TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HİKMET BALABANOĞLU BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2012/1334)
Karar Tarihi: 17/9/2013
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
:
Selami ER
Başvurucu
:
Hikmet BALABANOĞLU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvurucu, Türkiye ve OrtaDoğu Amme İdaresi Enstitüsünün (TODAİE) 2011-2012 akademik yılı için açmışolduğu Kamu Yönetimi Yüksek Lisans Programına katılma hakkı kazanmasına rağmen,Jandarma Genel Komutanlığı’nın “2011 yılıYurt İçi ve Yurt Dışı Mesleki Gelişim Planı içerisinde TODAİE’nin yer almaması”gerekçesiyle katılımını uygun görmeyerek izin vermemesi üzerine açtığı iptaldavasının, Askeri Yüksek İdare Mahkemesince (AYİM) reddedilmesi nedeniyleeğitim hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru, 31/12/2012 tarihinde AnayasaMahkemesine şahsen yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespitedilmiştir.
3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 29/4/2013tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararıalınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.
III. OLAYLAR VE OLGULAR
A. Olaylar
4. Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir:
5. Başvurucu, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde 14/7/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’natabi gıda mühendisi olarak görev yapmakta iken, TODAİE’nin 2011-2012 akademikyılı için açmış olduğu Kamu Yönetimi Yüksek Lisans programına katılmaya hakkazanmıştır.
6. TODAİE’nin 4/7/2011 tarihli yazısı ilebaşvurucunun programa katılmaya hak kazanmasıyla ilgili olarak Jandarma GenelKomutanlığına bilgi verilmiş ve başarılı olanların kurumlarınca izinlisayılacağı hususu ile programa devamın zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu yazıdaayrıca, programa katılmaya hak kazanan başvurucunun kaydının yapılabilmesiiçin, program süresince izinli olduğunu belirtir yazının 29/7/2011tarihine kadar gönderilmesinin gerektiği ifade edilmiştir.
7. Jandarma Genel Komutanlığının TODAİE’ye cevaben “2011 yılı Yurt İçi ve Yurt Dışı Mesleki GelişimPlanı içerisinde TODAİE’nin yer almaması nedeniyle başvurucunun programakatılımını uygun görmediğini” bildirdiği ve kayıt için zorunlu olanizni vermediği TODAİE’nin 18/8/2011 tarihli yazısındananlaşılmıştır.
8. Başvurucu, Jandarma Genel Komutanlığının işleminin iptali veyürütmesinin durdurulması için 19/9/2011 tarihinde AYİM’ne başvurmuştur. AYİM İkinci Dairesi tarafından, iptalistemi “657 sayılı Kanunun 237/B maddesiuyarınca, memurların ilerleme yükselmeleri, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarıve diğer özlük hakları konusunda öncelikle bu kanun ve kanunla ilgili diğermevzuat hükümleri uygulanacağından, … TODAİE tarafından düzenlenen yükseklisans programının, Jandarma Genel Komutanlığınca 1 Kasım 2010 tarihindeyayımlanan 2011 yılı Yurtiçi ve Yurtdışı Mesleki Gelişim Planında olmadığı”gerekçesiyle 21/3/2012 tarih ve E:2011/1247,K:2011/329 sayılı kararla reddedilmiştir.
9. Bahsedilen ilama karşı yapılan karar düzeltme talebi de aynıDairenin 21/11/2012 tarih ve E.2012/546, K.2012/1060 sayılıkararıyla reddedilmiş, karar aynı tarihte kesinleşmiştir. Bu karar başvurucuya 6/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.
B. İlgiliHukuk
10. 25/6/1958 tarih ve 7163 sayılı Türkiye ve Orta Doğu Ammeİdaresi Enstitüsü Teşkilat Kanunu’nun “Giriş Şartları” kenar başlıklı 15.maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:
“Ammeİdaresi Enstitüsünün giriş müsabakasına katılabilmek için üniversite veya yüksek okul mezunu olmak şarttır. Bu şartı haiz bulunankimseler arasından, idare heyetinin tespit edeceği esaslar dairesinde yapılacakmüsabaka imtihanını kazananlar Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsünedevam edebilirler.
Yukarıdaevsafı haiz olup da devlet dairelerinde, mahalli idarelerde, İktisadi DevletTeşekküllerinde çalışanlardan müsabaka imtihanını kazananlara tahsil süresinceizin verilir. Bu kimseler bütün özlük haklarından faydalanmakta, maaş veödeneklerini kendilerine izin veren daire, müessese ve teşekküllerden almaktadevam ederler. Enstitüdeki tahsillerini başarı ile bitirenlerin Enstitüdegeçirdikleri müddet kıdemlerine sayılır ve bu müddetin bir katı (1 seneden azolmamak üzere) kıdemlerine eklenir.”
11. 657 sayılı Kanun’un “YürürlüktenKaldırılan Hükümler” kenar başlıklı 237/b maddesi şöyledir:
“20/6/1927 tarih ve 1108 sayılı, 30/6/1939 tarih ve 3656sayılı, 28/2/1959 tarih ve 7244 sayılı kanunlarla bu kanunların ek vetadilleri, 23 Temmuz 1965 tarihinden evvel ve sonra yürürlüğe giren teşkilatkanunları ile diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri ve Devlet memurlarınınhizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme veyükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını, ödeneklerinive diğer özlük işlerini düzenleyen hükümler Genel Kadro Kanununun yürürlüğegirdiği ayın son gününden itibaren yürürlükten kalkar.”
12. 657 sayılı Kanun’un “İzin”kenar başlıklı 23. maddesi şöyledir:
“Devletmemurları, bu kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahiptirler.”
13. Anayasa’nın “Askeri Yüksekİdare Mahkemesi” kenar başlıklı 157. maddesi şöyledir:
“AskerîYüksek İdare Mahkemesi, askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile,asker kişileri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idarî işlem veeylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir.Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişiolması şartı aranmaz.
Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin askerî hâkim sınıfındanolan üyeleri, mahkemenin bu sınıftan olan başkan ve üyeleri tamsayısının saltçoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf askerî hâkimler arasından her boş yeriçin gösterilecek üç aday içinden; hâkim sınıfından olmayan üyeleri, rütbe venitelikleri kanunda gösterilen subaylar arasından, Genelkurmay Başkanlığıncaher boş yer için gösterilecek üç aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askerîhâkim sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır.
MahkemeninBaşkanı, Başsavcı ve daire başkanları hâkim sınıfından olanlar arasından rütbeve kıdem sırasına göre atanırlar.
(Değişik fıkra: 7/5/2010-5982/21 md.)Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi,yargılama usulleri, mensuplarının disiplin ve özlük işleri mahkemelerinbağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.”
14. 4/7/1972 tarih ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun “Teminat” kenar başlıklı 4. maddesişöyledir:
“AskeriYüksek İdare Mahkemesinin Başkanı, Başsavcı, Daire Başkanları ve üyeleri;Askeri Yüksek İdare Mahkemesi hakimleri olarak TürkiyeCumhuriyeti Anayasasının kendilerine sağladığı teminat altında hizmetgörürler.”
15. 1602 sayılı Kanun’un 8., 9. ve 10.maddeleri şöyledir:
“Üyelerinseçimi:
Madde 8 –(Değişik: 25/12/1981 - 2568/1 md.)
AskeriYüksek İdare Mahkemesinin askeri hakim sınıfından olanüyeleri, bu sınıftan olan başkan ve üyeler tam sayısının salt çoğunluğu ile herboş yer için gösterilecek üç aday arasından,
Hakim sınıfından olmayan üyeleri, GenelkurmayBaşkanlığınca her boş yer için gösterilecek üç aday arasından,
Cumhurbaşkanıncaseçilir.”
“Atanma:
Madde 9 –(Değişik: 25/12/1981 - 2568/1 md.)
Seçilenlerarasından rütbe ve kıdem sırasına göre Askeri Yüksek İdare MahkemesiBaşkanlığına, Başsavcılığına, daire başkanlıklarına ve üyeliklere, MilliSavunma Bakanı ve Başbakanın imzalayacağı, Cumhurbaşkanının onaylayacağıKararname ile atama yapılır. Atamalar Resmi Gazete'deyayımlanır.
Başkan,Başsavcı ile daire başkanlarının askeri hakimsınıfından olması şarttır.”
“Görevsüresi:
Madde 10 –(Değişik: 25/12/1981 - 2568/1 md.)
Askeri Hakim sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla dörtyıldır.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
16. Mahkemenin 17/9/2013 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun31/12/2012 tarih ve 2012/1334 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereğidüşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları
17. Başvurucu, TODAİE’nin2011-2012 akademik yılı için açmış olduğu Kamu Yönetimi Yüksek LisansProgramına katılma hakkı kazanmasına rağmen, Jandarma Genel Komutanlığının izinvermemesi ve bunun üzerine açtığı iptal davasının AYİM tarafından reddedilmesinineğitim hakkını ihlal ettiğini, ayrıca, AYİM’de görevyapan özellikle hâkim sınıfından olmayan üyelerin tümüyle idareye bağlı olduğu,atamalarında ve seçimlerinde büyük ölçüde idarenin ve ordunun müdahalesininbulunduğu iddiasıyla bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanmadığını veAYİM kararlarının temyiz edilemediğini, karar düzeltme talebini de aynıdairenin incelediğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüş ve yeniden yargılama yapılmak suretiyle eğitim hakkının iadeedilmesini ve AYİM’de yapmış olduğu tüm yargılamagiderlerinin kendisine ödenmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme
18. Anayasa’nın 42. maddesişöyledir:
“Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir vedüzenlenir.
…
İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur veDevlet okullarında parasızdır.
…
Devlet, maddi imkanlardan yoksunbaşarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar vebaşka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özeleğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.
…”
19. Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi’ne ek Türkiye’nin taraf olduğu 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesişöyledir:
“Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet,eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana vebabanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göreyapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.”
20. Anayasa’nın 148. maddesişöyledir:
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak veözgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birininkamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesinebaşvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmişolması şarttır.
Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gerekenhususlarda inceleme yapılamaz.”
21. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45.maddesinin (1) fıkrası şöyledir:
“(1)Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak veözgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin tarafolduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlaledildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”
22. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları veincelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasışöyledir:
“Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temelhakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan vebaşvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktanyoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”
23. 6216 sayılı Kanun’un “Esas hakkındaki inceleme” kenar başlıklı49. maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:
“Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı yapılan bireyselbaşvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği vebu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır.Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”
1- EğitimHakkı Yönünden İnceleme
24. 6216 sayılı Kanun’un 48.maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre Mahkemece açıkça dayanaktan yoksunbaşvuruların kabul edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlaliddialarını kanıtlayamadığı, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesigereken hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahaleninolmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veyazorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabuledilebilir.
25. Başvurucunun personeliolduğu Jandarma Genel Komutanlığı, başvurucunun TODAİE’de yüksek lisans yapmasıamacıyla talep ettiği ücretli izni kendisine vermemiştir. Başvurucunun iptalistemiyle açtığı dava ise AYİM İkinci Dairesi tarafından çelişen kanunlardan657 sayılı Kanun hükümlerinin öncelikli olarak uygulanması gerektiğigerekçesiyle reddedilmiştir.
26. Başvurucuya ücretli izinverilip verilmemesinin istihdam edildiği Jandarma Genel Komutanlığınınyetkisinde olduğu ve bu yetkinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığınındenetlenmesinin ise AYİM yetkisinde olduğu ilgili kanun hükümleri gereğiaçıktır.
27. Başvurucu, programakatılımının uygun görülmeyerek kendisine ücretli izin verilmemesi işlemininAYİM tarafından iptal edilmemesini, eğitim hakkının ihlali olarakdeğerlendirmektedir. Başvurucu bunun dışında eğitim hakkına yapılan kamu gücünedayalı bir müdahaleden bahsetmemektedir. Jandarma Genel Komutanlığının başvurukonusu olaya ilişkin kararı doğrudan eğitim hakkıyla ilgili olmayıp,başvurucuya ücretli izin verilmesi talebinin reddedilmesiyle ilgilidir. Yine AYİM’in başvuru konusu olaya ilişkin kararı da doğrudaneğitim hakkıyla ilgili olmayıp, asıl olarak izin vermeme işleminin hukukauygunluğuyla ilgilidir.
28. Eğitim hakkı, kamu ve özeleğitim kurumlarını kapsadığı gibi eğitimin; ilk, orta ve yükseköğrenim seviyelerini de kapsar. (Benzeryöndeki AİHM kararı için bkz. Kjeldsen, Busk Madsen ve Pedersen/Danimarka, 5926/72, 7/12/1976, § 50; LeylaŞahin/Türkiye, 44774/98, 10/11/2005, §§ 134-136)
29. Anayasa’da yer alan eğitimve öğrenim hakkı, kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasınıengellememe negatif ödevini yüklemekle birlikte Anayasa’da öngörülen ilköğretimdışında devletin tüm bireylere eğitim ve öğrenim sağlaması şeklinde pozitif birödev yüklememektedir. Devletin özellikle lisansüstü eğitim almak isteyenherkese bunu sağlama şeklinde pozitif bir ödevi bulunmamaktadır. Bu çerçevedekamu kurumlarının her personeline yüksek lisans ya da doktora eğitimi amacıylaücretli izin verme yükümlülüğü yoktur. Kamu kurumlarının yürüttükleri hizmetinniteliği ve ihtiyaç duydukları nitelikli personel ihtiyacına göre bazıpersoneli çeşitli eğitimlere tabi tutma ya da yurt içi veya yurt dışı eğitimkurumlarında lisansüstü eğitim de dâhil olmak üzere ücretli veya ücretsizgörevlendirme konusunda takdir yetkisine sahip oldukları kuşkusuzdur.
30. Başvurucu kurumundan izinalmadan TODAİE’de yüksek lisans sınavına girerek sınavı kazanmış ve bunadayanarak kurumundan ücretli izin talep etmiştir. Kurum kendi eğitimplanlamasını gerekçe göstererek izin talebini reddetmiştir. Bu durumdabaşvurucunun eğitim hakkına kamu gücü kullanılarak doğrudan bir müdahaledebulunulmadığı, başvurucunun eğitim hakkının başvurucuya ücretli izinverilmemesi işleminden dolaylı olarak etkilendiği anlaşılmaktadır.
31. Açıklanan nedenlerle,başvurucunun eğitim hakkının ihlali iddialarına ilişkin olarak bir ihlalinolmadığı açık olduğundan, başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartlarıyönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktanyoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
2- AdilYargılanma Hakkı İle İlgili Olarak
A- Bağımsız veTarafsız Mahkemede Yargılanma Hakkı
32. 6216 sayılı Kanun’un 48.maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre Mahkemece açıkça dayanaktan yoksunbaşvuruların kabul edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlaliddialarını kanıtlayamadığı, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesigereken hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahaleninolmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veyazorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabuledilebilir.
33. Başvurucu, AYİM’de görev yapan özellikle hâkim sınıfından olmayanüyelerin tümüyle idareye bağlı olduğu, atamalarının ve seçimlerinin büyükölçüde idarenin ve ordunun müdahalesini gerektirdiği, askeri yargıçlarınstatülerindeki bazı özelliklerin de sorunlu olduğu iddiasıyla bağımsız vetarafsız bir mahkemede yargılanmadığını ileri sürerek adil yargılanma hakkınınihlal edildiğini ileri sürmüştür.
34. AYİM’in oluşumu, statüsü ve görevleri Anayasa ve ilgili Kanun’da hükümaltına alınmıştır. AYİM’e atanan askeri hakimlerin bağımsızlığının Anayasa ve ilgili Kanun hükümleriile garanti altına alındığı, atanma ve çalışma usulleri yönünden, askerihakimlerin bağımsızlıklarını zedeleyecek bir hususun olmadığı, kararlarındandolayı idareye hesap verme durumunda bulunmadıkları, disipline ilişkinkonuların AYİM Yüksek Disiplin Kurulunca incelenip karara bağlandığıgörülmektedir (B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 29).
35. AYİM’de üye olarak atanan sınıf subayları yönünden ise salt bunlarınGenelkurmay Başkanlığınca önerilen üç aday arasından seçilmesi sebebiyle buüyelerin bağımsızlığının zedelendiği söylenemez. Sınıf subayı üyelerin nihaiatama yetkisi Cumhurbaşkanı’na aittir. Bunların atanmasından sonra, sınıfsubayı üyeler, askeri hakim üyeler gibi, görevleriniyerine getirirken dış müdahaleye karşı anayasal güvence altındadırlar. Buüyeler hakimlik görevleri süresince askeri veya idariorganlar tarafından görevlerinden alınamazlar. Sınıf subayı üyelerinin en fazladört yıllık bir süre ile görev yapmaları, disiplin konularında yukarıdabahsedilen Disiplin Kuruluna tabi kılınmaları, görev süreleri zarfında idariveya askeri yetkililerce herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmamaları,idareye karşı bağımsızlıklarını güçlendirmiştir. (Benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. Mustafa Yavuz vd./Türkiye, 29870/96, 25/5/2000;Bek/Türkiye, 23522/05, 20/4/2010)
36. AYİM’in bağımsız ve tarafsızmahkeme olmadığına somut gerekçe olarak, başvurucunun iddiasıyla benzernitelikte olan davaların genel idari yargı ve Danıştay’da kabul edilmesinerağmen AYİM’de reddedilmesi gösterilmektedir.Başvurucunun bu iddiası içtihat farklılığına ilişkin olup, tek başına adilyargılanma hakkının ihlali niteliğinde kabul edilemeyeceği gibi AYİM’in bağımsız ve tarafsız mahkeme olmadığını dagöstermez.
37. Somut dava ile ilgiliolarak, sübjektif veya objektif esaslar doğrultusunda AYİM’intarafsızlığını kuşkulu hâle koyacak bir durum tespit edilmediği gibiyargılamanın bağımsız ve tarafsız olmadığına ilişkin bir husus dasaptanmamıştır. Dolayısıyla derece mahkemelerinin kararlarında açık bir ihlaltespit edilmediğinden, başvurucunun bu yöndeki iddiaları “açıkça dayanaktan yoksun” bulunmuştur.
B- İki DereceliYargılanma Hakkı
38. Başvurucu AYİM dairekararlarına karşı başvurulabilecek bir temyiz merciinin olmadığını, karardüzeltme taleplerinin AYİM’nin aynı dairesitarafından incelendiğini ve bu durumun adil yargılanma hakkını ihlal ettiğiniileri sürmüştür.
39. Anılan Anayasa ve Kanunhükümlerine göre, Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasınınincelenebilmesi için, kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkınAnayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan HaklarıSözleşmesi (AİHS) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına dagirmesi gerekir. Bir başka ifadeyle, Anayasa ve AİHS’nin ortak koruma alanıdışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/1049, 26/3/2013,§ 18).
40. Başvurucunun başvurudilekçesinde ifade ettiği AYİM nezdinde temyiz, yani iki dereceli yargılanmahakkı, Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden olmadığıgibi, AİHS ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokollerden herhangi birinin kapsamınada girmemektedir.
41. Açıklanannedenlerle, başvurukonusu ihlal iddialarının Anayasa ve AİHS’ninortak koruma alanı dışında kaldığı anlaşıldığından başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “konu bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
V. HÜKÜM
A.Başvurunun;
1.Eğitim hakkı ve bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkıyla ilgilikısımlarının “açıkça dayanaktan yoksunolması”,
2.İki dereceli yargılanma hakkıyla ilgili kısmının “konu bakımından yetkisizlik”
nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B.Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,
17/9/2013 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.