TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HÜLYA TÜRKAN BAŞVURUSU (2)
(Başvuru Numarası: 2016/3135)
Karar Tarihi: 12/9/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan y.
:
Recep KÖMÜRCÜ
Üyeler
:
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Recai AKYEL
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
:
Volkan ÇAKMAK
Başvurucu
:
Hülya TÜRKAN
Vekili
:
Av. Erkan KARASU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; akademik kadroya atanmama işleminin iptali istemiyleaçılan davada keyfî ve açık takdir hatası ile karar verilmesi, işlemdebelirtilmeyen gerekçelere dayanılarak hüküm kurulması nedeniyle adil yargılanmahakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 12/2/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
6. Başvurucu, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde tabipsubay olarak görev yapmıştır.
7. Başvurucu 2013 yılında Gülhane Askerî Tıp Akademisi (GATA)tarafından yapılan akademik kadro ilanı uyarınca GATA Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalında boş bulunan doçentlikkadrosuna atanmak için başvurmuş, ancak bu talebi reddedilmiş ve diğer aday kadroya atanmıştır.
8. Başvurucu, söz konusu işlemin iptali için Askeri Yüksek İdareMahkemesi (AYİM) nezdinde iptal davası açmıştır.
9. AYİM İkinci Dairesi (Mahkeme) 21/10/2015 tarihli kararıyladavayı reddetmiştir.
10. Ret gerekçesinde öncelikle başvurucunun etik ihlali yaptığıyönünde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından karar alınmış ise de bukararın Ankara 18. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiğinin altı çizilerekatanma talebinin reddinin etik ihlali iddiası yönünden dayanaksız kaldığıbelirtilmiştir. Atamama işleminin salt etik ihlali iddiasına dayanmadığı ifadeedilerek başvurucunun çok sayıda disiplin cezası olduğu ve sıralı sicilamirlerinin başvurucu hakkında olumsuz kanaatlerinin bulunduğu vurgulanmıştır.Diğer taraftan atanan diğer aday hakkında olumsuz kanaat veya disiplin cezasıbulunmadığı ve bilim jürisi tarafından da atanmak için yeterli görüldüğü ifadeedilmiştir. Sonuç itibarıyla idare tarafından atama işlemi sürecinde takdiryetkisinin objektif kriterler esas alınarak kullanıldığı ifade edilmiş ve retgerekçesi oluşturulmuştur.
11. Başvurucu, ret hükmünü 13/1/2016 tarihinde tebellüğ ettiktensonra 12/2/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
12. Mahkemenin 12/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
13. Başvurucu; kendisine yönelik olarak düşmanca tutumla işlemtesis edildiğini, bilimsel yönden yeterli olduğunu, işlemin sebebinden farklıbir gerekçe ile ret hükmü kurulduğunu, Mahkeme tarafından açıkça keyfî vehukuka aykırı karar verildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme
14. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Şikâyetlerin özü uyuşmazlık konusu işleminhukuka aykırı olduğu ve Mahkeme tarafından hukuka aykırı karar verildiğiiddialarına yönelik olduğundan şikâyetin yargılamanın sonucu itibarıyla adilolmadığı iddiası kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.
15. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanunyolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvurudaincelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde davakonusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusuolamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkileden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlikiçeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).
16. Somut olayda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı incelenerekilgili kısımları yukarıda belirtilen (bkz. § 10) gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
17. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar, delillerindeğerlendirilmesine ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olup karardabariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturanbir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarının kanun yoluşikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
18. Diğer taraftan başvurucu, sicil ve disiplin durumununatanmama işlemine dayanak olmadığını, fakat mahkemenin sicil ve disiplindurumunu ret hükmüne gerekçe olarak aldığını ve bu durumun da adil yargılanmahakkını ihlal ettiğini ileri sürmektedir.
19. İdari yargı yerlerince sebep ikamesi yapılması tek başınaadil yargılanma hakkını ihlal eden bir durum değildir. Sebep ikamesi yapılmasıhâlinde bu durumun taraflara bildirilmesi suretiyle görüş ve itirazlarınalınarak yeterli tartışma olanağının tanınmış olması adil yargılanma hakkınınusule ilişkin güvencelerinin gerekleri yerine getirilmiş olması adınayeterlidir (benzer değerlendirme için bkz.Koray Erdoğan, B. No:2013/1989, 10/3/2016, § 40).
20. Somut yargılama sürecinde de başvurucu tarafından işlemesebep olmadığı ileri sürülen fakat idare tarafından işleme gerekçe olduğubelirtilen ve mahkemece ret gerekçesinin dayanaklarından biri olarak benimsenensicil ve disiplin durumuna ilişkin hususun yargılama safahatında başvurucununidarenin savunması ile bilgisi dâhiline girdiği ve başvurucu tarafından buhususa ilişkin itirazların cevap dilekçelerinde Mahkemeye sunulduğugörülmektedir. Buna göre başvurucunun belirtilen iddiası bakımından da adilyargılanma hakkının güvenceleri yönünden bir ihlalin bulunmadığının açık olduğugörülmektedir.
21. Ayrıca başvurucu tarafından sunulan ek beyan dilekçelerindebireysel başvuruya dayanak kararda imzası bulunan bazı askerî hâkimler veişlemlerin tesisinde dahli bulunan öğretim üyeleri hakkında FetullahçıTerör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyeliği nedeniyle işlemyapıldığı ifade edilmiş ise de belirtilen hususun yargılamayı etkilediğine dairsomut bir olgu gösterilmediği ya da hukuken kabul edilebilir herhangi biraçıklama yapılmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan somut uyuşmazlığın konusu,kapsam ve niteliği de dikkate alındığında tek başına bu hususa dayanılarakyargılamanın adil olmadığı sonucuna ulaşılması mümkün görülmemiştir.
22. Açıklanan gerekçelerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir..
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA12/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.