TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
HÜSEYİN FATİH TAMER BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/31316)
Karar Tarihi: 20/10/2020
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Burhan ÜSTÜN
Hicabi DURSUN
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Selahaddin MENTEŞ
Raportör
:
Şermin BİRTANE
Başvurucu
:
Hüseyin Fatih TAMER
Vekili
:
Av. Abdullah Erkam TAMER
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, üç kişilik ceza infaz kurumu ziyaretçilistesi oluşturma talebinin süresinde yapılmadığından reddedilmesi nedeniyleözel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 12/10/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyandabulunmuştur.
III. OLAY VEOLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
9. Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel DevletYapılanması (FETÖ/PDY) terör örgütüne üye olma suç isnadıyla 5/3/2018 tarihindetutuklanarak Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) konulmuştur.
10. 18/7/2018 tarihinde olağanüstü hâl (OHAL)uygulamasının kaldırılması üzerine başvurucu 23/7/2018 tarihinde üç kişilikceza infaz kurumu ziyaretçi listesi sunarak nişanlısıyla görüşme talebindebulunmuştur. Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve GözlemKurulu Başkanlığının 6/8/2018 tarihli kararı ile 17/6/2005 tarihli ve 25848sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret EdilmeleriHakkında Yönetmelik'in (Ziyaret Yönetmeliği) 9. maddesinde liste verilmezorunluluğunun 60 günlük süreye tabi olduğu ancak başvurucunun Kuruma kabultarihine göre bu sürenin geçmiş olduğu belirtilerek talebin reddine kararverilmiştir.
11. Başvurucu, Kuruma kabulü sonrasında üç kişilikziyaretçi listesinin bildirilmesi hususunda kendisine bir tebliğ yapılmadığını,kaldı ki OHAL döneminde ailesi dışında ziyaretçi kabulüne izin deverilmediğini, OHAL dönemi bittikten sonra üç kişilik ziyaretçi listesioluşturması için süre verilmesi gerektiğini belirterek Konya İnfaz Hâkimliğinebaşvuruda bulunmuştur. Başvurucunun şikâyeti, Konya İnfaz Hâkimliğinin14/8/2018 tarihli kararı ile Ceza İnfaz Kurumu kararında usul ve yasayaaykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
12. Başvurucunun anılan karara itirazı Konya 1. Ağır CezaMahkemesince 18/9/2018 tarihinde reddedilmiştir. Bu karar, başvurucuya19/9/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.
13. Başvurucu 12/10/2018 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
14. Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün10/3/2020 tarihli yazısında; başvurucunun tutuklu olarak Kuruma geldiği5/3/2018 tarihinde OHAL döneminin devam ettiği, tutukluların ziyaretçilerinin22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlereİlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin (667 sayılı KHK) 6. maddesinin (e) bendiuyarınca sınırlı olduğu, bu nedenle Kuruma gelişinde başvurucuya üç kişilikliste bilgisi hakkında tebligat yapılmadığı belirtilmiştir.
15. Başvurucu, bireysel başvuru sonrasında 18/1/2019tarihinde Yalvaç T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir. Yalvaç TTipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 18/3/2020 tarihli yazısıylabaşvurucunun burada üç kişilik ziyaretçi listesi oluşturma talebinde bulunduğuve talebinin de kabul edildiği bildirilmiştir.
16. Terör örgütüne üyelik suçundan yargılandığı davadaKonya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/11/2018 tarihli kararıyla başvurucunun 8 yıl9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
IV. İLGİLİHUKUK
17. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un "Hükümlüyü ziyaret" kenarbaşlıklı 83. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Hükümlü, belgelendirilmesikoşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veyakayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunluhâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği enfazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzereçalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir."
18. Ziyaret Yönetmeliği'nin 9. maddesinin ikinci fıkrasışöyledir:
“Hükümlü ve tutuklular, birinci fıkradasayılanlar dışında kalan üç ziyaretçisinin adı ve soyadı ile bilmesi hâlindeadresini ceza infaz kurumuna kabulünden ve kendisine bu hususun tebliğ edildiğitarihten itibaren 60 gün içinde bildirir. Bu ziyaretçiler, ölüm, ağır hastalık,doğal afet, hükümlü ve tutuklunun nakli ya da ziyaretçinin ziyaret olanağınıortadan kaldıracak yerleşim yeri değişikliği gibi zorunlu hâller dışındadeğiştirilemez. Ceza infaz kurumu yönetimince, gerekli görülmesi hâlindebildirilen ziyaretçiler hakkında, ziyarette bulunmalarında sakınca bulunupbulunmadığı konusunda kolluk aracılığıyla araştırma yaptırılır. Sakıncalıgörülenlere ziyaret izni verilmez ve yeni ziyaretçinin bildirilmesi istenir.”
V. İNCELEME VEGEREKÇE
19. Mahkemenin 20/10/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucununİddiaları ve Bakanlık Görüşü
20. Başvurucu; OHAL döneminde 667 sayılı KHK.nın 6.maddesinin (e) fıkrasında sınırlı olarak sayılan kişiler dışında kimseylegörüşülmesine izin verilmediğini, mevzuata göre 60 günlük sürenin kendisine bukonuda yapılacak tebliğden itibaren başlayacağının belirtildiğini, Ceza İnfazKurumuna kabul edildiği 5/3/2018 tarihinde üç kişilik ziyaretçi listesioluşturması yönünde tarafına bir tebliğ yapılmadığını belirtmiştir. Başvurucu,OHAL uygulamasının kaldırılması sonrasında ziyaretçi listesi oluşturmatalebinin süresinde yapılmayarak reddedilmesi nedeniyle özel hayata ve ailehayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
21. Bakanlık görüşünde; başvurucunun süresinde taleptebulunmaması nedeniyle ziyaretçi listesi oluşturma talebinin reddi şeklindekimüdahalenin mevzuata uygun olduğu ve meşru amaç taşıdığı bildirilmiştir.
22. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı beyanında,bireysel başvuru formundaki iddialarını tekrar etmiştir.
B. Değerlendirme
23. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanakalınacak "Özel hayatın gizliliği" kenar başlıklı 20.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“Herkes, özel hayatına ve aile hayatınasaygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatınıngizliliğine dokunulamaz.”
24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafındanyapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukukitavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,§ 16). Anayasa Mahkemesinin benzer kararları dikkate alındığında başvurucununziyaretçi listesi oluşturma isteminin reddedilmesi nedeniyle görüşme hakkınınkısıtlandığı ve bu suretle dış dünya ile sağlıklı bir ilişki kurmasınınengellendiği yolundaki iddiası, Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özelhayata saygı hakkı kapsamında incelenmiştir (Mehmet Zahit Şahin, B. No:2013/4708, 20/4/2016, § 28; Ethem Zariç, B. No: 2014/4137,9/11/2017, § 27).
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
25. Somut olayda başvurucunun bireysel başvuru sonrasında18/1/2019 tarihinde Yalvaç T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği veburada üç kişilik ziyaretçi listesi oluşturma talebinde bulunduğu ve talebininde kabul edildiği anlaşılmakta ise de başvuru konusu olan 23/7/2018 ile18/1/2019 tarihleri arasında (yaklaşık 6 aylık sürede) nişanlısı ilegörüşemeyen başvurucunun özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddiasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. EsasYönünden
a. MüdahaleninVarlığı
27. Somut olayda uyuşmazlık, başvurucunun ziyaretçilistesi oluşturma talebinin reddedilmesinden kaynaklanmaktadır. Başvuruya konukararın Ceza İnfaz Kurumunda önce tutuklu daha sonra hükümlü olarak bulunanbaşvurucunun dış dünya ile iletişim kurması ve sosyal ilişkilerininsınırlandırılması yönünde etkiler doğurması nedeniyle özel hayata saygı hakkınamüdahale teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.
b. Müdahaleninİhlal Oluşturup Oluşturmadığı
28. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:
“Temel hak ve hürriyetler, özlerinedokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanınsözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerineve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
29. Yukarıda belirlenen müdahale, Anayasa’nın 13.maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığı takdirde Anayasa’nın 20.maddesini ihlal edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesindeöngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşruamaç taşıma, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesineaykırı olmama kriterlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (HalilBerk, B. No: 2017/8758, 21/3/2018, § 49; Süveyda Yarkın, B.No: 2017/39967, 11/12/2019, § 32; Şennur Acar, B. No: 2017/9370,27/2/2020, § 34).
i. Kanunilik
30. Başvurucunun ziyaretçi listesi oluşturma talebininreddi işlemine dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri dikkate alındığındamüdahalenin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun olduğudeğerlendirilmiştir (Mehmet Zahit Şahin, §§ 47-56).
ii. Meşru Amaç
31. Müdahalenin kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesigenel amacı çerçevesinde ceza infaz kurumlarında güvenliğin ve disiplininsağlanması şeklinde meşru amaç taşıdığı anlaşılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin,§ 57).
iii. DemokratikToplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük
(1) Genelİlkeler
32. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü vetutukluların özel ve aile hayatının sınırlanması hukuka uygun olarak ceza infazkurumunda tutulmanın kaçınılmaz bir sonucudur. Öte yandan hükümlü vetutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresininhükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecekönlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin, § 36).
33. Hükümlü ve tutukluların ziyaret hakkıdeğerlendirilirken ceza infaz kurumunun güvenliğinin ve düzeninin sağlanmasıile hükümlü ve tutukluların dış dünyayla iletişim kurmaları ve sosyalleşmelerisuretiyle iyileştirilmesi ilkeleri arasında makul bir dengenin kurulmasıgerekir (Mehmet Zahit Şahin, § 62).
34. Hükümlü ve tutukluların temel haklarına yapılan müdahaleleregerekçe olarak gösterilebilecek makul nedenlerin somut olayın tüm koşullarıçerçevesi dâhilinde, olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesigerekmektedir. Bunun yanı sıra yapılacak değerlendirmede kişinin itham edildiğisuçun ve tutuklama sebeplerinin de dikkate alınması gerekmektedir (MehmetZahit Şahin, § 63). Bu bağlamda başvuru konusu olay bakımından yapılacakdeğerlendirmelerin temel ekseni, müdahaleye neden olan idari makamlar ve derecemahkemelerinin kararlarında dayandıkları gerekçelerin özel hayata saygıhakkının kısıtlanması bakımından demokratik toplum düzeninin gereklerineuygunluk ve ölçülülük ilkesine uygun olduğunu inandırıcı bir şekildeortaya koyup koyamadığı olacaktır (Mehmet Zahit Şahin, § 64; AhmetTemiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, § 68).
35. Demokratik bir toplumda, güvenliğin ve disiplininsağlanması amacıyla ceza infaz kurumlarına gelebilecek ziyaretçi sayısınınsınırlandırılması mümkün olmakla birlikte hükümlü ve tutukluların özneldurumlarının da dikkate alınması ve bu hususta somut olayın koşullarınıngerektirdiği esnekliğin temin edilmesi gerekir. Bu anlamda ceza infazkurumlarında güvenliğin ve disiplinin sağlanmasındaki kamu yararı ile tutukluve hükümlülerin sosyal ilişkiler kurabilmelerindeki bireysel yarar arasındamakul bir denge gözetilmelidir.
(2) İlkelerinOlaya Uygulanması
36. Somut olayda başvurucunun ziyaretçi listesi oluşturmaşeklindeki talebi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığıtarafından Ziyaret Yönetmeliği'nde belirtilen altmış günlük süre içindesunulmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Ziyaret Yönetmeliğinin 9. maddesininikinci fıkrasında hükümlü ve tutuklulara üç kişilik ziyaretçi listesi talepedebilecekleri hususunun tebliğ edilmesi gerektiği, 60 günlük sürenin bu tebliğdenitibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda başvurucuya üç kişilikziyaretçi listesi oluşturması hakkında tebligat yapılmadığı anlaşılmaktadır(bkz. § 14). Bu durumda başvurucunun talebinin reddedilmesinin ZiyaretçiYönetmeliği'nin söz konusu hükmüne aykırı olduğu açıktır.
37. Kaldı ki Anayasa Mahkemesinin Mehmet Sevik (B.No: 2017/24068,18/7/2019, §§ 36, 37) kararında 5275 sayılı Kanun'da ziyaretçiisim listesinin bildirilmesi için herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmediği,Ziyaret Yönetmeliği'nde belirtilen sürenin hak düşürücü değil düzenleyici süreolarak yorumlanabileceği vurgulanmıştır. Anılan kararda, idarenin ve derecemahkemelerinin Ziyaret Yönetmeliği'ndeki altmış günlük sürenin hak düşürücüolduğu şeklindeki yorumlarının başvurucunun ceza infaz kurumunda kaldığı süreboyunca ziyaretçi belirleme ve kabul etme hakkından yararlanamaması sonucunayol açtığı, başvurucunun talebinin salt altmış günlük sürenin geçtiğindenbahisle reddedilmesinin özel hayata saygı hakkı ile kamu güvenliği amacıarasında adil denge sağlamaktan uzak olduğu belirtilmiştir.
38. Somut olayda başvurucuya ziyaretçi listesioluşturması yönünde hiçbir tebligat yapılmadığı gibi idarenin ve derecemahkemelerinin Ziyaret Yönetmeliği'ndeki altmış günlük sürenin hak düşürücüolduğu şeklindeki yorumları, başvurucunun Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfazKurumunda kaldığı süre boyunca ziyaretçi belirleme ve kabul etme hakkındanyararlanamaması sonucuna yol açmıştır. Bu şekilde ziyaret hakkına getirilenkısıtlamanın hükümlü ve tutukluların dış dünyayla iletişim kurması vesosyalleşmesi suretiyle iyileştirilmesi ilkelerine uygun düştüğü söylenemez (MehmetSevik, § 37). Bu nedenle başvurucunun ziyaretçi listesi oluşturma talebininreddedilmesi suretiyle özel hayata saygı hakkına yapılan müdahalenin ilgili veyeterli gerekçelere dayandırılmadığı, müdahalenin demokratik toplum düzenindegerekli bir müdahale olmadığı sonucuna varılmıştır.
39. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 20.maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğinekarar verilmesi gerekir.
C. 6216 SayılıKanun'un 50. maddesi Yönünden
40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
"(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir."
41. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 30.000 TL manevitazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
42. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararındaihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genelilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer birkararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesininsonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibiilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (AligülAlkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).
43. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).
44. İncelenen olayda, derece mahkemesinin hak düşürücünitelikte olmayan bir süre düzenlemesine dair katı yorumunun başvurucununziyaret hakkına kısıtlama getirilmesine yol açması nedeniyle ihlal sonucunaulaşılmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararlarındankaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte başvurucunun 18/1/2019 tarihindeYalvaç T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, ihlalin başvurucununKonya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kaldığı süre için geçerli olduğu, bunedenle ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak eski hâlegetirme ilkesi çerçevesinde özel hayata saygı hakkının ihlali nedeniyleyalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığındabaşvurucuya net 6.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.
45. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.294,70 TL yargılama giderininbaşvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özelhayata saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 6.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 294,70 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşantoplam 3.294,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için Konya İnfazHâkimliğine (14/8/2018 tarihli ve E.2018/2762, K.2018/2755 sayılı kararlailgilidir) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 20/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.