TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
HAJAR IDLBİ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/34546)
Karar Tarihi: 4/11/2020
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Sinan ARMAĞAN
Başvurucu
:
Hajar IDLBİ ve diğerleri (bkz. ekli tablo)
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; öldürülme veya kötü muameleye maruz kalmariski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi ve geri göndermemerkezindeki tutulma koşulları nedenleriyle aile hayatına saygı hakkı ve kötümuamele yasağının, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmaması nedeniylekişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, idari gözetim kararına itiraz kabuledildiği hâlde lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle de adilyargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Ekli tabloda sıralanan başvurulara ait başvuru formuve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra başvurularKomisyonlara sunulmuştur.
3. Komisyonlarca başvuruların kabul edilebilirlikincelemesinin Bölümler tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Başvurucuların bir kısmı, bireysel başvuru harç ve masraflarınıkarşılama imkânlarının bulunmadığını belirterek adli yardım talebindebulunmuştur.
5. Bölümler tarafından bir kısım başvurucu hakkında sınırdışı etme işlemlerinin geçici olarak (tedbiren) durdurulmasına kararverilmiştir.
6. Ekli listede belirtilen bireysel başvuru dosyalarınınkonu yönünden hukuki irtibatı nedeniyle 2016/34546 başvuru numaralı bireyselbaşvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2016/34546 başvuru numaralıbireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Muhtelif ülkelerin vatandaşı olan başvurucularhakkında farklı tarihlerde 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar veUluslararası Koruma Kanunu’nun 54. maddesi kapsamında ilgili valiliklertarafından sınır dışı etme kararı tesis edilmiş, ayrıca başvurucuların birkısmı idari gözetim altına alınarak geri gönderme merkezlerine konulmuştur.
9. Başvurucular 3/10/2016 tarihli ve 676 sayılıOlağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun HükmündeKararname (676 sayılı KHK) ile 6458 sayılı Kanun'da yapılan değişikliksonrasında sınır dışı etme işlemi yönünden etkili bir iç hukuk yolubulunmadığını belirterek değişik tarihlerde doğrudan bireysel başvurudabulunmuştur.
10. Sınır dışı edilmeleri hâlinde yaşam haklarının ihlaledileceğini, kötü muameleye maruz kalabileceklerini ileri süren başvurucularıniddialarının araştırılması sürecinde geri gönderilmelerine ilişkin riskinortadan kaldırılabilmesi amacıyla Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 73.maddesi uyarınca sınır dışı etme işleminin durdurulması yönünde AnayasaMahkemesince tedbir kararı verilmiştir.
11. Anayasa Mahkemesi -özellikle 676 sayılı KHKdeğişikliği sonrasında- tedbir taleplerini değerlendirirken ihlal iddialarınınkonusunu oluşturan hakların mutlak nitelikte olduğunu gözönünde bulundurarakkabul edilebilirlik kriterlerini katı şekilde uygulamamıştır.
12. Anayasa Mahkemesi, sınır dışı etme işlemlerine karşıetkili bir başvuru mekanizması bulunmadığı ve bu durumun mevzuattankaynaklandığı sonucuna ulaştığı Y.T. ([GK], B. No: 2016/22418,30/5/2019) kararı sonrasında 6/12/2019 tarihli ve 7196 sayılı Kanun'un 75.maddesiyle 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasında bazıdeğişiklikler yapılmıştır (Y.T., §§ 73-76). Söz konusu kanundeğişikliğiyle birlikte bir kısım gerekçeyle (6458 sayılı Kanun'un 54.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri uyarınca) tesisedilen sınır dışı etme işlemleri hakkında idare mahkemesinde iptal davası açmışolmanın işlemi otomatik olarak durduracağı yönündeki istisna kaldırılmıştır.
13. Anayasa Mahkemesi yukarıda belirtilen son yasaldeğişiklik sonrasında sınır dışı etme ve idari gözetim altına alma işlemlerinikonu alan bireysel başvuruları değerlendirirken başvurucuların iddialarınailişkin risklerin güncelliğini ve haklarında tesis edilen işlemlerin ne durumdaolduğunu, hâlihazırda bu işlemlere ilişkin etkili bir yol hâline gelen idaremahkemelerinde açılmış bir davaları olup olmadığını öğrenmek istemiş ve buamaçla başvuruculardan bilgi ve belge talep etmiştir. Tebliğ tarihindenitibaren iki hafta içinde cevap verilmesinin istendiği, aksi takdirdebaşvurunun reddedilebileceği ihtaratını içeren yazıda şu bilgi ve belgelertalep edilmektedir:
"1. Sınır dışı etme işleminin hâlenvar olup olmadığı, idari veya adli bir yolla işlemin geri alınıp alınmadığıyahut iptal edilip edilmediği,
2. Başvurucunun fiilen sınır dışı edilipedilmediği veya kendi isteğiyle ülke dışına çıkıp çıkmadığı, ülkede bulunduğutakdirde hâlihazırda nerede ikamet ettiği,
3. Başvurucu fiilen sınır dışıedilmişse; hangi ülkeye gönderildiği, gönderildiği ülkede yaşamına ya da maddiveya manevi bütünlüğüne karşı bir tehlikeyle karşı karşıya kalıp kalmadığı,hâlen yaşamını nerede ve ne şekilde sürdürdüğü,
4. Başvurucunun sınır dışı kararı etmekararına karşı iptal davası açıp açmadığı, bu şekilde bir dava olduğu takdirdedavanın akıbetinin ne olduğu (mahkeme adı, dava tarihi ve esas numarası), kararverilmişse bir örneğinin gönderilmesi
5. Başvurucunun ülkesine gerigönderilmesi hâlinde karşılaşacağı riskin güncel olupolmadığı (sebepleri belirtilerek açıklanmak üzere),
6. Başvurucu, idari gözetim altınaalınmış ise hangi tarihte idari gözetim altına alındığı, bırakıldığı takdirdene şekilde (idari bir kararla veya adli merciler tarafından bırakıldığı hususu)ve hangi tarihte salıverildiği"
14. Başvurucuların bir kısmı usulüne uygun şekildeyapılmış tebligatlara rağmen ne Anayasa Mahkemesine cevap vermiş ne de cevapverilmemesinin nedenine ilişkin bir açıklama yapmıştır. Başvurucuların diğerkısmı ise istenen bilgi ve belgeleri eksik şekilde ikmal etmiş, bunun yanındaneden tamamına ilişkin cevap verilmediğini ya yeterli bir gerekçeyleaçıklamamış ya da bu hususa hiç değinmemiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. 676 sayılıKHK'dan Sonraki Mevzuat
15. 6458 sayılı Kanun’un 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılıOlağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde KararnameninDeğiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 31. maddesiyle değişik “Sınırdışı etme kararı” kenar başlıklı 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasışöyledir:
"Yabancı veya yasal temsilcisi yada avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beşgün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışıetme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılanbaşvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğukarar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresiiçinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde ‘54 üncü maddenin birincifıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç’yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.”
B. 7196 SayılıKanun Değişikliğinden Sonraki Mevzuat
16. 6458 sayılı Kanun’un 7196 sayılı Kanun'un 75.maddesiyle değişik “Sınır dışı etme kararı” kenar başlıklı 53.maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:
"Yabancı veya yasal temsilcisi yada avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedigün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışıetme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurularon beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu kararkesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veyayargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınırdışı edilmez."
V. İNCELEME VEGEREKÇE
17. Mahkemenin 4/11/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli YardımTalepleri Yönünden
18. Adli yardım talebinde bulunan başvurucuların başvurugiderlerini karşılayabilecek ölçüde mal varlıklarının bulunmadığı vetaleplerinin dayanaktan yoksun olmadığı anlaşılmış olup 12/1/2011 tarihli ve6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesinin (1) numaralı fıkrasıuyarınca adli yardım taleplerinin kabulü ile yargılama giderlerini ödemektengeçici olarak muaf tutulmalarına karar verilmesi gerekir.
B. İhlalİddiaları Yönünden
1. Başvurucularınİddiaları
19. Başvurucular; öldürülme veya kötü muameleye maruzkalma riski bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi ve geri göndermemerkezindeki tutulma koşulları nedenleriyle aile hayatına saygı hakkı ve kötümuamele yasağının, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmaması nedeniylekişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, idari gözetim kararına itiraz kabuledildiği hâlde lehe vekâlet ücreti hükmedilmemesi nedeniyle de adil yargılanmave mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
2. Değerlendirme
20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru usulü”kenar başlıklı 47. maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:
"Başvuru evrakında herhangi bireksiklik bulunması hâlinde, Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğingiderilmesi için başvurucu veya varsa vekiline onbeş günü geçmemek üzere birsüre verilir ve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğintamamlanmaması durumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir.”
21. 6216 sayılı Kanun’un “Esas hakkındaki inceleme”kenar başlıklı 49. maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:
"Komisyonlar ve bölümlerbireysel başvuruları incelerken bir temel hakkın ihlal edilip edilmediğineyönelik her türlü araştırma ve incelemeyi yapabilir. Başvuruyla ilgili gerekligörülen bilgi, belge ve deliller ilgililerden istenir."
22. İçtüzük'ün “Bilgi, belge isteme ve tebliğ”kenar başlıklı 70. maddesinin (3) numaralı fıkrası şu şekildedir:
"Mahkeme, başvurucu ya da kamuotoritesinin, istenen bilgi ya da belgeyi sunmaktan kaçındığı ya da bir deliligizlediği yahut her ne suretle olursa olsun davet edildiği hâlde yargılamayaetkili bir şekilde katılmadığı kanaatine varırsa, bu durumdan gerekli sonuçlarıçıkararak kararını verir."
23. Bireysel başvuru kendine özgü bir hak arama yoludurve bu niteliği gereği başvurucular, başvuru konusu olaylarla ilgili delillerisunmak suretiyle olaylar hakkındaki iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmününkendilerine göre ne şekilde ihlal edildiğini açıklamakla yükümlüdürler (SabahYıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret AnonimŞirketi, [GK], B. No: 2014/12727, 25/5/2017, § 19). Bununla birliktebaşvurucular kendilerinden istenen her türlü bilgi ve belgeyi 6216 sayılı Kanunve İçtüzük uyarınca Anayasa Mahkemesine vermek zorundadır.
24. 676 sayılı KHK ile yapılan değişiklik sonrasında 6458sayılı Kanun'un 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleriuyarınca sınır dışı etme kararı alındığında yaşam hakkı veya kötü muameleyasağının ihlal edildiği iddialarını değerlendirme konusunda etkili bir yolbulunmadığına karar veren Anayasa Mahkemesi doğrudan kendisine yapılanbaşvuruları kabul etmeye başlamış ve lüzumu hâlinde bu işlemler hakkında tedbirkararı vermiştir (Y.T., § 59).
25. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi pilot karar usulüyleele aldığı Y.T. başvurusunda bu durumun mevzuattan kaynaklandığısonucuna ulaşmış ve yapısal sorunun çözümü için keyfiyetin yasama organınabildirilmesine karar vermiştir (Y.T., §§ 73-76).
26. Bununla birlikte 7196 sayılı Kanun'un 75. maddesiyle6458 sayılı Kanun'un 53. maddesinde bazı değişiklikler yapılmıştır. Yapılandeğişikliklerle birlikte dava açma süresince veya dava açıldığında kararverilinceye kadar sınır dışı işleminin kendiliğinden duracağı hüküm altınaalınmıştır. Getirilen bu güvence karşısında sınır dışı etme işlemine karşıidare mahkemesinde dava açmanın etkili bir yol olmadığı söylenemeyecektir.
27. Y.T. kararı ve 7196 sayılı Kanun'la yapılandeğişiklikler sonrasında sınır dışı etme işlemlerini konu alan bireyselbaşvuruları yeniden ele alan Anayasa Mahkemesi -aradan geçen uzun zamanı dadikkate alarak- hem başvurucuların güncel durumlarını hem de haklarında tesisedilmiş işlemlerin geçerliliklerini koruyup korumadığını yapacağı esas incelemesiaşamasında öğrenmek istemiştir (bkz. § 13).
28. Bu amaçla ihtaratlı yazılar tebliğ edilmesine rağmenbaşvurucuların gereği gibi ya da hiç cevap vermediği görülmüştür. Bunun yanındabaşvurucuların neden eksik şekilde cevap verdiklerine yahut talebi cevapsızbıraktıklarına ilişin yeterli bir açıklama da yapmadıkları anlaşılmıştır (bkz.§ 14).
29. Yapılan kanun değişikliği ve bir kısım dosyadakibaşvuru tarihinden bu yana geçen uzun zaman nedeniyle başvurucuların haklarındatesis edilen sınır dışı etme işlemlerine dair dava açıp açmadıkları, açmışlarise davaların iptalle sonuçlanıp sonuçlanmadığı veya başvurucuların hâlenülkede bulunup bulunmadıkları, menşe ülkede karşılaşacakları riskin güncelliğiesas değerlendirmesinin önemli unsurları hâline gelmiştir. Bunun dışında idarigözetim altına alınma iddialarını değerlendirme konusunda da güncel bir bilgibulunmamaktadır.
30. İhlal iddialarına ilişkin değerlendirme yapılmasıiçin zaruri nitelikteki bilgi ve belgelerin başvurucular tarafından sunulmadığıdikkate alındığında gelinen bu noktada Anayasa Mahkemesince işin esası hakkındabir değerlendirme yapılabilmesi mümkün görünmemektedir. Bunun ötesindebaşvurularını azami dikkat ve özenle takip etmesi gereken başvurucuların-ihtarata rağmen- olması gerekenin dışında pasif bir tutum sergilediklerianlaşılmaktadır.
31. Açıklanan gerekçelerle başvuruların incelenmesi içingerekli ve temel nitelikteki belgelerin sunulmadığı anlaşıldığındanbaşvuruların reddine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinde bulunan başvurucularıntaleplerinin KABULÜNE,
B. Başvuruların REDDİNE,
C. Sınır dışı edilme işlemine ilişkin olarak verilentedbir kararlarının SONLANDIRILMASINA,
D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebikabul edilen başvurucuların yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAFTUTULMASINA,
E. Diğer başvurucular tarafından yapılan yargılamagiderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA,
F. Kararın bir örneğinin İçişleri Bakanlığı Göç İdaresiGenel Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE 4/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.