TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
HÜSEYİN BOZKURT VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2019/2450)
Karar Tarihi: 16/12/2020
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Kadir ÖZKAYA
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
Celal Mümtaz AKINCI
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
:
Selçuk KILIÇ
Başvurucular
:
Bkz. Ekli Tablonun (C) Sütunu
Başvurucular Vekilleri
:
Bkz. Ekli Tablonun (F) Sütunu
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru; hukuk davasında yargılamanın uzun sürmesinedeniyle adil yargılanma hakkının, taşınmaz üzerinde tasarruf hakkınınkullanılamaması sebebiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Ekli tabloda sıralanan başvuru, başvuru formu veeklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyonlarasunulmuştur.
3. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Konularının aynı olması nedeniyle ekli tablonun (B)sütununda numaraları belirtilen başvuru dosyalarının aynı tablonun (1) numaralısatırında yer alan 2019/2450 numaralı bireysel başvuru dosyası ilebirleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına kararverilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucuların tarafı olduğu davalarda başvurutarihleri itibarıyla yargılamalar devam etmektedir. Başvurucular, yargılamanınuzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı ile taşınmaz üzerinde tasarrufhaklarını kullanamamaları ya da mal varlığını kaybetme tehlikesi yaşamalarısebebiyle de mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesinebireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
9. Mahkemenin 16/12/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucularınİddiaları
10. Başvurucular, bireysel başvuru konusu yargılamanınuzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
a. KabulEdilebilirlik Yönünden
11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. EsasYönünden
12. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarakdavanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılamasıdevam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esasalınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50-52).
13. Medenihak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılama süresinin makulolup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceliolduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu vebaşvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliğigibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).
14. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzerbaşvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında ekli tablonun (G) sütunundabelirtilen yargılama sürelerinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
15. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
B. MülkiyetHakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
16. Başvurucular, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyleuyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde tasarruf haklarını kullanamamaları ya da malvarlığını kaybetme tehlikesi yaşamaları sebebiyle mülkiyet haklarının ihlaledildiğini ileri sürmüştür. Başvurucuların belirtilen şikâyetleri yönündenbaşvuru tarihleri itibarıyla yargılamaların devam ettiği tespit edildiğindenbaşvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönündenincelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.
C. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
17. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
18. Başvurucular, ihlalin tespiti ile maddi ve manevitazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
19. Somut olaylarda makul sürede yargılanma hakkınınihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
20. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevizararları karşılığında başvuruya konu her bir davanın özel koşulları dikkatealınarak hesaplanan ekli tablonun (H) sütununda belirtilen net tutarlardamanevi tazminatın başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.
21. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesiiçin başvurucuların uğradıklarını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilenihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Talepte bulunan başvurucuların bukonuda herhangi bir belge sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebininreddine karar verilmesi gerekir.
22. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harçtanoluşan yargılama giderinin başvuruculara ekli tablonun (E) sütununda belirtilenşekilde ödenmesine; avukatla temsil edilen başvuruculardan Bülent Emmioğlu veHaluk Berkan Emmioğlu'na müştereken, diğer başvuruculara ayrı ayrı 3.600 TLvekâlet ücretinin ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuruyollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makulsürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvuruculara ekli tablonun (H) sütununda belirtilennet tutarlarda manevi tazminatın ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerinREDDİNE,
D. Ekli tablonun (E) sütununda belirtilen şekildeharçlarının başvuruculara ÖDENMESİNE,
E. 3.600 TL vekâlet ücretinin başvuruculardan BülentEmmioğlu ve Haluk Berkan Emmioğlu'na MÜŞTEREKEN, diğer başvuruculara AYRI AYRIÖDENMESİNE,
F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucularınHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin bilgi için ekli tablonun (D)sütununda belirtilen mahkemelere GÖNDERİLMESİNE,
H. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 16/12/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.