TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HÜSEYİN UĞUR VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/2996)
Karar Tarihi: 18/7/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Recep KÖMÜRCÜ
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör Yrd.
:
Yusuf Enes KAYA
Başvurucular
:
1. Abdullah ŞARAN
2. Abdurrezak YILDIZ
3. Ali AKTAŞ
4. Asiye ATILGAN
5. Aydın PUSAT
6. Ayşe İRMEZ
7.Dursun ÇAKIR
8. Halil BATIBEY
9. Hüseyin UĞUR
10. İbrahim AYAN
11. Kerem ERKUŞ
12. Mahmut KAPLAN
13. Mehmet ÇAKAR
14. Ramazan ÇAKAR
15. Sabri ÜRKMEZ
16. Sefer TUNÇ
17. Taybet BELGE
18. Yahya BARINÇ
Vekili
:
Av. Mesut BEŞTAŞ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişihürriyeti ve güvenliği hakkının; tutukluluk dolayısıyla siyasi faaliyetlerinyerine getirilememesi nedeniyle seçme ve seçilme hakkının; yargılamanın makulsürede sonuçlandırılmaması, gizli tanıkların sorgulanamaması, hukuka aykırıdelillerin yargılamada kullanılması nedenleriyle de adil yargılanma hakkınınihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 5/3/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına vebu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağınıbildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Şırnak KCKKent Meclisi yapılanması soruşturması kapsamında başvurucular Aydın Pusat veTaybet Belge 17/9/2011 tarihinde; Ali Aktaş, Asiye Atılgan, Ayşe İrmez, HalilBatıbey, İbrahim Ayan, Kerem Erkuş, Mahmut Kaplan, Mehmet Çakar, Sefer Tunç veYahya Barınç 20/9/2011 tarihinde; Abdurrezzak Yıldız 10/10/2011 tarihinde;Dursun Çakır 18/10/2011 tarihinde; Abdullah Şaran, Hüseyin Uğur ve Sabri Ürkmez27/11/2011 tarihinde gözaltına alınmışlardır. Başvurucu Ramazan Çakar hakkında29/9/2011 tarihinde yakalama kararı çıkarılmıştır. Başvurucu Dursun Çakır18/10/2011 tarihinde salıverilmiştir. Ancak Cumhuriyet Başsavcılığının itirazıüzerine Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesince 20/10/2011 tarihinde hakkındayakalama emri çıkarılmıştır.
9. Mehmet Çakar 20/9/2011 tarihinde; Aydın Pusat, Taybet Belge,Ali Aktaş, Asiye Atılgan, Ayşe İrmez, Halil Batıbey, İbrahim Ayan, Kerem Erkuş,Mahmut Kaplan, Sefer Tunç ve Yahya Barınç 21/9/2011 tarihinde; AbdurrezzakYıldız 11/10/2011 tarihinde; Dursun Çakır yakalama emri üzerine 24/11/2011tarihinde; Abdullah Şaran, Hüseyin Uğur ve Sabri Ürkmez 30/11/2011 tarihindetutuklanmışlardır.
10. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 1/1/2012 tarihliiddianamesi ile başvurucuların terör örgütüne üye olma, terör örgütününfaaliyetlerini düzenlemek suretiyle örgütü yönetme, terör örgütününpropagandasını yapma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle haklarında kamudavası açılmıştır.
11. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga 250.maddeyle görevli) E.2012/24 sayılı dosyasında yargılamaya başlanmıştır.
12. Başvuruculardan Aydın Pusat 8/6/2012 tarihinde, Ayşe İrmez28/6/2013 tarihinde Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesince tahliye edilmiştir.
13. Tutukluluğu devam eden başvurucular son olarak 8/1/2014tarihinde yargılandıkları Mahkemeden tahliye talebinde bulunmuş; Mahkeme10/1/2014 tarihinde tahliye taleplerinin reddine ve Ayşe İrmez dışındakibaşvurucuların tutukluluk hâllerinin devamına karar vermiştir.
14. Bu karara karşı yapılan itirazı değerlendiren Diyarbakır 4.Ağır Ceza Mahkemesi 30/1/2014 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Bukarar 11/2/2014 tarihinde başvurucuların müdafiine tebliğ edilmiştir.
15. Başvurucular 5/3/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuşlardır.
16. Başvurucular hakkındaki dava, kanun değişikliği ile CMKmülga 250. maddeyle görevli mahkemelerin kapatılması üzerine Şırnak 1. AğırCeza Mahkemesine devredilmiştir.
17. Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/142 sayılı dosyasıüzerinden devam edilen yargılamada 10/4/2014 tarihinde başvurucular KeremErkuş, Mahmut Kaplan, Sabri Ürkmez, Dursun Çakır, Halil Batıbey, Taybet Belgeve İbrahim Ayan'ın; 15/7/2014 tarihinde Asiye Atılgan, Abdullah Şaran, HüseyinUğur, Mehmet Çakar, Abdurrezzak Yıldız, Ali Aktaş, Sefer Tunç ve Yahya Barınç'ıntahliye edilmesine karar verilmiştir.
18. Başvurucu Ramazan Çakar 17/10/2014 tarihinde savunma yapmakistediğini belirterek Mahkemeye gelmiş, Mahkemece yapılan sorgusunun ardındanaynı tarihte tutuklanmıştır.
19. Dava daha sonra Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinenakledilmiştir.
20.Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi 15/1/2015 tarihindebaşvurucu Ramazan Çakar'ın tahliyesine karar vermiştir.
21. Başvurucu Abdurrezzak Yıldız 21/3/2016 tarihinde, ŞırnakCumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklanmıştır.Başvurucu hakkında Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının 30/3/2016 tarihliiddianamesiyle Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.
22.Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi 9/6/2016 tarihli kararıyla budavanın Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davaylabirleştirilmesine, yargılamanın Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki davaüzerinden yürütülmesine karar vermiştir.
23. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi 17/11/2016 tarihindebaşvurucu Abdurrezzak Yıldız'ın tahliyesine karar vermiştir.
24.Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla AnkaraBatı 2. Ağır Ceza Mahkemesinde derdesttir.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
25. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
"Suç soruşturması veya kovuşturmasısırasında;
...
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâldemakul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkındahüküm verilmeyen,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlüzararlarını, Devletten isteyebilirler."
26. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminatisteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
" Karar veya hükümlerin kesinleştiğininilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâldekarar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminatisteminde bulunulabilir."
B. Uluslararası Hukuk
1. Sözleşme Hükümleri
27. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.luProtokol'ün 3. maddesi şöyledir:
"Yüksek Sözleşmeci Taraflar, yasamaorganının seçilmesinde halkın kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacakşartlar içinde, makul aralıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhütederler."
2. Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi İçtihadı
28. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'ye ek 1No.lu Protokol'ün 3. maddesindeki serbest seçim hakkını, yasama organının seçimi ya da bu organıniki meclisi varsa en azından bir meclisin seçimi ile sınırlı olarakdeğerlendirmektedir (Gorizdra/Moldova (k.k.),B. No: 53180/99, 2/7/2002, hukuk kısmı, § 2; Cherepkov/Rusya(k.k.), B. No: 51501/99, 25/1/2000, hukuk kısmı, § 1).
29. AİHM, serbest seçim hakkının kapsamını yasama yetkisinesahip olmayan yerel yönetimlerin seçimlerini içerecek kadar genişletmemiş veyerel seçimlerin ulusal yasaları yerel düzeyde uygulayarak parlamentonundesteklenmesi işlevine sahip olduğunu belirtmiştir. AİHM ayrıca belediyeseçimlerinin (Cherepkov/Rusya),bölgesel seçimlerin (Malarde/France (k.k.),B. No: 46813/99, 5/9/2000), il genel meclisi seçimlerinin (Vito Sante Santoro/Italy, B. No:36681/97, 1/7/2004), belediye ve ilçe meclisi seçimlerinin (Mółka/Poland [BD] (k.k.), B. No:56550/00, 12/6/2014) Sözleşme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün 3. maddesindebelirlenen serbest seçim hakkının kapsamında olmadığına karar vermiştir.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
30. Mahkemenin 18/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Kişi Hürriyeti veGüvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucularınİddiaları
31. Başvurucular, suç işlendiğine dair kuvvetli şüphebulunmamasına rağmen hukuka aykırı delillerle ve matbu gerekçelerle devamettirilen tutukluluklarının makul süreyi aştığını, tutukluluğun devamıgerekçelerinin ilgili ve yeterli olmadığını, alternatif tedbirlerin dikkatealınmadığını belirterek Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişihürriyeti ve güvenliği hakkının; uzun süredir tutuklu olmalarına rağmen tahliyeedilmediklerini, tutukluluklarının devamında ısrar edildiğini belirterek kişihürriyeti ve güvenliği hakkı ile bağlantılı olarak eşitlik ilkesinin ihlaledildiğini ileri sürmüşlerdir.
2. Değerlendirme
a. Başvurucu Aydın Pusat Yönünden
32. Anayasa Mahkemesi 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşennihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler.Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi ancak bu tarihtensonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel başvurularlasınırlıdır. Kamu düzenine ilişkin bu düzenleme karşısında anılan tarihten öncekesinleşmiş nihai işlem ve kararları da içerecek şekilde yetki kapsamınıngenişletilmesi mümkün değildir (G.S., B.No: 2012/832, 12/2/2013, § 14).
33. Somut olayda başvurucu Aydın Pusat'ın suç isnadına bağlıtutukluluk durumu, tahliye edildiği 8/6/2012 tarihinde yani bireyselbaşvuruların incelenmeye başlandığı tarih olarak belirlenen 23/9/2012tarihinden önce sona ermiştir.
34. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının anılanbaşvurucu yönünden zaman bakımındanyetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
b. Başvurucu Ayşe İrmez Yönünden
35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralıfıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş iseihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuruyapılması gerekir.
36. Derece mahkemesince hüküm verilmeden önce tutukluluk hâlisona eren bir kişinin tahliye edildiği tarihten itibaren en geç otuz günlükyasal süre içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak tutukluluklailgili şikâyetlerini ileri sürmesi gerekmektedir (Cüneyt Kartal, B. No: 2013/6572, 20/3/2014, § 22).
37. Somut olayda yargılama kapsamında tutuklu olan başvurucuAyşe İrmez28/6/2013 tarihinde tahliye edilmiştir. Dolayısıyla bireyselbaşvurunun ilk derece mahkemesinin tahliye kararını verdiği 28/6/2013tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılması gerekirken 5/3/2014 tarihindeyapılan bireysel başvuruda süre aşımı olduğu sonucuna varılmıştır.
38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının anılanbaşvurucu yönünden süre aşımınedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
c. Başvurucu RamazanÇakar Yönünden
39. 6216 sayılı Kanun’un "Bireyselbaşvuru hakkına sahip olanlar" kenar başlıklı 46. maddesinin(1) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ilerisürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudanetkilenenler tarafından yapılabilir.
40. 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesinde kimlerin bireyselbaşvuru yapabileceği sayılmış olup anılan maddenin (1) numaralı fıkrasına görebir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi için üç temelön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön koşullar, başvuruya konuedilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya daihlalinden dolayı başvurucunun güncel birhakkının ihlal edilmesi, bu ihlalden dolayı kişinin kişisel olarak ve doğrudan etkilenmiş olması ve bunlarınsonucunda başvurucunun kendisinin mağdurolduğunu ileri sürmesi şeklindedir (OnurDoğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014, § 42).
41. Başvurucu hakkında 29/9/2011 tarihinde yakalama kararıçıkarılmıştır. Bu yakalama kararı infaz edilememiştir. Başvurucu 17/10/2014tarihinde Mahkemeye gelerek savunmasını yapmak istemiş, Mahkemece yapılansorgusunun ardından ilk defa bu tarihte tutuklanmıştır. Dolayısıyla başvurucu,başvurduğu tarih itibarıyla tutuklu değildir ve uzun tutukluluk nedeniyle bubaşvuruda mağdur sıfatı bulunmamaktadır. Başvurucu bireysel başvurudabulunduktan sonraki tutuklama süreciyle ilgili bir şikâyette de bulunmamıştır.
42.Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının anılanbaşvurucu yönünden kişi bakımındanyetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
d. Diğer Başvurucular Yönünden
43. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların Anayasa'nın 10. maddesindedüzenlenen eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine yönelik iddialarının da esasolarak kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı çerçevesinde Anayasa'nın 19.maddesinin yedinci fıkrası kapsamında incelenmesi gerektiğideğerlendirilmiştir.
44. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesişöyledir:
"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanunyollarının tüketilmiş olması şarttır."
45. 6216 sayılı Kanun’un "Bireyselbaşvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralıfıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarınıntamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
46. Yukarıda belirtilen Anayasa ve Kanun hükümleri gereğinceAnayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derecemahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte birkanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği AnayasaMahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanunyollarının tüketilmesi zorunludur (AyşeZıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).
47. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azamisüreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurularbakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliyeedilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa (ilgili Yargıtay içtihatlarına atıfyaparak) 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açmaimkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515,28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek,B. No: 2014/6500, 29/9/2016, §§ 33-45).
48. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 10/4/2014,15/7/2014, 17/11/2016 tarihlerinde tahliyesine karar verilen başvurucularıntutukluluğun makul süreyi aştığına ilişkin iddiası, 5271 sayılı Kanun'un 141.maddesi kapsamında açılacak davada da incelenebilir. Bu madde kapsamındaaçılacak dava sonucuna göre başvurucuların tutukluluğunun makul süreyiaştığının tespiti hâlinde görevli mahkemece başvurucu lehine tazminata dahükmedilebilecektir. Buna göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilendava yolu, başvurucuların durumuna uygun telafi kabiliyetini haiz etkili birhukuk yoludur ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireyselbaşvurunun incelenmesi bireysel başvurununikincil niteliği ile bağdaşmamaktadır.
49. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların tutukluluğun makulsüreyi aştığı iddiasına ilişkin olarak yargısal başvuru yolları tüketilmedenbireysel başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olmasınedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Seçme, Seçilme veSiyasi Faaliyette Bulunma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucularınİddiaları
50. Başvuruculardan Abdullah Şaran, Sabri Ürkmez, AbdurrezzakYıldız, Dursun Çakır, Ali Aktaş, Aydın Pusat belediye başkanı, belediye meclisüyesi, il genel meclis üyesi, belediye encümeni ve başkanı olduklarınıbelirterek tutuklanmaları nedeniyle seçilme ve siyasi faaliyette bulunmahaklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
2. Değerlendirme
51. Anayasa'nın 67. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlarauygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içindesiyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir."
52. Başvurucuların bu bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 67.maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
53. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının birincicümlesi şöyledir:
"Herkes, Anayasada güvence altına alınmıştemel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındakiherhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla AnayasaMahkemesine başvurabilir."
54. 6216 sayılı Kanun'un "Bireyselbaşvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (1) numaralıfıkrası şöyledir:
"Herkes, Anayasada güvence altına alınmıştemel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ekTürkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücütarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."
55. Belirtilen hükümler uyarınca bir anayasal hak ihlaliiddiasının Anayasa Mahkemesinin konu bakımından yetkisi dâhilinde olabilmesiiçin başvurucu tarafından dayanılan hakkın Anayasa'da güvence altına alınmıştemel hak ve özgürlüklerden olması, Sözleşme ve buna ek Türkiye'nin tarafolduğu protokoller kapsamında yer alması gerekir. Anayasa ve Sözleşme'nin ortakkoruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun esasınınincelenmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz,B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18; MehmetHaberal, B. No: 2012/849, 4/12/2013, § 106).
56. Anayasa'nın 67. maddesinde; seçme, seçilme ve bağımsızolarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma hakkı güvencealtına alınmıştır. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı,demokrasinin en önemli ilkelerinden biri olarak kabul edilmelidir. Şüphesizanılan haklar, hukukun üstünlüğüne dayanan etkili ve anlamlı bir demokrasinintemellerinin kurulması ve sürdürülmesi için hayati öneme sahiptir (Nejdet Atalay, B. No: 2014/184, 16/7/2014,§ 59).
57. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireyselbaşvurunun esasının incelenebilmesi için kamu gücü tarafından müdahale edildiğiiddia edilen hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı sıraSözleşme ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerin kapsamına da girmesigerekir.
58. AİHM; Sözleşme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün 3. maddesindedüzenlenen serbest seçim hakkını yasamaorganının seçimi ya da bu organın iki meclisi varsa en azından birmeclisin seçimi ile sınırlı olarak değerlendirmekte, bu hakkın kapsamını yasamayetkisine sahip olmayan yerel yönetimlerin seçimlerini içerecek kadargenişletmemektedir (bkz. §§ 28, 29).
59. Somut olayda belediye başkanı, belediye meclis üyesi, ilgenel meclis üyesi, belediye encümeni olarak seçilen başvurucularıntutuklanmaları nedeniyle siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiğiiddiası; Sözleşme'nin uygulanmasına ilişkin AİHM içtihatları karşısında,Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalmaktadır. Zira anılaniddianın temeli, yasama organına değil yerel yönetimlere ilişkindir (Nejdet Atalay, § 62; Nevzat Azak, B. No: 2014/973, 5/4/2017, §35).
60. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların tutukluluğu nedeniylesiyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiğine ilişkin iddialarınınAnayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kaldığı anlaşıldığındanbaşvurunun bu kısmının konu bakımındanyetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
C. Adil YargılanmaHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar
1. Adil Yargılanma Hakkına İlişkin Olup MakulSürede Yargılanma Hakkı Dışındaki İhlal İddiaları Yönünden
a. Başvurucuların İddiaları
61.Başvurucular; hukuka aykırı delillerin yargılamadakullanıldığını, gizli tanıklara soru sorma hakkı verilmediğini ilerisürmüşlerdir.
b. Değerlendirme
62. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasıuyarınca bireysel başvuru yoluna başvurabilmek için olağan kanun yollarınıntüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman veCennet Yeşilyurt, § 16).
63. Somut olayda başvuruya konu dosyanın ilk derece mahkemesindederdest olduğu görülmüştür. Bu nedenle başvurucular, iddialarını ilerisürebileceği olağan kanun yollarını tüketmeksizin bireysel başvurudabulunmuşlardır.
64. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlalEdildiğine İlişkin İddia
a. Başvurucularınİddiaları
65. Başvurucular, haklarındaki davanın makul süredesonuçlandırılmadığını ileri sürmüşlerdir.
b. Değerlendirme
i. Kabul EdilebilirlikYönünden
66. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
ii. Esas Yönünden
67. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken süreninbaşlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlartarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltıgibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarakise suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam edendavalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkınınihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).
68. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığıdeğerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, taraflarınve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanınsüratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkatealınır (B.E., § 29).
69. Somut başvuru açısından makul süre değerlendirmesindesürenin başlangıç tarihi (gözaltına alındıkları) Aydın Pusat, Taybet Belgeaçısından 17/9/2011; Ali Aktaş, Asiye Atılgan, Ayşe İrmez, Halil Batıbey,İbrahim Ayan, Kerem Erkuş, Mahmut Kaplan, Mehmet Çakar, Sefer Tunç, YahyaBarınç açısından 20/9/2011; Abdurrezzak Yıldız açısından 10/10/2011; DursunÇakır açısından 18/10/2011; Abdullah Şaran, Hüseyin Uğur, Sabri Ürkmezaçısından 27/11/2011 tarihidir. Başvurucu Ramazan Çakar açısından ise hakkındayakalama kararının verildiği 29/9/2011 tarihidir. Yargılama devam etmektedir.
70. Davada yer alan kişi sayısı, davanın örgütlü suçlara ilişkinolması, birçok olayın dava konusu edilmesi, başvuruculara yönelik çok sayıdasuçlamada bulunulması olguları başvuruya konu yargılamanın karmaşık olduğunuortaya koymaktadır. Bununla birlikte başvurucular hakkındaki yargılamasürecinin önemli bir bölümünün tutuklu olarak sürdürüldüğü dikkate alındığındave davaya bütün olarak bakıldığında Aydın Pusat, Taybet Belge, Ali Aktaş, AsiyeAtılgan, Ayşe İrmez, Halil Batıbey, İbrahim Ayan, Kerem Erkuş, Mahmut Kaplan,Mehmet Çakar, Sefer Tunç, Yahya Barınç, Ramazan Çakar açısından yaklaşık yediyıl;Abdurrezzak Yıldız, Dursun Çakır, Abdullah Şaran, Hüseyin Uğur, SabriÜrkmez açısından yaklaşık altı buçuk yıllık yargılama sürecinde makul olmayanbir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır. Başvurucu Ramazan Çakar'ınyargılamanın bir bölümünde yakalanamamış olması başvurucuya atfedilecek birkusur olarak değerlendirilse de bu husus tazminat miktarının hesaplanmasındadikkate alınmıştır.
71. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
D. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
72. 6216 sayılı Kanun'un "Kararlar"kenar başlıklı 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:
"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir…
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgilimahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."
73. Başvurucuların her biri 50.000 TL manevi tazminat talepetmiştir.
74. Başvuruda, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınanmakul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
75. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle yalnızcaihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında-yargılamadaki taraf sayısı dikkate alınarak- başvurucu Ramazan Çakar'a 2.000TL; başvurucular Aydın Pusat, Taybet Belge, Ali Aktaş, Asiye Atılgan, Ayşeİrmez, Halil Batıbey, İbrahim Ayan, Kerem Erkuş, Mahmut Kaplan, Mehmet Çakar,Sefer Tunç, Yahya Barınç'ın her birine ayrı ayrı net 5.000 TL; AbdurrezzakYıldız, Dursun Çakır, Abdullah Şaran, Hüseyin Uğur, Sabri Ürkmez'ın her birineayrı ayrı net 4.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
76. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.980TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.186,10 TL yargılama giderininbaşvuruculara müşterek olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında tutukluluğunmakul süreyi aştığına ilişkin iddianın başvurucu Aydın Pusat yönünden zaman bakımından yetkisizlik, başvurucuAyşe İrmez yönünden süre aşımı,Ramazan Çakar yönünden kişi bakımındanyetkisizlik, diğer başvurucular yönünden başvuru yollarının tüketilmemişolması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlaledildiğine ilişkin iddianın konu bakımındanyetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. Adil yargılanma hakkına ilişkin olup makul sürede yargılanmahakkı dışındaki ihlal iddialarının başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
4. Yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adilyargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİROLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucu Ramazan Çakar'a 2.000 TL; başvurucular Aydın Pusat,Taybet Belge, Ali Aktaş, Asiye Atılgan, Ayşe İrmez, Halil Batıbey, İbrahimAyan, Kerem Erkuş, Mahmut Kaplan, Mehmet Çakar, Sefer Tunç, Yahya Barınç'ın herbirine ayrı ayrı net 5.000 TL; Abdurrezzak Yıldız, Dursun Çakır, AbdullahŞaran, Hüseyin Uğur, Sabri Ürkmez'ın her birine ayrı ayrı net 4.000 TL manevitazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 206,10 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.186,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine(E.2014/259 GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE18/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.