TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
GÖKHAN GÜNDÜZ BAŞVURUSU (4)
(Başvuru Numarası: 2018/13782)
Karar Tarihi: 10/3/2021
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Raportör
:
Zehra GAYRETLİ
Başvurucu
:
Gökhan GÜNDÜZ
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, infaz hâkimliğince yapılan incelemedebaşvurucunun Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla duruşmaya katılımınınsağlanmaya çalışılması nedeniyle duruşmada hazır bulunma hakkının ihlaledildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvurular 24/4/2018 ve 25/4/2018 tarihlerindeyapılmıştır.
3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca kişi yönünden hukuki irtibat bulunmasınedeniyle 2018/14187 numaralı başvuru dosyasının 2018/13782 numaralı bireyselbaşvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2018/13782 numaralı başvuru dosyasıüzerinden yürütülmesine ve diğer başvuru dosyasının kapatılmasına kararverilmiştir.
5. Komisyonca adil yargılanma hakkı dışındaki iddialaryönünden kabul edilemezlik kararı verilmiş, başvurunun adil yargılanma hakkınailişkin kısmının kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasınave başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
8. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuştur.
III. OLAY VEOLGULAR
9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
10. Başvurucu, başvuru konusu olayların geçtiği tarihteanayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışma suçundan aldığı cezanın infazıkapsamında Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda (İnfazKurumu) hükümlü olarak bulunmaktadır.
11. Başvurucunun da aralarında bulunduğu bazıhükümlülerin İnfaz Kurumunda kalmakta oldukları odaların bahçesine kameratakılmasını protesto etmek amacıyla 29/10/2017 ve 22/11/2017 tarihlerinde eylemyaparak gazete kâğıtlarını kameralara doğru atmak suretiyle kameraların görüşalanını kapatmaya çalıştıkları ve İnfaz Kurumu güvenliğini tehlikeyeuğrattıkları iddia edilmiştir.
12. 29/10/2017 ve 22/11/2017 tarihlerinde meydana gelenolaylarla ilgili olarak başvurucunun da aralarında bulunduğu hükümlülerhakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır.
13. Kamera kaydı izleme ve olay tutanaklarına göre anılantarihlerde İnfaz Kurumunun C Blok 14 numaralı odasında kalmakta olanbaşvurucunun suyla ıslatılmış hâldeki gazete kâğıdı parçalarını ve diğermalzemeleri bahçe kameralarına doğru attığı, bahçenin etrafındaki tellerdeasılı vaziyette kâğıt parçalarının bulunduğu ve kameraların üzerine ıslakgazete kâğıtlarının yapışması nedeniyle görüş açısının kapandığıanlaşılmaktadır.
14. Başvurucu, eyleme katılan ve haklarında disiplinsoruşturması başlatılan diğer hükümlüler ile birlikte ortak yazılı savunmahazırlayarak İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığına (DisiplinKurulu) sunmuştur. Başvurucu, yazılı savunmalarda özetle odaların iç kısımlarıile havalandırma alanlarını ve genel olarak ortak yaşam alanlarını 24 saatgözetleyecek şekilde kameralar monte edildiğini, insan onuruna aykırı olan buduruma engel olmak için söz konusu kameraların görüntü almalarını engellemeye çalıştıklarınıifade etmiştir.
15. Disiplin Kurulu 2/11/2017 ve 30/11/2017 tarihlerinde;başvurucunun kurumda korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde sözsöyleme veya davranışta bulunma eylemlerinden sırasıyla 2 gün ve 4 günhücreye koyma disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
16. Başvurucu anılan kararlara karşı Kırıkkale İnfazHâkimliğine (Hâkimlik) şikâyet başvurularında bulunmuştur. HâkimliğinE.2017/1946 ve E.2017/2040 sayılı dosyalarına kaydedilen başvuruların duruşmalıolarak incelenmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda Hâkimlik tarafından İnfazKurumuna müzekkere yazılarak başvurucunun duruşmaların yapılacağı tarihlerdeSes ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) odasında hazır bulundurulması veDisiplin Kurulu kararları ile ilgili savunmasını vekâletnamesini ibraz etmesisuretiyle avukatı ile birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabileceği hususununbaşvurucuya bildirilmesi istenmiştir.
17. Anılan müzekkerenin İnfaz Kurumu idaresincebaşvurucuya tebliğ edilmesi üzerine başvurucu celse aralarında Hâkimliğedilekçe göndererek SEGBİS aracılığı ile duruşmaya katılmak istemediğini,duruşma salonunda bizzat hazır bulunarak savunma yapmak istediğini ifadeetmiştir.
18. Disiplin Kurulunun 2/11/2017 tarihli kararına yapılanşikâyet başvurusuna ilişkin olmak üzere Hâkimliğin E.2017/1946 sayılı dosyasıüzerinden görülen yargılama toplam üç celsede tamamlanmıştır. Yargılamanın27/12/2017 tarihli ilk celsesinde SEGBİS odasında hazır bulunan başvurucu,müdafiinin mazereti nedeniyle süre talebinde bulunmuş; Hâkimlikçe talep kabuledilerek duruşma 24/1/2018 tarihine ertelenmiştir.
19. Yargılamanın 24/1/2018 tarihli ikinci celsesindebaşvurucu SEGBİS odasında hazır bulundurulmuştur. Bu celsede tutanakmümzilerinden Ö.A.nın beyanına başvurulmuştur. Ö.A. beyanında özetlebaşvurucunun diğer oda arkadaşları ile birlikte gazete kağıtlarını ıslatarakyapışkan hâle getirdiğini ve bunları kameralara yapıştırarak kameralarıngörüntü almasını engellediğini ifade etmiştir. Başvurucu, tanığın beyanlarınakarşı savunmasını yapmak üzere duruşma salonunda hazır bulunmak istediğini;SEGBİS aracılığı ile savunma yapmayacağını belirtmiştir.
20. Yargılamanın 14/2/2018 tarihli son celsesine deSEGBİS aracılığı ile katılan başvurucu; SEGBİS ortamında ifade vermeyi kabuletmediğini, duruşma salonuna gelerek huzurda ifade vermek istediğini ifadeetmiştir. Hâkimlik, SEGBİS aracılığı ile duruşma yapılmasının mevzuata uygunolduğu gerekçesiyle başvurucunun duruşma hazır bulunma talebini reddederekyargılamaya SEGBİS üzerinden devam edilmesine karar vermiştir.
21. Hâkimlik 14/2/2018 tarihli kararı ile"2/11/2017 tarihli disiplin cezasının kanuna uygun olduğu" gerekçesiylebaşvurucunun itirazının reddine ve 2 günlük hücre cezasının onanmasına kararvermiştir.
22. Başvurucu, duruşma salonunda bizzat hazır bulunarakifade vermek istediği hâlde SEGBİS ile duruşmaya katılmaya zorlanmasınınsavunma hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir.
23. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/3/2018 tarihlikararı ile başvurucunun itirazı reddedilmiştir.
24. Öte yandan Disiplin Kurulunun 30/11/2017 tarihlikararına karşı yapılan şikâyet başvurusuna ilişkin olmak üzere HâkimliğinE.2017/2040 sayılı dosyası üzerinden görülen yargılama tek celsedetamamlanmıştır. 7/2/2018 tarihli duruşmada SEGBİS odasında hazır bulunanbaşvurucu; SEGBİS aracılığı ile savunma yapmayacağını, duruşma salonunda hazırbulunmak istediğini ifade etmiştir. Hâkimlik, SEGBİS ile duruşma yapılmasının yüzyüzelik ilkesini ihlal etmediğine dair yargı kararlarının mevcut olduğunubelirterek başvurucunun duruşmada hazır bulunma talebini reddetmiştir. Bununüzerine başvurucu SEGBİS aracılığı ile savunma yapmıştır. Başvurucusavunmasında özetle kameraların kayıt yapması nedeniyle özel hayatınınkısıtlandığını, bu durumu protesto etmek amacıyla yaptığı eylem sırasındakorku, kaygı veya panik yaratacak biçimde herhangi bir davranışta bulunmadığınıileri sürmüştür.
25. Hâkimlik 7/2/2018 tarihinde, Disiplin Kurulunun30/11/2017 tarihli kararının kaldırılmasına yönelik itirazın reddine ancak bukararla verilen 4 günlük hücre cezasının 1 gün hücre cezası olarak onanmasınakarar vermiştir.
26. Başvurucu; duruşma salonunda bizzat hazır bulunarakifade vermek istediği hâlde SEGBİS ile duruşmaya katılmaya zorlandığını,duruşma salonunda savunma yapma hakkının kullandırılmadığını belirterek kararaitiraz etmiştir.
27. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/3/2018 tarihlikararıyla "itirazın reddi kararının [k]anun, [t]üzük ve [y]önetmelikhükümleri çerçevesinde [verildiği] dosya kapsamı ve mevcut delilleregöre verilen kararlarda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı"belirtilerek başvurucunun itirazı reddedilmiştir.
28. Nihai kararlar başvurucuya 28/3/2018 tarihimde tebliğedilmiştir. Başvurucu 24/4/2018 ve 25/4/2018 tarihlerinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİHUKUK
29. İlgili hukuk kaynakları için bkz. Emrah Yayla([GK], B. No: 2017/38732, 6/2/2020, §§ 28-42) başvurusu hakkında verilen karar.
V. İNCELEME VEGEREKÇE
30. Mahkemenin 10/3/2021 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları ve Bakanlık Görüşü
31. Başvurucu; duruşma salonunda bizzat hazır bulunaraksavunma yapmak istediği hâlde SEGBİS ile duruşmaya katılmaya zorlandığını,duruşma salonunda bizzat savunma yapma hakkının kullandırılmadığını belirterekadil yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
32. Bakanlık görüşünde; SEGBİS ile ilgili mevzuathakkında açıklamalarda bulunularak SEGBİS yönteminin hangi durumlarda uygulanabileceğinin,hangi merciin bu yöntemin kullanılmasına karar verme yetkisine sahip olduğununve ses-görüntü bağlantısı için gerekli olan teknik altyapıya ilişkin koşullarınilgili mevzuatta açık bir şekilde düzenlendiği belirtilmiştir. Görüş yazısında;SEGBİS ile ifadesi alınanların duruşma salonundakileri görebilme vesöylenenleri duyabilme imkânı bulunduğu, yargılama makamının ve duruşmada hazırbulunan diğer kişilerin de aynı şekilde ifade alma, beyanda bulunma ve soruyöneltme gibi yargısal işlemleri karşılıklı olarak gerçekleştirebilme imkânınasahip oldukları, başka bir ifadeyle SEGBİS'in içerdiği bu özellikler sayesindeyargılamanın unsurlarından biri olan yüz yüzelik ilkesinin gerçekleştiğibelirtilmiştir.
33. Bakanlık görüşünde ayrıca başvurucunun SEGBİSaracılığı ile duruşmaya katılımının sağlanmasına ilişkin kararın infazhâkimliğince gerekçelendirildiği ve bu gerekçenin genel ve kategorik birgerekçe olmadığı ifade edilmiştir. Görüş yazısında; duruşmanın SEGBİS yoluylayapılmış olmasının başvurucunun yargılamasının makul bir süre içerisindesonuçlandırılması amacına uygun olduğu, bu suretle adil yargılanma hakkının tümunsurlarının yerine getirildiği vurgulanmıştır.
34. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında infazhâkimliğinin yargı çevresindeki bir infaz kurumunda bulunduğu hâlde duruşmalarabizzat katılımının sağlanmadığını, duruşmaya etkin bir şekilde katılarakavukatı ile iletişim kurma ve tanıkları sorgulama imkânından yararlanamadığınıifade etmiştir.
B. Değerlendirme
35. Anayasa’nın "Hak arama hürriyeti"kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Herkes, meşrû vasıta veyollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalıolarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."
36. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucunun iddiaları adil yargılanma hakkı kapsamında duruşmada hazırbulunma hakkı yönünden incelenmiştir.
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
37. Anayasa Mahkemesi daha önce vermiş olduğu birçokkararda, adil yargılanmaya ilişkin hak ve ilkelerin medeni hak ve yükümlülüklerile ilgili uyuşmazlıkların ve bir suç isnadının esasının karara bağlanmasıesnasında geçerli olduğunu belirterek hakkın kapsamının bu konularlasınırlandırıldığını kabul etmiştir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049,26/3/2013, § 23; Nihat Akbulak [GK], B. No: 2015/10131, 7/6/2018, § 35; AligülAlkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019, § 44). Öte yandanAnayasa Mahkemesi; ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ya da hükümlülerhakkında uygulanan disiplin cezalarının infazının kişiler üzerinde yaratacağıetkiyi değerlendirmek suretiyle bazı disiplin cezalarının kişisel hak ve bubağlamda medeni hak niteliğinde olduğunu, söz konusu disiplin cezalarına karşıyapılan şikâyetlerin infaz hâkimliği tarafından incelenmesinin de medeni hak veyükümlülüklere ilişkin uyuşmazlık kapsamında kaldığını ifade etmiştir (örnekolarak bkz. Giyasettin Aydın, B. No: 2013/1852, 25/3/2015, § 37; CihanYeşil, B. No: 2013/8635, 6/5/2015, § 35; Metin Yamalak (2), B. No:2013/9450, 13/4/2016, § 59).
38. Somut olayda başvurucu, aldığı disiplin cezalarınıninfazından dolayı haberleşme veya iletişim araçlarından ve ziyaretçi kabulündenyoksun bırakılacağından başvurucunun söz konusu disiplin cezalarından dolayıyaptığı şikâyetin infaz hâkimliği tarafından incelenmesinin de medeni hak veyükümlüklere ilişkin uyuşmazlık kapsamında kaldığı kabul edilmelidir.Dolayısıyla hakkında uygulanan disiplin cezası nedeniyle başvurucunun yaptığışikâyetin infaz hâkimliği tarafından incelenmesinin medeni hak veyükümlülüklere ilişkin uyuşmazlık kapsamında kaldığının ve somut olaydaAnayasa’nın 36. maddesinin uygulanmasının mümkün olduğunun kabul edilmesigerekir.
39. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. EsasYönünden
40. Anayasa Mahkemesi aynı mahiyetteki şikâyetleri EmrahYayla (bkz. §§ 58-86) kararında incelemiş olup anılan karardaki ilkelerdenayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığı anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesianılan kararda medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarda taraflarınSEGBİS aracılığı ile duruşmaya katılımlarının sağlanmasının duruşmada hazırbulunma hakkına yönelik bir müdahale oluşturduğunu tespit ederek bu müdahaleninihlal oluşturup oluşturmadığına ilişkin değerlendirmenin ise kanunilik, meşruamaca dayalı olma ve ölçülülük ilkeleri yönünden yapılacak incelemesonucunda belirlenebileceğini ifade etmiştir. Buna göre medeni hak veyükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarda tarafların SEGBİS aracılığıyla duruşmayakatılımlarının sağlanması şeklindeki müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesiiçin kanuni bir temelinin bulunması, meşru bir amaca dayalı ve ölçülü olmasıgerekmektedir (Emrah Yayla, §§ 62 - 67).
41. Anayasa Mahkemesi Emrah Yayla kararında sözkonusu müdahalenin ölçülü bir müdahale olarak kabul edilebilmesi için gerekliolan genel ilkeleri de ortaya koymuştur (Emrah Yayla, §§ 68-75). Bugenel ilkelere göre medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklardaduruşmada hazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin ölçülü bir müdahale olupolmadığı ölçülülük ilkesinin alt ilkeleri olan elverişlilik, gereklilikve orantılılık ilkeleri yönünden yapılacak değerlendirmenin sonucunagöre belirlenebilecektir. Buna göre duruşmada hazır bulunma hakkına yapılanmüdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olması,ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olduğunun gösterilmesi veorantılılık yönünden bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenenamaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekmektedir. Bu çerçevedeözellikle gereklilik ilkesi uyarınca uyuşmazlığın tarafının duruşmadahazır bulunmasını zorunlu kılan bir olgunun yokluğu derece mahkemelerince somutve olaya uygun bir gerekçeyle ortaya konulmalıdır. Bu gerekliliğin ortayakonulması bağlamında, kişilerin duruşmada bizzat hazır bulunmayı talepetmelerine rağmen SEGBİS yoluyla katılımlarının neden yeterli görüldüğünün veduruşmada bizzat hazır bulunmayı imkânsız hâle getiren veya büyük ölçüdezorlaştıran koşulların neler olduğunun ifade edilmesi gerekir (Emrah Yayla,§ 73).
42. Somut olayda, ceza infaz kurumunda hükümlü olarakbulunan başvurucunun İnfaz Hâkimliğince açılan duruşmada bizzat hazır bulunmatalebinin reddedilmesi 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz HâkimliğiKanunu'nun 6. maddesinin yollamasıyla 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanunu'nun 196. maddesinin (4) numaralı fıkrasına dayandığındananılan müdahale kanunilik ölçütünü karşılamaktadır. Ayrıca hükümlülerinceza infaz kurumundan duruşma salonuna transferleri nedeniyle oluşangecikmelerin azaltılması ve yargılamaların hızlandırılması sebebiyle duruşmadahazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin usul ekonomisiningerçekleştirilmesine yönelik meşru bir amaca dayandığı anlaşılmaktadır. Başvurucununduruşmada hazır bulunma hakkına yapılan müdahalenin makul sürede yargılamayapılması amacına ulaşılması bakımından elverişli bir araç olduğusöylenebilir.
43. Ancak başvurucunun davranışları sebebiyle uygulananbir disiplin cezasının şikâyet konusu edildiği uyuşmazlık kapsamındakiduruşmada hazır bulunmanın gerekli görülmemesinin sebepleri somut olarakaçıklanmamıştır. Hâkimliğin "SEGBİS yönteminin mevzuata uygunolduğu" yönündeki gerekçesi aslında başvurucunun duruşmada bulunmatalebinin somut yargılamayla bağlantılı olmayan genel bir sebeple ve kategorikolarak reddedildiğini göstermektedir. Anılan gerekçe her durumda duruşmadabulunma talebinin reddedilmesi gerektiğini belirtmektedir. Somut olaydabaşvurucunun duruşmaya katılması yönünde hiçbir çaba içine girilmemiş, aynışehir merkezinde bulunan bir ceza infaz kurumundan duruşmaya katılamamasınınniçin gerekli görüldüğü açıklanmamıştır. Bu çerçevede Hâkimlikçe hiçbiralternatif değerlendirilmeden ve olaya özgü somut gerekçeler de sunulmadan -genelve kategorik bir yaklaşımla- başvurucunun duruşmada hazır bulunma taleplerireddedilmiştir. Uyuşmazlığın bizzat duruşmada bulunmayı gerektiren bir niteliktaşıyıp taşımadığı hususunda Hâkimlikçe herhangi bir değerlendirme yapılmadangenel ve kategorik bir sebeple başvurucunun yokluğunda duruşma yapılması veduruşmada hazır bulunma hakkına müdahale için en uygun aracın seçilmemesimüdahalenin gerekli olmadığı sonucuna yol açmıştır.
44. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazırbulunma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
Selahaddin MENTEŞ bu görüşe katılmamıştır.
3. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
45. 30/11/2011 tarihli ve 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesininilgili kısmı şöyledir:
"(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını oradan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.''
46. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesi ve tazminattalebinde bulunmuştur.
47. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B.No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasılortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesidiğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerinegetirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamınageleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına işaretetmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).
48. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).
49. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veyamahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılıKanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgilimahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundakibenzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıylayeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderimyolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararınabağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundakiyargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yenidenyargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisibulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasalyükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararınedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarınıgidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).
50. İncelenen başvuruda duruşmada hazır bulunma hakkınınihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararındankaynaklandığı anlaşılmaktadır.
51. Bu durumda duruşmada hazır bulunma hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukukiyarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgüdüzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasınagöre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamdayapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesiniihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelereuygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama yapılmak üzere Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine gönderilmesinekarar verilmesi gerekmektedir.
52. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminattalebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazırbulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNAOYBİRLİĞİYLE,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNESelahaddin MENTEŞ'in karşı oyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
C. Kararın bir örneğinin duruşmada hazır bulunma hakkınınihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmaküzere Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine (E.2017/1946, K.2018/243; E.2017/2040,K.2018/157) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
E. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 10/3/2021 tarihinde karar verildi.
KARŞIOY
1. Mahkemenin Sayın çoğunluğu tarafından başvurucununadil yargılama kapsamındaki duruşmada hazır bulunma hakkını ihlal edildiğinekarar verilmiştir. Başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiyönündeki çoğunluk kararına belirtilen gerekçelerle katılmadım.
2. Olay ve olgular mahkememizin gerekçeli kararındaayrıntılı olarak özetlenmiştir. Başvurucu hakkında; hükümlü bulunduğu KırıkkaleF Tipi Cezaevinde disiplin kurulunun 2/11/2017 tarihli kararıyla disiplincezası uygulanmıştır.
3. Disiplin kurulu kararına karşı başvurucu infazhakimliğine müracaatta bulunmuştur. İnfaz hakimliğince disiplin kuruluncaverilen karar değiştirilerek onanmıştır. İnfaz hakimliğinin kararına karşıKırıkkale 1. Ağır ceza mahkemesine itiraz edilmiş itiraz mahkemecereddedilmiştir.
4. Başvurucu infaz hakimliğinde savunmasını bizzatmahkemede yapmak istediğini SEGBİS sistemiyle savunma yapmayacağını mahkemeyeiletmiştir.
5. İnfaz hakimliği SEGBİS ile duruşma yapılmasını yüzyüze ilkesine ihlal etmediğine dair yargı kararlarının bulunduğunu belirterektalebi reddetmiş bunun üzerine başvurucu SEGBİS aracılığıyla savunma yapmıştır.
6. UYAP; teknolojik gelişmeleri kullanarak AdaletBakanlığı merkez ve taşra teşkilatının, bağlı ve ilgili kuruluşların, adli veidari tüm yargı veya yargı destek birimlerinin donanım veya yazılım olarak içotomasyonunu benzer şekilde bilgi otomasyonun sistemlerini kurmuş kamu kurum vekuruluşları ile dış entegrasyonu sağlayan bir bilişim sistemidir. Elektronikimza alt yapısına uygun olarak geliştirilmiş merkezi bir bilgi sistemi kurulmuşbu sistemde yargı ve yargı destek birimleri arasında fonksiyonel tamentegrasyon sağlanmıştır. Sistemde elektronik imza rolleri bulunan hâkim,savcı, avukat, zabıt kâtibi, vatandaş yetkileri çerçevesinde her türlü bilgibelge sisteme aktarmakta sistemde aktif ve güvenli işleyişi sağlamaktadır. Dahaönce yazışma ve ara kararı gerektiren bilgi ve belgeler e devlet sistemindengüvenli olarak doğrudan temin edilebilmektedir.
7. UYAP ile ilgili kanuni alt yapı başta 5271 sayılıKanun (CMK) olmak üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili bütün kanunlara veyönetmeliklere düzenlemeler konularak sağlanmıştır. Bu bağlamda CMK’nın “Elektronikişlemler” kenar başlıklı 38/A maddesinde UYAP ile ilgili olarak (ayrıntılıhükümler içeren) şu düzenlemeye yer verilmiştir.
“(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal YargıAğı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri,bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.
(2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere,dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP’tan incelenebilir ve hertürlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir.
(3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanmasıöngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir,işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir.
(4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge vekararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenlielektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçefiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez.
(5) Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalıbelgeyle çelişmesi halinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belgegeçerli kabul edilir.
(6) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge vekararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanındüzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz.
(7) Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belgeveya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP’a aktarılır ve gerektiğindeilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir.
(8) Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gerekenhallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim,Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır vemühürlenir.
(9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre günsonunda biter.
(10) Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adlîsicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilenbilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmez.UYAP’tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler ayrıca zorunluolmadıkça fiziki ortamda gönderilmez.
(11) Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP’ta yapılmasınadair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikledüzenlenir.”
8. CMK’nın 147. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h)bendinde ise ifade alma ve sorgu işlemlerinde kaydında teknik imkanlardanyararlanılacağı hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunun 196. maddesinde de “Sanığınduruşmadan bağışık tutulması” kenar başlığı altında sanığın aynı andagörüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle sorgusunun vesavunmasının yapılabileceği belirtilmiştir.
9. SEGBİS sistemi ulusal ağı yargı sisteminde ses vegörüntünün aynı anda elektronik ortamda iletildiği, kaydedildiği bir bilişimsistemidir. SEGBİS teknik özellikleri ve donanımı itibariyle UYAP’ta görüntülükayıt yapıldığı takdirde duruşma salonunun bir parçası olarak işlevgörmektedir. Sistemde ifade alınırken SEGBİS ile duruşma salonuna bağlanankişiler duruşma salonundakileri görmekte duruşmada yapılanları takipedebilmekte konuşulanları duyabilmektedir.
10. SEGBİS sistemine ilişkin esas ve usulleri düzenlemekamacıyla çıkarılan ve 29/9/2011 tarihli ve 28060 sayılı Resmî Gazete’deyayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Ses ve Görüntü BilişimSisteminin Kullanılması Hakkında Yönetmelik’in 9. maddesinde görüntülü ve sesliiletişim tekniğinin kullanılması imkânın varlığı halinde kanunlardaki usulesaslar dairesinde soruşturma veya kovuşturma aşamasındaki yapılan her türlüişlemin SEGBİS ile kayda alınacağı belirtilmiştir. Aynı Yönetmeliğin ceza infazkurumunda bulunanlar başlığı altında ceza infaz kurumunda bulunan kişininSEGBİS ile dinlenebileceği ve bu sistem ile duruşmaya katılabileceğidüzenlenmiştir.
11. Öte yandan Anayasa’nın 141. maddesinde son fıkrasında“Davaların az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırması yargınıngörevidir.” denmektedir. Bunun bir yansıması olarak CMK’nın temel yaklaşımıduruşmanın tekliği (tek bir celsede tamamlanması) ilkesidir. UYAP ve SEGBİSsistemi teknik alt yapısı ve sağladığı imkanlar ile bilgi ve belgeye ulaşımkolaylığı göz önüne alındığında tümüyle bu sistemi sağlamaya yönelik olaraktasarlandığı söylenebilir. Dolayısıyla SEGBİS sistem olarak Anayasa’nın bukuralına uygun ve kuralla öngörülen meşru amacı sağlamaya yönelik olarakişlemektedir.
12. Bu açıklamalar ışığında somut olaydeğerlendirildiğinde başvurucunun duruşmaya SEGBİS yoluyla katılımın sağlanmasıbaşlı başına adil yargılanma hakkına aykırı bir durum değildir.
13. İnfaz hakimliğince başvurucunun SEGBİS sistemi ilesavunmasının alınacağı kendisine bildirilmiş SEGBİS sistemi üzerinden desavunması alınmıştır.
14. Başvurucu yukarıda belirtilen gerekçelerle duruşmasalonunun bir parçası olan SEGBİS ile savunmasını sunması nedeniyle adilyargılanma kapsamında duruşmada hazır bulunma hakkının ihlal edildiği sonucunavarılamaz.
15. Bu açıklamalar ışığında somut olayıdeğerlendirildiğinde başvurucunun duruşmaya SEGBİS yoluyla katılımınınsağlanması başlı başına adil yargılanma hakkına aykırı bir durum olmadığındansayın çoğunluğun görüşüne katılmadım.
Üye
Selahaddin MENTEŞ