TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
KAMİL ERDOĞAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/4023)
Karar Tarihi: 19/4/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Recai AKYEL
Raportör Yrd.
:
Muzaffer KORKMAZ
Başvurucu
:
Kamil ERDOĞAN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; gözaltına alınma ile tutuklamanın hukuki olmaması vegözaltında soruşturma konusu suçla ilgili olarak bilgilendirilmeme nedenleriylekişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, ifade alınması sırasında müdafiyardımından yararlandırılmama nedeniyle adil yargılanma hakkının, ceza infazkurumunda uygun olmayan şartlarda kalma nedeniyle kötü muamele yasağının vekamu görevinden (polislik mesleğinden) çıkarılmaya karar verilmesi nedeniyle deadil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı ile özel hayata ve aile hayatına saygıhaklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 30/9/2016 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UlusalYargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerçerçevesinde olaylar özetle şöyledir:
6. Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüylekarşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstühâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl bugüne kadar birçok kezuzatılmıştır. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak-bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam edenve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanınolduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuzve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).
7. Olağanüstü hâlin ilanından sonra çok sayıda olağanüstü hâlkanun hükmünde kararnamesi çıkarılmıştır. Bu kapsamda Cumhurbaşkanıbaşkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 15/8/2016 tarihinde kararlaştırılan672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan TedbirlereDair Kanun Hükmünde Kararname (672 sayılı KHK) 1/9/2016 tarihli ve 29818(Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe girmiştir. Anılan KHK ile kamu personeline ilişkin bazı tedbirlerinalınması amaçlanmıştır. 672 sayılı KHK'nın 2. maddesinde; terör örgütlerineveya devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna Millî GüvenlikKurulunca (MGK) karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyetiveya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğudeğerlendirilen ve anılan KHK'ya ekli listelerde yer alan kişilerin başkahiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı belirtilmiştir.
8. Cumhurbaşkanı'nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca2/1/2017 tarihinde kararlaştırılan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İncelemeKomisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (685 sayılı KHK) ise23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
9. 685 sayılı KHK'nın 1. maddesiyle olağanüstü hâl kapsamındatesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamaküzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu (Komisyon) kurulmuştur.Anılan KHK'nın 2. maddesinde, Komisyonun olağanüstü hâl kapsamında doğrudankanun hükmünde kararnameler ile "kamu görevinden, meslekten veya görevyapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi"neilişkin olarak tesis edilen işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip kararvereceği belirtilmiştir.
10. Başvurucu, polis memuru iken 672 sayılı KHK ile kamugörevinden çıkarılmıştır.
11. Öte yandan darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülkegenelinde Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından, darbe girişimiyle bağlantılıya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıraeğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardakiyapılanmasına yönelik soruşturmalar yürütülmüş ve çok sayıda kişi hakkındagözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (AydınYavuz ve diğerleri, § 51, MehmetHasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/01/2018, § 12).
12. Başvurucu hakkında da darbe teşebbüsünden sonra GümüşhaneCumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesiolduğu iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır.
13. Başvurucu 5/8/2016 tarihinde gözaltına alınarak 9/8/2016tarihinde Gümüşhane Sulh Ceza Hâkimliğinin 2016/62 numaralı kararıylatutuklanmış ve Gümüşhane E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiştir.
14. Başvurucu, tutuklama kararına itiraz etmiştir. İtirazüzerine verilen kararın kendisine tebliğ edilmediğini belirterek 30/9/2016tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
15. UYAP üzerinden yapılan incelemede, başvurucunun itirazınınBayburt Sulh Ceza Hâkimliğinin 26/8/2016 tarihli kararıyla reddedildiği vekararın başvurucuya tebliğ edilmediği görülmüştür.
16. Başvurucu, bireysel başvuruda bulunduktan sonra GümüşhaneSulh Ceza Hâkimliğinin 13/10/2016 tarihli kararıyla tahliye edilmiş; silahlıterör örgütüne üye olma suçundan başlatılan soruşturmada ise GümüşhaneCumhuriyet Başsavcılığının 24/10/2017 tarihli kararıyla hakkında kovuşturmayayer olmadığına dair karar verilmiş ve bu karar başvurucuya 27/10/2017 tarihindetebliğ edilmiştir.
IV. İLGİLİ HUKUK
17. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
"Suç soruşturması veya kovuşturmasısırasında;
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışındayakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,
...
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veyatutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
...
g) Yakalama veya tutuklama nedenleri vehaklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklıbulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlüzararlarını, Devletten isteyebilirler."
18. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminatisteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
"(1) Karar veya hükümlerinkesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veyahükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat istemindebulunulabilir.
(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağırceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemleilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağırceza mahkemesinde karara bağlanır."
19. 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun "İnfaz hâkimliklerinin görevleri"kenar başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Hükümlü ve tutukluların ceza infazkurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri,barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerininsağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene vetedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlemveya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak."
20. 4675 sayılı Kanun'un"İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü" kenar başlıklı 5.maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:
"Ceza infaz kurumları ve tutukevlerindehükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgilifaaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırıolduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz güniçinde şikâyet yoluyla infaz hakimliğine başvurulabilir.
Şikâyet,dilekçe ile doğrudan doğruya infaz hakimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyetbaşsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla dayapılabilir. İnfaz hakimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç güniçinde infaz hakimliğine gönderilir. Sözlü yapılan şikâyet, tutanağa bağlanırve bir sureti başvurana verilir."
21. 4675 sayılı Kanun'un"İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar"kenar başlıklı 6. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları şöyledir:
"İnfaz hâkiminin kararlarına karşışikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren birhafta içinde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre acele itirazyoluna gidilebilir.
İtiraz, infaz hakimliğinin kurulduğu yer ağırceza mahkemesine yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğutakdirde itirazla ilgili karara katılamaz."
22. 672 sayılı KHK'nın “Kamupersoneline ilişkin tedbirler” kenar başlıklı 2. maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
"Terör örgütlerine veya Milli GüvenlikKurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilenyapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakıyahut bunlarla irtibatı olan;
a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişilerkamu görevinden,
....
başka hiçbir işleme gerek kalmaksızınçıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarındaayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir."
23. 685 sayılı KHK'nın “Komisyonunoluşumu” kenar başlıklı 1. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarışöyledir:
" (1) Anayasanın 120 ncimaddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı TürkiyeBüyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terörörgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşıfaaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti,aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğugerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmündekararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvurularıdeğerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İncelemeKomisyonu kurulmuştur.
(2) Komisyon, yedi üyeden oluşur. Üyelerin üçükamu görevlileri arasından Başbakan tarafından, bir üye Adalet Bakanlığınınmerkez teşkilatı ile bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalışan hâkim ve savcılararasından Adalet Bakanınca, bir üye mülki idare amirleri sınıfına mensuppersonel arasından İçişleri Bakanınca, birer üye Yargıtaydave Danıştayda görev yapan tetkik hâkimleri arasındanHâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. Komisyon, kendiüyeleri arasından yapacağı seçimle bir başkan ve bir başkanvekili seçer."
24. 685 sayılı KHK'nın “Komisyonungörevleri” kenar başlıklı 2. maddesinin (1) ve (2) numaralıfıkraları şöyledir:
"(1) Komisyon, olağanüstü hal kapsamındadoğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemlerhakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.
a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma yada ilişiğin kesilmesi.
...
(2) Olağanüstü hal kapsamında yürürlüğekonulan kanun hükmünde kararnamelerle gerçek veya tüzel kişilerin hukukistatülerine ilişkin olarak doğrudan düzenlenen ve birinci fıkra kapsamınagirmeyen işlemler de Komisyonun görev alanındadır."
V. İNCELEME VE GEREKÇE
25. Mahkemenin 19/4/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Kişi Hürriyeti veGüvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar
1. Yakalama ve GözaltıTedbirlerinin Hukuki Olmadığına İlişkin İddia
a. Başvurucunun İddiaları
26. Başvurucu; suçun işlendiğine dair makul şüphe bulunmamasınarağmen yakalandığını ve gözaltına alındığını belirterek kişi hürriyeti vegüvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
b. Değerlendirme
27. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının ilgili kısmışöyledir:
"… Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmişolması şarttır ."
28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarınıntamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
29. Buna göre Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilenhak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecekikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliğigereği, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikleolağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca; başvurucununAnayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkiliidari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahipolduğu bilgi ve kanıtlarını zamanında bu makamlara sunması ve aynı zamanda busüreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olmasıgerekir. Bu şekilde olağan denetim mekanizmaları önünde ileri sürülüp takipedilmeyen temel hak ve özgürlüklerin ihlaline ilişkin iddialar, AnayasaMahkemesi önünde bireysel başvuru konusu yapılamaz (Ayşe Zıraman ve diğerleri, B.No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).
30. Anayasa Mahkemesi, kanunda öngörülen gözaltı süresininaşıldığı veya yakalama ve gözaltına alınmanın hukuka aykırı olduğu iddialarınailişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davasıaçma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucunavarmıştır (Hikmet Kopar vediğerleri [GK], B. No: 2014/14061, 8/4/2015, §§ 64-72; Hidayet Karaca [GK], B. No: 2015/144,14/7/2015, §§ 53-64; Günay Dağ ve diğerleri,B. No: 2013/1631, 17/12/2015, §§ 141-150; İbrahimSönmez ve Nazmiye Kaya, B. No: 2013/3193, 15/10/2015, §§ 34-47).
31. Somut olayda yakalama ve gözaltı sürecinden sonra tutuklananbaşvurucu yönünden yakalama ve gözaltı tedbirlerinin hukuki olmadığına ilişkiniddialarla ilgili olarak anılan kararlarda varılan sonuçlardan ayrılmayıgerektiren bir durum bulunmamaktadır.
32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olmasınedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Suç İsnadıyla İlgili BilgilendirilmeYapılmadığına İlişkin İddia
a. Başvurucunun İddiası
33. Başvurucu, gözaltına alındıktan sonra soruşturma konususuçla ilgili olarak tarafının bilgilendirilmediğini ileri sürmüştür.
b. Değerlendirme
34. 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının(g) bendinde, yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerineyazıyla veya bunun hemen mümkün bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayankişilere tazminat talebinde bulunabilme imkânı tanınmaktadır.
35. Anayasa Mahkemesi, yakalama nedenlerinin ve suçlamalarınbildirilmemesine yönelik iddialara ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 141.maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkilibir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (DenizÖzfırat, B. No: 2013/7929, 01/12/2015, §§52, 53).
36. Somut olayda anılan içtihat da gözetildiğinde başvurucunun5271 sayılı Kanun’un 141. maddesinde belirtilen ve mezkur iddia yönünden etkilibir hukuk yolu olan yargısal yolu tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğusonucuna varılmıştır.
37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da başvuru yollarının tüketilmemiş olmasınedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
3. Tutuklamanın HukukiOlmadığına İlişkin İddia
a. Başvurucunun İddiaları
38. Başvurucu, suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphebulunmamasına ve tutuklamanın hukuki şartları oluşmamasına rağmentutuklandığını ve tutuklama kararının gerekçesiz olduğunu belirterek kişihürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
b. Değerlendirme
39. Somut olayda başvurucu, bireysel başvuruda bulunduktan sonraGümüşhane Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/10/2016 tarihli kararıyla tahliye edilmiş;başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başlatılansoruşturmada ise Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığınca 24/10/2017 tarihli ve2017/1216 numaralı kararla kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş vesoruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karara kanunen itiraz etmehakkına sahip olan suçtan zarar gören bir kişi bulunmaması nedeniyle verildiğitarihte kesin niteliği haiz bu karar başvurucuya 27/10/2017 tarihinde tebliğedilmiştir.
40. 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının(e) bendinde, kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonrahaklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerinekarar verilen kişilere tazminat talebinde bulunabilme imkânı tanınmaktadır. Buyol, başvurucunun tutukluluk nedeniyle uğradığı zararın tazmini imkânınısağlamaktadır. Bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi ile öngörülen hukukyolu, başvurucunun şikâyetleri açısından erişilebilir ve elverişli bir çözümolanağı ve makul ölçüde bir başarı imkânı sunmaktadır.
41. Başvurucu, hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dairkararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 5271 sayılı Kanun’un 141. maddesinedayanarak tazminat talebinde bulunma imkânına sahiptir. Bahsi geçen davayolunun başvurucunun durumuna uygun telafi kabiliyetini haiz etkili bir hukukyolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurununincelenmesinin bireysel başvurunun "ikincil niteliği" ilebağdaşmadığı görülmektedir.
42. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da başvuru yollarının tüketilmemiş olmasınedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğineİlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
43. Başvurucu, kolluk görevlileri tarafından ifadesinin alınmasıaşamasında müdafi yardımından yararlandırılmadığını ve bu nedenle adilyargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
44. 6216 sayılı Kanun’un “Bireyselbaşvuru hakkına sahip olanlar” kenar başlıklı 46. maddesindekimlerin bireysel başvuru yapabileceği sayılmıştır. Anılan maddenin (1)numaralı fıkrasına göre bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvurudabulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu önkoşullar; başvurucunun kamu gücünün eylem veya işleminden ya da ihmalindendolayı "güncel bir hakkının ihlal edildiği" iddiasında bulunması,iddia edilen ihlalden kişinin "kişisel olarak ve doğrudan" etkilenmişolması ve bunların sonucunda başvurucunun "mağdur" olduğunu iddiaetmesidir (Fetih Ahmet Özer, B.No: 2013/6179, 20/3/2014, § 24).
45. Bir başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilebilmesiiçin başvurucunun mağdur olduğunu ileri sürmesi yeterli olmayıp iddia edilenihlalden doğrudan etkilendiğini, bir başka ifadeyle mağduriyetini kanıtlamasıgerekir. Bu itibarla mağdur olduğu zannı veya şüphesi mağdurluk statüsününkabulü için yeterli değildir (Ayşe Hülya Potur, B. No: 2013/8479, 6/2/2014, §24).
46. Diğer yandan bir şüpheli hakkında yürütülen cezasoruşturmasının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanması veyaaçılmış olan davanın ertelenmesi, düşürülmesi ya da sanığın beraatinehükmedilmesi hâlinde -makul sürede yargılanma hakkına ilişkin iddialara halelgelmemek şartıyla- bu kişilerin adil yargılanma hakkının ihlali nedeniylemağdur olduklarının kabulü mümkün değildir. Ancak bu durum, soruşturma veyakovuşturmaların yukarıda belirtilen sonuçlarının adil yargılanma hakkıdışındaki haklara etkisinin incelenmesine engel teşkil etmez (Mustafa Kamil Uzuner ve Mustafa Kadir Gül,B. No: 2013/3371, 9/3/2016, § 52).
47. Somut olayda başvurucu hakkında başlatılan cezasoruşturması, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlandığından bahsigeçen ihlal iddiası yönünden başvurucunun mağdur sıfatı bulunmamaktadır.
48. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının kişi bakımından yetkisizlik nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
C. Kötü Muamele Yasağınınİhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddiaları
49. Başvurucu; tutukluluğunu geçirdiği Gümüşhane E Tipi KapalıCeza İnfaz Kurumunda koğuş kapasitesinin iki katı kadar kişiyle berabertutulduğunu, yer bulunmaması nedeniyle tuvaletin yanında beton üzerine konulanyatakta yattığını ve koğuşta sağlıklı bir ortam bulunmadığını belirterek uygunolmayan bu koşullar nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
50. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun ceza infaz kurumunda uygunolmayan şartlarda kalmaya dair şikâyetlerinin özü, kötü muamele yasağının ihlaledildiğine ilişkin olup bu nedenle mezkur iddialar kötü muamele yasağıkapsamında değerlendirilmiştir.
51. 4675 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrası uyarıncainfaz hâkimliklerinin görevleri arasında hükümlü ve tutukluların ceza infazkurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri,barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerininsağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene vetedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlemveya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak dasayılmıştır. Bahsi geçen bu hukuk yolu, başvurucunun şikâyetleri açısındanerişilebilir ve elverişli bir çözüm olanağı ve makul ölçüde bir başarı imkânısunmaktadır.
52. Somut olayda başvurucunun 4675 sayılı Kanun’un 4. maddesindeöngörülen kanun yolunu tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu görülmüştür.
53. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olmasınedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
D. Kamu GörevindenÇıkarılmaya İlişkin İddialar
1. Başvurucunun İddiaları
54. Başvurucu, KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına kararverildiği için bu işleme karşı gidilebilecek bir yargı yolu bulunmamasınedeniyle mahkemeye erişim hakkının, savunması alınmadan terör örgütleri ileiltisak ve irtibatının görülmesi nedeniyle masumiyet karinesinin, yargılamayapılamadan terör örgütleriyle ilişkisi bulunduğu değerlendirilerek kamugörevinden çıkarılması nedeniyle adil yargılanma hakkının diğer tümgüvencelerinin, bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecek olmasınınçocuklarının da hayatını etkileyecek olması nedeniyle özel hayata ve ailehayatına saygı hakkının, bu kapsamda şeref ve itibarının korunması hakkının veayrımcılık yasağının, kamu görevinde çalışarak gelir elde etme ve emeklilikhakkının elinden alınması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ilerisürmüş; ihlallerin ortadan kaldırılması ve tazminat taleplerinde bulunmuştur.
2. Değerlendirme
55. Başvuru yollarının tüketilip tüketilmediği, ilke olarakAnayasa Mahkemesine başvurunun yapıldığı tarihteki duruma bakılarakdeğerlendirilir. Ancak Anayasa Mahkemesi bazı durumlarda bireysel başvuruyapıldıktan sonra oluşturulan yeni başvuru yollarının tüketilmesi gerektiğinede karar verebilir. Özellikle belli bir konudaki yapısal ve sistemik sorunlaraçözüm bulmak amacıyla sonradan oluşturulmuş bir yol söz konusu ise ikincillikilkesi, o konudaki temel hak ve özgürlüklerin ihlali iddialarının -bu yolvasıtasıyla- öncelikle idari ve yargısal makamlarca değerlendirilmesine imkântanınmasını gerekli kılabilir.
56. 685 sayılı KHK’nın 1. maddesiyle Anayasa'nın 120. maddesikapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisikararıyla onaylanan olağanüstü hâl kapsamında, terör örgütlerine veya devletinmillî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK'cakarar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başkabir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan KHK hükümleri ile tesis edilenişlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Komisyonkurulmuştur. Sonradan oluşturulan bu başvuru yolunun ulaşılabilirlik açısındanve başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi yönünden etkili birkanun yolu olup olmadığı Anayasa Mahkemesince incelenmiş ve bu kanun yolununtüketilmesi gereken bir başvuru yolu olduğu ifade edilmiştir (Remziye Duman, B. No: 2016/25923,20/7/2017, §§ 39-47).
57. Somut olayda aynı mahiyetteki iddialara ilişkin olarakanılan kararda ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durumbulunmamaktadır. Bu nedenle başvurucunun hukuk sisteminde mevcut idari veyargısal yolları tüketmeksizin bireysel başvuruda bulunduğu sonucunavarılmıştır.
58. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da başvuru yollarının tüketilmemiş olmasınedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. 1. Yakalama ve gözaltı tedbirlerinin hukuki olmadığına ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olmasınedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Suç isnadıyla ilgili bilgilendirilme yapılmadığına ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olmasınedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
3. Tutuklamanın hukuki olmadığına ilişkin iddianın başvuruyollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
4. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kişi bakımından yetkisizlik nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
5. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
6. Kamu görevinden çıkarılmaya ilişkin iddiaların başvuru yollarının tüketilmemiş olmasınedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA19/4/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.