TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
KADİR ÖZBAYRAKLAR BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2018/27459)
Karar Tarihi: 11/12/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Recep KÖMÜRCÜ
Üyeler
:
Engin YILDIRIM
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
:
Zehra GAYRETLİ
Başvurucu
:
Kadir ÖZBAYRAKLAR
Vekili
:
Av. Mürüvet KARABAYIR AKARSU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi aşmasınedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul süredesonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 7/8/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün(İçtüzük) 71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadınoluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmedenincelenmesine karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. 1995 doğumlu olan başvurucu olayların geçtiği tarihteBalıkesir'in Edremit ilçesinde ikamet etmektedir.
9. Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) 30/9/2014tarihinde F.Ç.nin ateşli silahla vurularaköldürülmesi olayı ile ilgili olarak soruşturma başlatmıştır.
10. Soruşturma kapsamında 30/9/2014 tarihinde gözaltına alınanbaşvurucu aynı tarihte tutuklanmıştır.
11. Başsavcılığın 6/1/2015 tarihli iddianamesi ile başvurucuhakkında kasten öldürme suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davasıaçılmıştır.
12. Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 9/6/2015 tarihli kararıile başvurucunun atılı suçtan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına vetutukluluk hâlinin devamına hükmedilmiştir.
13. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılanaraştırma sonucunda Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19/6/2019 tarihli kararı ilehükmün bozulduğu anlaşılmıştır.
14. Başvurucu 7/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
15. Mahkemenin 11/12/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Makul SüredeYargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucularınİddiaları
16. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul süredeyargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş; tazminat talebindebulunmuştur.
2. Değerlendirme
a. Kabul EdilebilirlikYönünden
17. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Esas Yönünden
18. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin başlangıçtarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar tarafındanbildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı gibibirtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak suçisnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden davalaryönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili kararınıverdiği tarih esas alınır (B.E.,B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).
19. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirkenyargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgilimakamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratlesonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (B.E., § 29).
20. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda 5 yıldır devam edenyargılamanın süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
21. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
B. Kişi Hürriyeti veGüvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
22. Başvurucu, yargılandığı davada kanuni tutukluluk süresininaşıldığını belirterek Anayasa’nın 19. maddesinde tanımlanan kişi hürriyeti vegüvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralıfıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş iseihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuruyapılması gerekir.
24. Tutukluluk nedeniyle yapılan bireysel başvurunun temelamacı, özgürlükten yoksun bırakmanın hukuka aykırı olduğunun ya da devamınıhaklı kılan sebeplerin bulunmadığının tespitidir (Mehmet Emin Kılıç, B. No: 2013/5267, 7/3/2014, § 24).Tutuklulukta sürenin başlangıcı, kişinin ilk kez yakalandığı tarih veyadoğrudan tutuklandığı durumlarda tutuklama tarihidir. Tutukluluk süresinin sonuise kural olarak kişinin serbest bırakıldığı ya da ilk derece mahkemesincehüküm verildiği tarihtir (Mehmet Emin Kılıç,§ 27).
25. Başvuru konusu olayda, ilk derece mahkemesinin nihaikararını verdiği 9/6/2015 tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılması gerekenbireysel başvurunun 7/8/2018 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından başvuruda süreaşımı olduğu sonucuna varılmıştır.
26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
27. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralıfıkraları şöyledir:
“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya daedilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali vesonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgilimahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayanhâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde davaaçılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadankaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”
28. Başvurucu tazminat talebinde bulunmuştur.
29. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
30. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında başvurucuya net 7.300 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
31. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 2.475TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.769,70 TL yargılama giderinin başvurucuyaödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın süre aşımınedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 7.300 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,
D. 294,70 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.769,70 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine veMaliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için Burhaniye 1. Ağır CezaMahkemesine (E.2015/17, K.2015/141) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE11/12/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.