TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HALİL İBRAHİM ERDAL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/11626)
Karar Tarihi: 20/9/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Celal Mümtaz AKINCI
Rıdvan GÜLEÇ
Recai AKYEL
Raportör
:
Murat İlter DEVECİ
Başvurucu
:
Halil İbrahim ERDAL
Vekilleri
:
1. Av. Mervegül SAADET
2. Av. Okan ÖÇER
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; ölüm olayı ile ilgili soruşturmanın etkisizyürütülmesi nedeniyle yaşam hakkının, ölüye ait bazı eşyanın cesetten alınarakyağma suçunun işlendiği iddiasıyla yürütülen soruşturmanın etkisizliğinedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 13/7/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyandabulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve onaylıbir örneği temin edilen Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin (Ceza Mahkemesi)E.2013/319 sayılı dava dosyasındaki belgelere göre ilgili olaylar özetleşöyledir:
9. 155 Polis İmdat hattını 18/8/2009 tarihinde saat 07.20sıralarında arayan bir kişi,Ankaraçevre yolunun Etimesgut ilçesi sınırları içinde kalan bölümünde bulunan birköprünün altındaki mezarlığın yanında bulunan boş bir arsada yaralı bir şahsınyattığını ihbar etmiştir.
10. Olay yerine giden kolluk görevlileri yüzünde ve boynundayara izleri bulunan biriyle karşılamışlardır. Olay yerinde bulunan başvurucu;yaralının, oğlu Y.E. olduğunu söylemiştir.
11. Cankurtaran yardımıyla Ankara Atatürk Eğitim ve AraştırmaHastanesine (Araştırma Hastanesi) götürülen ve bilincinin kapalı olmasınedeniyle ifadesi alınmayan Y.E. 19/8/2009 tarihinde saat 10.00 sıralarındavefat etmiştir.
12. Araştırma Hastanesince düzenlenen emanet eşya tutanağınagöre Y.E.nin üzerindeki yırtık bir pantolon ve yırtıkbir gömlek ile ehliyet, öğrenci kimlik kartı, vergi kimlik kartı, çeşitlikartvizit ve banka kartları, birkaç kredi kartı, bir adet 4.000 TL miktarlısenet, üzeri boş iki senet, içinde on anahtar bulunan bir anahtarlık, tespih,cüzdan, bir poşet balık yemi, 1 YTL 20 kuruş para ve iki adet SIM kart (mobiltelefonların GSM servis sağlayıcının telefon hizmetinden yararlanmasınısağlayan, abone kimlik bilgilerini ve telefon defterini barındıran mikroçip)başvurucuya teslim edilmiştir.
A. Kasten Öldürme SuçuNedeniyle B.A., R.Ç. Ve K.A.K. HakkındaYürütülenSoruşturma
13. Y.E.nin yaralı olarakbulunmasından sonra Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Basşavcılığı) olay hakkında derhâl soruşturma başlatmıştır.
14. Kolluk görevlilerince olay yerinin bir krokisi çizilmiştir.
15. Kollukça bilgi sahibi sıfatıyla alınan 18/8/2009 tarihliifadesinde M.Ş.; işe gitmek için boş arazide yürüdüğü esnada yerde yatan birkişi gördüğünü, bu kişinin baygın ve darbedilmiş birvaziyette olduğunu, olayı 155 Polis İmdat telefon hattına bildirdiğini,cankurtaran çağırdığı esnada yerde yatan kişinin babası olduğunu söyleyen birkişinin geldiğini ve olay hakkında başkaca bir bilgisi olmadığını söylemiştir.
16. Kollukça 18/8/2009 tarihinde bilgi sahibi sıfatıylaifadesine başvurulan H.A.; Y.E. ile bir buçuk yıldır araç alım satım işiyaptıklarını, Y.E.nin ayrıca bir şirkette elektrikteknisyeni olarak çalıştığını, üç ay kadar önce Y.E.ninarkadaşı Y.A.ya 5.500 TL karşılığındabiraraba sattığını, 1.000 TL'yi peşin alan Y.E.nin Y.A.dan 4.500 TL miktarlı senet aldığını, bu alışveriştenyirmi gün sonra Y.A.nın vefat ettiğini, Y.A.nın kardeşi B.A.nın aracıY.E.ye iade ettiğini, taleplerine rağmen Y.E.ninparayı ve senedi geri vermemesi üzerine B.A.nın Y.E.yi ve kendisini sürekli telefonda tehdit ettiğini beyanetmiştir. Ayrıca H.A. 17/8/2009 tarihinde saat 16.00 sıralarında kendisinitelefonla arayan B.A.nınnerede olduğunu sorduğunu, Bolu'da olduğunu ve Ankara'ya geleceğini söylemesiüzerine B.A.nın "Birsaatin var. İster gel ister gelme. Ya öleceğim ya öldüreceğim. [Y.] nerede?" dediğini, bir süre sonrakendisini arayan Y.E.nin B.A.nın "20dakikan var. Parayı verdin verdin. Vermedin hepinizi öldüreceğim."dediğinden söz ederek kendisinden Ankara'ya gelmesini istediğini, otuz dakikakadar sonra B.A.yı arayıp nerede olduğunu sorduğunu, B.A.nın araba galerisinde Y.E. ile oturduklarınısöylediğini, daha sonra kendisini arayan Y.E.nin B.A.nın Şaşmaz'a gitme teklifinden söz ettiğini, Y.E.ye B.A.nın arabasına binmemesini ve B.A. ile bir yeregitmemesini söylediğini, telefonda B.A.nın sesininalkollü, Y.E.nin sesinin ise ağlamaklı geldiğini, buesnada saatin 18.00'e geldiğini, saat 18.30 sıralarında kendisini arayan B.A.nın kardeşinin parasını yedirtmeyeceği şeklinde sözlersöylediğini, saat 19.00 sıralarında ailesini eve bıraktıktan sonra Y.E. ve B.A.yı telefonla aradığını ancak her ikisinin telefonununda kapalı olduğunu söylemiştir. Son olarak H.A., yanına M.Ç.yi de alarak Y.E.ninevine gittiğini, Y.E.nin eniştesi K. ilekarşılaştığını, Y.E.nin evde olmadığını öğrenmesiüzerine "Y.ye sahip çıkın. Başı belayagirecek." diyerek K.yıuyardığını, Y.E.nin babasının gece kendisini arayıpY.E. ve B.A.ya ulaşılamadığından söz ettiğini ve B.A.nın evini sorduğunu, ona bilmediğini söylediğini, yirmigün kadar önce B.A.dan Şaşmaz'da bulunan bir büfeyialdığını, bu alışveriş nedeniyle herhangi bir borç kalmadığını, büfeye Y.E.nin ortak olmadığını, Y.E.ninsattığı araba ile bir ilgisinin de olmadığını zira Y.E.ninkendi dayısına ait arabayı Y.A.ya sattığını ifadeetmiştir.
17. Kollukça bilgi sahibi sıfatıyla ifadesi alınan G.A.18/8/2009 tarihli ifadesinde; eşi B.A.nınSivas'a gideceğini söyleyerek 17/8/2009 tarihinde saat 16.00 sıralarında F...marka bir araçla evden çıktığını, saat 23.00 sıralarında aradığı eşinin yoldaolduğunu söylediğini, eşinin kendisiyle işi hakkında konuşmadığını beyanetmiştir.
18. 18/8/2009 tarihinde kollukça bilgi sahibi sıfatıyla alınanbeyanında tanık M.A. ise Y.E.nin babası B.A. ilearkadaş olduğunu, iki üç ay önce amcası Y.A.nınY.E.den araç satın aldığını, Y.A.nınölmesi üzerine aracın iade edildiğini, babasının telefonla Y.E. ve H.A.dan Y.A.nın araç satınalırken verdiği para ve senedi geri istediğine birçok kez tanık olduğunu ifadeetmiştir.
19. Sincan İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve KimlikTespiti Şube Müdürlüğü görevlilerince 18/8/2009 tarihinde saat 15.00sıralarında olay yeri incelenmiş ve fotoğraflanmıştır. İnceleme sonuçlarınailişkin tutanakta olay yerinde herhangi bir iz ve bulguya rastlanmadığıbelirtilmiştir.
20. Ankara Cumhuriyet savcısı nezaretinde adli tıp uzmanınca19/8/2009 tarihinde ölü muayenesi yapılmıştır.
21. Olayın şüphelisi B.A.nınkullandığı F... marka araç 20/8/2009 tarihinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü OlayYeri İnceleme ve Kimlik Tespiti Şube Müdürlüğü (OYİ) görevlilerinceincelenmiştir. İnceleme sonuçlarına ilişkin tutanakta, aracın sağ bağaj kapağı iç yüzeyi ve sol ön kapı iç direği emniyetkemeri aparatı yüzeyinde şüpheli lekeler bulunduğu, araç içi arka taban halıdöşemesinde bir miktar saç kılı olduğu ve araç dış yüzeyinden parmak izialındığı belirtilmiştir.
22. Adli Tıp Kurumu (ATK) Ankara Şube Müdürlüğünce düzenlenen20/8/2009 tarihli adli raporda, B.A.nınvücudunda haricî herhangi bir travmatik lezyonsaptanmadığı belirtilmiştir.
23. B.A. şüpheli sıfatıyla 19/8/20009 tarihinde poliskarakolunda, 20/8/2009 tarihinde ise Cumhuriyet Başsavcılığında ifade vermiştir.B.A.nın kolluk ifadesiylebenzer mahiyette olan Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinin ilgili kısmışöyledir:
"...17/8/2009 tarihinde cep telefonumdanhem H.A.yı ve Y.E.yi aradım. alacağımı istedim.Ben Y. ile telefon ile konuştuğumda evimde idim. Ona Etimesguttakidükkanımda buluşalım dedim. Kendisi benim dükkanıma geldi. M..marka oto ile geldi. Ben Y. dükkanagelmeden önce iki üç tane bira içmiştim. O gelince de içtim. 2-3 tane biradayanıma alarak Yakup'a da kola alarak onun kullandığı M...marka oto ile Şaşmaz'a gidip benim alacağım konusunu konuşacaktık. Arabayı Y.kullanıyordu. Y. kendisi alkol kullanmazdı. Ben elimdeki biralardan içmeyedevam ediyordum. Y. cep telefonu ile birilerini arayınca ve geliyoruz diyesözler söyleyince ben beni döveceklerini düşündüm. Bu nedenle Y.ye Etimesgutta işim var önce oraya gidelim ondan sonraŞaşmaz'a geçeriz dedim. Yolda bir büfeden daha bira aldım. Bunu kon[u]şayım diye bahane etmek amacı ile durdurup büfeden birbira dah[a] aldım yoksa biram vardı. Kendisine "senle işim var, gel, arabayısür " dedim. Oda sürdü. Etimesgut'ta Bağlıca yoluna sap[t]ık.burada boş bir arazi de durduk. Arabanın içinde ikenkendisi bana " sen bu parayı alamazsın, biz para vermeyiz alırız, adamınaa... Na koyarız" dedi. Bunun üzerine benkendisine yumrukla birkaç tane vurdum. Bir karın boşluğuna iki tanede suratınavurdum. Ben arabaad[a]n indim. Oradanayrıldım. Kendisi araba ile orada kalmıştı. Oda araba ile oradan ayrıldı. Buolay olduğunda hava kararmaya yakındı. Saat tahminim 19.30 sıraları idi. Benkendisine sopa ile vurmadım.
Benim kendisine dükkansatmıştım. Karşılığında P... marka araba almıştım.Ayrıca 12500 TLve 5 tane senet ve 5 bin TL karşılığıbilgisayar almıştım. Senetlerden 3 tanesini ödemedi. Senetler 2500 TL likti.
Benim boyum 1.68 dir.Yakup benden 2-3 cm kısadır. Kendisi ufak tefektir...Y. ile H. ortaklardı. Işlerinin kötü gittiğini biliyorum. Satacak mallarıda arabaları da kalmadı.
Benim kardeşim Y.A. 60 gün kadar önce evindekalp krizi geçirerek öldü. Kendisinin de Yakup tan alacağı vardı. Kardeşim Y., Y.[E.].den araba almıştı. Toplam 4500 TL liksenedivardı. Arabayı geri verince kendisinin Y.ye verdiği 1000 TL yive 4500 TL lik senedi geri vermediler.Ben bu parayı ve senetleri iade etmesiniistedim. Ben hergün kendilerini arayıp paralarımıistiyorum. Ancak vermiyorlard[ı]...
Ben arabada iken kendisine birkaç yumrukvurduktan sonra oradan ayrıldım. Ayrıldığımda hava kararmak üzere idi. Saat19.30 sıraları idi. Kendisi ile giderken EtimesguttanBağlıca yoluna doğru Askeri Tel örgüleri geçtikten sonra boş bir arazidedurmuştuk. Ben Y.nin arabasında sopa olup olmadığınıbilmiyorum. Benim yanımda da sopa yoktu. Kendisine sopa ile vurmadım."
24. B.A. 20/8/2009 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında verdiğiek ifadesinde ise sabahleyin evden aracı ile ayrıldığını, eşini mobiltelefondan aradığını ve eşi ile Y.E.yikandırmak için Sivas'a gideceğini söylediğini, aracının hacizli olduğunu,aracının bulunmasını istemediği için yalan söylediğini, Y.E.ye vurduğunda Y.E.nin karın boşluğuna vurup kulağını tuttuğunusöylemiştir.
25. B.A. 20/8/2009 tarihinde Sincan 1. Sulh Ceza Mahkemesinceyapılan sorgusunun ardından kasten öldürme suçundan tutuklanmıştır.
26. 22/8/2009 tarihinde kollukça bilgi sahibi sıfatıyla ifadesialınan M.Ç., üç dört ay önce Y.E.nin B.A.dan büfe satın aldığını, büfeyi işletememesi ve borcunuödeyememesi üzerine Y.E.nin büfeyi B.A.ya iade ettiğini, bunun karşılığında Y.E.nin B.A.ya devrettiğiinternet kafeyi de geri aldığını, üç dört ay kadar önce Y.E. ve ortağı H.A.ya araç sattığını ancak parasını alamadığını, 17/8/2009günü saat 20.30 sıralarında işyerine gelen H.A.danalacağını istediğini, H.A.nın Y.E. olmadan ödemeyapmak istememesi üzerine Y.E.yi telefonlaaradıklarını, telefonunun kapalı olması üzerine H.A. ile birlikte Y.E.nin evine gittiklerini, evde olmadığını öğrenmeleriüzerine Y.E.yi aradıklarını ama bulamadıklarını,ertesi gün Y.E.nin darbedildiğiniH.A.dan duyduğunu söylemiştir.
27. OYİ görevlilerince düzenlenen 23/8/2009 tarihli uzmanlıkraporunda, B.A. tarafından kullanılan araç yüzeyinden alınan parmak izlerininkimlik teşhisine elverişli olmadığı belirtilmiştir.
28. Cumhuriyet Başsavcılığı ölene ait telefon hattı ile şüpheli B.A.yla irtibatlı olduğu belirtilen bazı telefon hatlarının17/8/2009 ile 19/8/2009 tarihleri arasındaki iletişimlerinin tespitine ilişkinraporların -bahse konu hatlarının takılı olduğu telefonların IMEI numaralarınınne olduğuna, söz konusu telefonlara başka telefon hattı takılıp takılmadığına vebahse konu telefonlar başka hatlarla kullanılmış ise 17/8/2009 ila 19/8/2009tarihleri arasındaki iletişimlerinin tespitine ilişkin raporların- gönderilmesiiçin 24/8/2009 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK)müzekkere yazmıştır.
29. Cumhuriyet Başsavcılığının iletişimin tespitine ilişkinkararı Sincan 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/8/2009 tarihli kararıyla onanmıştır.
30. BTK tarafından gönderilen iletişimin tespitine dair raporlarCumhuriyet Başsavcılığınca incelenmiş ve bir teknik ofis sorumlusu yardımıylaçizelgeye aktarılmıştır. Elde edilen iletişim raporları dosya örneğinde yeralmamaktadır.
31. B.A.yaait araçta bulunan kıl örnekleri ile şüpheli lekeleri inceleyen Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı 1/9/2009 tarihli raporunda, kılörnekleri ile arka bagaj sağ kapağı üzerindeki şüpheli lekenin genetikanalizlere cevap vermediğini ve sol emniyet kemeri aparatı yüzeyinden alındığıbildirilen şüpheli lekenin kan örneği olup erkek DNA'sı içerdiğinibelirtmiştir.
32. Cumhuriyet Başsavcılığı 9/9/2008 tarihinde başvurucu ve A.E.nin müşteki sıfatıylaifadelerinialmıştır.
i. Başvurucu; olay günü saat 16.00 sıralarında işi olduğugerekçesiyle evden çıktığını, trafoda çalışıp aynı zamanda H.A. ile birliktearaç alım satımı ile uğraşan oğlunun olay günü arabasının olup olmadığınıbilmediğini ancak oğlunun kendisine ait aracı almadığını, oğlunun 23.00'tegitmesi gereken trafodaki işine gitmediğini, telefon çağrılarına cevapvermediğini, hastaneleri ve karakolları aradığını, ertesi günü Elvanköy Mezarlığı yakınında bir kalabalık gördüğünü,yaklaştığında oğlunu yaralı vaziyette gördüğünü, hastaneye cankurtaranlagötürülen oğlunun ertesi gün vefat ettiğini, oğlunun daha önce tehditedildiğini duymadığını, oğlunun H.A. ile birlikte B.A.danbir market satın aldıklarını, satış sözleşmesinin hükümlerini bilmediğini beyanetmiştir.
ii. A.E.; Y.E.nin eşi olduğunu, eşininhem trafoda çalıştığını hem de araç alım satım işi yaptığını, olay günü saat11.00 ve 14.30'da ev telefonunu arayan B.A.nın Y.E.ninmobil telefonuna ulaşamadığını söylediğini, eşininkayınbabasıyla birlikte saat 15.30 sıralarında eve geldiğini, eşinin 16.00 gibievden ayrıldığını, eşinin bir haftadır aracı olmadığını, 18.00 sıralarındaeşinin telefonunu aradığını ancak telefonun kapalı olduğunu, kayınbabasınıntelefonunu arayan eniştesi K.G.nin kayınbabası ilekonuştuğunu, K.G.den duyduğuna göre eşi ile ortakaraç alım satım işi yapan H.A.nın K.G.ye Y.E.nin yerini sorup artık Y.E. ile ortak olmadıklarınısöylediğini, kayınbabasının B.A.nın telefonunuaradığını, kayınbabasının söylediğine göre B.A.nın Y.E.nin yanında olmadığını söylediğini, eşinin alacağı veyaborcu olup olmadığını bilmediğini, H.A.nın ya olayıyaptığını ya da olay hakkında bilgisi olduğunu ifade etmiştir.
33. Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Sincan 1. SulhCeza Mahkemesi 15/9/2009 tarihinde Y.E.ye ait biyolojik örnekler üzerinde ATKtarafından moleküler genetik inceleme yapılmasına karar vermiştir.
34. Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/9/2009 tarihinde tanıksıfatıyla ifadesi alınan G.A.; eşi B.A.nın iki büfeişlettiğini, bunlardan birisini Y.E. ile H.A.yasattığını, bu satım nedeniyle eşine bir araç ve dört senet verildiğini,senetleri başkalarına verdiklerini, daha önce vefat eden kayınbiraderi Y.A.nın da araç alım satımı nedeniyle Y.E.denalacağı olduğunu, bu alacağı eşinin Y.E.denistediğini ve 17/8/2009 günü saat 16.00 sıralarında araçla evden ayrılan eşininSivas'a gideceğini söylediğini beyan etmiştir.
35. Y.E.nin annesi N.E. 16/9/2009tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında tanık sıfatıyla ifade vermiştir.Beyanlarından N.E.nin olay hakkında bilgi sahibiolmadığı anlaşılmıştır.
36. Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/9/2009 tarihinde ifadesialınan tanık M.A.; babası B.A.nın Şaşmaz'da bulunanbüfeyi H.A. ve Y.E.ye satması nedeniyle senede bağlı 10.000 TL alacağıolduğunu, babasının bu alacağı Y.E.den istediğini,ölen amcası Y.A.nın da aldığı aracı iade etmesinedeniyle Y.E. ve H.A.dan alacağı olduğunu, babasınınbu alacağı da Y.E.den istediğini, bir seferinde Y.E.nin H.A.ya dava açacağındansöz ettiğini, H.A.nın da bir keresinde Y.E.yi döveceğinden ve öldüreceğinden söz ettiğinisöylemiştir.
37. 16/9/2009 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadesialınan tanık K.G., Y.E.nin ablası ile evli olduğunu,17/8/2009 tarihinde saat 21.00-21.30 sıralarında Y.E.ninkaldığı eve gittiğini, kapının önünde H.A. ile karşılaştığını, H.A.nın yanında M. isimli birisinin de olduğunu, Y.E.yeulaşamadığını söyleyen H.A.nın Y.E.ninevde olup olmadığını sorduğunu, evde olmadığını öğrenince durumu H.A.ya söylediğini, H.A.nınkendisine "Y.E. ile en son 19.30sıralarında görüştüğünü, Y.E.nin B.A.nınyanında olduğunu, ikisinintelefonunun da kapalıolduğunu, artık Y.E. ile ortak olmadığını" söylediğini, saat22.30 sıralarında kayınbabasının B.A. ile telefonda görüştüğünü, B.A.nın Y.E.nin yanındaolmadığını söylediğini, daha önce H.A.nın yanındagördüğü M. isimli kişinin Ankara İl Emniyet Müdürlüğünde işi B.A.nın yaptığını ve B.A.nın olaygecesi H.A.yı arayıp "Birsaatin kaldı, yirmi dakikan kaldı yoksa Y.E.yigöremezsin." dediğini ve iki hafta kadar önce M.nin olay sırasında B.A.nınyanında iki kişinin daha olduğundan söz ettiğini beyan etmiştir.
38. Cumhuriyet Başsavcılığı 18/9/2009 tarihinde Etimesgut İlçeEmniyet Müdürlüğüne bir müzekkere yazmış ve olaya karışan başka şahıs olupolmadığının araştırılmasını istemiştir.
39. Başvurucu vekili 3/11/2009 tarihli dilekçesi ile Cumhuriyet Basşavcılığından Y.E. ve B.A dışındaki kişilerin olayınolduğu saatlerde olay yerinden sinyal verip vermediğinin tespitini ve ölenden Y.E.nin tırnak içinden alınan numuneler ile H.A.dan alınacak numunelerin karşılaştırılmasını talepetmiştir.
40. Kollukça 27/10/2009 tarihinde ifadesine başvurulan K.G.16/9/2009 tarihli ifadesiyle aynı yönde beyanda bulunmuştur.
41. ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığınca (ATK Grup Başkanlığı)düzenlenen 20/11/2009 tarihli raporda, Y.E.nin sağ vesol ellerinden alınan sekiz adet tırnak parçasından elde edilen erkek karakterliDNA profillerinin Y.E.ye ait DNA profili ile uyum sağladığı, Y.E.nin sol eline ait iki tırnak parçasından düşükyoğunluktaki allelleri (aynı lokustaki-genlerin kromozom üzerindeki özgül yerleşim yerleri- alternatif genler)değerlendirilebilir olmayan, yüksek yoğunluktaki allelleriise Y.E.ye ait DNA profili ile uyumlu karışık DNA profili tespit edildiğibelirtilmiştir.
42. Kollukça bilgi sahibi sıfatıyla 21/12/2009 tarihinde beyanıalınan C.G.Ö. Y.E.den daha önce bir araç satınaldığını, kayınbiraderi Y.A.nın da Y.E.den bir araç satın aldığını, Y.A.nınölmesi üzerine Y.E. ile telefonla görüşüp aracı iade ettiğini, Y.A.nın aracı satın alırken verdiği 1.000 TL ile senetleri Y.E.nin geri vermediğini, bu nedenle Y.E. ile telefondagörüştüğünü, kayınbiraderi B.A.nın parayı vesenetleri geri alacağını söylediğini, Y.E. ile ortağı H.A.nınB.A.dan büfe devraldığını, bunun karşılığında Y.E.ile H.A.nın araç ve 12.500 TL tutarında senetverdiğini ve B.A.nın kendisine olan borcu nedeniylearacın satışının adına düzenlendiğini beyan etmiştir.
43. H.A. kolluk görevlilerince alınan 22/12/2009 tarihli ekifadesinde; Y.E. ile birlikte işlettiği oto galeriyi kapattığını, işyerindekieşyaların kira borcuna karşılık alındığını, Y.E.ninöldürülmesi ile ilgisinin bulunmadığını ve ailesiyle ilgili olarak tehditedildiği için Y.E.nin telefonunu ve adresinideğiştirdiğini beyan etmiştir.
44. Kolluk görevlileri 23/12/2009 tarihinde M.Ç.ninifadesini almıştır. Önceki ifadeleriyle benzer yönde beyanda bulunan M.Ç. ilaveolarak olay günü Y.E. ile telefonla görüştüğünü, Y.E.ninH.A.nın İstanbul'dan geleceğini söylediğini, en sontelefon görüşmesinde Y.E.nin Şaşmaz'a geçeceklerindenve H.A.nın oraya geleceğinden söz ettiğini ancakyanında kimlerin olduğunu söylemediğini, daha sonra Y.E.nintelefonuna ulaşamadığını, Y.E. hastanedeyken ziyarete gittiğini, burada H.A.nın görevlilere"B.A.nın kendisini sürekli arayıp her aradığındaödemeniz için 20 dakikanız var, 10 dakikanız var, 5 dakikanız var dediğini vebeş dakika sonra Y.E.nin telefonunaulaşamadığını" söylediğini ifade etmiştir.
45. Kollukça ifadesi 18/1/2010 tarihinde bilgi sahibi sıfatıylaalınan K.Y. 0554 ... numaralı hat adına kayıtlı olsa da bu hattı mahallearkadaşı K.A.K.nınkullandığını beyan etmiştir.
46. Y.E.nin tedavisine ilişkin tıbbievrakları da inceleyen ATK Grup Başkanlığınca düzenlenen 20/1/2010 tarihliotopsi raporunda Y.E.nin başında, alnında, sağkaşında, her iki göz çevresinde, boynunda, çenesinde, yanaklarında,dudaklarında, her iki kolunda ve dirseğinde, göğsünde, her iki diz kapağında,sağ bacağında, sırt bölgesinde ve uyluğunda pek çok ekimoz (morartı) tarif edilmiş; Y.E.ninölümünün künt kafa travmasına bağlı beyin zarıkanaması sonucu meydana geldiği, kanda alkol ve uyuşturucu/uyutucu madde bulunmadığıbelirtilmiştir.
47. B.A.nınolay saati ve sonrasında telefonda görüştüğü tespit edilen K.A.K., R.Ç. ve K.M.26/1/2010 tarihinde kollukça yakalanmıştır.
48. Cumhuriyet Başsavcılığı 27/1/2010 tarihinde K.M., K.A.K. ve R.Ç.nin şüpheli sıfatıyla ifadelerini almıştır.
i. K.M. ifadesinde; R.Ç.nin mahalledenarkadaşı olduğunu, R.Ç.nin işvereni B.A.yı da bu vesileyle tanıdığını,çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle ihtiyaç duyduğu parayı istemek için telefonla B.A.yı aradığını, bunun dışında B.A. ile görüşmediğini, K.A.K.yı kardeşi S.M.nin arkadaşıolması nedeniyle tanıdığını, B.A.nın bir kişiyi dövüpöldürdüğünü bir gün önce öğrendiğini ve B.A.nıneylemine iştirak etmediğini belirtmiştir.
ii. R.Ç. ifadesinde; B.A.nınmahalleden arkadaşı olduğunu, 2009 yılı Ağustos ayında bir gün Etimesgut ilçemerkezinde B.A. ile karşılaştığını, B.A.nın daSincan'a gidecek olması nedeniyle B.A.nın aracınabindiğini, yol üzerindeki bir araba galerisinin önünde durduklarını, arabagalerisine giren B.A.nın yanında bir kişiylegeldiğini, aracın arka koltuğuna geçtiğini, araçla K.A.K.nınyanına gittiklerini, K.A.K.nın da aracın arkakoltuğuna oturduğunu, araçta R.Ç. ve B.A. ile birer bira içtiklerini, evininbulunduğu sokakta K.A.K. ile araçtan indiklerini, Y.E.ninölümüne neden olmadığını, kullandığı telefonun Y.E.ninyaralı olduğu yerden sinyal verdiğine dair tespiti kabul etmediğinisöylemiştir. Kolluk aşamasında da aynı yönde beyanda bulunan R.Ç. ilave olarakaraç içinde B.A.nın Y.E.yeparayı ne zaman vereceğini sorduğunu, taraflar arasında küfürleşme olmadığını,her ikisinin de telefonla birkaç kişiyle irtibat kurduğunu beyan etmiştir.
iii. K.A.K. ise R.Ç.yi on yıldırtanıdığını, ramazan ayından bir iki gün önce R.Ç.ninkendisini telefonla aradığını, tarif etmesi üzerine R.Ç.ninbir araçla bulunduğu yere geldiğini, aracın şoför mahallinde tanımadığı ancakismini sonradan öğrendiği B.A.nın,ön yolcu koltuğundaise yine tanımadığı ancak ismini sonradan öğrendiği Y.E.ninolduğunu, aracın arka koltuğunda oturan arkadaşı R.Ç.ninyanında oturduğunu, araç içerisinde K.A.K. ve R.Ç. ile bira içtiğini, R.Ç.nin evinin bulunduğu sokağın kenarında R.Ç. ilebirlikte araçtan indiğini, B.A. ile Y.E.nin isearaçla gittiğini, yedi sekiz gün sonra K. adına kayıtlı olup kendisi tarafındankullanılan telefonu arayan ve kendisini polis olarak tanıtan kişinin olaylailgili ifade vermesi gerektiğini söylediğini, B.A.nınY.E.yi nerede ve nasıl öldürdüğünü bilmediğini,kullandığı telefonun Y.E.nin yaralı olduğu yerdensinyal verdiğine dair tespiti kabul etmediğini beyan etmiştir. Kollukaşamasında da aynı yönde bulunan K.A.K. ilave olarak araç içinde B.A.nın Y.E. ile ticaret hakkındakonuştuğunu ve taraflar arasında küfürleşme olmadığını beyan etmiştir.
49. Cumhuriyet basşavcısının talebiüzerine Sincan 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/1/2010 tarihli kararıyla K.A.K. veR.Ç. kasten öldürme suçundan tutuklanmıştır.
50. Kasten öldürme suçunu işlediği iddiasıyla K.M. hakkında kamudavası açmaya yeter delil elde edilemediği gerekçesiyle ek kovuşturmaya yerolmadığına dair karar veren Cumhuriyet Başsavcılığı 5/3/2010 tarihliiddianameyle, R.Ç. ve K.A.K.ınkasten öldürme suçunu, B.A.nın ise kasten öldürmesuçu ile zincirleme şekilde tehdit suçunu işlediği iddiasıyla ceza mahkemesinezdinde kamu davası açmıştır. İddianamenin ilgili kısmı şöyledir:
"Müşteki H.A. ile maktul Y.E.nin birlikte oto alım satımı işi yaptıkları,şüphelilerden B.A.nın vefat etmiş olan abisi Y.A.ya maktul Y.nin 5500 TLtutarında bir araç sattığı, bu paranın 1000 TL sini peşin alıp kalan bedel için4500 TL tutarında senet aldığı, bu olaydan yaklaşık 20 gün sonra Y.A.nın vefat ettiği, ölümünden sonra şüpheli B.ninaracı Y.ye iade ederek ödenmiş bulunan 1000 TL paraile 4500 TL tutarındaki senedin iadesini talep ettiği, ancak maktul tarafındanpara ve senet iade edilmediğinden hem müşteki H.A. hemdemaktul Y.E.yi telefonla ve yüz yüze sürekli olaraköldürmekle tehdit ettiği, olaydan bir gün önce 17/08/2009 tarihinde sabah saatlerindeeşine ve çocuklarına "tarlaları üzerime yazdıracağım, Sivas'agidiyorum" diyerek kendisine ait 06 ... plakalı beyaz renkli F... markaaracı ile evden ayrıldığı, saat 16.00 sularında kullandığı 0507 ... nolu hattan müşteki H.ninkullandığı 0555 ... nolu hattı arayarak "seninbir saatin var ister gel ister gelme, ya öleceğim ya da öldüreceğim" Yakupnerede ?" şeklinde tehdit edici sözler kullandığı, aynı saatlerde Y.E., H.A.yı arayarak şüpheli B.ninkendisine de sürekli telefon edip ölümle tehdit ettiğini "20 dakikan varparayı verdin verdin, vermedin hepinizi öldüreceğim" şeklinde sözlersöylediğini bildirerek çabuk gelmesini istediği, saat 16.00 sularında evindenayrılan maktulden o saatten sonra bir daha haber alınamadığı, müşteki H.,maktulün babası ve ailesinin o gece yaptıkları aramaların sonuç vermediği,ertesi gün 18/08/2009 tarihinde sabah saat 07.30 sularında Elvankent'teAnkara Çevre Yolu'nun köprü altında mezarlık yanındaki boş bir arazide darpedilmiş halde bulunduğu, kaldırılmış olduğu Ankara Atatürk Eğitim ve AraştırmaHastanesinde 19/08/2009 tarihinde vefat etmiş olduğu...
Bu suretle şüphelilerin üzerlerine atılısuçları işledikleri kanaatine varıldığından,
Şüphelilerin yargılamasının mahkemenizceyapılarak üzerlerine atılı suçlardan eylemlerine uyan yukarıda yazılı sevkmaddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına ... [kararverilmesi] kamu adına iddia ve talepolunur."
51. Başvurucu 31/3/2010 tarihinde Ceza Mahkemesine bir dilekçevermiştir. Dilekçesinde başvurucu; sanıkların Y.E.ye işkence ettiklerini,sanıkları öldürmeye H.A.nınazmettirdiğini, sanıkların Y.E.nin üzerindeki yüzük,para, sigara, telefon ve çakmağı yağmaladıklarını, daha sonra tekrar olayyerine geldiklerini, K.M.nin de yağmadan kendisinedüşen payı almak için B.A.yı aradığını, bu hususlarıniletişimin tespitine dair raporlar ile sabit olduğunu, C.G.ninY.E.nin ölümünden sonra kendisini arayıp elinde10.000 TL'lik senet olduğunu söylediğini iddia etmiştir.
52. Ceza Mahkemesi, sanıklar B.A., R.Ç. ve K.A.K.nın sorgularını, başvurucu ile müşteki A.E.nin beyanını ve tanıklar K.G. M.A. ve G.A.nın ifadelerini dört beş ay gibi kısa bir süredetamamlanmıştır. Adı geçen kişiler soruşturma aşamasında verdikleri beyanlarabenzer yönde ifade vermişlerdir. Sanık B.A.nın15/4/2010 tarihinde Ceza Mahkemesince yapılan sorgusunda verdiği ifadeninilgili kısmı şöyledir:
"Ben maktül Y.yi kardeşimin hem iş yeriarkadaşı olduğu için tanıdım. Daha sonra ben ona dükkanımı sattım. takas karşılığı onlardan araç aldım. Ayrıca bir de internet cafeve 12.500TL'lik senet aldım. Ancak daha sonra aracıüzerimize geçiremedik. Bu yüzden mahkemelik olduk. Aracı eniştemin üzerinealdığımız için akibeti ne oldu bilmiyorum. Senettekialacağımı da kendilerinden alamadım. Bunun üzerine internet kafeyi iade ettim.Dükkanımı da geri aldım. Bu işlemlerden 20 gün sonra kardeşim vefat etti.Kardeşimin daha önceden karşı çıkmasına rağmen dükkanı ölüme üzüldüğüm içindükkanı Y. ve H.A.ya a geriverdim, ben Y.ye güvendiğim için verdim. Ancak yine alacaklarımı alamadım. Benolayın olduğu gün Y. ile telefonla görüştüm. Bana aracının olmadığını, dükkandan kendisini almamı söyledi. Diğer sanıklarınanlattığı gibi onları da gidecekleri yere götürmek üzere aracıma aldım. Dahadoğrusu önce R.yi aldım. Yolaçıktık. Y.E.yi aracımaaldım. Daha sonra da K.A.yıaldım. İstedikleri yerde R. Ve A.yıindirdim. Daha sonra Y. ile de tekrar geri döndük. Elvankentcivarında kendisini bıraktım. Çünkü Y. benden araç temin etmek için birliktegitmemizi söylemişti. Yakup 45-50 dakika sonra tekrar benim dükkanıma geldi. Bugelişinde kendi Mercedes arabası ile gelmişti. Ben onun aracına bindim.Birlikte Şaşmaza gitmeküzere tekrar yola çıktık. Bu sırada saat tahmini akşam 18:30-19:00 civarıydı.Diğer sanıkları aracıma almam öğleden sonra 16:00-16:30 sıralarıydı. Y. ileyaptığım telefon görüşmeleri raporlarından bu saat belirlenir. Y.nin ortağı H.A.nınyanına gitmek için Şaşmaza gidecektik. Yukarıda da belirittiğimgibi dükkanı satıp geri almalarımız sırasında benimtekrar geri almamı engellemek için dükkanı E.K.ye satmışlardı. Daha sonra da U.isimli Yurtbeyköylü bir şahsa satmışlar. Bu U. isimlişahıs Şaşmazdaki internet kafeye gelerek benim oğlum M.A.yı darp ediyor. Bundan sonra da beni darpetmişlerdi. Olay günü de Y. ortağı H.A.nınyanına gideceğini söyleyince, bu olaylar aklıma gelip beni yeniden darpedebileceklerini düşündüm. Boş bir arazide durarak Y. ile konuştuk. Niye beniŞaşmaz'a götürdüğünü sordum. Beni darp edebileceklerini söyledim. Bunun üzerineabi sen istersen gelme dedi. H. hakkındakonuştuk veben daha sonra alacağımı isteyince bana küfür etti, bende kendisine2-3 tanetokat vurup aracından inerek ayrıldım. Bundan sonra ne oldu bilmiyorum dedi.Ben maktülü kardeşim gibi sever ve güvenirdim. Atılısuçlamayı kabul etmiyorum... Benim arabamın üzerinde haciz vardı. Bu nedenlekapının önüne çekemiyordum. Ben olay günü de Sivas'a gitmedim. Gece renault 9 bir araba evimin önüne gelince, polis arabası daolduğu anlaşılmadığından eşim gelen şahıslara Sivasagitti diye bilgi vermiş. Ben bu sırada evde yoktum. Gece 23:00- 24:00 civarında eve geldim. Alkol aldığım için şimdi saati tam olaraksöyleyemiyorum...Ayrıca, H.A.yı da telefonda tehdit etmedim..."
53. Başvurucu 19/7/2010 tarihinde Ceza Mahkemesine bir dilekçevererek oğlunun araç içinde birden fazla kişi tarafından dövülüp boş araziyebırakıldığını, olay yeri inceleme raporuna göre araç içinde şüpheli lekelerinbulunduğunu, H.A.nın da araçta olduğundanşüphelendiğini, asıl suçlunun H.A. olduğunu, H.A.nınalacaklıları oğluna yönlendirdiğini, oğlunun H.A.danalacaklı olduğunu, içkili olan B.A.nın tek başınaoğlunu ağır şekilde darbetmesinin mümkün olmadığını,beyanlarının aksine B.A.nın vücudunda yara iziolmadığını, yağma suçuyla ilgili araştırma yapılmadığını, mobil telefonlara elkonulmadığı gibi konuşma detaylarının da istenmediğini ve H.A.nınsanık olarak yargılanması gerektiğini iddia etmiştir.
54. Başvurucu vekili tarafından 3/8/2010 tarihinde CezaMahkemesine verilen dilekçede de olaya H.A.nında karıştığına ve sanıkların aynı zamanda yağma suçunu işlediğine dair iddialartekrarlanmıştır.
55. Ceza Mahkemesi, başvurucunun oğluna yönelik yağma suçununişlendiğine ve öldürme olayından H.A.nında sorumlu olduğuna ilişkin dilekçeleri 2/2/2011 tarihinde CumhuriyetBaşsavcılığına göndermiştir. Söz konusu iddialar hakkında CumhuriyetBaşsavcılığınca yürütülen soruşturmaya ilişkin bilgiler aşağıda ayrı bir başlıkaltında yer almaktadır.
56. Ceza Mahkemesince olayın meydana geldiği yer çevresinde bazistasyonu olup olmadığı ve 0554 ... numaralı telefon hattının olay tarihindesaat 21.57 sıralarında hangi baz istasyonundan sinyal aldığı ve bu bazistasyonuna en yakın baz istasyonlarının nerede olduğu hususlarına dair birtelekomünikasyon şirketine müzekkere yazılmıştır. Bu müzekkereye verilen24/12/2010 tarihli cevap yazısında, eski 20. Cadde'nin 30 Ağustos Mahallesi'ndebulunan 1815. Cadde olduğu, bu caddede ve yakınlarda baz istasyonlarının olduğubelirtilmiş; en yakındaki dört baz istasyonu ismi bildirilmiş ve söz konusu bazistasyonlarının kapsama alanları konusunda net sayı söylenemeyeceği ifadeedilmiştir.
57. Adresinde bulunmaması nedeniyle müşteki H.A.nın adresinin tespiti için çeşitli resmî kurumlarlayazışmalar yapan Ceza Mahkemesi, H.A.nın ifadesiniistinabe suretiyle 25/4/2012 tarihinde almıştır. H.A. önceki ifadelerle benzeryönde beyanda bulunmuştur.
58. Ceza Mahkemesi 26/6/2012 tarihinde verdiği kararla H.A.ya yönelik tehdit suçunuişlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle B.A.nın beraatine, Y.E.yi öldürdüklerigerekçesiyle B.A., R.Ç. ve K.A.K.nın 25 yıl hapiscezasıyla cezalandırılmalarına hükmetmiştir. Söz konusu kararın gerekçesininilgili kısmı şöyledir:
"...[S]anıklardan B.A.nın vefateden abisi Y.A.nın maktul Y.E.denvefat etmeden önce bir araç sattın aldığı, bu araçtan dolayı kalan 4.500 TLborcuna karşılık senet verdiği , 1000 TL 'yide peşinödediği, Y.A. vefat ettikten sonra kardeşi olan sanık B.A.nınaracımaktul Y.E.ye iade ederek para ile senedi geri istediği, ancak maktulün para vesenedi iade etmeyerek sanık B.A.yı oyaladığı, maktulY.E. ile ortağı olan H.A. ve sanık B.A. arasında bu nedenle husumet meydanageldiği, bu husumet nedeniyle sanık B.A.nın maktulünve ortağa olan H.A.yı sık sık arayarak tehdit ettiğianlaşılmıştır. Olay tarihi olan 17/08/2009 tarihinde sanık B.A. maktul Y.E.nin çalıştığı galerisinden alarak arkadaşları olandiğer sanıklar R.Ç. Ve K.A.K.a haber vererek onlarıda aracına alarak maktulün Elvankent Ankara çevreyolunun köprü altındaki mezarlık yanındaki boş bir araziye götürerek hepbirlikte iştirak halinde maktulü dövdükleri, darp ettikleri, dövüp darpettikten sonra götürdükleri yerde bırakarak olay yerini terk ettikleri ...tespit edilmiştir... [S]anıklarınbirlikte maktülün kafasına vurarak, kafada kemikkırığı oluşacak şekilde darp etmeleri, maktülünkafasına aldığı darbeler sonucu ölmesi, maktülü buşekilde metruk bir yerde bırakıp gitmeleri şeklindeki eylemleri ve deliller hepbirlikte değerlendirdiğinde sanıkların öldürme kastı ile davrandıklarıkuşkusuzdur. Sanık B.A.nınmaktuldekialacağı için yasal yollara başvurma imkanın olması dikkate alındığında,alacağını tahsil etmek için yasal yollara başvurması yerine maktülüdarp ederek öldürmesi; tahrik açısından değerlendirildiğinde: Maktülün borcunu ödememesi TCK 29. Madde, Yargıtay CezaGenel Kurulunun yerleşik ictihadları karşısındasanıkların eylemlerini "Haksız Tahrik" altında işlediklerini kabuletmek mümkün değildir..."
59. Ceza Mahkemesince verilen karar sanıklar B.A. ve K.A.K. müdafii, sanık R.Ç. ve müdafiiile başvurucu vekilince temyiz edilmiştir.
60. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesi (CezaDairesi) 7/11/2013 tarihinde, sanık B.A. hakkında kasten öldürme suçundan kurulanmahkûmiyet hükmünün "kıraathane vebüfenin maktul ve ortağına devredilmesine karşılık verilen arabanın hacizliçıktığına ve senetlerin ödenmediğine, yine sanığın kardeşininaldığıarabanın maktule iadesinden dolayı verilen senetlerin ödenmediğine ve maktulile ortağının sanığı sürekli oyaladıklarına dair iddialar araştırılmadan veyerinde olmayan gerekçeyle haksız tahrik hükmünün uygulanmadığı"gerekçesiyle, sanıklar R.Ç. ve K.A.K. hakkında kasten öldürme suçundan kurulanmahkûmiyet hükümlerinin ise olay saatlerinde olay mahallinde olduklarıanlaşılmakla birlikte sanıkların öldürme eylemine ne şekilde iştirak etiklerive olaya katkı dereceleri ne olduğu hususları saptanmadan eyleme asli failolarak katıldıklarının kabulü edildiği" gerekçeleriyle bozulmasınave R.Ç. ile K.A.K.nın tahliyesine karar vermiştir.
61. Ceza Mahkemesi, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına kararvermiştir.
62. Bozma sonrasında yapılan yargılama sırasında B.A., R.Ç. ve K.A.K.nın nitelikli yağma, H.A.nın ise azmettirmek suretiyle kasten öldürme suçunuişlediği iddiasıyla açılan ve aşamaları aşağıda anlatılacak dava, bu dava ilebirleştirilmiştir.
63. Bozma sonrası yapılan yargılamada başvurucunun, sanıklarınyeniden çağırılıp çarpraz sorguya çekilmesi ve H.A.nın sattığı araçlar ile kahve,market ve araba galerisi ile ilgili araştırma yapılmasına ilişkin talepleriyargılamaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle Ceza Mahkemesince reddedilmiştir.
64. Ceza Mahkemesi 4/6/2014 tarihli kararla;
-Yağma suçunu işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle B.A.,R.Ç. ve K.A.K.nın beraatine,
-Kasten öldürme suçunu işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyleR.Ç. ve K.A.K.nın beraatine,
-Azmettirmek suretiyle kasten öldürme ve yağma suçlarınıişlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle H.A.nınberaatine,
-Haksız tahrik altında kasten öldürme suçunu işlediğinin sabitolduğu gerekçesiyle B.A.nın15 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Bahse konu kararıngerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
" ...Sanık B. tartışmasırasında maktule birkaç tokat atıp olay yerinden ayrıldığını beyan etse de; otopsi raporuna göremaktulünvücudunda ve özellikle hayati bölgesi olan baş ve göğüs bölgesinde çok sayıdayaralanmanın mevcut olması karşısında savunmaya bu yönüyle itibaredilemeyeceği, aradaki husumet ile maktule vurulan darbe sayısı ileyerleri-şiddeti ile sanığın metruk bir yerde maktulü bırakıp ayrılmasıkarşısında öldürme kastı ile hareket ettiği vicdani kanaatine varılmıştır.
Öte yandan gerek sanık B.ninmaktule ve ortağı olan H.A.ya kıraathanesini vebüfesini de devretmesi karşılığında da araba ve senet alması, takas olarakverilen arabanın hacizli çıkması sebebiyle devrin yapılamadığı gibi maktulünverdiği senetleri de ödememesi ile sanık B.ninsavunmasında, yalnız kaldıklarında maktulün ".....H. hakkındakonuştuğunuvedaha sonra alacağını isteyince küfür ettiğini..." beyan etmesi ve busavunma aksine herhangi bir delil bulunmaması hususlarıbirliktedeğerlendirildiğindeşüpheden sanık yararlanır ilkeside gözetilerek maktulün hakareti üzerine sanık B.ninüzerine atılı suçu işlediği, maktulün hakaretinin sanık lehine haksız tahrikoluşturduğu kabul edilmiştir.
Sanıklardan K.A.K. ve R.Ç. hakkında yapılandeğerlendirmede ise; bu sanıkların olaydan önce maktulün ve sanık Bayram'ınyanından ayrıldıklarını ifade etseler de sanık K.A.nın cep telefonu iletişim özetine göre olay saatindemaktulün olduğu bölgeden sinyal aldığı hususu tartışmasız olup suçtankurtulmaya yönelik savunmalara bu yönüyle itibar etmek mümkün değildir.
İddianamede ise bu sanıkların, sanık B. ilebirlikte müsnet suçu işledikleri iddia edilmiştir...
Bu açıklamalara göre somut olaydeğerlendirildiğinde; dosyada olayı aydınlatmaya müsait tanık beyanı, kamerakaydı veya başka bir delil bulunmamaktadır. Sanıklar K.A. ve R. ise suçlamayıkabul etmemektedir. Öte yandan sanık B. De savunmasında bu sanıklar aleyhinebir anlatımda bulunmamıştır. Bu durumda sanıklar K.A. ve R.nindiğer sanık B. ile beraber hareket ederek maktule vurdukları yani icrahareketlerini birlikte gerçekleştirdikleri hususu mahkumiyethükmü kurmaya yetecek derecede ve nitelikte bir delille ispatlanmış değildir.
Bu durumda sanıklar K.A. ve R.nin TCK'nin 38. maddesinde düzenlenen"azmettiren" ve 39. maddesinde düzenlenen "yardım eden"olarak irdelenmesi gerekmektedir. Yine dosyada sanıklar K.A. ve R.nin diğer sanık B.yiazmettirdiklerine dair dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır.
Konu "yardım eden" kurumuçerçevesinde değerlendirildiğinde ise; yardım etme;bir suçun işlenmesinden önce veya suçun işlenildiğisırada destekleyici veya kolaylaştırıcı hareketlerde bulunularak, failin suçişleme kararının kuvvetlendirilmesi ya da suçu kolayca işlemesini sağlamaktır.Yardım eden kişi, suçun işlenişinde fiil üzerinde hakimiyet kuramayan ve busebeple fail ya da müşterek fail durumunda olmadığı halde, suçu kolaylaştırıcıhareketleri dolayısıyla cezalandırılan şeriktir. Kanun'un 39. maddesinin ikincifıkrasında da hangi hallerde kişinin yardım eden sıfatıyla sorumlu olacağıtahdidi olarak sayılmıştır. Bu haller de;
"a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suçişleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımdabulunacağını vaat etmek.
b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yolgöstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesisırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak." şeklinde sayılmıştır.Bununla birlikteyardım etme şeklindeki iştirak iradesinin "suçun işlenmesinden önce" veya"suçun işlenme anında" mevcut bulunması da şarttır.
Sanıklar K.A. ve R.ninhukukidurumu bu madde açısından ele alındığında;dosyada mevcut deliller gözetildiğinde; maddenin a veb bendinde gösterilen halleringerçekleştiğine dairmahkumiyet hükmü kurmaya yetecek derecede ve nitelikte bir delil mevcutdeğildir.
Dosyada bu sanıklar aleyhine tek delilbirlikte olan sanıklardan K.A.nıncep telefonunun maktulün bulunduğu bölgeden sinyal vermesidir. Bu delilin demaddenin c bendinde geçen "suçun işlenmesinden önce veya suçun işlenmesisırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" haline uyupuymadığında değerlendirilmesigerekmektedir... [S]anıklar K.A. ve R. olay bölgesinde olmakla beraberfail B.nin suç işleme kararını bildikleri tespitedilmiş değildir. Yine sanık B. ile maktul Y. konuşmaya başladıkları ve sanık B.nin Y.ye vurduğu sırada bu sanıkların onların yanındaolduğu, onları görebilecek ya da müdahale edebilecek veya engel olabilecekmesafede oldukları da tespit edilmiş değildir. Sanıklar K.A. ve R.nin sorumlu olabilmesi için en azından sanık B.nin suç işleme kararını ortaya koyacak şekilde icrahareketlerini gerçekleştirdiği yani maktul Y.ye vurduğu sırada Y.nin direncini kırmaya yarayacak veya B.yi cesaretlendirecek bir yakınlıkta olmalarıgerekmektedir. Yine olay bölgesinin açık alan olması ve baz istasyonunun genişbir alana hitap etmesi sebebiyle K.A.nıntelefonunun sinyal aldığı yer ile sanık B.nin icrahareketlerinin gerçekleştiği yer arasındaki mesafede belli değildir. Bu durumdasanıklar K.A. ve R.nin maktul ve sanık B.nin hemen yanında olduğu iddia edilebileceği gibi; sanık B.nin onları geride bırakıp bir miktar uzaklaştıktan sonramaktulle yalnız kalarak ve kimse tarafından görülmeyecek şekilde de suçuişlemesi ihtimal dahilindedir. Yine bu ikinci ihtimale göre de; K.A. ve R.nin sanık B.ninuzaklaştıktansonrane olduğunu, taraflar arasında ne yaşandığını bilemeyecek durumda oldukları dafarz edilebilir.
Ceza yargılamasındaki genel ilke suçluluğunispatlanmaya muhtaç olmasıdır. Buradan hareketle suçsuzluğun da asıl olmasısöylenebilir. Suçu işlemiş olması muhtemel bir kişinin suçsuz bulunması, masumbir kişiye ceza verilmesine tercih edilmelidir. Sadece aynı bölgeden sinyalalma iddiası dışında aleyhe kesin bir delille desteklenmeyen iddiaya istinadenmahkûmiyet kararı verilmesi şüphedensanıkyararlanır ilkesine de aykırıdır.
...
Yine sanıklar K.A.K., B.A. ve R.Ç. hakkında maktul Y.E.ye karşı birden fazla kişitarafından birlikte yağma suçunu işledikleri vesanıkH.A. hakkında da diğer sanıklar K.A.K., B.A. ve R.Ç.yi,maktul Y.E.ye karşı birden fazla kişi tarafından birlikte yağma ve kastenöldürme suçlarını işlemeye azmettirdiği işledikleri iddiasıyla vecezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmış ise de; bu fiiller yönünden sanıklarınsavunmalarında suçlamaları kabul etmemeleri ve bu suçların işlendiğine dairsavunmaların aksine mahkumiyet hükmü kurulmasına yetecek derecede ve nitelikteher türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması gözetildiğindesoyut iddiadan başka delil bulunmaması sebebiyle ... beraat hükümlerikurulmuştur..."
65. Anılan karar, sanık B.A. ve müdafiiile başvurucu vekilinin temyiz talebini inceleyen Ceza Dairesinin 9/2/2015tarihli kararıyla onanmıştır.
66. Nihai karar, başvurucu tarafından 16/6/2015 tarihindeöğrenilmiş olup yasal süresi içinde, 13/7/2015 tarihinde, bireysel başvurudabulunulmuştur.
B. Nitelikli Yağma Suçuİle H.A.nın AzmettirmekSuretiyle Kasten Öldürme Suçunu İşlediğine İlişkin İddia Hakkında YürütülenSoruşturma
67. Ceza Mahkemesinin başvurucunun, oğluna yönelik yağma suçununişlendiğine ve öldürme olayından H.A.nında sorumlu olduğuna ilişkin dilekçelerini göndermesi üzerine CumhuriyetBaşsavcılığı derhâl soruşturma başlatmış ve Ceza Mahkemesince yargılamasıyapılan davaya ilişkin dosyanın onaylı bir örneğini getirtmiştir.
68. Cumhuriyet Başsavcılığı 12/4/2011 tarihinde BTK'ya yazdığı müzekkere ile H.A.ya ait telefon hattının 8/8/2009-27/08/2009tarihleri arasındaki iletişimlerinin tespitine dair raporları soruşturmadosyasına getirtmiştir.
69. Cumhuriyet Başsavcılığınca tanık sıfatıyla beyanı 3/8/2011tarihinde alınan M.Ç., olay günü Y.E. ile yüz yüze görüşmediğini ancak üç keztelefonla konuştuğunu, o gün H.A.nın İstanbul'a araçsatmaya gittiğini Y.E.den öğrendiğini, akşamsaatlerinde Y.E.nin telefonunun kapandığını,H.A.ve Y.E.den alacağı olduğu için H.A.yıaradığını, H.A.nın yolda olduğunu söyleyip20.00-21.00 sıralarında yanına geldiğini, Y.E. olmadan ödeme yapamayacağınısöyleyen H.A.nın "telefonununkapalı olması nedeniyle Y.E.nin tehlikedeolabileceğini" söylediğini, birlikte Y.E.ninevine gittiklerini, H.A. ile Y.E.nin B.A.ya borçlu olduklarını, H.A. ile Y.E.ninortak iş yaptıklarını ve aralarında sorun olmadığını söylemiştir.
70. Cumhuriyet Başsavcılığı 15/8/2011 tarihinde başvurucununifadesini almıştır. İfadesinde başvurucu, H.A.nın daoğlunun öldürülmesi olayına karışmış olabileceğini, H.A.nınortak alacaklarına karşı oğlunu öne sürdüğünü, soruşturmada eksikliklerbulunduğunu, mobil telefonlara el konulmadığını, olay yerinin ve olay yerinegidilirken kullanılan aracın yeterince incelenmediğini, H.A.nıntrafik polisi bir oğlu olduğunu, olay günü oğlunun mobil telefonununkaybolduğunu, oğlunun üzerinden yüzük ve para da çıkmadığını, olay günü oğlununüzerinde H.A.dan olan alacağına ilişkin senetlerolduğunu düşündüğünü söylemiştir.
71. Başvurucunun, oğlunun ölümüne H.A.nın da karıştığına ve oğlunun üzerindeki keşidecisiH.A. olan senedin, paraların ve yüzüğün cesetten çıkmadığına dair iddialarınınaraştırılması için Cumhuriyet Başsavcılığı 26/8/2011 tarihinde Etimesgut İlçeEmniyet Müdürlüğüne müzekkere yazmıştır.
72. Cumhuriyet Başsavcılığı, Ceza Mahkemesinden B.A., K.A.K.,R.Ç., H.A. ve Y.E. arasındaki iletişimlerin tespitine ilişkin raporları içerenCD'yi getirtmiş ve olay tarihinde iletişimlerin hangi baz istasyonuaracılığıyla ve hangi zamanda yapıldığı konusunda bilirkişi raporu aldırmıştır.Mezkur bilirkişi raporuna göre;
-B.A., 11.25, 11.35, 12.27, 13.11 ve 14.07'te Y.E. ilegörüşmüştür. Bu görüşmeler sırasında gerek B.A. gerekse Y.E. Etimesgutsınırları içindedir.
-B.A. 16.04, 16.19, 16.20, 16.37, 16.59 ,17.06 ve 17.14'te R.Ç. ile görüşmüştür.
-B.A. 17.11, 17.17 ve 17.22'de Y.E. ile görüşmüştür. Bugörüşmelerde Y.E. Sincan ilçe sınırları içindeki bir baz istasyonu, B.A. ise Etimesgutilçe sınırları içindeki bir baz istasyonuçevresindedir.
-H.A. 17.18'de Y.E. ile görüşmüştür. Bu görüşme sırasında H.A.Düzce sınırları içindeki bir baz istasyonu çevresindedir.
-H.A. 17.20, 17.21 ve 17.34'te B.A. ile görüşmüştür. H.A.17.34'teki görüşmeyi Bolu il sınırı içindeki bir baz istasyonu çevresindeyapmıştır.
-B.A. 17.42'de K.A.K. ile görüşmüştür.
-H.A. 17.47'de Y.E. ile görüşmüştür.
-K.A.K. 17.58 ve 18.09'da B.A. ile görüşmüştür. Bu görüşmelersırasında B.A. Etimesgut ilçesine bağlı Elvankent'teki,K.A.K. ise Sincan'daki bir baz istasyonu çevresindedir.
-Y.E.18.10'da H.A. ile mesajlaşmış, 18.12'de ise telefonlagörüşmüştür. Bu görüşmeler sırasında H.A. Bolu ili Gerede ilçesi Samsatköyünde, Y.E. ise Etimesgut ilçesine bağlı Elvankent'tebulunan bir baz istasyonu çevresindedir. 18.10 sıralarında K.A.K. da Y.E. ileaynı baz istasyonu çevresindedir.
-Y.E. 18.34'te H.A. ile görüşmüştür. Bu görüşme sırasında Y.E.Ayaş yolu 20. km'de bulunan bir baz istasyonu çevresindedir.
-H.A. 19.24 ve 19.44'te B.A. ile görüşmüştür. Bu görüşmelersırasında H.A. ve B.A. Etimesgut'ta bulunan farklı baz istasyonu çevresindedir.
-R.Ç. ile K.A.K. 20.28'de görüşmüştür. Bu görüşme sırasında hemR.Ç. hem de K.A.K. Etimesgut'ta bulunan bir bazistasyonu çevresindedir.
73. Kollukça yapılan araştırmalardan adresi tespit edilemeyen H.A.nın ifadesi, CumhuriyetBaşsavcılığının istinabe talebi üzerine Ümraniye İlçe Emniyet Müdürlüğügörevlilerince 31/1/2012 tarihinde alınabilmiştir. İfadesinde H.A., Y.E.nin iki yıl kadar önce iş ortağı olduğu olduğunu,ortaklıklarını anlaşarak sona erdirdiklerini, bildiği kadarıyla B.A.nın da Y.E.niniş ortağı olduğunu, Y.E.ye borçlu olmadığını, Y.E.ninöldürülmesi ile alakasının olmadığını, Y.E.ninüzerinden senet, yüzük, para veya mobil telefon aldığı iddiasının doğruolmadığını savunmuştur.
74. Y.E. tarafından kullanılan mobil telefona ait uluslararasımobil cihaz kodu (IMEI numarası) belirtilerek 17/8/2009-17/9/2009 tarihleriarasında telefonun kullanılıp kullanılmadığının tespiti CumhuriyetBaşsavcılığınca BTK'dan istenmiştir.
75. Başvurucu 26/3/2012 tarihli bir dilekçe ile CumhuriyetBaşsavcılığına müracaat etmiştir. Başvurucu dilekçesinde şu hususları dilegetirmiştir:
i. Y.E.nin üzerinden keşidecisi E.K.,cirantası H.A. olan bir senet çıkmıştır. Y.E., H.A. ve alacaklılar arasındakibağlantının ortaya çıkarılabilmesi için E.K.nınifadesi alınmalıdır.
ii. B.A.yaait marketin Y.E. ve H.A.ya satışına ilişkinprotokolde kiracı sıfatıyla yer alan A.K.dır.
iii. Başvurucuyu telefonla arayan Y.A., Y.E. adına trafiksiciline kayıtlı aracın H.A. tarafından kendisine satıldığını, Y.E. adınatescilli iki aracın daha H.A. tarafından kendisine verildiğini beyan etmiştir.Hatta Y.E. adına kayıtlı araç Sincan Yenikent SanayiSitesi'nden bir çekici ile bir başka yere götürülmüştür. Bu hususlar Y.E.nin H.A. tarafından öldürüldüğü veya öldürtüldüğüneişaret etmektedir.
iv. Y.E.nin çıkar elde etmek amacıylaöldürüldüğünün tespit edilmesi için Y.E ile H.A. tarafından işletilen otogaleri ve büfenin gelirlerinin araştırılması gerekmektedir.
76. 28/3/2012 tarihinde ifadelerine başvurulan R.Ç. ve K.A.K., H.A.yı tanımadıklarını beyan edip Y.E.nin üzerinden telefon veya senet almadıklarını, Y.E.nin öldürülmesi olayına da iştirak etmediklerini beyanetmişlerdir.
77. B.A. 28/3/2012 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığında ifadevermiş ve H.A.nın kendisini Y.E.yi öldürmeye azmettirdiğine, Y.E.ninüzerinden senet ve mobil telefon aldığına ilişkin iddiaları kabul etmemiştir.
78. Cumhuriyet Başsavcılığı 3/4/2012 tarihinde Ankara İl EmniyetMüdürlüğüne bir müzekkere yazarak başvurucunun 26/3/2012 tarihli dilekçesindebahsi geçen hususların araştırılmasını ve gerektiğinde dilekçede bahsi geçenE.K., A.K., Y.A. ve M.D.ninadreslerininbaşvurucudan sorularak delillerin tespit edilmesini istemiştir. Bahse konu yazıüzerine Y.A., A.K. veM.D.nin ifadeleri alınmıştır.
i. Y.A. ifadesinde, Y.E. ve H.A.yı araç takası nedeniyle tanıdığını beyan etmiş;araç takası ile ilgili bilgiler vermiş ancak Y.E.ninölümü veya Y.E. ile H.A. arasındaki ortaklığın mahiyeti konusunda herhangi birbilgi vermemiştir.
ii. A.K., eşi E.K.nınbir süre H.A. ve Y.E.nin isteği üzerine bu kişilereait işyerinde oto kiralama işi yapmak üzere bulunduğunu, bir süre sonra Şaşmaz'dakibir büfenin önünde eşinin yanında kimlik olmaması nedeniyle bir kirasözleşmesine imza attığını ve eşinin bu büfeyi bir süre çalıştırdığınısöylemiştir.
iii. M.D., kendisini telefonla arayan halasının oğlu Y.E.nin bir polis memuru arkadaşı ile birlikte işyerinetamir için bir araç bıraktığını söylediğini, birkaç gün sonra Y.E.nin öldüğünü duyduğunu, 19 Ağustos'ta işyerindeolmadığı bir vakit kendisine telefon eden işçisinin aracı bırakan polismemurunun aracın götürüldüğünü söylediğini beyan etmiştir.
79. Cumhuriyet Başsavcılığınca 13/4/2012 tarihinde ifadesialınan tanık K.G. 16/9/2009 tarihli ifadesi ile benzer yönde beyandabulunmuştur.
80. Kolluk görevlilerince 13/4/2012 tarihinde beyanı alınanbaşvurucu ifadesinde, 26/3/2012 tarihli dilekçesindeki iddialarını tekraretmiştir.
81. Ankara Kriminal PolisLaboratuvarınca 31/10/2012-2/11/2012 tarihleri arasında yapılan incelemeyeilişkin raporda, ATK Grup Başkanlığının 3/5/2012 tarihli raporunda Y.E.ye aitolduğu belirtilen DNA profilinin BYL-2009/04660 sayılı uzmanlık raporundabelirtilen 3 No.lu kan örneğinden elde edilen DNA profili ile uyumlu olduğubelirtilmiştir.
82. Soruşturma dosyasındaki belgelere göre;
i. B.A. Bahçekapı Mahallesi'nde bulunan kıraathane ve büfeyi2005 model bir araç, yirmi dört bilgisayarlı bir internet kafe ve her biri2.500 TL miktarlı dört bono karşılığında H.A. ve Y.E.ye satmıştır. C.G.Ö. sözkonusu satışa ilişkin protokole şahit sıfatıyla imza atmıştır.
ii. Y.E. ve H.A.yasatılan işyeri 1/7/2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre A.E.tarafından A.K.ya kiralanmıştır.
iii. Y.E.nin üzerinden çıkan iki sıranumaralı bononun keşidecisi E.K., miktarı 4.000 TL, ödeme tarihi ise6/9/2009'dur. Bonoda düzenleme tarihi ve lehtar yer almamaktadır. Bononunarkasında H.A.nın cirosubulunmaktadır.
iv. Araç satışının trafik sicile Y.E. tarafından tescilettirilmemesi üzerine 78... plakalı aracın tescili satıcının 26/8/2011 tarihlitalebi üzerine Y.E. adına yapılmıştır.
83. Cumhuriyet Başsavcılığı 10/12/2012 tarihinde, B.A., R.Ç. ve K.A.K.nın yağma suçunu, H.A.nın ise kasten öldürme suçu ile yağma suçunuişlediği iddiasıyla kamu davası açmak için yeterlidelil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararvermiştir.
84. Bu karara başvurucu tarafından yapılan itirazın delillerinmahkemece değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle Ankara 7. Ağır CezaMahkemesince kabul edilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı 11/2/2013 tarihindeiddianame düzenlemiştir. Söz konusu iddianamede, "şüpheli H.A.nın ölen Y.E. nin arkadaşı olduğu ve Y.E. ile harici araç alım satımişini yaptığını, borçları nedeniyle H.A.nın Y.E.yebonolar verdiğini, H.A.nın Y.E.ye olan borcundankurtulmak ve Y.E. ile birlikte satın aldığı araçları mal edinmek kastıyla R.Ç.,B.A. ve K.A.K.yı Y.E.yiöldürme konusunda azmettirdiği, Y.E.yi aracına alan B.A.nın daha sonra R.Ç., H.A. ve K.A.K.ıda aracına aldığı, B.A.nın diğer şüphelilerlebirlikte Y.E.yi Ankara ili Etimesgut ilçesindebulunan bir mezarlığın yanındaki boş bir araziye götürdüğü, burada şüphelilerinhep birlikte Y.E.yi darp edip Y.E.ninüzerinden keşidecisi H.A. olan bonoları, paraları, yüzük ve mobil telefonualdıkları" iddia edilerek B.A., R.Ç. ve K.A.K.nınnitelikliyağma suçundan, H.A.nın ise azmettirmek suretiylekasten öldürme ve nitelikli yağma suçlarından cezalandırılması istenmiştir.
85. Ceza Mahkemesinin bilgi talebi üzerine CumhuriyetBaşsavcılığı, 18/11/2013 tarihli yazı ile olay sonrasında ölene ait mobiltelefonun veya SIM kartının kullanılmadığı, bu sebeple telefonun neredeolduğunun tespit edilemediğini bildirmiştir.
86. Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada sanıkların sorgularıyapılmış; başvurucunun beyanı tespit edilmiş vetanıklarA.K., M.D., K.G., Y.A. ve M.Ç. dinlenmiştir. Sanıklar, başvuran ve tanıklarsoruşturma aşamasında alınan beyanlarının ötesinde olayın aydınlatılmasınayarayabilecek somut bilgi vermemişledir. Öte yandan sanık H.A.nın adresi tespit edilemediğinden savunmasınınalınması için 21/6/2013 tarihinde çıkarılmasına karar verilen yakalama emri28/2/2014 tarihinde infaz edilmiştir. H.A.nın28/2/2014 tarihinde Ceza Mahkemesince yapılan sorgusunda yaptığı savunmanınilgili kısmı şöyledir:
"... Y.E. isimli şahıs benim ortağımdır.Kendisi ile iki yıl kadar birlikte ortak olarak çalıştık. Daha sonra aramızdaanlaşarak ortaklığıımızı sona erdirdik. Beraber arabaalım satım işi yapardık. Ortaklığımızı karşılıklı anlaşma ile bitirdik. B.A. daY.E. ile birlikte ortak araba alır satardı. Y.E.ninöldürülme olayına ilişkin benim hiçbir bilgim yoktur ve Y.E.ninöldürülmesi ile hiçbir alakam yoktur. Eylemehiçbir şekilde iştirak etmedim. Maktulün kimlerle arasında alacak verecekmeselesi olduğunu da bilemem Ben, maktulün öldürülmeanında ya da öncesinde maktulün yanında değildim. Ben o gün İstanbul'daydım.Benim maktule hiçbir borcum yoktur. Maktulden ne alacağım ne de borcum yoktur.Zaten aramızda ortaklığımızı anlaşarak sona erdirmiştik. Birbirimizden alacaklıya da borçlu değildik. Bu nedenle birbirimize senet vermemiz de söz konusudeğildir... İddianamede yazılı eylemler de doğru değildir. Ben kesinliklemaktulün üzerinden herhangi bir şey almış ya da yağma suçundan işlemiş değilim.Bu nedenle atılı yağma ve öldürmeye azmettirme suçları ile hiçbir alakamyoktur..."
87. Ceza Mahkemesi 4/3/2014 tarihinde, yargılaması yapılan davaile sanıklarB.A., R.Ç. ve K.A.K.nın kasten öldürme suçunu işlediği iddiasıylaaçılan dava arasında hukuki ve fiilî bağlantı bulunduğu gerekçesiyle davalarınbirleştirilmesine ve yargılamanın kasten öldürme suçu nedeniyle açılan davadayapılan yargılama üzerinden yürütülmesine karar vermiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
88. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Haksız tahrik" kenar başlıklı 29.maddesi şöyledir:
"- (1) Haksız bir fiilin meydanagetirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye,ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekizyıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadarhapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtteüçüne kadarı indirilir."
89. 5237 sayılı Kanun'un "Faillik" kenar başlıklı 37.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"(1) Suçun kanunî tanımında yer alanfiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumluolur."
90. 5237 sayılı Kanun'un "Azmettirme"kenar başlıklı 38. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"(1) Başkasını suç işlemeye azmettirenkişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır."
91. 5237 sayılı Kanun'un "Yardımetme" kenar başlıklı 39. maddesi şöyledir:
"(1) Suçun işlenmesine yardım edenkişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesihâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapiscezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yılakadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, budurumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.
(2) Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtandolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:
a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işlemekararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağınıvaat etmek.
b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yolgöstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesisırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
92. Mahkemenin 20/9/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adil YargılanmaHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
93. Başvurucu; öldürüldükten sonra oğluna ait tüm eşyaların oğlununortağı H.A. tarafından ortadan kaldırıldığına dair tanık beyanları bulunduğunu,oğlunun üzerinden arabasının anahtarı ve para da dâhil herhangi bir eşyaçıkmadığını, oğlunun arabasının olaydan sonra ortadan kaybolduğunu ve yağmasuçu nedeniyle sanıklar hakkında açılan davada herhangi bir araştırmayapılmadan beraat kararı verildiğini belirterek Anayasa'nın 36. maddesindegüvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
94. Bakanlık görüşünde, başvurucunun iddialarıyla ilgilideğerlendirme yapılmamıştır.
2. Değerlendirme
95. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralıfıkrasına göre bireysel başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafındanihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasınınyanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin tarafolduğu Sözleşme'ye ek protokoller kapsamına dagirmesi gerekir. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan hakihlali iddiasını içeren başvurular bireysel başvurunun kapsamında değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §18).
96. Sözleşme’nin 6. maddesinde adil yargılanmaya ilişkin hak veilkelerin medeni hak ve yükümlülükler ileilgili uyuşmazlıkların ve bir suçisnadının esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğubelirtilerek hakkın kapsamı bu konularla sınırlandırılmıştır. Bahsedilen hâllerdışında kalan adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına dayanan başvurular,Anayasa ve Sözleşme kapsamı dışında kalacağından bireysel başvuruya konuolamaz. Dolayısıyla bir ceza davasında, haklarında suç isnadı bulunmayanmağdur, suçtan zarar gören, şikâyetçi veya katılan sıfatını haiz kişilerSözleşme’nin 6. maddesinin koruma alanı dışında kalmaktadır (Onurhan Solmaz, §§ 23, 24).
97. Somut olayda, suç isnadına ilişkin olmayan ve üçüncü kişinincezalandırılmasına yönelik ihlal iddialarının adil yargılanma hakkınınkapsamına girmediği anlaşılmaktadır.
98. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Yaşam Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
99. Başvurucu; soruşturmanın genişletilmesine yönelik talebiningerekçe belirtilmeksizin reddedildiğini, talebine rağmen bazı delillerin -budelillerin ne olduğu belirtilmemiştir- toplanmadığını, olay yerindebulunduklarına dair delillere rağmen sanıklar K.A.K. ile R.Ç. hakkında beraatkararı verildiğini, fizik yapısı itibarıyla sanık B.A.nın oğlunu tek başına öldürmesinin mümkünolmadığını, oğlunun direncinin mutlaka başkalarının yardımıylakırılmışolması gerektiğini öne sürmüştür. Ayrıca başvurucu; sanık H.A.nın en azından oğlunu öldürmek hususunda diğersanıkları azmettirdiğini zira dosyadaki bilgi ve belgelere göre sanık H.A.nın olayla bir ilgisinin olduğunu iddia etmiştir. Sonolarak başvurucu, sanık B.A. arasında alacak-borç ilişkisi bulunmadığından,oğlunun sanık B.A.ya hakaretettiğine dair delil olmadığından, sanık B.A.nınöldürmek amacıyla oğlunu olay yerine götürdüğünden, bu nedenle haksız tahrikeilişkin normun B.A. hakkında uygulanmaması gerektiğinden ve yargılamanın makulbir sürede sonuçlandırılmadığından söz ederek Anayasa'nın 36. maddesindegüvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
100. Bakanlık görüşünde, konuyla ilgili Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına ve somut olaydaki soruşturmaişlemlerine yer verilmiş; soruşturma yükümlülüğünün sonuç yükümlülüğü olmadığıbelirtilerek mağdurların olaylarla ilgili beyanlarıyla bağdaşan bir sonucaulaşılmamasının soruşturmanın etkisiz olduğu anlamına gelmeyeceği ifadeedilmiştir.
101. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında yaşam hakkıkapsamında devletin yükümlülüklerinin neler olduğunu açıklayarak yaşam hakkınınnasıl ihlal edildiğinin başvuru formunda ayrıntılı olarak açıklandığını ifadeetmiştir.
2. Değerlendirme
102. Anayasa’nın "Devletintemel amaç ve ödevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgilibölümü şöyledir:
“Devletintemel amaç ve görevleri, … Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin vetoplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak vehürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacaksurette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddîve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
103. Anayasa’nın “Kişinindokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” kenar başlıklı 17.maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Herkes, yaşama ...hakkına sahiptir."
104. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü, oğlunun ölümüyleilgili soruşturmanın etkisizliğine ilişkindir. Bu nedenle söz konusu iddialar,Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı kapsamındaincelenmiştir.
105. Öte yandan somut olayda, ölüme bir devlet görevlisininneden olduğu ileri sürülmediği gibi ölen kişinin yaşamına yönelik olarakdevletin yetkili makamlarınca bilinen ya da bilinmesi gereken gerçek ve yakınbir tehdidin bulunduğu ancak anılan makamların yaşamı korumak için fiilîtedbirler almadıkları da iddia edilmemiştir. Bu itibarla başvurucununşikâyetleri, sadece yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usulboyutu kapsamında incelenmiştir.
106. Yaşama hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybedenkişi açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı nedeniyleölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:2012/752, 17/9/2013, § 41). Başvurucu, ölen Y.E.ninbabası olduğundan başvuruda başvuru ehliyeti bakımından bir eksiklikbulunmamaktadır.
107. Bununla birlikte başvurunun diğer kabul edilebilirlikkriterleri yönünden de incelenmesi gerekir.
108. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı,Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitif venegatif ödevler yükler (Serpil Kerimoğlu vediğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 50).
109. Devletin yaşama hakkı kapsamındaki pozitifyükümlülüklerinin korumaya ilişkin maddi yönü yanında usule ilişkin yönü debulunmaktadır. Bu yükümlülük, doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularınınbelirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili birsoruşturma yürütmeyi gerektirir. Bu soruşturmanın temel amacı, yaşam hakkını koruyanhukukun etkili bir şekilde uygulanmasını ve varsa sorumluların hesapvermelerini sağlamaktır (Serpil Kerimoğlu vediğerleri, § 54).
110. Diğer taraftan ceza soruşturmasının temel amacına ilişkinyükümlülük, kesin olarak bir sonuç elde etmeyi gerektirmez. Anayasa'nın 17.maddesi, başvuruculara üçüncü kişileri bir suç nedeniyle yargılatma ya dacezalandırma hakkı vermediği gibi devlete tüm yargılamaları mahkûmiyetlesonuçlandırma ödevi yüklemez (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 56).
111. Yaşama hakkına ilişkin ceza soruşturmasının etkiliolabilmesi için öncelikle soruşturma makamlarının resen harekete geçerek ölümolayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütündelilleri tespit etmeleri gerekir. Soruşturmada ölüm olayının nedeni veyasorumlu kişilerin belirlenmesi imkânını zayıflatan bir eksiklik, etkilisoruşturma yükümlülüğüne aykırılık oluşturabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 57).
112. Soruşturmanın delillerin toplanması açısından etkililiğinisağlayan en alt seviyedeki inceleme, başvuruya konu soruşturmanın kendine özgükoşullarına göre değişir. Bu koşullar, ilgili bütün olay ve olgular temelindeve soruşturmanın gerçekleri gözönünde bulundurularakdeğerlendirilir. Bu nedenle soruşturmanın delillerin toplanmasına ilişkinetkililiği bakımında her olayda geçerli olmak üzere bir asgari soruşturmaişlemler listesi veya benzeri bir asgari ölçüt belirlemek mümkün değildir (Fahriye Erkek ve diğerleri, B. No:2013/4668, 16/9/2015, § 68).
113. Ceza soruşturmasının etkililiğini sağlayacak hususlardanbiri de fiilen hesap verilebilirliği sağlamak için soruşturma sürecinin kamudenetimine açık olmasıdır. Ayrıca her olayda, ölen kişinin yakınlarının meşrumenfaatlerini korumak için bu sürece gerekli olduğu ölçüde katılmalarısağlanmalıdır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,§ 58).
114. Son olarak ceza soruşturmasının etkililiği içinsoruşturmanın makul bir özen ve süratle yürütülmesi gerekir (Salih Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013,§ 30). Bu husus, hukuk devletine bağlılığın sağlanması ve hukuka aykırıeylemlere hoşgörü ve teşvik gösterildiği görünümü verilmesinin engellenmesiyönünden bir gerekliliktir.
115. Olaya ilişkin soruşturmada, yukarıda genel ilkelerbölümünde ifade edilen şüpheli ölüm olayından haberdar olan soruşturmamakamlarının derhâl harekete geçmesi ve başvurucuların meşru menfaatlerinikorumak için bu sürece gerekli olduğu ölçüde katılmalarının sağlanmasıkonularında başvurucu tarafından herhangi bir iddia ileri sürülmediği gibi bukonularda bir eksikliğin de bulunmadığı görülmektedir. Gerçekten de Y.E.nin yaralı vaziyette bulunmasından haberdar olanCumhuriyet Basşavcılığı derhâl soruşturma başlatmış,başvurucu şikâyetlerini soruşturma makamları önünde dile getirebilmiş,toplanmasını istedikleri delilleri soruşturma makamlarına iletebilmiş,soruşturma makamlarınca verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurabilmişve soruşturmaya katılım konusunda herhangi bir engelle karşılaşmamıştır.
116. Öte yandan olayın tümyönlerinin aydınlatılması ve varsa sorumluların tespit edilebilmesi için bütündelillerin toplanması ve soruşturmalarınmakul bir sürat ve özenle yürütülmesi konuları yönünden desoruşturmanın etkililiğinin incelenmesi gerekmektedir.
117. Başvuruya konu soruşturmada ölü muayene ve otopsi işlemleriyapılarak ölüm nedeni tespit edilmiş, Y.E.nin yaralıvaziyette bulunduğu yerde inceleme yapılmış, olayın failinin B.A. olduğu tespitedilmiş, B.A.nın aracı incelenerek araçta ele geçenbiyolojik örnekler uzmanlarca değerlendirilmiş, olaya B.A. dışındaki kişilerinde karıştığına dair iddialar araştırılmış, olaya karıştığı iddia edilen kişilerarasındaki iletişim tespit edilmiş, iletişimin tespitine dair raporlarla ilgilibilirkişi raporlar alınmış ve konu hakkında bilgi sahibi olabilecek kişilerin ifadelerinebaşvurulmuştur. Bunların dışında somut olayın koşullarında hangi maddi delilinveya tanık beyanının elde edilmemesinin soruşturma sonucunun farklılaşmasınaneden olduğunu ortaya koyacak bir veri Anayasa Mahkemesinin elindebulunmamaktadır.
118. Anayasa’nın 17. maddesi gereğince yürütüleceksoruşturmalarda, soruşturma makamlarının olayın gelişimine ve delillerin eldeedilmesine ilişkin olarak ölen kişinin yakınlarının soruşturma kapsamında hertürlü iddialarını ve taleplerini karşılama zorunluluğu bulunmamaktadır.Soruşturma kapsamında yürütülecek soruşturma işlemlerinin belirleyicisi yetkilisoruşturma makamlarıdır (Yavuz Durmuş vediğerleri, B. No: 2013/6574, 16/12/2015, 62). Kaldı ki başvurucununbu konuda ileri sürdüğü herhangi somut bir kanıt bulunmamaktadır.
119. H.A.nınyeni adresinin tespit edilmesi amacıyla Ceza Mahkemesince atılan makul adımlariçin geçen zaman dışında soruşturmada, soruşturma makamlarından kaynaklananolağan dışı gecikmeler yaşanmamıştır. Dolayısıyla başvuruya konu edilensoruşturma, olayın tüm yönlerinin aydınlatılması ve varsa sorumluların tespitedilebilmesi için bütün delillerin toplanması, soruşturmaların makul bir süratve özenle yürütülmesi ilkeleri yönünden de eksik değildir. Bu durumdabaşvurucunun yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine dair iddiası açıkçadayanaktan yoksundur.
120. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usulboyutunun ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA20/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.