TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
G.A. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/17138)
Karar Tarihi: 15/3/2022
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Yusuf Enes KAYA
Başvurucu
:
G.A.
Vekili
:
Av. Vedat ÖZKAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru; gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatınyetersiz olması nedeniyle adil yargılanma ile kişi hürriyeti ve güvenliğihaklarının, vekâlet ücretinin yapılan düzenlemeyle azaltılması nedeniylemülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 5/6/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyoncabaşvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına gönderilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUlusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
5. Başvurucu, hakkında yürütülen bir soruşturmakapsamında 20/5/2016 tarihinde gözaltına alınmış ve 23/5/2016 tarihinde serbestbırakılmıştır. Soruşturma sonucunda başvurucu hakkında 7/11/2017 tarihindekovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.
6. Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesiüzerine başvurucu dört gün haksız yere gözaltında kaldığını, gözaltı kararınedeniyle çalışamayıp kazanç kaybına uğradığını, üzüntü ve sıkıntı çektiğini,çevresinde itibarının zedelendiğini, terörist muamelesi gördüğünü, soruşturmasürecinde avukatla temsil edildiğinden bu avukatlık giderinin maddi tazminatadahil edilmesi gerektiğini belirterek 12.000 TL maddi ve 13.000 TL manevitazminatın ödenmesi talebiyle dava açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde gözaltınınhaksız olduğu iddiasını 4/12/2004 tarihli 5271 sayılı Ceza MuhakemesiKanunu'nun 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendini açıkça belirtmeksuretiyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olmasınadayandırmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde gözaltının hukuka aykırı olupolmadığına ilişkin bir açıklamada bulunmamıştır.
7. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi 26/2/2018 tarihlikararıyla başvurucuya 130,09 TL maddi, 400 TL manevi tazminat ile 845 TLvekâlet ücretinin ödenmesine karar vermiştir. Mahkeme başvurucunun takipsizlikkararından sonra kendisini vekille temsil ettirdiğinden 600 TL vekâlet ücretinimaddi tazminatın hesaplanmasında dikkate almamıştır.
8. Başvurucu, hükmedilen tazminatların ve vekâletücretinin düşük olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
9. Bölge Adliye Mahkemesi 14/5/2018 tarihinde istinafbaşvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir.
IV. İLGİLİHUKUK
10. İlgili hukuk için bkz. A.A. [GK], B.No:2017/34502, 21/10/2021, §§ 22-46.
V. İNCELEME VEGEREKÇE
11. Anayasa Mahkemesinin 15/3/2022 tarihinde yapmışolduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. KişiHürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
12. Başvurucu, haksız gözaltı nedeniyle kişi hürriyeti vegüvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu, isminin kamuyaaçık belgelerde gizlenmesi talebinde bulunmuştur.
13. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesiyle bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucunun şikâyetinin Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü ve dokuzuncufıkraları kapsamında kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yönünden incelenmesigerekir.
14. Anayasa Mahkemesi A.A. kararında Anayasa'nın19. maddesinin üçüncü fıkrası bağlamındaki şikâyetler yönünden başvuruyollarının tüketilmiş sayılabilmesi için başvurucuların ilk derecemahkemelerinde yakalama, gözaltı veya tutuklama tedbirlerinin hukukiliğineilişkin iddialarını 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (a) bendi kapsamında -açıkça ileri sürerek- dava açmalarıgerektiğini belirtmiştir. Anılan tedbirlerin hukuka uygun olmadığına dairiddialar dile getirilmeden -Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasıkapsamında olmadığı değerlendirilen- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraatkararına dayalı olarak dava açılmasının başvuru yollarının tüketilmesi anlamınagelmediğine karar vermiştir (A.A., §§ 70-90).
15. Gözaltının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla 5271sayılı Kanun'un141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca birtazminat davası açılmadığı anlaşılan somut olay yönünden anılan karardanayrılmayı gerektiren bir durum söz konusu değildir.
16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
Hasan Tahsin GÖKCAN bu görüşe katılmamıştır.
B. AdilYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
17. Başvurucu, gözaltına alma nedeniyle hükmedilentazminatların yetersiz olduğunu belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkınınihlal edildiğini ileri sürmüştür.
18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesiyle bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, § 16). Anayasa Mahkemesi A.A.kararında 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e)bendi uyarınca açılan davalarda hükmedilen tazminatın yetersiz olduğu yönündekiiddiaların adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi gerektiğinibelirtmiştir (A.A., § 87). Bu itibarla başvurucunun bu kısımdakişikâyetlerinin adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.
19. Temel hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden vebariz takdir hatası veya açık keyfîlik içeren durumlar dışında kanun yolundagözetilmesi gereken hususlara dair şikâyetler bireysel başvurunun incelemesikapsamında değildir (Ş.K., B. No: 2018/753 12/1/2022, § 19).
20. Somut olayda başvurucu tarafından ileri sürülen ihlaliddialarının yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyetiniteliğinde olduğu ve bariz takdir hatası veya açık keyfîlik oluşturan birdurumun da bulunmadığı anlaşılan başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmasınedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
21. Diğer taraftan başvurucu; tazminat davasında adlikontrol tedbiri konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, kendisineherhangi bir tazminat ödenmediğini, adli kontrol nedeniyle uğradığımağduriyetin karşılanmadığını ileri sürmüş ise de adli kontrol tedbirine tabitutulduğuna ilişkin bir belge sunmadığı, tazminat davası sürecinde adli kontroltedbiriyle ilgili bir talebinin bulunmadığı anlaşıldığından bu iddianın ayrıcaincelenmesi mümkün görülmemiştir.
C. MülkiyetHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
22. Başvurucu; koruma tedbirleri nedeniyle açtığıtazminat davasında ağır cezalık işler için öngörülen miktar üzerinden vekâletsözleşmesi yapmasına rağmen yapılan düzenlemeyle sulh ceza hâkimliği içinöngörülen vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mülkiyet, mahkemeye erişim veetkili başvuru haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
23. Başvurucunun iddiaları mülkiyet hakkı kapsamındaincelenmiştir.
24. Anayasa Mahkemesi M.E. (B. No: 2018/696,9/5/2019) kararında aynı mahiyetteki şikâyete ilişkin olarak başvurucununmevcut bir mülkü veya mülkü edinmeye yönelik meşru bir beklentisi olduğunuortaya koyamadığını, dolayısıyla mülkiyet hakkına ilişkin korumadanyararlandırılmasının mümkün olmadığını belirterek konu bakımından yetkisizlikkararı vermiştir (M.E., § 36-38). Somut başvuru yönünden anılan karardavarılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
25. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının konubakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizlitutulması talebinin KABULÜNE,
B. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA Hasan Tahsin GÖKCAN'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZOLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,
3. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınkonu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesimağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucununyargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 15/3/2022 tarihindekarar verildi.
KARŞIOY GEREKÇESİ
Anayasanın 19. maddesinin 9. fıkrasında kural olarak,aynı maddedeki güvencelere aykırı biçimde yapılan özgürlüğe müdahalelere karşıbir telafi güvencesi öngörülmektedir. Bu şekilde hak ihlalinden doğanmağduriyetin tazminat boyutuyla giderilmesi de amaçlanmaktadır. Fakat 9.fıkradaki güvence yalnızca önceki fıkralarda yer alan esaslara (güvencelere)aykırı işlemleri kapsamaktadır. Diğer bir ifadeyle hukuka uygun korumatedbiri işlemleri kural olarak anayasal güvence kapsamına girmemektedir.Fakat iç hukukumuzda yer alan 5271 sayılı CMK’nın 141/1-e madde ve bendinde“Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarındakovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen” kişilerin deDevletten maddi ve manevi zararlarını isteyebilecekleri kabul edilmiştir.Hukukumuzda böyle bir hakkın kabul edilmesi ve Mahkememizin 2017/34502 Başvurunumaralı kararında açıkladığım gerekçelerle bu başvurunun esasının daincelenmesi gerektiği görüşüyle karşıoy kullandım.
Başkan
Hasan Tahsin GÖKCAN