TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
İHSAN KARTAL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/19797)
Karar Tarihi: 7/4/2021
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
İrfan FİDAN
Raportör
:
Hilal YAZICI
Başvurucu
:
İhsan KARTAL
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, ceza infaz kurumunda ziyaretçi listesindedeğişiklik yapılması talebinin reddi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlaledildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 19/6/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyandabulunmuştur.
III. OLAY VEOLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
9. Tekirdağ 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaİnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlü olarak bulunan başvurucu; üç kişilikziyaretçi listesinde isimlerini bildirdiği iki kişinin 4-5 yıldır hiçziyaretine gelmediğini, diğer bir kişinin ise son 1 yıldır ziyarete gelmediğiniifade ederek ziyaretçi listesinde değişiklik yapmak istediğini bir dilekçe ileİnfaz Kurumuna bildirmiştir. İnfaz Kurumu Müdürlüğü 26/3/2018 tarihlikararıyla, konuyla ilgili mevzuat hükümlerine yer vererek, başvurucununziyaretçi listesinde değişiklik yapma talebinin 17/6/2005 tarihli ve 25848sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret EdilmeleriHakkında Yönetmelik'te (Ziyaret Yönetmeliği) sayılan zorunlu hâllere ilişkinolmadığını değerlendirmiş ve değişiklik talebini reddetmiştir.
10. Başvurucu Tekirdağ 1. İnfaz Hâkimliğine (İnfazHâkimliği) başvurarak İnfaz Kurumuna yönelttiği talebini tekrarlamış; özellikle4-5 yıldır uzak olmaları ve ekonomik imkânsızlıklar sebebiyle ziyaretinegelemeyen iki arkadaşının yerine başka isimlerin eklenmesi talebinin kabulünüistemiştir. İnfaz Hâkimliği, İnfaz Kurumu Müdürlüğünün kararının usul ve yasayauygun olduğunu ve başvurucunun talebinin zorunlu hâl kapsamında kabuledilemeyeceğini değerlendirerek 25/4/2018 tarihli kararıyla itirazıreddetmiştir.
11. Başvurucunun Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesineyaptığı itiraz, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile 28/5/2018tarihinde reddedilmiştir.
12. Nihai karar başvurucuya 31/5/2018 tarihinde tebliğedilmiştir.
13. Başvurucu 19/6/2018 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİHUKUK
14. İlgili hukuk için bkz. Mehmet Zahit Şahin, B.No: 2013/4708, 20/4/2016, §§ 18-25; Ethem Zariç, B. No: 2014/4137,9/11/2017, §§ 15-18; Mehmet Sevik, B. No: 2017/24068, 18/7/2018, §§ 14,15.
V. İNCELEME VEGEREKÇE
15. Mahkemenin 7/4/2021 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli YardımTalebi Yönünden
16. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak, geçiminiönemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksunolduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardımtalebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
B. Başvurucununİddiaları ve Bakanlık Görüşü
17. Başvurucu; ziyaretçi listesinde bildirdiği isimlerin4-5 yıldır ziyaretine gelmediğini, bu listede değişiklik yapılmasına izinverilmemesi sebebiyle görüşme yapma hakkını kullanamadığını ve mağduriyetyaşadığını ifade ederek özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüştür.
18. Bakanlık görüşünde; ilgili Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına yer vererek söz konusu müdahaleninAnayasa'nın 13. maddesinde öngörülen koşullara uygun olarakgerçekleştirildiğini, infaz kurumlarında düzenin ve güvenliğin sağlanmasıaçısından bu tür tedbirlerin alınması gerektiğini, idare ve yargı mercilerininkişinin menfaatleri ile kamu yararı arasında adil bir denge gözettiğini, ayrıcasöz konusu müdahalenin olağanüstü hâl koşulları içerisinde gerçekleştiğini vebaşvurunun Anayasa'nın 15. maddesinde öngörülen sınırlar içerinde incelenmesigerektiğini ifade etmiştir.
19. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında;Bakanlığın güvenlik sorunlarını ön plana çıkararak ziyaretçi listesinde değişiklikyapılmasını engellemek istediğini, infaz kurumlarında mevcut olan tedbirlerinbu konuda sorun yaşanmasını engelleyebilecek mahiyette olduğunu, ziyaretçilistelerinin daha kapsamlı şekilde hazırlanabilmesi için imkânlar tanınmasıgerektiğini, bunun tutuklu veya hükümlüler için rehabilite edici etkisiolduğunu, aile ve sosyal çevreleri ile ilişki kurma ve bu ilişkileri sürdürmehaklarının tanınması gerektiğini vurgulayarak şikayetlerini tekrar etmiştir.
C. Değerlendirme
20. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanakalınacak "Özel hayatın gizliliği" kenar başlıklı 20.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"Herkes, özel hayatına ve ailehayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve ailehayatının gizliliğine dokunulamaz."
21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Başvurucunun ziyaretçi listesinde değişiklik yapılması istemininreddedilmesi nedeniyle görüşme hakkının kısıtlandığı ve bu suretle dış dünyaile sağlıklı bir ilişki kurmasının engellendiği yolundaki iddiasınınAnayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayata saygı hakkı kapsamındaincelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir (Mehmet Zahit Şahin, § 28).
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. EsasYönünden
a. MüdahaleninVarlığı
23. Anayasa Mahkemesi daha önce verdiği Mehmet ZahitŞahin kararında, ceza infaz kurumlarında ziyaretçi listesinde değişiklikyapılması talebinin reddi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğiiddiasını incelemiş, ziyaretçi listesinde değişiklik yapılması talebininreddedilmesinin özel hayata saygı hakkına müdahale teşkil edeceği sonucunavarmıştır (Mehmet Zahit Şahin, § 42). Somut olayda anılandeğerlendirmeden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektirecek bir durumbulunmamaktadır (Hiyam Yolcu Akyol, B. No: 2016/207, 7/11/2019, § 26).
b. Müdahaleninİhlal Oluşturup Oluşturmadığı
24. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, özlerinedokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanınsözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerineve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."
25. Yukarıda belirlenen müdahale, Anayasa’nın 13.maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığı takdirde Anayasa’nın 20.maddesini ihlal edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesindeöngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşruamaç taşıma, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesineaykırı olmama kriterlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (HalilBerk, B. No: 2017/8758, 21/3/2018, § 49; Süveyda Yarkın, B. No:2017/39967, 11/12/2019, § 32; Şennur Acar, B. No: 2017/9370, 27/2/2020,§ 34; R.G. [GK], B. No: 2017/31619, 23/7/2020, § 82).
i. Kanunilik
26. Başvurucunun ziyaretçi listesinde değişikliktalebinin reddi işlemine dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri dikkatealındığında müdahalenin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun olduğudeğerlendirilmiştir (Mehmet Zahit Şahin, §§ 47-56).
ii. Meşru Amaç
27. Müdahalenin kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesigenel amacı çerçevesinde ceza infaz kurumlarında güvenliğin ve disiplininsağlanması şeklinde meşru amaç taşıdığı anlaşılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin,§ 57).
iii. DemokratikToplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk
(1) Genelİlkeler
28. Tutuklu ve hükümlüler, Anayasa ve Avrupa İnsanHakları Sözleşmesi'nin ortak alanı kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerintamamına kural olarak sahiptir (Recep Bekik ve diğerleri [GK], B. No:2016/12936, 27/3/2019, § 27; Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri, B. No:2013/583, 10/12/2014, § 65). Bununla birlikte ceza infaz kurumunda tutulmanınkaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin temini gibi kurumdagüvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olmasıdurumunda tutuklu ve hükümlülerin sahip oldukları haklar sınırlanabilir (TuranGünana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 35; Ahmet Temiz, B. No:2013/1822, 20/5/2015, § 66). Öte yandan hükümlü ve tutukluların özel veaile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü vetutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasınızorunlu kılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin, § 36).
29. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenindemokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi içinzorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerekir. Açıktırki bu başlık altındaki değerlendirme, sınırlamanın amacı ile bu amacıgerçekleştirmek üzere başvurulan araç arasındaki ilişki üzerinde temellenenölçülülük ilkesinden bağımsız yapılamaz. Çünkü Anayasa’nın 13. maddesinde demokratiktoplum düzeninin gereklerine aykırı olmama ve ölçülülük ilkesine aykırıolmama biçiminde iki ayrı kritere yer verilmiş olmakla birlikte bu ikikriter bir bütünün parçaları olup aralarında sıkı bir ilişki vardır (Ferhat Üstündağ,B. No: 2014/15428, 17/7/2018, § 45).
30. Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsalihtiyacı karşıladığının kabul edilebilmesi için amaca ulaşmaya elverişliolması, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarakkendisini göstermesi gerekmektedir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan veyaulaşılmak istenen amaca nazaran bariz bir biçimde ağır olan bir müdahaleninzorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir (FerhatÜstündağ, § 46).
31. Orantılılık ise sınırlamayla ulaşılmak istenenamaç ile başvurulan sınırlama tedbiri arasında dengesizlik bulunmamasına işaretetmektedir. Diğer bir ifadeyle orantılılık, bireyin hakkı ile kamununmenfaatleri veya müdahalenin amacı başkalarının haklarını korumak ise diğer bireylerinhak ve menfaatleri arasında adil bir dengenin kurulmasına işaret etmektedir.Dengeleme sonucu müdahalede bulunulan hakkın sahibine terazinin diğer kefesindebulunan kamu menfaati veya diğer bireylerin menfaatine nazaran açıkça orantısızbir külfet yüklendiğinin tespiti hâlinde orantılılık ilkesi yönünden birsorunun varlığından söz edilebilir (Ferhat Üstündağ, § 48).
32. Hükümlü ve tutukluların ziyaret hakkıdeğerlendirilirken ceza infaz kurumlarının güvenliğinin ve düzeninin sağlanmasıile hükümlü ve tutukluların dış dünyayla iletişim kurmaları ve sosyalleşmelerisuretiyle iyileştirilmesi ilkeleri arasında makul bir dengenin kurulmasıgerekir (Mehmet Zahit Şahin, § 62; Hiyam Yolcu Akyol, § 30).
33. Hükümlü ve tutukluların temel haklarına yapılan müdahaleleregerekçe olarak gösterilebilecek makul nedenlerin somut olayın tüm koşullarıçerçevesi dâhilinde olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesigerekmektedir. Bunun yanı sıra yapılacak değerlendirmede kişinin itham edildiğisuçun ve tutuklama sebeplerinin de dikkate alınması gerekmektedir (MehmetZahit Şahin, § 63). Bu bağlamda başvuru konusu olay bakımından yapılacakdeğerlendirmelerin temel ekseni, müdahaleye neden olan idari makamlar ve derecemahkemelerinin kararlarında dayandıkları gerekçelerin özel hayata saygıhakkının kısıtlanması bakımından demokratik toplum düzeninin gereklerineuygunluk ve ölçülülük ilkesine uygun olduğunu inandırıcı bir şekilde ortayakoyup koyamadığı olacaktır (Mehmet Zahit Şahin, § 64; Hiyam YolcuAkyol, § 31).
34. Demokratik bir toplumda, güvenliğin ve disiplininsağlanması amacıyla ceza infaz kurumlarına gelebilecek ziyaretçi sayısınınsınırlandırılması mümkün olmakla birlikte hükümlü ve tutukluların özneldurumlarının da dikkate alınması ve bu hususta somut olayın koşullarınıngerektirdiği esnekliğin temin edilmesi gerekir. Bu anlamda ceza infazkurumlarında güvenliğin ve disiplinin sağlanmasındaki kamu yararı ile tutukluve hükümlülerin sosyal ilişkiler kurabilmelerindeki bireysel yarar arasındamakul bir denge gözetilmelidir (Hiyam Yolcu Akyol, § 32).
35. Mevzuatta hükümlü ve tutuklulara üç kişilik ziyaretçiisim listesinde zorunlu hâllerde değişiklik yapabilme olanağı verilmiş, örnekolarak sayılan zorunlu hâllerin neler olduğu konusunda takdir kamu makamlarınabırakılarak bu konuda esneklik sağlanmıştır. "Zorunlu hâller" ZiyaretYönetmeliği'nde "ölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü ve tutuklununnakli ya da ziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracak yerleşim yerideğişikliği gibi" denilmek suretiyle sınırlı sayıda değil örneklemeyoluyla belirtilmiştir. Dolayısıyla uygulamada, bu belirtilen hâller dışında dazorunlu hâller kapsamında nitelendirilebilecek durumlarla karşılaşılması mümkünolup bunun takdiri kamu makamlarına bırakılmıştır (Mehmet Zahit Şahin,§§ 53, 66; Hiyam Yolcu Akyol, § 33).
36. Bunun yanı sıra Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesindeceza infaz kurumu yönetimince gerekli görülmesi hâlinde isimleri bildirilenziyaretçiler hakkında ziyarette bulunmalarında sakınca bulunup bulunmadığı konusundakolluk aracılığıyla araştırma yaptırılacağı ve sakıncalı görülenlere ziyaretizni verilmeyeceği düzenlenmiştir (Mehmet Zahit Şahin, § 67; HiyamYolcu Akyol, § 34). Bu şekildeki bir düzenleme de ziyaretçilerinbelirlenmesinde kamu makamlarının takdir hakkını vurgulamaktadır.
(2) İlkelerinOlaya Uygulanması
37. Somut olayda başvurucu ziyaretçilerinin ikisininyaklaşık 4-5 yıl kadar diğerinin ise son 1 yıldır hiç ziyaretine gelmedikleriniifade ederek üç kişilik ziyaretçi listesinde değişiklik yapmak istemiştir.İnfaz Kurumu Müdürlüğü Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinde ziyaretçilerinölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü ve tutukluların nakli ya daziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracak yerleşim yeri değişikliğigibi zorunlu hâller dışında değiştirilemeyeceği hükmünün yer aldığını, bunagöre başvurucunun ziyaretçi değişikliği talebinin maddede sayılan zorunluhallerden olmadığını değerlendirmiştir. Derece mahkemelerinin kararlarında dafarklı bir gerekçe ortaya konulmamıştır.
38. Anayasa Mahkemesi Mehmet Zahit Şahin kararındazorunlu hâllerin Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinde sayılanlarla sınırlıolmadığını, burada sayılan hallerin örnek olarak belirtildiğinideğerlendirmiştir (bkz. § 66; Erdal Oğuz, B. No: 2018/10567, 12/1/2021, §33). Ayrıca Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinin ikinci fıkrasında ceza infazkurumu yönetimince gerekli görülmesi hâlinde bildirilen ziyaretçiler hakkındaziyarette bulunmalarında sakınca bulunup bulunmadığı konusunda kollukaracılığıyla araştırma yaptırılacağı, sakıncalı görülenlere ziyaret izniverilmeyeceği ve yeni ziyaretçinin bildirilmesi isteneceği düzenlenmiştir. Bunagöre somut olayda İnfaz Kurumu bu yönde herhangi bir araştırma yaptırmadan vezorunlu hâllere ilişkin düzenlemeyi yönetmeliğin öngörmediği şekilde daraltıcışekilde yorumlayarak ziyaretçi listesinde değişiklik talebini reddetmiştir.
39. Buna göre İnfaz Kurumu ve ilgili yargı mercilerikararlarında, başvurucunun ziyaretçilerinin çok uzun süredir ziyarete gelmediğiyönündeki ziyaretçi değişikliğine ilişkin gösterdiği sebebin hiçbir şekildedeğerlendirilmediği, bu sebeplerin Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesindebelirtilen "...gibi zorunlu hâller" kapsamında olupolmadığının tartışılmadığı, İnfaz Kurumunda disiplinin ve güvenliğin sağlanmasınayönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin somut bilgilere dayalı olarakortaya konulmadığı, dolayısıyla başvurucunun üç kişilik ziyaretçi listesindedeğişiklik yapılması talebinin reddedilmesi suretiyle özel hayata saygı hakkınayapılan müdahalenin ilgili ve yeterli gerekçelere dayandırılmadığı anlaşılmışve müdahalenin "demokratik bir toplumda gerekli" olmadığısonucuna varılmıştır (Mehmet Zahit Şahin, § 68).
40. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 20.maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğinekarar verilmesi gerekir.
3. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
41. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir. …
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgilimahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
42. Başvurucu, ihlalin tespitini ve giderilmesiniistemiş, tazminat talebinde bulunmamıştır.
43. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararındaihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genelilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer birkararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesininsonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibiilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (AligülAlkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).
44. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).
45. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veyamahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılıKanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgilimahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundakibenzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıylayeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderimyolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararınabağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundakiyargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yenidenyargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisibulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasalyükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararınedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarınıgidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).
46. İncelenen başvuruda özel hayata saygı hakkının ihlaledildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin idarenin işlemindenkaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte mahkeme de ihlaligiderememiştir.
47. Bu durumda özel hayata saygı hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukukiyarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgüdüzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasınagöre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamdayapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesiniihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelereuygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama yapılmak üzere ilgili İnfaz Hâkimliğine gönderilmesine kararverilmesi gerekmektedir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özelhayata saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Kararın bir örneğinin özel hayata saygı hakkınayönelik ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamayapılmak üzere Tekirdağ 1. İnfaz Hâkimliğine (E.2018/579, K.2018/832)GÖNDERİLMESİNE,
E. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 7/4/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.