TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
FERHAT YAĞCI BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/2493)
Karar Tarihi: 22/9/2016
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
:
Mehmet Sadık YAMLI
Başvurucu
:
Ferhat YAĞCI
Vekili
:
Av. Coşkun ÖZBUDAK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, askerliğe elverişliolunmadığı hâlde askere alınma nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasıyla açılantam yargı davasının Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından süre aşımıgerekçesiyle reddedilmesi ve AYİM'de iki dereceliyargılama imkânı bulunmamasıyla karar düzeltme isteminin reddedilmesininardından para cezasına hükmedilmesi nedenleriyle Anayasa’nın 36. maddesindedüzenlenen adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 15/4/2013 tarihinde AnayasaMahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkiledecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 18/3/2016tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafındanyapılmasına karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu 5/9/2011 tarihinde askeresevk edilmiş, 7/9/2011 tarihinde eğitim birliğine katılmıştır.
8. Başvurucunun askere sevk edilirken eğitim birliğine katılmasısırasında, temel eğitiminin bitiminde ve dağıtımdan sonra komando birliğine katılıması sırasında olmak üzere dört ayrı muayene sonundasağlam ve askerliğe elverişli olduğu yönünde raporlar düzenlenmiştir.
9. Başvurucu, zorunlu askerlik görevini yerine getirirken uzmanerbaş sınavına katılmış ve bu kapsamda Gülhane Askeri Tıp Akademisinde (GATA)yapılan muayenesinde doğuştan sol böbreğinin olmadığı tespit edilmiştir. Bununüzerine başvurucunun askerliğe elverişli olmadığına dair 16/7/2012tarihli rapor tanzim edilmiş ve başvurucu askerlik şubesi emrine gönderilmiştir(fiilen terhis edilmiştir). Söz konusu rapor 6/8/2012tarihinde onaylanmıştır.
10. Daha sonra başvurucu hakkında 12/10/2012tarihinde askerlik terhis belgesi düzenlenmiş ve başvurucu bu tarih itibarıylaaskerliğe elverişli olmadığına dair raporun onaylandığından haberdar olduğunubelirterek 15/10/2012 tarihinde tazminat istemiyle AYİM'detam yargıdavası açmıştır. Başvurucu, askerliğe sevktarihinden GATA'da yapılan muayeneye kadar geçen sürede sol böbreğininolmadığının tespit edilmesi mümkün iken bu tespitin yapılmaması ve askerliğeelverişsiz olmasına rağmen komando sınıfında kendisine askerlik yaptırılmasındaidarenin hizmet kusuru olduğunu ileri sürmüştür.
11. AYİMİkinci Dairesi 7/11/2012 tarihli ve E. 2012/1023, K. 2012/1007 sayılıkararıyla davayı oyçokluğuyla süre aşımı gerekçesiylereddetmiştir. Gerekçeninilgili kısmı şöyledir:
"Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerinincelenmesinden; davacının 5/9/2011 tarihinde askeresevk edildiği, GATA Sağlık Kurulunun 16/7/2012 tarih ve 5828 sayılı raporu ile'Renal agnezi, unilateral (sol renal agnezisi)' tanısı ile 'askerliğe elverişli değildir' kararıverildiği, bu raporun 6/8/2012 tarihinde onaylanarak kesinleştiği, davacınınaskere alınmaması gerekirken alındığı iddiasının bulunduğu, bu nedenle davanınişlemden doğan tam yargı davası olduğu, davacınınaskere alınmaması gerekirken askere alınma işleminden doğan zararını rapor veterhis tarihi olan 16/7/2012 tarihinde öğrendiği, Mahkememiz içtihatları iledavacılar lehine yorumla raporun kesinleşme tarihi olan 6/8/2012 tarihindenitibaren 60 gün içinde dava açması veya davalı idareye ihtiyari müracaattabulunması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 15/10/2012 tarihinde açılandavada süre aşımı bulunduğu anlaşıldığından, davanın süre aşımı yönündenreddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacıvekili dava dilekçesinde 12/10/2012 tarihinde raporun tebliğ edildiğini,belirtmiş ise de,davanın konusunun idari eylemden doğan tazminat davası olmadığı, idari işlemdendoğan tazminat davası olduğu yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre;raporun kesinleşme tarihi olan 6/8/2012 tarihinden itibaren 60 gün içinde davaaçılması veya idareye ihtiyari müracaatta bulunulması gerekirken bu sürelerinaşılarak dava açıldığı anlaşılmıştır."
12. Kararın karşıoy gerekçesinde iseözetle işlemden doğan tam yargı davasına konu olan olayda davacının askerliğeelverişli olmadığına ilişkin kesinleşen sağlık kurulu raporunun 12/10/2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, dava açmasüresinin bu tarihten başlatılması durumunda 15/10/2012 tarihinde açılan davadasüre aşımı bulunmadığı belirtilmiştir.
13. Başvurucu tarafından yapılan karar düzeltme talebi de aynıDairenin 27/3/2013 tarihli kararıyla reddedilmiştir.Bu karar 10/4/2013 tarihinde başvurucuya tebliğedilmiştir.
14. 15/4/2013 tarihinde yapılanbaşvurunun süresinde olduğu tespit edilmiştir.
B. İlgili Hukuk
15. Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası şöyledir:
“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlüdür.”
16. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılıAskeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun35. maddesinin(a) bendi şöyledir:
“Kesin işlem yapmaya yetkili makamlarca tesisedilen idari işlemlerin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yenibir işlem yapılması; üst makamdan, yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari davaaçmak için belli olan süre içinde istenebilir. Bu müracaat işlemeye başlamışolan dava açma süresini durdurur.
Altmış gün içinde cevap verilmez ise, istekreddedilmiş sayılır.
İsteğin reddi üzerine dava açma süresi başlarve müracaat tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır.”
17. 1602 sayılı Kanun’un40. maddesininbirinci fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:
“Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmasüresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrısüre gösterilmeyen hallerde altmış gündür.”
18. 1602 sayılı Kanun’un 42. maddesi şöyledir:
“İlgililer, haklarınıihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesindedoğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davaları ile birlikteaçabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanmasıüzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecekkararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı,icra tarihinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 35 inci madde uyarınca idareye başvurma haklarısaklıdır.”
19. 1602 sayılı Kanun’un67. maddesinindördüncü fıkrası şöyledir:
"Yargılamanın iadesi ve kararındüzeltilmesi istekleri kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise isteğin reddinekarar verilir ve Hukuk Usulü Muhakameleri Kanunununbu husustaki hükümlerine göre para cezasına da hükmolunur."
20. 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılıAskerlik Kanunu'nun 10. maddesinin sekizinci bendişöyledir:
"Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre bedenikabiliyeti askerliğe elverişli olmayanlar askerlik hizmetinden muaf tutulurlar."
21. 1111 sayılı Kanun'un 28. maddesininbirinci fıkrası şöyledir;
"Yoklamaları yapılanlar, askerliğe elverişli olanlar veya askerliğeelverişli olmayanlar olarak ikiye ayrılırlar. Askerliğe elverişli olmayanlarasker edilmezler."
22. 24/11/1986 tarihli ve 19291 sayılıResmî Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı KuvvetleriSağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 15. maddesi şöyledir:
"Askere alındıktan sonra askerhastanelerinin sağlık kurullarından "Askerliğe Elverişli Değildir"kararı alan erler, raporlarının onaylanmasını beklemek üzere bu hastanelertarafından yerli kayıtlı bulunduğu askerlik şubesi emrine gönderilir. Ayrıcadurum silah altında bulunanların birliklerineduyurulur. Terhis işlemleri, raporları ilgili makamlarca onaylanıp askerlikşubesine geldikten sonra ilgili yönergeye göre yapılır. "AskerliğeElverişli Değildir" kararı alanlar gerektiğinde ilgili makamlarca yenidenasker hastanelerinin sağlık kurullarına muayeneye gönderilerek alacakları sonrapor kararına göre, ilgili yönerge gereğince işlem görür. "AskerliğeElverişli Değildir" kararı alanlar emsalinin kanunda yazılı yaş sınırıdışına çıkma tarihine kadar Milli Savunma Bakanlığınca gerektiğinde tekrarmuayene ettirilerek alacakları son rapor kararına göre işlem görür."
23. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 8/12/2000tarihli Askeralma Yönergesi'nin(MSY:70-1C) ikinci bölümünün"Terhis ve TerhisSonrası Yapılacak İşlemler" başlıklı altıncı kısmının 6.maddesinde sağlık nedeniyle haklarında "Askerliğeelverişli değildir." kararı alınan erbaş ve erlerin terhisişlemlerinin askerlik şubelerince bu Yönergenin üçüncü bölümünün dördüncümaddesinin (d) fıkrası uyarınca yapılacağı düzenlenmiş olup bahsi geçen fıkrahükmü şöyledir:
"Askerlik hizmeti sırasında haklarında"Askerliğe Elverişli Değildir" kararı verilen erbaş ve erler, önraporlarına istinaden birliklerince izinli sayılırlar ve raporlarınınonaylanmasını beklemek üzere bu hastaneler tarafından askerlik şubeleri emrinetaburcu edilirler. Ayrıca bu durum asker hastaneleri tarafından birlik vekurumlarına da bildirilir. Birlik ve Kurumlar bunlar hakkında "HizmetDurum Çizelgesi" düzenleyerek şahsi dosyası ve varsa üstün hizmet belgesiile birlikte askerlik şubesine resmi taahhütlü olarak gönderilirler. Raporun onaydangelmesini müteakip bu çizelgedeki bilgiler esas alınarak askerlik şubelerincesağlık karar tarihi itibariyle terhisleri yapılır ve kayıtları kapatılır.Bunlar için düzenlenecek terhis belgesinin "Terhis Edildiği Birlik ve Kurum"hanesine yükümlünün askerlik hizmetleriniyaptığı birlik ve kurum adı yazılır. Terhis çizelgesinin diyecekler hanesinegerekli açıklama yapılır. Düzenlenen 4 nüsha terhis belgesinin bir nüshasıbirliğine gönderilir. Bir nüsha terhis belgesi ile onaylı bir suret"Askerliğe Elverişli Değildir" sağlık raporu ve varsa üstün hizmetbelgesi resmi taahhütlü posta ile yükümlünün adresine gönderilir. Diğernüshalarına 2'nci bölüm 6'ncı kısımda açıklandığı şekilde işlem yapılır. Ancak,raporu onaylanmayanlar ile usulsüz veya sahte rapor aldıkları tespitedilenlerin terhis işlem ve belgeleri iptal edilerek, noksan hizmetleritamamlattırılır. Ayrıca usulsüz veya sahte rapor aldıkları tespit edilenlerhakkında suç dosyası tanzim edilerek, askerlik şubelerinin adli yönden bağlıolduğu nezdinde askeri mahkeme bulunan komutanlığa suç duyurusunda bulunulur vedurum GİZLİ gizlilik dereceli yazı ile AskeralmaDairesi Başkanlığına bildirilir."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
24. Mahkemenin 22/9/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuruincelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
25. Başvurucu;
i. Askerlik ile ilgili statü değişikliğinin terhis belgesidüzenlenme tarihi olan 12/10/2012 tarihinde gerçekleştiğini, bu belge ileraporun onaylandığını ve onay tarihinden itibaren askerlikle ilişiğininkesildiğini öğrendiğini, terhis belgesi düzenleninceye kadar askerlikle ilişiğikesilmediği için askerlik statüsünün devam ettiğini, bu hususun 1111 sayılıKanun'da Yönetmelik'te ve Askeralma Yönergesi'nde (MSY:70-1C)yer almasına rağmen Mahkemece sözkonusu mevzuata aykırı yorum yapılmak ve kendi bilgisi dışında tekemmül edenraporun onay tarihi baz alınmak suretiyle dava açmasüresi belirlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, başvuruya konu süre retkararının Danıştay ve AYİM'in kişilerin statülerindedeğişiklik oluşturan işlemlerin uygulanması, bu uygulama ile kişinin statüsündebir değişiklik olması, bu değişikliğin kişi tarafından bilinmesi ve buşartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde uygulama tarihinin yazılı bildirimolarak kabul edileceği, bunun dışında işlemlerin tebliğinin esas olduğuyönündeki yerleşik içtihatlarına da aykırı olduğunu, bu şekilde adil yargılanmahakkının ihlal edildiğini,
ii. AYİM kararlarına karşı temyiz imkânının olmadığı, yapılankarar düzeltme talebinin de aynı Daire tarafından incelenerek karar verilmesive sonucunda para cezasına hükmedilmesi nedeniyle de etkili başvuru hakkı vehak arama hürriyetinin ihlal edildiğini,
iii. Askere sevk edilmeden önce Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)kapsamında sigortalı işçi olarak çalışmakta iken işini bırakarak askerliğeelverişli olmamasına rağmen askere gitmek ve on bir ay askerlik yapmak zorundabırakılması sebebiyle Anayasa'nın 18. maddesinin ihlal edildiğini,
iv. Sağlık yönünden askerliğe elverişli olmamasına rağmen dahafazla efor gerektiren komando sınıfına ayrılıp buşekilde kendisine askerlik yaptırılması nedeniyle Anayasa'nın 17. maddesininihlal edildiğini,
v. Onaylanmış raporun kendisinetebliğ edilmemesi ve bu işleme karşı başvurulabilecek merciin belirtilmemesinedeniyle de Anayasa'nın 40. maddesinin ikincifıkrasınınihlal edildiğini ileri sürmüş vetarafına tazminatödenmesini istemiştir.
B. Değerlendirme
26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, başvuruformunda adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının yanında Anayasa'nın17., 18. ve40. maddelerininde ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de başvurucunun Anayasa'nın 17. ve 18.maddelerine yönelik iddialarının açılan davanın esasının incelenmesineticesinde çözüme kavuşturulacak nitelikte olması ve davanın süresindeaçılmadığı gerekçesiyle uyuşmazlığın esasının incelenmemesi nedeniylebaşvurunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanmahakkı kapsamında iki dereceli yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkıbaşlıklarında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
a. İkiDereceli Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
27. Başvurucu, AYİM Daire kararlarına karşı başvurulabilecek birtemyiz merciinin olmadığını ve yapılan karar düzeltme başvurusunun aynı heyetçekarara bağlandığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
28. Anayasa ve kanun hükümlerine göre Anayasa Mahkemesineyapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu gücütarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmışolmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) veTürkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi gerekir. Birbaşka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan bir hakihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesimümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).
29. Sözleşme'ye ek 7 No.lu Protokol'ün2. maddesinde cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı tanınmıştır. Ancakbaşvuru konusu edilen olayda bir ceza yargılaması söz konusu değildir.
30. Başvurucunun başvuru dilekçesinde ifade ettiği AYİM nezdindetemyiz yani iki dereceli yargılanma hakkı, Anayasa’da güvence altına alınmıştemel hak ve özgürlüklerden olmadığı gibi Sözleşme’nin ve buna ek Türkiye’nintaraf olduğu protokollerden herhangi birinin kapsamına da girmemektedir (Mahir Akarsu, B. No: 2012/1096, 20/2/2014, §§ 42-45).
31. Açıklanan nedenlerle başvuru konusu ihlal iddialarınınAnayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kaldığı anlaşıldığındandiğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizinbaşvurununbu kısmının konu bakımından yetkisizliknedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. MahkemeyeErişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkinİddia
i. AleyhePara Cezası Nedeniyle Mahkemeye ErişimHakkınınİhlalEdildiğine İlişkin İddia
32. Başvurucu, karar düzeltme talebiyle yaptığı başvurununreddedilmesi üzerine aleyhine 203 TL para cezasına hükmedilmesi nedeniylemahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
33. Anılan şikâyet konusu, daha önce bireysel başvuruya konuolmuş ve Anayasa Mahkemesince hükmolunan bu miktarın gözetilen meşru amaç ilekorunmak istenen hak açısından orantılı olduğu ve başvurucu üzerinde ağır biryük oluşturmadığı dolayısıyla söz konusu yaptırımın mahkemeye erişim hakkınabir engel teşkil etmediği kabul edilerek bu iddiaların açıkça dayanaktan yoksunolduğuna karar verilmiştir (Mustafa KemalSungur, B. No: 2013/2507, 6/3/2014, §§ 36-42; benzer yöndeki AİHMkararları için bkz. Maillard/Fransa,B. No: 35009/02, 6/12/2005, §§ 35, 37; Topaloğlu/Türkiye,B. No: 38388/04, 3/7/2012, § 28 ; Dalar/Türkiye (k.k), B. No:35957/05, 21/2/2012, § 52). Somut başvuru açısından farklı karar verilmesinigerektiren bir yön bulunmadığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
ii. Süre Ret KararıNedeniyle Mahkemeye ErişimHakkınınİhlal Edildiğineİlişkin İddia
34. Başvurucu, askerliğe elverişli olmamasına rağmen askerealınarak komando sınıfında askerlik yaptırılmasında idarenin hizmet kusuruolması sebebiyle uğradığı zararların tazmini istemiyle açtığı davanın süreaşımı nedeniyle reddedildiğini belirterek adil yargılanma hakkı kapsamındamahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
35. Somut olaya benzer şekilde askerliğe elverişli olmadığıhâlde askere alınma nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasıyla açılan tam yargıdavasının AYİM tarafından süre aşımı gerekçesiyle reddi üzerine yapılanbireysel başvuruda (Emre Kartal,B. No: 2014/5020, 6/10/2015), Anayasa Mahkemesi,başvurucunun askere elverişli olmadığını erken (fiilî) terhis tarihi itibarıylaöğrendiği, bunun yanında başvurucu lehine yorum yapılarak en geç sağlıkraporunun onaylandığı tarihten itibaren dava açma süresinin başlatıldığı olaydabaşvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun askere elverişsiz olduğunu erkenterhis ile öğrendiğini ve hangi nedenle elverişsiz olduğuna ilişkin sağlıkkurulu raporuna bu tarih itibarıyla ulaşabileceğini, erken terhis işlemindensonra sağlık raporunun onaylanarak başvurucuya tebliğ edilmesinin ise ancak açılantazminat davasında rahatsızlığın seviyesine göre talep edilecek olan tazminattutarının hesaplanmasına etki edebileceği hususlarını gözönündebulundurarak AYİM yorumunun mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya daimkânsız hâle getiren nitelikte olmadığı sonucuna varmıştır.
36. Başvuru konusu olayda da 16/7/2012tarihli rapor üzerine bu tarihte erken (fiilî) terhis edilen başvurucunun,anılan raporun 6/8/2012 tarihinde onaylanmasının ardından altmış gün içindedava açmaması veya idareye başvurmaması nedeniyle AYİM tarafından süre aşımıgerekçesiyle davasının reddedilmesinde açık ve görünür bir ihlal bulunmadığısonucuna varılmıştır.
37. Açıklanan nedenlerle süre ret kararı nedeniyle mahkemeyeerişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin açık ve görünür bir ihlalbulunmadığından başvurunun bu kısmının açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. İki dereceli yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın konu bakımından yetkisizliknedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 22/9/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.