TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
HASAN KÖLE VE İSMAİL KARA BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/8958)
Karar Tarihi: 26/9/2019
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Burhan ÜSTÜN
Kadir ÖZKAYA
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Heysem KOCAÇİNAR
Başvurucular
:
1. Hasan KÖLE
2. İsmail KARA
Vekili
:
Av. Mehmet Reha AKAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, işçilik alacağı nedeniyle açılan davanın aynı maddiolaya dayanılarak açılan başka davalarda verilen kararlardan aksi bir sonucaulaşılarak reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 6/5/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. 2016/8958 ve 2016/8959 numaralı bireysel başvuru dosyalarınınaralarındaki hukuki bağlantı nedeniyle 2016/8958 numaralı bireysel başvurudosyası ile birleştirilmesine; incelemenin 2016/8958 başvuru numaralı bireyselbaşvuru dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunulmasına gerek görülmediğinibildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
9. Elektrik Üretim A.Ş.nin (EÜAŞ) Seyitömer Termik Santrali’nde işçi olarak çalışanbaşvurucular hizmet kolunda faaliyette bulunan TES-İŞ’e(Sendika) çalıştıkları kuruma ait işyeri numarası ile üye olma talebindebulunmuşlardır. Sendika, başvurucuların üyelik taleplerini kabul ederek üyelikbaşvuru formlarını kuruma göndermiştir. EÜAŞ, başvurucuların kendi personeliolmadığını belirterek belgeleri iade etmiştir.
10. Başvurucular, üyelik taleplerinin kabulü nedeniyle Sendikaile işveren arasında imzalanan ve hâlen yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesihükümlerinden yararlanmaları gerektiğini ileri sürerek bu sözleşmedenkaynaklanan işçilik alacaklarının tahsili isteğiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.
11. Kütahya İş Mahkemesi, yapmış olduğu yargılama sonundaverdiği 30/5/2014 tarihli kararlarla başvurucuların taleplerini kabul etmiştir.Mahkeme; Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen aynı mahiyetteki çok sayıdadosyayı da emsal göstererek hizmet alım ihalesini alan alt işverenlerdeğişmesine rağmen başvurucuların çalışmaya devam ettiği, hizmet alımına konuişin asıl iş niteliğinde olduğu ve bu itibarla asıl işveren ile alt işverenarasındaki hizmet alımının muvazaalı olduğu yönünde bir saptamaya yervermiştir.
12. Kütahya İş Mahkemesinin başvuruya konu olan kararlarıyanında benzer nitelikteki çok sayıda kararı davalı EÜAŞ tarafından temyizedilmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilenbelgelerden Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 12/11/2014 tarihinde yapmış olduğutemyiz incelemesi sonucunda başvurucularla birlikte çok sayıda işçi hakkındaverilen kabul kararını bozduğu saptanmıştır. Bozma kararlarında, elektriküretimi yapan davalı Şirketin 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Enerji PiyasasıDüzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 15. Maddesindetanınan imtiyazlara sahip olması nedeniyle asıl işin tamamı veya bir kısmınıalt işverene devredebileceği tespitinde bulunulmuş ve bu saptamadan hareketle EÜAŞ’ın hizmet alım usulünde muvazaalı alt işverenlikilişkisinden bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Yargıtay bozma kararındaayrıca alt işverenlik hususunun ilk defa 4628 sayılı Kanun’un 15. Maddesikapsamında değerlendirildiğine de işaret etmiştir.
13. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin bozma kararları üzerine aralarındabaşvurucuların da bulunduğu bazı işçiler tarafından açılan davalar Kütahya 2.İş Mahkemesine, bazı davalar da Kütahya 1. İş Mahkemesine tevzi edilmiştir.
14. Kütahya 1. İş Mahkemesi bozma üzerine yapmış olduğuyargılama sonucunda 250’den fazla dosyada direnme kararı vermiş olup bukararlar da temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) direnmeüzerine yapmış olduğu 30/9/2015 tarihli inceleme sonucunda davalı kamu tüzelkişiliği ile yapılan hizmet alım sözleşmelerinin içeriği, alt işverenlerindeğişmesine rağmen çalışan işçilerin değişmemesi, alınacak işçilerinunvanlarının şartnamede ayrı ayrı belirtilmesi, alt işverenin ücretbordrolarını tutan bir işçi dışında diğer işçileri sevk ve idare eden işçisininbulunmaması, puantaj kayıtlarının EÜAŞ tarafından belirlenen kişilercetutulması, işe alan ve işten çıkaranın EÜAŞ olması, davacı ve alt işverenşirket işçilerinin asıl işveren EÜAŞ işçileri ile aynı şekilde ve üretimin herbölümünde çalışması, emir ve talimatların EÜAŞ tarafından verilmesi, çalışmaşartlarının ve yıllık izinlerin EÜAŞ tarafından belirlenmesi, alt işverenişçilerinin yapılan iş ve hizmette EÜAŞ tarafından temin edilen ve yinedavalıya ait araçları kullanması gibi nedenleri gözönündetutarak davalı Şirket ile alt işveren arasındaki hizmet alım sözleşmesininmuvazaalı olduğu ve davacıların asıl işveren Şirketin işçisi olduğugerekçeleriyle direnme kararlarını yerinde bulmuştur. HGK, Özel Dairetarafından incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi amacıyla dosyalarıÖzel Daireye göndermiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, direnme kararınınyerinde bulunması üzerine önüne gelen budosyalardakamu tüzel kişisi olan davalının imzaladığı alt işverenlik sözleşmesininmuvazaa sebebiyle geçersiz ve davacıların da baştan itibaren kamu tüzelkişisinin işçisi olduğu HGK kararıyla kabul edildiğinden uygulama birliği ilehukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri uyarınca bu dosyaları onadığınıbildirmiştir.
15. Kütahya 2. İş Mahkemesi ise bozma sonucu önüne yeniden gelençok sayıdadava arasında başvurucuların dosyasını elealarak direnme kararı vermiş, diğer davalar hakkında ise HGK’dangelecek kararı beklemiştir.
16. Direnme kararını inceleyen HGK 22/4/2015 tarihinde altişverenin işçisi niteliğindeki başvurucular asıl işverenin tarafı olduğu topluiş sözleşmesinden yararlanamayacağından davanın reddine karar verilmek üzerehükmü bozmuştur.
17. Kütahya 2. İş Mahkemesi bozma ilamına uyarak her iki davanınreddine karar vermiştir. Aleyhe olan bu kararlar Yargıtay 22. Hukuk Dairesince17/2/2016 tarihinde onanarak kesinleşmiştir.
18. Nihai kararlar 8/4/2016 tarihinde tebliğ edilmiş,başvurucular 6/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
19. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Hakan Altıncan ([GK],B. No: 2016/13021, 17/5/2018, §§ 20-36) başvurusu hakkında verilen karar.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
20. Mahkemenin 26/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları
21. Başvurucular; aynı işyerinde benzer koşullarda çalışan-aralarında kendilerinin de bulunduğu- çok sayıda işçi tarafından açılan alacakdavalarının bir kısmının Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin önceki içtihatlarındanayrılan bir yaklaşım benimsemesi nedeniyle aleyhe sonuçlandığını, Daireninbenimsemiş olduğu yaklaşımın öngörülemez olup hukuki belirlilik ve güvenlikilkelerine aykırı olduğunu belirterek adil yargılanma hakkı ile eşitlikilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
22. Anayasa’nın 36. Maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Herkes,meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacıveya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular, eşitlik ilkesinin de ihlaledildiğini ileri sürmüşse de iddiaların özünün adil yargılanma hakkınıngüvencelerinden biri olan hakkaniyete uygun yargılanma hakkına ilişkin olduğuve bu kapsamda bir inceleme yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
a. Kabul EdilebilirlikYönünden
24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılanhakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Esas Yönünden
25. Başvuru konusuna ilişkin ilkeler Anayasa Mahkemesince dahaönce Hakan Altıncankararında ortaya konulmuştur.
26. Buna göre adil yargılanma hakkı uyuşmazlıklarınçözümlenmesinde hukuk devleti ilkesinin gözetilmesini gerektirmektedir. Anayasa’nın2. Maddesinde Cumhuriyet’in nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti, Anayasa’nıntüm maddelerinin yorumlanması ve uygulanmasında gözönündebulundurulması zorunlu olan bir ilkedir.
27. Bu noktada hukuk devletinin gereklerinden birini de hukuk güvenliğiilkesi oluşturmaktadır (AYM, E.2008/50, K.2010/84, 24/6/2010; E.2012/65,K.2012/128, 20/9/2012). Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukukigüvenlik ilkesi hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylemve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerindebu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönündenherhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılırve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarınakarşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir (AYM, E.2013/39, K.2013/65,22/5/2013).
28. Özellikle aynı somut olay ve hukuksal durumdaki farklıkişilerce açılan davalarda birbiriyle çelişen sonuçlara ulaşılması hukukibelirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters düşebilir. Anılan ilkelerin birsonucu olarak kamuoyu nezdinde yargıya olan güveni muhafaza etme bakımındanyargı mercilerinin kararlarında belli bir istikrar sağlaması beklenir. Buitibarla içtihat değişikliği tek başına adil yargılanma hakkının ihlalisonucunu doğurmaz ise de bu değişiklik ile benimsenen yeni yaklaşımın benzeruyuşmazlıklarda tutarlı olarak uygulanması gereklidir (Hakan Altıncan, §48).
29. Somut olayda Yargıtay 22. Hukuk Dairesi yeni bir yaklaşımbenimsemiş ve 2008 yılından beri yürürlükte bulunan kanun hükmüne dayalı olarakdavalı şirketin işin tamamı ya da bir kısmını alt işverene devretme imtiyazınasahip olduğundan asıl işveren ile alt işveren arasındaki hizmet alımınınmuvazaa oluşturmayacağına hükmetmiştir. Anılan tarihten önce bu türuyuşmazlıkların temyiz mercii olan Yargıtay Daireleri ile direnme üzerine gelendosyaları inceleyen HGK, şartları bulunduğu takdirde iş ilişkisinin muvazaalıolduğuna ilişkin kararlar vermiştir (Hakan Altıncan, §52).
30. Anayasa Mahkemesi, somut olayla aynı mahiyetteki Hakan Altıncankararında Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin içtihat değişikliğine giderekbenimsediği yeni yaklaşımın uygulanması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde görevalan Daire ve Kurula göre farklı ve birbiriyle çelişkili kararlar ortayaçıktığını ve aynı somut olaydan kaynaklanan uyuşmazlıklardaki zıt sonuçlarınhukuki belirsizliğe yol açtığnı tespit etmiştir.Mahkeme, bu durumun başvurucu için öngörülemez nitelikte olan bu uygulamanedeniyle bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetinin zedelendiği sonucunaulaşmıştır.
31. Somut olayda da anılan karardan ayrılmayı gerektiren birdurum bulunmamaktadır.
32. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36. Maddesindegüvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
Kadir Özkaya bu sonuca farklı gerekçe ile katılmıştır.
C. 6216 Sayılı Kanun’un50. Maddesi Yönünden
33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. Maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“ Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlaledildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlindeihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…
Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
34. Anayasa MahkemesininMehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlalsonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesihususunda genel ilkeler belirlenmiştir.
35. Mehmet Doğankararında özetle uygun giderim yolunun belirlenebilmesi açısından öncelikleihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalinmahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. Maddesinin(2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. Maddesinin(1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlali ve sonuçlarınıortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğininilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (MehmetDoğan, §§ 57, 58).
36. Anayasa Mahkemesinin tespit edilen ihlalin giderilmesiamacıyla yeniden yargılama yapılmasına hükmettiği hâllerde ilgili usulkanunlarında düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarakyargılamanın yenilenmesi sebebinin varlığının kabulü ve önceki kararınkaldırılması hususunda derece mahkemesinin herhangi bir takdir yetkisibulunmamaktadır. Zira ihlal kararı verilen hâllerde yargılamanın yenilenmesiningerekliliği hususundaki takdir derece mahkemelerine değil ihlalin varlığınıtespit eden Anayasa Mahkemesine bırakılmıştır. Derece mahkemesi AnayasaMahkemesinin ihlal kararında belirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermeküzere gereken işlemleri yapmakla yükümlüdür (MehmetDoğan, § 59).
37. Başvurucular, yargılamanın yenilenmesi ve gerek görülmemesihâlinde ise maddi ve manevi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuşlardır.
38. Anayasa Mahkemesi, istikrarlı olarak uygulanmayan biriçtihat değişikliği sonucunda aynı somut olaydan kaynaklanan uyuşmazlıklarınbirbirine zıt olacak şekilde neticelenmesi hakkaniyete aykırı olduğundan adilyargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somutbaşvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
39.Bu durumda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise usulhukukunda yer alan benzer kurumlardan farklı ve bireysel başvuruya özgü birdüzenleme içeren 6216 sayılı Kanunun 50. Maddesinin (2) numaralı fıkrasına göreihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yenidenyargılama sürecinde mahkemelerce yapılması gereken iş, öncelikle hak ihlalineyol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılmasından ve Anayasa Mahkemesiniihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelereuygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine kararverilmesi gerekir.
40. Adil yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğusonucuna varıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 479 TL harç ve 2.475 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 2.954 TL vekâlet ücretinin başvurucularamüştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygunyargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİROLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. Maddesinde güvence altına alınan hakkaniyeteuygun yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin hakkaniyete uygun yargılanma hakkınınihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmaküzere Kütahya 2. İş Mahkemesine ( E.2015/1308,E.2015/1307) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,
E. 479 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.954 TL vekâlet ücretinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin bilgi için Yargıtay 22. Hukuk DairesineGÖNDERİLMESİNE,
H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE26/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
FARKLI GEREKÇE
Mahkememiz çoğunluğunca başvuruya konu olayda; işçilik alacağınedeniyle başvurucu tarafından açılan davanın, aynı maddi olaya dayalı olarakbaşkaları tarafından açılan davalarda verilen kabul kararlarının aksine birsonuca ulaşılarak reddedilmesi nedeniyle başvurucunun adil yargılanma hakkınınihlal edildiğine karar verilmiştir.
Mahkememiz çoğunluğunca kabul edilen ihlal gerekçesine,17.05.2018 günlü ve 2016/13021 başvuru numaralı kararda kullandığım karşıoyumda belirttiğim nedenlerle katılmamakla birlikte, başvurunun kararabağlandığı tarih itibarıyla, aynı veya benzer konulara ilişkin olarak yapılan başvurulardaAnayasa Mahkemesince istikrarlı bir biçimde ihlal kararları veriliyor olması,dolayısıyla bu konudaki Anayasa Mahkemesi görüşünün yerleşik hale gelmiş olmasınedeniyle ihlal kararına sonucu itibarıyla katılıyorum.
Üye
Kadir ÖZKAYA