TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
H. Y. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/19607)
Karar Tarihi: 11/5/2017
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Şermin BİRTANE
Başvurucu
:
H. Y.
Vekili
:
Av. Derya KIRAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, ahlaki durum gerekçe gösterilerek Türk SilahlıKuvvetlerinden (TSK) ayırma işlemi tesis edilmesi nedeniyle özel hayatıngizliliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 17/12/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylarözetle şöyledir:
8. Başvurucu, 2007 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığındaastsubay olarak göreve başlamıştır. 2012 yılında evlenmiştir. Bir çocukbabasıdır.
9. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ve kamuoyunda"askeri casusluk soruşturması" adıyla anılan soruşturma üzerineaçılan kamu davasında yargılama dosyasına sunulan belgelerde başvurucunun birbayanla cinsel ilişki görüntülerinin bulunduğu belirtilerek başvurucu hakkında idaritahkikat başlatılmıştır.
10. Söz konusu tahkikatı yürütmekle görevlendirilen İstihbaratBaşkanlığı görevlileri tarafından 4/6/2013 tarihinde başvurucunun ifadesialınmıştır. İfade tutanağında, başvurucuya söz konusu görüntü kayıtlarıhakkındaki bilgisi ve video kayıtlarının üçüncü şahısların eline nasıl geçtiği sorulmuştur.Başvurucu, sorulan soruları ayrıntılı olarak yanıtlamış ve ifade tutanağınıimzalamıştır.
11. Tahkikat sonucunda, TSK'nın itibarını sarsacak nitelikteahlak dışı davranışta bulunduğu belirtilerek 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılıTürk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca başvurucuhakkında 21/8/2013 tarihinde TSK'dan ayırma işlemi tesis edilmiştir.
12. Başvurucu TSK'dan ayırma kararına karşı Askeri Yüksek İdareMahkemesinde (AYİM) iptal davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde, çoksayıda takdir belgelerinin bulunduğunu, hiç bir disiplin cezası bulunmadığını,çok başarılı çalışmaları olduğunu, özel yaşamına ait unsurların kurumdisiplinini ve düzenini tehdit eden bir yönü bulunmadığını ileri sürmüştür. Başvrucu, bekar olduğu dönemde yaşadığı ilişkiye ait hukukaaykırı şekilde ele geçirilen görüntüler nedeniyle TSK'dan çıkarma cezasıverilmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu iddia etmiştir.
13. AYİM, oyçokluğuyla davayı reddetmiştir. AYİM'egöre başvurucuya isnat edilen davranışlar, TSK'nın itibarını sarsacak nitelikteahlak dışı davranış kapsamındadır ve bu nedenle başvurucunun TSK'daki görevinidevam ettirmesi uygun değildir.
14. İki hâkim üye karara muhalif kalmıştır. Muhalif üyegörüşlerinde, 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri DisiplinKanunu'nun geçici 1. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan hükmünAnayasa'ya aykırı olduğu, bu hükme karşı daha önce Anayasa Mahkemesine yapılmışolan başvurunun sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği belirtilmiştir.Esas yönünden ise 6413 sayılı Kanun'da öngörülen makamlar tarafından ve buKanun'da belirtilen usuller dikkate alınarak işlem tesis edilmesi gerekirken926 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması nedeniyle işlemin hukuka aykırı olduğuifade edilmiştir.
15. Başvurucunun söz konusu karara karşı karar düzeltme istemide reddedilmiştir. Nihai karar 2/12/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğedilmiştir.
16. Başvurucu vekili tarafından 17/12/2014 tarihinde bireyselbaşvuru yapılmıştır.
IV. İLGİLİ HUKUK
17. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında TSK'da görevyapan askerî personel hakkında ahlaki nedenlerle ayırma işlemi tesis edilmesinedayanak oluşturan mevzuata (G.G.[GK], B. No: 2014/16701, 13/10/2016, §§ 23-30) ve benzer durumlara ilişkinuluslararası hukuka (Yaşar Türkmen,B. No: 2014/5418, 15/2/2017, §§ 26-33) yer vermiştir.
18. 6413 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin (4) numaralıfıkrasında yer alan "... Söz konusuyönetmelik yürürlüğe girinceye kadar 926 sayılı Kanunun, bu Kanunun 45 incimaddesinin altıncı fıkrasının (c) bendi ile yürürlükten kaldırılan hükümlerininuygulanmasına devam olunur.” hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu ilerisürülmüştür. Anayasa Mahkemesinin 3/7/2014 tarihli ve E. 2014/24, K.2014/122sayılı kararıyla itirazın reddine hükmedilmiştir.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
19. Mahkemenin 11/5/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
20. Başvurucu, TSK'da görev yaptığı sürede çok sayıda takdirnameile ödüllendirildiğini, sicillerinin çok iyi derecede olduğunu, hiçbir disiplincezası bulunmadığını, özel hayatına ilişkin unsurların hiçbir şekilde görevineyansımadığını, ayırma işleminin ölçüsüz olduğunu belirtmiştir. Bu nedenlerle Anayasa'nın20. maddesinde yer alan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğini iddiaetmiş, yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Başvurucu ayrıca kimliğinin kamuya açık belgelerde gizli tutulmasınıistemiştir.
B. Değerlendirme
21. İddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak Anayasa’nın20. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
"Herkes, özel hayatınave aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın veaile hayatının gizliliğine dokunulamaz."
1. Gizlilik Talebi Yönünden
22. Somut olayın koşulları dikkate alındığında başvurucununşeref ve itibarının korunması bakımından haklı nedenler bulunduğuanlaşıldığından kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli tutulması talebininkabulüne karar verilmesi gerekir.
2. Kabul Edilebilirlik Yönünden
23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özelhayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
3. Esas Yönünden
24. Cinsel yaşamına ilişkin hususlar gerekçe gösterilerek"disiplinsizlik ve ahlaki durum" sebebiyle başvurucu hakkında TSK'danayırma işlemi tesis edilmesinin özel hayatının gizliliği hakkına bir müdahale oluşturduğuaçıktır (Ata Türkeri, B. No:2013/6057, 16/12/2015, § 34; G.G., §43).
25. Anılan müdahalenin ihlal oluşturmaması için Anayasa'nın 13.maddesinde düzenlenen ve somut başvuruya uygun düşen "kanunlar tarafındanöngörülme", "Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenleredayanma", "demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülükilkesine aykırı olmama" ölçütlerine uygun olması gerekir.
26. Ayırma işlemine dayanak teşkil eden mevzuat hükümleridikkate alındığında müdahalenin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygunolduğu (Ata Türkeri, § 39; G.G., §§ 48-50), askerî disiplinin ve kamuhizmetinin gereği gibi yürütülmesinin sağlanması, bu itibarla millî güvenliğinkorunması şeklinde meşru amaç taşıdığı (AtaTürkeri, §§ 40-41; G.G.,§§ 51-53; Yaşar Türkmen, §§50-58) anlaşılmaktadır.
27. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi Ata Türkeri ve G.G. başvurularında, benzer idari süreçler izlenerek askerîpersonelin cinsel yaşamına ilişkin hususlar gerekçe gösterilerek"disiplinsizlik ve ahlaki durum" sebebiyle TSK'dan ayırma işlemleriniincelemiş ve özel hayatın gizliliğine yapılan müdahalenin demokratik toplumdüzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu sonucuna varmıştır.Mahkeme, G.G. kararında bu sonucavarırken aşağıdaki gerekçelere dayanmıştır:
"65. Somut olayda başvurucunun söz konusuifadesinin, belirli ve somut fiiller belirtilmeden ve hangi hukuki işleme esasalınacağı konusunda bilgi verilmeden temin edilmiş olması anılan ifadeyi hukukiyönden şüpheli duruma getirmektedir. Ayrıca ifadealmaişlemi esnasında sorulan sorular gözönüne alındığındabaşvurucunun mesleki hayatını değil özel hayatını ilgilendiren iddialara yanıtvermek zorunda bırakıldığı görülmektedir. Bu kapsamda başvurucuya yöneltileniddiaların görevinin ifasıyla değil daha çok mahremiyet alanında gerçekleşenözel yaşam eylemleri ile ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ihtilafkonusu ayırma işleminin kapsamı mesleki hayatın sınırlarını aşmaktadır. ...başvuruya konu disiplin işlemi ile yargısal sürece konu edilen davranışlarınesasen mesleki faaliyet ile ilgisi olmayan, mahremiyet alanına dâhil özel yaşameylemleri olduğu anlaşılmaktadır.
66. Kamu görevlilerinin mesleki yaşamlarıylada bütünleşen bazı özel hayat unsurları açısından sınırlamalara tabitutulabilecekleri açıktır. Ancak hakkındaki tahkikat sonucunda TSK’dan ayırmaişlemi tesis edilmesinin başvurucunun mesleki hayatı üzerinde olduğu kadartemel geçim kaynağından yoksun kalması nedeniyle ekonomik geleceği üzerinde deönemli bir etki oluşturduğu, bu nedenle ayırma işleminin daha önemli hâlegeldiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda özel hayatın gizliliği hakkı üzerindekisınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir mahiyetinde olması,başvurulabilecek son çare ya da alınabilecek en son önlem niteliğinde olmasıgerekir.
67. AYİM kararında da, başvurucunun ifade almaişleminin usul ve içerik yönünden hukuka aykırı unsurlar taşıdığı iddialarınarağmen anılan ifadenin alındığı koşulların detaylı şekilde incelenmediği,başvurucunun özel hayatının en mahrem yönünü oluşturan cinsel hayatını ... tümdetaylarıyla anlatmasının nasıl gerçekleştiği hususunun ortaya konulmadığıgörülmektedir. AYİM tarafından söz konusu soyut nitelikteki ifadede belirtilenhususlar dayanak alınmak suretiyle TSK'dan ilişiğin kesilmesi işlemine karşıaçılan davanın reddedildiği anlaşılmıştır. Öte yandan Mahkeme kararındabaşvurucunun özel hayatına ilişkin tutum ve eylemlerinin mesleki hayatıüzerindeki etkilerine dair yeterli ve ikna edici gerekçeler ortaya konulmadığıgibi anılan eylemlerin TSK’nın işleyişi üzerindeki etkisi ve risklerinin dedetaylı şekilde açıklanmadığı, ayırma işlemine dayanak olarak kabul edilendelillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine ilişkin ileri sürülen iddialarhakkında bir araştırma yapılmadığı ... görülmüştür.
68. Bu durumda muhakeme sırasında açık vesomut bir biçimde öne sürülen ve davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteolduğu anlaşılan başvurucunun söz konusu iddialarına Mahkemece makul birgerekçe ile yanıt verilmemesi, başvurucunun özel hayatına ilişkin hususlarınmesleği üzerindeki etkisinin açıklanmaması ve özel hayatın gizliliği hakkınagerekli saygının gösterilmesini adil şartlarda savunabileceği usule ilişkinetkili güvencelerden başvurucunun yararlandırılmaması nedenleriyle AYİMkararının mahremiyet hakkına müdahaleyi haklı kılacak şekilde konuyla ilgili veyeterli gerekçe içermediği kabul edilmelidir. Bunun yanında tesis edilen ayırmaişleminin başvurucunun geçmiş sicili ve başarı durumu dikkate alınarakölçülülük yönünden değerlendirilmediği, sınırlama ile ulaşılabilecek genelyarar ile temel hak ve özgürlüğü sınırlanan başvurucunun kaybı arasında adilbir denge gözetilmediği, başvurucunun özel hayatının gizliliği hakkı üzerindekisınırlamanın zorunlu ya da istisnai tedbirler niteliğinde olduğu veyabaşvurulabilecek son çare ya da alınabilecek en son önlem niteliğinde olduğuhususunda bir inceleme yapılmadığı ve gerekli özenin gösterilmediği sonucunaulaşılmıştır. "
28. Somut olayda anılan değerlendirmelerden ve ulaşılan sonuçtanayrılmayı gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.
29. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 20. maddesindegüvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
4. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmaküzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukukiyarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genelmahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmaklayükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali vesonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
31. Başvurucu, yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesinitalep etmiştir.
32. Başvuruda Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınanözel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
33. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yararbulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgiliyargı merciine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
34. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizlitutulması talebinin KABULÜNE,
B. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatıngizliliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkınınihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmaküzere -Anayasa'nın 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici21. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesikaldırılmış olduğundan anılan bendin (b) alt bendi gereğince- YETKİLİ İDARİYARGI MERCİİNE GÖNDERİLMESİNE (Karar, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi BirinciDairesinin E.2013/958 sayılı dosyasıyla ilgilidir.),
E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE11/5/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.