TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
GÜRKAN DEMİRTAŞ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/12475)
Karar Tarihi: 28/11/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Yücel ARSLAN
Başvurucu
:
Gürkan DEMİRTAŞ
Vekili
:
Av. Linda Sevinç HOCAOĞULLARI
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, bir protesto eylemi sırasında afiş astığı içinbaşvurucuya idari para cezası verilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 1/7/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne kararverilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık yazısında görüş bildirilmesine gerekgörülmediğini belirtmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Arka Plan Bilgisi
8. Türkiye'de 2015 yılının ikinci yarısından başvuruya konueylemin yapıldığı tarihe kadar çok sayıda terör saldırısı ile birliktetoplumsal infial yaratan bazı olaylar yaşanmıştır (bu olaylara ilişkin bilgileriçin bkz. Zeynep Gülşah Aksoy, B.No: 2016/50678, 28/5/2019, § 8).
B. Somut Olaya İlişkin Bilgiler
9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
10. Başvurucu 1994 doğumlu olup olay tarihinde AnkaraÜniversitesi İletişim Fakültesi (Fakülte) öğrencisidir.
11. 22/3/2016 tarihinde saat 13.00 civarında aralarındabaşvurucunun da bulunduğu bir grup öğrenci, ülkede 2016 yılında yapılan bombalısaldırıları protesto etmek amacıyla Ankara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesinde(Yerleşke) toplanmışlardır. Protestocu grup birbirinin aynısı üç pankart açmışve bu pankartları Yerleşke içindeki farklı yerlere asmıştır. Pankartın üzerindeşunlar yazmaktadır:
"Sarayın İstikrarı / 5 Haziran 2015 HDPDiyarbakır Mitingi / 20 Temmuz 2015 Suruç / 10 Ekim 2015 Ankara Barış Mitingi /12 Ocak 2016 Sultanahmet Meydanı / 6 Şubat 2016 Cizre Bodrum Katı / 17 Şubat2016 Genelkurmay Önü / 13 Mart 2016 Güvenpark / 19 Mart 2016 İstiklal Caddesi /Katliam, Kan, Yayın Yasağı, Gözyaşı Öğrenci Kolektifleri"
12. Anılan pankartın indirilmesi için Fakültenin özel güvenlikgörevlileri tarafından gerekli ikazlar yapılmış ancak pankart indirilmemiştir.
13. Fakülte yönetimi, pankartı asan öğrencilerle görüşmeyaptıktan sonra öğrencilerin pankartı kaldırmamakta ısrar etmeleri üzerine muhtemelolayların önlenmesi amacıyla polisten yardım istemiştir. Bu çağrı üzerine okulagelen polisler saat 14.40'ta Yerleşke'ye girerekpankartları indirmişlerdir.
14. Başvurucunun da aralarında bulunduğu sekiz kişi ile bu grubadestek vermek için Fakülte önündeki araç yolu üzerine yolu kapatacak şekildeoturma eylemine geçen beş kişi gözaltına alınmış ve ifadelerinin ardındanserbest bırakılmıştır.
15. 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 42.maddesi uyarınca Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğünün 22/3/2015 tarihli işlemiylebaşvurucuya izinsiz afiş astığı gerekçesiyle 219 TL idari para cezasıuygulanmıştır.
16. Başvurucu, idari para cezasına karşı itiraz yolunabaşvurmuştur. İtiraz dilekçelerinde, gerçekleştirilen protestonun barışçılolduğu dikkate alınarak eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını ve itirazkonusu cezanın caydırıcı etkisinin gözetilmesi gerektiğini belirtmişlerdir.
17. Başvurucunun itirazı Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin9/5/2016 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Anılan kararda, idari yaptırımkararı ile verilen idari para cezasının usul ve yasaya uygun olduğubelirtilmiştir.
18. İtirazın reddine ilişkin karar, başvurucuya 6/6/2016tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 1/7/2016 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
19. Ulusal ve uluslararası hukuk hükümleri için bkz. Erdem Yinanç ve BurcuBardakçı (B. No: 2016/13475, 11/9/2019, §§ 20-22) başvurusunailişkin karar.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
20. Mahkemenin 28/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
21.Başvurucu; son zamanlarda yaşanan bombalı saldırıları vekatliamları protesto etmek istediğini, afişin bu yaşananların siyasisorumluluğunun saray iktidarı olduğunu belirtmek amacı taşıdığını belirtmiştir.Başvurucu; pankartın herhangi bir şiddet çağrısı içermediğini, Fakültedeöğrencilerin siyasi düşüncelerini paylaştığı afişlerin her zaman bulunduğunu,toplantı ve gösteri hakkının Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesitarafından korunduğunu ifade etmiştir.
22. Söz konusu idari para cezasının anılan hak üzerindecaydırıcı etkisi bulunduğuna dikkat çeken başvurucu; benzer konuda verilen mahkemekararlarının dikkate alınmadığını, hakkında verilen kararın gerekçeden yoksunolduğunu belirterek toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu hakkında izinsiz afiş asmasınedeniyle 5326 sayılı Kanun'a göre işlem yapıldığı, afiş içeriğiyle ilgiliherhangi bir yaptırım uygulanmadığı ve somut olayda asılan afişin toplanmaözgürlüğünün kullanımına bağlı bir unsur olduğu dikkate alındığındabaşvurucunun iddialarının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkıkapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
24. Anayasa’nın"Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı" kenarbaşlıklı 34. maddesi şöyledir:
"Herkes, önceden izin almadan, silahsızve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın vegenel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla vekanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanundagösterilir."
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılantoplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
26. Bir düşünce açıklaması mahiyetinde başvuruya konu afişinasılması protesto eylemi sırasında gerçekleştiğinden Anayasa'da düzenlenentoplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına ilişkin güvencelerden yararlanır(Erdem Yinanç veBurcu Bardakçı, § 42). Dolayısıyla Fakülte bahçesindegerçekleştirilen protesto amaçlı toplantıda asılan afişin emniyet görevlileritarafından indirilmesi ve sonrasında başvurucunun izinsiz afiş astığıgerekçesiyle idari para cezası ile cezalandırılmasının toplantı ve gösteriyürüyüşü düzenleme hakkına yönelik bir müdahale olduğu kabul edilmelidir.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
27. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 34. maddesininihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Temelhak ve hürriyetler, ...yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilensebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,...demokratik toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırıolamaz.”
28. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülenve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nınilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeniningereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
29. 5326 sayılı Kanun’un 42. maddesinin kanunilik ölçütünü karşıladığı sonucunavarılmıştır.
ii. Meşru Amaç
30. Başvurucunun idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkinkararın Anayasa'nın 34. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden kamu düzeninin korunmasına yönelikönlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk
(1) Genelİlkeler
(a) DemokratikToplumda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının Önemi
31. Anayasa Mahkemesi demokratiktoplum düzeninin gerekleri ifadesinden ne anlaşılması gerektiğinidaha önce pek çok kez açıklamıştır. Kolektif bir şekilde kullanılan vedüşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti dışlayan yöntemlerledüşüncelerini açıklama imkânı veren ve ifade özgürlüğünün özel bir biçimi olantoplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı; çoğulcu demokrasileringelişmesinde zorunlu olan farklı düşüncelerin ortaya çıkması, korunması veyayılmasını güvence altına almaktadır (FerhatÜstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 40; Dilan Ögüz Canan[GK], B. No: 2014/20411, 30/11/2017, §§ 34, 36; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015,§ 115; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasıve diğerleri [GK], B.No: 2014/920, 25/5/2017, § 79; Osman Erbil, B. No: 2013/2394, 25/3/2015,§§ 31, 45).
(b)Müdahalenin Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine UygunOlması
32. Buna göre toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkınayapılan bir müdahale zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa (Dilan Ögüz Canan§ 32; sendika hakkı bağlamındabkz. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası vediğerleri, § 73; Tayfun Cengiz,B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 56; AdaletMehtap Buluryer, B. No: 2013/5447,16/10/2014, §§ 103-105; grev hakkı bağlamında bkz. Kristal-İş Sendikası [GK], B. No: 2014/12166, 2/7/2015, §70) ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse(Dilan Ögüz Canan,§§ 33, 56; sendika hakkı bağlamında bkz. Eğitimve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 74) demokratik toplum düzeninin gereklerineuygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.
(c) BarışçılToplanma Hakkı
33. Anayasa’nın 34. maddesi; fikirlerin silahsız ve saldırısız, başka bir ifadeile barışçıl bir şekilde ortaya konulabilmesi için toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkını güvence altına almıştır. Dolayısıyla toplantı hakkının amacı,şiddete başvurmayan ve fikirlerini barışçıl bir şekilde ortaya koyan bireylerinhaklarının korunmasıdır. Şiddet kullanma niyetinde olan kişilerin katıldığıveya düzenlediği gösteriler barışçıl toplanma kavramı dışındadır (Dilan Ögüz Canan,§ 37; Ali Rıza Özer ve diğerleri,§§ 117, 118; Eğitim ve Bilim EmekçileriSendikası ve diğerleri, § 80; OsmanErbil, § 47; Gülşah Öztürk vediğerleri, B. No: 2013/3936, 17/2/2016, §§ 67, 68; Ömer Faruk Akyüz, B. No: 2015/9247,4/4/2018, § 54).
(d)Müdahalenin Gerekçesi
34. Keyfî uygulamalardan ve usulsüz sınırlandırmalardankaçınılması için barışçıl bir toplantıya tedbir almak veya alınan tedbirlereaykırı davrananlara ceza vermek suretiyle yapılan müdahalenin demokratik toplumdüzeninin gereklerine uygun olduğununderece mahkemelerince ilgili ve yeterli gerekçe ile ortaya konulması, kamudüzeni ve başkalarının haklarının korunması ile toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkının kullanılması arasında adil bir denge kurulması gerekmektedir(Dilan Ögüz Canan,§ 53; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasıve diğerleri, § 83; Ömer FarukAkyüz, § 61).
(2) İlkelerinOlaya Uygulanması
35. Anayasa Mahkemesi somut olaya ilişkin incelediği diğer birbaşvuru olan Erdem Yinançve Burcu Bardakçı kararında (anılan kararda bkz. §§ 41-49) ve somutolaya benzer bir başvuruya ilişkin verdiği ZeynepGülşah Aksoy kararında (anılan kararda bkz. §§ 40-48) toplantı vegösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.Sözkonusu kararlarda, barışçıl bir protesto gösterisi sırasında başvuruya konuafişin asılması nedeniyle idari para cezası uygulanmasının zorunlu birtoplumsal ihtiyacı karşıladığının ilgili ve yeterli gerekçe ile ortayakonulamadığı belirtilerek müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerineuygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
36. Somut başvuruda üniversite öğrencisi olan başvurucu, bombalısaldırıların devam ettiği günlerde ülkede meydana gelen terör saldırılarınıprotesto etmek amacıyla Fakülte Yerleşkesi içinde diğer öğrenci arkadaşlarıylabirlikte bir toplantı düzenlemiştir. Anılan toplantıda başvuruya konu afiş okulduvarına asılmıştır. Başvurucuya, izinsiz afiş astığı gerekçesiyle 219 TL idaripara cezası verilmiştir. Afiş içeriği nedeniyle başvurucu hakkında ise kamumakamlarınca herhangi bir adli veya idari soruşturma açılmamıştır.
37. Buna göre idarenin ya da Hâkimliğin Fakülte Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen toplantının barışçılolmadığına, kamu düzeninin bozulduğuna veya bozulma tehlikesinin ortayaçıktığına, eğitimin aksadığına ya da yaptırım konusu afişin asılı kaldığıyaklaşık üç saat boyunca kamu düzeninin bozulmasına yol açabilecek birgerginliğe sebebiyet verdiğine dair bir tespiti ve değerlendirmesibulunmamaktadır. Dolayısıyla başvurucuya verilen idari para cezasının zorunlubir toplumsal ihtiyacı karşıladığı ilgili ve yeterli gerekçe ile ortayakonulamamıştır. Ayrıca barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında hukukenkınanabilir herhangi bir olaya karışmayan kişilere en hafif kabul edilecekcezanın dahi uygulanması caydırıcı etki doğurabilecektir (Benzer konuda bkz. Zeynep Gülşah Aksoy, § 47) .
38. Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında somut olayda yukarıdayer verilen kararlarda ulaşılan sonuçtan farklı bir sonuca ulaşmayı gerektirenbir durum bulunmadığından müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerineuygun olmadığına ve bu nedenle Anayasa’nın 34. maddesinin ihlal edildiğinekarar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
39. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya daedilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgilimahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
40. Başvurucu, maddi tazminat olarak para cezasının iadesine ve5.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
41. Anayasa Mahkemesinin MehmetDoğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadankaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018,[GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararınınyerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamıanlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiylesonuçlanacağına da işaret etmiştir(Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B.No:2016/12506, 7/11/2019).
42. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§55, 57).
43. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda AnayasaMahkemesi, 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin 1 numaralı fıkrasının (a) bendiuyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamayapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder.Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklıolarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran vebireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle AnayasaMahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararıverildiğinde, usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklıolarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususundaherhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir kararkendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizinAnayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı vererekdevam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerinegetirmektir. (Mehmet Doğan, §§58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59,66-67).
44. İncelenen başvuruda toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin idarenineyleminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte derece mahkemeleride ihlali giderememişlerdir. Bu açıdan ihlal aynı zamanda mahkeme kararındankaynaklanmıştır.
45. Bu durumda toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkınınihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruyaözgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralıfıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bukapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek AnayasaMahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararındabelirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeplekararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 3. Sulh CezaHâkimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
46. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yenidenyargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebininreddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
47. 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderininbaşvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı vegösteri yürüyüşü düzenleme hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamayapılmak üzere Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğine (D. İş. 2016/1990) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,
E. 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderininBAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE28/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.