TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
KADİR KIRGIL VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/13796)
Karar Tarihi: 17/11/2016
R.G. Tarih ve Sayı: 6/12/2016-29910
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör
:
Fatma KARAMAN ODABAŞI
Başvurucular
:
1. Kadir KIRGIL
2. Durkadın KIRGIL
3. Muhammet SOYTÜRK
Vekili
:
Av. Emre DOĞAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, Vakıflar Genel Müdürlüğünce mülkiyeti Antalya KepezBelediye Başkanlığına (Belediye) devredilen taşınmazların Belediye Meclisikararıyla zilyetlik sahibi kişilere satılmasına karar verilmesine ve bukapsamda satış bedelinin ödenmesine rağmen Belediyece taşınmaz tapusununverilmemesi sebebiyle mülkiyet hakkının; aynıdurumdaolan başka kişilere tapu verilmesi sebebiyle eşitlik ilkesinin ihlal edildiğiiddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. 2014/13796 numaralı bireysel başvuru 4/8/2014 tarihindeAntalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi, 2014/13717 numaralı bireysel başvuru ise15/8/2014 tarihlerinde Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıylayapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesineticesinde başvuruların Komisyonlara sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliklerinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm ve İkinci Bölüm Komisyonlarınca 31/3/2015 ve21/5/2015tarihlerinde, başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümlertarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Bölüm Başkanları tarafından muhtelif tarihlerde, başvurularınkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir.
5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 22/3/2016 tarihli yazısında görüşsunulmamıştır.
6. Anayasa Mahkemesi tarafından 2014/13717 başvuru numaralıdosyanın konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2014/13796 başvuru numaralıdosya ile birleştirilmesine, incelemenin 2014/13796 başvuru numaralı dosyaüzerinden yürütülmesine ve 2014/13717 numaralı bireysel başvuru dosyasınınkapatılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Belediye, Vakıflar Genel Müdürlüğüne gönderdiği 28/7/1994tarihli yazı ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde bulunan ancakgecekondu işgali altında olan bir kısım taşınmazların Belediyeye devrini talepetmiş; bu kapsamda Antalya ili Kepez ilçesi Habipler Mahallesi 26721 ada 1sayılı imar parselinde kayıtlı (eski: 370 sayılı kadastro parseli) taşınmaz ileyine Belediye sınırları içinde bulunan bir kısım taşınmaz Vakıflar Meclisinin8/12/1995 tarihli ve 1264/1299 sayılı kararı ve Devlet Bakanlığının 13/12/1995tarihli oluru ile Belediyeye devredilmiştir.
9. Belediye Meclisinin 24/6/1996 tarihli ve 90 sayılı kararı ileBelediye sınırları içinde bulunan Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlarınBelediyeye devrinin 13/12/1995 tarihinde imzalanan protokol ile gerçekleştiği,taşınmazlarda zilyet olan kişilere bedeli karşılığı 20/7/1966 tarihli ve 775sayılı Gecekondu Kanunu ile 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve GecekonduMevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmarKanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun çerçevesinde hissetahsis yoluyla ortaklık verilmesi bakımından Belediye Başkanlığı ve BelediyeEncümenine yetki verilmesinin uygun olduğu belirtilmiştir.
10. Belediye Encümeninin 9/3/2004 tarihli ve 209-218 sayılıkararları ile Vakıflar Genel Müdürlüğünden devri gerçekleşen parsellerüzerinde, dosyası olan ve zeminde gecekonduları bulunan şahısların 1996 ile1999 yılları arasında taksitler hâlinde arsa bedelini ödedikleri belirtilerek2981 sayılı Kanun ile bu Kanun'da değişiklik yapan 22/5/1986 tarihli ve 3290sayılı, 18/5/1987 tarihli ve 3366 sayılı Kanunlar gereği hak sahibi niteliğitaşıyan, isim ve soy isimleri belirtilen gecekondu sahiplerine gecekondularınınbulunduğu parsellerdeki hisselerin tahsis edilmesine karar verilmiştir.Başvurucuların isim ve soy isimleri kararlarda belirtilen kişiler arasındabulunmamaktadır.
11. Başvurucular; 26721 ada 1 sayılı imar parselinde kayıtlı(eski: 370 sayılı kadastro parseli) taşınmazda zilyet olduklarını, BelediyeMeclisinin 24/6/1996 tarihli ve 90 sayılı kararına istinaden taşınmazın birbölümü için 1996 ile 1999 yılları arasında Belediyeye satış bedeliödediklerini, tapu kaydının verilmesi için Belediyeye başvurduklarını ancaksonuç alamadıklarını, kendileri ile aynı durumda olan kişilere BelediyeEncümeninin 9/3/2004 tarihli kararlarına istinaden tapu verildiğini belirterek26721 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 5.000 m2sine karşılık gelen hisselerinintapu kaydının iptali ile kendi adlarına tapuya kayıt ve tesciline, bunun mümkünolmaması hâlinde ödenen bedelin denkleştirici adaletilkesi gereği tespit edilecek karşılığı olan bedelden şimdilik belli birkısmının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle Belediyealeyhine 22/4/2011 tarihinde ayrı ayrı dava açmışlardır.
12. a) Başvuruculardan Kadir Kırgıl veDurkadın Kırgıl tarafındanAntalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın yapılan yargılamasısonucunda Mahkemenin 16/11/2012 tarihli ve E.2011/182, K.2012/572 sayılı kararıile bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davanın ıslah edilmişolması da dikkate alınarak 108.681,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecekyasal faiziyle birlikte başvuruculara ödenmesi yönünde hüküm kurulmuştur.Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"... davacılar dava konusu 26721 ada 1parselde kayıtlı taşınmazda ki davalının hissesinin 5000 m²'ye karşılık gelenkısmının iptalini talep ve dava etmişler ise de tapu kaydı incelenmesinde davakonusu taşınmazın yüz ölçümünün6470m² olduğunu davalının taşınmazda 592/647oranında hissedar olduğu yine taşınmazda davalı dışında üç hissedarın malikolduğu görülmekle davacıların tapu iptal tescil davasının reddine karar vermekgerekmiş, davacıların tazminat davası yönünden yapılan yargılamada belediyebaşkanlığından gelen yazı cevapları ve Emlak Müdürlüğü'nün Hukuk İşleriMüdürlüğü'ne gönderdiği 16.05.2010 tarihli yazı cevabı dikkate alındığındadavacılardan gecekonduları bulunmamasına rağmen gecikme zammı ile birlikte arsabedeli olarak farklı tarihlerde toplam 5.512,00-TL alındığının beyan edilmesidavacı tarafa da arsa tahsis edildiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangibir kayıt ve belge ibraz edilmemesi karşısında davacıların yatırdığı miktarkadar davalı sebepsiz zenginleşmiştir. ... teknik bilirkişilerin 14.03.2012tarihli raporlarında davacıların arsa bedeli olarak davalıya ödemiş olduğu5.512,00-TL'nin denkleştirici adalet ilkesi uyarıncaulaşacağı miktarın 108.681,20-TL olacağının beyan edilmesi bu miktar üzerindendavacıların davasını ıslah etmesi davacıların zararının karşılandığına ilişkindavalı tarafça dosyaya herhangi bir kayıt ve belge ibraz edilmemesi karşısındadavacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş (tir) ..."
b) Başvuruculardan Muhammet Soytürk tarafından Antalya 8. AsliyeHukuk Mahkemesinde açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda ise Mahkemenin7/6/2012 tarihli ve E.2011/170, K.2012/235 sayılı kararı ile bedel yönündendavanın kabulüne karar verilmiş; davanın ıslah edilmiş olması da dikkatealınarak 83.530,13 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte başvurucuya ödenmesi yönünde hüküm kurulmuştur. Kararın gerekçesininilgili kısmı şöyledir:
"... 370 sayılı kadastro parselinin imargörmesiyle çeşitli parsellere ayrıldığı, davacının kullandığı yerin 26721 ada 1parsel olduğu ve bu parselin de davacı dışında ve davalı dışında 3. kişileradına tapuda kayıtlı olduğu, Kepez Belediyesi meclis kararının verildiği 1996tarihinde de 370 parselin tapuda kayıtlı bir parsel olduğu, söz konusu parseldebulunan ve davacı tarafından kullanılan bölümün davacıya satışına ilişkindavalı belediye ile davacı arasında yazılı bir sözleşmenin (tapuda yapılmış birsözleşme yada noter sözleşmesi) bulunmadığı bu durumda meclis kararına dayalıolarak yapılan ödemelerin geçerli bir alım satım sözleşmesine dayalı yapılmışbir ödeme olmadığı, davalı belediyenin meclis kararına rağmen davacıya 370parselden hisse satmaması nedeniyle davacının satış bedeli olarak ödediğiparayı denkleştirici adalet ilkesine göre geriisteyebileceği anlaşılmaktadır. Davacı belediye meclis kararı ile gecekondusubulunan kişilere gecekondusunun bulunduğu yer için 2981 sayılı yasa kapsamındayer satmaya karar verdiği ancak davacının 370 parsel içerisinde gecekondusununbulunmadığı taşınmazı o tarihte tarla olarak kullandığı bu sebeple sonradan2004 yılında alınan encümen kararı ile taşınmazın gecekondusu bulunan kişileresatılmasına karar verildiğinden davacıya hisse verilemediği ancak davacının buarada kendisine hisse satılacağı düşüncesiyle davalı belediye tarafındanbelirlenen taksitleri belediyeye ödediği, ödediği miktarın bilirkişi ...raporuna göre, ...dava tarihindeki değerinin 83.530,13 TL olduğu görülmüştür.
...
Davacı dava dilekçesinde 18.000 TL nin davalıdan tahsilini istemiş ise de davanın devamısırasında davasını ıslah etmiş ve ıslah harcını da yatırdıktan sonra davanın83.530,13 TL üzerinden kabulünü talep etmiştir. ... Toplam ödeme miktarı4.500.000.000 TL dir. Yani yeni TL ile ödenen miktar4.500 TL dir. Ödenen bu miktarlar konusunda taraflararasında çekişme bulunmamaktadır. Çekişme bu paranın ne şekilde iade edileceğive iade edilip edilmeyeceği konusundadır. ... 24/06/1996 tarihli 90 sayılıbelediye meclis kararı ve 05/09/2005 tarihli 291 sayılı yine Kepez Belediyemeclisi kararlarında belediyenin 2981 sayılı ve 775 sayılı yasalardoğrultusunda gecekondu sahiplerine hisse tahsis etme kararı aldığı ve butahsis kararı nedeniyle davacının bu paraları yatırdığı, yatırılan paralarınmakbuzlarında davalı belediyenin arsa taksimi yada taksitle yapılan mal satışıibarelerini kullanarak parayı belediye kasasına aldığı bu durumda belediyenindavacıya hisse satışı yapmak için parayı aldığı ...., davacının yatırdığıparayı geri isteyebileceği, davacı her ne kadar kendisine tahsis yapılmayantaşınmazın rayiç değerinin ödenmesini istemiş ise de, davalı belediye ile azyukarıda belirtildiği gibi davacı arasında yapılmış geçerli bir alım satımsözleşmesi bulunmamaktadır, yine geçerli bir satış vaadi sözleşmesi de yoktur.Bu durumda davacı davalıya yaptığı ödemeleri dava tarihindeki denkleştirici adalet ilkesine göre ulaştığı değere göreisteyebileceği, bilirkişi (nin) ... yaptığıhesaplamaların döviz, altın, tüketici ve üretici fiyat endeksi, fiyatartışları, banka mevduat faiz oranları üzerinden yapılmış olması sebebiylehüküm kurmaya elverişli olduğu bu sebeple davacının davasının kabulüne ve 4.500TL nin dava tarihindeki ederi olan 83.530,13 TL nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine ve davatarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir."
13. Temyiz üzerine Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilenhükmün Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17/12/2013 tarihli ve E.2013/944,K.2013/19310 sayılı ilamıyla; Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesince verilenhükmün Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 24/3/2014 tarihli ve E.2013/16524,K.2014/3959 sayılı ilamıyla onanmalarına karar verilmiştir.
14. Karar düzeltme istemleri ise Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin3/6/2014 tarihli ve E.2014/6401, K.2014/11324 sayılı, Yargıtay 14. HukukDairesinin 30/6/2014 tarihli ve E.2014/8571, K.2014/8775 sayılı ilamlarıylareddedilmiştir.
15. Kararlar, başvuruculardan Kadir Kırgılve Durkadın Kırgıl'a4/7/2014 tarihinde Muhammet Soytürk'e 16/7/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
16. Başvuruculardan Kadir Kırgıl ve Durkadın Kırgıl 4/8/2014tarihinde, diğer başvurucu Muhammet Soytürk ise 15/8/2014 tarihinde bireyselbaşvuruda bulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
17. 775 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"Gecekonduların ıslah, tasfiye ve önlemebölgeleri içinde bulunan binalı ve binasız vakıf taşınmaz mallardan 3 üncümaddenin ikinci fıkrası kapsamı dışında kalanları, bu kanunda belirtilenamaçlarda kullanılmak üzere, aşağıdaki şartlarla ve genel hükümlere göre bedeliödenmek suretiyle ilgili belediyelerin mülkiyetine geçer:
a) Arazi ve arsaların bedeli; bulunduğu şehir,kasaba ve bölgenin özellikleri, yapılmış ve yapılacak kamu hizmet vetesislerinin durumu vesair hususlar da gözönünde bulundurularak, ilgili belediye ve Vakıflarİdaresi arasında anlaşma yolu ile tesbit edilir.
b) Bu arazi ve arsalar üzerinde Vakıflarİdaresine ait herhangi bir yapı bulunduğu takdirde, bu yapının bedeli ayrıcahesaba katılır.
c) Bedele ait anlaşmazlıklar mahalli asliyehukuk mahkemelerince basit muhakeme usulü ile hallolunur.Bu anlaşmazlıklar tapu tesciline engel olamaz."
18. 775 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi şöyledir:
"Bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce,kendisine ait olmıyan ve bu kanun mucibincebelediyelerin mülkiyetine geçecek olan veya esasen belediyelere ait bulunanarazi ve arsalar üzerinde, bağ, bahçe ve meyvalıkyetiştirmiş olanların bu tesis yerleri imar planına uymadığı takdirde, muhtesatının belediyece takdir edilecek bedelleri ödenerek,ilgileri kesilir.
İlgililer takdir olunan bedele karşı 21 incimaddede belirtildiği şekilde itirazda bulunabilirler."
19. 775 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin ilgili bölümüşöyledir:
"Gecekondu ıslah bölgelerinde bulunupbelediyelere ait olan veya bu kanun uyarınca belediyelerin mülkiyetine geçmesigereken arazi ve arsalar üzerinde, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceyapılıp 16 ve 17 nci maddelere göre tesbit edilmiş bulunan gecekonduların konut olarakkullanılanlarından imar ve ıslah planları ve mevzuat icaplarına göre olduğugibi veya değiştirilerek korunması gerekenlere, 30 uncu madde gereğincegecekondusunu tamir ve ıslah ettiği takdirde, yapılacak imar planlarına vehazırlanacak parselasyona uygun olarak, bedeli mukabilinde tapularıverilir."
20. 2981 sayılı Kanun'un 9. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"a) Müstakilenkendisine ait arsa üzerinde imar mevzuatına aykırı yapı yapılmış ise;
1. Yapı, korunacak durumda ise, müracaatdilekçesine ekli tespit ve değerlendirme belgelerine göre gerekli harçlartahsil edilmek suretiyle hemen,
2. Yapı, ıslah edilerek korunacak durumda ise,ıslah edildikten sonra hemen,
Yapı ruhsatı veya kullanma izni verilir.
...
b) Hazine, belediye, il özel idarelerine aitveya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya arazileri üzerineyapılmış gecekondular (a) fıkrasındaki hükümlere tabi olup, arsa bedeli ilgilikuruluşa peşin veya en geç 4 yıl içinde oniki eşittaksitle, bu Kanun hükümlerince çıkarılacak Yönetmelikte belirtilen esaslaragöre ödenir....
(Ek : 18/5/1987 - 3366/3 md.)775 sayılı Gecekondu Kanununa göre sağlanan ve bu Kanun uygulamasındakullanılan arazilerin arsa bedelleri de, Kanun uyarınca kurulan ilgili fonhesabına yatırılır. Tahakkuk ettirilmiş, ancak henüz tahsil edilmemiş olanlariçin de bu hüküm uyarınca işlem yapılır."
21. 2981 sayılı Kanun'un 10. maddesi ilgili bölümü şöyledir:
"a) Bu Kanun hükümlerine göre hazine,belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiğiarsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12 nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra,kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve bu tahsisinyapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine "TapuTahsis Belgesi" verilir.
Tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veyakadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerine verilecek tapuya esasteşkil eder.
(Ek : 18/5/1987 - 3366/4 md.)Ancak islah imar planı veya kadastro planları ilebelirlenen alanlarda tapu tahsis belgesi yerine hak sahiplerine doğrudantapuları verilebilir."
22. 2981 sayılı Kanun'un 13. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"Tapu tahsis belgesi verilen gecekondularhakkında aşağıdaki uygulamalar yapılır.
...
b) (Değişik : 22/5/1986 - 3290/6 md.) Hazine, belediye, il özel idarelerine ait veyaVakıflar Genel Müdürlüğünün idaresinde olan veya bu Kanun uyarıncamülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde, ıslah imar planları ilemeydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine, yapılarının işgalettiği arazi de dikkate alınarak ıslah imar planında getirilen ölçülere uygunşekilde arsa veya hisse tahsis edilir. Gecekondusu muhafaza edilemeyen haksahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesindebaşka bir arsa veya hisse verilir. Tahsis edilen arsa veya hissenin bedeli 4/11/1983tarih ve 2942 sayılı Kanun veya 6/6/1984 tarih ve 3016 sayılı Kanuna göretespit edilir."
23. 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun237.maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"Taşınmaz satışının geçerli olabilmesiiçin, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır.
Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alımsözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
24. Mahkemenin 17/11/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucuların İddiaları
25. Başvurucular, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından mülkiyetiBelediyeye devredilen taşınmaz üzerinde kendilerinin zilyet olduğu kısımlarısatın almak amacıyla Belediyeye satış bedeli ödemiş olmalarına rağmenBelediyece tapuların devredilmediğini, bu durum sebebiyle maddi zararauğradıklarını, kendileri ile aynı durumda olan bazı üçüncü kişilere tapulardevredilirken kendilerine tapu verilmediğini belirterek Anayasa'nın 10. ve 35.maddelerinde tanımlanan eşitlik ilkesi ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğiniileri sürmüşler; taşınmazın tapusu devredilmeyen kısmının Belediye adına olantapu kaydının iptali ile kendileri adına tesciline karar verilmesi talebindebulunmuşlardır.
B. Değerlendirme
26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular, mülkiyet hakkıyla bağlantılıolarak eşitlik ilkesinin de ihlal edildiğini ileri sürmektedir. Ancakbaşvurucuların eşitlik ilkesiyle ilgili olarak kendilerine Anayasa’nın 10.maddesinin ilk fıkrasında sayılan hangi nedene dayalı olarak ayrı muameleyapıldığından bahsetmedikleri, hangi temele dayalı olarak ayrımcılığa maruz kaldıklarınadair somut bir bilgi veya belge sunmadıkları görülmektedir.
27. Bu durumda başvurucuların şikâyetlerinin özünün mülkiyetiBelediyeye ait bulunan taşınmazda zilyet olunan kısımların satın alınması içinsatış bedeli ödenmiş olmasına rağmen ilgili kısımların tapularınındevredilmemiş olmasına ilişkin olduğu ve bahsedilen şikâyetin mülkiyet hakkınayönelik bulunduğu anlaşıldığından şikâyet, mülkiyet hakkı kapsamındadeğerlendirilmiş; eşitlik ilkesi yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerekgörülmemiştir.
28. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama UsulleriHakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bir anayasal hakihlali iddiasının Anayasa Mahkemesinin konu bakımından yetkisi dâhilindeolabilmesi için başvurucu tarafından dayanılan hakkın Anayasa'da güvence altınaalınmış temel hak ve özgürlüklerden olması ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi(Sözleşme) ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamında yeralması, ayrıca başvurucunun ihlal iddiasına temel alınan hakkın kapsamına girenkorunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 31).
29. Anayasa'nın 35. maddesi ile Sözleşme'yeek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi kapsamında Anayasa ve Sözleşme'nin ortakkoruma alanında yer alan mülkiyet hakkı, kapsam itibarıyla 22/11/2001 tarihlive 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda yer alan mülkiyet kavramı ile sınırlıolmamakla birlikte taşınmaz mülkiyetinin Anayasa'nın 35. maddesindeki güvencekapsamına girdiğine kuşku yoktur. Buna göre somut olayda Anayasa'nın 35.maddesi kapsamındaki hakkının ihlal edildiğini ileri süren başvurucu, böyle birhakkın varlığını kanıtlamak zorundadır. Bu nedenle öncelikle başvurucunun,Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca korunmayı gerektiren mülkiyete ilişkin birmenfaate sahip olup olmadığı noktasındaki hukuki durumunun değerlendirilmesigerekir (İhsan Vurucuoğlu,B. No: 2013/539, 16/5/2013, §§ 30, 31).
30. Nitekim bireysel başvuru yoluyla mülkiyet hakkının ihlaliiddiasının ileri sürülebilmesi için mülkiyetin konusu "sahip olunan bir mülk"e ihlal sonucunu doğuracak bir müdahaleninbulunması gerekmektedir (Selçuk Emiroğlu,B. No: 2013/5660, 20/3/2014, § 26).
31. Öte yandan "sahip olunan şey" kavramı, Sözleşme veAnayasa'daki düzenlenmeler açısından özerk bir kavram olarak ele alınıpdeğerlendirilmektedir. Dolayısıyla bu konudaki değerlendirmeler gerek Avrupaİnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve gerekse Anayasa Mahkemesi tarafındanmevzuattan bağımsız olarak değerlendirilmektedir (Selçuk Emiroğlu,§ 27).
32. Belli durumlarda bir "ekonomik değer" veya icrasımümkün bir "alacağı" elde etmeye yönelik "meşru birbeklenti", Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanında yer alan mülkiyethakkının güvencesinden yararlanabilir. Meşru beklenti; makul bir şekilde ortayakonmuş, icra edilebilir bir iddianın doğurduğu, ulusal mevzuatta belirli birkanun hükmüne veya başarılı olma şansının yüksek olduğunu gösteren yerleşik veistikrarlı bir yargı içtihadına dayanan, yeterli somutluğa sahip niteliktekibir beklentidir. Temelsiz bir hak kazanma beklentisi veya sadece ulusal hukuktamülkiyet hakkı kapsamında savunulabilir bir iddianın varlığı meşru beklentininkabulü için yeterli değildir (Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi, B. No:2012/636, 15/4/2014, § 37).
33. Dolayısıyla Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma kapsamındaolan meşru beklentiye dayalı mülkiyet hakkının tespiti mevcut hukuk sistemindeiddia edilen mülkiyet iddiasının tanınmasına bağlı olup bu tanınma mevzuathükümleri ve yargı kararları ile yapılabilecektir (Üçgen Nakliyat Ticaret Ltd. Şti.,B. No: 2013/845, 20/11/2014, § 37).
34. Somut olayda başvurucular, mülkiyeti Vakıflar GenelMüdürlüğünden Belediyeye devredilen taşınmazın zilyetliklerinde bulundurduklarıkısmını satın almak için Belediyeye satış bedeli ödemiş olmalarına rağmentaşınmazın ilgili kısımlarının kendi adlarına tapuya tescilinin sağlanmadığınıbelirterek Mahkemelerden öncelikle ilgili kısımların mevcut tapu kayıtlarınıniptali ile kendi adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi yönündetalepte bulunmuşlardır. Bu durumda kendi adlarına tapu iptali ve tesciltaleplerinin yerine getirilmemesi dolayısıyla mülkiyet haklarının ihlaledildiğinden şikâyet eden başvurucuların öncelikle böyle bir haklarının varolduğunu veya en azından meşru bir beklenti kapsamında mülkiyet haklarınınbulunduğunu kanıtlamaları gerekmektedir.
35. Daha önce Vakıflar Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde bulunantaşınmazın 13/12/1995 tarihinde imzalanan protokol kapsamında mülkiyetininBelediyeye devredildiği ve daha sonraki aşamalarda taşınmazın bir kısmınınbaşvurucular dışında üçüncü kişiler adına tapuda kayıt ve tescil edildiğianlaşılmaktadır. Bu bakımdan uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden başvurucuadına düzenlenen bir tapu kaydının bulunmadığı ve taşınmazın mülkiyetininkısmen Belediye ve üçüncü kişilere ait bulunduğu tartışmasızdır. Nitekimbaşvurucular tarafından da uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin olarak daha öncekendileri lehine oluşmuş bir tapu kaydından bahsedilmemiştir.
36. Öte yandan başvurucular, fiilî kullanım yönünden kendizilyetliklerinde bulunduğunu iddia ettikleri taşınmazın bir bölümü içinmülkiyetin kendilerine verileceği beklentisi ile Belediyeye bedel ödemişolmalarına rağmen tapu verilmemesinin mülkiyet haklarını ihlal ettiğini ilerisürmüşlerdir. Bu bakımdan başvurucuların iddialarının mevzuat hükümleri veyargısal içtihatlar kapsamında desteklenip desteklenmediği husus irdelenerekiddiaların Anayasa'nın 35. maddesi kapsamında güvence sağlayabilecekyeterlilikte meşru beklenti oluşturup oluşturmadığının ayrıca değerlendirilmesigerekmektedir.
37. Başvuru konusu olayda Belediyenin 28/7/1994 tarihli yazısınaistinaden Vakıflar Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde bulunan ancak gecekonduişgali altında bulunan bir kısım taşınmazın 13/12/1995 tarihli protokolkapsamında mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğünden Belediyeye devri hususundaprotokol imzalanmış (bkz. §§ 8, 9); bu aşamadan sonra söz konusu taşınmazların775 ve 2981 sayılı Kanunlar kapsamındaki düzenlemelere uygun olaraktaşınmazlarda zilyet olan kişilere bedeli karşılığında tahsisi yönündeBelediyece kararlar alınmıştır (bkz. §§ 9, 10). Buna göre Belediyece alınantahsis kararlarının temelinde 775 ve 2981 sayılı Kanunlar kapsamındakidüzenlemelerin yer aldığı anlaşılmaktadır.
38. 775 sayılı Kanun'un 4. maddesinde gecekondu ıslah, tasfiyeve önleme bölgeleri içinde bulunan ve bu maddede belirtilen vakıf taşınmazmallarının 775 sayılı Kanun'da belirtilen amaçlarla kullanılmak üzere bedeliödenmek suretiyle Belediyelerin mülkiyetine geçeceği hükme bağlanmıştır.
39. Aynı Kanun'un geçici 2. maddesinde kişinin kendisine aitolmayan, bu Kanun uyarınca belediyelerin mülkiyetine geçecek olan veyabelediyelere ait bulunan arazi ve arsalar üzerinde bağ, bahçe, meyvelik olmasıve bu yerlerin imar planına uymaması hâlinde muhtesatınbelediyece takdir edilecek bedelleri ödenerek ilgililerin bu yerlerleilişiklerinin kesileceği düzenlenmiş; aynı Kanun'un geçici 5. maddesinde isegecekondu ıslah bölgelerinde bulunup belediyelere ait olan veya bu Kanunuyarınca belediyelerin mülkiyetine geçmesi gereken arazi ve arsalar üzerindeKanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan, Kanun'un ilgili maddelerincetespit edilmiş bulunan ve konut olarak kullanılan gecekondulardan imar ve ıslahplanları ve mevzuat icaplarına göre olduğu gibi veya değiştirilerek korunmasıgerekenlere, tamir ve ıslah edilmeleri hâlinde imar planları ve hazırlanacakparselasyonlara uygun olarak bedeli karşılığında tapularının verileceği hükümaltına alınmıştır. Bu durumda 775 sayılı Kanun kapsamında her türlü zilyetlikdurumunun korunarak ilgilisine tapu verilmesine yönelik açık bir düzenlemeyeyer verilmediği ancak Kanun'un geçici 5. maddesinde konut olarak kullanılangecekondular yönünden şartların sağlanması hâlinde bedeli karşılığında tapuverilmesine ilişkin hükmün ayrıca düzenlendiği görülmüştür.
40. Belediye tahsis kararlarının bir diğer dayanağını oluşturan2981 sayılı Kanun'un 9. ve 10. maddelerinde ise Hazine, belediyeler, il özelidarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa ve arazilerüzerindeki her türlü kullanım ve zilyetlik durumuna ilişkin değil yalnızcagecekondu inşa edilerek kullanılmış alanlarla sınırlı olarak birtakımdüzenlemelere yer verildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda 2981 sayılı Kanun'un10. maddesinde gecekondu sahiplerince yapılan ve Kanun'un ilgili maddesikapsamında tespit edilen yapıların hak sahiplerine tahsis edilerek tahsisintapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterileceği ve ilgilisine tapu tahsisbelgesi verileceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 13. maddesinde ise tapu tahsisbelgesi verilen gecekondular hakkında yapılacak uygulamalara ilişkin hükümlereyer verilerek bu yapıların işgal ettiği arazi de dikkate alınarak arsa ve hissetahsisi yapılacağı ayrıca belirtilmiştir. Buna göre 2981 sayılı Kanunkapsamında da -775 sayılı Kanun'dakine benzer şekilde- her türlü zilyetlikdurumunun korunarak ilgilisine tapu verilmesine yönelik açık bir düzenlemeyeyer verilmediği değerlendirilmiştir.
41. Somut olayda başvurucularca zilyetliklerindebulundurduklarını iddia ettikleri taşınmazın ilgili kısımları üzerindegecekondularının bulunduğuna dair bir iddia ileri sürülmemiş, bu husustabaşvuru dosyası kapsamında herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamıştır. Öteyandan İlk Derece Mahkemelerince verilen 16/11/2012 ve 7/6/2012 tarihlikararlarda taşınmaz üzerinde başvuruculara ait gecekondu bulunmadığı vebaşvuruculardan Muhammet Soytürk'ün belirtilen tarihlerde taşınmazı tarlaolarak kullandığı yönünde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
42. Başvurucular kendileri ile aynı durumda olan başka kişilereBelediye Encümeninin 9/3/2004 tarihli kararları kapsamında hisse tahsisedilerek tapu verildiğinden de yakınmış iseler de söz konusu Encümen kararlarıile taşınmazlar üzerinde zeminde gecekonduları bulunan, dosyaları mevcut, 1996ile 1999 yılları arasında arsa bedeli olarak taksitler hâlinde Belediyeyeödemelerde bulunan, 3290 ve 3366 sayılı Kanunlar ile değişik 2981 sayılı Kanunkapsamında hak sahibi niteliği taşıyan ve isimleri belirtilen gecekondusahiplerine gecekondularının bulunduğu taşınmazlardaki hisselerin tahsisedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, söz konusu tahsisişlemlerinin Kararlarda belirtildiği şekilde ilgili mevzuat hükümleri dedikkate alınarak gecekondu sahibi olma durumu gözetilmek suretiylegerçekleştirildiği değerlendirilmiştir.
43. Öte yandan başvurucular, mülkiyeti Vakıflar GenelMüdürlüğünce Belediyeye devredilen taşınmazların zilyedi bulunan ve bu husustasatış bedeli ödeyen kişilere taşınmazın ilgili kısımlarının herhangi birsınırlama olmaksızın tapuda devredileceği hususuna ilişkin olarak yerleşik biryargı içtihadına dayanmadıkları gibi bu yönde bir yargısal içtihat da ortayakoymamışlardır.
44. Başvurucuların fiilî kullanım sebebiyle tahsis işlemiyapılması ve tapu verilmesi yönündeki beklentilerinden daha ileri bir aşamayıifade edecek şekilde kamu malı niteliğinde bulunan taşınmazlara tapu tahsisbelgesi verilmesi sebebiyle mülkiyet hakkı kapsamında meşru beklenti yönündendeğerlendirmeler yapılan AİHM kararında, mülkten yararlanmaya devam etmekonusundaki meşru beklentinin iç hukukta yeterli bir temele dayanmasıgerektiği, başvuruculara verilen tapu tahsis belgesine dayanılarak mülk sahibiolunmasının şartları olduğu yani bu hakkın şartlı bir hak sağladığı veşartların oluşup oluşmadığının derece mahkemeleri tarafından değerlendirileceğibelirtmiştir (Anat ve diğerleri/Türkiye, B. No: 37899/04,26/4/2011, §§ 52, 53). AİHM'in tapu tahsisbelgelerini incelediği kararlarında, anılan belgenin tapu senedi olmadığı,sadece kişinin söz konusu taşınmazı elinde bulundurduğunu belgelediği, bubelgenin verilmesinin belge sahibine mülkiyet hakkı tanındığı anlamınagelmediği gibi yetkili makamlara tapu senedi verme zorunluluğu da getirmediği,başvurucuların sadece bu belgeye dayalı olarak arazilerinin elinden alınmasıile alacaklı duruma geldikleri yönünde haklı bir beklenti içine girdiklerindensöz edilemeyeceği vetaşınmazla ilgili olarak 1 No.luek Protokol'ün 1. maddesi anlamında “mülk”ünvarlığını iddia edemeyecekleri belirtilmiştir (Anat ve diğerleri/Türkiye,§§ 55, 56).
45. Ayrıca 6098 sayılı Kanun'un 237. maddesinde, taşınmaz satışsözleşmesinin geçerli olabilmesi için Sözleşme'nin resmî şekildedüzenlenmesinin şart olduğu; yine taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin de resmîşekilde düzenlenmedikçe geçerli olmayacağı belirtilmiştir.
46. Somut olayda İlk Derece Mahkemelerince, taraflar arasındaresmî şekilde yapılmış bir satış sözleşmesinin bulunmadığı ancak başvuruculartarafından arsa bedeli olarak farklı tarihlerde Belediyeye ödemelerdebulunulduğu ve bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı belirtilereksözleşme ilişkisi kapsamında olmasa bile sebepsiz zenginleşme hükümleriçerçevesinde başvurucularca yapılan ödemelerin iadesi gerektiği kabul edilerekbaşvurucuların talebi doğrultusunda alacak istemlerinin kabulüne kararverilmiştir. Bu kapsamda başvurucularca yapılan ödemelerin dava tarihindeki denkleştirici adalet ilkesine göre ulaştığı değerinbaşvuruculara ödenmesi yönünde verilen kararların da yargısal yollardan geçmeksuretiyle 3/6/2014 ve 30/6/2014 tarihlerinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
47. Sonuç olarak uyuşmazlık konusu taşınmaz yönündenbaşvurucular adına düzenlenen bir tapu kaydının bulunmadığı, mülkiyeti VakıflarGenel Müdürlüğünden Belediyeye devredilen taşınmazın bir kısmınınbaşvurucuların zilyetliğinde bulunduğu ve bu kısımların satın alınması içinBelediyeye satış bedeli ödemiş olması dolayısıyla taşınmazın ilgilikısımlarının başvurucular adına tapuya tescilinin sağlanması gerektiğiyönündeki talebin, başvurucuları taşınmazın mülkiyetini elde etme konusundameşru bir beklentiye sevkedecek tahsis ve tapudatescile dayanak mevzuat hükümleri veya yargı içtihatları tarafındandesteklenmediği, dolayısıyla başvurucuların Anayasa'nın 35. maddesindedüzenlenen mülkiyet hakkına ilişkin korumadan yararlandırılmasının mümkünolmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
48. Açıklanan nedenlerle başvurucuların Anayasa’nın 35. maddesikapsamına giren korunmaya değer bir menfaatlerinin bulunmadığı anlaşıldığındanbaşvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurunun konu bakımındanyetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA17/11/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.