TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
HAMİYET SÜRÜCÜ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/32292)
Karar Tarihi: 14/10/2020
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Fatma Burcu NACAR YÜCE
Başvurucu
:
Hamiyet SÜRÜCÜ
Vekili
:
Av. Öznur AKIN ÖZKAPLAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, işe iade istemiyle açılan davanın kararverilmesine yer olmadığına dair bir hükümle sonuçlanması nedeniyle mahkemeyeerişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 21/8/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
A. BireyselBaşvurudan Önceki Süreç
8. Başvurucu, En-Ka Temizlik San. ve Tic. Ltd. Şti.ninişçisi olarak Van Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Çocuk EvleriKoordinasyon Merkezi Müdürlüğünde (Kurum) çocuk bakım elamanı olarakçalışmaktayken hakkında yapılan güvenlik soruşturması kapsamında terörörgütleri ile irtibatı, iltisakı, örgütlere mensubiyeti ve aidiyeti olduğugerekçesiyle 5/5/2017 tarihinde iş akdi feshedilmiştir.
9. Başvurucu 11/5/2017 tarihli dilekçesiyle iş akdiningeçerli bir nedene dayanılmadan feshedildiğini belirterek asıl işveren ve altişveren aleyhine işe iade istemiyle dava açmıştır.
10. Van 1. İş Mahkemesi 19/7/2017 tarihli karar ile kamukurumu niteliğindeki bir işyerinde işçi statüsüyle çalışmakta olan başvurucununiş sözleşmesinin 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal KapsamındaAlınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) hükümlerine dayalıolarak feshedildiği ve 2/1/2017 tarihli ve 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleriİnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında KHK hükümleri uyarınca davayı incelemeyetkisinin Olağanüstü Hal İşlemlerini İnceleme Komisyonuna (OHAL Komisyonu) aitolduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın OHALKomisyonuna gönderilmesine kesin olarak karar vermiştir.
11. Nihai karar 24/7/2017 tarihinde tebliğ edilmiş,başvurucu 21/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. BireyselBaşvurudan Sonraki Süreç
12. Başvurucu, karara karşı 22/11/2017 tarihinde istinafbaşvurusunda bulunmuştur.
13. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi(Daire) 22/3/2018 tarihli kararıyla istinaf başvurusunu reddetmiştir. Dairegerekçesinde; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esasyönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, karar verilmesine yer olmadığına yönelikverilen karara ilişkin süresinde istinaf talebinde bulunulmadığı gibiyargılamanın yenilenmesi şartlarının da oluşmadığı, dosyanın gönderilmesinekarar verilen OHAL Komisyonunun görevsiz olduğuna karar vermesi durumundadosyanın mahkemesine iadesine karar verebileceğini belirterek istinaf talebinireddetmiştir.
14. OHAL Komisyonunun 6/6/2018 tarihli kararında,başvurucu hakkında KHK kapsamında herhangi bir işlem tesis edilmediği,dolayısıyla OHAL Komisyonunca yapılacak işlem bulunmadığı belirtilerek dosyanınMahkemeye iadesine karar verilmiş, dosya ile ilgili olarak Mahkemece herhangibir işlem yapılmamıştır.
IV. İLGİLİHUKUK
A. Ulusal Hukuk
1. KanunHükümleri
15. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 30/1/1950 tarihlive 5521 sayılı mülga İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi şöyledir:
"İş Kanununa göre işçi sayılankimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarındaistisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleriarasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğanhukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde işmahkemeleri kurulur.''
16. 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş MahkemeleriKanunu'nun 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) İş mahkemeleri;
a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler,854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinciKısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veyakanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
...
ilişkin dava ve işlere bakar."
17. 22/5/2003 tarihli 4857 sayılı İş Kanunu'nun''İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı'' kenar başlıklı 25.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“II- Ahlak ve iyi niyet kurallarınauymayan haller ve benzerleri:
a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada busözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlarkendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek,yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereniyanıltması.
b) İşçinin, işveren yahut bunların aileüyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veyadavranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcıasılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.
c) İşçinin işverenin başka bir işçisinecinsel tacizde bulunması.
d) İşçinin işverene yahut onun ailesiüyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoşyahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddelerikullanması.
e) İşçinin, işverenin güvenini kötüyekullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibidoğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.
f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazlahapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir
suç işlemesi.
g) İşçinin işverenden izin almaksızınveya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki iş günü veya bir ay içindeiki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç iş günüişine devam etmemesi.
h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğugörevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.
ı) İşçinin kendi isteği veya savsamasıyüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malıolmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleriotuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kaybauğratması."
18. 4857 sayılı Kanun'un ''Derhal fesih hakkınıkullanma süresi'' kenar başlıklı 26. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"24 ve 25 inci maddelerdegösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veyaişveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin buçeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altıiş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonrakullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllıksüre uygulanmaz.''
19. 4857 sayılı Kanun'un ''Sözleşmenin feshinde usul''kenar başlıklı 19. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebiniaçık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.''
20. 4857 sayılı Kanun'un ''Feshin geçerli sebebedayandırılması'' kenar başlıklı 18. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
''Otuzveya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olanişçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçininyeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işingereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.''
21. 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"(1) Terör örgütlerine veya MilliGüvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğunakarar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakıyahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
...
f) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılıDevlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesindebelirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde(işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üstyöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafındanoluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamugörevinden çıkarılır,
g) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veyailişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçidahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkiliamirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır."
22. 685 sayılı KHK'nın 1. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"(1) Anayasanın 120 nci maddesikapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük MilletMeclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veyaMilli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyettebulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti,aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idariişlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesisedilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzereOlağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.''
23. 685 sayılı KHK'nın geçici 1. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“Bu dosyalar hakkında yargımercilerince karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların yaptıklarımasrafların üzerlerinde bırakılmasına dosya üzerinden kesin olarak kararverilir, vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu dosyalar, yeni bir başvuru şartıaranmaksızın incelenmek üzere Komisyona gönderilir.”
2. Yargısal Kararlar
24. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 28/3/2018 tarihli veE.2017/24765, K.2018/6824 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
"Davacı, davalı işyerindeçalışırken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğuşüphesiyle 667 sayılı KHK’nın 4. maddesinin 1. fıkrasının g bendi gereğince iştençıkartılmıştır. Aynı KHK’nın 4. maddesinin 2. fıkrasının ise '1. fıkra uyarıncagörevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudanveya dolaylı olarak görevlendirilemezler' hükmüne yer verilmiş ise de fesihişlemine karşı yargı yolu açık olduğuna göre yargı makamları işten çıkartılmışolan işçinin FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına dair delil durumunudeğerlendirerek sonucuna göre karar vermelidir.
Somut olay bakımından davacının FETÖ/PDYile irtibat ve iltisakı bakımından dosyaya 667 sayılı KHK’nın 4. maddesinin 1.fıkrasının g bendindeki usule göre işten çıkarıldığı hususu dışında hiçbirdelil sunulamamış, ayrıca davacı hakkında adli veya idari soruşturma dayapılmamıştır. Açıklanan delil durumuna göre davacının FETÖ/PDY ile irtibat veiltisaklı olduğuna dair somut hiçbir delil gösterilemediğinden davanın kabulügerekirken işverenin feshinin geçerli olduğunu kabul eden Bölge Adliye Mahkemesikararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.''
25. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 20/10/2017 tarihli veE.2017/43277, K.2017/25144 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
"Davacının iş sözleşmesinin feshi667 sayılı KHK'nın 4. maddesi doğrultusunda davalı işverence oluşturulankomisyon kararıyla davalı idare tarafından gerçekleştirilmiştir.
Davacı işçi 4857 sayılı İş Kanunuhükümleri çerçevesinde çalışmış olmakla iş sözleşmesinin 29.07.2016 tarihindekifeshinde İş Kanunu'nun 18. ve devamı maddeleri hükümleri uygulanmalıdır.
Somut olayda davacının iş akdininfeshine neden olan bilgi ve belge işverence tam olarak ibraz edilememiştir.Davacının iş akdinin feshine dayanak objektif değerlendirmelerin neler olduğu,hangi bilgi ve belgelerin feshe gerekçe yapıldığı davalı Kurumdanaraştırılmalı; ayrıca davacı hakkında mevcut ise adli ya da idari soruşturmaevrakları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı'nın TerörleMücadele, Kaçakçılık, Organize Suçlar ve İstihbarat ile ilgili birimlerinden veBilgi Teknolojileri Kurumundan varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler ileyine Bank Asyaya açılmış mevduat hesapları, hesap hareketleri ve bankacılığailişkin işlemler olup olmadığı sorulmalı, tüm bilgi ve belgeler değerlendirilereksonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı gerekçe ile davanınreddi hatalı olup bozmayı gerektirir.''
B. UluslararasıHukuk
26. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6.maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes davasının, medeni hak veyükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ... konusunda karar verecek olan,... birmahkeme tarafından ... görülmesini isteme hakkına sahiptir..."
27. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının açık bir biçimde mahkeme veya yargımerciine erişim hakkından söz etmese de -maddede kullanılan terimler bir bütünolarak bağlamıyla birlikte dikkate alındığında- mahkemeye erişim hakkını dagaranti altına aldığı sonucuna ulaşıldığını belirtmiştir (Golder/BirleşikKrallık [GK], B. No: 4451/70, 21/2/1975, §§ 28-36). AİHM'e göre mahkemeyeerişim hakkı Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında mündemiçtir. Buçıkarsama, Sözleşmeci devletlere yeni yükümlülük yükleyen genişletici bir yorumolmayıp 6. maddenin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin lafzınınSözleşme'nin amaç ve hedefleri ile hukukun genel prensiplerinin gözetilerekbirlikte okunmasına dayanmaktadır. Sonuç olarak Sözleşme'nin 6. maddesinin (1)numaralı fıkrası, herkesin medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili iddialarınımahkeme önüne getirme hakkına sahip olmasını kapsamaktadır (Golder/BirleşikKrallık, § 36).
V. İNCELEME VEGEREKÇE
28. Mahkemenin 14/10/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
29. Başvurucu; görevinden OHAL KHK'ları ile ihraçedilmediğini, güvenlik araştırması sonucuna göre iş akdinin feshedildiğini,dolayısıyla OHAL Komisyonuna başvuru şartlarını taşımadığı hâlde Mahkemenindavayı incelemeden dosyayı OHAL Komisyonuna gönderdiğini, Mahkemenin davanınesasını çözümlemeden bu şekilde karar vermesi nedeniyle mahkemeye erişimhakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
30. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanakalınacak “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesininbirinci fıkrası şöyledir:
“Herkes, meşru vasıta ve yollardanfaydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia vesavunma (Değişik ibare: 3.10.2001-4709/14 md.) ile adil yargılanma hakkınasahiptir.”
31. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucunun temel iddiasının davanın esası hakkında karar verilmemesineyönelik olması nedeniyle başvuru, mahkemeye erişim hakkı kapsamındaincelenmiştir.
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
32. Başvuru konusu dava sürecinde Mahkemenin dosyayı OHALKomisyonuna gönderdiği, Komisyonun da herhangi bir karar vermeden dosyayıMahkemeye iade ettiği anlaşılmış ise de Mahkemenin 19/7/2017 tarihli kararınihai karar niteliğinde olduğu gibi Komisyonun iadesinden sonra Mahkemeninherhangi bir işlem yapmadığı, dolayısıyla bireysel başvuru açısından başvuruyollarının tüketildiğinin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
33. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine yönelik iddianın kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. EsasYönünden
a. MüdahaleninVarlığı ve Hakkın Kapsamı
34. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasındaherkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma vesavunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı,Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün birunsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanmaibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararasısözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metninedâhil edildiği vurgulanmıştır. AİHM, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralıfıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir (Özbakım ÖzelSağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No:2014/13156, 20/4/2017,§ 34).
35. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hakarama özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak veözgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayanen etkili güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafındangörülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerdenfaydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânınıntanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanma hakkınınsağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olamaz (Mohammed Aynosah, B.No: 2013/8896, 23/2/2016, § 33).
36. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığıdeğerlendirmelerde mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önünetaşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasınıisteyebilmek anlamına geldiğini ifade etmiştir (Özkan Şen, B. No:2012/791, 7/11/2013, § 52).
37. Öte yandan Anayasa'nın 36. maddesinin ikincifıkrasında hiçbir mahkemenin görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktankaçınamayacağı belirtilmiştir. Bu bağlamda adil yargılanma hakkı, koşullarıbulunduğu takdirde kişilere davanın görüldüğü mahkemeden uyuşmazlığın esasınınincelenmesini isteme güvencesini de sağlar.
38. Somut olayda başvurucunun işe iade istemli davasınınesası hakkında bir inceleme yapılmaması nedeniyle mahkemeye erişim hakkınayönelik bir müdahalenin bulunduğu görülmektedir.
b. Müdahaleninİhlal Oluşturup Oluşturmadığı
39. Adil yargılanma hakkının görünümlerinden biri olanmahkemeye erişim hakkı, mutlak bir hak olmayıp bu hakkın sınırlandırılmasımümkündür. Ancak mahkemeye erişim hakkına müdahalede bulunulurken Anayasa'nıntemel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleridüzenleyen 13. maddesinin gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
40. Anayasa'nın 13. maddesi şöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, özlerinedokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanınsözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerineve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."
41. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa'nın 13. maddesindebelirtilen koşullara uygun olmadığı takdirde 36. maddesinin ihlalini teşkiledecektir. Bu sebeple müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somutbaşvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma(meşru amaç) ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olupolmadığının belirlenmesi gerekir
42. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerinve sınırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfîmüdahaleyi engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletininen önemli unsurlarından biridir (Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246,6/2/2014, § 60).
43. Müdahalenin kanuna dayalı olması öncelikle şeklîmanada bir kanunun varlığını zorunlu kılar. Şeklî manada kanun, Türkiye BüyükMillet Meclisi (TBMM) tarafından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanunadı altında çıkarılan düzenleyici yasama işlemidir. Hak ve özgürlükleremüdahale edilmesi ancak yasama organınca kanun adı altında çıkarılandüzenleyici işlemlerde müdahaleye imkân tanıyan bir hükmün bulunması şartınabağlıdır. TBMM tarafından çıkarılan şeklî anlamda bir kanun hükmününbulunmaması hakka yapılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun bırakır (AliHıdır Akyol ve diğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, § 56).
44. Somut olayda Van Aile ve Sosyal Politikalar İlMüdürlüğü bünyesinde alt işverene bağlı olarak çalışan başvurucunun işe iadeistemiyle açmış olduğu davada OHAL Komisyonunun görevli olduğu gerekçesiylekarar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
45. Mahkemenin dayanmış olduğu 685 sayılı KHK'nın ilgilimaddesinde terör örgütlerine veya devletin millî güvenliğine karşı faaliyettebulunduğuna Millî Güvenlik Kurulunca karar verilen yapı, oluşum veya gruplaraüyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğugerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan KHK hükümleriile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karar vermeküzere bir inceleme komisyonunun kurulduğu belirtilmektedir. Anılan KHK'nınyürürlüğe girmesinden sonra benzer uyuşmazlıkların temyiz mercii Yargıtay 9. ve22. Hukuk Daireleri, doğrudan KHK ile iş akdi feshedilenler hariç olmak üzereKHK'nın verdiği yetkiye dayalı olsa bile idari tasarrufla iş akdifeshedilenlerin açmış olduğu işe iade davalarının esastan inceleneceğine dairkararlar vermiştir (bkz. §§ 24, 25).
46. İş mahkemeleri, karar tarihinde yürürlükte bulunan5521 sayılı mülga Kanun -ve aynı zamanda bu Kanunu yürürlükten kaldıran 7036sayılı Kanun- hükümlerine göre işçi sayılan kişilerle işveren arasındaki işsözleşmesine veya 4857 sayılı Kanun'a dayanan uyuşmazlıkların çözümü içinkurulmuş mahkemelerdir. 685 sayılı KHK'nın 1. maddesinde OHAL Komisyonununyetkisinin başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmündekararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvurularla sınırlıolduğu herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça düzenlenmiş veYargıtay uygulamalarında da KHK'ya dayalı hukuki işlemle tesis edilen fesihişlemlerinin yargısal denetime tabi olduğu net bir şekilde ifade edilmiştir (AhmetÖzdoğan, B. No: 2017/26326, 9/1/2019, § 45).
47. Buna göre somut olayda ilk derece mahkemesinin OHALKomisyonunu işaret ederek önüne gelen uyuşmazlığın esası hakkında incelemeyapmadan yargılamayı sona erdirmesinin kanuni dayanağının bulunmadığı sonucunavarılmıştır.
48. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
3. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
49. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
50. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesini istemiş vetazminat talebinde bulunmuştur.
51. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararındaihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genelilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer birkararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesininsonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgilihakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (AligülAlkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).
52. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).
53. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veyamahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılıKanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgilimahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundakibenzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıylayeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderimyolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararınabağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundakiyargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yenidenyargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisibulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasalyükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararınedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarınıgidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).
54. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun işe iade istemiyleaçmış olduğu davada idari bir organın görevi kapsamında kaldığı gerekçesiylekarar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesinin mahkemeye erişimhakkını ihlal ettiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalinmahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
55. Bu durumda mahkemeye erişim hakkına yönelik ihlalinortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yararbulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgüdüzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasınagöre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamdayapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesiniihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelereuygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama yapılmak üzere Van 1. İş Mahkemesine gönderilmesine kararverilmesi gerekmektedir.
56. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığındantazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
57. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.257,50 TL yargılama giderininbaşvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin Anayasa'nın 36. maddesindegüvenceye bağlanan mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Van 1. İş Mahkemesine(E.2017/499-K.2017/792) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
E. 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 3.257,50 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin bilgi için Erzurum Bölge AdliyeMahkemesi 6. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
H. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 14/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.