TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
KASIM İLİMOĞLU BAŞVURUSU (3)
(Başvuru Numarası: 2018/17191)
Karar Tarihi: 24/2/2021
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Kadir ÖZKAYA
Üyeler
:
Celal Mümtaz AKINCI
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Basri BAĞCI
Raportör
:
Volkan ÇAKMAK
Başvurucu
:
Kasım İLİMOĞLU
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, Hâkimler ve Savcılar Kurulu GenelSekreterliği tarafından tesis edilen işlemlere karşı açılan davanınincelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Başvuru 25/6/2018 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yöndenyapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyon tarafından makul sürede yargılanma hakkıyönünden başvurunun ayrılmasına ve ayrılan dosyanın 2018/37654 başvurunumarasına kaydedilmesine karar verilmiştir.
5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmiştir.
8. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyandabulunmuştur.
III. OLAY VEOLGULAR
9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir:
10. Başvurucu, savcı olarak görev yapmakta iken hizmetiçinde ve dışında resmî sıfatın gerektirdiği saygınlık ve güven duygusunusarsacak davranışlarda bulunduğu iddiasıyla hakkında soruşturma açılmıştır.
11. Bu soruşturma kapsamında Hâkimler ve Savcılar Kurulu(HSK/Kurul) 2. Dairesi tarafından başvurucunun savunması istenmiştir.
12. Başvurucu 5/10/2012 tarihli dilekçesi ile kendisihakkında yürütülen soruşturma evrakını Kuruldan talep etmiştir. Kurul GenelSekreterliği 18/11/2012 tarihli işlemiyle başvurucunun talebini reddetmiştir.Bununla birlikte başvurucuya soruşturma evrakının salt kendisi ile ilgili olankısımlarından örnek verilmiştir.
13. Başvurucu 14/12/2012 tarihli dilekçe ile talebiniyenilese de 14/1/2013 tarihinde Kurul Genel Sekreterliği tarafından bu talep dereddedilmiştir. Söz konusu işlemde başvurucuya altmış gün içinde idari yargıyabaşvurabileceği de hatırlatılmıştır.
14. Soruşturma neticesinde Kurul 2. Dairesi tarafından12/3/2013 tarihli işlemle başvurucuya uyarma disiplin cezası verilmiştir.
15. Başvurucu 14/6/2013 tarihinde disiplin cezasına Kurulnezdinde itiraz etmiştir. Başvurucu ayrıca soruşturma evrakının tarafınaverilmesi istemini yinelemiştir.
16. Kurul Genel Sekreterliği 28/6/2013 tarihli işlemiylebaşvurucunun soruşturma evrakından örnek alma talebini reddetmiştir.
17. Başvurucu 18/11/2012 ve 14/1/2013 tarihli Kurul GenelSekreterliği işlemlerinin yok hükmünde olduğunun tespiti ile 28/6/2013 tarihliişlemin iptali için Ankara 5. İdare Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde dava açmıştır.
18. Mahkeme 4/3/2015 tarihli kararı ile 28/6/2013 tarihliişlemi iptal etmiş diğer işlemlerin yok hükmünde sayılması talebini isereddetmiştir. İptal gerekçesinde başvurucunun talebinin bilgi edinmekapsamında kaldığı ve bu bağlamda istem değerlendirilmeden talebin reddininhukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir.
19. Karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine dosyaönce Danıştaya gönderilmiş ise de hükmün itiraz yoluyla istinaf merciitarafından incelenmesi gerektiği belirtilerek Ankara Bölge İdare Mahkemesinetevdi edilmiştir.
20. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi27/3/2018 tarihli kararı ile hükmü kaldırmış ve davanın reddine hükmetmiştir.Ret gerekçesinde öncelikle Anayasa'nın Kurula ilişkin hükümleri ile 11/12/2010tarihli ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nda yer alandüzenlemeler hatırlatılarak meslekten çıkarma cezası hariç Kurul kararlarınakarşı yargı yolunun kapalı olduğu ifade edilmiştir. Başvurucunun soruşturmaevrakının örneğinin tarafına verilmesi isteminin Kurul tarafından reddedildiği,söz konusu ret işlemine karşı da yargı yolunun kapalı olduğu ve bu nedenledavanın esasının incelenmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
21. Başvurucu nihai kararı 24/5/2018 tarihinde tebellüğetmesinin ardından 25/6/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. İlgili Mevzuat
22. 6087 sayılı Kanun'un "Kurulun görevleri"kenar başlıklı 4.maddesi şöyledir:
"(1) Kurulun görevleri şunlardır:
a) Bakanlığın, bir mahkemeninkaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini kararabağlamak.
b) Hâkim ve savcılarla ilgili olarak;
1) Mesleğe kabul etme,
2) Atama ve nakletme,
3) Geçici yetki verme,
4) Her türlü yükselme ve birinci sınıfaayırma,
5) Kadro dağıtma,
6) Meslekte kalmaları uygungörülmeyenler hakkında karar verme,
7) Disiplin cezası verme,
8) Görevden uzaklaştırma,
işlemlerini yapmak.
c) Aşağıdaki alt bentlerde belirtilenhâkim ve savcılar hariç olmak üzere, hâkim ve savcıların görevlerini; kanun vediğer mevzuata (hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıpyapmadıklarını denetlemek; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suçişleyip işlemediklerini, hâl ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyupuymadığını araştırmak ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturmaişlemlerini yürütmek.
1) Bakanlık merkez, bağlı ve ilgilikuruluşları ile uluslararası mahkemeler veya kuruluşlarda görev yapan hâkim vesavcılar.
2) Geçici yetki veya görevlendirme ilebaşka bir kurum, kurul veya kuruluşta çalışan hâkim ve savcılar.
3) İdarî görevleri yönünden savcılar.
4) Komisyon işlerine yönelik görevleriyönünden adalet komisyonu başkan ve üyeleri.
ç) (Değişik: 15/2/2014-6524/22 md.) Adlive idari yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme,geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslektekalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme,görevden uzaklaştırma ile hâkim ve savcılar hakkında denetim, araştırma,inceleme ve soruşturma yapılması konularına münhasır olmak üzere genelgedüzenlemek.
d) Yargıtay ve Danıştaya üye seçmek.
e) Anayasa ve kanunlarla verilen diğergörevleri yerine getirmek.
(2) Kanunlarda açıkça Bakanlığaverilenler dışında, hâkim ve savcıların tüm özlük işleri Kurul tarafındanyerine getirilir"
23. 6087 sayılı Kanun'un "Kurulun teşkilatı"kenar başlıklı 5. maddesi şöyledir:
"(1)Kurul; Başkanlık, Genel Kurul,daireler ve hizmet birimlerinden oluşur.
(2)Kurulun hizmet birimleri GenelSekreterlik ve Teftiş Kuruludur. "
24. 6087 sayılı Kanun'un "Genel Kurulun oluşumuve görevleri" kenar başlıklı 7. maddesi şöyledir:
"(1) Genel Kurul, Kurul üyelerindenoluşur.
(2) Genel Kurulun görevleri şunlardır:
a) Başkanvekilini ve daire başkanlarınıseçmek.
b) Dairelerin kararlarına karşı yapılanitirazları inceleyip karara bağlamak.
c) Daireler arasında çıkan görev veişbölümü uyuşmazlıklarını kesin olarak karara bağlamak.
ç) Kurulun görevine giren, fakat GenelKurul veya dairelerin görevleri arasında gösterilmeyen konularda karar merciinibelirlemek.
d) Hâkim ve savcıların uymaları gerekenetik davranış ilkelerini belirlemek.
e) Kurul üyeleri hakkındaki suçsoruşturması ile disiplin soruşturma ve kovuşturma işlemlerine ilişkin buKanunla verilen görevleri yerine getirmek.
f) Bakanlığın, bir mahkemeninkaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerinikarara bağlamak.
g) Yargıtay ve Danıştaya üye seçmek.
ğ) Genel Sekreterin atanması içinBaşkana üç aday teklif etmek.
H) Teftiş Kurulu Başkanını, TeftişKurulu başkan yardımcılarını, Kurul başmüfettişlerini, Kurul müfettişlerini veKurulda geçici veya sürekli olarak görev yapacak tetkik hâkimleriniatamak.(2)(3)
ı) Adli ve idari yargı hâkim vesavcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselmeve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenlerhakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma ile hâkim vesavcılar hakkında denetim, araştırma, inceleme ve soruşturma yapılmasıkonularına münhasır olmak üzere yönetmelik çıkarmak ve genelge düzenlemek.
i) Kurulun stratejik plânını onaylamakve uygulamasını takip etmek.
j) Görev alanını ilgilendiren kanun vediğer mevzuat taslakları hakkında görüş bildirmek.
k) Kanunlarla verilen diğer görevleriyapmak."
25. 6087 sayılı Kanun'un "Daireleringörevleri" kenar başlıklı 9. maddesi şöyledir:
"(1) Birinci Dairenin görevlerişunlardır:
a) Hâkim ve savcılarla ilgili olarak;
1) Atama ve nakletme,
2) Geçici yetki verme,
3) Kadro dağıtma,
4) Müstemir yetkileri düzenleme,
5) Yıllık ve mazeret izinleri dışındaher türlü izin verme,
6) Eğitim programlarına katılmayailişkin izin verme,
işlemlerini yapmak.
b) Hâkim ve savcıların görevlerini;kanun ve diğer mevzuata (hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygunolarak yapıp yapmadıklarına ilişkin denetleme işlemlerini Teftiş Kurulunayaptırmak.
c) Hâkim ve savcılar hakkındaki ihbar veşikâyetleri inceleyip gereğini yapmak.
ç) Hâkim ve savcıların görevlerindendolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hâl veeylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını Kurul müfettişleriveya müfettiş yetkilerini haiz kıdemli hâkim veya savcı eliyle araştırma vegerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri ile inceleme vesoruşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin işlemler için teklifte bulunmak.
d) İlgili kanunlarda verilen görevlerinyerine getirilmesi bakımından en yakın mahkeme veya hâkimlikleri belirlemek.
e) Meslek öncesi eğitimde stajmahkemelerini belirlemek.
f)Bölge adliye ve bölge idare mahkemesidaireleri arasındaki iş bölümü ile ilk derece mahkemeleri arasındaki işdağılımını karara bağlamak.
g) Genel Kurul tarafından verilen diğerişleri yapmak.
(2) İkinci Dairenin görevleri şunlardır:
a)Hâkim ve savcıların;
1) Her türlü yükselme ve birinci sınıfaayırma işlemlerini yapmak,
2) Görevlerinden dolayı veya görevlerisırasındaki suç soruşturması ile disiplin soruşturma ve kovuşturması sonucuhakkında karar vermek,
3) Disiplin veya suç soruşturma vekovuşturması nedeniyle geçici yetkiyle yer değiştirmesine veya görevdenuzaklaştırılmasına karar vermek,
4) Meslekte kalmaları uygungörülmeyenler hakkında karar vermek,
5) Diğer kurumların geçici görevlendirmeve nakil taleplerine ilişkin izin işlemlerini yürütmek.
b) Hâkim ve savcı adaylarını mesleğekabul etmek.
c) Hâkimlik ve savcılık görevine tekraratanma ile diğer hizmetlerden mesleğe atanma talepleri hakkında karar vermek.
ç) Meslekten çekilme, çekilmiş sayılmave görevin sona ermesi hakkında karar vermek.
d) Genel Kurul tarafından verilen diğerişleri yapmak. "
26. 6087 sayılı Kanun'un "Genel sekreterliğinoluşumu ve görevleri" kenar başlıklı 10. maddesinin (2) numaralı fıkrasışöyledir:
"(2) Genel Sekreterliğin görevlerişunlardır:
a) Kurulun büro işlemlerini yürütmek.
b) Kurulun taraf olduğu adlî ve idarîdavalar ile icra takiplerinde avukatlar vasıtasıyla
Kurulu temsil etmek, davaları takipetmek, ettirmek, hukukî hizmetleri yürütmek.
c) Hâkim ve savcıların sicilleri ileşahsî dosyalarını tutmak.
ç) Kurulun arşiv hizmetlerini yürütmek.
d) Kanunlarla malî hizmet ve stratejigeliştirme birimlerine verilen görevleri yapmak.
e) Hâkim ve savcıların izin ve emeklilikişlemlerini yürütmek.
f) Kurul üyeleri ile Kurulda görevyapanların özlük işlemlerini yürütmek.
g) Kurulun görev alanıyla ilgilihususlarda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminin (UYAP)
kullanılmasını sağlamak.
ğ) Kanunlarda gösterilen veya Başkanlık,Genel Kurul veya daireler tarafından verilen
diğer işleri yapmak."
27. 6087 sayılı Kanun'un "Yeniden inceleme,itiraz ve yargı yolu" kenar başlıklı 33. maddesinin (5) numaralıfıkrasının ilk cümlesi şöyledir:
"Genel Kurulun veya dairelerin,meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargımercilerine başvurulabilir; diğer kararları yargı denetimi dışındadır."
B. Yargı Kararları
28. Ankara 13. İdare Mahkemesinin Kurul GenelSekreterliği işlemine karşı açılan davayı incelenmeksizin reddeden 23/10/2018gün ve E.2018/522, K.2018/1892 sayılı kararını istinaf yoluyla inceleyerekkaldıran Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 10/10/2019tarihli ve E. 2019/663, K.2019/1657 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:
" ...
Anayasa ve6087 sayılı yasada geçen kurulkararları tabirinden anlaşılması gereken Hakimler ve Savcılar Kurulununüyelerinden müteşekkil Hakimler ve Savcılar Kurulunun Genel Kurul Kararları ileDaire kararlarıdır.
Hakimler ve Savcılar Kurulu GenelSekreterliği kanunda belirtildiği üzere bir hizmet birimi olup, GenelSekreterliğin iş ve işlemlerinin yargı denetimine kapalı idari işlemler olaraknitelendirilmesi mümkün değildir.
Dava konusu olayda, Hakimler ve SavcılarYüksek Kurulu 3.Dairesinin davacının şikayetine ilişkin gerekçeli kararının tebliğedilmeyeceği yönünde herhangi bir kararı bulunmamaktadır.
Hakimler ve Savcılar Kurulu GenelSekreterliği tarafından tesis edilen dava konusu idari işlem, 4982 sayılı BilgiEdinme Hakkı Kanunu kapsamında tesis edilmiş bir idari işlem olup, idari davayakonu olabilecek nitelikte bir işlem olduğunda kuşku yoktur. ..."
29. HSK bünyesinde yer alan ve Genel Sekreterlik gibihizmet birimi olan Teftiş Kurulu tarafından bir hakim hakkında düzenlenen performansdeğerlendirme ve geliştirme formunun iptali için açılan dava, Ankara9. İdare Mahkemesinin 11/10/2013 tarih ve E:2012/1752, K:2013/1438 sayılıkararı ile esastan incelenerek işlem hukuka uygun bulunmuştur. Ankara 9.İdare Mahkemesinin ret kararı, Danıştay İkinci Dairesinin 11/11/2014 tarih veE:2014/786, K.2014/9762 sayılı kararı ile dava konusu HSK Teftiş Kuruluişleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Danıştay BeşinciDairesinin 21/3/2019 tarih ve E.2016/18720, K.2019/2150 sayılı kararı ile KonyaBölge İdare Mahkemesi 1.Dava Dairesinin 9/4/2019 tarih ve E.2018/1527,K.2019/561 sayılı kararları da HSK Teftiş Kurulu işlemine dair benzer bir esasincelemesine ilişkindir.
V. İNCELEME VEGEREKÇE
30. Mahkemenin 24/2/2021 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
31. Başvurucu, Kurul Genel Sekreterliği işlemine karşıaçılan davanın esasının incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlaledildiğini ileri sürmüştür.
32. Bakanlık, Anayasa ve 6087 sayılı Kanun uyarınca Kurulkararlarına karşı yargı yolunun kapalı olduğunu ve yargı yolu kapalı olanişlemlere ilişkin olarak bireysel başvuru yapılamayacağı yönünde görüşbildirmiştir. Başvurucu; Bakanlık görüşüne karşı, Kurul Genel Sekreterliğiişlemleri yönünden yargı yolunun kapalı olmadığını, mahkemeye erişim hakkınınihlal edildiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme
33. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyleyargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adilyargılanma hakkına sahiptir."
34. Anayasa'nın 125. maddesinin ilk cümlesi şöyledir:
"İdarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yolu açıktır."
35. Anayasa’nın "Hâkimler ve Savcılar Kurulu"kenar başlıklı 159. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
" ...
Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim vesavcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselmeve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenlerhakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemleriniyapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinindeğiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa vekanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.
...
Kurulun meslekten çıkarma cezasınailişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı
mercilerine başvurulamaz.
Kurula bağlı Genel Sekreterlik kurulur.Genel Sekreter, birinci sınıf hâkim ve savcılardan Kurulun teklif ettiği üçaday arasından Kurul Başkanı tarafından atanır. Kurul müfettişleri ile Kuruldageçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcıları, muvafakatlerinialarak atama yetkisi Kurula aittir.
...
Kurul üyelerinin seçimi, dairelerinoluşumu ve işbölümü, Kurulun ve dairelerin görevleri, toplantı ve karar yetersayıları, çalışma usul ve esasları, dairelerin karar ve işlemlerine karşıyapılacak itirazlar ve bunların incelenmesi usulü ile Genel Sekreterliğin kuruluşve görevleri kanunla düzenlenir. "
36. 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanun'un Anayasa'nın159. maddesine ilişkin değişiklik getiren ve bu değişikliklerle HSK tarafındanverilen meslekten çıkarma kararlarına karşı yargı yolunu açan, HSK Genel Sekreterliğininde kurulmasını öngören 22. maddesinin gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Yürürlükteki düzenlemede, Kurulkararları tamamen yargı denetimine kapalı iken, yapılan değişiklikle meslektençıkarma cezalarına ilişkin kararlar yargı denetimine açılmaktadır. Kurulundiğer kararları için ise etkili iç itiraz sistemi öngörülmektedir.
Mevcut düzenlemede, Kurulun kendisekreteryasının olmaması, bu işlemlerin Adalet Bakanlığı tarafından yapılması,yine bina ve bağımsız bütçesinin bulunmaması eleştiri konusu yapılmaktaydı.Getirilen düzenlemeyle Kurula bağlı bir Genel Sekreterlik kurulmaktadır. GenelSekreterlik, Kurulun tüm sekreterya işlemlerini yürütecektir. Yine Anayasahükmü olarak yazılmamışsa da ilgili kanunlarda yapılması düşünülen değişikliklerle,Kurulun binasının ve bütçesinin olmasının sağlanması öngörülmektedir. KurulGenel Sekreterinin birinci sınıf hâkim ve savcılar arasından, Kurulun teklifettiği üç aday arasından Kurul Başkanı tarafından atanması hükmebağlanmaktadır. Yukarıda da değinildiği gibi Kurul müfettişleri ile Kuruldaçalışacak hâkim ve savcıların atanması, muvafakatleri alınmak koşuluyla, Kurultarafından yapılacaktır."
37. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuruhakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:
"Yasama işlemleri ile düzenleyiciidari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi AnayasaMahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler debireysel başvurunun konusu olamaz."
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
38. 6216 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (3) numaralıfıkrası gereğince Anayasa'nın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemlerbireysel başvuru konusu olamaz. Anayasa'nın 159. maddesinin onuncu fıkrası ilede Kurulun meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları yargı denetimi dışındabırakılmıştır. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Ankara 6. İdare MahkemesininKurul Genel Sekreterliği işlemine karşı açılan bir davayı temel alarak 4/2/1983tarihli ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun Yargıtay üyesi seçilmek için gerekenkıdem yılını belirleyen 29. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıylayaptığı itiraz başvurusunu mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddetmiştir.13/3/2014 tarihli ve E.2014/54, K.2014/53 sayılı kararın gerekçesinde "KurulGenel Sekreterliğinin, Kurulun idarî ve malî işleri ile sekreterya hizmetleriniyerine getirmek üzere kurulmuş olan ve Kurul bünyesinde yer alan bir birimolduğu; bu bağlamda bakılmakta olan davada iptali istenilen Kurul GenelSekreterliği işleminin Kurulun bir işlemi olduğu ve bu işleme karşı Anayasa'nın159. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca yargı yoluna başvurulamayacağı,dolayısıyla bakılmakta olan davanın, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemeningörev alanına girmediği" ifade edilmiştir. Söz konusu karara temelolan uyuşmazlık HSK Genel Sekreterliğinin Yargıtay üyeliği için aday listesiniyayımlanmasına ilişkindir. Yargıtay üyelerinin seçimi 6087 sayılı Kanun'un7.maddesi uyarınca HSK Genel Kuruluna verilmiş bir görevdir. Dolayısıyla HSKGenel Sekreterliğinin söz konusu işlemi Genel Kurulun görev alanı içindebulunan bir tasarrufa yönelik hazırlık işlemi niteliğindedir. Bir başkaifadeyle Yargıtay üyelerinin seçim sürecine ilişkin bulunan işlemin, salt GenelSekreterliğin tek başına idari hizmet birimi olarak gerçekleştirdiği birtasarruf olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Bu bağlamda anılan norm denetimikararının sahip olduğu arka planın, HSK Genel Sekreterliğinin bir hizmet birimiolarak HSK daireleri ya da Genel Kurulunun görev alanına girmeyen bir alandatesis ettiği işlemi konu edinen somut başvurudaki arka plan ile farklılık arzettiğinin altı çizilmelidir.
39. Başvuruda başka bir kabul edilemezlik nedenibulunmamakla birlikte, uyuşmazlık konusu Kurul Genel Sekreterliği işlemininAnayasa ile yargı denetimi dışında tutulup tutulmadığının bir başka ifadeylebaşvurunun konu bakımından Anayasa Mahkemesinin yetki alanı içinde bulunupbulunmadığının -konu bakımından yetki kriterinin- değerlendirilmesigerekir. Ne var ki yapılacak bu değerlendirme, Kurulun sekretarya hizmetleriniyürüten Genel Sekreterliğin işlemlerine karşı yargı yolunun açık olupolmadığının tespitine bağlıdır. Anılan tespit de işin esasını incelemeyigerektirmektedir. Bu nedenle konu bakımından yetki meselesinin esas incelemesidahilinde değerlendirilmesi uygun bulunmuştur.
2. EsasYönünden
a. HakkınKapsamı ve Müdahalenin Varlığı
40. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında,herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma vesavunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişimhakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğününbir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanmaibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararasısözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metninedâhil edildiği vurgulanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (Sözleşme)yorumlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşme'nin 6. maddesinin (1)numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmektedir (ÖzbakımÖzel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156,20/4/2017,§ 34).
41. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hakarama özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak veözgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayanen etkili güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafındangörülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerdenfaydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânınıntanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanma hakkınınsağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz (Mohammed Aynosah, B.No: 2013/8896, 23/2/2016, § 33).
42. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığıdeğerlendirmelerde mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önünetaşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasınıisteyebilmek anlamına geldiğini ifade etmiştir (Özkan Şen, B. No:2012/791, 7/11/2013, § 52).
43. Somut olayda bir idari işleme karşı açılan davanınincelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelikbir müdahalenin bulunduğu görülmektedir.
b. Müdahaleninİhlal Oluşturup Oluşturmadığı
44. Adil yargılanma hakkının görünümlerinden biri olanmahkemeye erişim hakkı, mutlak bir hak olmayıp bu hakkın sınırlandırılmasımümkündür. Ancak mahkemeye erişim hakkına müdahalede bulunulurken Anayasa'nıntemel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleridüzenleyen 13. maddesinin gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
45. Anayasa'nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızcaAnayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancakkanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine aykırıolamaz."
46. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşullara uygun olmadığı takdirde Anayasa’nın 36. maddesininihlalini teşkil edecektir.
47. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesindeöngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, haklı birsebebe dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olupolmadığının belirlenmesi gerekir.
48. Bu bakımdan öncelikle başvurucunun mahkemeye erişimhakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının bulunup bulunmadığınınincelenmesi gerekir.
49. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerinve sınırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfîmüdahaleyi engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletininen önemli unsurlarından biridir (Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246,6/2/2014, § 60).
50. Müdahalenin kanuna dayalı olması öncelikle şeklîmanada bir kanunun varlığını zorunlu kılar. Şeklî manada kanun, Türkiye BüyükMillet Meclisi (TBMM) tarafından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanunadı altında çıkarılan düzenleyici yasama işlemidir. Hak ve özgürlükleremüdahale edilmesi ancak yasama organınca kanun adı altında çıkarılandüzenleyici işlemlerde müdahaleye imkân tanıyan bir hükmün bulunması şartınabağlıdır. TBMM tarafından çıkarılan şeklî anlamda bir kanun hükmününbulunmaması hakka yapılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun bırakır (AliHıdır Akyol ve diğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, § 56).
51. Kanunun varlığı kadar kanun metninin ve uygulamasınında bireylerin davranışlarının sonucunu öngörebileceği kadar hukuki belirliliktaşıması gerekir. Bir diğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik koşulununsağlanıp sağlanmadığının tespitinde önem arz etmektedir (Necmiye Çiftçi vediğerleri, B. No: 2013/1301, 30/12/2014, § 55). Müdahalenin kanuna dayalıolması, iç hukukta müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir ve öngörülebilirkuralların bulunmasını gerektirmektedir (Türkiye İş Bankası A.Ş. [GK],B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 44).
52. Bir uyuşmazlıkta uygulanacak hukuk kurallarının veözellikle müdahalenin kanuni dayanağını oluşturan kanun hükümlerininyorumlanması derece mahkemelerinin takdirindedir. Derece mahkemelerincemahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağını oluşturduğuifade edilen hükümlerle ilgili olarak geliştirilen yorumların isabetli olupolmadığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi değildir. Bununla birliktederece mahkemelerinin yorumlarının kanunun açık lafzıyla çelişki içinde olduğuveya kanun metni dikkate alındığında bireyler tarafından öngörülmesinin mümkünolmadığı sonucuna ulaşıldığı hâllerde mahkemeye erişim hakkına yapılanmüdahalenin kanuni dayanağının bulunmadığı kanaatine varılması mümkündür (ZiyaÖzden, B. No: 2016/67737, 19/11/2019, § 59).
53. Başvurucunun hakkında yürütülen soruşturmaya ilişkinevrakın tarafına verilmesi istemiyle yaptığı başvuru Kurul Genel Sekreterliğitarafından reddedilmiştir. Açılan iptal davası ise Anayasa ve 6087 sayılı Kanuntemel alınarak işlemin yargı denetimine tabi olmadığı gerekçesiyleincelenmeksizin reddedilmiştir.
54. Yukarıda alıntılanan normatif düzenlemelerden (bkz.§§ 22-27) anlaşıldığı üzere Kurul; mesleğe kabullerinden görevdenuzaklaştırılmalarına, terfilerine ve yüksek yargı üyesi seçilmelerine kadar meslekmensuplarına ve mesleğin yürütümüne ilişkin karar alan bir anayasal kurumdur.Kurul Genel Sekreterliği ise 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği ile ihdasedilen ve (Anayasa'nın 159. maddesi hükmü, 6087 sayılı Kanun ve 5982 sayılıKanun'un gerekçesinden anlaşıldığı üzere) Kurulun idari ve mali işleri ilesekretarya hizmetlerini yürüten bir hizmet birimidir.
55. Yasal düzenlemeler uyarınca Genel Sekreterlikbiriminin Kurulun sahip olduğu görev ve yetkiler bağlamında bir karar almamerci olmadığı açıktır. Bir başka deyişle Genel Sekreterlik makamının tekbaşına Kurul kararı olarak nitelenebilecek bir tasarrufta bulunması ilgiliyasal düzenlemeler uyarınca söz konusu değildir. Bununla beraber Kurulkararlarına karşı yargı yolunun (meslekten çıkarma kararları dışında) kapalıolduğunu belirleyen Anayasa'nın 159. madde hükmünü yasal düzeyde somutlaştıran6087 sayılı Kanun'un 33. maddesinde, meslekten çıkarma dışında kararlarınakarşı yargı yolunun kapalı olduğu belirtilen birimler Genel Kurul ve dairelerolarak ifade edilmiştir. Kurul kararlarına karşı yargı yolunun bir istisnadışında kapalı olduğunu belirleyen bu hükümde Genel Sekreterlikzikredilmemiştir. Bu bağlamda gerek Kurula ilişkin görev, yetki ve teşkilatıdüzenleyen hükümler gerekse de Kurul kararlarına dair yargı yoluna ilişkinistisnayı belirleyen kurallar dikkate alındığında (Kurul tarafından alınan birkararın söz konusu olmadığı) salt Genel Sekreterlik tarafından tesis edilenişlemlere karşı yargı yolunun kapalı olduğunu ifade eden açık bir yasa hükmüolduğu söylenemez. Bir başka ifadeyle kategorik olarak Genel Sekreterliktarafından tesis edilen her türlü işleme karşı yargı yolunun kapatılmadığı;Genel Sekreterliğin, Genel Kurul veya dairelerin kararına dayalı olarak tesisettiği işlemler ile Genel Kurul veya dairelerin kararlarına hazırlıkmahiyetinde olan işlemlerinin yargı denetimine kapalı olduğu anlaşılmaktadır.
56. Başvuru konusu olayda dava konusu işlem, soruşturmaevrakının verilmesi talebinin Genel Sekreterlik tarafından reddine ilişkin birtasarruftur. Genel Sekreterlik makamı tarafından talebin reddine dairişlembaşvurucuya bildirilirken işleme karşı idari yargı yoluna başvurabileceği dahiifade edilmiştir. Bu süreçte başvurucunun evrak talebine dair karar organlarıolan Genel Kurul veya daireler tarafından bir karar alınmadığı görülmektedir.Ancak Mahkeme, ortada Kurul tarafından alınmış bir karar bulunmamasına ve GenelSekreterlik tarafından yapılan idari işlemlerin yargı denetimine kapalıolduğunu belirleyen açık bir kanun hükmü bulunmamasına karşın davayıincelenmeksizin reddetmiştir.
57. Bu bağlamda mahkemenin verdiği incelenmeksizin retkararı ile mahkemeye erişim hakkına yaptığı müdahalenin kanunilik unsurunutaşımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
58. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeyeerişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
3. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
59. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
60. Başvurucu, yeniden yargılama yapılması ve tazminattalebinde bulunmuştur.
61. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B.No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasılortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesidiğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerinegetirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamınageleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına daişaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506,7/11/2019).
62. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlaledildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâlegetirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun içinise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadankaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararlarıngiderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasıgerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).
63. İhlalinmahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda Anayasa Mahkemesi 6216 sayılı Kanun'un50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 79.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca ihlalin ve sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın birörneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme,usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadankaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruyaözgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesitarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğindeusul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgilimahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi birtakdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşanmahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin AnayasaMahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam edenihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (MehmetDoğan, §§ 58, 59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66, 67).
64. İncelenen başvuruda Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12.İdari Dava Dairesi tarafından yapılan yargılama sonucu mahkemeye erişimhakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut başvurudaihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
65. Bu durumda mahkemeye erişim hakkının ihlalininsonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukukiyarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise usul hukukunda yer alanbenzer kurumlardan farklı ve bireysel başvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin vesonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yeniden yargılamasürecinde mahkemelerce yapılması gereken iş, öncelikle hak ihlaline yol açanmahkeme kararının ortadan kaldırılmasından ve Anayasa Mahkemesini ihlalsonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygunyeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğininyeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine kararverilmesi gerekir.
66. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminattalebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
67. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harçbedelinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adilyargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkınınihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmaküzere Ankara 5. İdare Mahkemesine (E.2013/1889, K.2015/378) GÖNDERİLMESİNE,
D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,
E. 294,70 TL harç bedelinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucununHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 24/2/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.