TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
FATİH MEHMET HARMANCI BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/33439)
Karar Tarihi: 10/2/2021
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Zehra GAYRETLİ
Başvurucu
:
Fatih Mehmet HARMANCI
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, ceza davasında başvurucunun (sanığın) hazırbulunma talebi reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmayakatılımının sağlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 6/11/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuştur.
III. OLAY VEOLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
9. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbeteşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülkegenelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl19/7/2018 tarihine kadar birçok kez uzatılmıştır. Kamu makamları ve yargıorganları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çokuzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı TerörÖrgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilenbir yapılanmanın olduğunu değerlendirmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri[GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).
10. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülkegenelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiylebağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanısıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardakiyapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafındansoruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklamatedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51; MehmetHasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12).
11. Niğde İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde eğitim şubemüdürü olarak görev yapmakta olan başvurucu -FETÖ/PDY'ye yönelik yürütülenidari soruşturma kapsamında- 18/7/2016 tarihinde görevden uzaklaştırılmıştır.Başvurucu daha sonra 1/9/2016 tarihli ve 29818 (mükerrer) sayılı ResmîGazete'de yayımlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı TedbirlerAlınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevindençıkarılmıştır.
12. Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık)aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı emniyet mensupları hakkında FETÖ/PDYüyesi olma suçundan soruşturma başlatılmıştır.
13. Soruşturma kapsamında 23/7/2016 tarihinde silahlıterör örgütü üyesi olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmesuçlarından gözaltına alınan başvurucu, 24/7/2016 tarihinde tutuklanarak NiğdeE Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiştir.
14. Soruşturma sonucunda Başsavcılığın 15/2/2017 tarihliiddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçundancezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Öte yandan anayasal düzeniortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun işlendiğine dair yeterli delilbulunmadığı gerekçesiyle Başsavcılık tarafından başvurucu hakkında busuçtan ek kovuşturmaya yer olmadığına 16/2/2017 tarihinde karar verilmiştir.
15. İddianamede başvurucunun adına kayıtlı ve kendisitarafından kullanıldığı anlaşılan 505...78 numaralı hat üzerinden ByLockuygulamasının 11/8/2014 tarihinde kullanılmaya başlanıldığı, telefonunda FetullahGülen'in koltukta oturmuş şekildeki fotoğrafının bulunduğu, ayrıca terörörgütü üyeleri tarafından kullanıldığı tespit edilen Psiphon Pro veKakao Talk isimli uygulamaların da telefonunda kayıtlı olduğununanlaşıldığı iddialarına yer verilmiştir.
16. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıylayapılan incelemede başvurucunun tutuklu olarak bulunduğu Niğde E Tipi KapalıCeza İnfaz Kurumundan zorunlu nedenlerle nakil kapsamında 29/1/2017tarihinde Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) nakledildiğianlaşılmıştır. Bununla birlikte başvurucunun başka bir infaz kurumunanakledilmesini zorunlu kılan nedene ilişkin herhangi bir bilgi veya belgeyeulaşılamamıştır.
17. Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) görülenyargılamada Mahkemece 17/2/2017 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleriyapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda duruşmanın 20/4/2017 tarihinde yapılmasına vebaşvurucunun duruşma tarihinde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS)aracılığı ile duruşmaya katılımının sağlanması hususunda tutuklu bulunduğuİnfaz Kurumuna müzekkere yazılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun Mahkemeninyargı çevresi dışındaki bir infaz kurumuna nakledilmiş olduğu gözetilerek İnfazKurumundan duruşma salonuna transfer nedeniyle oluşabilecek gecikmelerinazaltılması ve yargılamanın hızlandırılması amacıyla video konferans yönteminebaşvurulduğu anlaşılmıştır.
18. Yargılamanın 20/4/2017 tarihli ilk celsesine SEGBİSaracılığı ile katılan başvurucu, müdafiinin de hazır bulunmasıyla savunmayapmıştır. Duruşma tutanağına göre başvurucunun SEGBİS aracılığı ile duruşmayakatılmak istemediği veya duruşmada bizzat hazır bulunmak istediği yönündeherhangi bir beyanda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece başvurucunun birsonraki duruşmada hazır edilmesinin İnfaz Kurumundan istenilmesine kararverilerek duruşma 3/7/2017 tarihine ertelenmiştir.
19. 3/7/2017 tarihli duruşmaya da SEGBİS aracılığıylakatılan başvurucu, SEGBİS aracılığı ile duruşmaya katılmak istemediği veyaduruşmada bizzat hazır bulunmak istediği yönünde herhangi bir beyandabulunmaksızın dosyadaki delillere karşı savunma yaparak tahliye talebindebulunmuştur. Duruşma tutanağına göre Mahkeme, başvurucunun bir sonraki celsedehazır edilmesinin İnfaz Kurumundan istenilmesine karar vererek duruşmayı21/9/2017 tarihine ertelemiştir.
20. Başvurucu 18/9/2017 tarihinde Mahkemeye gönderdiğidilekçesinde duruşmalara fiziki olarak katılmak istediğini beyan etmiş olmasınarağmen duruşmalara katılımının SEGBİS aracılığı ile yapılmasının adilyargılanma hakkını ihlal ettiğini, ayrıca duruşmalarda yaptığı savunmaların vetaleplerinin tümünün SEGBİS çözüm tutanaklarında yer almadığını ilerisürmüştür.
21. Duruşma tutanağına göre yargılamanın 21/9/2017tarihli celsesinde SEGBİS bağlantısı kurulamadığından başvurucu duruşmada hazırbulundurulmamıştır. Duruşmada savcılık tarafından esas hakkında mütalaasunulmuştur. Başvurucu müdafii esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmaküzere süre talebinde bulunmuş, Mahkemece talep kabul edilerek duruşmanın26/10/2017 tarihine ertelenmesine karar verilmiştir.
22. Başvurucu, Mahkemeye gönderdiği 5/10/2017 tarihlidilekçesinde -diğer itiraz ve taleplerinin yanı sıra- İnfaz Kurumu idaresine21/9/2017 tarihinde duruşmasının bulunduğunu hatırlatmış olmasına rağmenkendisine herhangi bir gerekçe gösterilmeden duruşma tarihinde SEGBİS odasınaçağrılmadığını ve bu nedenle duruşmaya katılamadığını ileri sürmüştür.
23. Başvurucu, yargılamanın 26/10/2017 tarihli soncelsesine de SEGBİS aracılığı ile katılmıştır. Son celsede başvurucunun dahaönce dava dosyasına gönderdiği dilekçelerde ileri sürdüğü tahkikatın genişletilmesineve ByLock deliline ilişkin talepleri reddedilerek hüküm açıklanmıştır.
24. Mahkemenin 26/10/2017 tarihli kararı ile başvurucununatılı suçtan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
25. Başvurucunun istinaf talebi, Adana Bölge AdliyeMahkemesi 2. Ceza Dairesinin 29/12/2017 tarihli kararı ile esastanreddedilmiştir.
26. Başvurucu 22/1/2018 tarihli temyiz dilekçesinde-diğerlerinin yanı sıra- duruşmalara SEGBİS aracılığı ile katılmak istemediğinibelirtmiş olmasına rağmen talebinin Mahkemece dikkate alınmadığını, müdafii ileduruşmada aynı anda bulunma ve savunma yapma imkânından faydalanamadığını,yüz yüze yargılama ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek temyiztalebinde bulunmuştur. Başvurucu temyiz dilekçesinde ayrıca, tutuklu bulunduğuİnfaz Kurumu ile yargılamanın görüldüğü Mahkemenin aynı ilde bulunmalarınarağmen yargılama devam ederken hiçbir gerekçe gösterilmeden başka bir ildekiinfaz kurumuna nakledilmesi suretiyle duruşmalara bizzat katılma hakkınınelinden alındığını belirtmiştir.
27. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2/7/2018 kararı ilehüküm düzeltilerek onanmıştır.
28. Başvurucu müddetnamenin tebliğ edildiği 16/10/2018tarihinde nihai karardan haberdar olduğunu beyan ederek 6/11/2018 tarihindebaşvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİHUKUK
29. İlgili hukuk kaynakları için bkz. Şehrivan Çoban[GK], B. No: 2017/22672, 6/2/2020.
V. İNCELEME VEGEREKÇE
30. Mahkemenin 10/2/2021 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli YardımTalebi Yönünden
31. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçiminiönemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücündenyoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adliyardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
B. DuruşmadaHazır Bulunma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucununİddiaları
32. Başvurucu; savunmasını mahkeme huzurunda yapmakistediğine ilişkin yazılı ve sözlü taleplerinin dikkate alınmadığını, tümduruşmalara SEGBİS aracılığı ile katılmak zorunda bırakıldığını, duruşmasalonunda hazır bulunan avukatı ile yüz yüze görüşme imkânındanfaydalanamadığını ve avukatından hukuki destek alamadığını belirterek adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
33. Bakanlık başvurunun bu kısmı ile ilgili görüşbildirmemiştir.
2. Değerlendirme
34. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenarbaşlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Herkes, meşrû vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."
35. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucunun iddiaları, adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmadahazır bulunma hakkı yönünden incelenmiştir.
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
36. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Esas Yönünden
37. Anayasa Mahkemesi aynı mahiyetteki şikâyetleri ŞehrivanÇoban (aynı kararda bkz. §§ 72-104) kararında incelemiş olup anılankarardaki ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığıanlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi Şehrivan Çoban kararında Anayasa'nın36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının duruşmada hazır bulunmahakkını da kapsadığını belirterek ceza adaletinin hakkaniyete uygun şekildegerçekleşebilmesi için sanığın mahkemenin huzuruna çıkarılmasının büyük önemarz ettiğini vurgulamıştır (Şehrivan Çoban, §§ 73, 74). AnayasaMahkemesi, anılan kararda sanığın ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmayakatılımının sağlanmaya çalışılmasının duruşmada hazır bulunma hakkına yönelikbir müdahale teşkil ettiğini tespit ederek bu müdahalenin Anayasa'nın 36.maddesini ihlal edip etmediğine ilişkin değerlendirmenin ise kanun tarafındanöngörülme, haklı bir sebebe dayanma ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamakoşulları yönünden yapılacak inceleme sonucunda belirlenebileceğini ifadeetmiştir (Şehrivan Çoban, §§ 78-81). Buna göre sanığın SEGBİSaracılığıyla duruşmaya katılımının sağlanması şeklindeki müdahalenin Anayasa'yauygun olabilmesi için kanuni bir temelinin bulunması, meşru bir amaca dayalı veölçülü olması gerekmektedir (Şehrivan Çoban, §§ 82-88).
38. Anayasa Mahkemesi Şehrivan Çoban kararında sözkonusu müdahalenin ölçülü bir müdahale olarak kabul edilebilmesi için gerekliolan genel ilkeleri de ortaya koymuştur (Şehrivan Çoban, §§ 89-95). Bugenel ilkelere göre sanığın duruşmada hazır bulunma hakkına yapılan müdahaleninölçülü bir müdahale olup olmadığı ölçülülük ilkesinin alt ilkeleri olan elverişlilik,gereklilik ve orantılılık ilkeleri yönünden yapılacakdeğerlendirmenin sonucuna göre belirlenebilecektir. Buna göre duruşmada hazır bulunmahakkına yapılan müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişliolması, ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olduğunun gösterilmesive orantılılık yönünden bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmakistenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekmektedir. Buçerçevede özellikle gereklilik ilkesi uyarınca suç isnadına ilişkinyargılamalarda duruşmada hazır bulunma hakkını sınırlayan herhangi bir tedbirinöncelikle gerekli olduğunun gösterilmesi gerekir. Bu çerçevede sanığınduruşmada hazır bulunmamasını zorunlu kılan bir olgunun varlığı derecemahkemelerince somut ve olaya uygun bir gerekçeyle ortaya konulmalıdır (ŞehrivanÇoban, §§ 89-93).
39. Müdahalenin gerekli olduğunun ortaya konulduğuhâllerde ise sanığın duruşmada hazır bulunmamasının yargılamanın adilliğine birbütün hâlinde zarar verip vermediği orantılılık açısındanincelenmelidir. Bu kapsamda duruşmada bizzat hazır bulundurulmayan tarafındiğer tarafça ileri sürülen görüşler ve kanıtlar hakkında bilgi sahibi olupolamadığı veya bunlara yorum yapıp yapamadığı, dezavantajlı durumadüşürülmeksizin davaya etkili katılımının sağlanmasında makul bir fırsata sahipolup olmadığı hususları detaylı bir incelemeye tabi tutulmalıdır. Orantılılıkaçısından yapılacak değerlendirmede, yokluğunda gerçekleştirilen işleminsanığın duruşmada fiziken hazır bulunmasını gerektiren (esaslı) nitelikte birişlem olup olmadığına da bakılmalıdır (Şehrivan Çoban, § 94).
40. Somut olayda, başvurucunun duruşmada bizzat hazırbulunma talebinin Mahkemece reddedilmesi 4/12/2004 ve 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu'nun 196. maddesinin (4) numaralı fıkrasına dayandığındananılan müdahale kanunilik ölçütünü karşılamaktadır.
41. Başvurucunun duruşmaya bizzat katılma talebinin kabuledilmemesinin gerekçesi derece mahkemesi kararlarından anlaşılamamaktadır.Diğer taraftan Anayasa'nın 141. maddesinde yargıya davaların en az giderle vemümkün olan süratle sonuçlandırılması görevi verilmiştir. Bu görevin ağır işyükü altında yerine getirilmesi zorlaştıkça uyuşmazlıkların çözümü içinalternatif yöntemlerin yaşama geçirilmesi, yargıya ilişkin anayasal kurallarınetkililiğinin sağlanması bakımından gerekli görülebilir (Şehrivan Çoban,§ 88). Buna göre somut olayda tutuklu veya hükümlülerin ceza infaz kurumundanduruşma salonuna transferleri nedeniyle oluşan gecikmelerin azaltılması veyargılamaların hızlandırılması sebebiyle duruşmada hazır bulunma hakkınayapılan müdahalenin usul ekonomisinin gerçekleştirilmesine yönelik olarak meşrubir amaca dayandığı sonucuna ulaşılmıştır.
42. Ölçülülük ilkesi açısından ilk olarak müdahaleninelverişli olup olmadığı incelenmelidir. Somut olayda başvurucunun SEGBİSyoluyla duruşmaya katılımının sağlanmak istenmesinin amacı Mahkemenin makulsürede yargılama yapmak istemesidir. Buna göre yargılamanın uzun sürmemesi gibimeşru bir amaca ağırlık verilerek duruşmada hazır bulunma hakkına sınırlamagetirilmesi anlaşılabilir bir durumdur. Başvurucunun duruşmada hazır bulunmahakkına yapılan müdahalenin makul sürede yargılama yapılması amacına ulaşılmasıbakımından elverişli bir araç olduğu söylenebilir.
43. İkinci olarak müdahalenin gerekli olupolmadığı incelenmelidir. Ölçülülük denetiminde gereklilik ölçütü,müdahalede bulunulurken en hafif aracın seçilmesi anlamına gelmektedir (ŞehrivanÇoban, § 90). Gereklilik ölçütü yönünden duruşmada hazır bulunmahakkı ancak olayın koşullarının zorunlu kıldığı durumlardasınırlanabilecektir (Şehrivan Çoban, § 91). Bu çerçevede sanığınduruşmada hazır bulunmamasını zorunlu kılan bir olgunun varlığı derecemahkemelerince somut ve olaya uygun bir gerekçeyle ortaya konulmalıdır. Başvurukonusu olayda, terör örgütü üyeliği gibi nitelikli bir suçtan yargılananbaşvurucu, Mahkemenin bulunduğu ildeki infaz kurumunda tutuklu olarak bulunmasınarağmen soruşturma devam ederken zorunlu nakil nedenlerine dayanılarakMahkemenin yargı çevresi dışındaki bir ceza infaz kurumuna sevk edilmiştir(bkz. § 16). Bununla birlikte anılan nedenler kararda gösterilmemiştir. Dahasıyargı organları ile İnfaz Kurumu idaresinin başvurucunun duruşmada hazırbulunma hakkının gerekliliklerinin sağlanmasına uygun şekilde planlama yapıpyapmadıklarına ilişkin bir veriye de ulaşılamamıştır. Somut olayda ilk derecemahkemesince başvurucunun duruşmada hazır bulunma talebinin hangi zorlayıcınedene dayalı olarak kabul edilmediğinin somut ve olaya özgü bir gerekçeyleortaya konulduğundan söz etmek mümkün gözükmemektedir.
44. Başvurucunun yokluğunda Cumhuriyet savcısı esashakkındaki görüşünü bildirmiş ve Mahkemece hüküm verilmiştir. Diğer birifadeyle esas hakkındaki mütalaanın okunduğu ve başvurucu hakkında hükümverildiği yani esaslı işlemlerin yapıldığı tüm oturumlarda başvurucu duruşmadahazır bulunamamıştır. Buna göre terör örgütü üyeliği suçundan yargılananbaşvurucunun esaslı işlemlerin yapıldığı oturumların hiçbirinde hazırbulundurulmaması yargılamanın adilliğine zarar vermiştir.
45. Bu çerçevede derece mahkemelerince diğeralternatifler değerlendirilmeden ve olaya özgü somut gerekçeler sunulmadandoğrudan başvurucunun duruşmada hazır bulunma talebinin reddedilmesi, en uygunaracın seçilmemesi sebebiyle müdahalenin gerekli olmadığı sonucuna yolaçmaktadır. Dolayısıyla başvurucunun esas hakkında işlemlerin yapıldığıduruşmada hazır bulunma talebinin reddedilmesinin zorunlu olduğu derecemahkemelerince somut bir biçimde ortaya konulamadığı için müdahalenin gerekliolmadığı sonucuna varılmıştır.
46. Müdahalenin gerekli olmadığı sonucunavarıldığından ölçülülük açısından ayrıca orantılılık incelemesiyapılmamıştır.
47. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazırbulunma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
Selahaddin MENTEŞ bu görüşe katılmamıştır.
C. Diğer İhlalİddiaları
48. Başvurucunun duruşmada hazır bulunma hakkının ihlaledildiğine karar verildiğinden adil yargılanma hakkı kapsamında ileri sürdüğüşikâyetleri ile diğer şikâyetleri hakkında kabul edilebilirlik ve esas yönündenayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
D. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
49. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yenidenyargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararındaaçıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosyaüzerinden karar verir."
50. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesi ve tazminattalebinde bulunmuştur.
51. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararındaihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genelilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer birkararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesininsonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibiilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (AligülAlkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).
52. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).
53. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veyamahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılıKanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgilimahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundakibenzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıylayeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderimyolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararınabağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundakiyargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yenidenyargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisibulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasalyükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararınedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarınıgidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).
54. İncelenen başvuruda duruşmada hazır bulunma hakkınınihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararındankaynaklandığı anlaşılmaktadır.
55. Bu durumda duruşmada hazır bulunma hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukukiyarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgüdüzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasınagöre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamdayapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesiniihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelereuygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama yapılmak üzere Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesinekarar verilmesi gerekmektedir.
56. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığındanbaşvurucunun tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucunaulaşılmıştır.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazırbulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNAOYBİRLİĞİYLE,
C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNESelahaddin MENTEŞ'in karşı oyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
D. Kararın bir örneğinin duruşmada hazır bulunma hakkınınihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmaküzere Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2017/121, K.2017/233) GÖNDERİLMESİNE,
E. Tazminata ilişkin taleplerin REDDİNE,
F. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 10/2/2021 tarihinde karar verildi.
KARŞIOY
1. Mahkemenin Sayın çoğunluğu tarafından başvurucununadil yargılama kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkını ihlal edildiğinekarar verilmiştir. Başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiyönündeki çoğunluk kararına belirtilen gerekçelerle katılmadım.
2. Olay ve olgular mahkememizin gerekçeli kararındaayrıntılı olarak özetlenmiştir. Başvurucu hakkında; terör örgütü üyesi olmasuçundan dolayı Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne kamu davası açılmıştır.
3. Mahkeme tensip tutanağında başvurucunun savunmasınınSEGBİS sistemiyle alınmasına karar verilmiştir.
4. Niğde 2. Ağır ceza mahkemesince 20.04.2017 tarihindeSEGBİS sistemi üzerinden başvurucu savunmasını yapmıştır. Savunma sırasında yada öncesinde savunmasını SEGBİS üzerinden yapmak istemediğine dair talep debulunmamıştır.
5. Başvurucu ilerleyen celselerde mahkemeye gelmekistediğini SEGBİS üzerinden savunma yapmak istemediğine dair talep debulunmuştur. Bu talebi kabul edilmemesine rağmen SEGBİS sistemi üzerindenduruşmaya katılmayarak esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaya yaptığıanlaşılmıştır.
6. Başvurucu hakkında örgüt üyeliği suçundan kurulanhüküm istinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
7. UYAP; teknolojik gelişmeleri kullanarak AdaletBakanlığı merkez ve taşra teşkilatının, bağlı ve ilgili kuruluşların, adli veidari tüm yargı veya yargı destek birimlerinin donanım veya yazılım olarak içotomasyonunu benzer şekilde bilgi otomasyonun sistemlerini kurmuş kamu kurum vekuruluşları ile dış entegrasyonu sağlayan bir bilişim sistemidir. Elektronikimza alt yapısına uygun olarak geliştirilmiş merkezi bir bilgi sistemi kurulmuşbu sistemde yargı ve yargı destek birimleri arasında fonksiyonel tamentegrasyon sağlanmıştır. Sistemde elektronik imza rolleri bulunan hâkim,savcı, avukat, zabıt kâtibi, vatandaş yetkileri çerçevesinde her türlü bilgibelge sisteme aktarmakta sistemde aktif ve güvenli işleyişi sağlamaktadır. Dahaönce yazışma ve ara kararı gerektiren bilgi ve belgeler e devlet sistemindengüvenli olarak doğrudan temin edilebilmektedir.
8. UYAP ile ilgili kanuni alt yapı başta 5271 sayılıKanun (CMK) olmak üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili bütün kanunlara veyönetmeliklere düzenlemeler konularak sağlanmıştır. Bu bağlamda CMK’nın“Elektronik işlemler” kenar başlıklı 38/A maddesinde UYAP ile ilgili olarak(ayrıntılı hükümler içeren) şu düzenlemeye yer verilmiştir.
“(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal YargıAğı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri,bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.
(2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere,dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP’tan incelenebilir ve hertürlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir.
(3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanmasıöngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir,saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir.
(4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge vekararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenlielektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçefiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez.
(5) Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalıbelgeyle çelişmesi halinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belgegeçerli kabul edilir.
(6) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge vekararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanındüzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz.
(7) Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belgeveya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP’a aktarılır ve gerektiğindeilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir.
(8) Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gerekenhallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim,Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır vemühürlenir.
(9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre günsonunda biter.
(10) Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adlîsicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilenbilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmez.UYAP’tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler ayrıca zorunluolmadıkça fiziki ortamda gönderilmez.
(11) Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP’ta yapılmasınadair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikledüzenlenir.”
9. CMK’nın 147. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h)bendinde ise ifade alma ve sorgu işlemlerinde kaydında teknik imkanlardanyararlanılacağı hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunun 196. maddesinde de“Sanığın duruşmadan bağışık tutulması” kenar başlığı altında sanığın aynı andagörüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle sorgusunun vesavunmasının yapılabileceği belirtilmiştir.
10. SEGBİS sistemi ulusal ağı yargı sisteminde ses vegörüntünün aynı anda elektronik ortamda iletildiği, kaydedildiği bir bilişimsistemidir. SEGBİS teknik özellikleri ve donanımı itibariyle UYAP’ta görüntülükayıt yapıldığı takdirde duruşma salonunun bir parçası olarak işlev görmektedir.Sistemde ifade alınırken SEGBİS ile duruşma salonuna bağlanan kişiler duruşmasalonundakileri görmekte duruşmada yapılanları takip edebilmekte konuşulanlarıduyabilmektedir.
11. SEGBİS sistemine ilişkin esas ve usulleri düzenlemekamacıyla çıkarılan ve 29/9/2011 tarihli ve 28060 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Ses ve Görüntü BilişimSisteminin Kullanılması Hakkında Yönetmelik’in 9. maddesinde görüntülü ve sesliiletişim tekniğinin kullanılması imkânın varlığı halinde kanunlardaki usulesaslar dairesinde soruşturma veya kovuşturma aşamasındaki yapılan her türlüişlemin SEGBİS ile kayda alınacağı belirtilmiştir. Aynı Yönetmeliğin ceza infazkurumunda bulunanlar başlığı altında ceza infaz kurumunda bulunan kişinin SEGBİSile dinlenebileceği ve bu sistem ile duruşmaya katılabileceği düzenlenmiştir.
12. Öte yandan Anayasa’nın 141. maddesinde son fıkrasında“Davaların az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırması yargınıngörevidir.” denmektedir. Bunun bir yansıması olarak CMK’nın temel yaklaşımıduruşmanın tekliği (tek bir celsede tamamlanması) ilkesidir. UYAP ve SEGBİSsistemi teknik alt yapısı ve sağladığı imkanlar ile bilgi ve belgeye ulaşımkolaylığı göz önüne alındığında tümüyle bu sistemi sağlamaya yönelik olarak tasarlandığısöylenebilir. Dolayısıyla SEGBİS sistem olarak Anayasa’nın bu kuralına uygun vekuralla öngörülen meşru amacı sağlamaya yönelik olarak işlemektedir.
13. Bu açıklamalar ışığında somut olaydeğerlendirildiğinde başvurucunun duruşmaya SEGBİS yoluyla katılımın sağlanmasıbaşlı başına adil yargılanma hakkına aykırı bir durum değildir.
14. Niğde 2. Ağır ceza mahkemesince başvurucununsavunmasının SEGBİS sistemi üzerinden alınacağı tensip ara kararındabelirtilmiştir. Başvurucu tarafından bu karara itirazda bulunulmamıştırsavunmasını da yapmıştır. Mahkemeye getirilme talebi kabul edilmemesine rağmenSEGBİS’den duruşma salonuna bağlanarak esas hakkındaki mütalaaya karşı dasavunmasını yapmıştır.
15. Başvurucu yukarıda belirtilen gerekçelerle duruşmasalonunun bir parçası olan SEGBİS ile savunmasını ve esas hakkındaki mütalaayakarşı beyanlarını sunması nedeniyle adil yargılanma kapsamında duruşmada hazırbulunma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılamaz.
16. Bu açıklamalar ışığında somut olayı değerlendirildiğindebaşvurucunun duruşmaya SEGBİS yoluyla katılımının sağlanması başlı başına adilyargılanma hakkına aykırı bir durum olmadığından sayın çoğunluğun görüşünekatılmadım.
Üye
Selahaddin MENTEŞ