TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
GÖKHAN GÜNDÜZ BAŞVURUSU (5)
(Başvuru Numarası: 2017/37303)
Karar Tarihi: 24/3/2021
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Kadir ÖZKAYA
Üyeler
:
Celal Mümtaz AKINCI
M. Emin KUZ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Basri BAĞCI
Raportör
:
Sinan ARMAĞAN
Başvurucu
:
Gökhan GÜNDÜZ
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olanbaşvurucunun sağlık hizmetlerine erişim konusunda yaşadığı sorunlar nedeniylekötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 3/11/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca oybirliği sağlanamaması sebebiylebaşvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmiştir.
6. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyandabulunmuştur.
III. OLAY VEOLGULAR
A. GenelBilgiler
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUlusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli KapalıCeza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlü olarak tutulmaktadır.
9. Başvurucunun kırılan kolundaki alçı 29/6/2017tarihinde Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Ortopedi Polikliniğindeçıkarılmıştır. Başvurucu bu işlem sonrasında kendisini muayene eden doktorunkolundaki hareket kısıtlılığının giderilmesi için Fizik Tedavi Bölümüne sevkedilmesini uygun gördüğünü söylediğini belirtmektedir. Başvurucuya göre doktorsevke ilişkin görüşünü bilgisayarlı tomografi raporunun altına yazıpimzalamıştır.
10. Başvurucu, fizik tedaviye sevkinin sağlanmaması veİnfaz Kurumundaki revire götürülmemesi nedeniyle 8/9/2017 tarihinde KırıkkaleCumhuriyet Başsavcılığına (Savcılık) suç duyurusunda bulunarakİnfaz Kurumununyetkililerinden şikâyetçi olmuştur.
B. BaşvurucununŞikâyetine İlişkin Soruşturma Süreci
11. Başvurucu; şikâyet dilekçesinde özetle 25/5/2017tarihinde işkenceyle kırılan kolundaki alçının 29/6/2017 tarihinde ortopediuzmanı tarafından çıkarıldığını, sonrasında fizik tedaviye sevkiningerektiğinin söylendiğini, sağlık dosyasında bu konuda rapor bulunduğunu, bunarağmen sevk işleminin gerçekleşmediğini, bu durumun sağlığı üzerinde olumsuzsonuçlar doğurduğunu, 11/7/2017 tarihinde İnfaz Kurumu revirinde muayeneolduğunu, buradan ortopedi polikliniğine sevk edildiğini, 15/8/2017 tarihindehastaneye sevk edildiğini fakat doktor bulunmadığı gerekçesiyle nakil aracındanindirilmeden İnfaz Kurumuna geri getirildiğini, aradan geçen iki aya rağmensevkin henüz yapılmadığını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca 22-24/8/2017 ve5-7/9/2017 tarihlerinde dört kez muayene olmak için dilekçe verdiğini fakatdoktor olmaması nedeniyle revire götürülmediğini iddia etmiştir. Başvurucu,sağlık hizmetlerinden yararlanamaması nedeniyle şikâyetçi olmuştur.
12. İnfaz Kurumu, başvurucunun şikâyetdilekçesini19/9/2017 tarihinde Savcılığa göndermiştir. İnfaz Kurumu dilekçeyigönderdiği üst yazıda başvurucunun iddiaları konusunda açıklama da yapmıştır.Yazı ekinde 8/9/2017 tarihli İnfaz Kurumu Müdürlüğünün yazısı bulunmaktadır.Söz konusu yazıda başvurucunun kısa sürede İhtisas Hastanesine sevkininsağlanması istenmiştir.
13. Savcılık 21/9/2017 tarihinde bir araştırmayapmaksızın başvurucunun şikâyeti konusunda kovuşturmaya yer olmadığına kararvermiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:
"Yukarıda açık kimlik bilgileriyazılı müşteki Cumhuriyet Başsavcılığımıza hitaben yazmış olduğu dilekçesi ileşikayetçi olmuş ise de;
Kırıkkale F Tipi Yüksek GüvenlikliKapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün konuya ilişkin olarak vermiş olduğucevabi yazıda;
...
- 07/06/2017 tarihinde Kırıkkale Yüksekİhtisas Hastanesi Ortopedi Polikliniğinde yapılan muayenesi sonucu kati rapordüzenlenmesi hususunda hükümlüye BT boyun extremite tetkiki için 19/06/2017günü saat 10.30'a randevu verildiği, randevu tarihinde hastaneye sevkininsağlanarak gerekli tetkiklerin yapıldığı ve kati rapor düzenlenmesi için tekrarKırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi'ne sevkinin uygun görüldüğü,
- 29/06/2017 tarihinde kati rapordüzenlenmesi için Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Ortopedi Polikliniğinesevkinin sağlandığı, Hastanenin 29/06/2017 tarihli ve 72549134/19240 sayılıkati raporunda "Ulna koronoid proceste kırık kaynamış. Kırığın hayatifonksiyonlarına etkisi 3 (üç) derecedir. Hayati tehlike geçirmemiştir. Basittıbbi müdahale ile düzelmez" şeklinde rapor düzenlendiği tespitedilmiştir.
Hükümlü her ne kadar doktor tarafındanFizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniğine sevk edildiğini ancak sevk işlemininyapılmadığını iddia etmekte ise de;
Adı geçenin Fizik Tedavi veRehabilitasyon (FTR) Polikliniğine sevk edildiğine dair kurumumuzda herhangibir belge ve kayıt bulunmamakla birlikte adı geçenin 04/08/2017 tarihlidilekçesi ile FTR Polikliniğine sevk edildiğine dair evrağı Kırıkkale Yüksekİhtisas Hastanesinden talep ettiği, Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesinin bilatarihli İnceleme Değerlendirme Raporunda Ortopedi Polikliniğinde tümtedavisinin yapıldığı ve gerekli önerilerin evrak üzerinde belirtildiği,hükümlünün tekrar sevk işlemi yapılarak FTR Polikliniğine sevk edildiğitakdirde gerekli muayene, tahlil ve tetkiklerin yapılacağı bildirilmiş olup adıgeçenin sevkine ilişkin gerekli işlemler başlatılmış olup Kırıkkale İl MerkezJandarma Komutanlığınca hastane sevkinin sağlanması beklenmektedir.
-11/07/2017 tarihinde Kurum TabipliğinceKırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi Ortopedi Polikliniğine sevk edildiğini,15/08/2017 tarihinde sevkin gerçekleştirildiği ancak görevli doktorun olmamasınedeniyle muayene yaptırılmadan getirildiği ile ilgili olarak;
Adı geçenin rahatsızlığına istinaden11/07/2017 tarihinde Kurum Tabipliğince yapılan muayenesi neticesinde KırıkkaleYüksek İhtisas Hastanesi Ortopedi Polikliniğine sevk edildiği, hükümlünün15/08/2017 tarihinde sevkinin gerçekleştirildiği ancak görevli doktorunolmaması nedeniyle muayenesinin yaptırılamadığı sevkte görevli Sağlık Memurutarafından bildirilmiş olup adı geçenin tekrar hastane sevkiningerçekleştirilmesi için 16/08/2017 tarihli ve 2017/2211 sayılı yazımız ilesevki gerçekleştirmekle görevli Kırıkkale İl Merkez Jandarma Komutanlığı'nabildirilmiş olup sevkinin sağlanması beklenmektedir.
22/08/2017, 24/08/2017, 05/09/2017,07/09/2017 tarihlerinde revir dilekçesi verdiği ancak 4 ayrı dilekçesineistinaden revire çıkamadığı ile ilgili olarak;
22/08/2017 ve 05/09/2017 tarihlerindekurumumuzda görevli doktor bulunmadığından belirtilen tarihlerde kurumumuzdamuayene yapılmadığı, 24/08/2017 ve 07/09/2017 tarihlerinde Kurum Tabipliğindemuayene olacak hükümlü ve tutukluların sayısının fazla olması sebebiyle birkısım hükümlü ve tutuklunun muayene olamadığı ayrıca 10 günlük bayram tatiliolduğu, bu nedenlerle gecikme yaşandığı adı geçenin Kurum Tabipliğince muayeneedilerek ilaç reçete edildiği anlaşılmış olup reçete ekte sunulmuştur.
...
Konuya ilişkin yapılan araştırmada aynımüşteki ve aynı konu ile ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2017/6616sayılı dosyasında soruşturma yürütüldüğü, yapılan soruşturma sonucunda21/06/2017 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, kararamüşteki tarafından itiraz edilmiş ise de Kırıkkale Sulh Ceza Hakimliğinceyapılan itirazın da reddedildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlere mükerrer kayıt olaniş bu soruşturma dosyası hakkında kamu adına KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA...[karar verildi.]
14. Savcılık kararına karşı itirazında başvurucu, şikâyetdilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlamıştır. Ayrıca İhtisasHastanesinin inceleme ve değerlendirme raporundaki ifadelerin fizik tedavihizmeti alması gerektiği hususunun belgeli olduğunu açıkça ortaya koyduğunufakat Savcılığın bu belgeyi araştırmadan bir karar verdiğini ileri sürmüştür.Başvurucunun itirazı Kırıkkale Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/10/2017 tarihlikararıyla reddedilmiştir.
15. Başvurucu 3/11/2017 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
C. Başvurucunun2017/32051 Numaralı Bireysel Başvuru Dosyası
16. Başvurucunun 17/8/2017 tarihli başvuru dosyasındaİkinci Bölüm tarafından3/11/2020 tarihinde kamu görevlilerinin müdahalesineticesinde kolunun kırıldığı sonucuna ulaşılarak eziyet yasağının maddi veusul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmiş, fizik tedavi uygulanmadığınailişkin şikâyet ise başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kabuledilemez bulunmuştur.
IV. İLGİLİHUKUK
17. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 71., 78. ve 80.maddelerinin ilgili kısmışöyledir:
"Hükümlünün muayene ve tedaviistekleri
Madde 71- (1) Hükümlü, beden ve ruhsağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedaviolanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun içinhükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veyaüniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.
Hükümlünün muayene ve tedavisi
Madde 78- (1) Kurumun sağlıkkoşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisikurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tümmuayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasındasaklanır.
(2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma veSosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerintedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.
Hastaneye sevk
Madde 80- (1) Hükümlünün sağlıknedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafındanderhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir."
18. 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz HâkimliğiKanunu’nun "İnfaz hâkimliklerinin görevleri" kenar başlıklı 4.maddesi olay tarihinde şöyledir:
"1. Hükümlü ve tutukluların cezainfaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri,barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerininsağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene vetedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlemveya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
2. Hükümlülerin cezalarının infazı,müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakilve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlereilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınandisiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, tüzük veyayönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu iddiasıyla yapılanşikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.
4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleriizleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları vetutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleriraporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında kararvermek.
5. Kanunlarla verilen diğer görevleriyapmak.
Kanunlarda başka bir yargı merciinebırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır."
V. İNCELEME VEGEREKÇE
19. Mahkemenin 24/3/2021 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları ve Bakanlık Görüşü
20. Başvurucu bilgisayarlı tomografi raporunun altına,kırılan koluna fizik tedavi uygulanması gerektiği doktor tarafından yazılmasınarağmen söz konusu belgenin infaz dosyasından kasıtlı veya ihmalî şekildekaybedildiğini, raporu olmadığı gerekçesiyle Kurum görevlilerinin fizik tedavi imkânınıkendisine sunmadığını, bu hususa ilişkin olarak 8/9/2017 tarihinde Savcılığasuç duyurusunda bulunduğunu fakat Savcılığın fizik tedavi uygulanmasıgerektiğini içeren evrakın nasıl kaybolduğu konusunda bir araştırmayapmadığını, ayrıca yanlış bir değerlendirme yaparak farklı bir şikâyetineilişkin yürütülen soruşturmanın konusuyla bu şikâyetin konusunun aynı olduğusonuca vardığını ve sonuçta kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdiğinibelirtmiştir. Başvurucu; sevkin gerçekleşmemesi üzerine 11/7/2017 tarihindeKurum revirine çıkarak şikâyetini dile getirdiğinde ortopediye sevk edildiğini,bunun üzerine beş hafta sonra 15/8/2017 tarihinde İhtisas Hastanesinegötürüldüğünü fakat doktorun heyette olması nedeniyle geri getirildiğini,22/9/2017 ve 26/10/2017 tarihlerinde yapılan sevklerin de aynı nedenle olumsuzsonuçlanarak muayene edilmediğini, ayrıca 22-24/8/2017 ve 5-7/9/2017 tarihlerirevir günü olmasına rağmen revire çıkarılmadığını iddia etmektedir. Başvurucu;tedavisinin yapılmadığını, bu durumun telafisi imkânsız sağlık sorunlarına yolaçıldığını belirterek Anayasa'da güvence altına alınan etkili başvuru, adilyargılanma, sağlık hizmeti hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
21. Bakanlık görüş yazısında özetle başvurucunun AnayasaMahkemesinin 2017/32051 numaralı bireysel başvuru dosyasında sağlıkhizmetlerinin geciktirildiğine ilişkin daha önce şikâyette bulunduğu, sözkonusu dosyada bu iddialar hakkında başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniylekabul edilemezlik kararı verildiği, ayrıca başvurucunun kolunun kırılmasınedeniyle kötü muamele yasağının usul ve maddi boyutunun ihlal edildiğigerekçesiyle tazminata hükmedildiği, dolayısıyla mağduriyetinin giderildiğibelirtilmiştir. Bakanlık, başvurucunun tedavisinin yapılmadığına ilişkinşikâyetlerini infaz hâkimliği önünde dile getirmediğini de iddia etmiştir.Bunların yanında Bakanlık, başvurucunun 25/1/2018 tarihinde Ceza İnfaz Kurumurevirinde yapılan muayenesinden sonra fizik tedavi polikliniğine sevkedildiğini, bu kapsamda 9/2/2018 tarihinde Kırıkkale Yüksek İhtisas HastanesiFizik Tedavi Polikliniğinde yapılan muayenesinde on günlük fizik tedaviuygulanmasına karar verildiğini, söz konusu tedavinin 26/2/2018 tarihindenitibaren karar verilen şekilde yapıldığını ifade etmiştir. Son olarak Bakanlık,Savcılık tarafından verilen karardan ayrılmayı gerektiren maddi veya hukuki birneden olmadığı görüşündedir.
22. Başvurucu Bakanlık görüşüne ilişkin beyanında özetlekolunun kırılmasını konu alan bireysel başvurunun şu anki başvuruyla ilgiliolmadığını, ayrıca infaz hâkimliğine başvuru yolunun şikâyetleri konusundaetkili bir yol olmadığını, kaldı ki bu yola da başvurduğunu, ayrıca infazhâkimliğinde görevli hâkimin daha önceki uygulamalarıyla tarafsız hareketetmediğini gösterdiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme
1. Adli YardımTalebi Yönünden
23. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarınıkarşılayacak gelirinin olmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.
24. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçiminiönemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksunolduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardımtalebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
2. Kötü MuameleYasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
25. Anayasa’nın “Kişinin dokunulmazlığı, maddi vemanevi varlığı” kenar başlıklı 17. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"Herkes, … maddi ve manevivarlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
...
Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz;kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.
...”
26. Anayasa’nın 5. maddesi şöyledir:
“Devletin temel amaç ve görevleri, …kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hakve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacaksurette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanınmaddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamayaçalışmaktır.”
27. Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumlarının fiziki vetıbbi imkânlarının sağlık durumuna uygun olmamasına dayalı şikâyetleriistikrarlı bir şekilde kötü muamele yasağı kapsamında incelemektedir (MeteDursun, B. No: 2012/1195, 18/11/2015; Serdar Öztürk, B. No:2013/7532, 4/2/2016; Sabri Kaya, B. No: 2014/8482, 29/6/2016; ErginAktaş, B. No: 2014/14810, 21/9/2016; Hayati Kaytan, B. No:2014/19527, 16/11/2016; İmam Çelikdemir, B. No: 2014/20289, 5/12/2017).
28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucunun şikâyetleri bir bütün olarak değerlendirildiğindeşikâyetlerin Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınankötü muamele yasağı çerçevesinde bir incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.Bununla birlikte başvurucu, bireysel başvuru formunda hem İnfaz Kurumugörevlilerinin kasıtlı eylemleri nedeniyle sağlık hizmetlerine erişemediğindenhem de sağlık hizmetinden mahrum kalmasının doğurduğu sonuçlardan şikâyetetmektedir. Dolayısıyla başvurucunun şikâyetleri iki ayrı başlık altındaincelenecektir.
29. Öte yandan Bakanlık 2017/32051 numaralı başvurudosyasında verilen ihlal kararı ve tazminat nedeniyle başvurucununmağduriyetinin giderildiğini ileri sürmüş ise de işbu başvuru dosyasına konuşikâyetlerin kolda oluşan kırık sonrasındaki sağlık hizmetlerine ilişkinolduğundan ve bu hususta ihlal kararı verilmediğinden başvurucunun mağdursıfatının kalmadığından söz edilemeyecektir.
a. KamuGörevlilerinin Kasıtlı Eylemleri Nedeniyle Kötü Muamele Yasağının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
30. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını korumahakkı kapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüğün usule ilişkin boyutuçerçevesinde bireyin bir devlet görevlisi tarafından hukuka aykırı olarak veAnayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutulduğunailişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde olay hakkında etkili birresmî soruşturmanın yürütülmesi gerekmektedir (Cezmi Demir ve diğerleri,§ 110; Tahir Canan, § 25).
31. Ancak bir soruşturmanın başlatılabilmesi içinöncelikle işkence ve kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerledesteklenmelidir. İddia edilen olayların gerçekliğinin tespit edilebilmesi içinher türlü makul şüpheden uzak kanıtların varlığı gerekir. Bu nitelikteki birkanıt yeterince ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksi ispat edilemeyenbirtakım karinelerden de oluşabilir. Ancak bu uygun koşulların tespiti hâlindebir soruşturma yükümlülüğünün bulunduğundan bahsedilebilir (C.D.,B. No: 2013/394, 6/3/2014, § 28). Öte yandan bir şikâyet yapılmadığında bilekötü muameleyi gösteren yeterli belirtiler olduğunda soruşturma açılmasısağlanmalıdır (Cezmi Demir ve diğerleri, § 116).
32. Kötü muameleye maruz kalması nedeniyle mağdurolduğunu ileri süren kişilerin kötü muamele yasağı kapsamına giren ağırlıktabir muamele görmüş olabileceklerini gösteren emareleri ve delilleri sunmalarıgerektiğini belirtmek gerekir. Bu kapsamda mağdur olduğunu ileri sürenkişilerin olgulara dayanmayan yetersiz açıklamaları, iddialarının delillerledesteklenmemesi hatta kimi zaman delillerin uyumsuzluğu, kötü muamelenin yapıldığıyer, zaman ve diğer konulardaki çelişkili ifadeleri gibi hususlar kötümuamelenin gerçekliğini şüpheye düşürür. Bu durumda iddiaların savunulabilirolduğundan ve dolayısıyla bu iddialara ilişkin derhâl resmî bir soruşturmabaşlatılması gerekliliğinden söz edilemeyecektir. Bu gibi durumlar -iddialarıngüçlü bir dayanak ile birlikte yetkili merciler nezdinde dile getirilmemesi-söz konusu olduğunda mağdur olduğunu ileri süren kişilerin etkili birsoruşturma yürütülmesine ilişkin meşru (haklı) bir beklentiye girebileceklerinisöyleyebilmek de mümkün değildir (Beyza Metin, B. No: 2014/19426,12/12/2018, §§ 45, 46).
33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3), 48.maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamugücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göreözeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlaledildiği, buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B.No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).
34. Başvurucu ilk olarak kırık kolundaki alçınınçıkarılmasından sonra doktorun fizik tedavi görmesi gerektiğini yazılı birbelgeyle tespit ettiğini fakat bu belgenin İnfaz Kurumu yetkilileri tarafındankaybedildiğini ileri sürmüştür. Ayrıca başvurucu 11/7/2017 tarihinde ortopedipolikliniğine sevk edilmesine rağmen beş hafta sonra sevkin gerçekleştiğini vetarihlerini belirttiği dört günde revire çıkarılmadığını iddia etmektedir.
35. Fizik tedavi alması gerektiğine işaret eden belgesağlık dosyasında bulunmasa dahi başvurucunun İnfaz Kurumu revirine başvuraraksağlık durumunu izah edip fizik tedavi polikliniğine sevk edilebilmesimümkündür. Başvurucu sevkin gerçekleşmemesi üzerine 11/7/2017 tarihinde kurumrevirine gittiğini bildirmiştir. Bu tarihten önce talepte bulunup da sevkinyapılmadığına ilişkin bir veri bulunmamaktadır. Kaldı ki başvurucu, başvuruformunda İnfaz Kurumu görevlilerinin fizik tedaviye sevk edilmesi gerektiğini belirtenyazının kasıtlı veya ihmal sonucu dosyasından çıkarıldığını ifade etmiştir.Dolayısıyla başvurucu da kamu görevlilerinin kasıtlı davrandıklarını netşekilde söyleyememiştir. Bu durumda İnfaz Kurumu yetkililerinin kasıtlıdavranışıyla kendileri tarafından ve Kurum doktoru aracılığıyla başvurucununfizik tedavi polikliniğe sevkinin geciktirildiğini söylemek için haklı birsebep söz konusu değildir.
36. Diğer taraftan Kurum revirinde muayene olmasındanancak beş hafta sonra ortopedi polikliniğine sevk edildiğini ve dört kez kurumrevirine çıkarılmadığını belirten başvurucunun sağlık hizmetinin geç veyagerektiği gibi yerine getirilmediğinden yakındığı görülmekle birlikte somutolayda başvurucu, kamu görevlilerinin kasıtlı davranışlarına ilişkin açıklama yapmamıştır.Başvurucu talep ettiği sağlık hizmetlerine bir an önce kavuşmak isteyip debunun kamu görevlileri tarafından engellendiği veya bilerek geciktirildiğiyönünde açıklama yapmadığı gibi soruşturma dosyasında veya başvuru formundabuna ilişkin bir delil veya veri bulunmamaktadır. Sağlık hizmetlerininsunulmasındaki aksaklıkların mutlaka kamu görevlilerinin kasıtlı eylemlerindendeğil kimi zaman organizasyonun planlaması ve yürütülmesindeki zorluklardankaynaklandığı da gözönünde tutulmalıdır.
37. Tüm bu tespitlere göre başvurucunun kamugörevlilerinin kasıtlı eylemleri nedeniyle kötü muameleye maruz kaldığınailişkin olarak savunulabilir bir iddiasının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
b. SağlıkHizmetlerine Erişilememesi Sebebiyle Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğineİlişkin İddia
39. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının soncümlesi şöyledir:
"Başvurudabulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."
40. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı"kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"İhlaleneden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüşidari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan öncetüketilmiş olması gerekir."
41. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tümorganlarının uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun davranılmadığı takdirdeortaya çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari mercilere ve derecemahkemelerine başvurulmalıdır. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliğigereği, Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle olağankanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusuşikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüneuygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bumakamlara sunması, bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekliözeni göstermiş olması gerekir. İddia edilen hak ihlallerinin bu olağan denetimmekanizması içinde giderilememesi durumunda bireysel başvuru yoluna gidilebilir(İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17; Bayram Gök,B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 18).
42. Tutuklu ve hükümlülerin ceza infaz kurumundakitutuldukları yer, tutulma koşulları, haklarında verilen disiplin tedbirleri vecezaları başta olmak üzere yasal güvencelere aykırı olduğu düşünülen tüm idariişlemler için müracaat edilmesi gereken hukuk yolunun infaz hâkimliği olduğundaşüphe yoktur. Nitekim Anayasa Mahkemesi, bu konuda verdiği birçok kararda cezainfaz kurumundaki tutma koşullarına ilişkin başvurularda infaz hâkimliğiyolunun bireysel başvurudan önce tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yoluolduğunu vurgulamıştır (birçok karar arasından bkz. Mehmet Baransu, B.No: 2015/8046, 19/11/2015, §§ 21, 35; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B.No: 2016/23672, 11/1/2018, §§ 248, 252).
43. Somut olayda başvurucu; fizik tedavi hizmeti almasıgerekmesine rağmen bireysel başvuru yaptığı tarihte dahi sevkininyapılmadığını, ayrıca Kurum revirinde muayene olmak istemesine rağmen bazıgerekçelerle bu talebinin yerine getirilmediğini iddia etmektedir. Başvurucu buiddialarına ilişkin olarak Savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. İnfaz Kurumugörevlilerinin kasıtlı davranışları sonucunda başvurucunun sağlık hizmetlerineerişim sağlayamadığı ortaya konulamamıştır. Bu durumda başvurucunun sağlıkhizmetlerinden yararlanması konusunda infaz hâkimliği yolunu tüketmesigerektiği söylenmelidir. Ne var ki başvurucu, sağlık hizmetlerindenfaydalandırılmadığına dair şikâyetlerini bireysel başvuruda bulunmadan önceinfaz hâkimliğine taşıdığına ilişkin bir bilgi ya da belgeyi başvuru formuekinde sunmuş değildir. Bu durumda başvurunun gerekli olan hukuk yolutüketilmeden yapıldığı anlaşılmaktadır.
44. Açıklanan gerekçelerle ceza infaz kurumunda sağlıkhizmetlerine erişim sağlanamaması bağlamında ileri sürülen kötü muameleyasağının ihlal edildiği iddiasının başvuru yollarının tüketilmemesinedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. 1. Kamu görevlilerinin kasıtlı eylemlerinden dolayıkötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktanyoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Sağlık hizmetlerine erişilememesinden dolayı kötümuamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuruyollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesimağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucununyargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,
D. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 24/3/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.