TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
KANAL BEYAZ TELEVİZYON RADYO YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. BAŞVURUSU (2)
(Başvuru Numarası: 2014/3531)
Karar Tarihi: 9/6/2016
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Hicabi DURSUN
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Elif KARAKAŞ
Başvurucu
:
Kanal Beyaz Televizyon Radyo Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Vekili
:
Av. Zeynep ARISAN DİŞÇİ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, “Son Söz” isimliprogramında Yüksek Seçim Kurulu ilke kararına aykırı yayın yapılması nedeniyletelevizyon kanalına yayın durdurma kararı verilmesinin eşitlik ilkesini vebasın özgürlüğünü ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2.Başvuru 14/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudanyapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesineticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 22/12/2014 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir.
4.Bölüm Başkanı tarafından 5/2/2015 tarihinde, başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
5.Başvuru belgelerinin bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, tanınan ek süre sonunda görüşünü 31/3/2015tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.
6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş14/4/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşünekarşı beyanda bulunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Olaylar
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucu, Kanal Beyaz Televizyon Radyo Yayıncılık Sanayi veTicaret A.Ş. unvanıyla ve Beyaz TV logosuyla yayın yapan bir kuruluştur.
9. Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) anılan Kanalda 4/2/2014tarihinde yayımlanan “Son Söz” isimliprogramın 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve SeçmenKütükleri Hakkında Kanun’un 149/A maddesi ve Yüksek Seçim Kurulunun (YSK)2013/605 sayılı kararı doğrultusunda değerlendirilmesi amacıyla YSK’yabaşvurmuştur.
10. YSK, seçim yasakları kapsamında yaptığı inceleme neticesinde15/2/2014 tarihli ve 428 sayılı kararıyla anılan programın YSK’nın 2013/605sayılı kararında belirtilen “tarafsızlık,gerçeklik, doğruluk ilkelerine uygun davranmakla yükümlü radyo ve televizyon kuruluşlarıile yazılı, sözlü ve görsel basının, tek yönlü, taraf tutan yayınlaryapamayacaklarına, bu kuruluşların yayınlarında demokratik kurallarçerçevesinde siyasi partiler arasında fırsat eşitliğini sağlamak zorundaoldukları” ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle program yayınının beşkez durdurulmasına hükmetmiştir.
11. Anılan karara dayanak olan YSK'nın 22/12/2013 tarihli ve2013/605 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
“… Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 79.maddesi; “Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içindeyönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma” görevigenel olarak Yüksek Seçim Kuruluna verilmiş, radyo ve televizyon yayınlarınınve yazılı, sözlü ve görsel basının toplum üzerinde önemli bir rolü olduğu kabuledilerek, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri HakkındaKanun'un 55/A ve 55/B maddelerinde gerekli hükümlere yer verilmiş, ayrıca 6112sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'unilgili maddeleri uyarınca; Her dönemde olduğu gibi seçimlerin özgür ve adil birortamda yapılmasında, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsuru olan siyasipartilerin kendilerini halka anlatmalarında önemli bir payı olan basın ve yayınkuruluşlarının yayın ilkeleri ile bu kuruluşların bilgi toplamada ve halkıbilgilendirmede önemli rolleri, katkıları dikkate alınarak kamu kurum vekuruluşlarınca kanuni imkanlardan yararlandırılması hususu ile;
Seçim kanunları ve 6112 sayılı Radyo veTelevizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 30. maddesinde;“Seçim dönemlerindeki yayınlara ilişkin usul ve esaslar Yüksek Seçim Kurulutarafından düzenlenir.” hükmü de esas alınarak;
30 Mart 2014 Pazar günü yapılacak olan mahalliidareler seçimlerinin 1 Ocak 2014 olan başlangıç tarihinden bitimine kadar olandönemde, basın ve yayın kuruluşlarının yayın ilkelerinin belirlenerek kararabağlanması amacıyla Kurulumuzun 14/9/2013 tarih, 2013/374 sayılı kararı ileoluşturulan Komisyon, yaptığı çalışmaları tamamlayarak konu hakkındadüzenlediği karar taslağını Kurulumuza sunmuş olmakla, konu incelenerek;
Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
Ulusal iradenin sağlıklı ve serbest biçimdeoluşabilmesi amacıyla Anayasa'nın 79. maddesi; seçimlerin yargı yönetim vedenetimi altında yapılmasını kurala bağlamış; seçimlerin başlamasından bitiminekadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleriyapma ve yaptırma, seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet veitirazları inceleme ve kesin karara bağlama görevi Yüksek Seçim Kurulunaverilmiştir.
Demokratik toplum düzeni gereklerine uygun birseçimin yapılabilmesi, oy verme gününden önce siyasi partilerin ve bağımsızadayların özgür, eşit, serbest biçimde kendilerini topluma tanıtmalarına,program ve projeleriyle yarışmalarına olanak sağlayan bir ortamın oluşturulmasıkoşuluna bağlıdır. Nitekim demokratik seçim için gerekli ortamınoluşturulabilmesi amacıyla seçimin başlangıcı olarak belirlenen tarihten oyverme gününe kadar geçen süreyi kapsayan seçim döneminde uygulanacak usul veesaslar ilgili kanunlarda düzenlenmiştir.
Kamuoyunu etkileyip, yönlendirebilmelerinedeniyle radyo ve televizyon yayınları, seçim döneminde daha ayrıntılı veözenle uygulanması gereken usul ve esaslara tabi tutulmustur.298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunradyo ve televizyon, basın, iletişim araçları ve internet yayınları ile ilgilidüzenlemeleri içermektedir.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluşve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un; "Seçim dönemlerinde yayınlar" baslıklı 30. maddesinin; Birinci fıkrasında; ”Seçimlerle ilgili olarak seçim dönemlerinde yapılanyayınlara ilişkin usul ve esaslar Yüksek Seçim Kurulu tarafından düzenlenir.”ikinci fıkrasında; “Üst Kurul, medya hizmet sağlayıcılarının seçimdönemlerindeki yayınlarını Yüksek Seçim Kurulunun kararları doğrultusundaizler, denetler ve değerlendirir.” Üçüncü fıkrasında; “26/4/1961 tarihli ve 298sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 149/Amaddesinde düzenlenen hükümler, Yüksek Seçim Kurulu kararlarını müteakip ÜstKurulca yerine getirilir.” … hükümlerine yer verilmiştir.
298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri veSeçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 55/A maddesinin; Birinci fıkrasında;“Seçimlerin başlangıç tarihinden oy verme gününün bitimine kadar özel radyo vetelevizyon kuruluşları, yapacakları yayınlarda 2954 sayılı Türkiye Radyo veTelevizyon Kanunu'nun 5, 20, 22 ve 23. maddeleri ile 31. maddesinin ikincifıkrası hükümlerine tabidir.” ikinci fıkrasında; “Seçimin başlangıç tarihindenitibaren oy verme gününden önceki yirmi dört saate kadar olan sürede, siyasipartiler veya adaylar radyo ve televizyonlarda birlikte veya ayrı ayrı açıkoturum, röportaj, panel gibi programlara katılarak görüşleriniaçıklayabilirler. Siyasi partiler veya adayların açık veya kapalı yertoplantıları, radyo ve televizyonlarda canlı olarak yayınlanabilir.” hükümleriyer almakta olup,
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) ile özelradyo ve televizyonlar yukarıdaki fıkra hükümlerine göre seçime katılan siyasipartiler ve adayları birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibiprogramlara katılarak görüşlerini açıklama imkânı sağlarken, seçim hukukununtemel ilkeleri olan eşitlik, dürüstlük, serbestlik ilkelerine uymak zorundadır.
"Basın, iletişim araçları ve internettepropaganda” baslıklı değişik 55/B maddesinin; …Üçüncü fıkrasında; “Oy verme gününden önceki on günlük sürede, yazılı, sözlü vegörsel basın ve yayın araçları ile kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler,bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasipartinin veya adayın lehinde veya aleyhinde veya vatandasın oyunu etkileyecekbiçimde yayın yapılması ve herhangi bir surette dağıtımı yasaktır. Bu sürenindışında yapılacak yayınların; tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerineuygun olması şarttır…Dördüncü fıkrasında; “Bu madde hükümlerine göre yapılacakpropagandaların ve yayınların ilkeleri Yüksek Seçim Kurulunca belirlenir.”kuralları yer almıştır.
Görüldüğü gibi, anılan Kanun hükümleriyleradyo ve televizyon yayınları ile basın ve iletişim araçlarının tabi tutulduğuusul ve esaslar, seçim döneminde son yirmi dört saat, oy verme gününden öncekion günlük süre ile diğer bölümü için ayrı ayrı düzenlenmiştir.
2954 sayılı Türkiye Radyo ve TelevizyonKanunu'nun 5. maddesi ve 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve YayınHizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesi, radyo ve televizyon kuruluşlarınınuymakla yükümlü oldukları yayın hizmet ilkelerini ayrıntılı biçimdesaptamıştır. Söz konusu yayın ilkeleri, seçim hukukunun temel ilkeleri olan esitlik, serbestlik, dürüstlük ilkelerini de kapsamakta;titizlikle uygulanmaları halinde, radyo ve televizyon yayınlarının seçimlerindemokratik bir ortamda gerçekleşmesine katkı sağlayacaktır. Radyo ve televizyonkuruluşları, oy verme gününden önceki yirmi dört saat dışındaki seçim döneminde2954 ve 6112 sayılı Kanunlarda belirtilen ilkelere titizlikle uymak suretiyleyayınlarını sürdürebileceklerdir.
… Kurulumuzca, seçim döneminin belirtilenbölümüyle ilgili olarak bu dönemin özellikleri göz önüne alınmak suretiyleaşağıda yazılı yasal düzenlemelerde yer alan bazı kural ve ilkelerin radyo vetelevizyon kuruluşları ile yazılı, sözlü ve görsel basına duyurulması gerekligörülmektedir.
…
1- Radyo ve televizyon kuruluşları, tek yönlü,taraf tutan yayınlar yapamazlar. Bu kuruluşlar yayınlarında demokratik kurallarçerçevesinde siyasi partiler arasında fırsat eşitliğini sağlamak zorundadırlar.
2- Yayınlarında adalet ve tarafsızlığa,yasalara uygun davranmakla yükümlü olan kuruluslar,ırk, cinsiyet, sosyal sınıf veya dini inançları esas alarak yayın yapamazlar.
3- Seçimin başlangıç tarihinden itibaren oyverme gününden önceki yirmi dört saate kadar olan sürede, siyasi partiler veyaadaylar radyo ve televizyonlarda birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj,panel gibi programlara katılarak görüşlerini açıklayabilirler. Siyasi partilerveya adayların açık veya kapalı yer toplantıları, radyo ve televizyonlardacanlı olarak yayınlanabilir. Son yirmi dört saatte bu tür yayın ve toplantılaryayınlanamaz.
…
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; 1 Ocak 2014tarihinden itibaren başlayan seçim döneminde;
1- Türkiye Radyo Televizyon Kurumu ile özelradyo ve televizyon kuruluşları seçimin başlangıç tarihi olan 1 Ocak 2014tarihinden oy verme gününün bitimine kadar yapacakları yayınlarda;
…
b) Tarafsızlık, gerçeklik, doğruluk ilkelerineuygun davranmakla yükümlü radyo ve televizyon
kuruluşları ile yazılı, sözlü ve görsel basının, tek yönlü, taraf tutan yayınlaryapamayacaklarına, bu kuruluşların yayınlarında demokratik kurallarçerçevesinde siyasi partiler arasında fırsat eşitliğini sağlamak zorundaolduklarına,…”
12. Yayın durdurma kararı başvurucuya 24/2/2014 tarihinde tebliğedilmiştir.
13.Başvurucu 14/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireyselbaşvuruda bulunmuştur.
B. İlgili Hukuk
14. 298 sayılı Kanun’un 11. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedeküyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendiüyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir.Bu üyeler salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir başkan ve bir başkanvekiliseçerler.
Yüksek Seçim Kurulu üyelerinin görev süresialtı yıldır. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilir.
Yeni üyelerin tamamının seçilmelerine kadareski üyeler görevlerine devam ederler.
Başkanvekili, başkanlık görevlerininyapılmasında başkana yardım ve bulunmadığı zaman ona vekillik eder.Başkanvekilinin de engeli halinde, asıl üyelerin en yaşlısı başkanlık göreviniyerine getirir.
Her yenileme seçiminden sonra, Yüksek SeçimKuruluna Yargıtay ve Danıştay'dan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişeryedek üye ayrılır. Başkan ve başkanvekili ad çekmeye girmezler.
…”
15. 298 sayılı Kanun’un 110. maddesi şöyledir:
“Bu kanunda gösterilen kurulların veya kurul başkanlarının kesinolmayan kararlarına karşı seçme yeterliğine sahip yurttaşlar, siyasi partilerveya bunların tüzüklerine göre kuruluş kademelerinin başkanları veya vekilleri,müşahitler, adaylar ve Cumhuriyet Senatosu üyeleri ile milletvekilleri itirazedebilirler.”
16.298 sayılı Kanun’un 111. maddesi şöyledir:
“Bu kanunda, kurulların kesin olduğu yazılı bulunmayan kararlarınakarşı, her kurulun bağlı olduğu üst kurul, itiraz merciidir
Yüksek Seçim Kurulunun re'sen veya itirazüzerine vereceği kararlar kesindir.”
17. 298 sayılı Kanun’un 132. maddesi şöyledir:
“Yüksek Seçim Kurulu evrak üzerinde, incelemeler yapar. Ayrıca lüzumgördüğü bilcümle tahkik ve her türlü tetkik işlemlerini de yapar. Gereklimercilerden her türlü bilgi ve belgeleri ister. Bu mercilerin, en kısa birzamanda ve en geç yedi gün içinde istenilen bilgi ve belgeyi vermelerimecburidir.
Kurul başkanı, lüzum ve ihtiyaca göre, bu işlerde çalışmak üzere,Yargıtay ve Danıştay memurlarını da vazifelendirebilir.
İtiraz dilekçesinin bir sureti, tutanağına itiraz edilene tebliğolunur. Tutanağına itiraz olunan kimse, isterse yazı ile savunabileceği gibi,isteği üzerine, Yüksek Seçim Kurulunun tayin edeceği günde bizzat veya birvekil marifetiyle kendini kurul huzurunda savunabilir. Kurul, yapılan itiraz veihbarları kendisine verildiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde bir kararabağlar.
Kurulun kararı kesindir. Aleyhine hiçbir mercie ve kanun yolunabaşvurulamaz.
Seçimin özelliğine göre seçim sonuçları hakkında kesin karar vermeyeyetkili mercie yapılacak itirazlarda da yukarıki 1inci ve 3 üncü fıkralar hükümleri uygulanır.
Ancak, bu kurul itirazları onbeş gün içindekesin karara bağlar.
Yukarıki fıkralarda yazılı kararlar aleyhine hiçbir mercie ve kanun yolunabaşvurulamaz.
Tutanakların iptali halinde özel kanunlarındaki hükümler uygulanır."
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
18. Mahkemenin 9/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
19. Başvurucu 12, 19, 26 ve 28 Ocak 2014 tarihlerinde yayımlanan“Son Söz” isimli programın tarafsız yayın ilkelerine uygun olarak hazırlanıpsunulduğunu, programda sürekli iktidar partisinden bir milletvekilinin yeralmasının ve kendi partisini övmesinin olağan ve ifade hürriyetinin bir gereğiolduğunu kaldı ki başka partilerden katılımın olmasının engellenmediği, Kanalauyarma cezası verilmeden doğrudan yayın durdurma cezası verilmesinin ayrımcılıkyasağını ihlal ettiğini belirterek Anayasa'nın 2., 10. ve 28. maddelerindedüzenlenen hukuk devleti ilkesinin, kanun önünde eşitlik ilkesinin ve basınhürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.
B. Değerlendirme
20.Başvurucu “Son Söz” isimli programın YSK ilke kararına aykırıyayın yapması nedeniyle YSK tarafından kanalın beş kez yayının durdurulmasınakarar verilmesinin eşitlik ilkesini ve basın özgürlüğünü ihlal ettiğini ilerisürmüştür.
21. Bakanlık görüşünde, Anayasa'nın 79., 125. maddeleri ile30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve YargılamaUsulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesine atıfta bulunularak başvurunun konubakımından yetkisinin incelenmesi sırasında söz konusu madde hükümlerinin gözönünde bulundurulması gerektiğinin değerlendirildiğibelirtilmiştir.
22. Başvuruya konu basın özgürlüğüne müdahale iddiası YSKkararına dayanmaktır. Dolayısıyla öncelikle YSK kararlarının AnayasaMahkemesinin konu bakımından yetkisi içinde olup olmadığı hususunun ortayakonması gerekmektedir.
23.Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak veözgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birininkamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesinebaşvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmişolması şarttır."
24. 6216 sayılı Kanun’un “Bireyselbaşvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasışöyledir:
“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak veözgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin tarafolduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlaledildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”
25. Anılan Anayasa ve Kanun hükmüne göre Anayasa Mahkemesineyapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu gücütarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altınaalınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) veTürkiye’nin taraf olduğu ek protokollerin kapsamına da girmesi gerekir. Birbaşka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan bir hakihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesimümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §18).
26. Anayasa Mahkemesi, serbest seçim hakkı yönünden Anayasa veSözleşme’nin ortak koruma alanının “yasama organı” seçimleri ile sınırlıolduğuna karar vermiş ve bunun dışındaki seçimlere ilişkin başvuruları “konubakımından” yetkisi dışında görmüştür (Nejdet Atalay, B. No: 2014/184, 16/7/2014, §§ 56-63 ; Mansur Yavaş veCumhuriyet Halk Partisi, B. No: 2014/5425, 23/7/2014, §§ 31-37 ; Mustafa Ekici, B. No: 2014/13675,8/9/2014; Ahmet Çalışkan, B. No:2014/11717, 4/11/2014).
27. 6216 sayılı Kanun'un "Bireyselbaşvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (3) numaralıfıkrası şöyledir:
"Yasama işlemleri ile düzenleyici idariişlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi AnayasaMahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler debireysel başvurunun konusu olamaz."
28. Anayasa’nın 79. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ileYSK kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamayacağı kabul edilmiş, 6216sayılı Kanun’un 45. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince de Anayasa’nınyargı denetimi dışında bıraktığı işlemlerin bireysel başvuru konusu olamayacağıbelirtilmiştir.
29. Anayasa’nın 79. maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesindegeçen “Yüksek Seçim Kurulunun kararlarıaleyhine başka bir mercie başvurulamaz.” ve 298 sayılı Kanun’un 132.maddesinde geçen “Kurulun kararı kesindir.Aleyhine hiçbir mercie ve kanun yoluna başvurulamaz.” hükümlerindeyer alan “merci” ifadesiyle başvurulacak idari ve yargısal tüm yer veyamakamların kastedildiği anlaşılmaktadır ve Anayasa Mahkemesi de buna dâhildir.Buna göre anılan hükümler karşısında YSK kararlarının Anayasa Mahkemesi önündebireysel başvuruda incelenmesi mümkün değildir (Atila Sertel, B. No: 2015/6723, 14/7/2015, § 40; Oğuz Oyan, B. No:2015/8818, 14/7/2015, §28).
30. Başvuru konusu olayda başvurucunun “Son Söz” isimli programda YSK tarafındanbelirlenen ilkelere aykırı yayın yapılması nedeniyle beş kez yayınınındurdurulması kararı YSK tarafından verilmiştir. YSK kararları Anayasa'nınyargısal denetim dışında bıraktığı bir işlem olduğundan başvurucununiddialarının bireysel başvuruya konu edilmesi mümkün değildir.
31. Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın yargısal denetim dışındabıraktığı bir işleme karşı yapıldığı anlaşıldığından başvurunun konu bakımından yetkisizlik nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Basın özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
9/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.