TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
HALİL BERK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/8758)
Karar Tarihi: 21/3/2018
R.G. Tarih ve Sayı: 12/4/2018-30389
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Hasan Tahsin GÖKCAN
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Fatih ALKAN
Başvurucu
:
Halil BERK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, bir kısım mahpusun açık görüş hakkınınsınırlandırılması nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 6/2/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.
6. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüylekarşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesinekarar verilmiştir. Üç aylık sürelerle uzatılan OHAL süreci devam etmektedir.Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı, OHAL döneminin gerektirdiğitedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri (B. No:2016/22169, 20/06/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır.
9. Eski vali yardımcısı olan başvurucu, 15 Temmuz 2016 tarihlidarbe teşebbüsü sonrasında terör örgütü (FetullahçıTerör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması, FETÖ/PDY) üyesi olduğu gerekçesiyleNevşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/7/2016 tarihli kararıyla tutuklanarakNevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur.
10. Başvurucu 10/8/2016 tarihinde Sincan T Tipi Kapalı Cezaİnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) nakledilmiştir.
11. Başvurucu "Açık görüş hakkının aylıkkullandırılmaması" konulu şikâyet dilekçesini ilgili infaz hâkimliğinegönderilmek üzere Ceza İnfaz Kurumuna 1/12/2016 tarihinde sunmuştur. Başvurucu,dilekçesinde diğer tutukluların ayda bir kez açık görüş hakkınıkullanabilmelerine rağmen kendisinin açık görüş hakkından yararlandırılmadığınıileri sürmüştür. Başvurucu, açık görüş hakkını ortadan kaldıran yasal birdüzenleme bulunmamasına rağmen bu haktan yararlandırılmaması nedeniyle yakınakrabalarıyla sağlıklı koşullarda görüşemediğini belirtmiş ve düzenli olarakaçık görüş hakkından yararlandırılması talebinde bulunmuştur.
12. Ankara Batı İnfaz Hâkimliğinin (İnfaz Hâkimliği) 5/12/2016tarihli kararıyla şikâyetin reddine karar verilmiştir. Kararda; uygulamanınhukuka aykırı olmadığı, mevzuata ve ceza infaz kurumu kurallarına uygun olduğubelirtilmiştir.
13. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi)29/12/2016 tarihli kararıyla, İnfaz Hâkimliği kararının gerekçesi yerindegörülerek anılan karara yapılan itiraz reddedilmiştir.
14. Nihai karar 6/1/2017 tarihinde başvurucuya tebliğedilmiştir.
15. Başvurucu 6/2/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
16. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/3/2017 tarihli arakararıyla başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir.
17. Anayasa Mahkemesinin 13/2/2018 tarihli müzekkeresiyle,ilgili Ceza İnfaz Kurumundan başvurucunun tutuklu kaldığı süre boyunca ailefertleriyle yaptığı tüm görüşlerin sıklığına, usulüne ve süresine ilişkin bilgive belgeler talep edilmiştir. 14/2/2018 tarihli cevap yazısında; normalkapasitesi 630, genişletilmiş kapasitesi 1.060 kişi olan Ceza İnfaz Kurumundabulunan tutuklu ve hükümlü sayısının 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsündensonra kapasitesinin çok üzerine çıktığı belirtilmiştir. Yazıda, fiziki şartlarve infaz koruma memuru sayısının yetersiz olması nedeniyle Ceza İnfaz Kurumugüvenliği dikkate alınarak görüş hakkının İdare ve Gözlem Kurulu kararıylasınırlandırıldığı vurgulanmıştır. Cevap yazısında, başvurucunun Ceza İnfazKurumunda tutuklu olarak bulunduğu 10/8/2016 ile 22/3/2017 tarihleri arasındaaile fertleriyle (eşi, üç çocuğu, annesi, babası, kardeşleri ve kayınvalidesi)on iki kez kapalı ve üç kez açık görüş yaptığı ifade edilmiştir. Buna görebaşvurucu 18/8/2016, 1/9/2016, 29/9/2016, 13/10/2016, 10/11/2016, 24/11/2016,8/12/2016, 22/12/2016, 19/1/2017, 2/2/2017, 16/2/2017 ve 15/3/2017 tarihlerindekapalı; 25/10/2016, 25/12/2016 ve 25/2/2017 tarihlerinde açık görüş hakkındanyararlandırılmıştır.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
18. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlüyüziyaret" kenar başlıklı 83. maddesinin ilgili kısımlarışöyledir:
"(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluylaeşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımıtarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâllerdışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazlaüç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışmasaatleri içinde ziyaret edilebilir...
...
(3) Görüşler, koşul ve süreleri AdaletBakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimdeyaptırılır."
19. 5275 sayılı Kanun'un "Tutukluların hakları" kenarbaşlıklı 114. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"(2) Soruşturma ve kovuşturma evrelerindetutuklular, kurumun bu husustaki genel düzenine uymak suretiyle ziyaretçi kabuledebilirler. Ancak soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturmaevresinde hâkim veya mahkeme, soruşturmanın veya davanın selameti bakımındantutuklunun ziyaretçi kabulünü yasaklayabilir veya bu hususta kısıtlamalarkoyabilir."
20. 5275 sayılı Kanun’un "Tutuklularınyükümlülükleri" kenar başlıklı 116. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"(1) Bu Kanunun; yüksek güvenlikli kapalıceza infaz kurumları,...ziyaret, yabancı hükümlüleri ziyaret, ziyaret vegörüşlerde uygulanacak esaslar, beden eğitimi, kütüphane ve kurslardanyararlanma konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62, 66 ilâ76 ve 78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyleuzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir."
21. 22/7/2016 tarihli ve 23/7/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılıOlağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun HükmündeKararname'nin (OHAL KHK'sı) "Soruşturmave kovuşturma işlemleri" kenar başlıklı 6. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (e) bendi şöyledir:
"e) Tutuklu olanlar, belgelendirilmesikoşuluyla sadece eşi, ikinci dereceye kadar kan ve birinci derece kayınhısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından ziyaret edilebilir. AdaletBakanlığı ile Cumhuriyet başsavcılığının yetkileri saklıdır. Tutuklulartelefonla haberleşme hakkından ancak onbeş günde birve bu bentte sayılan kişilerle sınırlı olarak on dakikayı geçmemek üzerefaydalanabilirler."
22. 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret EdilmeleriHakkında Yönetmelik'in (Ziyaret Yönetmeliği) "Temelilkeler" kenar başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının olaytarihinde yürürlükte olan (d) bendi şöyledir:
"(d) Hükümlü ve tutuklular, buYönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacak şekilde, üçükapalı biri açık görüş olmak üzere ayda dört kez görüşme yapabilir."
23. Ziyaret Yönetmeliği'nin 13/9/2017 tarihli ve 30179 sayılıResmî Gazete'de yayımlanarak değiştirilen "Temel ilkeler" kenar başlıklı5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi şöyledir:
"(d) Kurum idaresinin uygun göreceği birhafta açık görüş, ayın diğer haftaları kapalı görüş olmak üzere, hükümlü ve tutuklularbu Yönetmelikte belirtilen yakınları ile haftada bir kez olacak şekilde görüşmeyapabilir."
24. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Temelilkeler" kenar başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasınaeklenen, 18/8/2016 tarihli ve 29805 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren (e) bendi şöyledir:
"(e) Kurum mevcudu, güvenliği ve düzenidikkate alınmak suretiyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunununİkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümündetanımlanan suçlar, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunukapsamına giren suçlardan, hükümlü ve tutuklular için ceza infaz kurumlarındakiaçık görüşler idare ve gözlem kurulu kararıyla iki ayda biryaptırılabilir."
25. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Ziyaret gün ve saatleri"kenar başlıklı 10. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Ziyaret günleri ve saatleri ile birhükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı vekapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir. ..."
26. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Açık görüş" kenarbaşlıklı 13. maddesi şöyledir:
"Açık görüş, hükümlü ve tutuklular ileziyaretçilerinin maddi temasına imkan verecek şekilde, konuşulanların hazırbulunan görevli tarafından işitilebildiği ve izlenebildiği, ceza infaz kurumununbu iş için tahsis edilmiş özel bölümünde yapılan ziyaret vegörüşmelerdir."
27. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Bayramlardave özel günlerde açık görüş" kenar başlıklı 15. maddesininilgili kısımları şöyledir:
"Hükümlü ve tutuklular, Bakanlıkça uygungörülen, dinî ve milli bayramlar ile özel günlere mahsus olmak üzere,belirlenen tarihlerde, anne, baba, eş, çocuk, torun, büyükanne, büyükbaba vekardeşleriyle açık görüş yapabilir.
Bakanlıkça belirlenen yakınları olmayanhükümlü ve tutuklular, üçüncü dereceye kadar olan akrabalarından en çok üçkişiyle görüşebilirler. ..
Bu ziyaretin, aynı haftada yapılacak kapalıgörüş ile çakışması halinde açık görüş yaptırılır..."
28. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Açıkgörüş yapılacak yer" kenar başlıklı 16. maddesi şöyledir:
"Açık görüşler, ceza infaz kurumunun odave eklentileri dışında, bu iş için ayrılmış özel bölümünde, bulunmadığıtakdirde, ceza infaz kurumu müdürünün uygun göreceği yerde yaptırılır."
29. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Görüşsüresi ve saatleri" kenar başlıklı 17. maddesi şöyledir:
"Açık ziyaretler, bir saatten fazlaolmamak kaydıyla 09.00 - 17.00 saatleri arasında yaptırılır. Ziyaret süresi,görüşmenin fiilen başladığı andan itibaren işler."
30. Ziyaret Yönetmeliği'nin "Açıkgörüşe ilişkin diğer konular" kenar başlıklı 18. maddesininilgili kısımları şöyledir:
"Hükümlü ve tutuklu sayısının, verilenaçık görüş günü sayısına bölünmesi suretiyle, görüş gününe kadar gruplaroluşturulur, her grubun görüş günü ve saatleri, ailelerine bildirilmek üzere,hükümlü ve tutuklulara tebliğ edilir ve hazırlanan program ayrıca koğuşlara veziyaretçilerin görebileceği uygun yerlere asılır.
Belirtilen gün ve saatler dışında görüşyaptırılmaz, ...
Her grubun açık görüşü bittikten sonra, görüşyerinde bulunan hükümlü ve tutuklular, görevliler nezaretinde dikkatli birşekilde arandıktan sonra koğuş veya odalarına götürülerek burada sayılır.Kimlikleri, fotoğraflı belgelerle kontrol edilir, grup mevcudunun tam olduğununanlaşılması üzerine, ziyaretçilerin kurum dışına çıkmasına izin verilir.
Açık görüşlerde, görüş mahallinde yeteri kadardış güvenlik görevlisi gözlemci olarak bulundurulur.
..."
B. Uluslararası Hukuk
31. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS, Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" kenarbaşlıklı 8. maddesi şöyledir:
"(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygıgösterilmesi hakkına sahiptir.
(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancakmüdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamugüvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesininönlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerininkorunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir."
32. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre özel hayatasaygı hakkı, özel bir sosyal hayat sürdürmeyi yani kişinin sosyal kimliğinigeliştirme hakkı anlamında bir “özel hayatı” güvence altına almaktadır. Bu yönüile birlikte değerlendirildiğinde bahsi geçen hak, ilişki kurmak ve geliştirmeküzere çevresinde bulunanlarla temas kurma hakkını da içermektedir (Özpınar/Türkiye, B. No: 20999/04, 19/10/2010, §45; Oleksandr Volkov/Ukrayna,B. No: 21722/11, 9/1/2013, §§ 165-167; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16/12/1992, § 29).
33. AİHM'e göre hükümlü ve tutuklularSözleşme kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olaraksahiptirler (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B. No:74025/01, 6/10/2005, § 69).
34. AİHM'e göre, suçun mahiyeti haklıgösteriyorsa bir tutuklunun özel bir hapishane rejimine veya sınırlayıcıziyaret düzenlemelerine tabi tutulması onun Sözleşme'nin 8. maddesikapsamındaki hakkına müdahale teşkil eder ancak kendiliğinden bu hakkın ihlalianlamına gelmez (Vlasov/Rusya, B. No: 78146/01, 12/6/2008, §123).
35. AİHM, ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucuolarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğin ve düzeninkorunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumundamahkûmların sahip olduğu haklara sınırlama getirilebileceğini kabul etmiştir.Ancak bu durumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik herhangi birsınırlama makul ve ölçülü olmalıdır (Silverve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72 ..., 25/3/1983, §§99-105).
36. AİHM'e göre hükümlü vetutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumuidaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devamettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Messina/İtalya (No. 2),B. No: 25498/94, 28/9/2000, § 61; Ouinas/Fransa (k.k.), B. No: 13756/88, 12/3/1990; Kučera/Slovakya, B. No: 48666/99, 17/7/2007, §127). Bu hakka getirilen sınırlamalar, suç ve düzensizliğin önlenmesi içingüvenlik nedeniyle uygulamaya konulmuş olsa da haklı bir gerekçeye dayanmalıdır(Gülmez/Türkiye, B. No: 16330/02,20/5/2008, § 46).
37. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere AvrupaCezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı tavsiye kararlarının hükümlüve tutukluların dış dünya ile ilişkilerine dair kısmı şöyledir:
"Dış Dünya ile İlişki
24.1. Mahpusların mümkün olabilen sıklıktamektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerleve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerinmahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.
24. 2 Devam etmekte olan bir cezasoruşturması, emniyet, güvenlik ve düzeninin muhafaza edilmesi, suç işlenmesininönlenmesi ve suç mağdurunun korunması için gerekli görülmesi halinde,haberleşme ve ziyaretlere kısıtlamalar konabilir ve izlenebilir. Ancak adli birmerci tarafından konulan özel kısıtlamalar da dahil olmak üzere, bu türkısıtlamalar yine de kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermelidir.
24.3. Ulusal hukuk, mahpuslarla iletişim kurmasıkısıtlanamayacak olan ulusal ve uluslararası kuruluşları belirlemelidir,
24.4. Ziyaretler için yapılan düzenlemeler,mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerineve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.
24.5. Cezaevi yetkilileri, dış dünyaylayeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bununiçin onlara uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar. ..."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
38. Mahkemenin 21/3/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
39. Başvurucu; tutuklu olarak bulunduğu süre boyunca açık görüşhakkının haksız şekilde sınırlandırıldığını, görüş hakkının sınırlandırılmasınailişkin OHAL KHK'larında bir düzenleme olmadığını belirtmiştir. Başvurucu; eşive üç çocuğu ile sağlıklı koşullarda görüşemediğini ve ailesiyle sürdürülebilirbir ilişki kuramadığını, masumiyet karinesi göz ardı edilerek gerçekleştirilensınırlayıcı uygulama nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüştür. Başvurucu, tutuklu olması nedeniyle başvuru harç vegiderlerini ödeyecek gelirinin bulunmadığını belirterek adli yardımdanfaydalandırılma talebinde bulunmuştur.
40. Bakanlık görüşünde, OHAL ilanı ve bu kapsamda alınantedbirlere ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Görüşte, AİHS'in15. maddesine istinaden hazırlanan derogasyonun21/7/2016 tarihinde Avrupa Konseyi Genel Sekreterliğine bildirildiğibelirtilmiştir. Görüş yazısında; 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsüsonrasında ceza infaz kurumlarında tutuklu ve hükümlü sayısının arttığı, cezainfaz memuru sayısının ise azaldığı ifade edilmiştir. Görüş yazısında, ilgiliyönetmelikte yapılan değişiklikle bazı suçlar yönünden açık görüşün iki aydabir olacak şekilde yaptırılabilmesine ilişkin olarak ceza infaz kurumlarınatakdir hakkı tanındığı ancak bu düzenlemenin emredici nitelikte olmadığıbelirtilmiştir. Görüş yazısında, başvurucunun tutuklu bulunduğu süre boyuncadördü açık olmak üzere on beş kez yakınlarıyla görüştürüldüğü vurgulanmıştır.Görüşte; ceza infaz kurumlarının güvenliği, düzeni, suç işlenmesinin önlenmesiile aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı arasında adil bir dengeninsağlandığı şeklinde değerlendirmelere yer verilmiştir.
B. Değerlendirme
1. Adli Yardım TalebiYönünden
41. Anayasa Mahkemesinin MehmetŞerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013, §§ 22-27) kararındabelirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor durumadüşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılanbaşvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulünekarar verilmesi gerekir.
2. Kabul EdilebilirlikYönünden
42. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın20. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes ... aile hayatına saygıgösterilmesini isteme hakkına sahiptir. ... aile hayatının gizliliğinedokunulamaz."
43. Anayasa’nın 41. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“Aile, Türk toplumunun temelidir ...
Devlet, ailenin huzur ve refahı ... için gerekli tedbirleri alır,teşkilatı kurar.
Her çocuk, ... yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana vebabasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir...”
44. Aile hayatına saygı hakkı Anayasa’nın 20. maddesinin birincifıkrasında güvence altına alınmıştır. Madde gerekçesi de dikkate alındığındaresmî makamların özel hayata ve aile hayatına müdahale edememesi ile kişininferdî ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi gereğineişaret edildiği görülmekte olup söz konusu düzenleme, Sözleşme’nin 8. maddesiçerçevesinde korunan aile hayatına saygı hakkının Anayasa’daki karşılığınıoluşturmaktadır. Ayrıca Anayasa’nın 41. maddesinin -Anayasa’nın bütünselliğiilkesi gereği- özellikle aile hayatına saygı hakkına ilişkin pozitifyükümlülüklerin değerlendirilmesi bağlamında dikkate alınması gerektiği açıktır(Murat Atılgan, B. No: 2013/9047,7/5/2015, § 22; Marcus Frank Cerny [GK],B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 36).
45. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutuklularınözel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infaz kurumundatutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutuklularınözel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresininhükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecekönlemleri almasını zorunlu kılmaktadır. Nitekim Avrupa Konseyi BakanlarKomitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2sayılı tavsiye kararlarında da hükümlü ve tutukluların aileleri, başka kişilerve dışarıdaki kuruluşların temsilcileri tarafından ziyaret edilmelerine izinverilmesi gerektiği belirtilmiştir (MehmetZahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36). Söz konusu tavsiyekararında, koşulların oluşması ve gerekli görülmesi hâlinde ziyaretlerekısıtlamalar konulabileceği ancak bu tür kısıtlamaların kabul edilebilir asgaribir iletişime imkân tanıyacak nitelikte olması gerektiği ifade edilmiştir.
46. Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infazkurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal sonuçlarının gözetilmesigerekmektedir. Bu bağlamda kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi ile özelhayata ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı arasında adil bir dengesağlanmalıdır. Ancak ceza infaz kurumunda bulunmanın doğal sonucu olarakidarenin tutuklu ve hükümlülerin özel ve aile hayatına müdahale konusundatakdir yetkisinin daha geniş olduğu gözetilmelidir (Mehmet Koray Eryaşa, B. No:2013/6693, 16/4/2015, § 89).
47. Öncelikle belirtilmelidir ki somut olayda başvurucunun ailefertleriyle görüştürülmesinin engellendiğine ilişkin herhangi bir iddiabulunmamaktadır. Başvurucunun şikâyeti, açık görüş hakkının iki ayda bir olacakşekilde belirlenmesi nedeniyle ailesini daha sık göremediği iddiasınadayanmaktadır.
48. Belirli suçlardan hükümlü ve tutuklular için açık görüşhakkının idare ve gözlem kurulu kararlarıyla sınırlandırılması aile hayatınasaygı hakkına müdahale oluşturmaktadır.
49. Anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilenkoşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 20. maddesini ihlaledecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen vesomut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma,demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine aykırıolmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
50. 5275 sayılı Kanun'un83. maddesinde, görüşlere ilişkin koşulve sürelerin Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere ikibiçimde yaptırılacağı; 114. maddesinde de soruşturma ve kovuşturma evrelerindetutukluların kurumun bu husustaki genel düzenine uymak suretiyle ziyaretçikabul edebilecekleri düzenlenmiştir. Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılanZiyaret Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde,5237sayılı Kanun'da tanımlanan bir kısım suç ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılıTerörle Mücadele Kanunu'nun kapsamına giren suçlardan hükümlü ve tutuklulariçin ceza infaz kurumlarındaki açık görüşlerin idare ve gözlem kurulu kararıylasınırlandırılabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda 3713 sayılı Kanunkapsamındaki suçlardan tutuklu olan başvurucuya anılan yasal düzenlemelerin uygulandığıve bu düzenlemelerin “kanunla sınırlama” koşulunu karşıladığı sonucunavarılmıştır.
51. İsnat edilen suçların ağırlığına göre tutuklu ve hükümlüleretanınan birtakım hak ve imkânların farklılaşması doğaldır. 3713 sayılı Kanunkapsamına giren suçların ağırlığı, devam eden OHAL koşulları, Ceza İnfazKurumunun mevcudu ile personel sayısı dikkate alındığında kamu düzenini ve Cezaİnfaz Kurumu güvenliğini sağlama amacıyla bir kısım suçtan tutuklu ve hükümlüolanlar için açık görüş hakkının sınırlandırılmasının meşru amaç taşımakoşulunu karşıladığı değerlendirilmiştir.
52. Hükümlü ve tutukluların temel haklarına yapılan müdahaleleregerekçe olarak gösterilebilecek makul nedenlerin somut olayın tüm koşullarıçerçevesi dâhilinde olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesigerekmektedir. Bunun yanı sıra yapılacak değerlendirmede kişinin itham edildiğisuçun ve tutuklama sebeplerinin de dikkate alınması gerekmektedir (Mehmet Zahit Şahin, § 63). Bu bağlamdabaşvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerin temel ekseni,müdahaleye neden olan idari makamlar ve derece mahkemelerinin kararlarındadayandıkları gerekçelerin aile hayatına saygı hakkının kısıtlaması bakımından“demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk” ve “ölçülülük" ilkesineuygun olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (Mehmet Zahit Şahin, § 64; Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015,§ 68).
53. Terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklu olan başvurucu, 667sayılı OHAL KHK'sının 6. maddesinde tahdidi olarak sayılan aile fertleri ilemevzuatta açıkça öngörülen koşullarda görüşebilmektedir. Başvuruda, bununaksine herhangi bir iddia ve tespit bulunmamaktadır. Başvurucu bu görüşmelerini-sıklığı önceden belirlenen aralıklarda- kapalı ya da açık şekilde yapabilmektedir.
54. Ziyaret Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (e)bendinde 18/8/2016 tarihinde yapılan değişiklik gereğince devletin güvenliğinekarşı, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı, millî savunmaya karşı,devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk ile 3713 sayılı Kanun kapsamında olansuçlardan tutuklu olanlar için ceza infaz kurumlarındaki açık görüşler idare vegözlem kurulu kararıyla iki ayda bir yaptırılabilmektedir. Söz konusu sınırlamayalnızca açık görüş hakkına yöneliktir. Kapalı görüş hakkınınsınırlandırıldığına ilişkin bir iddiası bulunmayan başvurucunun Ceza İnfazKurumunda tutuklu olarak bulunduğu 7 ay 12 günlük sürede üç kez açık görüş veon iki kez de kapalı görüş hakkından yararlandırıldığı görülmektedir. Başvurucununbu görüşlerde eşi, üç çocuğu, annesi, babası, kardeşleri ve kayınvalidesi ilegörüşebildiği, dolayısıyla aile fertleriyle doğrudan temasını sürdürmeimkânından yararlandığı anlaşılmaktadır.
55. Ziyaret Yönetmeliği'nin 10. maddesinde de ziyaret günleri vesaatleri ile hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısının kurumunfiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak ilgili ceza infaz kurumlarıncabelirleneceği düzenlenmektedir. 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsündensonra ortaya çıkan OHAL koşulları ile tutuklu sayısı hızla artış göstermesinerağmen personel sayısının azalması (bkz. § 17) nedeniyle ceza infazkurumlarında güvenlik önlemlerinin artırılması hususunda oluşan acil ihtiyaçdikkate alındığında isnat edilen suçların ağırlığı göz önüne alınaraktutuklular hakkında getirilen birtakım sınırlamalar demokratik toplum düzeniningereklerine uygunluk koşuluna aykırılık oluşturmamaktadır. Ayrıca 3713 sayılıKanun kapsamında tutuklanan başvurucunun görüşme hakkını ortadan kaldırmayacakve yakınlarıyla temasını sürdürecek şekilde bu tür bir sınırlamaya muhatapkılınmasının makul olduğu değerlendirilmektedir.
56. Tüm bu hususlar gözönünealındığında OHAL koşullarının gerektirdiği kamu düzeninin korunması ihtiyacı veCeza İnfaz Kurumu güvenliğini sağlama amacı doğrultusunda -isnat edilen suçunağırlığı da dikkate alınarak- başvurucunun aile fertleriyle olan ilişkisininsürdürülmesini engellemeyen açık görüş hakkının sınırlandırılması şeklindekisöz konusu müdahalede kamu makamları tarafından güdülen meşru amaç ilebaşvurucunun bireysel yararı arasında adil bir dengenin kurulduğu, demokratiktoplumda gerekli olan müdahalenin ulaşılmak istenen amaçla ölçülü olduğusonucuna varılmıştır.
57. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşuve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasınagöre Anayasa Mahkemesince açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezolduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal iddialarını temellendiremediği,iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğu,temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğuaçık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurularaçıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (HikmetBalabanoğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013,§ 24).
58. Açıklanan nedenlerle bir ihlalin bulunmadığı açık olanbaşvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Başvurunun açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesimağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemektenTAMAMEN MUAF TUTULMASINA 21/3/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.