TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HÜSEYİN BIYIK BAŞVURUSU (2)
(Başvuru Numarası: 2013/8772)
Karar Tarihi: 21/1/2016
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
:
Mehmet Sadık YAMLI
Başvurucu
:
Hüseyin BIYIK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru,vazife malulü aylığı ödenmesi istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyleadil yargılanma hakkının ihlali iddiası hakkındadır.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru,5/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu veeklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyonasunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. İkinciBölüm İkinci Komisyonunca 30/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
4. Başvuruformu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:
5. Başvurucu,Batman ili Gercüş İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde jandarma er olarak askerlikgörevini yapmakta iken 22/3/1994 tarihinde operasyon dönüşü içinde bulunduğuaracın bölücü terör örgütü mensuplarınca döşenen mayına çarpması sonucuyaralanmıştır.
6. Başvurucuya,Gülhane Askerî Tıp Akademisinde (GATA) devam eden tedavi sürecinde toplam dokuzay hava değişimi ve istirahat verildikten sonra 14/3/1995 tarihli raporlabaşvurucu hakkında “A/59 F1, Askerliğe devameder, mevcut yaralanma nedeni ile 90 gün iş ve gücünden kalır, uzuv kaybı vezaafı yoktur, kıt'asına taburcu” kararıverilmiş; başvurucu, bir süre askerlik hizmetini yaptıktan sonra 31/8/1995tarihinde terhis edilmiştir.
7. JandarmaGenel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 15/8/1994 tarihli ve 3/3/1996tarihli kararlarıyla başvurucuya, 90 gün iş ve güç kaybı karşılığı toplam193.224.000 (eski) TL nakdî tazminat ödemesi yapılmıştır.
8. Başvurucu,daha sonra yeniden GATA'da yatarak tedavi görmüş ve 5/3/1998 tarihli raporlahakkında “Sağ femurinter frokanterik kırık oplusu” tanısıyla “A/59 F1 askerliğe elverişlidir. 90 gün iş ve gücünden kalır, % 10 çalışma gücü kayıp oranı mevcuttur.” kararıverilmiştir.
9. Başvurucubir süre sonra yeniden GATA'ya sevkedilmiş, 12/4/1999tarihli raporla hakkında “Eski mandibula fraktürü”tanısı ile “Hayati önemi haizdir. 90 gün işve gücünden kalmıştır. Uzuv tatili yoktur. Minimal uzuv zafiyeti mevcuttur...Durumu A/59 F1 , A58/ F1, A/27 F1'e uyar. Yedekaskerlik görevini yapar.” kararı verilmiştir.
10. Başvurucunun,12/4/1999 tarihli rapora dayanarak vazife malulü aylığı bağlanmasına kararverilmesi istemiyle açtığı dava, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) BirinciDairesinin 11/7/2000 tarihli ve E.2000/160, K.2000/775 sayılı kararıylareddedilmiştir.
11. 4/10/2012tarihinde, Samsun Gazi Devlet Hastanesinin Özürlü Sağlık Kurulu raporuyla “Oper sol el scopoid + sağ femur opere kırığı”teşhisi konularak tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %15 olarak belirlenmesiüzerine başvurucu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi veAylık Bağlanması Hakkında Kanun ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı TerörleMücadele Kanunu kapsamında vazife malulü aylığı bağlanması istemiyle MillîSavunma Bakanlığına tekrar başvuruda bulunmuş ve başvuru cevap verilmeyerekreddedilmiştir.
12. Başvurucutarafından zımni ret işleminin iptali istemiyle açılan dava AYİM ÜçüncüDairesinin 30/5/2013 tarihli ve E.2013/587, K.2013/792 sayılı kararıylareddedilmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
“AYİM 1’nciDairesinin 11.07.2000 gün ve 2000/160-775 E. ve K. sayılı kararında; davacıtarafın davacının vazife malulü kabul edilmesini talep ettiği, 5434 sayılıKanun’un 44, 45 ve 56’ncı maddelerinden bahsedilmek suretiyle vazife malullüğühükümlerinin uygulanmaması işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığıbelirtilerek davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
İkinci davaya ait talep sonucu, 3713 ve 2330sayılı kanunlar kapsamında vazife malulü sayılmama işleminin iptalineyöneliktir. Ayrıca dava konusunu teşkil eden olayın, Samsun Gazi DevletHastanesince verilmiş 04.10.2012 tarihli raporla değiştiği, daha doğrusu davakonusu olayın maddi sebebinin değiştiği, bunlara göre davalı idarenin kesinhüküm sebebiyle davanın reddi gerektiği yönündeki itirazının yerinde olmadığıanlaşılmaktadır…
…
Davacının, bölücü terör örgütü mensuplarınındöşediği mayının patlaması üzerine yaralandığı maddi bir vakıadır. Esasen bukonu hakkında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. AYİM 1’nci Dairesinin2000/160-775 E. ve K. sayılı kararında davacının düzenlenen raporlara göreaskerliğe elverişli bulunduğu, vücut fonksiyon kayıp oranının %10 olduğubelirtilmek suretiyle karara gidilmiştir. Davacı hakkında askeri hastanelertarafından düzenlenmiş son sağlık raporu 1999 yılında alınmış ve bu rapordadavacının askerliğe elverişli olduğu belirtilmiştir. Hâlbuki 5434 sayılıKanunun Vazife Maluliyetini tanımlayan 44’üncü maddesinde malullük şartı olarak‘vazifelerini yapamayacak duruma gelmek’ şartı aranmaktadır. Asker şahıslarınaskerliğe elverişli olup olmadıkları ise ancak askeri hastanelerden alacaklarıraporla belgelenmektedir. Davacı tarafından Samsun Gazi Devlet Hastanesindenalınan 4/10/2012 tarih ve 2314 sayılı Özürlü Sağlık Kurulu Raporu öncekiteşhislerden bahsetmekle beraber özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kayıporanının % 15 olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafındanSamsun Gazi Devlet Hastanesinden alınan rapor, davacının 5434 sayılı Kanunkapsamında askerliğe elverişli olup olmadığı yönünde resmi bir sonuç doğurma[ma]ktadır.Davacının askerliğe elverişsiz olduğuna yani görevini yapamayacak derecedemalul olduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığından, bu koşulun oluşmadığıgözetilerek, buna uygun oluşturulan idari işlemin iptaline yönelik davanınreddine karar verilmiştir.”
13. Bu kararakarşı yapılan karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 14/11/2013 tarihli veE.2013/1420, K.2013/1338 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
14. Kararbaşvurucuya 29/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.
15. Başvurucu,5/12/2013 tarihinde bireysel başvuru yapmıştır.
B. İlgili Hukuk
16. 8/6/1949tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 44.maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Her ne sebep vesuretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçaroldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzündenvazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (Malül) denir ve haklarında bu kanunun malüllüğeait hükümleri uygulanır.”
17. 5434 sayılıKanun'un 45. maddesi şöyledir:
“44üncü maddede yazılı malüllük;
a) İştirakçilerinvazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olursa;
b) Vazifeleri dışındakurumların verdiği her hangi bir kuruma ait başkaişleri yaparken, bu işlerden doğmuş olursa;
c) Kurumlarınmenfaatini korumak maksadiyle bir iş yaparken o iştendoğmuş olursa (Maksadın ilgili kurumlarca kabul edilmesi şartiyle);
ç) Fabrika, atelye ve benzeri işyerlerinde, işe başlamadan evvel işsırasında veya işi bitirdikten sonra, o işyerinde husule gelen ve yine oişyerinin mahiyetinden veya çalışma konusundan ileri gelen kazadan doğmuşolursa;
Buna (Vazife malüllüğü) ve bunlara uğrıyanlarada (Vazife malülü) denir.”
18. 5434 sayılıKanun’un 56. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Muvazzaf, yedek vegönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde(Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu öğrencileriningerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmalarıhalinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet MemurlarıKanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen girişderece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuşolanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözüedilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıklarıemeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının,% 70'iüzerinden aylık bağlanır.”
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
19. Mahkemenin21/1/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereğidüşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
20. Başvurucu;terör saldırısı sonucu oluşan mağduriyetinin gün geçtikçe arttığını, ayağındaoluşan kısalık nedeniyle yürüme zorluğu çektiğini, vücut fonksiyon kayıporanının %15'e çıktığını, buna rağmen vazife malulü aylığı ödenmemesininAnayasa’nın 60. maddesine aykırı olduğunu; AYİM'in,kendisini GATA'ya sevk ederek aldıracağı rapora göre hüküm kurması gerekirkenbu konuda herhangi bir girişimde bulunmayarak davayı reddettiğini belirterekAnayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
21. AnayasaMahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ilebağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §16). Başvuru formu ve eklerinin bir bütün hâlinde incelenmesi neticesindebaşvurucunun, AYİM tarafından askerî hastaneye sevki yapılmadan davasınınreddedilmesinden şikâyet ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle başvurucunun sosyalgüvenlik hakkının ihlal edildiği iddiasının da adil yargılanma hakkının ihlaledildiği şikâyeti çerçevesinde aşağıdaki başlıklar altında değerlendirilmesiuygun görülmüştür.
1. Yargılamanın Sonucuİtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddia
22. Anayasa’nın148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:
“Bireyselbaşvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”
23. 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksunbaşvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”
24. İlke olarakderece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olgularınkanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması veuygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esasyönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bununtek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti vesağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfîlikiçermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak veözgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu şikâyetiniteliğindeki başvurular, derece mahkemesi kararları bariz takdir hatası veyaaçık keyfîlik içermedikçe Anayasa Mahkemesinceincelenemez (Necati Gündüz ve Recep Gündüz,B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).
25. Başvurucu;1994 yılında mayın patlaması sonucu yaralanmasıyla oluşan mağduriyetinin güngeçtikçe arttığını, ayağında meydana gelen kısalık nedeniyle yürüme zorluğuçektiğini, vücut fonksiyon kayıp oranının %15'e çıktığını; AYİM'in,kendisini GATA'ya sevkederek aldıracağı rapora görehüküm kurması gerekirken bu konuda herhangi bir girişimde bulunmayarak davayıreddettiğini belirtmiştir. AYİM Üçüncü Dairesi ise 5434 sayılı Kanun’a göremalul aylığı bağlanabilmesi için vazife yapamayacak duruma gelme koşulununbulunduğu, asker şahısların vazifelerini yapıp yapamayacakları hususunun iseaskerî hastanelerden alınacak raporla belirlenebileceği, Samsun Gazi DevletHastanesinin 4/10/2012 tarihli raporunda başvurucunun tüm vücut fonksiyon kayıporanı %15 olarak belirlenmekle birlikte başvurucunun 5434 sayılı Kanunkapsamında görevini yapamayacak derecede malul olduğuna ilişkin bir tespitbulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
26. Mahkemeningerekçesi ve başvurucunun iddiaları incelendiğinde başvurucunun görev kaynaklırahatsızlığının zaman içinde artmış olduğu iddiasıyla vazife malulü aylığıbağlanması istemiyle açtığı davanın, davaya dayanak yapılan ve askerîhastaneden alınmayan raporun askerliğe elverişlilik yönünden bir tespitiçermediği gerekçesiyle reddedildiği, bu kapsamda iddiaların özünün DereceMahkemesi tarafından delillerin ve mevzuatın değerlendirilmesinde veyorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucununhukuka aykırılık teşkil ettiğine ilişkin bulunduğu görülmektedir.
27. Adilyargılanma hakkı, bireylere dava sonucunda verilen kararın değil; yargılamasürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme imkânı verir. Bu nedenlebireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi içinbaşvurucunun yargılama sürecinde haklarına saygı gösterilmediğine, bu çerçevedeyargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşler hakkında bilgisahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatıbulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığınçözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafındandinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararının oluşumunasebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olmasıgerekir (Nadi Karakoç, B. No:2013/2767, 2/10/2013, § 22).
28. Başvurucu,yargılama sürecinin hakkaniyete aykırı olduğuna dair bir bilgi ya da belgesunmamıştır. Başvurucunun, Mahkemece delillerin değerlendirilmesinin ve verilenkararın içeriğinin adil olmadığı şikâyetini dile getirdiği anlaşılmaktadır.
29. Açıklanannedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyetiniteliğinde olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Silahların Eşitliğiİlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
30. Başvurukonusu olayda gerek AYİM kararından gerekse başvurucunun iddialarından, askerîhastaneden alınabilecek olan askere elverişliliğe ilişkin raporun, başvurucununasker olarak vazifesini yapamayacak duruma gelip gelmediğinin tespitindedolayısıyla vazife malulü aylığı bağlanıp bağlanmayacağına ilişkin uyuşmazlığınçözümünde önemli rol oynadığı anlaşılmaktadır. Başvurucu, AYİM tarafındanaskerî hastaneye sevkinin yapılması ve askerî hastaneden alınacak askereelverişliliğe ilişkin rapora göre karar verilmesi gerektiği hâlde davanındoğrudan reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ilerisürmektedir. Başvurucunun iddiaları “silahlarıneşitliği” ilkesinin ihlaline ilişkindir.
31. Hem cezaihem de cezai olmayan davalarda uygulanan silahların eşitliği ilkesi; taraflara,talep ve açıklamalarını diğer tarafa nazaran dezavantajlı olmayacak şekildeileri sürebilmeleri için makul bir fırsat verilmesini gerektirir. Bugerekliliğin bir sonucu olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde (Sözleşme)bilirkişilerin mahkeme önünde dinlenmesi ile ilgili özel bir hükümbulunmamasına karşın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bilirkişilikkurumunu, tanık dinletme hakkından yola çıkarak “silahların eşitliği ilkesi” ile bağlantı kurarakdeğerlendirmiştir (Bönisch/Avusturya, B. No: 8658/79, 6/5/1985, §32; Brandstetter/Avusturya, B. No: 11170/84…, 28/8/1991, §42, Yankı Bağcıoğlu ve diğerleri,§ 61).
32. AnayasaMahkemesinin silahların eşitliği ilkesi bağlamında yapacağı inceleme, başvuru konusuyargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığının değerlendirilmesi olup (Yüksel Hançer, § 19) herhangi bir davadabilirkişi raporunun gerekli olup olmadığına karar vermek değildir. Savunmamakamının tanık dinletme talebinin gerekliliği ya da bilirkişi raporu benzeridelillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi hususları derecemahkemelerinin yetkisi dâhilindedir (YankıBağcıoğlu ve diğerleri, B. No: 2014/253, 9/1/2015, § 68).
33. Silahlarıneşitliği ilkesi davanın taraflarının usul hakları bakımından aynı koşullaratabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir durumadüşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dilegetirme fırsatına sahip olması anlamına gelir (YaşasınAslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).
34. Genelanlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için “silahların eşitliği” ve “çelişmeli yargılama” ilkeleri ışığındataraflara iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması şarttır.Taraflara tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma ve inceletmenoktasında da uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda, delillere ilişkindengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddialarının da yargılamanın bütünü ışığındadeğerlendirilmesi gerekir (Muhittin Kaya veMuhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve TicaretLtd. Şti., B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 27).
35. Somutolayda AYİM, askere elverişliliğe ilişkin askerî hastaneden alınması gereklirapor bulunmadığını belirterek davayı reddetmiş; başvurucu ise söz konusuraporun AYİM tarafından aldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Ancakbaşvurucu, uyuşmazlığın çözümünde etkili olduğu anlaşılan bu rapora AYİMdışında ulaşamayacağını iddia etmediği gibi dosyada bu yönde bir belirleme deyapılamamıştır. Başvurucunun askerî hastaneden askere elverişliliğiyle ilgiliraporu alarak talebini idari ve yargısal makamlara yeniden sunmasında bir engelbulunmamakta ve bu noktada bir hak kaybına uğraması söz konusu olmamaktadır. NitekimAnayasa Mahkemesinin 20/11/2014 tarihli YavuzSelim Akkoç (B. No: 2012/1277) kararına konu olan benzer bir olayda,askerî olmayan hastaneden alınan rapora dayanılarak yapılan vazife malulüaylığı ödenmesi yönündeki idari başvurunun ve sonrasında açılan davanınreddedilmesinin ardından askerî hastaneden rapor alınarak yeniden başvurulmasıüzerine açılan davanın AYİM tarafından kabul edildiği ve başvurucusuna vazifemalulü aylığı bağlanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
36. Buçerçevede başvurucunun, AYİM tarafından askerî hastaneye sevk edilmeyip askereelverişliliğe ilişkin rapor alınmaması nedeniyle yargılamanın sonucunu etkileyecekusule ilişkin bir imkândan mahrum bırakılmasının söz konusu olmadığı vebaşvuruya konu yargılama sürecine bir bütün olarak bakıldığında başvurucunun,delillerini ve iddialarını sunma fırsatı bulamadığına dair bir bulgusaptanamadığı sonucuna varılmaktadır.
37. Açıklanannedenlerle başvurucunun silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği yönündekiiddiasının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıylaadil olmadığına ilişkin iddianın açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucuüzerinde BIRAKILMASINA
21/1/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.