TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HÜNKAR TAŞDAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2019/15557)
Karar Tarihi: 22/9/2022
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Kadir ÖZKAYA
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
Rıdvan GÜLEÇ
Basri BAĞCI
Kenan YAŞAR
Raportör
:
Mustafa Erdem ATLIHAN
Başvurucu
:
Hünkar TAŞDAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, ceza infaz kurumunda infaz görevlileritarafından darbedilme ve olaya ilişkin ceza soruşturmasının etkiliyürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 3/5/2019 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyandabulunmuştur.
III. OLAY VEOLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUlusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde olaylar özetle şöyledir:
9. 1969 doğumlu olan başvurucu, olay tarihinde Amasya Etipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) hükümlü olarak kalmaktadır.
10. Başvurucu, ceza infaz kurumunda kaldığı sırada kötümuameleye maruz kaldığını ileri sürmekle birlikte bireysel başvuru formundaolayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin bir açıklamada bulunmamıştır. Başvuruformunda infaz kurumundayken kameranın görüş açısı dışında kalan bir noktada 45dakika durmaksızın işkence gördüğünü, bunun doktor raporuyla sabit olduğunuifade etmiştir.
11. Kötü muamele iddialarına ilişkin soruşturma evrakınave özellikle Başsavcılığa verdiği suç duyurusu dilekçelerindeki anlatımına görebaşvurucu 4/11/2016 tarihinde, Çorum L Tipi Ceza İnfaz Kurumundan olayınyaşandığı Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir. Haksız yerehüküm giydiğini düşünen başvurucu, hem yeniden yargılamasının yapılmasıtalebini içeren hem de ailesine yakın olması nedeniyle Çorum'da bulunan cezainfaz kurumuna gönderilmesi talebini içeren sayısız başvuruda bulunmuştur.Başvurucu, iddiasına göre bu istekleri karşılanmadığı gibi bir süre sonrayazılı başvurularının ceza infaz kurumu idaresi tarafından işleme dahialınmaması sebebiyle ceza infaz kurumu müdürüyle problemler yaşamaya başlamış;ceza infaz kurumu müdürünün öncesinde uyarması, daha sonra ise tehdit etmesiüzerine bu hususlarda da başvurular yapmıştır. Bunun üzerine iki defa koğuşudeğiştirilerek öncesinden sorunları olan hükümlüE.B.nin bulunduğu koğuşayerleştirilmiştir.
12. Başvurucu 29/9/2017 tarihinde hükümlü E.B. ilearalarında çıkan kavga üzerine koğuşa giren infaz koruma memurları S., A., M.D.ve Başgardiyan O.Y. tarafından dışarı çıkarıldığını, önce koğuş kapısının önünde,kameraların göreceği bir noktada Başgardiyan O.Y.nin iki üç kez vurduğunu, dahasonra kameraların kayıt yapamayacağı bir odaya götürüldüğünü, burada infazkoruma memurlarının kendisini falakaya yatırdığını, yaklaşık yarım saat boyuncayine O.Y.nin copla ayağına vurduğunu, bu şekilde falaka altındayken hakareteuğradığını, O.Y.nin makatına cop soktuğunu, bir süre sonra başka bir odayaalındığını ve bu esnada infaz koruma memuru S.nin üzerine işediğini, 15-20dakika kadar sonra odaya giren Ceza İnfaz Kurumu Müdürü A.Ç.nin hakaretettiğini ve iki kez kafasına vurduğunu iddia etmiştir.
13. Altı infaz görevlisi başvuruya konu olay hakkındaaynı gün iki tutanak tutmuştur. Bu tutanaklara göre E Blok 7 No.lu odada kalanbaşvurucunun koğuşta barındırılan diğer hükümlülere sövmesine aynı koğuştakalan hükümlü E.B.nin itiraz etmesi üzerine başvurucu, E.B.ye vurmaya çalışmış;koğuşta bulunanların araya girmeye çalışmasına rağmen bu iki hükümlü arasındakitartışmanın büyümesi nedeniyle müdahale ekibi koğuşa girerek her iki hükümlüyüayrı ayrı olacak şekilde müşahade odalarına koymuştur. Olayda başvurucu ilediğer hükümlü birbirlerine karşı fiziksel bir şiddet uygulamamakla birliktebaşvurucu müşahade odasına alındığı sırada infaz memurlarına hakaret vetehditte bulunmuştur.
14. Kurum Müdürü ve beş infaz görevlisi 4/10/2017tarihinde olay hakkında bir tutanak daha tutmuştur. Bu tutanağa göre E Blok 7No.lu koğuştasaat 14.30'da başvurucu ile hükümlü E.B. arasında tartışma çıkmasıüzerine her iki hükümlü de koğuştan alınarak ayrı ayrı olacak şekilde müşahadeodalarına alınmıştır. Olayda suçu olmadığı anlaşılan E.B. koğuşuna gönderilmişancak başvurucu müşahade odasında barındırılmıştır. Başvurucunun barındırıldığımüşahade odası arandığında odada bir poşetin içinde hükümlüye ait dışkıylakirlenmiş iç çamaşırları, küçük çekpas sopası, bu sopanın ucuna geçirildiğisanılan ve kayganlaşması için bulaşık deterjanı sürülmüş olan naylon parçası veucu soyulmuş tuvalet fırçası bulunarak emanete alınmıştır.
15. Başvurucu 7/9/2017 ile 6/2/2018 tarihleri arasındafarklı konularda birçok suç duyurusunda bulunmuştur. Amasya CumhuriyetBaşsavcılığınca her biri için soruşturma başlatılmış, bu suç duyuruları sonuçolarak tek bir dosyada birleştirilmiştir. 2/10/2017 tarihinde Amasya Adliyesinebu soruşturma için ifade vermek üzere götürülen başvurucu, ceza infaz kurumundakendisine kötü muamelede bulunulduğunu, fiilî livata yapıldığını iddia etmiş vebu iddiası Başsavcılıkça aynı soruşturma dosyası kapsamındadeğerlendirilmiştir. Başvurucu, Ceza İnfaz Kurumuna döndüğünde Kurum Müdürübaşvurucunun ayaklarınıkontrol etmiş; sol ayağın başparmağının üstü ve arasındamorluk tespit etmiştir. 4/7/2017 tarihli tutanakta, tespit edilen bumorlukların başvurucunun iddia ettiği darp şekline uymadığı, başvurucununBaşsavcılıkta ifade vereceğini bildiği ve darbedildiği iddiasını güçlendirmekiçin bunu kendisinin yaptığının anlaşıldığı değerlendirmesi yer almaktadır.
16. Başvurucunun kaldığı müşahade odasında yapılanaramalar sonucu elde edilen bulgular incelenmek üzere Ankara Merkez JandarmaKriminal Laboratuar Amirliğine gönderilmiştir. Alınan 7/11/2017 tarihliuzmanlık raporu ile yapılan incelemeler sonucunda tuvalet fırça sapıuçkısmından alındığı belirtilen svap numunelerinden erkek bir bireye ait DNAtespit edildiği sonucuna varıldığı anlaşılmıştır.
17. Başvurucuya ait 2/10/2017 tarihli geçici genel adlimuayene raporunda "sol ayakta başparmak 2. ve 3. parmaklarda ekimoz,tabanda ekimoz, sağ ayakta ekimoz" bulgularına yer verilmiştir. İlgilirapora istinaden başvurucu, Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitimve Araştırma Hastanesine sevk edilmiştir. 11/10/2017 tarihliraporda "glabellaüzerinde 1 cm lik 1 lineer sıyrık, sol göz altı dış kenarda 0,5 cm lik ekimoz,her iki ayak tabanında ve ayak sırtında ekimoz alanları olduğu, geçmiş öyküsüolan kulakta çınlama ve işitme testinde kulakta yüksek frekanslara doğru düşüştespit edildiği ancak bu bulgunun akut bir hadise ile ilişkili olmadığı,yapılan perianal ve anal muayenesinde darp izine rastlanmadığı"belirtilmiş, başvurucunun yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığıve kişinin üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecekölçüde hafif nitelikte olduğu tespitine yer verilmiştir.
18. Başvurucunun kendisini darbettiğini iddia ettiğiinfaz koruma memurları soruşturma kapsamında alınan ifadelerinde olayı vesuçlamaları kabul etmediklerini beyan etmişlerdir.
19. Başvurucunun kendisini darbettiğini iddia ettiğiKurum Müdürü A.Ç.nin ifadesi şöyledir:
"Üzerime atılı suçlamayı anladım.Ben Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 1 müdürü olarak görev yaparım, infazkurumunda hükümlü olarak bir süre kalan Hünkar Taşdan Cumhurbaşkanlığınayazdığı dilekçeden dolayı değil Ankara da eşinin kardeşine yazdığı mektupdan dolayıistihbarat tarafından sorgulanmıştır, ben kesinlikle Hünkar Taşdan'ı kurumdannakil çıksa bile işkence yapacağım şeklinde söz söylediğim doğru değildir,ayrıca ben kesinlikle Hünkar'a vurmadım, başka bir personelin de vurduğunugörmedim, mahkumlar kendi arasında kavga yapmıştır, bu sebepten yaralanmaolmuştur, kendisi ceza infaz kurumumuzdan ayrılmak için bizi de sıkıntıyasokabilecek bir çok girişimde bulundu, bu çerçevede makatına tuvalet fırçasısokma girişimi de oldu, kendisi müşahadeye alındığında falakaya tabi tutulduğuizlenimi vermek için muhtemelen mazgal demirlerine ayakları ile vurmuştur, bunuşuradan anlıyorum, falaka olsa yanlızca ayak ortasından yaralanmalar olmasıgerekir, kendisinin ayağının baş parmağından itibaren, baş parmak araları dahilayağının bu kısımları mor idi, adli raporda da anlaşılacağı üzere makatınasokulan bir şey yoktur, kendisi bunu denemiş becerememişitr, böyle birgirişimimiz olsa, bunu yapardık, üzerime atılı bulunan suçlamayı kabuletmiyorum"
20. Başsavcılık 19/7/2018 tarihinde şüpheli infazmemurları hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı vermiştir. Karargerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"... Tüm bu hususlar birliktedeğerlendirildiğinde, Hünkar Taşdan'ın cezaevinde bir çok karıştığı olaynedeniyle disiplin soruşturması geçirdiği, kaldığı koğuşlarda uyumsuzlukgösteridği, son yaşadığı hükümlüler arasında kavga olayı sonrası müşahadeodasına alınmasına ve geçirdiği disiplin soruşturmalarına tepki olarak cezaeviyönetimini zor durumda bırakmak, adli soruşturma geçirmelerini sağlamakamacıyla kendisine tuvalet fırça sapını sokmaya çalıştığının kuvvetle muhtemelolduğu, zira kriminal incelemenin de bu durumu ortaya koyduğu, ayaklarındakiyaralanmaları da kendisinin ayaklarını mazgal demirlerine vurmak suretiyleyapabileceği, anal muayenede de livata veya jop sokma durumuna ilişkin birdurumun da bulunmadığı değerlendirildiğinde müştekinin beyanlarının soyutbeyanların ötesine geçmediği,
Müştekinin bir çok nakil talebi ileilgili de dilekçesinin bulunduğu,
Tüm soruşturma evrakı kapsamındananlaşılmakla,
Şüpheliler hakkında üzerine atılısuçlarından dolayı ayrıntıları yukarıda açıklanan gerekçelerle yeterli şüpheoluşturacak delil elde edilememesi sebebi ile KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YEROLMADIĞINA... [kararverildi.]"
21. Başvurucunun Başsavcılık kararına yaptığı itiraz;Amasya Sulh Ceza Hâkimliğinin 5/4/2019 tarihli kararıyla, olayın yaşandığı cezainfaz kurumuna ait güvenlik kamerası görüntülerinde başvurucunun darbedildiğineilişkin iddiasını destekleyecek bir görüntüye ulaşılmadığı, Başsavcılığın karargerekçelerinin yerinde olduğu değerlendirilerek reddedilmiştir.
22. Başvurucu 3/5/2019 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
23. Anayasa Mahkemesinin 22/9/2022 tarihinde yapmışolduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli YardımTalebi Yönünden
24. Ödeme gücünden yoksun olduğunu belirten başvurucununadli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir (Mehmet Şerif Ay, B.No: 2012/1181, 17/9/2013).
B. Başvurucununİddiaları ve Bakanlık Görüşü
25. Başvurucu; ceza infaz kurumunda işkenceye, orantısızgüç kullanımına, sözlü ve fiziksel saldırıya maruz kaldığını, Başsavcılığaverdiği şikâyet dilekçesi üzerine etkili bir soruşturma yürütülmediğini belirterekkötü muamele yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
26. Bakanlık görüşünde; Başsavcılığın titizlikle vesüratle hareket ettiği, atılması gereken her türlü adımı attığı, iddialarıngerçekliğini ortaya çıkartmak hedefiyle her türlü ve objektif delillerin teminicihetine gittiği, sorumlu olduğu değerlendirilen kurum müdürü ve infaz korumamemurlarının beyanlarının alındığı, olay anını gösterir kamera görüntülerinindosyaya getirtildiği, başvurucunun barındırıldığı müşahade odasında bulunan,suç delili olabilecek materyallerin kriminal incelemesinin yaptırıldığı,başvurucunun soruşturmaya dahlinin sağlandığı, elde edilen delil ve bilgilerinkapsamlı ve nesnel bir analizi ile neticeye ulaşıldığı, usul yükümlüğününgereğinin özenle yerine getirildiği bildirilmiştir.
27. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundakiiddialarını yinelemiştir.
C. Değerlendirme
28. Anayasa’nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddî vemanevî varlığı" kenar başlıklı 17. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
"Kimseye işkence ve eziyetyapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabitutulamaz.”
29. Anayasa’nın "Devletin temel amaç vegörevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Devletin temel amaç ve görevleri, …Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur vemutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devletive adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik vesosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi içingerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
30. Herkesin maddi ve manevi varlığını koruma vegeliştirme hakkı Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılanmaddenin birinci fıkrasında insan onurunun korunması amaçlanmış; üçüncüfıkrasında da kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insanhaysiyetiyle bağdaşmayan ceza veya muameleye tabi tutulamayacağıhüküm altına alınmıştır. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirmehakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu hakkamüdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilenşekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarınıgerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı göstermeyükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve diğerleri, B.No: 2013/293, 17/7/2014, §§ 80, 81).
31. Bununla birlikte her kötü muamele iddiasınınAnayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının getirdiği korumadan ve Anayasa'nın5. maddesiyle birlikte devlete yüklediği pozitif yükümlülüklerden yararlanmasıbeklenemez. Bu bağlamda kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerledesteklenmelidir. İddia edilen olayların gerçekliğini tespit etmek için soyutiddiaya dayanan şüphe ötesinde makul kanıtların varlığı gerekir. Bu kapsamdakibir kanıt yeterince ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksi ispatedilmemiş birtakım karinelerden oluşabilir. Bu bağlamda kanıtlardeğerlendirilirken ilgililerin süreçteki tutumları da dikkate alınmalıdır (CezmiDemir ve diğerleri, § 95).
32. Tutuklu ve hükümlüler ceza infaz kurumu yönetimininsorumluluk ve kontrolüne tabidir. Özgürlüklerinden yoksun olan bu kişilerinkötü muameleye maruz kaldıklarını iddia etmeleri durumunda vücutlarında biryaralanma tespit edilmişse söz konusu yaralanmanın nasıl oluştuğu konusundamakul bir açıklama getirme yükümlülüğü devlete aittir (Serdar Avci, B.No: 2015/19474, 9/1/2020, § 56; Cengiz Kahraman ve Kenan Özyürek, B. No:2013/8137, 20/4/2016, § 95; S.D. B. No: 2013/3017, 16/12/2015, §§ 89,91).
33. Anayasa'nın 17. maddesinde ceza infaz kurumundagüvenliği sağlamak, düzeni korumak ve suç işlenmesini önlemek için güçkullanımı yasaklanmamaktadır. Ancak bu kapsamda sınırları belli bazıdurumlarda, mevzuata uygun olarak ve sadece kaçınılmaz hâllerde aşırı olmamasıkoşuluyla güvenlik güçleri tarafından fiziksel güce başvurulmasının kötümuamele olmadığı kabul edilmektedir. Ayrıca kişinin kendi davranışından veyatutumundan dolayı fiziksel güce başvurmak kesinlikle zorunlu hâle gelmedikçe buneviden fiiller prensip olarak kötü muamele yasağını ihlal edecektir (AliRıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 81, 82).
34. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını korumahakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüğünün usule ilişkin bir boyutubulunmaktadır. Bu usul yükümlülüğü çerçevesinde devlet, her türlü fiziksel veruhsal saldırı olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsacezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmî bir soruşturma yürütmekdurumundadır. Bu tarz bir soruşturmanın temel amacı, söz konusu saldırılarıönleyen hukukun etkin bir şekilde uygulanmasını güvenceye almak ve karıştıklarıolaylarda kamu görevlilerinin ya da kurumlarının kendi sorumlulukları altındameydana gelen olaylar için hesap vermelerini sağlamaktır (Cezmi Demir vediğerleri, § 110).
35. Soruşturmanın etkili ve yeterli olduğundan sözedilebilmesi için soruşturma makamlarının resen harekete geçerek olayıaydınlatabilecek ve sorumluların tespitine yarayabilecek bütün delilleritoplamaları gerekir. Dolayısıyla kötü muamele iddialarının gerektirdiğisoruşturma bağımsız bir şekilde hızlı ve derinlikli yürütülmelidir. Diğer birifadeyle yetkililer, olay ve olguları ciddiyetle öğrenmeye çalışmalı;soruşturmayı sonlandırmak ya da kararlarını temellendirmek için çabuk vetemelden yoksun sonuçlara dayanmamalıdır (Cezmi Demir ve diğerleri, §114). Bu bağlamda soruşturmanın derhâl başlatılması, bağımsız biçimde, kamudenetimine tabi olarak, özenli ve süratli yürütülmesi ve bir bütün olaraketkili olması gerekir (Cezmi Demir ve diğerleri, § 116).
36. Bunların yanında kötü muameleye maruz kalmasınedeniyle mağdur olduğunu ileri süren kişilerin kötü muamele yasağı kapsamınagiren ağırlıkta bir muamele görmüş olabileceklerini gösteren emareleri vedelilleri sunmaları gerektiğini belirtmek gerekir. Bu kapsamda mağdur olduğunuileri süren kişilerin olgulara dayanmayan yetersiz açıklamaları, iddialarınındelillerle desteklenmemesi hatta kimi zaman delillerin uyumsuzluğu, kötümuamelenin yapıldığı yer, zaman ve diğer konulardaki çelişkili ifadeleri gibihususlar kötü muamelenin gerçekliğini şüpheye düşürür. Bu durumda iddialarınsavunabilir olduğundan ve dolayısıyla bu iddialara ilişkin derhâl resmî birsoruşturma başlatılması gerekliliğinden söz edilemeyecektir. Bu gibi durumlar-iddiaların güçlü bir dayanak ile birlikte yetkili merciler nezdinde dilegetirilmemesi- söz konusu olduğunda mağdur olduğunu ileri süren kişilerinetkili bir soruşturma yürütülmesine ilişkin meşru (haklı) bir beklentiyegirebileceklerini söyleyebilmek de mümkün değildir (Beyza Metin, B. No:2014/19426, 12/12/2018, §§ 45, 46).
37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3), 48.maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamugücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göreözeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal edildiği,buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B. No:2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).
38. Kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarınailişkin başvurularda başvurucunun delil elde etmesi konusundaki zorluklardikkate alınmakta ve başvurucudan ihlal iddialarını kanıtlamasıbeklenmemektedir. Ancak başvurucudan ihlal iddialarının araştırılmasına, dosyakapsamında sahip olunan bilgi ve belgelerle karşılaştırılarak bir değerlendirmeyapılmasına elverişli somut bir olay anlatımı yapması beklenmektedir (MetinÖzkara, B. No: 2015/7415, 17/7/2019, § 31).
39. Somut olayda başvurucu, ceza infaz kurumundatutulduğu sırada kötü muameleye maruz kaldığını ileri sürmekle birliktebireysel başvuru formunda olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin açıklama yeralmamaktadır. Başvurucunun kötü muamele iddialarına ilişkin olay gelişimineancak soruşturma evrakı ve bir başka soruşturma kapsamında alınmış ifadesindekianlatımları ile ulaşılabilmektedir.
40. Anılan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesindebaşvurucunun ceza infaz kurumunda kaldığı odada tutulan bir diğer hükümlü ilearalarında çıkan tartışma sonrası olaya müdahale eden infaz ve koruma memurlarıtarafından kötü muameleye maruz kaldığı, bedeninin hırpalandığı ve bu durumunbelli bir süre devam ettiği,akabinde hakaret edildiğini ileri sürdüğüanlaşılmıştır (bkz. § 11,12).
41. Başsavcılıkça başvurucuya ait başvuruya konu olaydışında farklı talep ve yakınmalar içeren bir çok dilekçeler tek bir soruşturmadosyasında birleştirilmiş ve Başsavcılıkça yürütülen soruşturma kapsamındabaşvurucunun şikâyet ve delilleri tespit edilmiş, şüpheli infaz korumamemurları ile kurum müdürünün savunmaları alınmış, başvurucu hakkında adlimuayene raporu ile başvurucunun kaldığı 4 No.lu odada gerçekleştirilen aramaneticesinde ulaşılan tuvalet fırça sapının ucundan alınan biyolojik svapnumunesine ilişkin uzmanlık raporu temin edilmiş, olayla ilgili kameragörüntüleri dosya içine alınmıştır. Toplanan tüm deliller neticesindeBaşsavcılık başvurucunun Ceza İnfaz Kurumunda karıştığı birçok olay nedeniyledisiplin soruşturması geçirdiği, kaldığı koğuşlarda uyumsuzluk gösterdiği, sonyaşadığı hükümlüler arasında kavga olayı sonrası müşahade odasına alınmasına vegeçirdiği disiplin soruşturmalarına tepki olarak Ceza İnfaz Kurumu yönetiminizor durumda bırakmak, adli soruşturma geçirmelerini sağlamak amacıyla kendisinetuvalet fırça sapını sokmaya çalıştığının kuvvetle muhtemel olduğu zirakriminal incelemenin de bu durumu ortaya koyduğu, ayaklarındaki yaralanmaları dakendisinin ayaklarını mazgal demirlerine vurmak suretiyle yapabileceği, analmuayenede de livata veya cop sokmaya ilişkin bir durum bulunmadığıdeğerlendirildiğinde müştekinin beyanlarının soyut beyanların ötesine geçmediğideğerlendirmesinde bulunmuş ve sonuca ulaşmıştır.
42. Her ne kadar başvurucu darba maruz kaldığını,falakaya yatırıldığını, makatına cop sokulmak suretiyle kendisine işkenceedildiğini iddia etmiş ise de Başsavcılık başvurucunun söz konusu iddialarınıdestekleyen delil olmadığı, 2/10/2017 tarihinde ileri sürdüğü iddialar ile aynıtarihte alınan adli muayene raporu bulgularının örtüşmediği kanaatinevarmıştır. Başsavcılığın kararına itiraz üzerine dosyayı inceleyen İnfazHâkimliğinin de olayın yaşandığı ceza infaz kurumuna ait güvenlik kamerasıgörüntülerinde başvurucunun darbedildiğine ilişkin iddiasını destekleyecek birgörüntüye ulaşılmadığı tespiti gözönüne alındığında bireysel başvuru formundabaşvurucunun somut olay anlatımını yapmadığı kötü muamele iddiasına ilişkinolarak Başsavcılığın kanaatinden farklı bir sonuca ulaşmayı gerektiren herhangibir delilin başvuru dosyasına yansımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkiniddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZOLDUĞUNA,
C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesimağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemektenTAMAMEN MUAF TUTULMASINA 22/9/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.