TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
F. E. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/2076)
Karar Tarihi: 10/3/2015
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
Engin YILDIRIM
Celal Mümtaz AKINCI
Raportör Yrd.
:
Gökçe GÜLTEKİN
Başvurucu
:
F. E.
Vekili
:
Av. Fatih TEPEAŞAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, öğrencisi olduğu Başkent Üniversitesine ücretsiz olarak kayıtdondurmak için yaptığı 3/3/2006 tarihli başvurununreddedilmesi üzerine 14/3/2006 tarihinde Ankara 7. İdare Mahkemesinde açtığıiptal davasının makul sürede sonuçlandırılmadığını ve yargılamanın uzunsürdüğünü belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ayrıcaderece mahkemesine ait belgelerin onaylı suretlerinin, tebligat suretlerinin vebaşvurucuya ait kimlik fotokopisinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudilekçesiyle birlikte gönderilmesi hususlarını düzenleyen30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun'un ilgili maddelerinin iptalini ve manevi tazminatödenmesini talep etmiştir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 22/3/2013tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyonasunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm ÜçüncüKomisyonunca, 24/4/2014 tarihinde kabul edilebilirlikincelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine kararverilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 27/6/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esasincelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay veolgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığınagönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 25/7/2014 tarihligörüş yazısına, başvurucu süresi içinde karşı beyanlarını sunmamıştır.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve ekleri ilebaşvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylarözetle şöyledir:
7. Başvurucu, 3/3/2006 tarihinde, 2005-2006 eğitim öğretim yılı bahardönemi için ekonomik nedenlerden dolayı ücretsiz olarak kaydının dondurulmasıtalebiyle Başkent Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanlığına başvurmuştur.
8. Başkent Üniversitesi Öğrenciİşleri Daire Başkanlığının 7/3/2006 tarihli yazısı ileBaşkent Üniversitesi Eğitim-Öğretim Sınav Yönetmeliği’nin 31. maddesindebelirtilen “İzinli sayılan, tutukluluğutakipsizlik kararı veya beraat ile sona eren veya rapor alan öğrencilerinizinli veya raporlu olduğu sürece öğrencilik yükümlülükleri devam eder ve buöğrenciler her yarıyıl başında öğretim ücretlerinin tamamını öderler. Öğretimücretlerini ödemeyen öğrencilerin Üniversiteile ilişiği kesilir.” şeklindeki düzenleme gereğince başvurucunun talebi uygunbulunmamıştır.
9. Başvurucu, BaşkentÜniversitesi Rektörlüğü işlemi aleyhine 14/3/2006tarihinde Ankara 7. İdare Mahkemesinde açtığı davada, ücretsiz olarak kayıtdondurma isteminin reddine ilişkin işlem ile söz konusu işlemin dayanağı olanEğitim-Öğretim Sınav Yönetmeliği’nin 31. maddesinin iptali ve yürütmesinindurdurulmasını talep etmiştir.
10. Mahkemece, 25/5/2006 tarihli kararla; 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 27/2. maddesinde öngörülen yürütmenin durdurulmasışartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle yürütmenin durdurulması istemininreddine karar verilmiştir.
11. Ankara 7. İdare Mahkemesinin,15/3/2007 tarih ve E.2006/675, K.2007/523 sayılıkararıyla; başvurucunun üniversiteye kaydını yaptırdığı tarihte öğrencilikstatüsünü kazandığı, bu statüden kaynaklanan mali yükümlülükleri yerinegetirmesi gerektiği, o tarih için mütevelli heyeti tarafından belirlenenücretin ödenmesinin esas olduğu ve harç yatıramama durumunun kayıt dondurmanedeni olarak sayılamayacağı, yürürlükte olan Yönetmeliğin 31. maddesindekanuna aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
12. Temyiz üzerine, DanıştaySekizinci Dairesi üyeleri, Dairelerinin E.2005/5153 sayılı dosyasındabaşvurucunun sunduğu dilekçede kullandığı ifadelerden dolayı Ankara CumhuriyetBaşsavcılığından gerekli işlemin yapılmasını istediklerini gerekçe göstererekdavadan çekilmişlerdir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/2/2008 tarihli kararıyla üyelerin çekilme istemleri kabuledilmiştir.
13. Danıştay İdari DavaDaireleri Kurulunun 18/2/2010 tarih ve E.2008/73,K.2010/240 sayılı ilamıyla “Davacının,ekonomik nedenlerle kayıt dondurma istemi, Yönetmeliğin 31. maddesinedayanılarak ve o yıla ait öğretim ücretinin tamamını yatırmaması nedeniylereddedilmiştir. Dolayısıyla davacının öğretim ücretini yatırması koşulu ile önesürdüğü mazeretinden dolayı izinli sayılacağı davalı idarece kabul edilmiştir.Kurulan olumsuz işlemde gösterilen sebep karşısında, davacının o yıla aitöğretim ücretinin tamamını yatırması, izinli sayılmasını gerektirecek mazeretiortadan kaldıracağından, dava konusu işlem kendi içinde çelişkili ve hukukaaykırı bir durum yaratmaktadır.” gerekçesiyle hükmün bozulmasınakarar verilmiştir.
14. Mahkemece bozma kararınauyularak yapılan yargılama sonunda, 6/10/2010 tarih veE.2010/914, K.2010/1636 sayılı kararla davanın kabulüne karar verilmiştir.
15. Temyiz üzerine, Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulunun 10/10/2012 tarih veE.2011/2240, K.2013/1509 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır.
16. Karar, başvurucuya 28/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
17. Başvurucu, 22/3/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
18. 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun "Kapsam veNitelik" başlıklı 1.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(2)Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerindeyazılı yargılama usulü uygulanır ve inceleme evrak üzerinde yapılır.”
19. 2577 sayılı Kanun'un "Dilekçeler Üzerine İlk İnceleme" kenarbaşlıklı 14. maddesinin (3) ve(4) numaralı fıkraları şöyledir:
“(3)(Değişik: 5/4/1990 – 3622/5 md.) Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanıveya görevlendireceği bir üye tarafından:
a) Görev ve yetki,
b) İdari merci tecavüzü,
c) Ehliyet,
d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken birişlem olup olmadığı,
e) Süre aşımı,
f) Husumet,
g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları,
Yönlerinden sırasıyla incelenir.
(4) (Değişik: 5/4/1990 – 3622/5 md.) Dilekçelerbu yönlerden kanuna aykırı görülürse durum; görevli daire veya mahkemeye birrapor ile bildirilir. Tek hakimle çözümlenecek davadilekçeleri için rapor düzenlenmez ve 15 inci madde hükümleri ilgili hakimtarafından uygulanır. 3 üncü fıkraya göre yapılacak inceleme ve bu fıkra ile 5inci fıkraya göre yapılacak işlemler dilekçenin alındığı tarihten itibaren engeç onbeş gün içinde sonuçlandırılır.”
20. 2577 sayılı Kanun'un "Dosyaların İncelenmesi" kenarbaşlıklı 20. maddesinin (5)numaralı fıkrası şöyledir:
“(5)(Değişik: 5/4/1990 – 3622/8 md.) Danıştay, bölgeidare, idare ve vergi mahkemelerinde dosyalar, bu Kanun ve diğer kanunlardabelirtilen öncelik veya ivedilik durumları ile Danıştay için BaşkanlarKurulunca; (1) diğer mahkemeler için Hakimler veSavcılar Yüksek Kurulunca konu itibariyle tespit edilip Resmi Gazete'de ilan edilecek öncelikli işler göz önündebulundurulmak suretiyle geliş tarihlerine göre incelenir ve tekemmül ettiklerisıra dahilinde bir karara bağlanır. Bunların dışında kalan dosyalar isetekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ayiçinde sonuçlandırılır.”
21. 2577 sayılı Kanun'un "Yürütmenin Durdurulması" kenarbaşlıklı 27. maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
(1)(Değişik: 10/6/1994 – 4001/12 md.)1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılmasıdava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz.
(2) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/57 md.) Danıştayveya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veyaimkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olmasışartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunmasıalındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenindurdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idariişlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere,idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilenatama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekligörevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olanidari işlemlerden sayılmaz.Yürütmenindurdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırıolduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsızzararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanunhükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyleyürütmenin durdurulması kararı verilemez.
(3) (Ek: 2/7/2012 – 6352/57 md.) Davadilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığıanlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir.
(4) Vergimahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilenvergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam vecezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak,26. maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarındatahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yenidenişleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilenbeyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılandavalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulmasıistenebilir.
(5) Yürütmenindurdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılısüreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da kararverilebilir.
(6) Yürütmenindurdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerinegöre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkananlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkemeveya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adliyardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz.
(7) Yürütmenindurdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerinceverilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölgeidare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare vevergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilenkararlara karşı bölge idare mahkemesine, çalışmaya ara verme süresi içinde iseidare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara en yakın nöbetçimahkemeye veya kararı veren hakimin katılmadığı nöbetçi mahkemeye, kararıntebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzereitiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişindenitibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilenkararlar kesindir.
(8) Yürütmenindurdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve kararabağlanır.
(9) (Ek: 2/7/2012 – 6352/57 md.) Yürütmenindurdurulmasına dair verilen kararlar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır.
(10) (Ek: 2/7/2012 – 6352/57 md.) Aynısebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istemindebulunulamaz.”
22. 6216 sayılı Kanun'un “ Bireysel Başvuru Usulü” kenar başlıklı 47. maddesi şöyledir:
“(1)Bireysel başvurular, bu Kanunda ve İçtüzükte belirtilen şartlara uygun olarakdoğrudan ya da mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler vasıtasıylayapılabilir. Başvurunun diğer yollarla kabulüne ilişkin usul ve esaslarİçtüzükle düzenlenir.
(2) Bireyselbaşvurular harca tabidir.
(3)Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsa temsilcisinin kimlik ve adresbilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal edildiği ileri sürülenhak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasa hükümlerinin, ihlal gerekçelerinin,başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların, başvuru yollarınıntüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih ile varsauğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvuru dilekçesine, dayanılandeliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya daörneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi şarttır.
(4) Başvurucu biravukat tarafından temsil ediliyorsa, vekâletnamenin sunulması gerekir.
(5) Bireyselbaşvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yoluöngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmasıgerekir. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretinkalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyendelillerle birlikte başvurabilirler. Mahkeme, öncelikle başvurucununmazeretinin geçerli görülüp görülmediğini inceleyerek talebi kabul veyareddeder.
(6) Başvuru evrakındaherhangi bir eksiklik bulunması hâlinde, Mahkeme yazı işleri tarafındaneksikliğin giderilmesi için başvurucu veya varsa vekiline onbeşgünü geçmemek üzere bir süre verilir ve geçerli bir mazereti olmaksızın busürede eksikliğin tamamlanmaması durumunda başvurunun reddine karar verileceğibildirilir.”
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
23. Mahkemenin 10/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun22/3/2013 tarih ve 2013/2076 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereğidüşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
24. Başvurucu, 3/3/2006 tarihinde Başkent Üniversitesi Öğrenci İşleri DaireBaşkanlığına yaptığı ücretsiz olarak kayıt dondurma talebinin reddedilmesiüzerine, söz konusu idari işlemin ve işlemin yapılmasına gerekçe gösterilenyönetmelik maddesinin iptali istemiyle 14/3/2006 tarihinde Ankara 7. İdareMahkemesinde açtığı davanın makul sürede sonuçlanmadığını, ayrıca derecemahkemelerine ait belgelerin onaylı suretlerinin, tebligat suretlerinin venüfus cüzdanı örneğinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru dilekçesiylebirlikte gönderilmesi hususlarını düzenleyen 6216 sayılı Kanun’un ilgilimaddelerinin iptal edilmesi gerektiğini belirterek, adil yargılanma hakkınınihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
a. 6216 sayılı Kanun’un 47. Maddesinin İptaliTalebi
25. Başvurucu, derecemahkemelerine ait belgelerin onaylı suretlerinin, tebligat suretlerinin venüfus cüzdanı örneğinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru dilekçesiylebirlikte gönderilmesi hususlarını düzenleyen 6216 sayılı Kanun’un ilgilimaddelerinin iptal edilmesi gerektiğini, tebligat suretlerini mahkemekalemlerinden temin etmenin zor olduğunu, bu belgelere UYAP üzerindenulaşılabileceğini, derece mahkemelerine ait kararların kesinleşme şerhlerininkararın aslı sunulmadan elde edilemediğini, bu durumun gereksiz bir bürokratikengel teşkil ettiğini, kararların “aslıgibidir” şeklinde onaylatılmasının başvurucular ve mahkemekalemlerine külfet getirdiğini ve bireysel başvuru yolunu güçleştirdiğini iddiaetmiş ve ilgili hükmün iptalini talep etmiştir.
26. Adalet Bakanlığı görüşyazısında, bireysel başvuru kapsamında, bir yasama işleminin doğrudan ve soyutolarak Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesinebaşvurulamayacağı belirtilerek başvurucunun iddiaları incelenirken buhususların göz önünde bulundurulması gerektiğini bildirmiştir.
27. 6216 sayılı Kanun'un 'Bireysel başvuru hakkı' kenar başlıklı45. maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:
“Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhinedoğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi Anayasa Mahkemesi kararları ileAnayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurununkonusu olamaz.”
28. Anayasa'nın 148. maddesininüçüncü ve 6216 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkraları uyarınca,Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokollerkapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini iddia edenkişilere Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanınmıştır.
29. 6216 sayılı Kanun'un 45.maddesinin (3) numaralı fıkrasında ise yasama işlemleri ile düzenleyici idariişlemlerin doğrudan bireysel başvuru konusu yapılamayacağı açıkçadüzenlenmektedir.
30. Anayasa Mahkemesine bireyselbaşvuru yolu, kamusal bir düzenlemenin soyut biçimde Anayasa'ya aykırılığınınileri sürülmesini sağlayan bir yol olarak düzenlenmemiştir. (B. No: 2012/237,26/3/2013, § 20).
31. Bir yasama işleminin, temelhak ve özgürlüğün ihlaline neden olması durumunda, bireysel başvuru yoluyladoğrudan yasama işlemine değil ancak yasama işleminin uygulanması mahiyetindekiişlem, eylem ve ihmallere karşı başvuru yapılabilecektir. Bu şekilde bireyselbaşvuru yolunun kullanılabilmesi için söz konusu işlem, eylem ve ihmallerekarşı varsa başvurulabilecek kanun yollarının da daha öncesinde tüketilmişolması gerekmektedir (B. No: 2013/4061,30/9/2013, § 12).
32. Başvuru dilekçesinde, derecemahkemelerine ait belgelerin onaylı suretlerinin, tebligat suretlerinin venüfus cüzdanı örneğinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru dilekçesiylebirlikte gönderilmesi hususlarını düzenleyen 6216 sayılı Kanun'un 47.maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali gerektiği iddiaedilmiştir. Bireysel başvuru kapsamında, bir yasama işleminin doğrudan ve soyutolarak Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvuruyapılamaz.
33. Açıklanan nedenlerle,doğrudan ve soyut olarak yasama işlemlerinin iptali talebini içerdiği anlaşılanbaşvurunun bu kısmının 'konu bakımındanyetkisizlik' nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
b. Yargılamanın Süresinin Makul Olmadığı İddiası
34. Başvuru formu ile eklerininincelenmesi sonucunda, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan başvurunun bu kısmının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesigerekir.
2. Esas Yönünden
35. Başvurucu, 3/3/2006 tarihinde Başkent Üniversitesi Öğrenci İşleri DaireBaşkanlığına yaptığı ücretsiz olarak kayıt dondurma talebinin reddedilmesiüzerine, 14/3/2006 tarihinde Ankara 7. İdare Mahkemesinde açtığı iptaldavasında yargılamanın makul sürede tamamlanmadığını, Anayasa’nın 36.maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
36. Adalet Bakanlığının 25/7/2014 tarihli görüş yazısında, Anayasa Mahkemesininönceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvurunun bukısmı hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
37. Anayasa ve Sözleşme’ninortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurununkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somutgörünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilenadil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36.maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafziiçeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamınadâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yervermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede yargılanmahakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkınınkapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan süratlesonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanmahakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B.No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).
38. Davanın karmaşıklığı,yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olupolmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No:2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).
39. Anayasa’nın 36. maddesi veSözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkinuyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekir. Hukuk sisteminde yeralan mevzuat hükümleri gereğince “kamuhukuku” alanına dâhil olan, ancak sonucu itibarıyla özel niteliktekihaklar ve yükümlülükler üzerinde belirleyici olan uyuşmazlıkları konu alandavalar da Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesinin korumasıkapsamına girmektedir. Bu anlamda, belirtilen düzenlemelerde yer verilengüvenceler, başvurucunun haklarına zarar verdiği iddia edilen idari bir kararıniptali talebiyle açılan davalara da uygulanacaktır. Başvuruya konu davanın,ekonomik nedenlerden dolayı ücretsiz olarak kayıt dondurma talebiyle idareyeyapılan başvurunun reddedilmesi üzerine söz konusu idari işlemin ve dayanağı olanyönetmelik maddesinin iptali istemini konu alan bir uyuşmazlık olduğugörülmekle, somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konualan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/1198, 7/11/2013,§ 44).
40. Medeni hak ve yükümlülüklerleilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcıkural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeyebaşlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiği tarihtir. Ancak idariyargıda dava açılabilmesi için öncelikle idari makamlara başvurulmasınınzorunlu olduğu durumlar ile idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eyleminyapılmasını sağlamak amacıyla idari makamlara yapılan başvurular üzerine açılandavalar bakımından sürenin başlangıcı idareye başvuru tarihi olup, somutbaşvuru açısından bu tarih, 3/3/2006 tarihidir.
41. Sürenin bitiş tarihi ise,çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona ermetarihidir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52). Somut başvuru açısından bu tarih, Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulu tarafından onama kararının verildiği 10/10/2012 tarihidir.
42. Başvuruya konu yargılamasürecinin incelenmesinde, idari yargıda açılan ve 3/3/2006tarihli ekonomik nedenlerden dolayı ücretsiz olarak kayıt dondurma talebininüniversite tarafından reddedilmesine ilişkin idari işlem ile söz konusu idariişlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin iptali istemini konu alan 14/3/2006tarihli davanın Derece Mahkemesince 15/3/2007 tarihinde reddedildiği, kararıntemyizi üzerine Danıştay Sekizinci Dairesince incelemeye alındığı, Daireüyelerinin çekilme talebinde bulunması üzerine Danıştay İdari Dava DaireleriKurulunca 14/2/2008 tarihli kararla çekilme istemlerinin kabul edildiğigörülmektedir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/2/2010tarihli ilamıyla Derece Mahkemesince verilen kararın bozulduğu, Mahkemecebozmaya uyularak yapılan yargılamada 6/10/2010 tarihinde davanın kabulüne kararverildiği, temyiz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca 10/10/2012tarihinde kararın onandığı ve karar düzeltme yoluna başvurulmadığıanlaşılmaktadır.
43. İlgili yargılama evrakınınincelenmesinden, başvuruya konu yargılama sürecinin idari yargı makamlarınezdinde sürdüğü görülmekle, 2577 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerinetabi bir yargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve idari yargı alanına dâhiluyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usuli hükümler içeren 2577 sayılı Kanun’un muhtelifmaddelerinin, uyuşmazlıkların makul sürede çözümlenmesi gerekliliğini ortayakoyduğu anlaşılmaktadır (§§ 18-22).
44. Hukuk sistemimizde idariyargı alanında yer alan uyuşmazlıklara ilişkin dava sürelerinin makul yargılamasüresini aştığı yönündeki tespitlere, AİHM kararlarında yer verilmiş olup,özellikle idari yargı alanındaki yapısal sorunlar ve Danıştay nezdinde temyizve karar düzeltme incelemelerinde geçirilen uzun yargılama sürelerinin ihlalkararlarına temel oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda idari yargımakamları nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündekiiddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesitarafından, özellikle 2577 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümleri de gözönünde bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündekarar verilmiştir (B. No: 2012/1198, 7/11/2013, § §54-60).
45. Başvuruya konu davaya birbütün olarak bakıldığında, 2577 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabibir yargılama sürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı bir kararverilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu altı yıl yedi ayyedi günlük yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucunavarılmıştır.
46. Açıklanan nedenlerle,başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
47. Başvurucu, yargılamanınmakul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatahükmedilmesini talep etmiştir.
48. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin(2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesininihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekildemümkünse dosya üzerinden karar verir.”
49. Başvurucunun tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin altı yıl yedi ay yedi günlük yargılama süresi nazaraalındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlaltespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında başvurucuya takdiren net 5.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
50. Başvurucu tarafından yapılanve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun,
1. 6216 sayılı Kanun’un 47.maddesinin iptali yönündekitalebinin "konu bakımından yetkisizlik"nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
3. Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya net 5.000,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,
C. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan 1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
10/3/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.