TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
GÜLSEN GÖKGÜR BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/10002)
Karar Tarihi: 10/3/2015
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Serruh KALELİ
Üyeler
:
Burhan ÜSTÜN
Nuri NECİPOĞLU
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Raportör Yrd.
:
Derya ATAKUL
Başvurucu
:
Gülsen GÖKGÜR
Vekili
:
Av. Aşkın Abdullah SUDAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, "görevikötüye kullanma" suçunu işlediği iddiasıyla yargılandığıdavanın halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığınıbelirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi vemanevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru,17/6/2014 tarihinde Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır.İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel birdurumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 14/10/2014 tarihinde, kabuledilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölümegönderilmesine karar verilmiştir.
4.Bölüm Başkanı tarafından 21/11/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esasincelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay veolgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığınagönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 23/12/2014 tarihli yazısında, AnayasaMahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen,başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetleşöyledir:
7. Başvurucu ve diğer beş şüpheli hakkında, ÜsküdarCumhuriyet Başsavcılığının 22/12/2006 tarih ve E.2006/7204 sayılı iddianamesiile "imar kirliliğine neden olma vegörevi kötüye kullanma" suçlarını işledikleri iddiasıyla kamudavası açılmış, dava Üsküdar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2007/4 sayılıdosyasına kaydedilmiştir.
8. Üsküdar 6. Asliye CezaMahkemesi, 2/10/2007 tarih ve E.2007/4, K.2007/627 sayılı kararı ile E.2007/4sayılı dava dosyasının, Üsküdar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2006/787 sayılıdava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın E.2006/787 sayılı dava dosyasıüzerinden devam etmesine karar vermiştir.
9. Üsküdar Adliyesinin kapatılması üzerine, yargılamayaİstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinde devam edilmiş, Mahkemece, 28/5/2013tarih ve E.2006/787, K.2013/236 sayılı karar ile toplam on sanık hakkında hükümkurulmuş, "suç, zamanaşımı hükümleriyönünden sanıklar lehine olan 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı mülga Türk CezaKanunu’nun 102. maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi ile 104.Maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 aylık zamanaşımına tabi olup, suçtarihinden bu yana anılan sürenin dolduğu" gerekçesiylebaşvurucu hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
10. Karar, katılanlar tarafından temyiz edilmiş olup, temyizincelemesi devam etmektedir.
11. Başvurucu, 17/6/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
12. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257.maddesinin (2) numaralı fıkrası; 765 sayılı mülga Kanun’un 102. maddesininbirinci fıkrasının (4) numaralı bendi ile 104. maddesinin ikinci fıkrası.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
13. Mahkemenin 10/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,başvurucunun17/6/2014 tarih ve 2014/10002 numaralı bireysel başvurusu incelenipgereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
14. Başvurucu, 22/12/2006 tarihinde Üsküdar CumhuriyetBaşsavcılığınca hakkında açılan kamu davasının halen devam ettiğini ve makulsürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
15. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkçadayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
16. Başvurucu,Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığıncahakkında yürütülen soruşturma kapsamında açılan kamu davasının halen devamettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanmahakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
17. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurununkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049,26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olanalt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanmahakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarıncainceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHMiçtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alanve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke vehaklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunundayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilenilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıcadavaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargınıngörevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nınbütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkınındeğerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).
18. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunundavanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, birdavanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulmasıgereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§41–45).
19. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarıncakişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul süredekarara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, cezakanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukununkuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızınkendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/695,9/1/2014, § 32).Başvuru konusu olayda, başvurucuhakkında, "görevi kötüye kullanma"suçunu işlediği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Başvurucuhakkında isnat olunan suç,5237 sayılı Kanun’un 257. maddesinin (2) numaralıfıkrasında hapis cezasını gerektirir şekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevedebaşvurucu hakkındaki suç isnadına dayalı yargılamanın Anayasa’nın 36.maddesinin güvence kapsamına girdiği konusunda kuşku bulunmamaktadır (B. No:2012/625, 9/1/2014, § 32).
20. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olupolmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediğiiddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olaraketkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takımtedbirlerin uygulanması anı ya da kamu davasının açıldığı tarihtir. Somutbaşvuru açısından bu tarih, Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucuhakkında kamu davasının açıldığı 22/12/2006 tarihidir. Ceza yargılamasındasürenin sona erdiği tarih, suç isnadının nihai olarak karara bağlandığı,yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süreşikâyetiyle ilgili kararını verdiği tarihtir (B. No: 2013/695, 9/1/2014, § 35).
21. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,başvurucu ile diğer beş şüpheli hakkında, Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının22/12/2006 tarihli iddianamesi ile "imarkirliliğine neden olma ve görevi kötüye kullanma" suçlarınıişledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, davanın Üsküdar 6. Asliye CezaMahkemesinin E.2007/4 sayılı dosyasına kaydedildiği tespit edilmiştir.Mahkemece, 2/10/2007 tarihli karar ile E.2007/4 sayılı dava dosyasının, Üsküdar5. Asliye Ceza Mahkemesinin E.2006/787 sayılı dava dosyası ilebirleştirilmesine, yargılamanın E.2006/787 sayılı dava dosyası üzerinden devametmesine karar verildiği belirlenmiştir. Üsküdar Adliyesinin kapatılmasıüzerine, yargılamaya İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinde devamedildiği, Mahkemece, başvurucu ve diğer sanıkların savunmaları ile müşteki vetanık beyanlarının alındığı, bilirkişi refakati ile keşif yapıldığı, 28/5/2013tarihli karar ile zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle başvurucu hakkındaaçılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, katılanlar tarafındantemyiz edilen hükmün temyiz incelemesinin halen devam ettiği anlaşılmıştır.
22. 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nunöngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makulsürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusuyapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği yönünde kararlar verilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B.No: 2013/695, 9/1/2014, §§ 24-40).
23. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konuceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterlerdikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum vedavranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken özensizdavranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu da söylenemez.Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından farklı birkarar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu sekiz yılıaşkın süredir devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmeninolduğu sonucuna varılmıştır.
24. Açıklanan nedenlerle,başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
25. Başvurucu, makul süredeyargılama yapılmadığı için 50.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatahükmedilmesini talep etmiştir.
26. 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un“Kararlar”kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
27. Başvurucunun tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin sekiz yılı aşkın süredir devam eden yargılama süresi nazaraalındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlaltespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net5.850,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
28. Başvurucu tarafından madditazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddiaedilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,başvurucunun maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
29. Başvurucu tarafından yapılanve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
30. Başvuruya konu yargılamanınsekiz yılı aşkın süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanmahakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olanbir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğüzararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısasürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın birörneğinin ilgili Derece Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun;
1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündekiiddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altınaalınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya net 5.850,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğertaleplerinin REDDİNE,
C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
E. Kararın bir örneğinin ilgili Derece Mahkemelerinegönderilmesine,
10/3/2015tarihinde OY BİRLİĞİYLE kararverildi.