TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
HALİL İBRAHİM AYDIN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/483)
Karar Tarihi: 19/11/2014
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Serruh KALELİ
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Hicabi DURSUN
Erdal TERCAN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Raportör
:
Murat AZAKLI
Başvurucular
:
Halil İbrahim AYDIN
Adnan KAYHAN
Kübra Sıbat AYDIN
Vekilleri
:
Av. Yılmaz FİDAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucular, 15/11/1965tarihinde murisleri tarafından Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan kadastrotespitine itiraz davasının makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyetve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, tazminat talepetmişlerdir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 13/1/2014 tarihindeAnayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemedebaşvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm BirinciKomisyonunca, 31/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölümtarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından2/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikteyapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvurukonusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığınagönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 14/5/2014 tarihli yazısında, AnayasaMahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen,başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve ekleri ilebaşvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylarözetle şöyledir:
7. Başvurucuların murisi DiyapAydın ve arkadaşları, M.Ö. aleyhine 15/11/1965 tarihinde Kızıltepe KadastroMahkemesinde açtıkları davada, 415 parsel numaralı taşınmazın kadastrotespitinin iptalini talep etmişlerdir.
8. Mahkemece, 23/9/1977 tarih ve E.1965/284, K.1977/75sayılı kararla; davaya konu taşınmazın Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusuolduğu gerekçesiyle kadastro tutanağının malik hanesinin boş bırakıldığıbelirtilerek, tapulama işlemlerinin tamamlanması ve malik hanelerinindoldurulması için tutanakların Tapulama Müdürlüğüne gönderilmesine kararverilmiş, hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
9. Kızıltepe ilçesinde yapılan kadastro çalışmalarısırasında 415 parsel numaralı taşınmaz kısmen M.Ö. ve Maliye Hazinesi adınatespit edilmiştir.
10. Diyap Aydın mirasçıları Mehmet ŞirinAydın, Abdüsselam Aydın, Abdulhalim Aydın ile Tahir Dündar, M.Ö. ve MaliyeHazinesi aleyhine 25/7/1978 tarihinde Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açtıklarıdavada, 415 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adlarınatescilini talep etmişlerdir.
11. Mahkemece, 5/12/2007 tarih ve E.1978/83, K.2007/11 sayılıkararla; E.2007/1 sayılı dava dosyasındaki taraflar ve dayanak tapukayıtlarının benzer olduğu, aralarında irtibat bulunduğu gerekçesiyle davadosyasının E.2007/1 sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine, yargılamaya budosya üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.
12. Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin kapatılmasından sonrayargılamaya Mardin Kadastro Mahkemesinin E.2013/98 sayılı dava dosyasında devamedilmektedir.
13. Başvurucular, 13/1/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuşlardır.
B. İlgiliHukuk
14. Bkz. B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 16-22.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
15. Mahkemenin 19/11/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,başvurucuların 13/1/2014 tarih ve 2014/483 numaralı bireysel başvurularıincelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
16. Başvurucular, murisleri tarafından 1965 yılında KızıltepeKadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının MardinKadastro Mahkemesinde halen devam ettiğini, yargılamanın makul süredesonuçlanmadığını, bu sürede taşınmazı kullanmadıklarını belirterek, mülkiyet veadil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
B. Değerlendirme
17. Başvuru dilekçesi ve ekleri dikkate alınarak başvurucuAdnan Kayhan ile diğer başvurucuların bireysel başvuruları ayrıdeğerlendirilmiştir.
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
a. Başvurucu Adnan Kayhan’ın Mülkiyet ve AdilYargılanma Haklarının İhlali İddiası
18. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun'un “Bireysel başvuruusulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (3) ve (6) numaralı fıkralarışöyledir:
“(3) Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsatemsilcisinin kimlik ve adres bilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyleihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasahükümlerinin, ihlal gerekçelerinin, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkinaşamaların, başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalinöğrenildiği tarih ile varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvurudilekçesine, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlemveya kararların aslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenineklenmesi şarttır.
…
(6) Başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunmasıhâlinde, Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucuveya varsa vekiline onbeş günü geçmemek üzere birsüre verilir ve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğintamamlanmaması durumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir.”
19. 6216 sayılı Kanun’un, “Bireyselbaşvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi” kenarbaşlıklı 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Bireysel başvuru hakkında kabul edilebilirlikkararı verilebilmesi için 45 ila 47 ncimaddelerde öngörülen şartların taşınması gerekir.
(2) Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veyatemel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayanve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktanyoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”
20. AnayasaMahkemesi İçtüzüğü’nün bireysel başvuruların içeriğini düzenleyen “Bireysel başvuru formu ve ekleri” başlıklı59. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
“…
(2) Başvuru formunda aşağıdaki hususlar yer alır:
…
ç) Kamu gücünün ihlale neden olduğu iddiaedilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti.
d) Bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hanginedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlüaçıklamalar.
e) Başvurucunun güncel ve kişisel bir temel hakkının doğrudanzedelendiği iddiasının dayanakları.
…
(3) Başvuru formuna aşağıdaki belgeler ya da onaylıörnekleri eklenir:
…
e) Dayanılan belgelerin asılları ya da onaylı örnekleri.
…
(4) Başvurucu ihlal iddiasına dayanak gösterdiği üçüncüfıkradaki belgelere herhangi bir nedenle erişememesi hâlinde bunungerekçelerini belirtir. Mahkeme gerekli gördüğü takdirde bu bilgi ve belgeleriresen toplar.
…”
21. İçtüzüğün “Formun ve eklerinin hazırlanmasına ilişkin ilkeler”başlıklı 60. maddesi şöyledir:
“(1) Başvuru formu, İçtüzüğün 59 uncu maddesine uygun olarakdüzenlenir ve aynı maddede belirtilen belgeler ya da onaylı örnekleri başvuruformuna eklenir.
(2) Başvuru formu okunaklı ve başvurunun esasına yöneliközlü bilgileri içerir şekilde hazırlanır. Başvuru formunun ekler hariç onsayfayı geçmesi hâlinde başvurucunun ayrıca başvuru formuna olayların özetinieklemesi gerekir.
(3) Başvurucu, başvuru formunun ekinde sunduğu belgeleri,tarih sırasına göre numaralandırarak her bir belgeyi tanımlayıcı başlıklarhâlinde dizi pusulasına bağlar.”
22. İçtüzüğün “Form ve eklerinin ön incelemesi ve eksiklikler”başlıklı 66. maddesi şöyledir:
“(1)Bireysel Başvuru Bürosu gelenbaşvuruları şeklî eksiklikler bulunup bulunmadığı yönünden inceler. Başvuruformunda veya eklerinde herhangi bir eksiklik tespit edilmesi hâlinde, bunlarıntamamlattırılması için başvurucuya, varsa avukatına veya kanuni temsilcisine onbeş günü geçmemek üzere bir süre verilir.
(2) Eksikliklerin tamamlattırılmasına dair yazıdabaşvurucuya geçerli bir mazereti olmaksızın verilen sürede eksiklikleritamamlamadığı takdirde başvurusunun reddine karar verileceği bildirilir.
(3) Başvurunun; süresinde yapılmadığı, 59 uncu ve 60 ıncı maddelerdeki şekil şartlarına uygun olmadığı ve tespitedilen eksikliklerin verilen kesin sürelerde tamamlanmadığı hâllerdeKomisyonlar Başraportörü tarafından reddine kararverilir ve başvurucuya tebliğ edilir. Bu karara tebliğ tarihinden itibaren yedigün içinde Komisyona itiraz edilebilir. Bu konuda Komisyonların verdiğikararlar kesindir.”
23. 6216 sayılıKanun’un 47. maddesinin (3) numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2) numaralıfıkraları ile İçtüzüğün 59. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca AnayasaMahkemesine başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylarhakkındaki iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlaledildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını kanıtlamakbaşvurucuya düşer (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 19).
24. Başvurucunun,kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ilerisürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini,dayanılan deliller ile ihlale neden olduğuileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğini başvuru dilekçesineeklemesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddiaedilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özetiyapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenleihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (B.No: 2013/276, 9/1/2014, § 20).
25. 6216 sayılıKanun’un 47. maddesinin (6) numaralı fıkrasına göre başvuru evrakında herhangibir eksiklik bulunması hâlinde, Anayasa Mahkemesi başvurucudan, eksikliğintamamlanmasını ister. İçtüzüğün 66. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göreMahkemenin başvurucudan giderilmesini isteyebileceği eksiklikler, “şekli eksiklikler”dir. 6216 sayılı Kanun’un47. ve İçtüzüğün 66. maddesi birlikte değerlendirildiğinde Anayasa Mahkemesibaşvurucudan ilk olarak, usulünce doldurulmamış olan başvuru formunun usulüneuygun olarak doldurulmasını isteyebilir. İkinci olarak ise başvurucunun “ihlal iddiasına dayanak gösterdiği” bilgi,belge ve deliller başvuru dilekçesine eklenmemiş ise dayanılan bu belgelerintamamlanması istenebilir (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 21). Başka bir deyişle Anayasa Mahkemesi başvurucudan,dilekçesinde dayandığı ancak Mahkemeye ibraz etmediği delillerini tamamlamasınıisteyebilir.
26. Yukarıdabelirtilen koşullar yerine getirilmediği takdirde Anayasa Mahkemesi başvuruyuaçıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulabilir.İddiaların dayanaktan yoksun olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesinin ikna edilmesi,başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların niteliğine bağlıdır. Başvurucununbaşlangıçta, başvuru hakkında kabul edilemezlik kararı verilmesini önlemek içinbaşvuru formu ve eklerinde iddialarını destekleyici belgeleri sunması vegerekli açıklamaları yapması zorunludur (B. No: 2013/276, 9/1/2014, §23).
27. Somut başvuruda başvurucu Adnan Kayhan, başvuru dilekçesinde,murisi tarafından 15/11/1965 tarihinde Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılankadastro tespitine itiraz davasının halen devam ettiğini, makul süredeyargılama yapılmadığını, uzun süren yargılama sürecinde taşınmazıkullanamadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
28. Başvurucunun, ihlale neden olduğunu ileri sürdüğü MardinKadastro Mahkemesindeki dava dosyasının incelenmesinde, davanın taraflarıarasında yer almadığı anlaşılmış ve dava dosyası ile ilgisi tespitedilememiştir. Anayasa Mahkemesince, başvurucuya, 24/6/2014 tarihli yazıgönderilerek, Mardin Kadastro Mahkemesi dava dosyasında davacı veyadavalılardan kimin mirasçısı olduğuna dair belgenin veya murisine ait verasetilamının, yazının tebliğinden itibaren yirmi beş gün içinde bildirilmesi talepedilmiştir. Anılan yazı 27/6/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edildiğihalde, başvurucu herhangi bir belge sunmadığı gibi yazıya karşı cevap davermemiştir. Bu şekilde başvuru dilekçesi ile ihlal iddialarının dayanağıbelgeler açıkça sunulmadığı gibi başvurucu, herhangi bir bilgi ve belgeninilgililerden istenmesi için Mahkemeden bir talepte de bulunmamıştır.
29. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurulardabaşvurucuların başvurularını titizlikle hazırlama ve takip etme yükümlülüklerivardır. Bu yükümlülüğün bir gereği olarak başvurucu, ihlal edildiğini iddiaettiği Anayasa hükmünün nasıl ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunmaksuretiyle hukuki iddialarını kanıtlamak zorundadır. Başvurucu tarafından soyutşekilde birtakım Anayasa hükümlerine atıfta bulunulmuş olması iddialarınispatlandığı anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu,Anayasa’ya aykırılığın soyut biçimde ileri sürülmesini sağlayan bir yol olarakdüzenlenmemiştir.
30. Başvurucunun, ihlal iddiasının dayanağı olan tüm olaylarıgöstermesi, başvuruyu aydınlatacak ve hükmün esasını etkileyecek argümanlarıdestekleyici tüm belgeleri başvuru dilekçesine eklemesi gerekir. Şayet birbelge elde edilememişse, bunun da nedenleri açıklanmalıdır. Somut başvurudabaşvurucu bu koşulları yerine getirmeyerek iddialarını temellendirmediğindenbaşvurusunun esasının incelenmesi imkânı bulunmamaktadır (B. No: 2013/276,9/1/2014, § 26).
31. Açıklanan nedenlerle, başvurucu Adnan Kayhan tarafındanileri sürülen ihlal iddialarının başvurucu tarafından kanıtlanmamış olmasınedeniyle, başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönündenincelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksunolması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Diğer Başvurucuların Mülkiyet ve AdilYargılanma Haklarının İhlali İddiaları
32. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkçadayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu kısmınınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
33. Başvurucular, murisleri tarafından açılan kadastrotespitine itiraz davasının makul sürede sonuçlanmadığını ve taşınmazı bu süredekullanamadıklarını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüşlerdir.
34. Anayasa ve Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hakihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesimümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanmahakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesindeyer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi deAnayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çokkararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığındayorumlamak suretiyle, gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHMiçtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağınıoluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarıncaadil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderleve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirtenAnayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makulsürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulmasıgerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).
35. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunundavanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, birdavanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulmasıgereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45)
36. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesiuyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul süredekarara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda, taşınmaz mülkiyetihakkında Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde açılan kadastro tespitine itirazdavasında, 3402 ve 6100 sayılı Kanun’larda yer alanusul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak veyükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,2/7/2013, § 49).
37. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başkabir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, bu tarih somut başvuru açısından25/7/1978 tarihidir.
38. Başvurucular, murisleri tarafından 15/11/1965 tarihinde,kadastro tespitine itiraz davası açıldığını ve bu tarihten itibarenyargılamanın devam ettiğini ileri sürmüşlerse de başvurucuların murisi Diyap Aydın tarafından 15/11/1965 tarihinde, KızıltepeKadastro Mahkemesinde M.Ö. aleyhine açılan dava sonunda Mahkemece, 23/9/1977tarihinde kadastro tutanaklarının malik hanesinin boş bırakıldığı vetutanakların tamamlanması gerektiği belirtilerek dosyanın Tapulama Müdürlüğünegönderilmesine, yasa yolu açık olmak üzere karar verilmiş ve hüküm temyizedilmeksizin kesinleşmiştir. Kızıltepe Tapulama Müdürlüğünce tespit yapılarakkadastro tutanakları düzenlenmiş ve Diyap Aydınmirasçıları olan başvurucuların murisi ve arkadaşları tarafından M.Ö. ve MaliyeHazinesi aleyhine 15/7/1978 tarihinde Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde tespiteitiraz davası açılmıştır. Açılan bu dava yeni bir dava olup, başvurucularınmurisi açısından yargılama sürecinin başlangıcı 15/7/1978 tarihidir.
39. Başvuruya konu dava, başvurucuların miras bırakanlarındanintikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup, bu yönüyle makul süredeğerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçılarınyargılamaya katıldıkları an değil, somut olayda muris açısından değerlendirmeyeesas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).
40. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını dakapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam edenyargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasınıiçeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesiolanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı bireyselbaşvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).
41. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,Kızıltepe ilçesinde yapılan kadastro çalışmaları sonunda 415 parsel numaralıtaşınmazın, M.Ö. ve Maliye Hazinesi adına tespit edilmesi üzerine,başvurucuların murisi ve diğer davacılar tarafından 25/7/1978 tarihinde M.Ö. veMaliye Hazinesi aleyhine Kızıltepe Kadastro Mahkemesinde tespite itiraz davasıaçıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece 5/12/2007 tarihinde, aralarında bağlantıbulunduğu gerekçesiyle başvurucuların murisi tarafından açılan dava dosyasınınMahkemenin E.2007/1 sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiğibelirlenmiştir. Kızıltepe Kadastro Mahkemesinin kapatılmasından sonrayargılamaya Mardin Kadastro Mahkemesinin E.2013/98 sayılı dava dosyasında halendevam edildiği tespit edilmiştir.
42. İlgili yargılama evrakının incelenmesinden, özellikletensip zaptı kapsamında ikmaline başlanılması gereken tapu kaydı, birleşikkroki, mahalli bilirkişi listesi gibi evrakın ilgili kurumlardan talepedilmeyerek, yargılama sırasında münferit celselerde verilen ara kararlarıuyarınca kısım kısım talep edildiği, ara karargereklerinin yerine getirilmediği muhtelif celselerde taraf vekillerininmazeretlerinin kabulüne dair karar tesisi ile yetinildiği, celse harcı tayinigibi usuli imkanların yargılama makamlarıncakullanılmadığı, Mahkemece birçok defa dosyanın incelemeye alındığı ve busebeple duruşmaların ertelendiği, keşif ara kararlarının farklı gerekçelerleyerine getirilmediği ve birçok defa keşiflerin ertelendiği belirlenmektedir.
43. Başvuruya konu yargılamanınkadastro mahkemesi önünde sürdüğü görülmekle, 3402 sayılı Kanun’da yer alanözel usul hükümleri ile medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıklarıkonu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usulihükümler içeren 6100 sayılı Kanun’a tabi bir yargılama faaliyetinin söz konusuolduğu ve 3402 sayılı Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile 6100 sayılıKanun’un 30. maddesinin, uyuşmazlıkların makul sürede çözümlenmesigerekliliğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır (§ 14).
44. Kadastro mahkemesinezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar dahaönce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından,özellikle 3402 sayılı Kanun’da yer alan ve yargılamada sürati temin etmeyehizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularakmakul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar verilmiştir(B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 54-64; B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 53-62; B. No: 2013/1115, 5/12/2013, §§ 60-67; 2012/673, 19/12/2013, §§ 37-43).
45. Başvuruya konu davanınmahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konuyargılamanın karmaşık olduğunu ortaya koymakla birlikte, davaya bütün olarakbakıldığında, 3402 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi bir yargılamasürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesinigerektirecek bir yön bulunmadığı ve otuz altı yılı aşkın süredir devam edenyargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.
46. Açıklanan nedenlerle,başvurucuların Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
47. Başvurucular, uzun sürenyargılama nedeniyle taşınmazdan yararlanamadıkları gibi taşınmazdan sağlanangelir desteğinden de mahrum kaldıklarını belirterek, Anayasa’nın 35. maddesindetanımlanan mülkiyet haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş olup,başvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeyukarıda yer verilen tespitler ışığında, mülkiyet haklarının ihlal edildiğiyönündeki iddialarının ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
48. Başvurucular, 250.000,00 TLmaddi tazminata, her biri için 300.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinitalep etmişlerdir.
49. 6216 sayılı Kanun'un “Kararlar” kenarbaşlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehinetazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolugösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, AnayasaMahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
50. Başvurucuların tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin otuz altı yılı aşkın süredir devam yargılama süresi nazaraalındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlaltespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucu Halilİbrahim Aydın'a net 4.750,00 TL, başvurucu Kübra SıbatAydın'a net 2.400,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
51. Başvurucular tarafındanmaddi tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ileiddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,başvurucuların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.
52. Başvurucular tarafındanyapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderininbaşvurucular Halil İbrahim Aydın ve Kübra SıbatAydın'a müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
53. Başvuruya konu yargılamanınotuz altı yılı aşkın süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanmahakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olanbir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğüzararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısasürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın birörneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. 1. Başvurucu Adnan Kayhan’ın ihlal iddialarının “açıkça dayanaktan yoksunolması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, anılan başvurucununyaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
2. BaşvurucularHalil İbrahim Aydın ve Kübra Sıbat Aydın’ın makulsürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Başvurucular Halil İbrahim Aydın ve Kübra SıbatAydın’ın Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucu Halil İbrahim Aydın'a net 4.750,00 TL, başvurucu KübraSıbat Aydın'a net 2.400,00 TL manevi TAZMİNATÖDENMESİNE, başvurucuların tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,
D. Başvurucular tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucularHalil İbrahim Aydın ve Kübra Sıbat Aydın'a MÜŞTEREKENÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
F. Kararın bir örneğinin Mardin Kadastro Mahkemesinegönderilmesine,
19/11/2014tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.