TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
İFAKAT KASAR VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/5947)
Karar Tarihi: 12/12/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Melek KARALİ SAUNDERS
Başvurucular
:
1. İfakat KASAR
2. Adile KASAR
3. Aynur BİRİNCİ
4. Adem Uğur KASAR
5. İsmail Hakkı KASAR
Vekilleri
:
Av. Musa Kazım ÖZOK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; zorunlu askerlik hizmeti sırasında kamu görevlilerinindavranışlarıyla intihara sebebiyet vermesi, hizmet kusuru oluşturan bu durumsonucunda gerçekleşen ölümün yol açtığı zararların giderimi için açılan davanınreddedilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 1/4/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ile başvuruya konu dava ve soruşturma dosyasıiçeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucular, 16'ncı Mekanize Piyade Tugayı 2’nci MekanizePiyade Tabur Komutanlığı (Diyarbakır/Ergani) emrinde zorunlu askerlik hizmetiniifa etmekte iken17/12/2012 tarihinde yaşamını yitiren 1991 doğumlu B.K.nın annesi ve kardeşleridir.
A. B.K.nınAskerlik Süreci ve Ölümü
9. Başvuruculardan İfakat Kasar'ın oğlu, diğer başvurucuların kardeşi B.K., 28/2/2012tarihinde askere sevk edilmiş ve Balıkesir Bkm. Okl. Eğt. Mrk.K.lığı emrinde acemieğitimini tamamlamasının ardından 30/12/2012 tarihinde Diyarbakır/Devegeçidi'nde 16’ncı Mknz. P.Tuğ Loj. Des. Bkm. Brl. K.lığına katılış yapmıştır. 28/6/2012 tarihindeDiyarbakır/Ergani'debulunan 16'ncı Mknz. P. Tuğ. 2. Mknz. P.Tb.K.lığını desteklemek üzere 2.Direk Destek Takımı'nda görevlendirilmiştir.
10. 6/3/2012 tarihinde yapılan PsikososyalRisk Faktörü Tarama Anketi'nde "Dahaönce ruhsal (psikolojik) bir rahatsızlık geçirdiniz mi? Son birkaç yıl içinde ruhsal (psikolojik) rahatsızlık geçirdiniz mi? Şimdiyekadar kendinize zarar vermeye/öldürmeye yönelik herhangi bir teşebbüsünüz oldumu? Son zamanlarda kendinizi öldürmeyi düşündünüz mü?" gibisorulara "Hayır"cevabını vermiştir.
11. B.K. 6/4/2012 tarihinde yapılan PsikososyalRisk Faktörü Tarama Anketi'nde de kendi el yazısıyla herhangi bir psikolojiksorununun bulunmadığını belirtmiştir.
12. B.K.nın17/12/2012 tarihinde ölümüyle sonuçlanan süreç 15/12/2012 tarihindebaşlamıştır. Bu tarihteKışla Mutfak Nö. Asb., Kh. ve Kh.Bl. Asb. A.I.nın nöbetyerine bölüğünden iki er gelerek biri cüzdanının, diğeri ise cüzdanı içindekiparanın çalındığını A.I.ya söylemiştir. Aynı günakşam içtimasında A.I. bölüğe hitaben hırsızlıkolaylarının engellenmesine yönelik bir konuşma yapmıştır.
13. 16/12/2012 tarihinde başvurucuların yakını B.K.nın sorumlusu olduğu çayocağındaki dolabın içinde bir adet cep telefonu bulunmuştur. Bu telefonunbirlikten yaklaşık olarak iki hafta önce terhis olan P. Çvş. B.A.ya ait olduğu anlaşılmıştır.Telefonu bulan P. Onb. S.K. bölük astsubayına teslim etmek üzere telefonualmıştır.
14. Bulunan cep telefonu ile ilgili olarak bir kısım er ilebirlikte bölük çavuşu U.İ.nin B.K. ile görüşmeleryaptığı anlaşılmaktadır. Derece mahkemesinin kabulüne göre U.İ. ile yapılanözel görüşmeler sırasında B.K. cep telefonunu koğuşta yerde bulduğunu veilişkilerinin iyi olmadığı P. Er B.Ö.ye ait olduğunu zannederek bu telefonualdığını beyan etmiş; nihayetinde telefonun sahibine gönderilmesi konusundaaralarında anlaşmışlardır.
15. Olayın meydana geldiği 17/12/2012 tarihinde saat 06.30'dasabah kahvaltısına gittiklerinde erler E.A., K.Ç. ve Bkm.Kdm. Üçvş. E. Ç. ile P.Çvş.U.İ., B.K.dan başkasına ait olduğunu düşündükleri ceptelefonunugetirmesini istemeleri üzerine B.K. ceptelefonunun ekranını kırmış; ardından telefonu bu kişilere teslim etmiştir.Saat 07.30 civarında bu kişilerle birlikte karargâh bölük astsubayı olan P.Bçvş. A.I.ya ulaşılmış, ceptelefonu bu kişiye verilmiştir. Bu sırada A.I., B.K.ya cep telefonunu çalıp çalmadığını sormuş; B.K. daB.Ö.ye ait olduğunu zannedip ona zarar vermek amacıyla cep telefonunu aldığınısöylemiştir. Bunun üzerine A.I. da içtima saatiyaklaştığından içtima alanında durumu bölük komutanına anlatmaları gerektiğinisöyleyerek askerleri göndermiştir. Bu esnada tıraş olacağını belirten B.K.askerlerin yanından ayrılmıştır. Saat 08.00 civarındatabur içtiması alındığı sırada rütbeli personelinkaldığı misafirhaneler bölgesine doğru gittiği görülen B.K., Bkm. Kd. Çvş. M.C. ve E.Ç.nin birlikte kalmakta olduğu odada yerde hareketsiz birşekilde yatarken yaklaşık saat 08.30 civarında spor için hazırlanmak üzeresubay/astsubay misafirhanesine gönderilen P. Atğm. A.K. ve B.T. tarafındanbulunmuştur. M.C.nin odadaki dolapta bulunansilahıyla vurulduğu anlaşılan B.K.yamüdahale edilmiş, müdahaleden sonuç alınamamış, olay yerine gelen ambulansla ErganiDevlet Hastanesine götürülen B.K.nınhastaneye ulaşmadan vefat ettiği anlaşılmıştır.
B. Ceza SoruşturmasıSüreci
1. Soruşturma KapsamındaYapılan İlk İşlemler ve Alınan Raporlar
16. B.K.nınambulansla Ergani Devlet Hastanesine götürülmesinin ardından olay yeri muhafazaaltına alınmış ve saat 09.20’de askerî savcı aranarak B.K.nınvefat ettiği savcıya bildirilmiştir. Bunun üzerine olay, gecikmesinde sakıncabulunan hâl olarak değerlendirilerek resen bir soruşturma başlatılmıştır.
17. Diyarbakır/Ergani İlçe Jandarma Komutanlığı Olay Yeriİnceleme ekibinde görevli personele müteveffaya ait el ve yüz svapları ile parmak izi incelemesinin yapılması amacıyla B.K.nın parmak izinin veüzerindeki kıyafetlerinin teslim alınması talimatı verilmiştir.Otopsiişlemine sevk edildiği anlaşılan B.K.ya yapılan ilkmüdahaleye ilişkin olarak genel adli muayene raporu alınmış ve Olay Yeriİnceleme ekibi, inceleme yapmak üzere olay mahalline geçmiştir.
18. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen Olay Yeri İnceleme Tutanağı'nda olayyeri ile ilgili olarak şu tespitlere yer verilmiştir:
“….
Olay yerinin rütbeli personelin kaldığımisafirhane olarak kullanıldığı, binaya girildiğinde sağ tarafta 1 odanınolduğu, yaklaşık 2 metrelik koridor geçildikten sonra sola dönüldüğünde sağtarafta iki oda, koridorun sonunda lavabo, sol tarafta mutfak olduğu, soladönüldükten sonra sağdaki ilk odanın kapısının açık olduğu görüldü.Yaklaşıldığında kapı kilidinin ve kilidin yerleştirilmiş olduğu bölmenin ahşapkısmının kırılmış olduğu, ayrıca kapıda mermi deliğine benzer bir delik olduğu,kapının kasasının sağ kısmında da yaklaşım 3-4 milimetrelik yırtık olduğugörüldü ve kapı aralanarak odanın içerisine girildi. Oda içerisinde sağ ve solduvarlara bitişik karşılıklı yatakların konulduğu, yatakların kapıya bakan uçkısımlarında ikişer bölmeden oluşan dolapların olduğu, orta kısmında çalışmamasası ve sehpa olduğu, hemen kapı girişinde sol tarafta TV sehpasının üzerinekonulmuş tüplü TV olduğu görüldü. Sehpanın uç tarafında yerde küçük boy notdefteri olduğu görülerek defter sayfaları incelenmeye başlanıldı. Defterin birsayfasında '[Adem Bçvş. BeniAffedin..” ile başlayan bir yazı olduğu görüldü. Not defteri delilmahiyetinde olabileceği değerlendirilerek muhafaza altına alınmak üzere dosyayakonuldu. Odanın incelenmesine devam olundu. Odanın içerisindeki her iki dolabınkapaklarının açık olduğu görüldü. Dolap Bölmeleri incelendiğinde giysi vemalzemelerin bulunduğu, kapının hemen arkasında kalan sağ taraftaki dolapiçerisinde bir adet kamuflaj kemerine takılı boş bir tabanca kılıfı görüldü.Odanın kapıdan girişte sol tarafında ve TV sehpasının hemen önünde yerde1 adetüzerinde şarjör bulunan “YAVUZ 16 COMPACT M.C.” marka “T6368-09 B 33572” serinumaralı tabanca ve yerde 2 adet dolu mühimmat ile bir tanesi koltuk üstsüngeri altında, diğeri içinde kuruyemiş bulunan poşet içerisinde olmak üzere 2taneboş kovan bulunduğu görüldü. Olay yeri incelemeekibine silahın kontrol edilmesi için talimat verildi. Silah üzerinde yapılaninceleme sonucunda silahın emniyetinin açık, horozunun geride ve namlu ağzında1 adet dolu mühimmat ve silahta çıkarılan şarjörde ise 10 adet mühimmatınşarjörde olduğu görüldü. Olay yeri incelemeye devam olundu. Olay yeri incelemeekibi tarafından misafirhane giriş kapısı önünde bulunan 1 adet mermi çekirdeğiile oda içerisinde sağ tarafta bulunan 1 adet çekirdek delil torbasına konuldu.Oda ve olay yeri incelemesinin tamamlanmasını müteakip olayın meydana geldiğiodayı kullanan Bkm. Kd.Çvş. [M.C.] ve ile Bkm. Kd. Çvş. [E.Ç.] yer gösterme için çağırıldı. Her iki şahsa da şahsitabancalarını nereye koydukları soruldu. Bkm. Kd. Çvş. [E.Ç.] şahsi tabancasının odada bulunmadığını,Bkm. Kd. Çvş.[M.C.] ise yerde duran silahınkendisine ait olduğunu ancak odadan çıkmadan önce silahının en son dolabındabulunan kamuflajında asılı tabanca kılıfında olduğunu, ayrıca içerisinde 15adet mermi bulunan şarjörün silaha takılı, ancak silahının emniyeti kapalı vetam dolduruşta olmayacak şekilde bulundurduğunun beyan ederek silahına aittesellüm belgesini ibraz ettiği görüldü. Bkm. Kd. Çvş. [M.C.] tarafındanibraz edilen belge dosyaya konuldu.BkmKd. Çvş. [E.Ç.]ninbeyanlarına göre odayı en son kendisinin terk ettiği, odayı terk ederken odanıngirişinde sol tarafta kalan dolabını kapattıktan sonra saat 08:00’de yapılacakolan tabur içtiması için odanın kapısını kilitleyerekodadan ayrıldığı, odadaki not defterinin kendilerine ait olmadığı, bunundışındaki malzemelerin kendilerine ait olduğunu beyanettiği görüldü. Müteveffayı oda içerisinde yatar vaziyette ilk kez gören P.Atğm. [B.T.]ve P.Atğm. [A.K.]nınbeyanlarına göre olayın meydana geldiği kapının hafif aralık olduğu, kapıaralığından baktıklarında yerde sırt üstü yatan birisini gördükleri, bukişiin baş tarafı odanın sağ tarafından bulunan yatağa,ayak tarafının ise kapıya doğru baktığı, ayağının yanında tabanca olduğu, dahasonra durumu komutanlarına bildirdikleri, olay yerine gelen personel tarafındanmüteveffaya gerekli tıbbi yardımın yapılmaya çalışıldığı, ardından olay yerinegelen ambulansla müteveffanın Ergani Devlet Hastanesi Baştabipliğine sevkedildiği anlaşıldı. Olay yeri inceleme ekibine silahı teslim almaları, silah veboş kovanlar üzerinde gerekli incelemeyi yapıp olay yerinin fotoğraflama işlemiyapıldıktan sonra raporlarını Askeri Savcılığımıza göndermeleri talimatıverildi.
…Olay yerinde yapılacak başka bir işlemkalmadığından, olayla ilgili görgü tanıklarının ifadelerinin tespiti içintarafımıza tahsis edilen odaya geçildi. İfade alım süreci tamamlandıktan sonrayapılacak başka bir işlem kalmadığından olay yeri inceleme işlemine sonverilerek iş bu tutanak okunarak imza alına alındı. 17 Aralık 2012 saat 18:00”
19. Aynı gün ceset üzerinde otopsi işlemi yapılmıştır. Düzenlenentutanağın Ölü Harici Muayenesi kısmındaşu tespitler yer almaktadır:
“1,68boyunda, 70-75 kilo ağırlığında, 21-22 yaşlarında, 3 numaralı tıraşlı kumralsaçlı, kumral kaş-kirpikli, ela gözlü, günlük sakal bıyık traşlı, beyan tenlisünnetli erkek cesedinde ölü katılığının alt ekstremitelerdedevam etmekte olduğu, üst ekstremitelerde yenioluşmaya başladığı ölü lekelerinin vücut arka yüzde bası görmeyen yerlerde koyurenkte oluşmuş olduğu görüldü.
1. Sternum ortahatta ksifoid kıkırdağın 5 cm üstünde 1, 3 cm çapındaçevresinde vurma halkası bulunan ve barut-is artığı gözlenmeyen ateşli salahmermi çekirdeği (ASMÇ) giriş yarası,
2. Sol ön aksillerhat 9. İnterkostal aralığa uyan bölgede 2 cm çapındaateşli silah mermi çekirdeği (ASMÇ) çıkış yarası mevcut olduğu görüldü.
Her iki dirsek iç büklümü her iki el sırtı,her iki inguinal bölge ve her iki ayak sırtındabazıları ekimozlu bazıları ekimosuenjeksiyon iğne izleri, sol juguler bölgede katater izi, sağ el sırtında 3., 4., ve 5. Parmaklarda 0,2cm çapında ve sol el 3. Parmak sırtı metakarpüzerinde 1 cm çapındaekimoze sıyrık alanları olduğutespit edildi.
Harici muayenede tarif edilenler dışındacesette haricen başkaca darp cebir izi, kesici, delici alet yarası, boyundaboğma ya da boğuşmaya bağlı izler, asıya bağlı telem izi ya da elektrik girişçıkışıyla uyumlu cilt lezyon yada lezyonları tespitedilmedi.
Huzurdaki bilirkişiler harici muayeneneticesinde kesin ölüm sebebini tespit edemediklerinden klasik otopsi talebindebulundular. Ceset klasik otopsi için bilirkişileretevdiedildi.
…
SONUÇ: 17.12.2012 tarihinde Ergani ilçesi 2. Mknz. Tb.K.lığı emrinde görevli Bkm.Er B. K.’a ait olduğuanlaşılan cesede aynı gün …yaılan ölü muayenesi veotopsisinden elde edilip yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgulara göre,
1. Kişinin göğüs ölgesinde1 (bir) adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası tespit edilmiş olup,oluşturduğu yaralanmanın müstakilen öldürücünitelikte olduğu,
2. Ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarasıcilt cilt altı bulgularına göre, atışın elbiselibölgeye isabe e ttiğianlaşıldığından kesin atış mesafesi tespiti isteniyor ise ölenin olay anındaüzerinde bulunan ve delik ihtiva eden giysilerinin fizik incelemesininyaptırılmasının gerektiği,
3. Cesetten otopsi esnasında mermi çekirdeğielde edilmediği,
4. Kişinin ölümünün ateşli silah çekirdeğiyaralanmasına bağlı kot kemik kırıklarıyla birlikte çok sayıda iç organyaralanmalarından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatindeyizdediler.
Bilirkişiler mütalaaları doğrultusunda kesinölüm nedeni tespit edildiğinden, klasik otopsi işlemine 17.12.2012 günü saat14:00’da son verildi.
…”
20. Öte yandan olayda kullanıldığı anlaşılan silah ve silaha aitşarjör, şarjör içinde 10 adet fişek ile silah namlusundan çıkarılan 1 adetfişek üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 25/12/2012 tarihliekspertiz raporunda anılan silah ve mühimmat üzerinde herhangi bir izerastlanmadığı bildirilmiştir.
21. Soruşturma sırasında elde edilen deliller üzerindeDiyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarında yaptırılanincelemeler sonucunda:
i. 10/1/2013 tarihliekspertizraporunda; olayda kullanılan silahın atışına engel mekanik herhangi birarızasının bulunmadığı,laboratuarda yapılan tatbikiatışlarda çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı, tabancanın fişek yatağındanelde edildiği anlaşılan 1 adet fişeğin kapsülünün sağlam olduğu, görünümüitibarıyla istimal vasfını koruduğu, kapsülü üzerinde ateşleme iğnesi temas(sathi) izi bulunan 1 adet fişeğin üzerindeki temas izlerinin teşhis ve tespiteelverişli karakteristik izler ihtiva etmeyen izler olduğu, 2 adet kovan ve 2adet deforme mermi çekirdeğinin inceleme konusu tabancadan elde edilen mukayesekovanları ve mermi çekirdekleri ile mikroskopta yapılan karşılaştırmalarındaçeşitli karakteristik izler yönünden uygunluklar bulunduğu, 2 adet kovan ve 2adet deforme mermi çekirdeğinin bu silah ile atılmış olduğunun tespit edildiğibildirilmiştir.
ii. 2/1/2013 tarihli ekspertiz raporunda; BkmKd. Çvş. E.Ç.nin sol el avuş içi ve sol el üstü svaplarındaatış artıklarında bulunan antimon elementinin tespit edildiği, diğer svaplarda atış artıklarına rastlanmadığı, Bkm. Kd. Çvş. M.C. ile müteveffa B.K.dan alınan svaplarda atışartığı ile müteveffanın üzerinde bulunan kamuflaj parkenin sol önde omuzdikişinden 21 cm aşağıda 1 adet, sol arkada omuz dikişinden 33 cm aşağıda 1adet olmak üzere 2 adet delik etrafında atış artıklarına rastlanmadığı, atışmesafesi tayinine yönelik herhangi bir fikir ve kanaat belirtmenin mümkünolmadığı, parke miflonu, üst gömlek, üs fanila veatletin -kıyafetlerin giyiliş tarzı da düşünüldüğünde- parke üzerindekideliklerle aynı orijinli olduğu değerlendirilerek ikincil yüzey olduğundan atışmesafesi tayinin yönelik çalışma yapılmadığı belirtilmiştir.
iii. Yapılan grafoloji incelemeleri sonucunda düzenlenen17/1/2013 tarihli ekspertiz raporunda, olay yerinde bulunan not defteriüzerindeki “A. BçvşBeni affedin Ben bu utançla kimsenin yüzüne bakamam Ailemde Böyle öldüğümübilmesin, [B.K.]” yazı ve imza ile mukayese için toplanan B.K.ya ait belgeler üzerindeki yazılarınkarşılaştırılmasından not defterindeki yazıların ve mukayeseye esas yazılarınaynı şahsın elinden çıktığı, yine not defterinin ilgili sayfasındaki imza ilemüteveffanın mukayese imzaları arasında benzerlikler görüldüğünden imzalarınaynı şahsın eli ürünü olduğu tespit edilmiştir.
iv. B.K.nın olay günü üzerinden çıkanve üzerinde atış atığı bulunması muhtemel olan giysilerin atış mesafesi tayiniiçin gönderildiği Ankara Jandarma Kriminal DaireBaşkanlığınca düzenlenen 11/02/2012 tarihli ekspertiz raporunda; giysiler veparka üzerindeki ilk mermi giriş noktası olduğu değerlendirilen deformasyonlubölge ile polar ceketin sağ göğüs bölgesinde 1 adet küçük ebatlı delinmebölgesi etrafında atış artıkları tespit edildiği, yapılan atışın -atışartıklarının dağılımı ve yoğunluğu itibarıyla- uzağa yakın atış olduğunundeğerlendirildiği, mermi giriş delikleri etrafındaki atış artıklarının dağılımıve yoğunluğu açısından giysiler üzerinde bulunan delinme bölgelerinin ilk kezkimyasal incelemeye tabi tutulduğu değerlendirilerek atış mesafesiyle ilgiliolarak bu sonuca varıldığı, söz konusu giysiler üzerinde delinme bölgeleriharicinde atış artıklarına rastlanmadığı tespit edilmiştir.
v. B.K.dan alınan kan ve idrarörneklerinin incelenmesi sonucunda kanda alkol ve uyutucu-uyuşturucu maddelerinbulunmadığı, idrarda uyutucu-uyuşturucu maddelerin bulunmadığı belirlenmiştir.
22. Öte yandan dinlenen tanıkların B.K.yı intihara sürükleyecek herhangi bir psikolojikproblemi bulunmadığı ancak daha önce terhis olan askere ait cep telefonununçalınması olayıyla ilgisinin bulunduğunun anlaşılması üzerine konunun KarargâhBölük Astsubayı P. Bçvş. A.I.ya intikal ettirildiğinibildikleri, bunun dışında A.I. ya da başka bir personel tarafından bu olaylailgili olarak kötü muamelede bulunulduğuna dair herhangi bir beyanlarıbulunmamaktadır.
2. Soruşturma Sonucunda Verilen Karar
23. Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı 17/1/2014tarihindekovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir.Kararda şu gerekçeye yer verilmiştir:
“...
Tanık beyanları, olay yeri incelemetutanakları, adli muayene ve otopsi bulguları, uzmanlık raporları, bilirkişiraporu ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirilip yorumlandığında,özellikle olay yerinde bulunan “Adem Bçvş BeniAffedin Ben bu utançla kimsenin Yüzüne bakamam Ailemde Böyle öldüğümü bilmesin”şeklindeki not dikkate alındığında, olay öncesinde 06 Aralık 2012 tarihindeçalındığı anlaşılan […] ceptelefonunun kendisi tarafından çalındığının anlaşılması üzerine utanmaduygusuna kapıldığı, değerlendirilen müteveffa [nın] 17 Aralık 2012 tarihinde saat 08:00 sıralarında, rütbelimisafirhanesi olarak kullanılan 22 numaralı binayagirdiği, ardından şüpheli [M.C.]ile [E.Ç.]’nin kaldıkları odanın ahşap olan kapısını vücudunukullanarak kırdığı (Otopsi sırasında yapılan ölü harici muayenede müteveffanınsol juguler bölgede katatrerizi, sağ el sırtından 3., 4., ve 5. parmaklarda 0,2 cm çapında ve sol el3.Parmak sırtı metakarp üzerinde 1 cm çapında ekimoze sıyrık alanları tespit edilmesi, yine olay yeriincelemesi sırasında oda kapısının kilitlenmiş konumdaki gibi kapı dilinindışarıda olduğunun, kapı kasasında kapı dilinin takıldığıbölümünzorlanmaya bağlı olarak kırıldığı, 35 cm’lik tahtaparçasının oda içerisinde yerde olduğunun tespit edildiğinin anlaşılmasıkarşısında, Askeri Savcılğımızca oda kapısınınmüteveffa tarafından zorlanarak kırıldığı kanaatine varılmıştır.) ardındanmüteveffanın oda içerisinde odada kalan rütbeli personelin eşyalarınıkarıştırdığı, bu sırada şüpheli Bkm. Kd. Çvş. [M.C.]’nindolabında bulunan şüpheliye ait üzerinde içerisinde15 adet dolu mühimmatbulunan şarjör takılı vaziyetteki [...] tabancayı aldığı ardından yanında bulunan not defteri sayfasında[…] şeklindeki not yazarak imzaladığı(Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuarıncadüzenlenen raporda söz konusu notun ve imzanın müteveffanın eli ürünü olduğununtespit edildiği anlaşılmıştır.), daha sonra müteveffanın tabancayı doldurmakisterken tabancada bulunan iki adet dolu mühimmatın gövde üzerindeki atımyatağından dışarıya atıldığı, ardından müteveffanın tabancayı kendisine doğruçevirerek iki kez ateşlediği, ateşlenen mermi çekirdeklerinden bir tanesininmüteveffanın göğsüne isabet edip sırtından çıkması neticesinde müteveffanınvefat ettiği, müteveffanın intiharının arkasında ceza hukuku bakımındanherhangi bir kişi yada kuruma izafe edilebilecek kusurlu bir davranış tespit edilemediğiyapılan soruşturma sonucunda anlaşılmıştır.Müteveffanıneli ürünü olduğu anlaşılan intihar notunun başka bir şahıs tarafından zorlayazdırıldığı yönündeki iddiaları kanıtlayacak somut bir bulgu tespitedilememiş, zorla yazdırıldığı iddia edilen notun bizzat müteveffa tarafındanimzalandığı dikkate alındığında bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğudeğerlendirilmiştir.
...”
24. Başvurucular vekili 5/2/2014 tarihinde kayıtlara girendilekçeyle, olayda kullanılan silahın dahagüvenli biryerde tutulması gerektiği ve hırsızlık olayının araştırılmasının erlerebırakılması yönünden ihmali olanların araştırılmasını, öte yandan şüpheli M.C.nin eyleminin kasıtunsuruyönünden de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek anılan karara itiraz etmiştir.
25. B.K.nınağabeyi başvurucu İsmail Hakkı Kasar tarafından da bu karara ayrıca itirazedilmiştir. Başvurucu; özellikle kardeşinin ellerinde ve üzerinde ölümüne yolaçan silaha ait herhangi bir bulguya rastlanmaması, parmak izinin olmaması,intihar olduğu söylenen olayın gerçekleştiği mekânda yapılan olay yeriincelemesinde iki boş kovanın bulunması, intihar eden bir kişinin kendisine ikikez ateş etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, silahın alındığıdolabın kapısındaki buzlu camın kırılmamış olmaması, şüpheli M.C.ye ait ranzadayatağın bulunmaması, kardeşinin en son 08.00’de görülmesi, 08.30’da da olayyerinde ölü olarakbulunması, bu kadar süre boyuncayerde kalmasına rağmen odada kan izine rastlanmaması gibi hususlar nedeniyleolayın şüpheli olduğunu ileri sürmüştür.
26. İtirazları inceleyen Diyarbakır 2. Hava Kuvveti KomutanlığıAskerî Mahkemesi, 5/3/2014 tarihli kararı ile soruşturmanın genişletilmesinekarar vermiştir. Mahkeme şu hususların araştırılmasını istemiştir:
i. B.K.yi taşıyan, M.C. ile birlikteolayın geçtiği odada kalan E.Ç.nin kendi beyanınagöre, olaydan önce 1-2 gün önce silahla herhangi bir atış yapmadığı, olayıngeçtiği odada müteveffaya ait hiçbir parmak izine rastlanılmaması, müteveffatarafından kırıldığı varsayılan kapı üzerinde ona ait parmak izinerastlanılmaması, odada bulunan ve onun tarafından karıştırıldığı belirtilen,olayda kullanılan silahın bulunduğu dolapta müteveffaya ait hiç bir parmakizine rastlanılmaması sebepleriyle E.Ç.nin kullandığıiddia olunan silah üzerinde parmak iziincelemesiyaptırılması
ii. Müteveffanın olay esnasında kimin izniyle olay mahallindenkaldırıldığının araştırılarak vefat ettiği saatten ölü bulunduğu saate kadaryerde kalmasına rağmen olayın gerçekleştiği tarihte olay yerinde müteveffanınbulunduğu yerde kan izi olup olmadığının araştırılarak, neden kan izibulunmadığının, olay yerinde gelenler tarafından delilleri karartacak ya dakarartma ihtimaline binaen herhangi bir temizlikfaaliyeti yapılıp yapılmadığının, müteveffanın olay yerinde bulunduğu yerdenoynatılıp oynatılmadığının araştırılması için olay yerine gelen ve müteveffayıgören kişilerin tespit edilerek ifadelerinin bu yönde tespit edilmesininistenmesi
iii. B.K.nınölümünden sonra, ölümünde kullanılan silahın ait olduğu M.C.ninkullandığı ranzadayatağın bulunup bulunmadığınınaraştırılması
iv. Tabur içtimasında bulunmasıgereken B.K.nın hanginedenle ve kimin bilgisi ile içtimaya katılmadığınınaçıklığa kavuşturulması
v. B.K.nınolayda kullandığı silahtan atıldığı iddia olunan, 2 adet deforme olmuş mermiçekirdeği üzerinde ona ait bir kan izi olup olmadığının tespiti
vi. B.K.yıolay öncesi en son gören M.Ş.nin ifadesinin tespitedilerek onun nasıl bir ruh hâlinde olduğunun araştırılması, panik içinde olupolmadığının tespiti
vii. B.K. ile aynı koğuşta kalan, samimi olduğu kişilerin tespitedilerek tanık olarak ifadelerinin tespit edilmesi, olaydan bir gün önce veolay günü nasıl bir ruh hâli içinde olduğunun, bir rütbeli tarafından dövülüpdövülmediğinin ya da herhangi bir kötü muameleye maruz bırakılıpbırakılmadığının araştırılması
viii. B.K.nın olay günü iki el ateşetmek suretiyle gerçekleştirdiği olayda kullanılan silahtan çıkan mermilerinisabet ettiği yerler ile söz konusu silahın kullanışına ilişkin tüm buhususların nazara alınıp uzman bir bilirkişi dinlenereksöz konusu silahın ateşlenmesi eyleminin müteveffa dışında farklı bir kişitarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, bu eylemin sanığa zorlayaptırılıp yaptırtılmadığı ve eylemin müteveffa tarafındangerçekleştirilmediğine ilişkin olarak hayatın doğal akışına aykırı bir durumolup olmadığı hususlarının araştırılması
ix. B.K. tarafından yazıldığı ileri sürülenintiharmektubunun sanığın el ürünü olup olmadığının tespiti
27. 14/3/2014 tarihli yazılarıyla, 7. Kolordu AskerîSavcılığı, 2. HavaKuvvetiKomutanlığı Askerî Savcılığına;
i. Olayda kullanılan tabanca, şarjör ve fişekler üzerindeyapılan inceleme sonucunda herhangi bir ize rastlanmadığının tespit edildiği,inceleme işlemleri tamamlandığı için söz konusu silahın sahibi M.C.ye iadeedilmesi nedeniyle aynı konuyla ilgili ikinci kez inceleme yapılması imkânınınbulunmadığı,
ii. Dosya kapsamındadinlenen tanık beyanlarınınincelenmesi neticesinde B.K.nınbulunduğu esnada ölümünün kesin olmadığı, yaşatılabileceği düşüncesiylehastaneye sevk edildiği, hâl böyle iken bu husustaki araştırmanın hangi nedenleistendiğinin anlaşılamadığı,
iii. Dosya kapsamında alınan beyanlardan B.K.nın komutanlarının bilgisi dışında içtimaya katılmadığı ve bu yüzden yok yazıldığınınanlaşılması karşısında bu hususta bir araştırmanın neden istendiğininanlaşılamadığı,
iv. Kriminal incelemeraporundaintiharnotunun B.K.nın el ürünü olduğununtespit edildiği, bu nedenle aynı hususta ikincikez inceleme talep edilmesinin nedeninin anlaşılamadığı gerekçesiyle oluşantereddütlerin giderilmesi amacıyla yeniden bir değerlendirme yapılmasıistenilmiştir.
28. Askerî Mahkeme soruşturma talebine ilişkin yeni birdeğerlendirme talebinin reddedilmesine, 5/3/2014 tarihli soruşturmanıngenişletilmesine ilişkin kararda belirtilen hususlarda işlemlerin tamamlanmasıiçin dosyanın Askerî Savcılığa geri gönderilmesine karar vermiştir.
29. Belirtilen hususlarda yapılan incelemelerin ardından AskerîMahkeme 13/8/2014 tarihli kararıyla,AskerîSavcılığın B.K.nın vefatı ile ilgili olaya ilişkinolarak şüpheli M.C. hakkında yürütülen soruşturma sonucunda verilen 17/1/2014 tarihlikovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşıyapılan itirazların reddine karar vermiştir. Mahkemenin gerekçesinin ilgilikısmı şu şekildedir:
"...Mahkememizce 05.03.2014 tarih ve2014/286-63 Müt. sayılıduruşmasız işlere ait kararı ile soruşturmanın genişletilmesine ilişkin karardabelirtilen eksikliklerin giderildiği anlaşıldı.
Soruşturma dosyası incelendiğinde,mahkememizce soruşturmanın genişletilmesi kararı sonrasındaki yapılansoruşturma işlemleri de değerlendirilerek Müteveffa [B.K.]'nın 17.12.2012 tarihinde vefat etmesi olayına ilişkinolarak olaydan kısa süre sonra durumdan askeri savcının haberdar edildiği,askeri savcılık makamı tarafından bizzat olay yerine gidilerek araştırmayapıldığı, ölüm olayıyla ilgili her türlü ihtimal göz önüne alınarak etkin birsoruşturma yapıldığı, olay yerinde bulunan delil mahiyetinde olabilecek hertürlü eşyaya el konulduğu, ölüm olayı ile ilgisi olabilecek ve bu konuda bilgisahibi olabileceği değerlendirilen tüm personelin ifadelerine başvurulduğu,olayda kullanılan silahın hemen olay akabinde Diyarbakır KriminalPolis Laboratuvarı Müdürlüğü'ne inceletildiği, ekspertiz raporunda olaydakullanılan "T6368-09 B 33572" seri numaralı "Yavuz 16Compact" marka silahın incelendiği, inceleme sonucunda silahta atışınaengel mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığının ve olay yerinde bulunan 2adet kovan ve 2 adet mermi çekirdeğinin belirtilen silahtan atıldığının tespitedildiği, ayrıca müteveffanın ve şüpheli [M.C.]'den alınan svaplarda atışartıklarına rastlanmadığı, dosyada mevcut belgeler ve tanık ifadeleri ışığındaolay yerine sonradan gelen Bkm. Kd.Cvş. [E. Ç.]'nin sol el avuç içi ve sol el üstü svaplarında atış artıklarının bulunduğu, [E. Ç.]'nin silah bakım teknisyeniolarak görev yaptığı, olay yerine geldiğinde görevde giydiği tulumun üzerindebulunduğu, günlük birçok silah bakımı yaptığı ve olay sonrasında müteveffanıntaşınmasına da yardımcı olduğu ve 02.01.2013 tarihli ekpertizraporunda belirtilen "olayla ilgili olmadığı halde atış artıklarınınbulunduğu yerlere temas eden ellerde de atış artıkları bulunabilir şeklindekinot (dz. 418) birlikte değerlendirildiğinde [E.Ç.]'nin el svaplarındaatış artığı çıkmasının mümkün olduğunun dosya kapsamından ve bilirkişimütalaalarından anlaşıldığı, müteveffadan alınan svaplardanise atış artığı çıkmamasına ilişkin olarak da 02.01.2013tarihli ekpertiz raporunda "silahın cinsine, tutuş şekline vepatlamanın tam olup olmamasına bağlı olarak ateş eden ele atış artıklarıbulaşmayabilir" şeklinde not düşülerek bu duruma açıklık getirildiği (dz. 418), giysiler üzerinde bulunan ve kimyasal analizetabi tutulmadığı anlaşılan delinme bölgeleri etrafında atış artıklarının tespitedildiği, atış artıklarının dağılımı ve yokluğu itibarıyla yapılan atışın“uzağa yakın atış” olarak değerlendirildiğinin Ankara Jandarma Kriminal Daire Başkanlığının 11.02.2013 tarihli uzmanlıkraporundan anlaşıldığı(dz.611), dosyada yapılan atışa ilişkin olarak soruşturmanın genişletilmesisonrasında dinlenilen uzman iki bilirkişinin ortak mütalaasında da yapılanatışın bahsi geçen incelemeye dayanılarak uzağa yakın atış olarak belirtildiğive bu atışın 4 cm ile 100 cm arasında yapılan atış olduğunun belirtildiği,yapılan atışın müteveffanın kendisi tarafından da yapılabileceğinin ancak bukonuda kesin bir kanıya varılamayacağının belirtildiği (dz.984-985), kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kotkemik kırıklarıyla birlikte çok sayıda iç organ yaralanmalarından gelişen içkanama sonucunda meydana geldiğinin belirlendiği, olay yerinde bulunan nottakiyazının müteveffaya ait olduğunun Diyarbakır KriminalPolis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 17.01.2013 tarihli ekspertiz raporundananlaşıldığı(dz.464-465), ayrıca aynı nota ilişkin yazının şüpheli [M.C.]'in el ürünü olmadığının da 16.05.2014 tarihliuzmanlık raporuyla tespit edildiği (dz. 968), tüm buyapılan soruşturma sonucundaki tespitler ışığında askeri savcılık tarafındanyapılan değerlendirmede müteveffanın intihar ettiği sonucuna ulaşıldığı veintihar olayının oluşumunda ceza hukuku bakımından herhangi bir kişi yadakuruma izafeedilebilecek kusurlu bir davranışınbulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup, soruşturma dosyası incelendiğindeDiyarbakır 7'nci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından olayın hemenakabinde soruşturmaya başlandığı ve mahkememizce genişletilen soruşturma ileeksikliklerinde giderilerek etkin bir soruşturma yapıldığı, bu aşamada herhangibir noksan soruşturmanın bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
...Askeri Savcılığın itiraza konu kararındaolayın oluşumunda ceza hukuku bakımından şüpheli Bkm.Kd.Çvş. [M.C.] yada başkaca herhangi bir personelin ölüm olayıyla doğrudan illiyet bağı bulunanve ceza kanunları bağlamında sorumluluk gerektiren kusurlu eylem ya daeylemleri bulunmadığı yönündekikabulünden herhangibir isabetsizlik olmadığı, itiraz nedenlerinin yerinde olmadığı, verilenkararın usul ve yasaya uygun olduğu, olayla ilgili yeterli ve etkinsoruşturmanın yapıldığı, olayın kaza sonucu meydana gelmesinin mevcut delildurumu itibariyle mümkün olmadığı gibi ceza hukuku kapsamında herhangi birkişiye kusur atfedilebilecek bir eyleminde bulunmadığı sonucunavarıldığından..."
C. İdari Tahkikat Süreci
30. Öte yandan konu ile ilgili olarak üç kişilik bir idari tahkikatheyeti oluşturulmuş ve bu heyet tarafından yirmi dört askerî personelinifadesine başvurulmuştur.
31. Tahkikat sonucu hazırlanan 3/1/2013 tarihli raporda, candostu teşkilatı ile ilgili sorunlar tespit edilmiş; olayda silahı kullanılan M.C.nin emniyet ve kaza önleme konulu emre rağmen şahsisilahını dolabında kilit altında bulundurmadığı,başkasınaait olduğu düşünülen cep telefonunun görev yaptığı çay ocağında bulunmasındandolayı B.K.nın birlik önünde teşhir edilme korkusuyaşamış olabileceği kanaati dile getirilmiştir.
32. Raporda ayrıca B.K.nınkendisine ait olmayan telefonu sorumluluk alanında bulundurması nedeniylekusurlu olduğu, Y.Ç. isimli erin B.K.nın can dostuolmasına rağmen görevinin gereklerini yerine getirmediği hususlarına yer verilmiştir.P. Çvş. U.İ.P. Onb. S.K., P. Er E.A, K.Ç ve E.Ç.nin çalıntı telefonla ilgili olayı rütbeli personelebildirmeyerek kendi içlerinde çözmeye çalışmaları ve bunu yaparken B.K.ya psikolojik baskı uyguladıkları, sıralı üst A.I.nın problemin kendine bildirilmesini müteakip probleminiçtimada çözüleceğini ifade ederek olaya anında müdahale etmeyip olayısürüncemede bırakması ve rencide olmuşB.K.yarefakatçi vermeyerek onu yalnız bırakması suretiyle kusurlu olduğunadeğinilmiştir.
33. Raporda, olayda silahı kullanılan M.C.ninşahsi silahını yanında bulundurmadığı zamanlarda kalmakta olduğu, kapısıkilitli odada muhafaza etmesi ancak silahını koyduğu dolabı kilit altındabulundurmaması, K. Bkm. Bçvs.A.A.nın ise birliğininsilahları ile şahsi tabancasını emniyetini alırken astlarının şahsitabancalarının muhafazasına yönelik bir telkinde bulunmaması nedeniyle kusurluolduğu tespiti yapılmış; benzer olaylarla karşılaşılmaması için birtakımönerilerde bulunulmuştur.
34. Raporda ayrıca olaya ilişkin olarak herhangi bir personelhakkında disiplin cezası önerilmemiş, sonuç olarak hırsızlık suçu ilesuçlanması veolayın bölük tarafından öğrenilmesikaygısıyla B.K.nın utanç duyduğu, bu psikolojikdurumun etkisiyle M.C.nin odasının kapı kilidinikırdıktan sonra tabancayı alarak kendisini vurmak suretiyle intihar etmişolabileceği değerlendirilmiş; olayın intihar olup olmadığı konusunda kesinkanaate varılması için adli soruşturma sürecinin tamamlanması gerektiğihususuna yer verilmiştir.
D. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde Açılan TamYargı Davası Süreci
35. Başvurucular 30/10/2013 tarihinde Millî Savunma Bakanlığınabaşvurarak B.K.nınintiharının askerlik hizmetinin kötü işlemesi nedeniyle gerçekleştiğini ilerisürerek maddi ve manevi zararlarının giderilmesini talep etmişlerdir.
36. Başvurucular,taleplerininzımnen reddedilmesi üzerine Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) maddi vemanevi tazminat davası açmışlardır.
37. AYİM 1/10/2014 tarihli kararıyla başvurucuların talebini reddetmiş,bu sonuca ulaşırken şu gerekçeye dayanmıştır:
"...
Dava konusu olay incelendiğinde; davacılardan İfakat'ın evladı vediğerdavacıların kardeşi olan [B.K.]'ın Diyarbakır 16'ncı Mknz. P.Tug. 2'nci Mknz. P. Tb. D/Ds. Tk.Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerinegetirirken P. Çvş. [B.A.] aitolduğu düşünülen cep telefonunu görev yaptığı çay ocağında bulundurmasındandolayı hırsızlık suçu ile suçlanması ve olayın bölük tarafından öğrenilmesikaygısı nedeni ile duyduğu utanç sonrasında, içinde bulunduğu psikolojikdurumunda etkisiyle kademede beraber çalıştığı Bkm. Kd. Çvş. [M.C.]'inodasının kapı kilidini kırdıktan sonra tabancayı alarak 17.12.2012 tarihindekendisini vurmak suretiyle intihar ettiği, olayla ilgili 7. Kor. K.lığı Askeri Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmaneticesinde ölümün intihardan kaynaklandığı kabulü ile kovuşturmaya yerolmadığına karar verildiği, bu karara karşı mağdurlar vekili Av. Murat KazımÖzok'un yaptığı itirazın ise2. Hv.K.K.lığı AskeriMahkemesince reddedildiğinin anlaşıldığı, tarafımızca soruşturma dosyalarındayapılan ayrıntılıincelemede de davacılar yakınının enufak bir psikiyatrik rahatsızlığı olduğuna veya sağlıkla ilgili bir problemininbulunduğuna dair bir kaydın tespit edilmediği, dinlenen tüm tanıkların (samimiarkadaşları dahil) davacılar yakınının ne komutanlarıyla ne arkadaşlarıyla nede askerlik hizmetiyle bir probleminin olmadığını beyan ettikleri, olaylailgili yapılan adli soruşturma neticesindede tespitedildiği üzere, müteveffanın ölümü nedeniyle kendisine kusur izafe edilecekherhangi bir şahıs olmadığı, müteveffanın hırsızlık suçu ile suçlanması veolayın bölük tarafından öğrenilmesi kaygısı nedeni ile duyduğu utançsonrasında, içinde bulunduğu psikolojik durumunda etkisiyle, kapalı kapının kilidinikırarak başkasına zimmetli silahı alarak intihar ettiği ölüm olayında zararlısonucu doğuran eylem ile hizmet arasında illiyet bağının bulunmadığı, davalıidareye yüklenebilecek bir nedensellik bağının mevcut olmadığı, davalı idareninherhangi bir hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluk şartlarının mevcutolmadığı, dava dilekçesinde de müteveffanın ölümünün askerlik hizmetinin sebepve tesirinden kaynaklandığı iddiasını destekleyecek hiçbir olay, bilgi, belgeya da tıbbi görüş ileri sürülmediği, idari tatbikat raporunda belirtilenhususların (can dostuna yönelik ve astsubayın hırsızlık olayındaki tutumu veodasında silah bulunması) benzer olayların tekerrürüne mani olmaya yöneliktavsiye niteliğinde olduğu belirtilen hususlarda somut, cezai ve hukukisorumluluk gerektirir nitelikte bir ihmal bulunmadığı, tüm bu hususlar birliktedeğerlendirildiğinde davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddinekarar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
...."
38. Başvurucuların kararındüzeltilmesiistemiyle yaptığı başvuru da aynı Dairenin 11/3/2015 tarihli kararı ilereddedilmiştir.
39. Karar 26/3/2015 tarihinde başvurucular vekiline tebliğedilmiştir.
40 . Başvurucular 1/4/2015 tarihindebireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
41. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdareMahkemesi Kanunu’nun “Doğrudan doğruya tamyargı davası açılması” kenar başlıklı 43. maddesi şöyledir:
“İdari eylemlerdenhakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadanönce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleritarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içindeyetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır.Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliğitarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiğitarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler.
Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılantam yargı davasının görevden reddi halinde sonradan Askeri Yüksek İdareMahkemesine açılan davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartıaranmaz.”
V. İNCELEME VE GEREKÇE
42. Mahkemenin 12/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
43. Başvurucular;
i. İdarenin telefon hırsızlığı olayının çözümünü erlerebıraktığının idari tahkikat raporuyla tespit edildiğini,
ii. Öte yandan yine telefon hırsızlığı ile bağlantılı olarakyakınları B.K.nın P.Bçvş. A.I.nın kötü muamelesinemaruz kaldığını,
iii. Bu olayların etkisiyle yakınları B.K.nın emirlere aykırı olarak muhafaza edildiği yerdentemin ettiği silahla yaşamına son verdiğini,
iv. İdarenin kendi eylem ve işlemleriyle meydana getirdiğizararı ödemekle yükümlü olduğunu, ceza soruşturması makamlarınca olayın intiharolarak nitelendirilmesinin devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü ortadankaldırmayacağını, bu yöndeki yükümlülüklerinin gereğini tam olarak yerinegetirmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri sürerekzararlarının giderimini talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme
44. Anayasa’nın “Kişinindokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” kenar başlıklı 17.maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes,yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”
45. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Devletintemel amaç ve görevleri, (...) kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyalhukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal,ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığınıngelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
46. Başvurucuların iddialarının yakınları B.K.nın üçüncü kişiler tarafından yapılan baskısonucunda intihara sürüklendiği, askerlik hizmetini yapmakta olan B.K.nın bu eylemlere karşı korunamadığıyla ilgili olduğuanlaşılmaktadır. Bu nedenle şikâyetler bir bütün olarak yaşam hakkının pozitifyükümlülükleri bağlamında ve koruma yükümlülüğü kapsamında incelenmesigerektiği değerlendirilmiştir.
1. Genelİlkeler
47. Kişinin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını korumahakkı birbiriyle sıkı bağlantıları olan devredilmez ve vazgeçilmez haklardanolup devletin bu konuda pozitif ve negatif yükümlülükleri bulunmaktadır.Devletin negatif bir yükümlülük olarak yetki alanında bulunan hiçbir bireyinyaşamına kasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermeme,bunun yanı sıra pozitif bir yükümlülük olarakyine yetki alanında bulunan tüm bireylerin yaşam hakkını gerek kamusalmakamların gerek diğer bireylerin gerekse kişinin kendisinin eylemlerindenkaynaklanabilecek risklere karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, §§ 50, 51).
48. Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkı kapsamında devletin sahipolduğu pozitif yükümlülükler açısından benimsediği temel yaklaşıma göredevletin sorumluluğunu gerektirebilecek şartlar altında gerçekleşen ölümolaylarında Anayasa’nın 17. maddesi devlete, elindeki tüm imkânları kullanarakbu konuda ihdas edilmiş yasal ve idari çerçevenin yaşamı tehlikede olankişileri korumak için gereği gibi uygulanmasını ve bu hakka yönelik ihlallerindurdurulup cezalandırılmasını sağlayacak etkili idari ve yargısal tedbirlerialma görevi yüklemektedir. Bu yükümlülük, kamusal olsun veya olmasın yaşamhakkının tehlikeye girebileceği her türlü faaliyet bakımından geçerlidir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 52).
49. Bu kapsamda bazı özel koşullarda devletin kişinin kendieylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı yaşamı korumak amacıyla gereklitedbirleri alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Zorunlu askerlik hizmeti için degeçerli olan bu yükümlülüğün ortaya çıkması için askerî mercilerin kendikontrolleri altındaki bir kişinin kendini öldürmesi konusunda gerçek bir riskolduğunu bilip bilmediklerini ya da bilmeleri gerekip gerekmediğini tespitetmek, böyle bir durum söz konusu ise bu riski ortadan kaldırmak için makulölçüler çerçevesinde ve sahip oldukları yetkiler kapsamında kendilerindenbeklenen her şeyi yapıp yapmadıklarını incelemek gerekir. Ancak özellikle insandavranışının öngörülemezliği, öncelikler ve kaynaklardeğerlendirilerek yapılacak işlemin veya yürütülecek faaliyetin tercihi dikkatealınarak pozitif yükümlülük; yetkililer üzerine aşırı yük oluşturacak şekildeyorumlanmamalıdır. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesince yapılacak incelemede,basit bir ihmali veya değerlendirme hatasını aşan bir kusurun askerîyetkililere atfedilebilip atfedilemeyeceğinin ortaya konması gerekmektedir (Sadık Koçak ve diğerleri, B. No: 2013/841,23/1/2014, § 74).
50. Askerlik yükümlülüğü kapsamında yürütülen bazı eylem veetkinliklerin doğasına ve insan unsuruna bağlı olarak ortaya çıkan riskseviyesine uygun şekilde yaşamı koruyucu yasal ve idari düzenlemelerinbulunması gerekmektedir. Devlet askerlik görevini zorunlu kıldığı içinözellikle silahların kullanımı konusunda büyük bir titizlik göstermeli,psikolojik sorunları olan askerlerin tedavi edilmesini ve onlara yönelik uyguntedbirlerin alınmasını sağlamalıdır. Oluşturulan yasal ve idari düzenlemelerde,askerlik yaşamının doğasında var olan tehlikelerle karşı karşıya bulunan askerlerinetkin bir şekilde korunmasını sağlayan uygulamaya ilişkin tedbirlerin ve emirkomuta zinciri içinde yer alan sorumlular tarafından işlenebilecek kusur vehataların tespit edilmesini sağlayacak usullerin öngörülmesi gerekmektedir. Buçerçevede askere alım sırasında kişilerin uygun denetimlerden geçirilmesi, askerliköncesinde ve sırasında kişilere gerekli denetim ve müdahalelerin yapılmasıbüyük önem taşımaktadır (Sadık Koçak vediğerleri, §§ 75, 76).
51. Kişilerin yaşamının korunması için yeterli yasal ve idaribir çerçevenin oluşturulması yükümlülüğü, askerlik hizmetini ifa eden kişilerinyaşam ve sağlıklarının korunması için de geçerlidir.
2. İlkelerin Olaya Uygulanması
52. Somut olayda yaşam hakkının korunması için oluşturulan yasalçerçevenin yetersiz olduğu şeklinde bir iddia ileri sürülmediği gibi AnayasaMahkemesi tarafından bu konuda resen gözetilmesi ve incelenmesi gereken birhususun da bulunmadığı anlaşılmıştır.
53. Başvurucular, genel olarak ceza soruşturması sürecineyönelik herhangi bir eleştiri getirmemişler; B.K.nın ölümünün intihar olmadığı yönünde bir iddiayıda açıkça ileri sürmemişlerdir. Başvurucular, ceza sorumluluğu yönünden olaydaherhangi bir hususun tespit edilememiş olmasının kamu görevlilerinin ihmal niteliğindekidavranışlarından kaynaklanan zararlar bağlamında idarenin sorumluluğunu ortadankaldırmayacağını ileri sürmektedirler. Bu açıdan başvurucular, telefonhırsızlığı olayının çözümünün bırakıldığı erler ile konunun aktarıldığı enyakın üstün B.K.ya yönelikkötü muamele oluşturduğu ileri sürülen davranışlarının yine ihmal olarakdeğerlendirilebilecek, dışarıda bırakılan dolu bir silahın yakınları B.K.nın intiharına yol açtığını ileri sürmektedirler.
54. Derece mahkemesi dosyalarında yer verilen ifadelerinincelenmesinden tanıkların telefon hırsızlığı olayı ile ilgili olarak B.K.nın psikolojik baskıya maruzkaldığı yönünde emare ortaya koymadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan telefonhırsızlığı olayının başvurucuların yakınına isnat edilmesi ile başvurucularınyakının intiharı arasında geçen sürenin kısalığı dikkate alındığında B.K.nın intiharına yol açabilecekölçüde, aynı kademedeki arkadaşları tarafından yapılan bir baskıya maruzkaldığı sonucuna ulaşılabilmesi için gerekli delillerin olayda tespit edilemediğigözönünde bulundurulmalıdır.
55. Öte yandan başvurucular, B.K.nın en yakın üstü A.I.nınkötü muamelesine maruz kaldığı ve bunun da intiharına yol açtığı yönündekiiddiaları kapsamında somut herhangi bir delil ileri süremedikleri gibi derecemahkemeleri dosyaları ile idari tahkikat raporu ve eklerinde de bu yönde birveriye rastlanamamıştır. Bu nedenle başvurucuların bu iddialarına itibar etmekolanağı bulunmamaktadır.
56. Yukarıda yer verilen tespitler ışığında AnayasaMahkemesince, somut olayda soruşturma makamlarının B.K.nın intiharında idareye atfedilebilecek bir kusurbulunmadığı yönünde yapmış oldukları tespitten ayrılmayı gerektirir bir hususbulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
57. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA12/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.