TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
KEMAL KARANFİL BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2017/24776)
Karar Tarihi: 24/5/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Raportör
:
Elif ÇELİKDEMİR ANKITCI
Başvurucu
:
Kemal KARANFİL
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, tutuklu olan başvurucuya gelen veya başvurucutarafından gönderilen mektupların Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne kaydedilmesinedeniyle özel hayata saygı hakkı ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 23/5/2017 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
8. Başvurucu, hâkim olarak görev yapmakta iken 15 Temmuz Darbe Teşebüsünün ardından Fethullahçı Terör Örgütü/PararlelDevlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 20/7/2016 tarihininde tutuklanmıştır. Başvurucu hâlen Kocaeli 2 No.luT Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) tutuklu olarak bulunmaktadır.
9. Bakanlık Ceza ve Tevkifevleri GenelMüdürlüğünün 10/10/2016 tarihli yazısıyla, infaz kurumunda bulunan tüm hükümlüve tutukluların resmî makamlara veya savunması için avukatına verdiği kapalızarf içindeki mektup ve fakslar hariç tüm mektup, faks ve dilekçelerinintaranmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne (UYAP) kaydedilmesigerektiği ülke genelindeki tüm infaz kurumlarına başsavcılıklar aracılığıylailetilmiştir.
10. Bakanlığın yazısı doğrultusunda başvurucuya gönderilen veyabaşvurucunun göndermek istediği mektuplar taranmak suretiyle UYAP sisteminekaydedilerek sakıncalı olup olmadıkları yönünden denetlenmektedir.
11. Başvurucu, mektupların UYAP sistemine kaydedilmesininhaberleşme hürriyeti ile özel ve aile hayatının gizliliği ilkesine aykırılıkoluşturduğunu ileri sürerek Kocaeli İnfaz Hâkimliğine (Mahkeme) şikâyettebulunmuştur.
12. Mahkeme 24/3/2017 tarihli kararıyla, infaz hâkimliklerininyetkisinin infaz kurumlarındaki işlem ve eylemlerin kanun, tüzük, yönetmelikveya genelgelere uygunluğunu denetiminden ibaret olduğunu açıklamış; mevcutuygulamanın Bakanlığın 10/10/2016 tarihli yazısına dayandığını ve yazınınhukuken genelge niteliğinde olduğunu belirterek şikâyetin reddine kararvermiştir.
13. Başvurucunun anılan karara itirazı, Kocaeli 2. Ağır CezaMahkemesinin 14/4/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Ret kararı başvurucuya27/4/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.
14. Başvurucu 23/5/2017 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
15. 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin KorunmasıKanunu'nun (1) numaralı maddesi şöyledir:
''Bu Kanunun amacı, kişisel verilerinişlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak veözgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerinyükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.''
16. 6698 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasınınilgili kısmı şöyledir:
"d) Kişisel veri: Kimliği belirli veyabelirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi,
e)Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatikolan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatikolmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi,değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması,elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasınınengellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi .... ifade eder."
17. 6698 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
'' (1) Kişisel veriler ilgili kişinin açıkrızası olmaksızın işlenemez.
(2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığıhâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesimümkündür:
a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.
...
ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi içinzorunlu olması.
...''
18. 6698 sayılı Kanun'un 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
''(1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasidüşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık vekıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, cezamahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrikve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir.
(2)Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesiyasaktır.
(3)Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler,kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızınişlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamusağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakımhizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması veyönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkilikurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir .
...''
19. 6698 sayılı Kanun'un 28. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
''(1) Bu Kanun hükümleri aşağıdaki hâllerdeuygulanmaz:
...
ç) Kişisel verilerin millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini,kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görev veyetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici,koruyucu ve istihbari faaliyetler kapsamındaişlenmesi.
d) Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma,yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infazmercileri tarafından işlenmesi''.
20. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun38/A maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
''(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerindeUlusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin hertürlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir vesaklanır.
...
(7)Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge veya kararlar, yetkilikişilerce taranarak UYAP’a aktarılır ve gerektiğindeilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir.
...
(9)Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.
...
(11)Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP’ta yapılmasına dairusul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikledüzenlenir."
21. Bakanlık Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığının 10/11/2011tarihli ve 124/1 sayılı Genelgesi'nin ilgili kısmı şöyledir:
''UYAP Bilişim Sistemi kullanılarak soruşturmave kovuşturma işlemleri ile diğer adlî ve idarî işlemlerin etkin, verimli,hızlı, düzenli, şeffaf ve usul ekonomisine uygun biçimde yürütülmesi amacıyla;
1- Her türlü işlem ve faaliyetin, UYAPüzerinden gerçekleştirilmesine imkân bulunmayan istisnai hâller saklı olmakkoşuluyla, UYAP ortamında, zamanında, eksiksiz ve doğru bir biçimdegerçekleştirilmesi,
...
3- Tüm birimlerde her türlü veri girişinineksiksiz ve doğru biçimde yapılması,
...
5- Zorunluluk sebebiyle haricen oluşturulanbelgeler ile Sistem haricinde gelen belgelerin ekleriyle birlikte taranarakUYAP ortamına aktarılması,
...
15- Bilgi güvenliği, elektronik imza vekişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat hükümlerine azamî dikkatgösterilmesi, özellikle elektronik imza cihazı veya erişim kodu ile her türlükullanıcı adı ve parolasının başkalarına verilmemesi ...''
22. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 68. maddesi şöyledir:
"Hükümlü,bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faksve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, göndermehakkına sahiptir.
(2)Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar;mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun enüst amirince denetlenir.
(3)Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren,terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarınınhaberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan veyanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflarhükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.
(4)Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilenmektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir."
23. 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'deyayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerininİnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) 122. maddesişöyledir:
"(1)91 inci maddeye göre mektup alma ve gönderme hakkı kapsamında hükümlülertarafından yazılan mektup, faks ve telgraflar, zarfı kapatılmaksızın bu işlegörevlendirilen ikinci müdür başkanlığında, idare memuru ve yüksek okul mezunuiki infaz ve koruma memuru tarafından oluşturulan mektup okuma komisyonunailetilmek üzere güvenlik ve gözetim servisi personeline verilir. Yapılanincelemeden sonra gönderilmesinde sakınca görülmeyen mektuplar üzerine"görüldü" kaşesi vurulur, zarf içerisine konularak kapatılır ve postaneyeteslim edilir.
(2)Resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilenler hakkında 91 incimaddenin dördüncü fıkrası hükmü uygulanır.
(3)Hükümlülere gönderilen ve açılıp incelendikten sonra verilmesinde sakıncaolmadığı anlaşılan mektup, faks ve telgraflar zarfları ile birlikteverilir."
24. Tüzük'ün 123. maddesi şöyledir:
"(1) Mektup okumakomisyonunca, mahalline gönderilmesi veya hükümlüye verilmesi sakıncalı görülenmektuplar, en geç yirmidört saat içinde disiplinkuruluna verilir. Mektubun disiplin kurulu tarafından kısmen veya tamamensakıncalı görülmesi hâlinde, mektup aslı çizilmeden veya yok edilmeden şikâyetve itiraz süresinin sonuna kadar muhafaza edilir. Mektubun kısmen sakıncalıgörülmesi hâlinde, aslı idarede tutularak fotokopisinde sakıncalı görülenkısımlar okunmayacak şekilde çizilerek disiplin kurulu kararı ile birlikteilgilisine tebliğ edilir. Mektubun tamamının sakıncalı görülmesi hâlinde,sadece disiplin kurulu kararı tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren infazhâkimliğine başvuru için gereken süre beklenir. Bu süre içinde infazhâkimliğine başvurulmamış ise, disiplin kurulu kararı yerine getirilir. İnfazhâkimliğine başvurulmuş ise, infaz hâkimliği kararının tebliğinden itibarenitiraz süresi beklenir. İnfaz hâkimliği kararına itiraz edilmemiş ise bu kararagöre, itiraz edilmiş ise mahkemenin kararına göre işlem yapılır.
(2)Hükümlüye yapılacak tebligatta, tebliğ tarihinden itibaren onbeşgün içinde infaz hâkimliğine şikâyet hakkının kullanılmaması veya infazhâkimliği kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde ağır cezamahkemesine itiraz edilmemesi hâlinde, disiplin kurulu kararının kesinleşerekmektubun sakıncalı görülen kısımlarının okunmayacak şekilde çizilerek verileceğiveya tamamı sakıncalı görülen mektubun verilmeyeceği bildirilir.
(3)Kısmen veya tamamen sakıncalı görülen mektuplar, iç hukuk veya uluslararasıhukuk yollarına başvuru yapılması durumunda kullanılmak üzere idarecesaklanır."
25. 26/6/1930 tarihli ve 1721 sayılı Hapishane veTevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"E) Ceza evinin emniyeti bakımından mahkümlara ait mektupların ve kendilerini ziyaretegelenlerle konuşmalarının ve hariçle muhaberelerinin ne suretle tanzim vekontrol edileceği,
...
hakkında bir nizamname tanzim olunur.
..."
B. Uluslararası Hukuk
1. Uluslararası Mevzuat
26. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı"kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir:
"1.Herkes özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesiniisteme hakkına sahiptir.
2. Bu hakların kullanılmasına ulusal güvenlik,kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, suçun veya düzensizliğin önlenmesi,genel sağlık ve genel ahlakın korunması, başkalarının hak ve özgürlüklerininkorunması amacıyla, hukuka uygun olarak yapılan ve demokratik bir toplumdagerekli bulunan müdahaleler dışında, kamu makamları tarafından hiçbir müdahaleyapılamaz."
27. Avrupa Konseyi bünyesinde hazırlanan 28/1/1981 tarihliKişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında BireylerinKorunması Sözleşmesi’nin 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi şöyledir:
''Kişisel veriler': Kimliği belirli veyabelirlenebilir bir gerçek kişi ('ilgili kişi') hakkındaki tüm bilgileri ifadeeder."
28. Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması KarşısındaBireylerin Korunması Sözleşmesi’nin 6. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
''İç hukukta uygun güvenceler sağlanmadıkça,ırksal kökeni, siyasal düşünceleri, dini veya diğer inançları ortaya koyankişisel verileri ile sağlık veya cinsel hayatla ilgili kişisel veriler otomatikişleme tabi tutulamaz. Aynı şey ceza mahkumiyetiyle ilgili kişiler verileriçinde geçerlidir."
29. Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması KarşısındaBireylerin Korunması Sözleşmesi’nin 9. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"2. Taraf devletinkanunlarında öngörülmüş olması ve demokratik bir toplumda aşağıdaki hususlarınsağlanması için gerekli bir önlem oluşturması halinde iş bu sözleşmenin 5, 6,ve 8. maddelerine istisna getirilebilir:
a. Devlet güvenliğininkorunması, kamu güvenliği, devletin mali menfaatleri veya suçların önlenmesi..."
30. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere AvrupaCezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararı'nın hükümlü vetutukluların dış dünya ile ilişkilerine dair kısmı şöyledir:
''24. 1. Mahpusların mümkün olabilen sıklıktamektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerleve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerinmahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.
24. 2 Devam etmekte olan bir cezasoruşturması, emniyet, güvenlik ve düzeninin muhafaza edilmesi, suçişlenmesinin önlenmesi ve suç mağdurunun korunması için gerekli görülmesihalinde, haberleşme ve ziyaretlere kısıtlamalar konabilir ve izlenebilir. Ancakadli bir merci tarafından konulan özel kısıtlamalar da dahil olmak üzere, butür kısıtlamalar yine de kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermelidir.
24.3. Ulusal hukuk, mahpuslarla iletişimkurması kısıtlanamayacak olan ulusal ve uluslararası kuruluşlarıbelirlemelidir,
24.4. Ziyaretler için yapılan düzenlemeler,mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerineve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.
24.5. Cezaevi yetkilileri, dış dünyaylayeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bununiçin onlara uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.''
2. Uluslararası İçtihat
31. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), devletlerin millîgüvenliğin korunması amacını gerçekleştirmede sahip oldukları takdir yetkisiningeniş olduğunu kabul etmektedir. AİHM, Sözleşme'yetaraf devletlerin millî güvenliği korumak için yetkili ulusal makamlarına ilkolarak kişiler hakkında bilgi toplama ve halka açık olmayan siciller tutma,ikinci olarak millî güvenlik bakımından önemli kadrolarda çalışmak isteyenadayların bu işe uygunluğunu takdir ederken bubilgiyi kullanma yetkisi veren kurallara sahip olmaları gerektiğinde kuşkubulunmadığını belirtmektedir (Leander/İsveç, B.No: 9248/81, 26/03/1987, § 59).
32. Bununla birlikte AİHM içtihadına göre kamu mercilerinin birbireyin özel hayatıyla ilgili bilgileri toplaması, kaydetmesi, saklaması, özelhayata saygı hakkına müdahale oluşturur (Leander/İsviçre, § 48;Kopp/İsviçre,B. No: 23224/94, 25/3/1998, § 53;Amann/İsviçre[BD], B. No: 27798/95, 16/2/2000, § 69; Rotaru/Romanya [BD], B. No: 28341/95, 4/5/2000, §§ 43, 44,46).
33. Kaydedilen bilgilerin daha sonra kullanılmış olupolmamasının bir önemi yoktur. Bununla birlikte kamu makamları tarafındanmuhafaza edilen kişisel nitelikli bilgilerin özel yaşam unsurlarından birinidevreye sokup sokmadığını tespit etmek için bu bilgilerin hangi çerçevedealındığının ve muhafaza edildiğinin, verilerin türünün, kullanıldığı veişlendiği şeklin, bunlardan çıkarılabilecek sonuçların dikkate alınmasızaruridir (Leander/İsveç, § 48; Amann/İsviçre, § 69; S. ve Marper/Birleşik Krallık [BD], B. No: 30562/04,30566/04, 4/12/2008, § 67).
34. AİHM kararlarına göre haberleşme özgürlüğüne yapılanmüdahale öncelikle kanunla öngörülmelidir. Müdahalenin yasal dayanağınıoluşturan mevzuatın ulaşılabilir,yeterince açık ve belirli bir eylemin gerektirdiği sonuçlar açısından öngörülebilir olması gerekir. İkinciolarak söz konusu sınırlandırma meşru biramaca dayalı olmalı; bunun yanı sıra müdahale demokratik birtoplumda gerekli ve ölçülü olmalıdır (Silverve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72…25/3/1983, §§ 85-90; Klass ve diğerleri/Almanya,B. No: 5029/71, 6/10/1978, §§ 42-55; Campbell/Birleşik Krallık, B. No:13590/88,25/3/1992, § 34).
35. AİHM; haberleşme hürriyetine yapılan müdahalelerinincelediği kararlarda, öncelikle ceza infaz kurumlarında bulunan kimselerinyazışmalarının belirli ölçüde kontrolünün başlı başına Sözleşme'nin ihlalinesebebiyet vermeyeceğini, keza ceza infaz kurumunun olağan ve makulgereksinimleri dikkate alınarak bir değerlendirmede bulunmanın gerekli olduğunubelirtmiştir (Mehmet Nuri Özen/Türkiye,B. No: 15672/08…11/1/2011, § 51; Silver vediğerleri/Birleşik Krallık, § 98).
36. AİHM, her somut olayda kamu makamlarının bu değerlendirmeyiyaparken mektup gönderme ve almanın ceza infaz kurumlarında bulunanhükümlülerin ve tutukluların dış dünya ile tek bağlantısı olduğu gerçeğini gözönünde bulundurması gereğini belirtmektedir (Campbell/Birleşik Krallık,§ 45).
V. İNCELEME VE GEREKÇE
37. Mahkemenin 24/5/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Adli Yardım TalebiYönünden
38. Başvurucu, adli yardım talebinde bulunmuştur.
39. Anayasa Mahkemesinin MehmetŞerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkelerdikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılamagiderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkçadayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesigerekir.
B. Özel Hayata SaygıHakkı ile Haberleşme Hürriyetinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
1. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
40. Başvurucu, tutuklu olarak bulunduğu İnfaz Kurumundakendisine gönderilen veya kendisinin göndermek istediği mektupların tamamınıntaranmak suretiyle UYAP sistemine kaydının yapılması nedeniyle haberleşmeningizliliği ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Öte yandan bu uygulamanınözel yazışmalarının bir sistemde depolanıp saklanması sonucunu doğurduğu içinözel hayatına saygı hakkının da ihlal ettiğini iddia etmiştir. Ayrıca sözkonusu uygulamanın kaldırılması için İnfaz Hâkimliğine yaptığı şikâyetininreddedildiğini, bu ret kararına karşı yaptığı itirazının da Ağır CezaMahkemesince gerekçesiz olarak reddediğini belirterekadil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ifade etmiştir.
41. Bakanlık görüşünde, ceza infaz kurumda bulunan mahpuslarınhaberleşmelerinin denetlenebileceği ve bu kapsamda UYAP'akaydedilebileceği belirtildikten sonra müdahalenin kamu düzeni ve kurumgüvenliğini sağlamaya yönelik anayasal açıdan meşru bir amaca dayandığı vegüdülen meşru amaçla başvurucunun bireysel yararı arasında adil bir dengeninkurulmuş olması nedeniyle de ölçülü olduğu açıklanmıştır.
2. Değerlendirme
42. Anayasa'nın 20.maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygıgösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatınıngizliliğine dokunulamaz.
...
Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerinkorunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişiselveriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesiniveya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıpkullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülenhallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasınailişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”
43. Anayasa'nın 22. maddesi şöyledir:
"Herkes, haberleşme hürriyetinesahiptir.Haberleşmeningizliliği esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesininönlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak veözgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarakusulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarakgecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciinyazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevlihâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekizsaat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar.
İstisnaların uygulanacağı kamu kurum vekuruluşları kanunda belirtilir."
44. Özel hayata saygı hakkı kapsamında korunan hukuksalçıkarlardan biri, bireyin mahremiyet hakkıdır. Ancak mahremiyet hakkı sadeceyalnız bırakılma hakkından ibaret olmayıp bu hak, bireyin kendisi hakkındakibilgileri kontrol edebilme hukuksal çıkarını da kapsamaktadır. Bireyinkendisine ilişkin herhangi bir bilginin kendi rızası olmaksızın açıklanmaması,yayılmaması, bu bilgilere başkaları tarafından ulaşılamaması ve rızası hilafınakullanılamaması, kısaca bu bilgilerin mahrem kalması konusunda menfaatibulunmaktadır. Bu husus, bireyin kendisi hakkındaki bilgilerin geleceğinibelirleme hakkına işaret etmektedir (Serap Tortuk, B. No: 2013/9660, 21/1/2015, § 32).
45. Anayasa Mahkemesi tarafından kişisel veri kavramının-belirli veya kimliği belirlenebilir olmak şartıyla- bir kişiye ilişkin bütünbilgileri ifade ettiği kabul edilmekte olup bu bağlamda adı, soyadı, doğumtarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgilerindeğil telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası,pasaport numarası, öz geçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri,genetik bilgiler, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimdebulunduğu kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri gibi kişiyi doğrudan veyadolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerin kişisel veri kapsamındaolduğu belirtilmektedir (AYM, E.2014/74, K.2014/201, 25/12/2014; E.2013/122,K.2014/74, 9/4/2014; E.2014/149, K.2014/151, 2/10/2014; E.2013/84, K.2014/183,4/12/2014; E.2014/180, K.2015/30, 19/3/2015; BülentKaya [GK], B. No: 2013/2941, 11/5/2016, § 49).
46. Bu noktada Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması KarşısındaBireylerin Korunması Sözleşmesi ile 6698 sayılı Kanun da önemli tespitleriçermektedir. Belirtilen sözleşme ve Kanun'a göre kişisel bilgi, belirli veyabelirlenebilir bir kişiye ilişkin herhangi bir bilgi olarak tanımlanmakta vesöz konusu verilerin özel nitelikte olması gibi bir unsur aranmamaktadır. Dolayısıylaceza infaz kurumlarında bulunan mahpusların yazdığı veya kendilerine hitabenyazılan mektupların UYAP sistemine taranması suretiyle kaydı sağlandığındansadece mektup içeriklerinin değil aynı zamanda mektuplardaki el yazısı, imzagibi mektubu yazanı belirlemeye yarayan her türlü bilgi kişisel verisayılmaktadır.
47. Söz konusu haberleşme içeriklerinin ve biçiminindenetlenerek bir sisteme kaydedilmesi, bireyin mahremiyetine olduğu kadar aynızamanda haberleşme hürriyetine de müdahale oluşturmaktadır.
48. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddiasının temeli, başvurucuyagönderilen veya başvurucunun göndermek istediği tüm mektupların İnfaz Kurumuidaresi tarafından UYAP sistemine kaydedilmesine ilişkindir. Bireyin kişiselverilerinin ve bu verilerin korunmasına dair menfaatinin özel yaşamı kapsamındaolduğu açıktır. Haberleşme içeriklerinin ve biçimin kaydı şeklinde gerçekleşenmüdahalenin haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin özel bir biçimi olduğuhususunda da tereddüt bulunmamaktadır. Dolayısıyla mahremiyet hakkı ve bu alanailişkin bilgilerin gizliliğinin korunması ile haberleşmenin denetlenmesineilişkin eldeki başvurunun Anayasa’nın 20. ve 22. maddeleri çerçevesinde özelhayata saygı ve haberleşme hürriyeti yönünden ve birlikte incelenmesi gerektiğideğerlendirilmiştir.
a. Kabul EdilebilirlikYönünden
49. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özelhayata saygı ve haberleşme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabuledilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
b. Esas Yönünden
i. Müdahalenin Varlığı
50. Kamu mercileri tarafından özel yaşamı ile ilgili sorularsorulması da dâhil olmak üzere bir bireyin özel hayatı, iş ve sosyal yaşamıylailgili bilgilerinin, parmak izinin, fotoğrafının, hücre ve DNA örneklerininalınması, kaydedilmesi, saklanması ve kullanılması özel hayata saygı hakkınamüdahale oluşturur (Bülent Kaya,§ 51).
51. Kaydedilen bilgilerin daha sonra kullanılmış olupolmamasının bir önemi yoktur. Bununla birlikte kamu makamları tarafındanmuhafaza edilen kişisel nitelikli bilgilerin özel yaşam unsurlarından birinidevreye sokup sokmadığını tespit etmek için bu bilgilerin hangi çerçevedealındığının ve muhafaza edildiğinin, verilerin türünün, kullanıldığı veişlendiği şeklin, bunlardan çıkarılabilecek sonuçların dikkate alınmasızaruridir (Bülent Kaya, § 53).
52. Ceza infaz kurumunda bulunan mahpusların haberleşmelerinindenetlenmesi haberleşme hürriyetine müdahale teşkil etmektedir (Mehmet Koray Eryaşa,B. No: 2013/6693, 16/4/2015).
53. Başvurucu, infaz kurumunda tutuklu olarak bulunmaktadır.Başvurucunun dış dünyayla iletişimini sağlayan yazışmaları bazı istisnalarharicinde (bkz. § 9) kurum idaresi tarafından denetlenerek UYAP sisteminekaydedilmektedir. Kişiye ait bilgileri içeren mektupların açılıp okunaraksistemde tutulmasının başvurucunun özel hayatına ve haberleşmesine müdahaleoluşturduğu şüphesizdir.
ii. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
54. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:
"Temelhak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgilimaddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin velâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."
55. Yukarıda belirlenen müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşullara uygun olmadığı takdirde Anayasa’nın 20. maddesini ihlaledecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen vesomut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma,demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine aykırıolmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
(1) Kanunilik
56. Hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması ölçütü anayasayargısında önemli bir yere sahiptir. Hak ya da özgürlüğe bir müdahale söz konusuolduğunda öncelikle tespiti gereken husus, müdahaleye yetki veren bir kanunhükmünün yani müdahalenin hukuki bir temelinin mevcut olup olmadığıdır (Sevim Akat Eşki,B. No: 2013/2187, 19/12/2013, § 36).
57. Anayasa’nın 20. maddesi kapsamında yapılan bir müdahaleninyasallık şartını sağladığının kabulü için de müdahalenin kanuni bir dayanağınınbulunması zorunludur. Bununla birlikte temel hak ve hürriyetlerinsınırlandırılmasına ilişkin kanunların şeklen var olması yeterli değildir.Yasallık ölçütü aynı zamanda maddi bir içeriği de gerektirmekte olup bu noktadakanunun niteliği önem kazanmaktadır. Yasayla sınırlama ölçütü, sınırlamanınerişilebilirliğini, öngörülebilirliğini ve kesinliğini ifade etmekte, böyleceuygulayıcının keyfî davranışlarının önüne geçtiği gibi kişinin hukuku bilmesinede yardımcı olmakta ve bu yönüyle hukuk güvenliği güvencesi sağlamaktadır (Halime Sare Aysal [GK],B. No: 2013/1789, 11/11/2015, § 62).
58. Kanunun bu gerekliliklere uygun olduğunun söylenebilmesiiçin yeterince ulaşılabilir olması, yani vatandaşların belirli bir olayauygulanabilir nitelikteki hukuk kurallarının varlığı hakkında yeterli bilgiyesahip olabilmesi, ayrıca ilgili normun keyfîliğekarşı uygun bir koruma sağlaması, yetkili makamlara verilen yetkinin genişliğinive icra edilme biçimlerini yeterli bir netlikte tanımlaması gerekmektedir (Halime Sare Aysal,§ 63).
59. Somut başvuru açısından ise kişisel verilerin kayıt,muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin kapsamını ve uygulanmasınıdüzenleyen ve özellikle süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi,verilerin gizliliği, bütünlüğü ve imhası konusundaki prosedürlere ilişkinolarak muhataplarının yetki aşımı ve keyfîliğe karşıyeteri kadar güvenceye sahip olmalarını sağlayacak açık ve detaylı kuralların belirlenmesininsöz konusu gerekliliklere temel oluşturduğuaçıktır ( Bülent Kaya, § 64).
60. Bu kapsamda ilgili sisteme bilgilerin girilmesi, müdahaleyetemel oluşturan meşru amaçları taşıma şartına bağlı olmalı ve söz konusu yasaldüzenleme, hangi bilgilerin kayıt altına alınabileceği, hangi yetkililereiletilebileceği, böyle bir iletimin hangi koşullarda mümkün olabileceği vebilginin ilgili makamlara iletilmesi hususunda izlenecek usul konusunda açık veayrıntılı hükümler içermelidir. Söz konusu sisteme ilişkin düzenleme; bilgitoplama, kaydetme ve ilgili makamlarla paylaşma veya sair şekilde kullanmakonusunda yetkili makamlara tanıdığı takdir yetkisinin kullanılma tarzı vealanı bakımından vatandaşlara yeterince öngörüde bulunma olanağı sağlamakdurumundadır (Bülent Kaya, § 66).
61. Öte yandan Anayasa Mahkemesi; Anayasa'da temel hak veözgürlüklerin sınırlandırılması gibi münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülenkonularda kanunun, söz konusu meselenin temel esaslarını, ilkelerini ve çerçevesinibelirlemiş olmasını gerektirdiğini ancak yasama organının meselenin temelkurallarını saptadıktan sonra uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin hususlarıyürütmeye bırakmasının yasama yetkisinin devri olarak yorumlanamayacağını kabuletmiştir (AYM, E.2014/133, K.2014/165, 30/10/2014). Bu bağlamda temel hak veözgürlüklerin sınırlandırılmasına yönelik kanuni düzenlemelerde kanun koyucutarafından temel esaslar, ilkeler ve çerçeve belirlendikten sonra diğerayrıntıların düzenleyici işlemler ile belirlenebileceği kabul edilmiştir (Mehmet Koray Eryaşa,B.No: 2013/6693, 16/4/2015, § 63).
62. Başvuruya konu idari uygulama ve yargısal sürecin 5271sayılı Kanun'un 38/A maddesi,5275 sayılı Kanun'un sayılı 68. maddesi, Tüzük'ün 122. ve 123. maddeleri ile 3/5/1973 tarihli ve1712 sayılı Kanun'un 2. maddesine dayanılarak Bakanlığın 10/10/2016 tarihliyazısı temelinde yürütüldüğü anlaşılmaktadır.
63. UYAP, 2008 yılından itibaren ülke genelindeki yargıbirimleri tarafından tüm işlemlerde etkin biçimde kullanılan bir bilişimsistemidir. Hükümlü ve tutukluların bulunduğu ceza infaz kurumları da bubakımdan önemli bir yere sahiptir. Hükümlü ve tutukluların tüm infaz işlemleriile birlikte kurumda kalmalarından kaynaklanan talep ve şikâyetleri de idari veyargısal işlemler olarak UYAP sistemi üzerinden yürütülmektedir.
64. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü veya tutuklularınyaptıkları yazışmaların denetimi ve sınırlandırılmasının 5275 sayılı Kanun'un68. maddesine dayandığı açıktır (AhmetTemiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015,§§ 37-46). Uygulama, ancak ilgili yazışmanın incelenerek içeriğinindenetlenmesi sonucu mümkün olabilmektedir. Sakıncalı olarak değerlendirilenyazışmanın hakkındaki yargısal işlemlerin tamamlanması için gerekli süre sonunakadar kurumca muhafaza edilmesi ise kanuni bir zorunluluktur.
65. Yargı birimleri tarafından gerçekleştirilen idari veyayargısal işlemlerde işlemle ilgili fiziki tüm evrakın işlem şeffaflığınısağlamak amacıyla UYAP sistemine kaydedildiği bilinmektedir. Bu evrak arasındabelirli kişilere ait kişisel bilgilerin yer alması da işin doğası gereğimümkündür. Kişisel veri niteliğinde olan bu bilgilerin sisteme hangi kurallarçerçevesinde, hangi amaçla ve kimler tarafından kaydedileceği ve saklanacağı,bilgileri kaydeden yargı biriminin niteliğine göre ilgili kanundadüzenlenmektedir.
66. Ceza infaz kurumları da 5271 sayılı Kanun'un 38/A maddesigereği UYAP sistemini kullanmaktadır. Maddeye göre kişisel verilerin UYAPsistemine kaydedileceği hususu ilkesel olarak belirlenmekle birlikteayrıntıların düzenleyici işlemlere bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bakanlığın buyöndeki 10/10/2016 tarihli yazısı da derece mahkemelerince açıklandığı üzeregenelge niteliğinde olup adı konulmamış bir düzenleyici işlemdir. Anılangenelgede denetime tabi olan tüm yazışmaların UYAP sistemine kaydedileceğiaçıkça belirtilmiştir.
67. Müdahalenin kanuni dayanağının mevcut olduğunu tespitedebilmek için ilgili kanunun yeterince ulaşılabilir olması gerekmektedir.Yukarıda belirtilen kanunların ulaşılabilir ve öngörülebilir olmasının yanısıra Bakanlıkça bu husustaki genelgelerden konuyla birebir ilişkili olanlarınbizzat ilgililere de tebliğ edildiği gözönünealındığında sınırlamanınöngörülebilir olduğusöylenebilmektedir.
68. Diğer taraftan 6698 sayılı Kanun gereğince kişiselverilerinin ilgilinin rızası dışında kaydedilememesi kural olarak kabul edilmişise de kamu güvenliği gibi bazı istisnai hâllerde kişinin rızası hilafınaverilerin kaydedilebileceği belirtilmiştir. İnfaz kurumları da kamu güvenliğikapsamında infaz kurumunda güvenliğin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesiamacıyla mahkumların yazışmalarını denetlerken yazışma hakkında birtakım idarive yargısal işlemler yapılacağından ilgili yazışmanın diğer bilgiler gibi UYAPsistemine kaydedilmesiolağandır.
69. Bu bağlamda hükümlü ve tutukluların denetime tabiyazışmalarının diğer kişisel veriler gibi UYAP sistemine kaydedilmesişeklindeki müdahalenin kanuni dayanağının mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
(2) MeşruAmaç
70. İnfaz kurumlarının Anayasa’nın 22. maddesinin üçüncü fıkrasıkapsamında kalan istisnai kamu kurumları olduğu kabul edilmekle birlikte bu istisna,anılan kurumlar tarafındanhâkim kararı alınması şartı aranmaksızın haberleşme hürriyetine müdahaleniteliğinde işlem tesis edilebileceği anlamına gelmektedir. Bununla birlikte bukurumların haberleşme hürriyetine müdahale anlamındaki işlemlerinin meşruolabilmesi için mutlaka Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında sayılansınırlandırma sebeplerine dayalı olması gerekmektedir (Ahmet Temiz, § 50).
71. Somut başvuru açısından hükümlü veya tutuklulara aitmektupların UYAP sistemine kaydedilerek söz konusu mektuplarda yer alanbilgilerin suç işlenmesinin önlenmesi, İnfaz Kurumu güvenliğinin sağlanmasıkapsamında denetlendiği, dolayısıyla söz konusu uygulamanın Anayasa'nınhaberleşme özgürlüğüne ilişkin 22. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kamudüzeni ve güvenliğinin temini şeklinde meşru bir amacının bulunduğu sonucunaulaşılmaktadır.
(3) DemokratikToplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük
(a) Genel İlkeler
72. Özel hayata saygı hakkının sınırlanması mümkün olmaklaberaber Anayasa'nın 13. maddesi vasıtasıyla Anayasa'da yer alan tüm temel hakve özgürlüklerin sınırlandırılması hususunda geçerli olan ilkeler, özel hayatasaygı hakkının sınırlandırılmasında da gözönündebulundurulmalıdır. Buna göre demokratik toplum düzeninin gerekleri gözetilmeli,sınırlamada öngörülen meşru amaç ile sınırlandırma aracı arasında orantısızlıkbulunmamalı, sınırlandırmayla ulaşılabilecek genel yarar ile temel hak veözgürlüğü sınırlandırılan bireyin kaybı arasında adil bir denge kurulmasınaözen gösterilmelidir (Marcus Frank Cerny[GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015,§ 73; Bülent Polat [GK], B. No: 2013/7666, 10/12/2015, §§ 104,107; Serap Tortuk,§§ 44, 48).
73. Başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmenintemel ekseni, müdahaleye neden olan idare ve derece mahkemelerinin kararlarındadayandıkları gerekçelerin özel hayata saygı hakkını kısıtlama bakımından demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülülük ilkesine uygun olduğununinandırıcı bir şekilde ortaya konulup konulamadığı olacaktır. Bu çerçevede birmüdahale, meşru amaçla orantılı bir müdahale olmalıdır. İkinci olarakmüdahalenin haklılığı için kamu makamlarının gösterdikleri gerekçeler konuylailgili ve yeterli olmalıdır (Marcus Frank Cerny,§83).
(b) İlkelerinOlaya Uygulanması
74. İnfaz kurumunda tutuklu veya hükümlü olanların yazışmaları,kural olarak denetime tabi olup denetim sürecinin sağlıklı işlemesi ve yerigeldiğinde yapılan müdahale nedeniyle bireylerin hak kayıplarının önünegeçilmesi amacıyla diğer tüm yargısal işlemlerde olduğu gibi UYAP sistemineişlenmektedir.
75. Ülkedeki terör suçlarına yönelik gelişmeler dikkatealındığında ceza infaz kurumlarında kapasitelerinin üstünde kişi bulunduğubilinmektedir. Dolayısıyla infaz kurumlarının mevcudu ile personel sayısıdikkate alındığında tutuklu veya hükümlülerin yazışmalarının korunması vedenetlenmesi amacıyla ek tedbirlere başvurulması kaçınılmazdır. Bu doğrultudakitedbirlerden biri olan yazışmaların UYAP sistemine kaydedilmesi suretiyle,denetimin tam anlamıyla gerçekleştirilebilmesinin yanı sıra yazışma metinlerinedair olası kayıpların önüne geçilerek bireylerin menfaatine de hizmet edilmesiamaçlanmaktadır.
76. Sisteme kaydedilen bilgiler arasında müdahaleye maruz kalankişilerin -bu arada başvurucunun da- özel nitelikteki kişisel verilerininbulunması mümkündür. Yazışmaların denetiminin amacının, öncelikle suçişlenmesinin önlenmesi ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin sağlanması veböylelikle kamu düzeninin korunması olduğu gözönünealındığında denetimin bir parçası olan verilerin kaydı suretiyle bireyinmahremiyet hakkına yapılan müdahalenin toplum menfaati karşısında gerekliolmadığını söylemek mümkün görünmemektedir.
77. Öte yandan somut başvuruda uygulanan tedbirin mahpuslaragönderilen veya mahpuslarca başkalarına gönderilen mektupların UYAP ortamınakaydedilmesinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Kişisel veri mahiyetindeki buyazışmaların ceza infaz kurumunun yetkili personeli hariç herhangi bir üçüncükişinin erişimine veya kullanımına açılması söz konusu değildir. Buyazışmaların muhafazası hususunda yeterli düzenlemenin mevcut olduğuanlaşılmaktadır. Ayrıca bilgilere erişim yetkisi bulunan -çok sınırlı sayıdaki-yetkili kişilerin bunu kötüye kullanması veya kanunda öngörülen hâller dışındabaşka kişi ve kurumlara vermesi veya onların erişimine dahi açık hâle getirmesihâlinde bunlara yönelik olarak uygulanacak idari, cezai ve hukuki müeyyidelerkanunlarda öngörülmektedir. Tüm bu hususlar gözetildiğinde mahpuslarınyazışmalarının UYAP sistemine kaydedilmesinden ibaret olan müdahaleninbaşvurucuya aşırı bir külfet yüklemediği ve ceza infaz kurumunun güvenliğininsağlanmasındaki kamu yararı ile başvurucunun haberleşme hürriyetinin ve kişiselverilerinin korunmasındaki bireysel yarar arasındaki makul dengenin gözetildiğisonucuna varılmaktadır.
78. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi kişisel verimahiyetindeki mektupların UYAP ortamına kaydedilmesindeki hassasiyetinfarkındadır. Anayasa Mahkemesi mektupların UYAP ortamına kaydedilmesibiçimindeki müdahaleyi yukarıda açıklanan koşulları gözeterek orantılı bulsa dabu durum mahpusların mektuplarının kaydı hususunda kamu makamlarına sınırsızyetki verildiği biçiminde anlaşılamaz. Anayasa Mahkemesince yukarıda belirtilenve müdahalenin orantılı bulunmasında dayanak alınan koşulların fiilensağlanmadığının veya mektupların kaydedilmesindeki meşru amacın ortadankalktığının tespit edilmesi hâlinde ihlal sonucuna ulaşması mümkün ise de buaşamada henüz bir hak ihlaline sebebiyet verilmediği kanaatine varılmaktadır.
79. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 20. maddesinde güvencealtına alınan özel hayata saygı hakkının ve 22. maddesinde güvence altınaalınan haberleşme hürriyetinin ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.
Engin YILDIRIM bu görüşe katılmamıştır.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE OYBİRLİĞİYLE,
B. Özel hayata saygı hakkının ve haberleşme hürriyetinin ihlaledildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,
C. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatasaygı hakkının ve 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetininİHLAL EDİLMEDİĞİNE Engin YILDIRIM'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,
D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,
E. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesimağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemektenTAMAMEN MUAF TUTULMASINA 24/5/2018 tarihinde karar verildi.
KARŞIOY GEREKÇESİ
1. Bir infaz kurumunda tutuklu bulunan başvurucu, özelyazışmalarının ve mektuplarının UYAP sistemine kaydedilmesinden yakınmaktadır.İnfaz kurumlarında tutuklu ve hükümlülerin yazışmaları, kural olarak denetimetabidir. Başvurucunun şikayetine neden olan işlem Adalet Bakanlığının10/10/2016 tarihli yazısından kaynaklanmaktadır. Bakanlık yazısında denetimetabi olan tüm yazışmaların UYAP sistemine kaydedileceği ifade edilmiştir.
2. Düzenleyici işlemanlamında bir genelge niteliğinde değerlendirilmesi mümkün olan Bakanlık yazısıkanuni temel olarak 5271 sayılı Kanun'un 38/A maddesi,5275 sayılı Kanun'unsayılı 68. maddesi, ilgili Tüzük'ün 122. ve 123. maddeleriile 1712 sayılı Kanun'un 2. maddesine dayanmaktadır. Dolayısıyla başvurucununözel hayata saygı hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının olmadığınısöyleyemeyiz.
3. Hükümlü veyatutuklulara ait mektupların UYAP sistemine kaydı yapılarak söz konusumektuplarda yer alan bilgilerin suç işlenmesinin önlenmesi kapsamındadenetlendiği, dolayısıyla söz konusu uygulamanın kamu düzeni ve güvenliğinisağlamaya dönük meşru amacını taşıdığını kabul etmek gerekir.
4. Somut başvurudamüdahaleye neden olan idare ve derece mahkemelerinin kararlarında dayandıklarıgerekçelerin özel hayata saygı hakkını kısıtlama bakımından demokratik birtoplumda gerekli ve ölçülülük ilkesine uygun olup, olmadığınındeğerlendirilmesi gerekmektedir.
5. Özel hayata saygıhakkının önemli unsurlarından biri olan mahremiyet hakkı kişinin kendisihakkındaki bilgiler ve veriler üzerinde denetim ve söz sahibi olma hukuksalçıkarını da içermektedir. Kişinin kendisine ilişkin herhangi bir bilginin veyaverinin rızası olmadan açıklanmaması, paylaşılmaması, bu bilgilere başkalarıtarafından ulaşılamaması ve rızasına aykırı düşecek şekilde kullanılamamasıgerekmektedir. Mahkememizin konuyla ilgili içtihadı da bu yöndedir (Serap Tortuk, B. No: 2013/9660, 21/1/2015).
6. Diğer taraftan 6693sayılı Kanun kişinin kişisel verilerinin rızası dışında kaydedilememesini kuralolarak benimsemekle birlikte kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma,yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infazmercileri tarafından işlenmesinin Kanunda sunulan güvencelerdenyararlanılmasının istisnasını oluşturduğunu da hüküm altına almaktadır.
7. Özel hayata saygıhakkının sınırlanması mümkün olmakla beraber, Anayasa'nın 13. maddesivasıtasıyla Anayasa'da yer alan tüm temel hak ve özgürlüklerinsınırlandırılması hususunda geçerli olan ilkeler, özel hayata saygı hakkınınsınırlandırılmasında da gözönünde bulundurulmalıdır.Buna göre demokratik toplum düzeninin gerekleri gözetilmeli, sınırlamadaöngörülen meşru amaç ile sınırlandırma aracı arasında orantısızlık bulunmamalı,sınırlandırmayla ulaşılabilecek genel yarar ile temel hak ve özgürlüğüsınırlandırılan bireyin kaybı arasında adil bir denge kurulmasına özen gösterilmelidir(Marcus Frank Cerny [GK],B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 73; Serap Tortuk, §§44, 48).
8. Bakanlığın 10/10/2016tarihli yazısında tüm hükümlü ve tutukluların resmi makamlara veya savunmasıiçin avukatına verdiği kapalı zarf içindeki mektup ve fakslar ve hariç diğertüm faks ve dilekçelerin taranmak suretiyle UYAP sistemine kaydedilmesigerektiği belirtilmektedir. Dolayısıyla tutuklu ve hükümlülerin yargısalsüreçlerle hiçbir ilgisi olmayan kişisel verilerini de içerebilecek olan özelyazışmaları da sakıncalı olup, olmadığına bakılmaksızın UYAP sistemine kaydedilecektir.Bu özelyazışmaların ne kadar süreyle sistemde saklı tutulacağı, bunların üçüncükişilerin erişimine ve kullanımına açılıp açılmayacağı, infaz kurumu tarafındanhangi mercilerle paylaşılıp paylaşılamayacağı ve bunun nasıl olacağıhususlarında ciddi bir belirsizlik söz konusudur.
9. Kişisel verilerinkayıt, muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin kapsamını ve uygulanmasınıdüzenleyen ve özellikle süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi,verilerin gizliliği, bütünlüğü ve imhası konusundaki prosedürlere ilişkin,muhataplarının yetki aşımı ve keyfiliğe karşı yeteri kadar güvenceye sahipolmalarını sağlayacak açık ve detaylı kuralların yokluğu somut başvuruya nedenolan müdahalenin demokratik toplum düzeni açısından ölçülü olmadığı konusundaciddi şüpheler uyandırmaktadır.
10. Çoğunluk görüşünde“…bilgilerin tespit edilen amaç dışında yararlanıldığına yahut başvurucunun özelyaşamı bakımından olumsuz sonuçlar doğurduğuna ilişkin somut olgulara dayalıherhangi bir delil başvurucu tarafından ortaya konulamamıştır. Kaldı kiyazışmalarda yer alan bilgilerin amacı dışında kullanılamayacağı ve budoğrultuda üçüncü kişilere verilemeyeceği muhakkaktır” (bkz.§ 70) düşüncesisavunularak UYAP sistemine yapılan kaydın başvurucuya aşırı külfetyüklemediğinden orantılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
11. Başvurucunun özelyazışmalarının hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmadan otomatikman UYAPsistemine kaydedilmesi işleminin bireyin özel hayatı açısından ne gibiolumsuzluklara neden olduğunun somut olarak ortaya konulması imkânsız olmasabile çok zordur. Bireyin sevdiği bir kimseye yazdığı çok özel ifadelerinbaşkaları tarafından okunma olasılığının varlığını düşünmesi, bu yazışmadakiifadelerin, duyguların, belki de kişisel hassas verilerinin büyük bir veri setiiçerisinde ucu açık bir şekilde tutulmasının bireye manevi anlamda kendi içdünyasında aşırı bir külfet yüklemediğini söylemek kolay değildir. Çoğunluk,kişinin yazışmalarında yer alan bilgilerin amaç dışında kullanılmayacağından vebu yönde üçüncü kişilere verilmeyeceğinden haddinden fazla emin görünmektedir.Thomas Jefferson’ın anayasacılıkla ilgili deyişini biraz değiştirerek söylemekgerekirse, veri ve veri seti söz konusu olduğunda “insanlara hiçbir zamangüvenmemek ve onları kötülük yapmamaları için anayasanın zincirine bağlamakgerekir”.
12. Sonuç olarak,gerçekleştirilen müdahale demokratik toplum düzeni açısından acil vebaskılayıcı bir toplumsal ihtiyaca cevap vermemekte ve ulaşılmak istenen kamudüzeninin korunması amacı ile bireysel yarar arasında makul bir dengekurmayarak, bireye katlanmak zorunda olmadığı bir külfet getirmektedir.
13. Açıklanangerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özelhayata saygı hakkının ihlal edildiği düşüncesiyle karara katılmıyorum.
Başkan
Engin YILDIRIM