TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HİKMET KALE BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/2683)
Karar Tarihi: 7/3/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Raportör Yrd.
:
Ceren Sedef EREN
Başvurucu
:
Hikmet KALE
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1.Başvuru, bir dokümanın ceza infaz kurumu idaresince hükümlüolan başvurucuya verilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 11/2/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne kararverilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
9. Başvurucu başvuru tarihinde, Anayasa'yı ihlal suçundanhükümlü olarak Tekirdağ 1 No.lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfazKurumu) bulunmaktadır.
10. İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) 2/10/2014 tarihlikararında, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerininİnfazı Hakkında Kanun'un 62. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarıncabaşvurucuya gelen "Özgür Gelecek" isimli haftalık gazetenin 2014/7sayılı nüshasının başvurucuya verilmemesine karar vermiştir. Eğitim Kurulu adıgeçen dokümanın 15. sayfasında İnfaz Kurumu idaresi hakkında asılsız ve gerçekdışı haber ve yazılara yer verildiğini tespit etmiştir.
11. Eğitim Kurulu kararına karşı başvurucunun Tekirdağ 1. İnfazHâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yaptığı şikâyet, İnfaz Hâkimliğinin 31/10/2014tarihli kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiylereddedilmiştir.
12. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin ret kararına karşı itirazyoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi, İnfazHâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurucununitirazının reddine karar vermiştir. Bu karar, başvurucuya13/1/2015 tarihindetebliğ edilmiştir.
13. Başvurucu 11/2/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
14.Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan ulusal hukuk kaynakları için bkz. Halil Bayık [GK], B. No: 2014/20002,30/11/2017, §§ 15-16.
B. Uluslararası Hukuk
15. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan uluslararası hukuk kaynakları içinbkz. Ahmet Temiz (6), B. No:2014/10213, 1/2/2017, §§ 17-18.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
16. Mahkemenin 7/3/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
17. Başvurucu, başvuruya konu dokümanın kendisine verilmemesininkeyfî olduğunu, derece mahkemelerinin yeterli bir inceleme yapmadan soyut birgerekçeyle itirazlarını reddettiğini belirtmiş ve anayasal haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki tavsifi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki nitelendirmesinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu bağlamda başvurucunun şikâyeti ifadeözgürlüğü kapsamında incelenecektir.
19. Anayasa’nın 26. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yaymahakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veyafikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...
Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamudüzeni, kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... gereğine uygun olarakyerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetininkullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılanbaşvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
21. İnfaz Kurumunda hükümlü olan başvurucuya gönderilen yazılıbir dokümanın ona verilmemesinin, haber veya fikir alma özgürlüğüne vedolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale oluşturduğu kabuledilmiştir.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
22. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesininihlalini teşkil edecektir.Anayasa’nın13. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
“Temel hak ve hürriyetler,... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarakve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplumdüzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
23.Sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somutbaşvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. maddesininikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma,demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamakoşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
24. Müdahaleye dayanak olan 5275 sayılı Kanun’un 62. maddesininkanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.
ii. Meşru Amaç
25. Başvuruya konu doküman İnfaz Kurumunun düzeninin ve güvenliğininsağlanması ve suçun önlemesi amacıyla başvurucuya verilmemiştir. Anılanmüdahalenin, Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru biramaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük
(1) İlkeler
26. Başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerintemel ekseni, müdahaleye neden olan idarenin ve derece mahkemelerininkararlarında dayandıkları gerekçelerin ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından“demokratik toplum düzeninin gereklerine” ve “ölçülülük” ilkelerine uygunolduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (demokratiktoplum düzeninin gereklerine uygunluk ilkesine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,4/6/2015, § 51; Mehmet Ali Aydın [GK],B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; HalilBayık, § 28; ölçülülük ilkesine ilişkin açıklamalar için bkz. AYM,E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007; BekirCoşkun, §§ 53-54; Sebahat Tuncel,B. No: 2012/1051, 20/2/2014, § 84; MehmetAli Aydın, §§ 70-72). İfade özgürlüğüne gerekçesiz olarak veyaAnayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterleri (Halil Bayık, §§ 28- 43) karşılamayan bir gerekçe ile yapılanmüdahaleler Anayasa'nın 26. maddesini ihlal edecektir (Halil Bayık, § 43).
27. Anayasa Mahkemesi HalilBayık kararında mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derecemahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgilive yeterli sayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzerbaşvuruların koşullarına göre değişebilecek unsurları şu şekilde belirlemiştir:
i. Başvurucunun hangi suçtan dolayı hangi tür ceza infazkurumunda bulunduğu ve başvurucunun bulunduğu ceza infaz kurumu ile işlediğisuçun söz konusu tedbirin alınmasında bir etkisinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
ii. Bir yayının tümünün veya bir kısmının mahkûma verilmemesişeklindeki kısıtlamanın, mahkûmun ıslahı ile bağlantısı var ise yayının içeriğiile mahkûmun ıslahı arasındaki ilişkinin tam olarak gösterilmesi gerekir.
iii. Her mahpusun toplumsal geçmişi ve suç sicili, entelektüelkapasitesi ve kabiliyeti, şahsi tabiatı, hapis cezasının süresi ve tahliyeedildikten sonrası için beklentileri dikkate alınmalıdır.
iv.Bu bağlamda söz konusu yayınların,terör suçlarından mahpus olan kişilerin iddia edilen mağduriyetlerin sorumlusuolarak gördükleri kişilere veya devlete karşı daha fazla şiddete yönelmelerinesebebiyet verip vermediği değerlendirilmelidir.
v.Mahpusa verilmeyen süreli veya süresizyayının cinsi, içeriği, yayımlayanı ve sorunlu görülen kısımların hangileriolduğu belirtilmeli ve mahpusa verilmesi sakıncalı bulunan kısımların detaylıanalizi yapılmalıdır.
vi.Böyle bir analizin yapılabilmesi içineğer söz konusu yayının terör örgütleriyle veya terör faaliyetlerinin meşrugösterilmesiyle bir ilişkisi varsa mahpusun ifade özgürlüğü ile demokratiktoplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşruhakkı arasında denge kurulmalıdır.
vii.Zikredilen dengelemenin yapılabilmesi için;
- Bütünüyle ele alındığında müdahaleye konu yayının özel birkişiyi, kamu görevlilerini, halkın belirli bir kesimini veya devleti hedefgösterip göstermediğinin, onlara karşı şiddete teşvik edip etmediğinin,
- Bireylerin fiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakılıpbırakılmadığının, bireylere karşı nefreti alevlendirip alevlendirmediğinin,
- Yayında iletilen mesajda şiddete başvurmanın gerekli ve haklıbir önlem olduğunun ileri sürülüp sürülmediğinin,
- Şiddetin yüceltilip yüceltilmediğinin; kişileri nefrete,intikam almaya, silahlı direnişe tahrik edip etmediğinin,
- Suçlamalara yer vererek veya nefret uyandırarak ülkenin birkısmında veya tamamında daha fazla şiddete sebebiyet verip vermeyeceğinin,
- Söz konusu yayında yer alan ifadelerin ceza infazkurumunun güvenliğini, disiplinini ve düzenini tehlikeye düşürüpdüşürmediğinin,
- Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütlerimensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olup olmadığının,
-Kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlışbilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinin,
- Yayın tarihinde veya mahpusa verilmesinin istendiği sıradaülkenin bir kısmında veya tamamında çatışmaların yoğunluk derecesi ile cezainfaz kurumu ve ülkedeki tansiyonun yükseklik derecesinin yayının mahpusaverilmesine etki edip etmediğinin,
- Karara konu sınırlayıcı tedbirin, demokratik bir toplumdazorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olup olmadığınınve tedbirin başvurulabilecek en son çare niteliğinde bulunup bulunmadığının,
- Son olarak sınırlamanın güdülen kamu yararı amacınıgerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlamaniteliğinde olup olmadığının yayının içeriğiyle birlikte değerlendirilmesigerekir.
viii. Derecemahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların söz konusudeğerlendirmeleri yaparken olayın koşullarına göre uzman kişileringörüşlerinden faydalanmaları, gerekirse konusunda uzman sosyal bilimciler,araştırmacılar ve akademisyenlerden rapor ve görüş almaları her zamanmümkündür. Böylece süreli veya süresiz bir yayının bir mahpusa verilmemesişeklindeki müdahalenin kanunlar ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında ortayakonan kriterlere uygunluğunun denetimi daha etkili yapılabilecektir (Halil Bayık, § 45).
(2) İlkelerin OlayaUygulanması
28. Başvuruya ilişkin olayda gazete biçimindeki yazılı birdoküman, 15. sayfadaki içeriğinde İnfaz Kurumu idaresi hakkında asılsız vegerçek dışı haber ve yazılara yer verildiği ve bu durumun İnfaz Kurumugüvenliği için tehlike oluşturabileceği gerekçesiyle Eğitim Kurulu tarafındanterör suçundan hükümlü olarak bulunan başvurucuya verilmemiştir. EğitimKurulunun kararına yapılan itirazı değerlendiren İnfaz Hâkimliği ve Ağır CezaMahkemesi aynı gerekçeyle itirazı reddetmiştir.
29. Somut olayda derece mahkemeleri tarafından yukarıda sayılanhususlar değerlendirilmemiş, başvuru konusu gazeteyle 15. sayfasının içeriğindeyer alan ifadelerin İnfaz Kurumu güvenliği için tehlike oluşturabileceğişeklindeki gerekçeyi soyut olmaktan çıkaracak ölçüde somut bir bağlantıkurulmamıştır. Yine bu nitelikte kabul edilen ifadelerin yer aldığı 15.sayfanın çıkarılarak geri kalan kısmın başvurucuya teslim edilmesinin mümkünolup olmadığı da tartışılmamıştır. Sakıncalı kısımların yayından ayrılmasınınmümkün olmadığı veya bu kısımlar çıkartıldığında geri kalan bölümün biröneminin kalmadığı hâllerde yayının tümünün mahpusa verilmemesi yolunagidilebilirse de bu özel durumunilgili karardagerekçelendirilmesi gerekir (Sinan İyit [GK], B. No: 2013/1495, 30/11/2017, § 56).Dolayısıyla başvuruya konu gazete biçimindeki yazılı dokümanın tamamınınbaşvurucuya verilmemesinin demokratik bir toplumda gerekli olduğu ilgili veyeterli bir gerekçe ile gösterilemediği gibi yapılan müdahalenin ölçülü deolmadığı anlaşılmaktadır.
30. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvencealtına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
31.Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının başvurucuya verilmesigerektiği şeklinde anlaşılamaz. İlgili derece mahkemeleri, Anayasa Mahkemesikararında ortaya konulan kriterler ve gösterilen yöntemle yeniden yargılamayaparak yargılamanın sonucuna göre bahse konu yayının ya da bir kısmınınbaşvurucuya verilmesine veya verilmemesine karar vermelidirler.
3. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
32. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
"(1)Esasinceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğinekarar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
33.Başvurucu ihlalin tespiti ile manevi tazminat talebindebulunmuştur.
34. Başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucunavarılmıştır. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının başvurucuya verilmesigerektiği şeklinde yorumlanamaz.
35. İfade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundankararın bir örneğinin -Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterler vegösterilen yöntemle- yeniden yargılama yapmak ve yargılamanın sonucuna görebaşvurucunun itirazı hakkında yeni bir karar vermek üzere Tekirdağ 1. İnfazHâkimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
36. İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya birdokümanın verilmemesi şeklindeki müdahale yönünden, ifade özgürlüğünün ihlaledildiğinin tespiti ile kararın, yeniden yargılama yapmak üzere ilgili yargımerciine gönderilmesine hükmedilmesinin yeterli olacağı değerlendirildiğindenbaşvurucunun manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifadeözgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğü ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Tekirdağ 1. İnfazHâkimliğine (E.2014/1621 ve K.2014/1825) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun manevi tazminat talebinin REDDİNE,
E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE7/3/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.