TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
HALİL ŞAHİN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/16870)
Karar Tarihi: 21/3/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Hasan Tahsin GÖKCAN
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Ceren Sedef EREN
Başvurucular
:
1. Halil ŞAHİN
2. Küçük Hasan ÇOBAN
3. Naki DEMİR
Vekili
:
Av. Aylin KIRIKÇU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, birdokümanın ceza infaz kurumu idaresince hükümlü olan başvuruculara verilmemesinedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 23/10/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Başvurucular başvuru tarihinde, terör suçundan hükümlü olarakAnkara 1 No.lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.
9. İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) 31/7/2015 tarihlikararında, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerininİnfazı Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile 62. maddesinin (3) numaralı fıkrasıuyarınca "İşçi Meclisi" isimli gazetenin 2015/58 sayılı nüshasının birincive ikinci başvuruculara verilmemesine karar vermiştir. Eğitim Kurulu adı geçendokümanın 2. ve 9. sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti devletini suçlu gösteren,şiddete çağrı yapan, ayrıca kamu görevlileri ve kurumları hakkında hedefgösterici, doğru olmayan, terör örgütüne eleman kazandırma ve sempatizanlarınıradikalleştirmeye yönelik ifadeler bulunduğunu tespit etmiştir. Bu ifadelerinkamu düzenini bozucu, anayasal düzeni yıkıcı ve bölücü nitelikte olduğunubelirtmiştir.
10. Eğitim Kurulu kararına karşı anılan başvurucuların AnkaraBatı İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yaptığı şikâyet, İnfaz Hâkimliğinin19/8/2015 tarihli kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiylereddedilmiştir.
11. Başvurucular, İnfaz Hâkimliğinin ret kararına karşı itirazyoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi,İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiylebaşvurucuların itirazının reddine karar vermiştir. Bu karar,başvuruculara28/9/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.
12. Başvurucular 23/10/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
13. 5275 sayılı Kanun'un "İnfazdaTemel Amaç" kenar başlıklı 3. maddesi şöyledir:
"Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temelamaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yenidensuç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak,hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara,nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimineuyumunu kolaylaştırmaktır."
14. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan diğer ulusal hukuk kaynakları içinbkz. Halil Bayık [GK], B. No:2014/20002, 30/11/2017, §§ 15-16.
B. Uluslararası Hukuk
15. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan uluslararası hukuk kaynakları içinbkz. Ahmet Temiz (6), B. No:2014/10213, 1/2/2017, §§ 17-18.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
16. Mahkemenin 21/3/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları ve Bakanlık Görüşü
17. Başvurucular; başvuruya konu dokümanın kendilerineverilmemesinin keyfî olduğunu, derece mahkemelerinin yeterli bir incelemeyapmadan soyut bir gerekçeyle itirazlarını reddettiğini belirtmiş ve anayasalhaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
B. Değerlendirme
18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki tavsifi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki nitelendirmesinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu kapsamda başvurucuların şikâyeti ifadeözgürlüğü bağlamında incelenecektir.
19. Anayasa’nın 26. maddesinin ilgili bölümüşöyledir:
“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yaymahakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veyafikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...
Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamudüzeni, kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... gereğine uygun olarakyerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetininkullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
a. Başvurucu Naki DemirYönünden
20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (4) ve(6) numaralı fıkraları şöyledir:
"(4) Başvurucu bir avukat tarafından temsil ediliyorsa, vekâletnameninsunulması gerekir.
(6) Başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması hâlinde, Mahkemeyazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucu veya varsavekiline onbeş günü geçmemek üzere bir süre verilirve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğin tamamlanmamasıdurumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir."
21. Başvurucu Naki Demir'in usulüne uygun vekâletname -aslı yada onaylı örneği- başvuruya eklenmediği ve süresinde anılan eksikliğintamamlanmaması hâlinde başvurunun reddedileceğine dair eksiklik bildirimi26/2/2016 tarihinde diğer başvurucular vekiline tebliğ edilmiştir. Anılanbildirim üzerine verilen cevapta, başvurunun birinci ve ikinci başvurucularıntaraf olduğu yargılama sürecine özgülendiği, başvurucu Naki Demir'e ilişkineksiklik yönünden bir işlem yapılmayacağı belirtilmiştir.
22. Bu bağlamda 6216 sayılı Kanun uyarınca başvuru şartı olarakbelirlenen vekâletnamenin sunulmaması nedeniyle başvurunun reddine kararverilmiştir.
b. Diğer BaşvurucularYönünden
23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılanbaşvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
24. İnfaz Kurumunda hükümlü olan başvuruculara gönderilen yazılıbir dokümanın onlara verilmemesinin, haber veya fikir alma özgürlüğü vedolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale oluşturduğu kabuledilmiştir.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
25. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesininihlalini teşkil edecektir.Anayasa’nın13. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
“Temel hak ve hürriyetler,... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarakve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplumdüzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
26. Sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somutbaşvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. maddesininikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma,demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamakoşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
27. Müdahaleye dayanak olan 5275 sayılı Kanun’un 62. maddesininkanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.
ii. Meşru Amaç
28. Başvuruya konu dokümanın, Eğitim Kurulu ve derecemahkemeleri kararlarında yer verilen kanuni hükümler doğrultusunda mahkûmunıslahı, suçun önlemesi ve İnfaz Kurumu güvenliğinin sağlanması amaçlarıylabaşvuruculara verilmediği anlaşılmaktadır. Anılan müdahalenin, Anayasa’nın 26.maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru bir amaç taşıdığı sonucunavarılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük
(1) İlkeler
29. Başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerintemel ekseni, müdahaleye neden olan idarenin ve derece mahkemelerininkararlarında dayandıkları gerekçelerin ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından“demokratik toplum düzeninin gereklerine” ve “ölçülülük” ilkelerine uygun olduğunuinandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (demokratik toplumdüzeninin gereklerine uygunluk ilkesine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,4/6/2015, § 51; Mehmet Ali Aydın [GK],B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; HalilBayık, § 28; ölçülülük ilkesine ilişkin açıklamalar için bkz. AYM,E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; BekirCoşkun, §§ 53-54; Sebahat Tuncel,B. No: 2012/1051, 20/2/2014, § 84; MehmetAli Aydın, §§ 70-72). İfade özgürlüğüne gerekçesiz olarak veya AnayasaMahkemesince ortaya konulan kriterleri (HalilBayık, §§ 28- 43) karşılamayan bir gerekçe ile yapılan müdahalelerAnayasa'nın 26. maddesini ihlal edecektir (HalilBayık, § 43).
30. Anayasa Mahkemesi HalilBayık kararında, mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derecemahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgilive yeterli sayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzerbaşvuruların koşullarına göre değişebilecek unsurları şu şekilde belirlemiştir:
i. Başvurucunun hangi suçtan dolayı hangi tür ceza infazkurumunda bulunduğu ve başvurucunun bulunduğu ceza infaz kurumu ile işlediğisuçun söz konusu tedbirin alınmasında bir etkisinin bulunup bulunmadığıdeğerlendirilmelidir.
ii. Bir yayının tümünün veya bir kısmının mahkûma verilmemesişeklindeki kısıtlamanın mahkûmun ıslahı ile bağlantısı var ise yayının içeriğiile mahkûmun ıslahı arasındaki ilişkinin tam olarak gösterilmesi gerekir.
iii. Her mahpusun toplumsal geçmişi ve suç sicili, entelektüelkapasitesi ve kabiliyeti, şahsi tabiatı, hapis cezasının süresi ve tahliyeedildikten sonrası için beklentileri dikkate alınmalıdır.
iv.Bu bağlamda söz konusu yayınların,terör suçlarından mahpus olan kişilerin iddia edilen mağduriyetlerin sorumlusuolarak gördükleri kişilere veya devlete karşı daha fazla şiddete yönelmelerinesebebiyet verip vermediği değerlendirilmelidir.
v.Mahpusa verilmeyen süreli veya süresizyayının cinsi, içeriği, yayımlayanı ve sorunlu görülen kısımların hangileriolduğu belirtilmeli ve mahpusa verilmesi sakıncalı bulunan kısımların detaylıanalizi yapılmalıdır.
vi.Böyle bir analizin yapılabilmesi içineğer söz konusu yayının terör örgütleriyle veya terör faaliyetlerinin meşrugösterilmesiyle bir ilişkisi varsa mahpusun ifade özgürlüğü ile demokratiktoplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşruhakkı arasında denge kurulmalıdır.
vii.Zikredilen dengelemenin yapılabilmesi için;
- Bütünüyle ele alındığında müdahaleye konu yayının özel birkişiyi, kamu görevlilerini, halkın belirli bir kesimini veya devleti hedefgösterip göstermediğinin, onlara karşı şiddete teşvik edip etmediğinin,
- Bireylerin fiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakılıpbırakılmadığının, bireylere karşı nefreti alevlendirip alevlendirmediğinin,
- Yayında iletilen mesajda şiddete başvurmanın gerekli ve haklıbir önlem olduğunun ileri sürülüp sürülmediğinin,
- Şiddetin yüceltilip yüceltilmediğinin; kişileri nefrete,intikam almaya, silahlı direnişe tahrik edip etmediğinin,
- Suçlamalara yer vererek veya nefret uyandırarak ülkenin birkısmında veya tamamında daha fazla şiddete sebebiyet verip vermeyeceğinin,
- Söz konusu yayında yer alan ifadelerin ceza infazkurumunun güvenliğini, disiplinini ve düzenini tehlikeye düşürüpdüşürmediğinin,
- Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütlerimensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olup olmadığının,
-Kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlışbilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinin,
- Yayın tarihinde veya mahpusa verilmesinin istendiği sıradaülkenin bir kısmında veya tamamında çatışmaların yoğunluk derecesi ile cezainfaz kurumu ve ülkedeki tansiyonun yükseklik derecesinin yayının mahpusaverilmesine etki edip etmediğinin,
- Karara konu sınırlayıcı tedbirin, demokratik bir toplumdazorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olup olmadığınınve tedbirin başvurulabilecek en son çare niteliğinde bulunup bulunmadığının,
- Son olarak sınırlamanın, güdülen kamu yararı amacınıgerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlamaniteliğinde olup olmadığının yayının içeriğiyle birlikte değerlendirilmesigerekir.
viii.Derece mahkemelerinin ve kamu gücünükullanan diğer organların söz konusu değerlendirmeleri yaparlarken olayınkoşullarına göre uzman kişilerin görüşlerinden faydalanmaları, gerekirsekonusunda uzman sosyal bilimciler, araştırmacılar ve akademisyenlerden rapor vegörüş almaları her zaman mümkündür. Böylece süreli veya süresiz bir yayının birmahpusa verilmemesi şeklindeki müdahalenin kanunlar ve Anayasa Mahkemesiiçtihatlarında ortaya konan kriterlere uygunluğunun denetimi daha etkiliyapılabilecektir (Halil Bayık, §45).
(2) İlkelerin OlayaUygulanması
31. Başvuruya ilişkin olayda gazete biçimindeki yazılı doküman,içeriğinde kamu düzenini bozucu, anayasal düzeni yıkıcı ve bölücü nitelikteifadelere yer verilmesi nedeniyle başvuruculara verilmemiştir. Eğitim Kurulu budokümanın terör suçundan hükümlü olarak bulunan başvuruculara verilmesininİnfaz Kurumu güvenliği ile mahkûmların ıslahını engelleyeceğini belirtmiştirEğitim Kurulunun kararına yapılan itirazı değerlendiren İnfaz Hâkimliği ve AğırCeza Mahkemesi aynı gerekçeyle itirazı reddetmiştir.
32. Somut olayda derece mahkemeleri tarafından yukarıda sayılanhususlar değerlendirilmemiş, başvuru konusu gazeteyle 2. ve 9. sayfalarıniçeriğinde yer alan ifadelerin İnfaz Kurumu güvenliği için tehlike oluşturacağıve mahkûmların ıslahını engelleyeceği şeklindeki gerekçeyi soyut olmaktançıkaracak ölçüde somut bir bağlantı kurulmamıştır.
33. Yine bu nitelikte kabul edilen ifadelerin yer aldığısayfalar belli olmasına rağmen bu bölümlerin çıkarılarak geri kalan kısmınbaşvuruculara teslim edilmesinin mümkün olup olmadığı da tartışılmamıştır.Sakıncalı kısımların yayından ayrılmasının mümkün olmadığı veya bu kısımlarçıkartıldığında geri kalan bölümün bir öneminin kalmadığı hâllerde yayınıntümünün mahpusa verilmemesi yoluna gidilebilirse de bu özel durumun da ilgilikararda gerekçelendirilmesi gerekir (Sinan İyit (2) [GK], B. No: 2013/1495, 30/11/2017, §56).
34. Dolayısıyla başvuruya konu gazete biçimindeki yazılıdokümanın başvuruculara verilmemesinin demokratik bir toplumda gerekli olduğuilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilemediği gibi yapılan müdahaleninölçülü de olmadığı anlaşılmaktadır.
35. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvencealtına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
36. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının başvurucularaverilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. İlgili derece mahkemeleri, AnayasaMahkemesi kararında ortaya konulan kriterler ve gösterilen yöntemle yenidenyargılama yaparak yargılamanın sonucuna göre bahse konu yayının ya da birkısmının başvuruculara verilmesine veya verilmemesine karar vermelidirler.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
37. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralıfıkraları şöyledir:
"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya daedilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. …
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir."
38. Başvurucular ihlalin tespiti ile manevi tazminat talebindebulunmuşlardır.
39. Başvurucuların ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucunavarılmıştır. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının başvuruculara verilmesigerektiği şeklinde yorumlanamaz.
40. İfade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılmasıiçin yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan kararın birörneğinin -Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterler ve gösterilenyöntemle- yeniden yargılama yapmak ve yargılamanın sonucuna göre başvurucununitirazı hakkında yeni bir karar vermek üzere Ankara Batı İnfaz Hâkimliğinegönderilmesine karar verilmesi gerekir.
41. İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvuruculara birdokümanın verilmemesi şeklindeki müdahale yönünden, ifade özgürlüğünün ihlaledildiğinin tespiti ile kararın, yeniden yargılama yapmak üzere ilgili yargı mercine gönderilmesine hükmedilmesinin yeterli olacağıdeğerlendirildiğinden başvurucuların manevi tazminat talebinin reddine kararverilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurucu Naki Demir yönünden başvurunun REDDİNE,
B. Diğer başvurucular yönünden ifade özgürlüğünün ihlaledildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifadeözgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğü ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Batı İnfazHâkimliğine (E.2015/3724 ve K.2015/3717) GÖNDERİLMESİNE,
E. Başvurucuların manevi tazminat talebinin REDDİNE,
F. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.206,90 TL yargılama giderinin birinci ve ikinci BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKENÖDENMESİNE,
G. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 21/3/2018tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.