TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HÜSEYİN BARIŞ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/2848)
Karar Tarihi: 22/6/2015
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Alparslan ALTAN
Üyeler
:
Serdar ÖZGÜLDÜR
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör Yrd.
:
Derya ATAKUL
Başvurucu
:
Hüseyin BARIŞ
Vekili
:
Av. Mustafa ERASLAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvurucu, "2911sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" suçunuişlediği iddiasıyla hakkındaaçılan kamu davasında yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığınıbelirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve manevitazminat talebinde bulunmuştur.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru, 27/2/2014 tarihinde İstanbul 14. Asliye HukukMahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemedebaşvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespitedilmiştir.
3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 21/4/2014 tarihinde,kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölümegönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanı tarafından 5/9/2014 tarihinde, başvurununkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği,görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 18/9/2014tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamdasunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
A. Olaylar
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle veUYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetleşöyledir:
7. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca "terör örgütü propagandası yapma, 2911 sayılıKanun'a aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmenkendiliğinden dağılmama" suçlarından yürütülen soruşturmakapsamında, 3/11/2008 tarihinde başvurucunun ifadesi alınarak serbest bırakılmıştır.
8. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı, 6/11/2008 tarihli ve2008/133 sayılı kararı ile Başsavcılığın görevsizliğine, soruşturma dosyasınıngörevli ve yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına (CMK. 250. maddesi ileyetkili) gönderilmesine karar vermiştir.
9. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK. 250. maddesi ileyetkili), 18/11/2008 tarihinde başvurucu ve diğer şüpheliler hakkında "terör örgütü propagandası yapma”suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, aynı tarihte 2008/527 sayılıkarar ile “2911 sayılı Kanun'a aykırıtoplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğindendağılmama" suçundan Başsavcılığın görevsizliğine, soruşturmadosyasının görevli ve yetkili Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinekarar vermiştir.
10. Başvurucu ve diğer yirmi altı şüpheli hakkında, BeyoğluCumhuriyet Başsavcılığının 27/11/2008 tarihli ve E.2008/11783 sayılıiddianamesi ile "2911 sayılı Toplantıve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" suçunu işledikleriiddiasıyla kamu davası açılmış, dava, Beyoğlu 6. Asliye Ceza MahkemesininE.2008/833 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.
11. Beyoğlu Adliyesinin kapatılması üzerine yargılamaya devameden İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi, 28/1/2014 tarihli ve E.2008/833,K.2014/15 sayılı kararı ile başvurucu müdafiinin debulunduğu duruşmada kovuşturmanın ertelenmesine, itiraz yolu açık olmak üzerekarar vermiştir.
12. Başvurucu tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmayanhüküm, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesince verilen karar tarihi itibarıylakesinleşmiştir.
13. Başvurucu, 27/2/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
B. İlgiliHukuk
14. 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve GösteriYürüyüşleri Kanunu’nun 32. maddesinin birinci fıkrası; 2/7/2012 tarihli ve 6352sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı KanunlardaDeğişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava veCezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin (1) numaralıfıkrasının (b) bendi.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
15. Mahkemenin 22/6/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,başvurucunun 27/2/2014 tarih ve 2014/2848 numaralı bireysel başvurusu incelenipgereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
16. Başvurucu, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmakapsamında 3/11/2008 tarihinde ifadesinin alınarak serbest bırakıldığını, "2911 sayılı Toplantı ve Gösteri YürüyüşleriKanunu'na muhalefet" suçunu işlediği iddiasıyla hakkında açılankamu davasında yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek,adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
17. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkçadayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecekbaşka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğunakarar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
18. Başvurucu, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmakapsamında 3/11/2008 tarihinde ifadesinin alınmasıyla başlayan yargılamasürecinin makul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek, adil yargılanmahakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
19. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurununkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049,26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olanalt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanmahakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarıncainceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHMiçtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lâfzî içeriğinde yer alanve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke vehaklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunundayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilenilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıcadavaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargınıngörevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nınbütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkınındeğerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).
20. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunundavanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, birdavanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulmasıgereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).
21. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarıncakişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul süredekarara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, ceza kanunlarındasuç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukunun kurallarıuygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızınkendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625,9/1/2014, § 31). Başvuru konusu olayda, başvurucu hakkında, "2911 sayılı Toplantı ve Gösteri YürüyüşleriKanunu'na muhalefet" suçunu işlediği iddiasıyla soruşturmabaşlatılmıştır. Başvurucu hakkında isnat olunan suç 2911 sayılı Kanun’un 32.maddesinin birinci fıkrasında hapis cezasını gerektirir şekilde tanımlanmıştır.Bu çerçevede başvurucu hakkındaki suç isnadına dayalı yargılamanın Anayasa’nın36. maddesinin güvence kapsamına girdiği konusunda kuşku bulunmamaktadır (B.No: 2012/625, 9/1/2014, § 32).
22. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olupolmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediğiiddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olaraketkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takımtedbirlerin uygulanması anı ya da kamu davasının açıldığı tarihtir. Somutbaşvuru açısından bu tarih, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucununifadesinin alındığı 3/11/2008 tarihidir. Ceza yargılamasında sürenin sonaerdiği tarih ise suç isnadının nihai olarak karara bağlandığı tarih olup, somutbaşvuru açısından bu tarih, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesince kovuşturmanınertelenmesine dair kararın verildiği 28/1/2014 tarihidir (B. No: 2013/695,9/1/2014, § 35).
23. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,başvurucunun, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmakapsamında 3/11/2008 tarihinde ifadesinin alınarak serbest bırakıldığı,başvurucunun da aralarında bulunduğu yirmi yedi şüpheli hakkında, BeyoğluCumhuriyet Başsavcılığının 27/11/2008 tarihli iddianamesi ile "2911 sayılı Toplantı ve Gösteri YürüyüşleriKanunu'na muhalefet" suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davasıaçıldığı tespit edilmiştir. İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesince, ikinciduruşmada başvurucunun savunmasının alındığı, yirmi duruşmanın yapıldığı beşyıllık yargılama süresinde diğer sanıkların savunmalarının alınması içinyazılan talimat cevaplarının beklendiği ve suça konu olaya ilişkin kameragörüntülerinin incelendiği belirlenmiştir. Başvurucu müdafiininde bulunduğu 28/1/2014 tarihli duruşmada Mahkemece, itiraz yolu açık olmaküzere kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği, başvurucu tarafından itirazkanun yoluna başvurulmadığı ve hükmün 28/1/2014 tarihi itibarıyla kesinleştiğianlaşılmıştır.
24. 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nunöngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makulsürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusuyapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiği yönünde kararlar verilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B.No: 2013/695, 9/1/2014, §§ 24-40).
25. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konuceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterlerdikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum vedavranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırkenözensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu da söylenemez.Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından farklı birkarar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu beş yıl ikiaylık yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucunavarılmıştır.
26. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlaledildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
27. Başvurucu, yargılama makulsürede sonuçlandırılamadığı için 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinitalep etmiştir.
28. 6216 sayılı AnayasaMahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin(2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Tespit edilen ihlalbir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmakiçin yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yenidenyargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
29. Başvurucunun tarafı olduğuuyuşmazlığa ilişkin beş yıl iki aylık yargılama süresi nazara alındığında,yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiylegiderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında, başvurucunun talep ettiğitazminat miktarı da dikkate alınarak, başvurucuya net 3.150,00 TL manevitazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
30. Başvurucu tarafından yapılanve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanangerekçelerle;
A. Başvurucunun;
1. Yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığı yönündekiiddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altınaalınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
B. Başvurucuya net 3.150,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğertaleplerinin REDDİNE,
C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TLvekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYAÖDENMESİNE,
D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemedegecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal faiz uygulanmasına,
22/6/2015tarihinde OY BİRLİĞİYLE kararverildi.