TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
HALİS ORHAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2013/7257)
Karar Tarihi: 31/3/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Erdal TERCAN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Tuğba YILDIZ
Başvurucular
:
Halis ORHAN ve diğerleri [bkz. ekli tablonun B satırı]
Vekilleri
:
Av. Ali ARTUK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvurular, terör olayı nedeniyle köyü terk etmeye mecburkalınması sonucu 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle MücadeledenDoğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvuruların veaçılan davaların reddedilmesive makul süredesonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlaledildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvurular, muhtelif tarihlerde Ağrı Asliye Hukuk Mahkemelerivasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde başvuruların Komisyona sunulmasına engel teşkil edecekbir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Başvurucular, adli yardım talep etmişse de bireysel başvuruyapıldıktan sonra harçların yatırıldığı görülmüştür.
4. Birinci Bölüm ve İkinci Bölüm Komisyonlarınca muhteliftarihlerde, başvuruların kabul edilebilirlik incelemelerinin Bölümlertarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanları tarafından muhtelif tarihlerde, başvurularınkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın muhtelif tarihli yazılarında AnayasaMahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfenbaşvurular hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
7. Anayasa Mahkemesi tarafından ekli tablonun A satırındabaşvuru numaraları belirtilen dosyaların konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle2013/7257 başvuru numaralı dosya ile birleştirilmesine, incelemenin 2013/7257başvuru numaralı dosya üzerinden yürütülmesine ve diğer bireysel başvurudosyalarının kapatılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
8. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucular, Iğdır ili Tuzluca ilçesi Kartutanköyünde ikamet etmekte iken 1994 yılında meydana gelen terör olayları ve köymuhtarının öldürülmesi neticesinde köyün boşaltılmasıyla yerleşim yerlerindengöç etmek zorunda kaldıklarını iddia etmişlerdir.
10. Başvurucular, ekli tablonun C satırında belirtilentarihlerde 5233 sayılı Kanun kapsamına giren zararlarının karşılanmasıtalebiyle Iğdır Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuşlardır.
11. Ekli tablonun D satırında tarih ve sayıları belirtilenKomisyon kararlarında, terör olayları sonucu oluşan zararların karşılanmasıtalebiyle yapılan başvurularda dosyalarda yer alan bilgi ve belgeler uyarıncabaşvuruculara belirlenen miktarlarda tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
12. Başvurucular tarafından sulhnametasarısı imzalanmayarak Komisyon kararında belirtilen miktarın eksikhesaplandığı gerekçesiyle iptal davası açılmıştır.
13. Belirtilen Komisyon kararları aleyhine başvuruculartarafından açılan iptal davalarında, ekli tablonun E satırında tarihlerigösterilen Erzurum İdare Mahkemeleri kararları ile dava konusu işlemin iptalinekarar verilmiştir. Kararların gerekçelerinin ilgili kısmı şöyledir:
" ...ara kararı ile davalı idareden,Iğdır İli Tuzlucaİlçesi Kartutan Köyü’nde 1993 yılı ve sonrasındayaşanan terör olayları nedeniyle uğranılan zarar ziyandan dolayı aynıtarihlerde Kartutan Köyü ile ilgili olarak tutulantüm tutanaklar ile olayla ilgili tüm diğer bilgi ve belgeler istenilmiş olup,davalı idare tarafından ara kararına cevaben verilen yazı ile eklerininincelenmesi neticesinde; 15.5.2006 tarihinde yapılan ve Iğdır İli'ndeki birçok köyü kapsayan keşifle ilgili başvurusahibi veya yetkili temsilcisine keşif yeri ile gün ve saatinin yazılı olarakbildirildiğine ilişkin tebliğ ve tebellüğ belgeleri ile hazır bulunmadıklarınıgösteren tutanağa ilişkin herhangi bir belgenin ibraz edilmediği görülmüştür.
Olayın Mahkememizce değerlendirilmesineticesinde; Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların KarşılanmasıHakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen usule uyulmaksızın keşifyapıldığı, keşif yeri ile gün ve saatinin davacıya veya yetkili temsilcisineyazılı olarak bildirilmediği; başvuru sahibinin kendisi veya yetkili temsilcisive varsa şahitlerinin keşif mahallinde hazır bulundurulmadığı hususunun davadosyası mündericatında yer alan ... keşif tutanağından anlaşıldığından, eksikincelemeye ve usule aykırı biçimde yapılan keşfe dayalı olarak tesis edilendava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır."
14. İdare Mahkemelerinin iptal kararları üzerine Komisyontarafından ekli tablonun F satırında tarih ve sayıları gösterilen karalarlataleplerin reddine karar verilmiştir. Kararların ilgili kısmı şöyledir:
"...Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü ile11.11.2009 tarihinde yapılan yazışmaya ilişkin alınan cevabi yazıda14/25.11.1983 yılında Kartutan köyünde meydana gelendoğal afet (sel) nedeniyle köyde bulunan genel hane sayısı 11 olarak tespitedilmiş ve 11 aile hak sahibi kabul edilerek Afet İşleri Genel MüdürlüğünceTuzluca merkez Tuzla civarı mevkide bulunan afet konutlarına yerleştirildiği,ilçe nüfus müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucu alınan 16.2.2007 tarih ve 146sayılı cevabı yazıda Kartutan köyünde 1990-2000tarihinde genel nüfus sayımı yapılmış olup köy nüfus sayısının sıfır olarakbelirtildiği,
İl İdare Kurulu Müdürlüğü ile 17.12.2009tarihinde yapılan yazışmaya ilişkin alınan cevapta, ilgili köyü 1992 yılındaekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı köyü terk ederek başka yerleşimbirimlerine yerleştikleri, köydeki evlerin harap ve yıkık bir şekilde olduğu veherhangi bir hayat belirtisinin bulunmadığı bu nedenle adı geçen köyün BakanlıkMakamının 19.12.2005 tarih ve 76-1 sayılı onayı ile köy tüzel kişiliğininkaldırıldığı,
Tuzluca ilçe jandarma komutanlığı ileKomisyonumuzca 13.7.2009 tarihli yapılan yazışmaya ilişkin alınan cevabi yazıdaKartutan köyünün bağlı olduğu Gaziler karakol arşivkayıtlarında ilgili köyde herhangi bir terör olayının meydana gelemediği veyine müracaat dosyalarında iddia edilen olaya ilişkin ilçe jandarma Komutanlığıile yapılan ikinci yazışma neticesinde 5.8.2009 tarihli alınan cevabi yazıda,vatandaşlar tarafından iddia edilen olayın köy sınırları içerisinde değilde 4.4.1990 tarihinde Seyitçeşmetepede gerçekleştiği,
İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı ilekomisyonumuzca yapılan yazışmaya ilişkin 8.10.2009 tarihli alınan cevabi yazıdailgili mezrada yaşanan doğal afet sonucu Kartutanmezrası halkının Tuzluca merkezde bulunan afet konutlarına yerleştirildiği vebu nedenle 3.27.1994 yılında yapılan mahalli idareler genel seçimlerinin deburada yapıldığı anlaşılmış olup bu nedenle ... taleplerin reddine..."
15. Belirtilen Komisyon kararı aleyhine başvurucular tarafındantekrar açılan iptal davalarında, ekli tablonun G satırında tarihleri gösterilenErzurum İdare Mahkemeleri kararları ile davanın reddine hükmedilmiştir.Kararların gerekçelerinin ilgili kısmı şöyledir:
"...Uyuşmazlığın çözümü için Mahkememizceyapılan ara kararlara verilen cevapların incelenmesinden; Iğdır ValiliğiBayındırlık ve İskan Müdürlüğü'nün 11.11.2009 gün ve 2345 sayılı yazısında; Kartutan Köyü'nde 14-25.11.1983 tarihinde meydana gelenşiddetli yağmurlar sonucu oluşan afet nedeniyle 11 ailenin hak sahibi kabuledildiği ve bu ailelerin Tuzluca ilçesinde yapılan afet konutlarına 1989yılında yerleştirildikleri, Tuzluca Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü'nün18.01.2010 gün ve 50 sayılı yazısında; 1993-1999 yılları arasında genel nüfussayımı yapılmadığı, ancak 1997 yılında genel nüfus tespiti yapıldığı ve burada Kartutan Köyü nüfusunun sıfır olarak tespit edildiği,28.07.2009 tarihli Jandarma tutanağında; KartutanKöyü'nde terör olayı meydana gelmediği, başvurucuların iddia ettikleri terörolayının Seyisçeşme Tepe'de meydana geldiği, buranında Kartutan Köyü dışında bulunduğu, Jandarmatarafından tutulan 15.11.2010 tarihli tutanakta; 1993-2000 yılları arasında Kartutan Köyü'nde geçici köy korucusu bulunmadığı vegörevlendirilmediği, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü'nün19.12.2005 gün ve 76-1 sayılı onayıyla; Kartutan Köyühalkının 1992 yılından itibaren ekonomik ve sosyal nedenlerle köyü terk ederekbaşka yerleşim birimlerine yerleşmeleri ve köyde yerleşik nüfusun bulunmamasınedeniyle tüzel kişiliğinin kaldırılmasına karar verildiği, Tuzluca İlçe SeçimKurulu Başkanlığı'nın 03.11.2010 gün ve 261 sayılı yazısında; 27 Mart 1994tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesinde Kartutan Köyü halkı topluca Tuzluca İlçe Merkezi Kartutan Afet Konutlarına yerleştirildiğindenYüksekSeçim Kurulu Başkanlığı'nın 25.12.1993 gün ve 30 sayılı yazısı ekinde yer alan165 sayılı kararı gereği Kartutan Köyü'nde sandıkkurulamadığı ve muhtar seçilemediği, 18 Nisan 1999 tarihinde yapılan MilletvekilliğiGenel Seçimlerinde Kartutan Köyü'nün sandık bölgesiilan edilmediği, Tuzluca İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'nın anılan yazısıeklerinde yer alan belgelerde ise; Kartutan KöyüMuhtarı Hasan Orhan'ın 17.02.1994 tarihli dilekçesinde; köylerinde heyelan olmasınedeniyle Tuzluca ilçe merkezinde kendilerine konut yapıldığı, söz konusu afetkonutlarına kendi köyleri adına sandık kurulması talebinde bulunulduğu,dolayısıyla o tarih itibariyle anılan gerekçeyle köyün boşaldığının muhtarcazımnen kabul edildiği, Tuzluca Kaymakamlığı Mahalli İdareler Bürosu'nun03.03.1994 gün ve 310 sayılı yazısında da, KartutanKöyü'nün tamamen boşaltılarak Tuzluca ilçe merkezindeki afet konutlarınayerleştiklerinin belirtildiği görülmüştür.
Bu durumda, yukarıda belirtilen hususlarınbirlikte değerlendirilmesinden, Kartutan Köyü'nünidarece resmi şekilde veyaköy halkıtarafındanterör kaygısıyla fiilenboşaltılmadığı, dolayısıyla... 5233 sayılı Yasadan yararlanma imkanı bulunmadığıanlaşıldığından, ... başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukukaaykırılık görülmemiştir..."
16. Başvurucuların temyizi üzerine ekli tablonun H satırındagösterilen tarihlerde Danıştay Onbeşinci Dairesiilamları ile kararların usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçelerde ileri sürülentemyiz nedenlerinin kararların bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğibelirtilerek hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
17. Başvurucular tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş,ekli tablonun I satırında belirtilen tarihlerde karar düzeltme talepleriDanıştay Onbeşinci Dairesinin ilamları ilereddedilmiştir.
18. Karar düzeltme isteminin reddi kararları, başvurucularatebliğ edilmiş ve başvurucular muhtelif tarihlerde bireysel başvurudabulunmuşlardır.
B. İlgili Hukuk
19. 5233 sayılı Kanun’un 4., 6., 7., 8., geçici 1., geçici 3.,geçici 4. maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar KuruluKararı Eki Karar’ın 1. maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 20/2/2009 tarihli veE.2008/6679, K.2009/1227 sayılı kararı (CelalDemir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014, §§ 15-28).
20. 5233 sayılı Kanun'un 1. maddesi şöyledir:
"BuKanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülenfaaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarınınkarşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir."
21. Aynı Kanun'un 2. maddesi şöyledir:
"Aşağıdabelirtilen zararlar bu Kanunun kapsamı dışındadır:
...
d)Terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendiistekleriyle bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıklarızararlar."
22. Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2008 tarihli veE.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı şöyledir:
"Öte yandan; kişilerin malvarlıklarınaulaşamamaları nedeniyle uğradıkları zararların 5233 sayılı Yasa uyarıncatazmini; köyün, idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşaltılması halindemümkün olabileceğinden; Mahkemece bozma kararı üzerine davacının ikamet ettiğiköyün boşaltılıp boşaltılmadığının araştırılmasından sonra bir karar verilmesigerektiği tabiidir.
..."
23. Danıştay Onuncu Dairesinin 31/12/2008 tarihli veE.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı şöyledir:
"5233 sayılı Yasanın yukarıda aktarılan maddelerinindeğerlendirilmesinden; kişilerin malvarlıklarına ulaşamaması nedeniyleuğradıkları zararın 5233 sayılıYasa uyarınca tazmininin, terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetlersonucu meydana gelmesi şartına bağlı bulunduğu; başka bir ifadeyle, köyün,idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşaltılması halinde söz konusuzararların tazmini yoluna gidilebileceği; güvenlik kaygısına dayansa dahi,terör olayları sonucu köyü terk edenlerin malvarlıklarına ulaşamaması nedeniyleuğradıkları zararın, sadece köyün idarece veya köy halkı tarafından tamamenboşaltılması halinde ve köyün boşaltılmasından köye dönüşün başladığı tarihekadar geçen süreçle sınırlı olarak tazmininin mümkün olduğu sonucunaulaşılmaktadır. Zira, boşaltılan bir köye dönüşün başlaması, o köyde güvenlibir şekilde yaşayabilme olanaklarına kavuşulduğu anlamına gelmektedir. Köyedönüş için sağlanması zorunlu olan asgari güvenlik düzeyi ölçütünün iseobjektif olması gerektiği; başka bir anlatımla, köye geri dönen ve dönmeyen kişileregöre değişmemesi gerektiği de tabiidir.
Bu kabule göre, uyuşmazlığa konu olayda,davacının terör olayları sonucu terk ettiği YoncalıbayırKöyü'nde bulunan malvarlığına ulaşamamasından kaynaklanan zararının; sadeceköyün boşaltılmasından, köye dönüşün başladığı tarihe kadar geçen süreçlesınırlı kalmak kaydıyla tazmini olanaklı bulunduğundan, davalı idareceyaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu 1 yıllık süre üzerinden hesaplananmiktarın ödenmesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
..."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
24. Mahkemenin 31/3/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvurular incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları
25. Başvurucular ikamet ettikleri Iğdır ili Tuzluca ilçesi Kartutan köyünde 1994 yılında terör olaylarınınyoğunlaşması ve muhtarın öldürülmesi nedeniyle güvenlik kaygısıyla köyünboşaltıldığını, 5233 sayılı Kanun kapsamında yaptıkları talebin ve akabindeaçtıkları davanın reddedildiğini, Komisyonun ilk kararında tazminata hükmetmişkendaha sonra verdiği kararla önceki kararından haksız olarak döndüğünü, köydesürekli çatışma ortamının var olması karşısında devletin yeterli güvenli ortamısağlayamadığını, Mahkeme kararlarının kendi içinde çelişkili olduğunu, komşuköylerde yaşayanlara terör nedeniyle tazminat verildiğini, köyün yoğun kışşartlarına rağmen yıllardır boşaltılmadığını, terör olayı nedeniyleboşaltıldığını, köyün sosyal ve ekonomik nedenlerle boşaltıldığı fikrinin soyutve afaki olduğunu, mal varlıklarına ulaşamamaktan dolayı maddi zararlarınolduğunu, yapılan yargılamaların on yılı geçtiğini ve makul süredesonuçlandırılmadığını belirterek Anayasa’nın19., 35., 36. ve 45. maddelerindetanımlanan haklarının ihlal edildiğini iddia etmişler ve maddi tazminattalebinde bulunmuşlardır.
B. Değerlendirme
26. Başvuruformları ve ekleriincelendiğinde başvurucular, 5233 sayılı Kanun kapsamındaki zararlarınıntazmini amacıyla açtıkları davaların reddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın 19.,35., 36. ve 45. maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini iddiaetmişlerdir. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukukinitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki tavsifini kendisitakdir eder (Tahir Canan, B. No:2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların ihlal iddiaları aşağıdaki başlıklaraltında incelenmiştir.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
a. Yargılamanın Sonucuİtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddia
27. Başvurucular, Komisyonlarca verilen kararın akabindeaçtıkları davadan sonuç alamadıklarını, göç etmeye mecbur kalmaları nedeni ilemal varlıklarına ulaşamadıklarını, tarım, hayvancılık ve diğer köy geçimkaynaklarından mahrum kaldıklarını taşınma ile kira, taşınma gibi zararlarınınolduğunu anılan zararlara köy boşaltma eylemleri ile sebebiyet verilmişolmasına rağmen zararlarının tazmin edilmediğini belirterek mülkiyet hakkınınihlal edildiğinden şikâyetçi olmuş; yargılama sürecinde yapılan incelemeler velehine olmayan yargı kararı temeline dayandırıldığı tespit edilen bu iddialarınAnayasa’nın 36. maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.
28. Başvurucular, yargılamanın adil olmadığı iddiası kapsamındaKomisyonun ve Mahkemenin kararlarının çelişkili olduğunu, iddialarının esastanincelenmediğini, yeterli araştırmanın yapılmadığını, 1994 yılında muhtarınöldürüldüğünü, yaşanan olaylar neticesinde güvenlik nedeniyle göç etmeye mecburkaldıklarını, oluşan zararları için yeterli bir giderim imkânı sağlanmadığınıiddia etmişlerdir.
29. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ile 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bireysel başvurularailişkin incelemelerde kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların incelemeyetabi tutulamayacağı, 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralıfıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabuledilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013,§ 24).
30. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleriönünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derecemahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olupolmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derecemahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzdabariz takdir hatası içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvurukapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yoluşikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi kararları bariz takdirhatası veya açık keyfîlik içermedikçe AnayasaMahkemesince esas yönünden incelenemez (NecatiGündüz ve Recep Gündüz, § 26).
31. Başvurucular maddi vakıa ve delillerin hatalı takdirineticesinde davalarının reddedildiğini, bu kapsamda Derece Mahkemelerincedelillerin takdirinin hatalı ve hükmün sonuç itibarıyla hukuka aykırı olduğunubelirtmekte olup başvurucuların iddialarının özünün, Derece Mahkemelerincedelillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabetolmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğuanlaşılmaktadır.
32. Başvuru konusu İdare Mahkemesi kararlarında, başvurucular veidare tarafından sunulan bilgi ve belgelerden söz konusu olaylarla ilgiliolarak Iğdır Valiliği Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün yazısında Kartutan köyünde 14-25/11/1983 tarihinde meydana gelenşiddetli yağmurlar sonucu oluşan afet nedeniyle on bir ailenin hak sahibi kabuledildiği ve bu ailelerin Tuzluca ilçesinde yapılan afet konutlarına 1989yılında yerleştirildiği; Tuzluca Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğünün yazısında1993 ile 1999 yılları arasında genel nüfus sayımı yapılmadığı ancak 1997yılında genel nüfus tespiti yapıldığı ve burada Kartutanköyü nüfusunun sıfır olarak tespit edildiği; 28/7/2009 tarihli Jandarmatutanağında Kartutan köyünde terör olayı meydanagelmediği, başvurucuların iddia ettikleri terör olayının Seyisçeşmetepede meydana geldiği, buranın da Kartutan köyüdışında bulunduğu; jandarma tarafından tutulan 15/11/2010 tarihli tutanakta1993 ile 2000 yılları arasında Kartutan köyündegeçici köy korucusu bulunmadığı ve görevlendirilmediği, İçişleri Bakanlığı İllerİdaresi Genel Müdürlüğünün 19/12/2005 gün ve 76-1 sayılı onayıyla Kartutan köyü halkının 1992 yılından itibaren ekonomik vesosyal nedenlerle köyü terk ederek başka yerleşim birimlerine yerleşmeleri veköyde yerleşik nüfusun bulunmaması nedeniyle tüzel kişiliğinin kaldırılmasınakarar verildiği; Tuzluca İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının yazısında 27/3/1994tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesinde Kartutan köyü halkı topluca Tuzluca İlçe Merkezi Kartutan Afet Konutlarına yerleştirildiğindenYüksekSeçim Kurulu Başkanlığının yazısı ekinde yer alan karar gereği Kartutan köyünde sandık kurulamadığı ve muhtarseçilemediği, 18/4/1999 tarihinde yapılan Milletvekilliği Genel Seçimlerinde Kartutan köyünün sandık bölgesi ilan edilmediği; Tuzluca İlçeSeçim Kurulu Başkanlığının anılan yazısı eklerinde yer alan belgelerde ise Kartutan köyü muhtarı Hasan Orhan'ın 17/2/1994 tarihlidilekçesinde köylerinde heyelan olması nedeniyle Tuzluca ilçe merkezindekendilerine konut yapıldığı, söz konusu afet konutlarına kendi köyleri adınasandık kurulması talebinde bulunulduğu, dolayısıyla o tarih itibarıyla anılangerekçeyle köyün boşaldığının muhtarca zımnen kabul edildiği; TuzlucaKaymakamlığı Mahalli İdareler Bürosunun yazısında da Kartutanköyünün tamamen boşaltılarak Tuzluca ilçe merkezindeki afet konutlarınayerleştirildiği, belirtilen hususların birlikte değerlendirilmesinden Kartutan köyünün idarece resmî şekilde veya köy halkıtarafından terör kaygısıyla fiilenboşaltılmadığıbelirtilerek davaların reddine karar verilmiştir. Başvurucuların iddiaları,temyiz merciince de incelenip reddedilmek suretiyle yerel Mahkeme kararlarıonanmış; karar düzeltme talepleri ise reddedilmiştir.
33. Başvurucuların iddialarına yönelik olarak muhtarın terörnedeniyle öldüğü, köyün boşaltılmış olduğuna dayanak olarak gösterilmişse deanılan Mahkeme kararları gereğince belirtilen olayın köy dışında gerçekleştiği,köyün terör nedeniyle boşaltılmış olduğuna ilişkin bilgi ve belge sunulmadığıda dikkate alındığında Derece Mahkemelerinin kararlarında bariz takdir hatasıve açık keyfîlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
34. Açıklanan nedenlerle başvurucular tarafından ileri sürüleniddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşıldığından, başvurularınbu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
35. Başvurucular, ayrıca idarenin can ve mal güvenliğini sağlamayükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle mülkiyet haklarının ihlal edildiğiniiddia etmektedirler.
36. Başvuru dilekçeleri incelendiğinde başvurucularınAnayasa’nın 35. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürdükleri bölümde, 5233sayılı Kanun kapsamında tanzim edilen belgelerde maddi zararlarının mevcutolduğu iddia edilmiş, fakat idari yargı makamlarının tazminat başvurularınailişkin söz konusu düzenlemeleri dar ve aleyhe yorumlayarak Anayasa’nın 35.maddesinin ihlal edildiği ileri sürülmüştür.
37. Başvurucular tarafından mülkiyet haklarının ihlal edildiğihususundaki iddiaların yargılamanın sonucuna dayandırıldığı ve yargılamasürecine ilişkin olarak yukarıda yapılan değerlendirme neticesindebaşvurucuların delillerini ve iddialarını sunma fırsatı bulamadığına veyargılamaya etkin olarak katılma imkânlarının ellerinden alındığına dair birbulgu da saptanmadığı anlaşılan somut yargılama faaliyetlerinin DereceMahkemelerince adil yargılanma hakkının gereklerine uygun şekilde yerine getirildiğitespit edilmiş olduğundan mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönündeki iddialarınayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir (Ülkü Özgür, B. No: 2013/2263, 26/6/2014, § 43).
b. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
38. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda açıkçadayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesinigerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvuruların bu kısmınınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
39. Başvurucular 5233 sayılı Kanun kapsamında ileri sürülengiderim talebinin değerlendirilmesi hususundaki idari süreç ve yargılamaprosedürünün makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle Anayasa’nın 36.maddesinde tanımlanan makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddiaetmişlerdir.
40. 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan müracaatlarda idariyargı makamları nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündekiiddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesinin bukonuda verdiği kararlarında, komisyon ve yargılama aşamalarında geçen sürelerile davanın tüm koşulları, karara bağlanan başvuru sayısı ve yargılamasürecinde komisyon ve yargılama makamlarınca yapılan işlemler dikkate alınarakuyuşmazlığın karara bağlanması konusunda kamu otoritelerine ve özellikleyargılama organlarına atfedilebilecek bir gecikmenin olmadığı ve toplamda sekizyılın altında gerçekleşen başvuruların karara bağlanma süresinin makul süredeyargılanma hakkının ihlaline yol açmadığı sonucuna ulaşılmıştır (Sabri Çetin, B. No: 2013/3007, 6/2/2014,§§ 61-69; Mahmut Can Arslan, B.No: 2013/3008, 6/2/2014, §§ 60-68; MehmetGürgen, B. No: 2013/3202, 6/2/2014, §§ 58-66; Celal Demir, §§ 58-66). Başvurunun kesinolarak karara bağlanmasının daha uzun bir sürede gerçekleştiği ve bu durumunbaşvuruculara atfedilebilecek bir kusurdan kaynaklanmadığı durumlarda ise makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır (İsmet Kaya, B. No: 2013/2294, 8/5/2014, §§46-70).
41. Somut davalara bir bütün olarak bakıldığında Komisyonabaşvuru tarihleri (bkz. ekli tablonun C satırı)ile nihai karar tarihleri (bkz.ekli tablonun I satırı) arasında geçen ve ekli tablonun İ satırında her birbaşvuru için ayrı ayrı toplam süreleri belirtilen ve toplamda sekiz yılı geçenyargılama sürelerinde başvurucular açısından farklı karar verilmesinigerektiren bir yön bulunmadığı ve söz konusu yargılama süreçlerinde makulolmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.
42. Açıklanan nedenlerle başvurucuların Anayasa’nın 36.maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının ihlaledildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un50. Maddesi Yönünden
43. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralıfıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir. …
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
44.Başvurucular, başvuru formunda belirtikleri maddi tazminat miktarınıntaraflarına ödenmesi talebinde bulunmuşlardır.
45. Mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altınaalınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği tespit edilmiş olmaklabirlikte başvurucular tarafından manevi tazminat talebinde bulunulmadığı,tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı daolmadığı anlaşıldığından başvurucuların maddi tazminat taleplerinin reddinekarar verilmesi gerekir.
46. Başvurucular tarafından ayrı ayrı yapılan ve dosyadakibelgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderininbaşvuruculara ayrı ayrı ve 1.800 TL vekâlet ücretinin müştereken ödenmesinekarar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkiniddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Tazminata ilişkin taleplerinREDDİNE,
D. 206,10 TL harcın BAŞVURUCULARAAYRI AYRI ÖDENMESİNE, 1.800 TL vekâlet ücretinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKENÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğinitakiben başvurucuların Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ayiçinde yapılmasına, ödemelerde gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiğitarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
31/3/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Sıra
1
2
3
4
5
6
7
A
Başvuru
Numarası
2013/7257
2013/7258
2013/7435
2013/7436
2013/7437
2013/7441
2013/7667
B
Başvurucu
Halis
Orhan
Mehmet
Orhan
Saliha
Korkusuz
Ahmet
Orhan
Emine
Orhan
Mehmet Orhan
Cemal
Orhan
C
Komisyona Başvuru Tarihi ve Dosya Kayıt Numarası
1/1/2005
587
1/1/2005
603
1/1/2005
595
1/1/2005
605
1/1/2005
586
1/1/2005
591
1/1/2005
585
D
Komisyon Karar Tarihi ve Numarası (1)
8/12/2006
2006/1-138
8/12/2006
2006/1-148
8/12/2006
2006/1-149
8/12/2006
2006/1-139
8/12/2006
2006/1-216
8/12/2006
2006/1-150
8/12/2006
2006/1-132
E
Yerel Mahkeme
Karar Tarihi (1)
24/11/2008
11/9/2008
11/9/2008
24/11/2008
24/11/2008
11/9/2008
16/10/2008
F
Komisyon Karar Tarihi ve Numarası (2)
27/1/2010
2010/1-5
27/1/2010
2010/1-7
27/1/2010
2010/1-27
27/1/2010
2010/1-8
27/1/2010
2010/1-10
27/1/2010
2010/1-37
27/1/2010
2010/1-1
G
Yerel Mahkeme
Karar Tarihi (2)
19/4/2011
19/4/2011
19/4/2011
19/4/2011
19/4/2011
2/2/2011
19/4/2011
H
Temyiz Yolu Karar Tarihi
28/11/2012
28/11/2012
5/12/2012
28/11/2012
28/11/2012
5/12/2012
5/12/2012
I
Karar Düzeltme Yolu Karar Tarihi
27/6/2013
27/6/2013
27/6/2013
27/6/2013
27/6/2013
27/6/2013
27/6/2013
İ
İdari ve Yargısal
Süreçte Geçen Toplam Süre
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
Sıra
8
9
10
11
12
13
14
A
Başvuru
Numarası
2013/7669
2013/7670
2013/7671
2013/7673
2013/7675
2013/7705
2013/7708
B
Başvurucu
Abdulcebbar Orhan
Hatice
Orhan
Zeki
Orhan
Yaşar
Orhan
Abdulvahap
Orhan
Birol
Orhan
Abdülaziz
Taşin
C
Komisyona Başvuru Tarihi ve Dosya Kayıt Numarası
1/1/2005
593
1/1/2005
597
1/1/2005
606
1/1/2005
589
1/1/2005
599
1/1/2005
602
1/1/2005
1573
D
Komisyon Karar Tarihi ve Numarası (1)
8/12/2006
2006/1-136
8/12/2006
2006/1-158
8/12/2006
2006/1-134
8/12/2006
2006/1-142
8/12/2006
2006/1-137
8/12/2006
2006/1-152
8/12/2006
2006/1-151
E
Yerel Mahkeme
Karar Tarihi (1)
24/11/2008
4/11/2008
24/11/2008
24/11/2008
24/11/2008
4/11/2008
17/12/2008
F
Komisyon Karar Tarihi ve Numarası (2)
27/1/2010
2010/1-28
27/1/2010
2010/1-3
27/1/2010
2010/1-6
27/1/2010
2010/1-35
27/1/2010
2010/1-30
27/1/2010
2010/1-2
27/1/2010
2010/1-32
G
Yerel Mahkeme
Karar Tarihi (2)
19/4/2011
2/2/2011
19/4/2011
2/2/2011
2/2/2011
2/2/2011
2/2/2011
H
Temyiz
Yolu Karar Tarihi
28/11/2012
28/11/2012
5/12/2012
28/11/2012
28/11/2012
5/12/2012
5/12/2012
I
Karar Düzeltme Yolu Karar Tarihi
27/6/2013
12/6/2013
27/6/2013
12/6/2013
12/6/2013
12/6/2013
27/6/2013
İ
İdari ve Yargısal
Süreçte Geçen Toplam Süre
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
Sıra
15
16
17
18
A
Başvuru
Numarası
2013/7712
2013/7713
2013/8494
2014/149
B
Başvurucu
Lütfi
Orhan
Sabri Taşin
Latif
Orhan
Mehmet
Orhan
C
Komisyona Başvuru Tarihi ve Dosya Kayıt Numarası
1/1/2005
3182
1/1/2005
582
1/1/2005
590
1/1/2005
584
D
Komisyon Karar Tarihi ve Numarası (1)
8/12/2006
2006/1-157
8/1/2006
2006/1-159
8/12/2006
2006/1-133
8/12/2006
2006/1-135
E
Yerel Mahkeme
Karar Tarihi (1)
24/11/2008
24/11/2008
24/11/2008
11/9/2008
F
Komisyon Karar Tarihi ve Numarası (2)
27/1/2010
2010/1-36
27/1/2010
2010/1-33
27/1/2010
2010/1-34
27/1/2010
2010/1-12
G
Yerel Mahkeme
Karar Tarihi (2)
2/2/2011
2/2/2011
19/4/2011
19/4/2011
H
Temyiz Yolu Karar Tarihi
28/11/2012
5/12/2012
5/12/2012
28/11/2012
I
Karar Düzeltme Yolu Karar Tarihi
12/6/2013
12/6/2013
27/6/2013
19/9/2013
İ
İdari ve Yargısal
Süreçte Geçen Toplam Süre
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay
8 yıl
5 ay