet veitiraz başvurularını inceleyen yargı mercileri de bu hususta bir izahtabulunmamıştır.
43. Sonuç olarak somut olayda kamu düzeninin korunması,suçun önlenmesi ile ceza infaz kurumunda disiplinin ve güvenliğin sağlanmasınayönelik kabul edilebilir makul gereklilikler somut bilgilere dayalı olarakortaya konulmadığından, diğer bir deyişle başvurucunun göndermek istediğifaksın bir kısmının okunmayacak şekilde çizilerek alıkonulması suretiylehaberleşme hürriyetine yapılan müdahale ilgili ve yeterli gerekçeleredayandırılmadığından müdahalenin demokratik bir toplumda gerekliolmadığı kanaatine varılmıştır.
44. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 22.maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
C. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
45. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1)Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2)Tespit edilen ihlal birmahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak içinyeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
46. Başvurucu, ihlalin tespiti ile sonuçlarının ortadankaldırılmasını ve 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
47. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararındaihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genelilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer birkararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesininsonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibiilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (AligülAlkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).
48. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi,ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (MehmetDoğan, §§ 55, 57).
49. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veyamahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılıKanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgilimahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundakibenzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıylayeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderimyolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararınabağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundakiyargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yenidenyargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisibulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasalyükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararınedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarınıgidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).
50. İncelenen başvuruda, başvurucunun göndermek istediğifaksa yönelik kısıtlama nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğisonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin Ceza İnfaz Kurumunun işlemindenkaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte İnfaz Hâkimliği de ihlaligiderememiştir.
51. Bu durumda haberleşme hürriyetinin ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukukiyarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgüdüzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasınagöre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamdayapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesiniihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelereuygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama yapılmak üzere İnfaz Hâkimliğine gönderilmesine kararverilmesi gerekmektedir.
52. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesininbaşvurucunun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağıaçıktır. Dolayısıyla eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin bütünsonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için haberleşme hürriyetinin ihlalinedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında başvurucuya net 1.000 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınanhaberleşme hürriyetinin İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Kararın bir örneğinin haberleşme hürriyetine yönelikihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzereKarabük İnfaz Hâkimliğine (E.2017/1377 sayılı dosya) GÖNDERİLMESİNE,
E. Başvurucuya net 1.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin bilgi için Karabük Ağır CezaMahkemesine ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 25/2/2021 tarihindeOYBİRLİĞİYLE karar verildi.