TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HARUN ÖKSÜZ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/21060)
Karar Tarihi: 27/6/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
M. Emin ŞAHİNER
Başvurucu
:
Harun ÖKSÜZ
Vekili
:
Av. Şerif VURAL
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, darbe teşebbüsüyle bağlantılı olarak yürütülensoruşturmada uygulanan el koyma tedbiri nedeniyle mülkiyet hakkının ihlaledildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 4/10/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını AnayasaMahkemesine sunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu 13/11/1995 tarihinde polis memuru olarak memuriyetebaşlamış, 5/6/2000 tarihinde de kaymakam adayı olmuştur. Başvurucu daha sonrasırasıyla Ulaş Kaymakamlığı, Pertek Kaymakamlığı, Hacılar Kaymakamlığıgörevlerinde bulunduktan sonra 20/6/2011 tarihinde mülkiye müfettişliğineatanmıştır.
10. 15/7/2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi sonrasındaİçişleri Bakanlığı 18/7/2016 tarihinde başvurucunun da aralarında bulunduğu 246mülki idare amirinin anayasal düzeni yıkmaya yönelik eylemlerin içindeolabilecekleri gerekçesiyle görevden uzaklaştırılmasına karar vermiştir.
11. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 19/7/2016 tarihindeFETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mülkiye yapılanmasına ilişkin olaraksoruşturma başlatılmıştır. Başsavcılık; aynı tarihte İçişleri Bakanlığından açığaalınan vali, vali yardımcısı, kaymakam ve mülkiye müfettişi ile diğergörevlilerin bilgilerini istemiştir. Bu yazıda; açığa alınma kararlarınınonaylı birer sureti, disiplin dosyaları, istihbaribilgiler ile güvenlik soruşturma dosyaları, diğer belge ve delilleringönderilmesi istenmiştir. İçişleri Bakanlığı, açığa alma listesini CumhuriyetBaşsavcılığına göndermiştir.
12. Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Ankara 2. SulhCeza Hâkimliği 1/8/2016 tarihinde başvurucunun mal varlığı hakkında el koymatedbiri uygulanmasına karar vermiştir. Buna göre başvurucunun taşınmazlarına,kara, deniz ve hava ulaşım araçlarına, gerçek ve tüzel kişiler nezdindeki hakve alacaklarına, kıymetli evrakına, varsa ortağı bulunduğu şirket vekooperatiflerdeki ortaklık paylarına, kiralık kasa mevcutlarına, banka ve diğermali kurumlardaki tüm döviz ve hesaplarına, vadeli mevduat hesaplarına, vadeyebağlanmamış olsa bile maaş hesapları dışındaki diğer hesaplarına tedbirkonulmuştur. Bunun yanında başvurucunun maaş hesabı yönünden "son aldığı maaşı kadar paranın aylıkharcamaları için kullanılmak üzere o ay içerisinde çekilmesine izin verildiktensonra arta kalan miktar üzerine tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına" kararverilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"...Dosya içerisinde bulunan bilgi vebelgeler ve tüm dosyakapsamı itibariyle FETÖ/PDYüyesi olan ve haklarında soruşturma açılan şüphelilerin bir kısmınıntutuklandığı, bir kısmının ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldığı,tutuklu şüphelilerin yakınlarına verdikleri ve vermek istediklerivekaletnameler ile taşınır-taşınmaz malları ve bankalardaki yüklü mevduatlarıelde çıkartmaya çalıştıklarınındosyaya ibraz edilen28/07/2016 tarihli anlaşılması karşısında....
...
CMK 128/1,2 maddesi gereğince, 668 sayılıOlağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ve Bazı Kurum veKuruluşlara Dair düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1-ımaddesi gereğince TEDBİR KONULMASINA;....kararverildi."
13. Başvurucu, bu karara karşı 5/9/2016 tarihinde itirazdabulunmuştur. Başvurucunun itirazı, Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından8/9/2016 tarininde itiraz konusu kararın yasaya uygunolup verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiylereddedilmiştir.
14. Anılan karar, başvurucuya 22/9/2016 tarihinde tebliğedilmiştir.
15. Başvurucu 4/10/2016 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
16. Diğer taraftan başvurucu 1/9/2016 tarihli ve 29818 Mükerrersayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 15/8/2016 tarihlive 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden çıkarılmış,başvurucunun tekrar kamu hizmetlerinde istihdam edilmesi de yasaklanarak silahruhsatı ve pasaportu iptal edilmiştir.
17. Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Ankara 1. SulhCeza Hâkimliği 24/11/2016 tarihinde aralarında başvurucunun olmadığı beşşüpheli haricindeki şüpheliler hakkındaki tedbir kararının kaldırılmasına kararvermiştir.
18. Cumhuriyet Başsavcılığının 8/3/2017 tarihli iddianamesiylebaşvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17/9/2004 tarihli ve 5234sayılı Kanun'un 341. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile 12/4/1991 tarihli ve3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3. maddesi yollamasıyla 5. maddesinin(1) numaralı fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davasıaçılmıştır. İddianamede ayrıca 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk CezaKanunu'nun 54. maddesine göre müsadere hükümlerinin uygulanması da talepedilmiştir.
19. İddianamede FETÖ-PDY'nin maliyapısı ile olarak şu bilgilere yer verilmiştir:
"11) Örgütün Mali Yapısı:
Örgütün himmet yolu ile sağladığı gelirlergenel olarak mütevelli heyetleri vasıtası ile toplanmaktadır. Örgütün sohbetgruplarında yer alan kişilerden; sohbet toplantılarına düzenli olarak katılıpverilen görevleri yerine getiren, örgütün verdiği talimatlara sorgusuz itaateden ve maddi gücü yerinde olan kimseler seçilerek mütevelli heyeti üyesiyapılmaktadır. Sohbet gruplarında zekât, burs, kurban ve himmet adı altındaparalar toplanırken; mütevelli heyeti üyesi kişiler ayrıca bir ışık evininmaddi ihtiyaçlarından sorumlu tutulmaktadır. Mütevelliler topladıkları parayısohbet hocasının yanında getirdiği muhasebecilere vermektedir. Örgütün malikayıtlarını bu muhasebeciler tutmaktadır. İl imamının da bir muhasebecisibulunmakta ve bu kişi il genelindeki mali kayıtları tutmaktadır.
İl imamının koordinesinde yılda en az bir kezmütevelli heyeti üyelerinin katılımı ile kamp düzenlenmektedir. Kamplaresnasında dini duygular istismar edilerek himmet, zekât, kurban ve öğrencibursu adı altında toplanan paraların arttırılması sağlanmaktadır. Mütevelliheyeti mensupları, iş adamlarının kurduğu sivil toplum kuruluşlarına üyeyapılmakta, kimin hangi sivil toplum kuruluşuna üye olacağı sohbet abisitarafından belirlenmektedir. Örgüt, bu kuruluşların başkan ve üye seçimlerindesöz sahibi olmayı böylelikle de hükümete baskı yapabilmeyi amaçlamaktadır.
12) Örgütün Gelir Kaynakları;
a) Kamu Kaynaklarından Elde Edilen Gelirler;
i) Kamu ihalelerinin örgütle bağlantılıfirmalara verilmesi,
ii) Örgütle ilişkili firmaların rakiplerihakkında adli ve idari işlemler yaparak piyasanın örgüt firmalarına teslimedilmesi,
iii) Kurumların gizli kalması gereken finansalve yatırım planlamaları bilgilerinin ilişkili firmalara sızdırılması,
iv) Kamu arazi tahsislerinin örgütle ilişkilivakıf, dernek veya eğitim kurumlarına bedelsiz devredilmesi,
v) Belediyelerce yapılan imardeğişikliklerinin, örgütle ilişkili vakıf, dernek ve şirketler lehineyapılması,
vi) Türk İşbirliği veKoordinasyon Ajansı'nda görevli adamları vasıtasıyla iş adamlarının yurt dışıiş bağlantılarını sağlama karşılığında örgüt adına kendilerinden para alınması,
vii) Kamu hibe, destekleme ve teşviklerinintakibi ve proje kabullerinden PDY firmalarının kayrılması,
b) İş adamlarından Sağlanan Gelirler;
i) İş adamlarından, adli ve idari süreçlerdekiişlemlerini iş adamları lehine sonuçlandırma karşılığı alınan paralar,
ii)İş adamlarının özel hayatları ile ilgiliçeşitli zafiyetlerini " ses ve görüntü " kaydına aldırılarak tehditve şantaj yoluyla alınan paralar,
iii) İş adamlarından, iş bağlantılarınısağlama karşılığı alınan paralar,
c) STK'lardan Sağlanan Gelirler;
i) TUSKON ve bağlı federasyon, dernek, şirketile vakıflardan toplanan aidatlar,
ii) Yazılı ve görsel medya sektöründensağlanan gelirler,
iii) Kimse Yok Mu? Benzeri bağlı STK'lararacılığı ile yardım adı altında vatandaşlardan toplanan paralar,
iv) Ticaret Odası yönetimlerinin elegeçirilerek, kamu hizmet alımlarındaki rayiç bedel belirlemelerinde örgütleilişkili vakıf, dernek ve firmalar lehine hareket edilmesi yoluyla sağlananmenfaatler,
d) Gönüllülük Esaslı Sağlanan Gelirler;
i) Kurban Bayramı öncesi iş adamlarındanfirmalardan ve esnaftan, adlarına kurban kesileceğini belirterek ' Kurban ' adıaltında toplanan paralar,
ii) İl ve İlçelerde iş adamlarının katıldığımütevelli heyetleri oluşturarak zekât ve burs adı altında toplanan paralar,
iii) Memur maaş ve ödüllendirmelerinden'Himmet' adı altında yapılan kesintilerden toplanan paralar,
iv) Devlet kurumlarına yerleştirilen örgütmensuplarının ilk maaşlarını örgüte vermeleri ile elde edilen paralar.
e) Eğitim Faaliyetleri Gelirleri;
i) 154 ülkede bulunan örgütle ilişkili eğitimkurumlarında okuyan öğrencilerden alınan paralar,
ii) Yurt içinde faaliyet gösteren örgütleilişkili eğitim kurumlarında okuyan öğrencilerden alınan paralar,
iii) Eğitim kurumlarında okutulan öğrencilerdenücret alındığı halde, fakir öğrencilerin okutulacağından bahisle 'burs' adıaltında toplanan paralar oluşturmaktadır."
20. İddianamenin FETÖ-PDY'nin mülkiyeyapılanması ve başvurucu hakkındaki iddialar ile ilgili kısmı şöyledir:
"B) Emniyet GenelMüdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 18.08.2016 tarihve 846853 sayılı yazı ve ekleri ile Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın13.10.2016 tarih ve (106-15) 5608 sayılı yazısı ekinde Terörle Mücadele DairesiBaşkanlığı tarafından gönderilen 07.10.2016 tarih ve 4089-145433 sayılı yazısıve eklerinde; (EK:13, 13/1-65,14,14/1-42)
SOSYAL ÇEVRESİ- PDY/FETÖ çatı örgütlenmesiiçinde faaliyet gösteren 1 şahısla 17 irtibatının bulunduğu,
- PDY/FETÖ içerisinde faaliyet gösteriphakkında yasal işlem yapılmış olan şahıslarla iltisakınınbulunduğu,
Belirtilmiştir.
C) İçişleri Bakanlığı Bakanlık Makamının23/01/2015 tarihli ve (106-15) 30 sayılı onayı ve Mülkiye Teftiş KuruluBaşkanlığının 27/01/2015 tarihli ve (106-15) 438 sayılı, 26/08/2015 tarihli ve(106-15)4873 sayılı ve 21/07/2016 tarihli ve (106-15) 3628 sayılı görevlendirmeyazıları ve 25/07/2016 tarihli ve (106-15)3689 sayılı, 27/07/2016 tarihli ve(106-15) 3747 sayılı, 29/07/2016 tarihli ve (106-15) 3878 sayılı, 04/08/2016tarihli ve (106-15)3975 sayılı, 11/08/2016 tarihli ve (106-15)4170 sayılıbirlikte değerlendirme yazıları gereğince; (EK: 26,26/1-738)
“İçişleriBakanlığının bir “çete” tarafından kuşatıldığı, Mülkiye Teftiş KuruluBaşkanlığındaki bazı Mülkiye Müfettişleri ile Emniyet Genel Müdürlüğügörevlilerinin “çete elemanı” oldukları, dolayısıyla hukuka aykırı işlemleryaptıkları ve gerçeğe aykırı rapor düzenledikleri iddiası”
Hakkında Mülkiye Başmüfettişleri ... tarafındandüzenlenerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş 19.08.2016 tarih veAAO:14/8, YSA:13/12, HNA:94/37 sayılı Tevdi Raporunda; müfettişliği dönemindehakkında “düzenlenmiş rapor bulunmadığı” belirtilmiştir.
Aynı raporun sonuç bölümünde;
“…
...
Bu tevdi konusunu oluşturan İçişleriBakanlığının bir “çete” tarafından kuşatıldığı, Mülkiye Teftiş KuruluBaşkanlığındaki bazı Mülkiye Müfettişleri ile Emniyet Genel Müdürlüğügörevlilerinin “çete elemanı” oldukları, dolayısıyla hukuka aykırı işlemleryaptıkları ve gerçeğe aykırı rapor düzenledikleri iddiaları ile ilgilisoruşturma yapma yetkisi Cumhuriyet Başsavcılığına ait olduğu ve belirtilenkonuların tahkikinin adli makamların yetkileri çerçevesinde araştırılarakortaya çıkarılabileceği değerlendirildiğinden,
....
D) Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının09.08.2016 tarih ve (106-15) 4095 sayılı yazısı ekinde gönderilmiş DerneklerDairesi Başkanlığının 28.07.2016 tarih ve 2398 sayılı yazısı, Mülkiye TeftişKurulu Başkanlığının 24.08.2016 tarih ve (106-15) 4447 sayılı yazısı ekindegönderilmiş Dernekler Dairesi Başkanlığının 19.08.2016 tarih ve 2861 sayılıyazısı, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının 09.11.2016 tarih ve (106-2) 6234sayılı yazısı ekinde gönderilmiş Dernekler Dairesi Başkanlığının 04.11.2016tarih ve 3748 sayılı yazısı ve eklerinde; (EK:18, 18/1-9, 19,19/1-10,20,20/1-17)
a) Kendisinin 667 sayılı Kanun HükmündeKararname ile kapatılan derneklerden 01.08.2016 tarih ve 115/3601-123 sayılıyazımızla sorulan Ankara, İstanbul, İzmir merkezli 21 Dernek ile UluslararasıYöneticiler Derneği (YÖNETDER)’e üyeliğinin bulunmadığı,
b) Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının19.10.2016 tarih ve (106-15) 5805 sayılı yazısı ekinde gönderilmiş DerneklerDairesi Başkanlığının 19.10.2016 tarih ve 3557 sayılı yazısı ve eklerinde; (EK:21, 21/1-49)
Kimse Yok muDerneğine 25.07.2014 tarihinde 5,00 TL tutarında SMS yoluyla 1 kez bağıştabulunduğu,
Bildirilmiştir.
E) 15.08.2016 tarihinde Cumhurbaşkanıbaşkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilmiş 672 sayılıKanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre;şüphelinin üzerine atılıFETÖ/PDY Terör Örgütü üyesiolmak suçunu işlediği yukarıda izah edilen delillerden anlaşılmakla;
Şüphelinin yargılamasının Mahkemenizceyapılarak eylemine uyan yukarıda belirtilen
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre;şüphelinin üzerine atılıFETÖ/PDY Terör Örgütü üyesiolmak suçunu işlediği yukarıda izah edilen delillerden anlaşıl[mıştır.]"
21. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince iddianame kabul edilerekkovuşturmaya başlanmıştır. Yargılamanın hâlen devam ettiği ve duruşmanın2/7/2018 tarihine talik edildiği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP)kayıtlarından anlaşılmaktadır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
22. Mahkemenin 27/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
23. Başvurucu, açığa alındıktan sonra mallarına ve bankahesaplarına haksız olarak tedbir konulmasına karar verildiğinden yakınarak, butedbirin meslekten çıkarıldıktan sonra da uygulanmasına devam edildiğinibelirtmiştir. Başvurucu, bu sebeple mağduriyetinin devam ettiğini ve olağanüstühâl ilan edilen durumlarda dahi Anayasa'nın 15. maddesine göre kamu makamlarınasınırsız bir yetki tanınmamış olduğunu ifade etmiştir.Başvurucuya göre uygulanan el koyma tedbiriölçülü olmadığı gibi şiddet olaylarının bastırılması amacıyla da ilgilideğildir. Başvurucu, maaşından yoksun bırakılması sebebiyle çocukları ve eşiiçin gerekli olan yardım ve bakım görevini yerine getiremediğini, ayrıca özelsektörde iş bulmasının da imkânsız hâle geldiğini belirtmiş ve sonuç olarakmülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
24. Bakanlık görüşünde, tedbirin konulmasından yaklaşık üç aysonra 24/11/2016 tarihinde kaldırılmasına karar verildiği belirtilerekbaşvurucunun mağdur sıfatının kalmadığı bildirilmiştir. Bakanlık, esas yönündenise bu tedbirin geçici nitelikli olduğunu ve mülkten yoksun bırakma sonucunayol açmadığını vurgulamıştır. Bakanlığa göre bu sebeple mülkiyet hakkınayönelik bir müdahale bulunmamaktadır.
25. Bakanlık, bir müdahalenin olduğu kabul edildiği takdirde ise27/7/2016 tarihli ve 29783 sayılı 2. Mükerrer Resmî Gazete'deyayımlanan 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ileBazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında KHK ile 4/12/2004tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 128. maddesine göre bumüdahalenin kanuni dayanağının bulunduğunu bildirmiştir. Bakanlık ayrıca,müdahalenin suçun işlenmesinin önlenmesi ve muhtemel bir müsaderenin güvencealtına alınması yönünden kamu yararına dayalı meşru bir amacının olduğuna vurguyapmıştır. Son olarak tedbirin süresi ile başvurucunun maaşı kadar kısmınıkullanabildiğine dikkat çekilerek müdahalenin ölçülü olduğu belirtilmiştir.Bakanlığa göre sonuç olarak başvurucunun iddiaları açıkça dayanaktan yoksundur.
26. Başvurucu; cevap dilekçesinde, yalnızca istihbaribilgilere dayalı olarak ve idarenin açığa alma kararı doğrultusunda malvarlığına el konulduğunu, atılı suçu işlediğine dair somut bir delilin isebulunmadığını ifade etmiştir. Başvurucu; tedbir kararının nihayet Ankara 1.Sulh Ceza Hâkimliğince yüz otuz sekiz gün sonra kaldırılmış olduğunu, bu süreboyunca banka hesabındaki parasından yararlanamadığını ve bu nedenle zararauğradığını belirtmiştir. Başvurucu, tedbirin kanuna aykırı olarak ve ölçüsüzbir şekilde uygulandığından yakınarak önceki beyanlarını yinelemiştir.
B. Değerlendirme
27. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmekiçin öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt,B. No: 2012/403, 26/3/2013, §§ 16, 17).
28. 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının(j) bendinde, eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine koşulları oluşmadığıhâlde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyasıveya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan yahut zamanında geriverilmeyen kişilere tazminat talebinde bulunabilme imkânı tanınmaktadır.
29. Anayasa Mahkemesi, ceza soruşturması veya kovuşturmasısırasında yargı organlarınca şüphelilerin eşyasına ya da mal varlığıdeğerlerine ilişkin olarak el koyma tedbirinin uygulandığı durumlarda bununhukuka aykırı olduğu iddialarına ilişkin olarak bireysel başvurunun incelendiğitarih itibarıyla asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarınaatıf yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davasıaçma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucunavarmıştır (Nuray Işık, B. No:2014/7561, 28/9/2016, §§ 60-67; Sinan AydınAygün (2), B. No: 2014/922, 16/6/2016, §§ 61-69; Alparslan Altan, [GK], B. No: 2016/15586,11/1/2018, § 196).
30. Somut olayda 5271 sayılı Kanun'un 127. ve 128. maddeleri uyarıncabaşvurucunun bazı eşyalarına ve mal varlığıdeğerlerine el konulmasına ilişkin kararların hukuka uygun olup olmadığı 5271sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında açılacak davada incelenebilir. Bu maddekapsamında açılacak dava yoluyla el koyma kararlarının hukuka aykırı olduğutespit edildiğinde başvurucu lehine tazminata da hükmedilebilecektir.Başvurucunun da Bakanlık görüşüne cevap dilekçesinde kabul ettiği üzere malvarlığı değerlerine el konulmasına ilişkin tedbirin sonradan kaldırıldığıgörülmektedir (bkz.§ 17). Buna göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesindebelirtilen dava yolunun başvurucunun durumuna uygun telafi kabiliyetini haizetkili bir hukuk yolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılanbireysel başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincillik niteliği ile bağdaşmadığısonucuna varılmıştır.
31. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabuledilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
A. Başvurunun başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA27/6/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.