TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
HAYRİYE ÖZDE ÇELİKBİLEK BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2016/13542)
Karar Tarihi: 24/10/2019
R.G. Tarih ve Sayı: 28/11/2019-30962
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Burhan ÜSTÜN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Burak FIRAT
Başvurucu
:
Hayriye Özde ÇELİKBİLEK
Vekili
:
Av. Doğukan Tonguç CANKURT
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, bir protesto eylemine katıldığı için başvurucuyaidari para cezası verilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkınıihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 21/7/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne kararverilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
9. Başvurucu 1992 doğumlu olup olay tarihinde AnkaraÜniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi öğrencisidir.
10. 2016 yılının Mart ayı başlarındaulusal bir gazetede Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip Lisesi MezunlarıDerneği (KAİMDER) ile bağlantılı olduğu söylenen yurtlarda kalan en az onöğrencinin onlardan sorumlu olan bir öğretmen tarafından tacize uğradığınailişkin bir haber yayımlanmıştır. Haberde, çocuklardan birinin yaşadıklarınıbir psikoloğa anlatması, psikoloğun konuyu yetkililere bildirmesiyle olayınortaya çıktığı ve Karaman’da Cumhuriyet Savcısının konuyla ilgili soruşturmabaşlattığı yer almıştır. Daha sonraki haberlere göre sanığın kısa süredetutuklandığı ve yine mart ayı içinde iddianamenin tamamlanarak yargı sürecininbaşladığı anlaşılmaktadır. Kamuoyunda büyük infial uyandıran olay çok sayıdasivil toplum kuruluşunca takip edilmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminegelmiş, ulusal ve uluslararası yayın organlarında sayısız habere konu olmuştur.
11. Kamuoyu gündemini yoğun bir şekilde meşgul eden söz konusuolayı protesto etmek amacıyla aralarında başvurucunun da bulunduğu bir grup25/3/2016 tarihinde saat 14.00 civarında Ensar Vakfı Ankara Şubesi (Şube)önünde toplanmıştır. Protestocu grup bir pankart açmıştır. Pankartın üzerinde"Tecavüz Yuvası Ensar Vakfı Kapatılsın,Öğrenci Kolektifleri" yazmaktadır. Yine pankart üzerinde yeralan bir ok, Şubenin bulunduğu binanın ana giriş kapısını göstermektedir.
12. Söz konusu protesto eyleminin polise bildirilmesi üzerine Şubebinasının önüne gelen polis ekibi, bina girişinde yer alan Şube tabelasınınüzerine ve bina duvarına sprey boya ile "TecavüzcüEnsar" yazılarının yazıldığını, protestocu grubun eylemigerçekleştirdikten sonra Kızılay yönüne doğru dağıldığını tespit ederek tutanakdüzenlemiştir.
13. Başvurucu, daha sonra evinde gözaltına alınarak Çankaya İlçeEmniyet Müdürlüğüne getirilmiştir. Başvurucu hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca 219 TL idari para cezasıuygulanmıştır.
14. Başvurucu, idari para cezasına karşı Ankara 3. Sulh CezaHâkimliğine (Hâkimlik) itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz dilekçesinde;protestonun barışçıl olduğu dikkate alınarak eylemin ifade özgürlüğü kapsamındakaldığı, hangi emre aykırı davranışta bulunulduğunun somut olarak ortayakonmadığı ve itiraz konusu cezanın caydırıcı etkisinin gözetilmesi gerektiğisavunulmuştur.
15. Hâkimlik, idari yaptırım kararı ile verilen idari paracezasının usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmiş; daha fazla bir gerekçeye yervermeden 15/6/2016 tarihinde itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir.
16. Anılan karar, başvurucu vekiline 19/7/2016 tarihinde tebliğedilmiştir. Başvurucu 21/7/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
17. 5326 sayılı Kanun'un "Emreaykırı davranış" kenar başlıklı 32. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"(1) Yetkili makamlar tarafından adliişlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığınkorunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket edenkişiye... idari para cezası verilir..."
B. Uluslararası Hukuk
18. Mevcut başvuruya ilişkin uluslararası hukuk kaynaklarınınderli toplu verildiği kararlar için bkz. Eğitimve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri ([GK], B. No:2014/920,25/5/2017, §§ 22-31), Rıza Gökçen Erus ve diğerleri (B. No: 2014/17391, 19/4/2018,§§ 24-30) başvuruları hakkında verilen kararlar.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
19. Mahkemenin 24/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
20. Başvurucu; ülkede infiale yol açan istismar ve tecavüzolaylarını barışçıl bir şekilde protesto ettiğini, ilk derece mahkemesikararının gerekçeden yoksun olduğunu, söz konusu idari para cezasının toplantıve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı üzerinde caydırıcı etkisi bulunduğunu ifadeetmiştir. Başvurucu toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile adil yargılanmahakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun gerekçeli karar hakkına ilişkiniddialarının da bir bütün olarak toplantı ve gösteri düzenleme hakkı kapsamındaincelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
22. Anayasa’nın "Toplantıve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı" kenar başlıklı 34. maddesişöyledir:
"Herkes, önceden izin almadan, silahsızve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın vegenel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla vekanunla sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanundagösterilir."
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılantoplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
24. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının sadecekullanılması sırasında değil kullanılmasından sonraki işlemlerin de haküzerinde sınırlayıcı etkisibulunmaktadır (Erdal Karadaş,B. No: 2017/22700, 28/5/2019, § 46;Osman Erbil, B.No: 2013/2394, 25/3/2015, § 53; DursunSoydan ve diğerleri, B. No: 2015/2948, 14/11/2018, § 39;Rıza GökçenErus ve diğerleri, B. No: 2014/17391,19/4/2018, § 40; sendika hakkına ilişkin olarak bkz. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 48). Busebeple başvurucunun katıldığı protesto eylemine kolluk kuvvetleri herhangi birmüdahalede bulunmamış olsa bile daha sonra idari para cezası ilecezalandırılmasının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yönelik birmüdahale olduğu kabul edilmelidir.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
25. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 34. maddesininihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:
“Temelhak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilensebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ...demokratik toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırıolamaz.”
26. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülenve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nınilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeniningereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
27. 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığısonucuna varılmıştır (5326 sayılı Kanun'un 32. maddesine ilişkin kanunilikdeğerlendirmesi için bkz. Eğitim ve BilimEmekçileri Sendikası ve diğerleri, §§ 52-69).
ii. Meşru Amaç
28. Başvurucunun idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkinkararın Anayasa'nın 34. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden kamu düzeninin korunmasına yönelikönlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk
(1) Genelİlkeler
(a) DemokratikToplumda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının Önemi
29. Anayasa Mahkemesi demokratiktoplum düzeninin gerekleri ifadesinden ne anlaşılması gerektiğinidaha önce pek çok kez açıklamıştır. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkı, demokratik toplumun en temel değerleri arasında yer almakta olupbireylerin ortak fikirlerini birlikte savunmak ve başkalarına duyurmak için biraraya gelebilme imkânını korumayı amaçlamaktadır. Kolektif bir şekildekullanılan ve düşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti dışlayanyöntemlerle düşüncelerini açıklama imkânı veren bu hak çoğulcu demokrasileringelişmesinde zorunlu olan farklı düşüncelerin ortaya çıkması, korunması veyayılmasını güvence altına almaktadır (DilanÖgüz Canan [GK], B. No: 2014/20411,30/11/2017, § 36; Ali Rıza Özer ve diğerleri[GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, § 115; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri [GK], § 79; OsmanErbil, § 45).
30. Bu hak, ifade özgürlüğünün özel bir biçimidir. Anayasalhaklar içinde kendine has özerk rolünün ve özel uygulama alanının varlığınarağmen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı aynı zamanda ifadeözgürlüğü ışığında değerlendirilmelidir (ifade özgürlüğü ile toplantı vegösteri yürüyüşü düzenleme hakkı arasındaki ilişki için bkz. Dilan Ögüz Canan;Ali Rıza Özer ve diğerleri;Osman Erbil, Gülşah Öztürk ve diğerleri, B. No:2013/3936, 17/2/2016; Ömer Faruk Akyüz,B. No: 2015/9247, 4/4/2018).
(b) MüdahaleninDemokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması
31. Buna göre toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkınayapılan bir müdahale zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa (bazıfarklılıklarla birlikte toplantı hakkı bağlamında bkz. Dilan Ögüz Canan§ 32; sendika hakkı bağlamındabkz. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası vediğerleri, § 73; Tayfun Cengiz,B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 56; AdaletMehtap Buluryer, B. No: 2013/5447,16/10/2014, §§ 103-105; grev hakkı bağlamında bkz. Kristal-İş Sendikası [GK], B. No: 2014/12166, 2/7/2015, §70) ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse(bazı farklılıklarla birlikte toplantı hakkı bağlamında Dilan Ögüz Canan§§ 33, 56; sendika hakkı bağlamında bkz. Eğitimve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 74) demokratik toplum düzeninin gereklerineuygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.
(2) İlkelerinOlaya Uygulanması
32. Anayasa Mahkemesi önündeki başvuruya konu gösteriden önce medyada,Karaman'da bir ilkokulda görev yapan sınıf öğretmeninin on erkek öğrenciyecinsel istismarda bulunduğu iddia edilmiş; toplumda büyük bir infial yaratanolay ülke gündeminin başat konusu olmuştur.
33. Bir üniversite öğrencisi olan başvurucu, yaşanan istismarolayını protesto etmek amacıyla Ensar Vakfı Ankara Şubesi önünde diğerarkadaşlarıyla birlikte pankart açmak suretiyle bir eylem gerçekleştirmiştir.Başvurucuya 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesinde yer alan emre itaatsizlik kabahatine aykırı davranışta bulunmasınedeniyle 219 TL idari para cezası verilmiştir. Gerçekleştirilen eylemnedeniyle başvurucu hakkında kamu makamlarınca herhangi bir adli veya idarisoruşturma açıldığına dair bir bilgi bulunmamaktadır.
34. Öte yandan somut olayda ne idari işleme ilişkin evraklardane de ilk derece mahkemesi kararında başvurucunun aykırı davrandığı ilerisürülen emir hakkında bir bilgiye yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesininyerleşik hâle gelen içtihadına göre 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarıncabir kişinin cezalandırılabilmesi için usulüne uygun olarak verilmiş bir emirbulunmalı ve söz konusu emre aykırı davranış nedeniyle kişilerin temelhaklarına müdahaleyi haklı kılacak olan ve emrin amacı olan kamu güvenliğinin,kamu düzeninin, genel sağlığın bozulduğunun veya bozulma tehlikesininbulunduğunun da kamu gücünü kullanan yetkili mercilerin kararlarında (örneğinceza tutanağını düzenleyen polis raporlarında veya derece mahkemeleriningerekçelerinde) gösterilmesi gerekir (RızaGökçen Erus ve diğerleri, § 64; Dilan Ögüz Canan,§§ 51, 53; Dursun Soydan ve diğerleri, §57).
35. Öte yandan mevcut başvuruda olduğu gibi göstericilerinşiddet eylemlerine karışmadıkları veya toplantı nedeniyle bir zarartehlikesinin doğduğunun gösterilemediği durumlarda kamu makamlarının toplantıve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına belirli bir ölçüye kadar müsamahagöstermesi gerekir (Eğitim ve BilimEmekçileri Sendikası ve diğerleri, § 81; Dursun Soydan ve diğerleri, § 59;Dilan Ögüz Canan, § 55; Ömer Faruk Akyüz, § 70). Barışçıl birgösteri veya basın açıklaması nedeniyle -somut olayda olduğu gibi- ilke olarakcezai bir yaptırım da uygulanmaması gerekir.
36. Somut olayda, polis tutanaklarında ve Hâkimlik kararındabaşvurucunun eyleminin hangi emre aykırılık teşkil ettiğine dair bir bilgi veyadeğerlendirme bulunmadığı gibi gerçekleştirilen protesto gösterisi nedeniylekamu düzeninin bozulduğuna veya bozulma tehlikesi ortaya çıktığına (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri,§ 93; Dursun Soydan ve diğerleri, §60) yani müdahalenin zorunlu bir toplumsalihtiyacı karşıladığına ilişkin, somut olayla bağlantılı bir gerekçede ortaya konmamıştır.
37. Son olarak Anayasa'nın 34. maddesi barışçıl toplantı vegösteri yürüyüşüne katılan kişilere hukuken kınanabilir bir olaya karışmadıklarısürece en hafif kabul edilecek cezanın dahi uygulanmamasını temin eder. Zirabarışçıl gösteriye katılanlar hakkında gösteri sonrasında idari para cezalarıverilmesi gibi yaptırımlar kişilerin haklarını kullanmalarında caydırıcı etkiyeneden olabilir(RızaGökçen Erus, § 55). Somut olayda başvurucuhakkında uygulanan para cezasının başvurucunun benzer toplantı veya gösterilerekatılmasında caydırıcı etki doğurabileceği kabul edilmelidir (Dursun Soydan ve diğerleri, § 63).
38. Dolayısıyla idari para cezası verilmesi nedeniylebaşvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan müdahalenindemokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarakdeğerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.
39. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 34. maddesinde güvencealtına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğinekarar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir."
41. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmasına ilişkinkabul edilen ilkeler için bkz. Mehmet Doğan[GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60.
42. Başvurucu, maddi tazminat olarak para cezasının iadesine vemanevi tazminat olarak da 5.000 TL tazminata karar verilmesi talebindebulunmuştur.
43. Anayasa Mahkemesi başvurucunun idari para cezası ilecezalandırılmasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı hususunun ilgilive yeterli gerekçe ile ortaya konulamadığı değerlendirmesinde bulunaraktoplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği sonucunavarmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğikararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
44. Bu durumda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yenidenyargılama ise usul hukukunda yer alan, benzer kurumlardan farklı ve bireyselbaşvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2)numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir.Bu kapsamda yeniden yargılama sürecinde mahkemelerce yapılması gereken iş,öncelikle hak ihlaline yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılmasından veAnayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararındabelirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir.Bu sebeple kararın bir örneğinin yenidenyargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesigerekir.
45. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlalinedeniyle yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesinin yeterli giderimsağladığı değerlendirildiğinden tazminat taleplerinin reddine karar verilmesigerekir.
46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 2.475 TL vekâletücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesigerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteriyürüyüşü düzenleme hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemehakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamayapılmak üzere Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğine (2016/2130 Değişik İş)GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,
E. 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderininBAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE24/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.