TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
FİKRİ AYTEK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/12088)
Karar Tarihi: 22/6/2015
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör Yrd.
:
Derya ATAKUL
Başvurucu
:
Fikri AYTEK
Vekili
:
Av. Kutsal HADİOĞLU
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, "uyuşturucumadde ticareti yapmak" suçundan yargılandığı davanın halendevam ettiğini ve yargılamanınmakul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüş ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 15/7/2014 tarihindeİstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yöndenyapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumununbulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 19/11/2014tarihinde, başvurunun, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiası yönündenkabul edilebilir olduğuna ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına,dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 18/3/2015tarihinde, esas incelemesinin yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği,görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 30/3/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin öncekikararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüşsunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetleşöyledir:
7. Başvurucu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülensoruşturma kapsamında 16/2/2007 tarihinde gözaltınaalınmış, Bakırköy 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/2/2007 tarihli ve 2007/61 Sorgusayılı kararı ile tutuklanmıştır.
8. Başvurucu ve diğer iki şüpheli hakkında, BakırköyCumhuriyet Başsavcılığının 21/2/2007 tarihli veE.2007/1263 sayılı iddianamesi ile "iştirakhalinde uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçunu işledikleriiddiasıyla kamu davası açılmış ve dava, Bakırköy 8. Ağır Ceza MahkemesininE.2007/63 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.
9. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 25/1/2008tarihli ve E.2007/63, K.2008/6 sayılı kararı ile dava konusu suçun, suç işlemekamacıyla kurulan bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlendiği gerekçesiyleMahkemenin görevsizliğine, dava dosyasının görevli ve yetkili İstanbul AğırCeza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
10. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK.250. maddesi ile görevli), E.2008/48 sayılı dosyasına kaydedilen davadaMahkemece, 14/10/2009 tarihli duruşmada başvurucununtahliyesine karar verilmiştir.
11. Mahkemece, 30/12/2009 tarihli veE.2008/48, K.2009/386 sayılı karar ile başvurucunun "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak"suçundan beraatine, "uyuşturucumadde ticareti yapmak" suçundan 6 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TLadli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
12. Karar başvurucu tarafından temyiz edilmiş olup temyizincelemesi devam etmektedir.
13. Başvurucu, 15/7/2014 tarihindebireysel başvuruda bulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
14. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk CezaKanunu’nun 188. maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları, 220. maddesinin (2)numaralı fıkrası; 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun223. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (e) bendi.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
15. Mahkemenin 22/6/2015 tarihindeyapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 15/7/2014 tarih ve 2014/12088 numaralıbireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
16. Başvurucu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülensoruşturma kapsamında 16/2/2007 tarihinde gözaltınaalınarak 17/2/2007 tarihinde tutuklandığını, 14/10/2009 tarihinde tahliyeedildiğini, ancak "uyuşturucu maddeticareti yapmak" suçundan hakkında açılan kamu davasının halendevam ettiğini ve yargılamanınmakul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
1. Esas Yönünden
17. Başvurucu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/2/2007 tarihinde gözaltına alınmasıyla başlayan yargılamasürecinin halen devam ettiğini ve yargılamanın makul süredesonuçlandırılamadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
18. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurununkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somutgörünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilenadil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36.maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lâfzîiçeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamınadâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir.Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıdabelirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup,ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasınınyargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nınbütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkınındeğerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).
19. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunundavanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, birdavanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulmasıgereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§41–45).
20. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarıncakişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul süredekarara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, cezakanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukununkuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızınkendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625, 9/1/2014, § 31). Başvuru konusu olayda, başvurucu hakkında, "iştirak halinde uyuşturucu madde ticaretiyapmak" suçunu işlediği iddiasıylasoruşturma başlatılmıştır. Başvurucu hakkında isnat olunan suç, 5237 sayılıKanun’un 188. maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında hapis ve adli paracezasını gerektirir şekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevede başvurucu hakkındakisuç isnadına dayalı yargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvence kapsamınagirdiği konusunda kuşku bulunmamaktadır (B. No: 2012/625, 9/1/2014,§ 32).
21. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olupolmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediğiiddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olaraketkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takım tedbirlerin uygulanması anı ya dakamu davasının açıldığı tarihtir. Somut başvuru açısından bu tarih, BakırköyCumhuriyet Başsavcılığınca başvurucunun gözaltına alındığı 16/2/2007tarihidir. Ceza yargılamasında sürenin sona erdiği tarih, suç isnadının nihaiolarak karara bağlandığı, yargılaması devam eden davalar yönünden ise AnayasaMahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili kararını verdiği tarihtir (B. No:2013/695, 9/1/2014, § 35).
22. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 16/2/2007 tarihinde gözaltına alınarak 17/2/2007 tarihindetutuklanan başvurucu ile diğer iki şüpheli hakkında, Bakırköy CumhuriyetBaşsavcılığının 21/2/2007 tarihli iddianamesi ile "iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak"suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, davanın, Bakırköy 8. AğırCeza Mahkemesinin E.2007/63 sayılı dosyasına kaydedildiği tespit edilmiştir.Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesince, 25/1/2008 tarihli kararile dava konusu suçun, suç işlemek amacıyla kurulan bir örgütün faaliyetiçerçevesinde işlendiği gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, dava dosyasınıngörevli ve yetkili İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine kararverildiği belirlenmiştir. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2008/48 sayılıdosyasına kaydedilen davada Mahkemece, 14/10/2009tarihli duruşmada başvurucunun serbest bırakıldığı, 30/12/2009 tarihli kararile başvurucunun "suç işlemek amacıylakurulan örgüte üye olmak" suçundan beraatine,"uyuşturucu madde ticareti yapmak"suçundan 6 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasınahükmedildiği, başvurucu tarafından temyiz edilen hükmün temyiz incelemesininhalen devam ettiği anlaşılmıştır.
23. 5271 sayılı Kanun’un öngördüğü yargılama usullerine tabimahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündekiiddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesitarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlarverilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B.No: 2013/695, 9/1/2014, §§ 24-40).
24. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konuceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır.Başvurucunun tutum ve davranışlarıyla ve usulihaklarını kullanırken özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemliölçüde sebep olduğu da söylenemez. Anılan davaya bütün olarak bakıldığında,somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yönbulunmadığı ve söz konusu sekiz yılı aşkın süredir devam eden yargılamasürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.
25. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiğine karar verilmesi gerekir.
2. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
26. Başvurucu, yargılama makulsürede sonuçlandırılamadığı için 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinitalep etmiştir.
27. 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin(2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
28. Başvurucunun tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin sekiz yılı aşkın süredir devam eden yargılama süresi nazaraalındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlaltespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net5.850,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
29. Başvurucu tarafından yapılanve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
30. Başvuruya konu yargılamanınsekiz yılı aşkın süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanmahakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olanbir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğüzararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısasürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın birörneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun;
1. Yargılamanın makul süredesonuçlandırılamadığı yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Anayasa’nın36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLALEDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya net 5.850,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğertaleplerinin REDDİNE,
C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
E. Kararın bir örneğinin Yargıtayagönderilmesine,
22/6/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLEkarar verildi.