TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HACI HASBUTCU BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2020/5030)
Karar Tarihi: 15/9/2020
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Kadir ÖZKAYA
Üyeler
:
Celal Mümtaz AKINCI
M. Emin KUZ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Basri BAĞCI
Raportör
:
Mehmet AKTEPE
Başvurucu
:
Hacı HASBUTCU
Vekili
:
Av. Didem YILMAZ
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 31/1/2020 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alanailişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesinekarar verilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, bireysel başvuru konusu yargılamaların uzunsürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddiaederek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
9. Başvurucu hakkında 15/5/2013 tarihinde düzenleneniddianame ile başlayan yargısal süreç 19/12/2019 tarihli Yargıtay 15. CezaDairesinin onama kararıyla sona ermiştir.
10. Başvurucunun ihbar ve kıdem tazminatlarının tahsiliamacıyla 13/1/2016 tarihinde açmış olduğu dava, dosya inceleme tarihinde derecemahkemesinde derdest olarak devam etmektedir.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
11. Mahkemenin 15/9/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
12. Başvurucu, bireysel başvuru konusu yargılamalarınuzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
13. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. EsasYönünden
14. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihiolarak davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğuzaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılamasıdevam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esasalınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§ 45, 47).
15. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirkenyargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgilimakamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, §41).
16. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken isesürenin başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkilimakamlar tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama vegözaltı gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tariholarak suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam edendavalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkınınihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E.,B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).
17. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığıdeğerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, taraflarınve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanınsüratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkatealınır (B.E., § 29).
18. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzerbaşvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda başvurucununyargılandığı ceza davasında 6 yıl 7 aylık yargılama süresinin, başvurucununaçmış olduğu işçi alacaklarına dair davada 4 yıl 8 aylık yargılama süresininmakul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
19. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
3. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
21. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 40.000 TL manevitazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
22. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği sonucuna varılmıştır.
23. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevizararları karşılığında başvurucuya hakkındaki ceza davasının yargılama süresiyönünden net 12.000 TL, hukuk davasının yargılama süresi yönünden net 8.000 TLolmak üzere toplam net 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesigerekir.
24. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 446,90 TL harç ve3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.446,90 TL yargılama giderininbaşvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makulsürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 20.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 446,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 3.446,90 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Antalya 3. İş Mahkemesine(E.2017/214) ve Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesine (E.2013/340, K.2014/342)GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 15/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.