TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HAVVA SELÇUK VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2019/30641)
Karar Tarihi: 19/11/2020
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Kadir ÖZKAYA
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
:
Tuğba TUNA IŞIK
Başvurucular
:
1. Havva SELÇUK
2. Hilmi SELÇUK
3. Recep SELÇUK
4. Sayime ERTUĞ
5. Şaban SELÇUK
Başvurucular Vekili
:
Av. Murat AKÇA
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, hukuk davasında delillerin değerlendirilmesive hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan kararverilmesi ve uzun yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 28/8/2019 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alanailişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesinekarar verilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvuruculardan Şaban Selçuk, Recep Selçuk ile diğerbaşvurucuların murislerinin 20/10/2010 tarihinde açtıkları davanın yargılaması11/6/2019 tarihinde tamamlanmıştır. Başvurucular, delillerin değerlendirilmesive hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan kararverilmesi ile yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının vediğer anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
9. Mahkemenin 19/11/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucularınİddiaları
10. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. EsasYönünden
12. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarakdavanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılamasıdevam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esasalınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50, 52).
13. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri,§§ 41, 45).
14. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzerbaşvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında 8 yıl 7 aylık yargılamasüresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
15. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
B. Diğer İhlalİddiaları
16. Başvurucular, delillerin değerlendirilmesi ve hukukkurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan karar verilmesinedeniyle adil yargılanma hakkının ve diğer anayasal haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüştür. Başvurucuların belirtilen şikâyetleri yönünden açıkbir ihlalin bulunmadığı değerlendirildiğinden başvurunun diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
C. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
17. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilirveya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
18. Başvurucular, ihlalin tespiti ile 20.000 TL manevi ve69.618,89 TL maddi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
19. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği sonucuna varılmıştır.
20. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevizararları karşılığında net 5.000 TL manevi tazminatın başvuruculardan RecepSelçuk ve Şaban Selçuk'a ayrı ayrı, net 1.875 TL manevi tazminatın Hilmi Selçukve Sayime Ertuğ'a ayrı ayrı, net 1.250 TL manevi tazminatın Havva Selçuk'aödenmesine, tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekir.
21. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesiiçin başvurucuların uğradıklarını iddia ettikleri maddi zarar ile tespit edilenihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucuların bu konuda herhangi birbelge sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat taleplerinin reddine kararverilmesi gerekir.
22. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.364,60 TL yargılama giderininbaşvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksunolması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makulsürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. 5.000 TL manevi tazminatın başvuruculardan RecepSelçuk ve Şaban Selçuk'a AYRI AYRI, 1.875 TL manevi tazminatın Hilmi Selçuk veSayime Ertuğ'a AYRI AYRI, 1.250 TL manevi tazminatın Havva Selçuk'a ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 364,60 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 3.364,60 TLyargılama giderininbaşvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucularınHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için Sapanca Asliye HukukMahkemesine (E.2017/201, K.2017/273) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 19/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.